Bazı partiler, örgütler daha kuruluşundan büyük doğarlar. Çünkü ya tarihsel bir dalganın üzerindedirler ya da bir toplumsal mücadelenin sonucu olarak kurulurlar. Onların tarih sahnesine çıkmasını toplum, siyasal ve kültürel şartlar zorlar. Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti de böyledir. Yeni Parti daha kuruluşundan büyük doğmuştur. Ertesi gün Türkiye'nin en büyük siyasal partisidir. Zorlu bir yolculuktur; hayırlı olsun diyor, başarılar diliyoruz.

İktidarın toplumsal muhalefeti örgütsüz, lidersiz ve siyasetsiz bırakarak etkisizleştirme operasyonu boşa çıkarılmış, oyun bozulmuştur. CHP'ye bir bölge adliye mahkemesi kararıyla, hukuk çiğnenerek ve yetki aşımı yoluyla Özgür Özel ve arkadaşlarının görevden alınarak Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden atanması, yani "mutlak butlan" kararı "19 Mart darbe" sürecinin üçüncü etabıydı. Süreç devam edecektir.

Darbenin ilk hamlesi Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması ve belediyelere yönelik operasyon dalgası, ikinci ayağı ise medya ortamına müdahale edilerek Tele1'e el konulup benim tutuklanmamdı. Mutlak butlan kararıyla, Özel'in "darbe" dediği sürecin sacayağı tamamlanmak istendi. Amaç, tarihsel ömrünü dolduran iktidarın, devletin şiddet aygıtlarını kullanarak siyasal ömrünü uzatmaktır. Hedef ise rejim değişikliğini tamamlamaktır.

TEZGAH BOZULDU

İşte bu oyun ve hesap bozuldu. İmamoğlu ve belediyeler üzerinden yürütülen ve "yolsuzluk" iftirası ile köpürtülen operasyon amacına ulaşamadı. Toplum bu davaların "siyasal" olduğunu gördü. Bu sonuçta, Özgür Özel liderliğindeki parti yönetiminin sokağa inmesinin, alanlara çıkmasının ve toplumsal muhalefeti harekete geçirmesinin payı büyük, hatta belirleyicidir. Yargılamalarda gösterilen direniş ve meydan okuma da bu davaların çökmesine yol açmıştır.
Beşinci sınıf kumpas niteliğindeki "siyasal casusluk" davasında da durum farklı değildir. Öyle ki mahkeme salonunda esas itibarıyla yargılanan iktidar oldu.
Mutlak Butlan kararıyla CHP'nin ele geçirilmesi ya da bölünmesi operasyonu da çöktü. Esas olarak toplumun kurduğu barikatlara ve öfkeye çarptı. "Darbe" suçlamasının toplumun gözünde somutlanmasına yol açtı. Butlan kararı tam tersine sonuçlar yarattı. Parti bölünmedi, tam tersine bütün güç Yeni Parti'de toplandığı gibi, CHP'yi çok aşan bir toplumsal birikime dönüştü. Yeni Parti, 3 ay önceki CHP'den, yani Özgür Özel ve arkadaşlarının henüz yönetimde olduğu yapılanmadan daha büyük bir güç ve örgüttür. Potansiyeli yüzde 45'i aşıyor. Daha ötesine de gidebilir.

GERÇEK ARINMA VE PROGRAM

İktidar tersinden bir arınma dalgası ve şansı yarattı. Yeni Parti, CHP'nin tarihsel yüklerinden, hastalıklı unsurlarından, yozlaşmış kadrolarından koptu. Yükselirken ağırlıklarından kurtulmuş oldu. Dahası, iktidar ve İslamcı-muhafazakâr hareket iftira, tarihsel yalan ve çarpıtmaya dayalı da olsa CHP'ye ilişkin olarak merkez sağ siyaset havzasında oluşturduğu ön yargılara dayalı propaganda imkânını da yitirdi. AKP ve sağ, CHP "düşmanlığını" kaybetti.

Yeni Parti'nin gerek kuruluş açıklaması ve bildirisi gerekse programı CHP'nin ilerici mirasını içerdiğini ve onu ileriye taşıyacağını gösteriyor. Yani CHP mirası ile yetinmeyen bir demokratik sol ve Kemalist-cumhuriyetçi parti olacağını ortaya koyuyor. Laik, kamucu, halkçı ve yurtsever (milliyetçi deniliyor) bir zemine pergelin sabit ayağını basacağını, pergelin diğer ayağının ise geniş bir alanı tarayacağı anlaşılıyor. Cumhuriyetçi sol bir parti tarif ediliyor. Yerinde bir konumlanmadır.
Sonuç olarak, tarihsel derinliğinin farkında olan, nasıl bir siyasal geleneği taşıdığının bilincinde, misyonunu doğru tanımlamış ve kendi içinde tutarlı bir yeni parti ile karşı karşıyayız. Bu önemlidir.

