Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 24 Kasım günü yayınladığı sosyal medya videosunda öyle laflar etti ki, tarihte az görülen bir siyasal intiharın örneğini verdi.
Kılıçdaroğlu konuşmasında iktidarın bütün tezlerini, CHP’ye ve toplumsal muhalefete ilişkin bütün suçlamalarını kabul eden bir yerden tutum ilan etti. Dahası iktidarın iddialarını sahiplendi.
AKP lideri Erdoğan atılan pası, kendisine yollanan mesajı kaçırmadı. Fırsatı değerlendirdi ve “Bakın gördünüz mü, ne kadar doğru bir iş yapmışız. Sayın Kılıçdaroğlu da koyunlarında besledikleri yılanı gördü. Hırsızlık ve yolsuzluk yapanları, İmamoğlu ve arkadaşlarını suçluyor (mealen) diye açıklama yaptı. “Bay Kemal” gitmiş, “Sayın Kılıçdaroğlu” gelmişti. Kemal Bey bu tutumuyla, iktidar marifetiyle CHP’yi yeniden ele geçirmek, yönetime gelmek gibi bir niyetinin olduğunu açık etmiş oldu.
Dahası, Kılıçdaroğlu CHP’nin İmralı heyetine katılmamasını da eleştirdi. İnanılır gibi değil. Aynı Kılıçdaroğlu yaklaşık 2,5 yıl önce “6’lı masa” oluşumu sırasında HDP’ye selam vermekten korkuyordu. Defalarca eleştirdim o günlerde. Sanıldığının aksine 14-28 Mayıs 2023 seçimlerinde Kılıçdaroğlu’na kayıtsız – şartsız destek vermedik. Sadece Erdoğan – Cumhur blokunun karşısında net bir tutum aldık. Hiçbir eleştirimizi geri çekmedik.
Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve arkadaşları hakkındaki yalan ve iftira ile dolu, böyle olmasında karşın hiçbir ikna edici kanıt sunamayan iddianameyi kendisinin doğrulanması olarak görüyor. Daha önemlisi, ben “Öcalan üzerindeki tecridi kaldırın, biz ve toplum ne dediğini duysun” dediğim ve iktidarın iki yüzlü tutumunu boşa çıkardığım için tutuklandığımda CHP örgütüne mesaj atarak, “Açıklama yapmayın, bekleyin” talimatı verenler, bugün İmralı’ya iktidarla birlikte neden gitmediniz diye mevcut CHP yönetimini eleştiriyor.
Gerçi o gün CHP’liler söz konusu talimatı dinlemedi ve açık destek verdiler. Kemal Bey de sonradan bu çizgiye geldi, sağ olsun. Ama tablo bir cumhuriyetçi ve sosyal demokrat için trajiktir.
Sonuç şaşırtıcı değil. 2023 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçiminden hemen önce “helalleşme” süreci başlatarak, neredeyse cumhuriyeti kurduğu için CHP adına özür dileme noktasına gelenlerin attığı yeni pası Erdoğan kaçırmayacaktı. Futboldan geliyor çünkü ve kaçırmadı da.
Oysa seçim kaybedenler, kendi arkadaşları kazandığı zaman sonucu sportmence kabul etmelidir. Örtük bir şekilde mezhep hassasiyetlerine dayanarak ve nesnel olarak iktidar alanına düşerek demokratik siyaset yapılmaz. Tarih önüne çıkan fırsatları ve verilen şansı değerlendiremeyen, abdestinden kuşku duyan siyasal ve toplumsal aktörleri affetmez. Dahası onlara bir daha şans tanımaz. Saygın bir “camia büyüğü”, ak sakallı olarak kalmasını bilmesi gerekir. Saygınlık önemlidir.