AKP'nin ilk 10 yıllık iktidarında eğitim adına yaptıkları aslında bugünün tekrarıdır

AKP’nin 3 Kasım 2002 genel seçimleri öncesinde kamuoyuna açıkladığı görüş ve vaatleri ile ilk 10 yılda yaptıkları, bugünün önemli ölçüde tekrarıdır. Örneğin, eğitimin niteliği konusunda ciddi anlamda geriye gidişler yaşanmıştır. AKP, 3 Kasım 2002 genel seçimleri öncesinde kamuoyuna açıkladığı seçim beyannamesinde şunları vadetmiştir:
1. Özgür düşünen,
2. Yeniliklere açık,
3. Özgüven sahibi,
4. Hayata olumlu bakan,
5. Problem çözme yeteneği gelişmiş bireyler yetiştirmek…
AKP'nin yıllar önceki bu eğitim vaatlerine rağmen uygulamaları tam tersi olmuştur. Eğitimde yaşanan dinselleştirme süreci, 4+4+4 düzenlemesiyle “Dindar ve kindar nesiller yetiştirmek” şeklinde karşımıza çıkmıştır.
2005 yılında yapılan müfredat değişiklikleri ile cinsiyetçi ve ayrımcı ifadeler kullanılmıştır. 2002 seçim bildirgesinde eğitim politikalarının belirlenmesinde ve eğitim hizmetlerinin sunumunda katılımcı bir anlayış benimseneceği belirtilmesine rağmen, uygulamada bu anlayışın tam tersi bir yol izlenmiştir.
Yine seçim bildirgesinde AKP, öğretmenlerin toplumda hak ettikleri saygınlığı elde edeceğini vadetmesine rağmen uygulamada böyle olmamıştır. Öğretmenler itibar kazanmak bir yana, bugün de olduğu gibi itibar kaybetmiştir.
Seçim bildirgesinde, eğitimde her alanda özel teşebbüsün destekleneceği ve özel teşebbüsün eğitimdeki payının artırılacağı ifade edilmiştir. Evet, AKP bu ilkeye uymuş ancak bu durum, eğitim olanaklarından yararlananlar arasında eşitsiz bir gelişmeye yol açmıştır. Bu eşitsizlik günümüzde de devam etmektedir.
AKP iktidarı döneminde üniversite-sanayi iş birliği tarihte hiç görülmediği kadar artırılmış, buna karşın akademik özgürlükler hiçe sayılmıştır.
Yine YÖK’teki kadrolaşma ve muhafazakârlaşma, AKP iktidarı döneminde daha da güçlenmiştir. Üniversitelerde akademik ve idari özerklik yerine; tamamen rektör odaklı, seçimden çok atama kriterlerinin geçerli olduğu bir yönetim zihniyeti oluşturulmuştur.
Diğer taraftan bu dönemde eğitim metalaşmış ve dinselleşmiştir. Bugün de aynı sorunlar geçerliliğini korumakta ve tekrar etmektedir. Yani, mevcut eğitim sisteminin temelleri AKP iktidarı tarafından yıllar önce atılmıştır.