Bu otoriter, gerici, işbirlikçi rejimin elinde yargıdan kolluk kuvvetlerine, bürokrasiden medyaya kadar hemen her güç var. Yargıyı ve kolluk kuvvetlerini kullanarak muhalefet partilerini, şu sıralar özellikle ana muhalefet partisini ve halk muhalefetini bastırmaya çalışıyorlar. Ancak bu güce rağmen, akıl yerine kurnazlık, ahlâk yerine hile hurdaya kafaları bastığı için, pek çok hesapları tutmuyor. Hesaplarının tutmamasının temel sebebi; dün CHP'de, bugün Yeni Parti'de siyaset yapanların hepsinin kendileri gibi olduğunu sanmaları... Bir ölçüde bu beklentileri boş değil, mesela Özlem Çerçioğlu, mesela Burcu Köksal gibi siyasî ahlâktan bîhaber, kişisel ikbâlleri için her şeyi satmaya amâde yolsuzları tehditlerle ihanete sürükleyebiliyorlar. Ya da Eren Ali Bingöl, Orhan Çerkez, Sacit Terzi gibileri...
Partinin 13 yıldan fazla bir süre genel başkanlığını yapmış birini, işbirliğine ikna edebildikleri, onun peşinden gelen en beceriksiz, en ilkesiz, en cahil ve en yolsuz siyaset kaşarlarıyla, yani 'butlancılar' ile iş tutabildikleri için, ciddi bir yanılgı içindeler... Bu milletin içinde çürüklerden çok daha fazla onurlu yurtseverin olduğunu yeni yeni fark ediyorlar. Saldırganlıkları, saçmalamaları, birbirleine düşmeleri biraz da bu yüzden!
19 MART DARBESİ YEPYENİ BİR DİRENİŞ RUHUNU ATEŞLEDİ
Hapis korkusuyla daha üç-beş belediye başkanının ihanet etmesini sağlayabilirler, yine açgözlü ve kifayetsiz muhterisleri butlancıların peşine takabilirler, ancak ana muhalefetin ne insan kaynaklarını ne de seçmen kitlesini tesilm alabilirler. Bin kişiyi daha hapse tıksalar, 3 bin yurttaş Yeni Parti'ye üye olur! Bürokrasiyi kullanarak pek çok siyasetçiyi ekonomik ablukaya alabilirler, sadece onların değil ailelerinin varlıklarına el koyabilirler ama yine de hedeflerine ulaşamazlar. Neden mi? Bir örnek vereyim; Sencer Solakoğlu'nun Feyz Çiftliği'ne yönelik uyduruk sebeplerle uygulanan yaptırımlardan... Malûm mutlak butlan kararı öncesinde Solakoğlu, CHP'nin 'gölge tarım bakanı'ydı ve sosyal medyayı en aktif kullanan, rasyonel eleştiriler ve yapıcı öneriler yapan bir siyasetçiydi. Hâlâ da öyle, tehdit ve baskılara dudak bükecek kadar onurlu bir yurtsever ve belki de birkaç ay öncesine kıyasla daha da dirençli...
İki örnek daha vermeliyim ki, haksızlık etmiş olmayayım. Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ve İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet... Ve Hürriyet'in bir sözüyle devam edeyim: "AKP'ye geçeceğime paşa paşa yatarım"...
ÇEŞİT ÇEŞİT KUMPAS PLANI YAPIYORLAR
İşte bu rejimin ve yardakçılarının hesabını ters yüz eden bu cümle, bu yeniden yeşeren Müdafaa-i Hukuk ruhu... Sandılar ki ana muhalefetin hepsi Gürsel Tekin, Mehmet Sevigen ya da Barış Yarkadaş!..