İTTİFAK ZORUNLUDUR

Büyük bir toplumsal muhalefet dalgasının üzerinde yükselen Yeni Parti, kendisinin "Türkiye İttifakı" diye tanımladığı birleşik bir muhalefet blokuna da öncülük edebilir. Bu noktada sol ve sosyalist partiler ile Kürt siyasal hareketinin özel bir önem taşıdığını belirtmek gerekli. Özellikle mücadelenin sertleşeceği düşünülürse eğer, sendikalar ve meslek örgütleri ile gençlik yapılanması özel bir önem taşıyor.
Yeni Parti ve birleşik muhalefet hareketi, entelektüel/ideolojik ve kültürel inisiyatife önsel olarak sahiptir. Türkiye'nin aydın ve aydınlanma birikimi arkasındadır. Bu durum, dünyanın her yerinde büyük bir güç kaynağı olduğu gibi, Türkiye gibi Doğu toplumlarında özel bir öneme sahiptir.

PARTİ BAŞKA İTTİFAK BAŞKADIR

Diğer taraftan, Yeni Parti ittifak yapacağı güçlerle örgütsel birliği karıştırmamalıdır. Kendisini, "Altı Ok zeminine basan çağdaş sosyal demokrat" bir parti olarak tanımlayan yeni oluşum, kendi içinde kimi sol eğilimleri taşıyabilir. Dünyanın her yerinde bu böyledir. İngiliz İşçi Partisi içinde bir ara Troçkist bir kanat bile vardı. ABD'de Demokrat Parti içinde demokratik sosyalist bir kanat bulunuyor. Bu kesim New York gibi ABD'nin en büyük eyaleti ve kentinde (nüfus olarak) yerel seçimleri kazandı.
Ancak, bir sol partide sağcılar, İslamcılar, ırkçılar, faşistler vb. olmaz. Dindar olmak ile İslamcı ve siyasal bakımdan muhafazakâr olmayı birbirine karıştırmamak lazım. Bir sol partide dindarlar elbette olur, siyasal İslamcılar olmaz. Sosyal demokrat bir parti, cumhuriyet ile demokratik hak ve özgürlükler konusunda sorunu olmayan partilerle ittifak yapabilir. Somut Türkiye gerçekliğinde böyle bu tür sağ ve muhafazakâr ya da milliyetçi partilerle ittifak neredeyse bir zorunluluktur. Ama yukarıda da belirttiğim gibi ittifak ile parti ayrı şeylerdir. Geçmişte K. Kılıçdaroğlu partiyi sağ ve muhafazakâr kesimlere açtığı hâlde bu kesimlerden hiç oy alamadı. CHP'yi sağa savurmuş oldu. Sağ ve muhafazakâr havzadan oy almak başka, partiye almak başkadır.

CHP VAKIF OLMALIDIR!

İktidarın oyunu bozuldu, ama uğraşmaya devam edeceklerdir. Örneğin Yargıtay mutlak butlan kararını bozarak, Yeni Parti'nin yürüyüşünü bozmaya, yeniden iç tartışmaları kışkırtmaya kalkışabilir. Bu oyuna gelmemek lazım. İşaretleri var.
Bir yola çıkıldıysa, en doğru yöntem siyasette arkaya bakmamaktır. Bakılırsa hem hız kesilir hem de hedef sapar. Eğer CHP geri alınırsa, yapılması gereken en doğru şey, onu bir vakfa dönüştürerek, ülkeye bir cumhuriyet kurumu (ve Atatürk'ün bir emaneti olarak ortak değer şeklinde) vermektir. Siyasal konularda araştırma yapan, cumhuriyetin değerlerini savunarak, Atatürk'ün İş Bankası'ndaki hisselerini yöneten bir vakıf. Bu konuda özel bir yasa bile çıkarılabilir. Aynı adla yeni bir parti kurulmasını engelleyecek hukuksal tedbirler de alınabilir. CHP artık tarihsel ömrünü doldurmuş görünüyor.

Yeni Parti ise iktidara yürür ve iktidar olur. Yeni Parti ilkeli ama devrimci bir esneklik içinde hareket eder ve sokağın nabzını tutmayı sürdürürse iktidarı almaması için bir neden yoktur. Özellikle gençlik örgütlenmesine özel bir önem verilmelidir. Bağımsız bir gençlik örgütü de kurularak "gençlik kolları" yapılanmasını aşan daha kitlesel ve militan bir örgütlenme gerçekleştirilebilir.

Sonuç olarak; 1920'lerde Alman solunun yaptığı hatayı tekrarlamamak önemlidir. Alman sosyal demokratları ile Marksist sol arasındaki kavga ve rekabetin sonuçları ağır oldu. Hayatın dayatmasına karşın ittifak yapılmaması Nazilerin iktidarı almasına yol açtı. Bu sadece Almanlar için değil, insanlık için felaketle sonuçlandı.
Türkiye bugün tarihsel bir kavşakta duruyor. Hızla bir nihai hesaplaşmaya sürükleniyor. Ülke ya yeniden Cumhuriyetin değerlerine dayalı demokratik bir yola girecek ya da teokratik (dinci) ve faşist bir diktatörlüğe sürüklenecek. Kavganın/mücadelenin sertleşeceğini öngörebiliriz. Her şeye hazır olmak lazım, her şeye!