Doruk Madencilik işçileri ve Eti Gümüş Maden işçileri ödenmeyen alacakları için verdiği sözü hatırlatmak için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne gitmek isterken, polis müdahalesi ile karşı karşıya kaldı. Polis kalkanları, her zamanki gibi gazetecilerin görüntü almaması için kullanıldı. İyi ki. 100'e yakın madenci, Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ve sendikanın iki yöneticisi gözaltına alındı.

Gaziler de hemen hemen aynı saatlerde Meclis’e yürümek istedi. Protezlerini bırakmak ve özlük haklarının verilmesini isteyeceklerdi. Yapılan zam o protezlerin kolayca yenilenmesini sağlayamayacaktı. Mesela iki protez göz için bir gazinin 90 bin lira kredi çektiği açıklandı. Ama polis gözyaşlarını arkasında sakladığı kalkanları ile orada da hazır bulundu. Geçişe izin vermedi.

Bu sırada Meclis’te çerçeve yasa görüşülürken DEM Grup Başkanvekili Koçyiğit, barışın kalıcı hale gelmesi için atılması gereken adımlara işaret edip, demokratik siyasetin alanını genişletmek, hukukun üstünlüğünü güçlendirmek, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamak, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü sağlamak zorunda olunduğuna dikkati çekti.

Ne yazık ki bir süre sonra konuşan DEM Eş Genel Başkanı Bakırhan’dan demokrasinin Ekim ayına ertelendiğini öğreniverdik. Yasanın bir ilk adım olduğunu belirten Bakırhan, “Bu ilk adımı güçlü bir demokratikleşme rüzgârıyla ilerletmemiz gerekiyor. Demokratikleşme barışın teminatıdır… İlk adımı anlamlı kılacak şey ikinci adım da yani Ekim ayında, Meclis açıldığında demokrasiyi, hukuku, eşitliği yol edinerek demokratikleşmeyi sağlamaktır.”

Yeni adı “Apocu Hareket Yönetimi”den “Hareket Yönetimi”ne evrilen PKK’nın Kandil’deki yöneticileri de demokrasiden dem vurdu. Elbette Öcalan vurgusuyla: “Eğer Rêber (Lider) Apo, özgür yaşar ve çalışır halde bu kurulun koordinatörlüğünü yapmazsa yasanın belirttiği birçok husus gerçekleşmez.” Türkiye’ye dönecekler için de demokratik siyaset yapma olanağının verilmesi gerektiğine işaret etti. Pek memnun görünmüyorlar ama zaten tarassut altındalar.

Sintine pompalarını bir türlü çalıştıramayan ve su almayı bir türlü durduramayan amiral gemisinin baş kalemlerinden biri yasadan Demirtaş’ın yararlanamayacağını, Adalet Bakanı’na dayanarak yazdı. Ardından bakanlık yalanladı. Ancak yalanlama böyle bir söz sarf edilmediği hakkındaydı. İktidardan “iyi haber alan” kaynak artık zorlanıyor gibi. Ama göze yeniden girebilir. Yeni Parti’yi hedef aldı, bölüneceğini ima ederek. Bölünür mü bölünmez mi bilinmez ancak Özgür Özel’in yasa kabul sözleri kendisini kontrpiyede bıraktı orası kesin.

Demirtaş hakkındaki bilinmezlik en azından iki açıklama ile biraz vuzuha kavuştu. Biri yoldaşları DEM’den geldi. Eş Başkan Hatimoğulları, yasa hayata geçirilince herkesi, dolayısıyla Demirtaş ve Yüksekdağ ile Kobani tutuklularını da kapsayacağını söyledi. MHP’li Feti Yıldız da Demirtaş’ın yasa kapsamında olduğunu belirtti. Herkes aynı fikirde mi sanmam. Tabii hapisten çıkması için Hatimoğulları’nın vurguladığı gibi yasanın hayata geçmesi gerekiyor. Minimum altı aya ihtiyaç olduğu iddia ediliyor.