Tabii hesapları tutmadı diye siyasî darbelere, kumpaslara devam etmeyecek değiller. Şimdi 'butlancılar' ile birlikte nasıl yeni komplolar kuracaklarını planlıyorlar. Bazı olası komplolarını zaten biliyoruz. Şimdi hedeflerinde, başta Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile partinin en becerikli ve etkin isimlerini hapse göndermek var! Bunun için önemli bir adım daha attılar. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve Yeni Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında 'zincirleme şekilde rüşvet almak' suçundan yürütülen soruşturma kapsamında, dokunulmazlıklarının kaldırılması talebiyle fezleke hazırlamış bile...
BÖCEK ÜZERİNDEN YENİ BİR KOMPLO
Başsavcılıktan yapılan açıklamada; Özel'in, sahip olduğu nüfuz ve yetkiyi kötüye kullanarak 31 Mart 2024'te yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nde Muhittin Böcek'in Antalya Büyükşehir Belediye başkan adayı olarak gösterilmesini sağlamak amacıyla, Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek'ten değişik tarihlerde, doğrudan veya Ağbaba'nın aracılığıyla menfaat temin ettiği iddia ediliyor.
Özel'in, görevinden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'dan da 4-5 Kasım 2023'te yapılan CHP 38. Olağan Kurultayı'nda kullanılmak üzere, değişik tarihlerde maddi menfaat temin ettiğinin 'anlaşıldığı' da ileri sürülmüş!
İddianemede, Ağbaba'ya yönalik, Çankaya Belediye Başkanı üzerindeki nüfuzunu kullanarak yapılacak katı atık toplama ihalesinin şartnameye aykırı olarak pazarlık yöntemiyle, kendisinin istediği şirkete verilmesi konusunda ısrarcı olarak menfaat temin ettiği suçlaması da eklenmiş. Yerel seçimlerde kullanılmak üzere, İzmir ve çevresindeki belediye ve meclis üyelerinden maddi menfaat temin ettiği iddiası da var.
'ZİNCİRLEME RÜŞVET ALMA'DAN 'ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ'NE BAĞLAMA
Mesele bu iddiaları birbirine bağlayarak 'zincirleme şekilde rüşvet alma' suçlamasıyla başlayıp sonra başka parti yöneticilerine de benzer davalar açarak Yeni Parti kurmaylarını 'organize suç örgütü' olarak yaftalamak ve tutuklamak! Sonuna kadar gideceklerinden şimdiden emin olabilirsiniz. Birkaç gizli tanık, birkaç da haysiyetsiz 'etkin pişman' buldular mı, tamamdır!
Bunu da becerseler bile yine amaçlarına ulaşmaları pek mümkün görünmüyor. Ekrem İmamoğlu'nu tutukladılar, hiç beklemedikleri performansta bir liderle, Özgür Özel ile karşı karşıya kaldılar. Sonra kuyruk acısı içindeki kifayetsiz muhterisleri kullanıp mutlak butlan kararıyla ana muhalefeti 'karpuz gibi ortadan bölecekleri' hayaline kapıldılar. Ellerinde kala kala bir siyaset sirki çadırı kaldı!
MANSUR YAVAŞ'I CHP'NİN ADAYI YAPMA HESABI TUTAR MI Kİ?..
Hemen yarın bir seçim olsa, AK Parti ve MHP'nin iktidarını koruması pek mümkün görünmüyor. O sebeple, bir yandan yargı yoluyla siyasî darbeleri denerken, bir yandan da olası bir cumhurbaşanlığı seçiminde AK Parti Genel Başkanı'na ciddi fark atması çok muhtemel Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'nı etkisiz hale getirmeleri gerek. Ancak Yavaş'a Anadolu'daki sağ seçmenin, AK Parti ve MHP tabanı da dahil desteği ve sempatisi büyük, yargı yoluyla Yavaş'ı hapse göndermenin ters tepmesinden çekiniyorlar. Yine de nabız yoklayıp çaresiz kaldıklarında bu yolu da deneyeceklerdir.
