Sermaye piyasalarını ve borsa dünyasını derinden sarsan milyarlık fon vurgununda adli süreç genişledikçe, skandalın arka planındaki denetimsizlik ve cezasızlık çarkı bir kez daha gün yüzüne çıkıyor. Şimdilerde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde gözaltında tutulan Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan'ın, batık fonlar patlamadan hemen önce milyonlarca doları yurt dışına nasıl aktardığı ve kamu otoritelerinin bu sürece nasıl seyirci kaldığı tartışmaları gündemi sarsıyor.

Milyonlarca Dolar İsviçre Bankalarına Kaçırıldı

Şişli'de Atatürk’e hakaret eden saldırgan yakalandı
Şişli'de Atatürk’e hakaret eden saldırgan yakalandı
İçeriği Görüntüle

Mali denetçilerin ve soruşturma makamlarının yaptığı incelemelerde skandalın boyutu rakamlarla belgelendi. Borsa fonlarında temerrüt ve patlama yaşanmadan hemen önce, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan’ın kişisel hesabından İsviçre’deki gizli bir hesaba tam 15 milyon dolar (yaklaşık 1,2 milyar TL) aktarıldığı ortaya çıktı.

Aynı finansal ağ içerisinde yer alan Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın ise yine İsviçre hesaplarına 25 milyon euro (yaklaşık 2 milyar 889 milyon TL) transfer ettiği belirlendi. Küçük yatırımcıların ve mevduat sahiplerinin paraları yurt dışına kaçırılırken, finansal denetim organlarının bu servet transferini izlemekle yetindiği iddiaları kamuoyunda sert tepkilere yol açıyor.

"Hayırsever" Maskesiyle Protokolün En Önünde

Milyonlarca dolarlık şüpheli para transferlerinin yapıldığı dönemde, Serdar Turhan’ın iktidar kanadı tarafından "hayırsever iş insanı" etiketleriyle el üstünde tutulduğu görüldü. Mart 2026’da Bingöl’de düzenlenen Yaşar Turhan Anadolu Lisesi ile Serdar Turhan Kampüsü Çocuk Evleri Sitesi açılış ve temel atma törenlerinde Turhan, devlet erkanıyla yan yana poz verdi.

Bingöl’deki törende gözaltındaki Turhan ile yan yana gelen isimler dikkat çekiciydi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, AK Parti kurmayları, kamu yöneticileri ve mülki idare amirleri

Sermaye piyasasında binlerce kişi mağduriyet yaşarken, fon yöneticilerinin devletin ve iktidar partisinin tepe isimleriyle protokol fotoğrafları vererek adeta bir "cezasızlık zırhı" arkasına saklandığı ifade ediliyor.

Abdurrahman Dilipak'tan "Kirli Ağ" iddiası

Skandalın patlak vermesinin ardından AKP iktidarına yakınlığıyla tanınan gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla yaşanan vurdumduymazlığı ve kirli ağı gözler önüne serdi. Denetim kurumlarının ve denetçilerin süreci bildiklerini ancak müdahale etmediklerini iddia eden Dilipak, şu ifadeleri kullandı:

"Aslında Maliye Bakanlığı da SPK da Borsa yönetiminden birileri de sadece işin farkında değil, doğrudan ve dolaylı bir şekilde, oynanan bu kirli oyunun parçası idiler. Sustular, çünkü bunların ayak izlerini takip ettiğinizde, iş zülfiyare dokunuyordu."

Dilipak, iddiasını güçlendirmek amacıyla AK Parti’nin resmi internet sitesinde 14 Mart 2026 tarihinde yayımlanan haberin ekran görüntülerini ve Serdar Turhan’ın devlet yetkilileriyle çektirdiği kurdele kesme fotoğraflarını kamuoyuyla paylaştı.

Gözaltındaki Yöneticilerin Emniyetteki Sorgusu Sürüyor

Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan ve beraberindeki şirket yöneticileri şu an İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde gözaltında tutuluyor. Kamuoyu şimdi şu hayati sorunun yanıtını arıyor: İsviçre bankalarına kaçırılan milyonlarca doların ve mağdur edilen binlerce kişinin hesabı sorulacak mı, yoksa soruşturmanın ucu yine "zülfiyare dokunduğu" gerekçesiyle kapatılacak mı?