CHP Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyelerinin belirlenmesi amacıyla yapılan seçimler sırasında çok sayıda milletvekili ve PM üyesi oylamaya katılmayarak salonu terk etti. Gürsel Erol, Kılıçdaroğlu yönetiminin seçime müdahale ettiğini iddia ederek adaylıktan çekilirken bazı vekiller toplantıyı terk etti.
Ankara'daki toplantıya CHP'li 44 vekilin tamamı çağrılırken 5'i mazeret bildirerek toplantıya katılmadı. İlk turda 19 oy almasına rağmen TBMM Grup Başkanı seçilemeyen Erol, 17 oy aldığı ikinci turun ardından kürsüye çıkarak seçimlere Kılıçdaroğlu yönetiminin müdahale ettiğini öne sürdü.
Adaylıktan çekilmesi istenen Erol duruma tepki göstererek Faik Öztrak'ın da kendisi gibi çekilmesi gerektiğini belirtti ve Engin Altay'ın Grup Başkanı olmasını teklif etti.
Ancak CHP İstanbul Milletvekili Altay, Grup Başkanı olmak istemediğini belirtti. Gürsel Erol'un adaylıktan çekilmesiyle Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak CHP'nin yeni TBMM Grup Başkanı oldu.
Adaylıktan çekilen CHP Tunceli Gürsel Erol sosyal medya hesabı X'den Kılıçdaroğlu yönetimini eleştiren bir açıklamada bulundu. Erol şöyle yazdı:
"Mücadelemiz kişiler için değil"
"Bugün yapılan TBMM CHP Grup Başkanlığı seçiminde bana destek veren tüm milletvekili arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.
Ancak bugün bir gerçeği açıkça ifade etmek zorundayım.
Cumhuriyet Halk Partisi; biat edenlerin değil, fikir üretenlerin, itiraz edebilenlerin ve halk adına konuşabilenlerin partisidir. Ne yazık ki son dönemlerde parti içi siyasette tekelleşme yaşandığı herkesin malumudur.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası olan, 103 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi; demokrasiyi içselleştirdiği ve sosyal demokrat anlayışa sahip olduğu için parti içi seçimlerin milletvekillerinin özgür iradesiyle şekillenmesini esas kabul etmiştir. Hiçbir Genel Başkan’ın ya da herhangi bir siyasi odağın iradesinin, milletvekillerinin tercihinin önüne geçmemesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü CHP’nin en büyük gücü; özgür iradesi, çoğulcu yapısı ve demokratik geleneğidir.
CHP’nin köklü kültürü; tek sese değil, ortak akla dayanır. Hiç kimse, hiçbir makam ve hiçbir yapı partinin kurumsal kimliğinin üzerinde değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin yeniden iktidar yürüyüşü; biat kültürüyle değil, cesaretle konuşan, emek veren ve örgütün iradesine sahip çıkan kadrolarla mümkün olacaktır.
Mücadelemiz; kişiler için değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokratik gelenekleri, kurumsal hafızası ve Türkiye’nin geleceği içindir."