Yine AİHM kararlarından söz yok. Yasaya gerek yok, beklemesine de. Demirtaş’ın hakkındaki kesinleşen AİHM kararı gereği zaten bırakılması gerekiyor. Başka isimler de var. Mesela, Yüksekdağ. Osman Kavala. Adil yargılanma hakkı ihlal edildiği konusunda Anayasa Mahkemesi kararı olan Tayfun Kahraman. Silivri’de milletvekilliğinin düşürülmesini yok sayan Anayasa Mahkemesi kararının ne zaman uygulanacağını bekleyen Can Atalay. İleride değiştirilmesi muhtemel anayasa gündeme gelecek. Şu anda tüm yasaların üzerindeki AİHM kararları ya da yüksek mahkemenin kararları uygulanmazken yeni anayasa bu konuda ek ne güvence verecek?

Kılıçdaroğlu’nun pişman olmadığı kararla dokunulmazlığı kaldırılan, yaklaşık 10 yıldır hapiste tutulan, onlarca yıl hapis cezasına çarptırılan, cumhurbaşkanı adaylarından, BDP ve HDP Eş Başkanı Demirtaş’tan da yasayla ilgili mesajında sürecin ayrışma hedefi taşımadığını ve demokrasi reformlarıyla desteklenmesi gerektiğini belirtti. Görmezden gelinmeye çalışılsa da Kürt sorununun çözümünde ağırlığını koyuyor hâlâ.

Butlanı buhrana dönüştüren Atanmış ise başkanları hapse atılan belediyelerdeki vekil seçimlerinde iktidarla işbirliği yapmayı içine sindirebildi. Etimesgut seçimlerinde kendi partisinden bir aday seçildi. Pazartesi günü Menderes Belediyesi’nde de seçim var. CHP kendi adayını çıkaracağını açıklamıştı. Sonucun Etimesgut gibi olması beklenebilir. CHP İzmir İl Başkanı şöyle buyurmuş: “Doğrusu, Yeni Partililerin bizim adayımıza destek vermesidir. Belediye AK Parti’ye gitsin istemiyorlarsa bizi desteklesinler.” İyi ki zaten iktidar bize destek verir dememiş. Bakalım, CHP bu tavrından sonra aklanmak için ne yapacak?

İddialara göre, DEM’in Anayasa değişikliği ve cumhurbaşkanının yeniden seçilmesi için destek vereceği belirtiliyor. Bu konudaki ilk işaret, geçen yılın sonuna doğru eski HDP milletvekili Altan Tan’dan gelmişti. Tan, sürecin sonuç vermesi durumunda dengelerin ciddi biçimde değişeceğine işaret etmişti. Olası bir erken seçimde Cumhurbaşkanı’nın adaylığını desteklemeyi gündemine alabileceğini söylemişti.

Oraya varmadan, Kürt hareketi ve mensupları bundan sonra nasıl hareket edecek? Çok bilinmeyenli denklem gibi. Çünkü çok söz sahibi var. İmralı, Kandil, DEM, Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu Türkiye ve Avrupa’da hapiste olanlar. Almanya’da hapisteki PKK’lıların serbest bırakılması Federal Meclis Başkanı tarafından gündeme getirildi. DEM için de gelişmeler bekleniyor. Uzmanlara göre, Ekim’de yapılacak kongrede adı da değişebilir, örgüt yapısı da.

Yasada demokrasinin “d”si bile geçmiyor. Pardon, üyelerine dokunulmazlık getirilen komisyonun adında var. Görülen demokrasi Ekim ayına kaldı. Adeta demokrasi ikmale yani bütünlemeye bırakıldı. Tek derse bile kalabilir. Öğrencilerin, yıllar önce 10 üzerinden notlarda bir darb-ı meseli vardı: Beşi şaşma altıyı aşma. Durumu idare et minvalinde. Şimdi komisyon raporundan yola çıkarak bakarsak, altıncı maddede silah bırakma, yedinci maddede ise demokratikleşme yer alıyor. Bu durumda altıyı şaşma, yediyi aşma (olumlu bakın, “k” eksik, engelleri aş anlamında) denilebilir.

Cumhurbaşkanı’nın partisinin kuruluş yıldönümü töreninde bugün tarihi bir konuşma yapacağı açıklandı. Her zamanki gibi vurgulayarak belirteyim. Barış çok önemli. Onun garantisi demokrasi de öyle. Herkes için. Oluşturulan yeni ittifaklar için de.

Not: Sir Şimşek fabrika kuracaklarını söylemiş. Enflasyon gibi yönetilirse fena.