Şimdi butlan CHP'sinden Yavaş'ı nasıl aday olmaya ikna edebileceklerinin ya da CHP bünyesinde kalmasını sağlayabileceklerinin hesabını yapıyorlar. Bunun için Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nden (CHS) bile taviz verebilirler belki... Eğer Mansur Yavaş'ı CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olmaya ikna edebilirlerse, Yeni Parti'nin adayıyla CHP adayı arasından, Cumhur İttifâkı adayının sıyrılabileceğini düşünüyorlar. Bu hesabın tutması pek ihtimâl dahilinde değil, zira Yavaş 'sağlamcılığı'yla tanınan bir siyasetçi, kaldı ki, ahlâki olarak böyle bir hesabın parçası olmaya yanaşmayacaktır. Yani büyük olasılıkla bu hesapta çarşıya uymaz!
KOMPLOLARI ETKİSİZ KILACAK İLAÇ: PARTİ İÇİ DEMOKRASİ VE SOKAK SİYASETİ
İktidar ve işbirlikçileri, yeni komplolara kafa yorarken, Yeni Parti carî siyasetin çürümüşlüğünden arınmak için adımlar atıyor. Yeni Parti'nin Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, partinin örgütlenme faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından kurultay takviminin ilan edileceğini, ilk kurultayın ekim ayında yapılmasını hedeflediklerini açıkladı. Öncelikle bir uyarı yapayım, bu kurultay olabildiğince şeffaf ve katılımcı olmalı... Aynı zamanda partinin hukuk birimleri, tek bir eksiğe ya da aksaklığa karşı önalıcı çalışmalar yapmalı. Zira hem rejim hem de butlancılar, partinin önünü kesmek için en küçük açığı bile kullanacaktır.
Yeni Parti'nin en büyük avantajı sokaklarda olması... Bundan böyle mahalleden ulusala her kademedeki partililerin hep sokaklarda olması gerek. Partinin tüm saldırılara karşı bağışıklık kazanmasının tek yolu bu.
YENİ BİR SİYASET TARZI,
YENİ BİR AHLÂK MÜMKÜN
Sokak siyasetini, ulusal çapta bir üyelik kampanyasıyla taçlandırabilirlerse, iki yönlü bir faydası olacak. Birincisi bir gövde gösterisi ve ana muhalefetin tek adresinin Yeni Parti olduğunun tescili... Diğeri bence çok daha önemli... Sonuçta kadroların merkezden yerele kadar, hâlâ carî siyasetin hastalıklarının pek çoğunu taşıdığı dikkate alınırsa, taze kan ve yeni kadrolarla siyasî ahlâk açısından bir dönüşüm yaşanması şart. Doğrudan demokrasi ve katılımcılığın hayata geçebilmesi ancak böyle mümkün olacak. Zira delege sistemi denen illetten kurtulup üyelerin doğrudan yönetimi seçebilmesi için, sadece tüzük yeterli değil. Söz gelimi parti ağalarının, çıkar odaklarının ve hemşehri mafyalarının etkisini yok etmek, yeni bir ahlâkî perspektifle mümkün.
Hele bir de bağışlarla siyasetin finansmanını çözebilirse Yeni Parti, o zaman bir koyup üç almayı hedefleyen müteahhit ve benzeri çıkar gruplarının sızmasından ve siyaseti kirletmesinden de kurtulur. Yeni Parti İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Özgür Ceylan'ın açıklamasına göre, dayanışma kampanyasına ilk 24 saatte 31 bin 934 kişi toplamda 113 milyon 842 bin TL bağış yapmış. Niye bu sürdürülebilir olmasın? Hazine yardımından butlancılar çöplenmek için birbirini yerken, Yeni Parti gerçekten de halka sırtını dayayabilen ilk ve tek parti olabilir bu şekilde. Ve bu olursa, işte o zaman her şey çok daha güzel olur!
Bu saydıklarımın hepsi birden gerçek olabilir mi? Düşük ihtimâl!.. Ancak bu hayalin gerçek olması için herkesin elinden geleni yapması bir yurtseverlik görevi değil midir? Kesinlikle öyledir!..