Başsavcılık, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde meydana gelen okul saldırısı ile ilgili sosyal medyada provokasyon içerikli paylaşımlar için soruşturma başlatmış. Yasak olur da RTÜK geri kalır mı? Kalmaz. Turgutlu Sulh Ceza Hâkimliği’nin kararı doğrultusunda soruşturma tamamlanıncaya kadar olayla ilgili yayın yapılmasının yasaklandığını açıkladı. Bu tür yasaklara medya aşılı.

Ama yeni bir haber var. Dünya'dan yaklaşık 63 ışık yılı uzaklıktaki Beta Pictoris b adlı ötegezegenden kısa ve tekrarlayan radyo dalgaları alındığını saptamış. Acaba bu radyo ne demek istiyor, milli güvenlik için tehlike arz ediyor mu, en önemlisi RTÜK’ün görev alanına giriyor mu belli değil.

Belli olan bir şey var. O da TV dizilerinden birçok konuyu farkına varamadan önceden öğrendiğimiz. Mesela gündemdeki, geliyorum diyen fon krizinin, Babil dizisinde ele alınması. Halit Ergenç’in canlandırdığı ekonomi profesörü İrfan Tuna Saygun’un sistemin nasıl işlediğini anlatması.

Diğer diziyi sonraki satırlara bırakıp, şu ponzi-fonzi sisteminden biraz söz edelim. Sistem, yatırımcılara yüksek kazanç sağlandığı numarasıyla, eski yatırımcılara verilen paraların, sisteme yeni katılanların parasından karşılandığı dolandırıcılık modeli diye tarif ediliyor. Tabii yeterince para girişi olmayınca sistem çöküyor.

Üç harfliler sadece zincir marketler olacak değil ya. Üç harfli bir finans kurumunun açıklamasına göre, tasfiye kararı verilen yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyormuş. Dikkat çekici bir tarih ve saat var. 17 Eylül 2026 ve saat 13.30. Bu tarih ve saat öncesinde satış emri verenler fon portföyüne ilişkin olarak verilen ve takası gerçekleşmemiş olan varlık ve işlem talimatları olağan süreci dâhilinde gerçekleştirilecek. 17 Eylül 2026 tarihi saat 13:31 ve sonrasında verilen satış emirleri ise tasfiye esasları kapsamında işleme alınacak.

Bu kişiler için süreç altı ayı bulacak. Dondurulan fonlardan bir havuz oluşturulacakmış. Havuz ödemeler için dolmazsa ne olacak bilinmiyor. Fonun “f”sinin yanından bile geçmemiş olanlara “pamuk eller cebe” denilir mi göreceğiz. Şüphelilerin sayısı şimdilik 26 gözüküyor. Bazılarının ifadeleri sanki “valla ben değilim” mealinde. Yeni Parti de fon krizi için sıcağı sıcağına yasa teklifi verdi. İktidar ve ortağının oylarıyla reddi şaşırtmaz.

Yukarıda, bir başka TV dizisine sonra değineceğiz demiştik. Oradan devam. 10 sezon 300 bölüm yayınlanan, onlarca ödüle boğulan pusulu dizi, üç harfli bir devlet kurumunun yetkilisinin cezaevinde ölümünün yeniden soruşturulması ile gündem oldu. Hatta internetteki bölümler yeniden seyredilir hâle geldi.

Sıradan vatandaş, açılan soruşturma ile sekanslarda ya da monolog ve diyaloglarda bağlantı bulmaya çalışıyor. Okul saldırı ve cinayetlerde bu tür dizilerin çocuk ve gençler üzerinde olumsuz etki yarattığı tekrarlanmasına rağmen mafyalı, toprak ağalı görüntülerin ekranlarda hâlâ boy göstermesi umarım yeni sorunlara ya da soruşturmalara yol açmaz. Bu arada The Simpsons uslu durur mu dersiniz.

