Değerli meslekdaşım, sevgili arkadaşım Tele1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ'ın Silivri’de yaptığı son Tarihi Savunmasında konuşmasının bir bölümünü, Tele1 çalışanlarının göz bebeği Güneş’e ayırdı.

‘Bir şeyi kaldıramadım bakın. Bizim Tele1'de bir köpeğimiz vardı, adı Güneş. Dünya tatlısı bir şeydi, annesini araba ezdi. Biz onu sahiplendik. Ben sahiplendim. Kaydettik üzerimize, aşılarını yaptırıyoruz, besliyoruz. Kocaman oldu. Kulübesini yaptırdık. Tele1'de gidiyor geliyor. Üçüncü kattaydı, benim bulunduğum katta. Onun yemeği var, mamaları alınır, arkadaşlarımız ona çeşitli biçimde ödüller verir. Ya, Güneş'e bakmamışlar. Güneş barınağa gitmiş ve orada yemek yememiş. Yani bir tür açlık grevi yapmış. Güneş'e bakmamışlar ya. Köpeğimize bakmamışlar. Çünkü orada alışmıştı, orada arkadaşları vardı Güneş'in. Ve işte oğlum gitmiş almış, kurtarmış oradan. Kayıtlı, bütün aşıları oluyor. Yani yapacağınız şey, gelen yemekten bir parça yemek ayırmak. Oradaki bütün komşular biliyor. Çünkü bizim oto sanayinin hemen çıkışında, yani trafiğin, daha doğrusu araba hareketliliğinin yoğun olduğu bir yer. Bu bir iyi niyet değil. Bu bir iyi niyet değil. Benim rüyalarıma girdi çünkü. Başka bir şey..."

Güneş’le bende tanıştım. Gerçekten dünya tatlısı bir şeydi.

Kayyum atanmadan önce İstanbul’da Tele’deki arkadaşlarımı ziyarete gittiğim yıl kapıda güneşlenirken birlikte asansörle 3’ncü katta bulunan televizyona çıkmış, Merdan Yanardağ’ın odasına girmiş, daha sonra da personelin yemek yediği küçük salonda çorbamızı içmiştik.

Tele2’de sabah proğramını hazırlayıp sunan Onur Öncü’nin de anlattığı gibi, ‘o bir bebekti. Her yere girer çıkardı. Değerliydi.’ https://www.youtube.com/watch?v=osV8XzIy2-Y

Yanardağ’ın konuşması ‘hayvan haklarının korunması’ açısından da ders verici niteliktedir. Türkiye’deki bütün ‘Güneş’ler için dikkat çekici ve önemlidir.

Sokak hayvanlarının toplanması, barınaklara kapatılması ve belirli koşullarda ötenazi/öldürülme riskini önünü açan düzenlemeler, yaşam hakkı ihlali olarak değerlendirilmelidir.