Aslında her işin temelinde insanlar var. Hani iki ayaklı, ayakta duran yaratıklar. Maymun akrabalığı konusundaki iddiaları bir kenara koyarsak, yüksek zekâsı ön plana çıkar. Toplumsal yapılar ve medeniyetleri kurar. Yararlı olacak araçlar geliştirir. Sosyaldir, işbirliği yapar, işine gelmezse rekabete girer. Aile, şirket ve devlet kurar. Fon satar, satın alır.
Aile kurar, diğer ailelerle bir araya gelir. Akrabalıklar doğar. Akrabalık kesmez. Kimseyle paylaşmayı düşünmedikleri sırlarını arkadaşlarına aktarır. Tabii bu kadar rahat ve kolay değil. Çünkü çıkarı keşfetmiştir. Çıkarına olan iş, pastanın üzerindeki krema gibidir.
Aile, akraba, hısım, arkadaşlık hatta partidaşlık devreye girer. Bir başka deyişle çevre. Meşhur “Hamili kart yakinimdir” kartvizitleri yerini sosyal medya araçlarına bırakır. Ön plana ensesi kalınlar çıkar. Kasası dolu, banka hesapları kabarıktır. Onlar yetmezse fona başvururlar. “Bize bir şey olmaz” şiarı ile kendilerinden emindir. Sorun onlar için hep “küçük” bir meseledir.
Yaklaşık bir yıl önce gelişmelerden haberdar olduklarını söyleyip, bugüne kadar parmaklarını kıpırdatmayanlar, ancak tanınmış bir siyasi (namı diğer Nene Hatun) aktörün fondan bol sıfırlı kazanç elde ettiğinin ortaya çıkmasıyla ayırdına varılan krizle ilgili önlem peşine düşer. Muhalefete göre, krizin ekonomiye maliyeti 90 milyar dolar.
Nene Hatun’la aynı siyasetten biri daha var. Ama o mağdur. Parası fonda takılmış. Tasfiye sürecine giren 131 fondan 455 bin 758 tekil yatırımcının etkilendiği belirlendi. Tekil yatırımcıların paralarını nasıl alacağı, bunun için gerekirse bütçeye başvurulup vurulmayacağı, kimlerin ceza alacağı ya da istifa edeceği, yeni gözaltılar ve tutuklamalar olup olmayacağı, hesaplara yine tedbir konulup sonra kaldırılıp kaldırılmayacağını, fondaki kazancı halkın teveccühü olarak niteleyenleri bir kez daha görünüp görünmeyeceğine önümüzdeki günlerde şahit olunacak. Ayrıca kimin kimi denetlediğine.
Paraları lüpleyenlerin elindekilerin nasıl tahsil edilebileceği konusunda adım atıldı. Buna göre, yatırım fonlarında tasfiye kararı öncesindeki satışlardan elde edilen fahiş kazançları gönüllü olarak ilgili fona iade etmek isteyenler için Birleşik Fon Bankası nezdinde TMSF adına "İsteğe Bağlı İade Hesapları" açıldığı bildirdi. Sanki pardon hesabı. Pardon diyeceklere bir reklamdan yola çıkarak “Kredi kartınla öde, Türkiyemiz seninle kazansın” önerisinde bulunalım. Zaten zenginin fonu fakirin çenesini yorar.
Ana muhalefet partisi fon peşinde koşarken, butlancı partinin bir milletvekili, televizyonda, Nene Hatun’un istifasını erdemli bir davranış olarak niteledi. Sosyal Demokrasi Derneği’nden atılan Genel Başkanı ise istifanın yeterli olmadığını söyledi. Beş belediye başkanını ihraç talebiyle disipline sevk etti. İktidar ise kısa yoldan gidiyor. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir ve Mezitli belediyelerine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında; Belediye Başkanları Vahap Seçer, Abdullah Özyiğit ve Ahmet Serkan Tuncer’in de aralarında bulunduğu 59 şüpheli, sabah düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına alındı. İzmir Belediye Başkanı’nın rozet değiştirip değiştirmeyeceği bu yazı kaleme alınırken netleşmedi.
Baştan beri fonlardaki gelişmeleri muhalif medya ve mensuplarından takip edebildik. Ancak muhalif medyanın işi o kadar kolay değil. Adı konulmamış bir sansürle uğraşıyor. Sosyal medya platformları gazetecilerin, sivil toplum kuruluşlarının, aktivistlerin, finansçıların ve yurttaşların hesaplarını daha leb demeden leblebi misali erişime kapatıyor. Saymak mümkün değil. O yetmemiş olacak ki haber siteleri de karartılıyor. Son kapatma haberi T24’le ilgili. Bir yıllık paylaşımdan yola çıkılarak. Bu arada bir zamanlar mangalda kül bırakmayan Mark Zuckerberg’e de aferin. Bir aferin de yetmezcilere.
Endişe veren bu kapatmanın kayyumla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı. TELE1’e benzeyip benzemeyeceği. TELE1 demişken, gazeteci Merdan Yanardağ’ın casusluk suçlamasından yargılanması sürüyor aralıklarla. Bir sonraki oturum 23 Aralık’ta. Yanardağ, davanın iki amacı olduğunu iddia etti. Yanardağ bu amaçları şöyle açıkladı: “2019 ve 2024 seçimlerini tartışmalı hale getirmek ve TELE1’e el koyarak kendisini ve çalışma arkadaşlarını susturmak.”
Hep söylüyoruz. Düşünce özgürlüğü, ifade ve basın özgürlüğü olmadan kadük kalır. Anayasa değişikliği talepleri gelecek günlerin gündeminde olacaktır. Varlığını Anayasa’dan alan Yüksek Mahkeme’nin içtihatlarının; toptan kapatma kararlarının sadece yayıncıyı değil, bilgiye ulaşması engellenen tüm yurttaşları doğrudan mağdur ettiğini hatırlatalım. 13 basın meslek örgütünün T24 ile ilgili belki de ilk ortak açıklaması da dikkate değer.
Not: Teknik direktörün istifa etmesi için Milli Takım’ın hangi skorla mağlup olması gerekiyor?