Fon tartışmaları sırasında süreç konusu da tartışmalarla ilerliyor. DEM’in Eşbaşkanı Bakırhan, sürecin ilerleme koşulunu Öcalan’a bağlayarak “Bir sürecin muhatabı etkin bir iletişim kuramıyorsa süreç nasıl yürüyecek?” diye sordu. Demirhan, Öcalan’a statü isteğini bir kez daha vurguladı. Bakırhan’ın, Yeni Parti’ye iktidar olursa bu sorunu nasıl çözeceğini sorması da ister istemez akıllara DEM’in bu konuyu bir pazarlık meselesi haline getirebileceği ihtimalini ortaya çıkarıyor. Eşbaşkan’ın ittifak ile ilgili sözleri de dikkat çekici, sanki Yeni Parti’yi gösteriyor: “İttifaklarımız, siyasal çatımızın dışında kalan ama mücadelede yan yana durduğumuz dost güçlerdir.”

Ayrıca DEM’de adı zikredilince Demirtaş hassasiyeti görülüyor. Bakırhan iki ismi anarak Kürt siyasetinde ikilik yaratılmak istendiğini söylüyor ama “Demirtaş'ın yeri ayrı, Öcalan'ın yeri ayrı” derken sadece Öcalan’ın yeri anlaşılıyor. Buna karşılık DEM Ağrı milletvekili Sırrı Sakık’ın “Demirtaş’ı yok sayarak, onun siyasi birikimini ve toplumsal karşılığını görmezden gelerek hiçbir kalıcı noktaya varılamayacağını” söylemesi önemli.

Üsküdar Belediyesi’ndeki başkanvekili seçiminde çoğunluğun bir anda iktidar partisine doğru esivermesi, bu kez Adalar Belediyesi’nde yaşandı. İkna odaları önemli bir başarı göstermiş gibi. Artık butlanı bilemem oma Yeni Parti seçmenleri ve yöneticilerinin aday tespitinde ince eleyip sık dokuması, faulü olanlara kırmızı kart göstermeleri gerekiyor. Tam parmak hesabı yapılırken birden Mansur Yavaş’ın yaklaşık iki ay sonra CHP’den ayrılması ile karşılaştık.

Butlan CHP, Yavaş’ın kuruluş yıldönümüne katılmamasını ve Cumhurbaşkanı ile görüşmesini Özgür Özel’e bildirmesinden alınıvermiş. Yavaş da “Haydi bana eyvallah” demiş. Bağımsız kalacağına işaret ettiği açıklamasında Yeni Parti’ye geçmeyeceğinin işaretini de şöyle veriyor: “Seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.” Yavaş’ı bazı CHP’li belediye başkanları da takip etmiş. Yavaş ne derse desin, cumhurbaşkanlığı adaylığı her zaman gündeme gelecek. İktidar ortağının Yavaş isminin medyada zikredilmesine kızmasına rağmen.

Sosyal demokratlar birbiri ile uğraşa dursun, iktidar seçim tarihini bile şimdiden belirlemiş görünüyor. 7 Mayıs 2028 değil, 16 Nisan 2028. Başdanışman’a göre, bu tarihe Meclis karar verecek. Erken seçim değil, olağan seçim dönemi içinde yapılacak bir tarih değişikliği olacak. Böylece Cumhurbaşkanı son kez seçilebilecek. Tabii ki Anayasa değişikliği isteğini unutmayalım. Daha yaklaşık 19 ay var. Biz yine de Demirel’i dinleyelim: “Siyasette 24 saat çok uzun bir süredir.”

Bu sırada gelişmeler elbette yazılı, sözlü ve sosyal medyada yakından takip edilecek. Ancak X’te bu biraz zor olacak. Aralarında ekonomistler, akademisyenler, gazeteciler ve finans uzmanlarının bulunduğu X hesapları erişime engellendi. Gerekçe aynı: Milli güvenlik ve kamu düzeni. Bu hesapların toplam takipçi sayısının 12 milyonu bulduğu hesaplanmış. Yazar kadrolarında foncuların bulunduğu gazetelerde ise üç maymuna devam edilecek.

Not: Yeni Parti kurtuldu. Yenilik Partisi birleşme çağrısı yapmış.