Öncelikle rahmetli kahin Baba Vanga, bir baba değil bir nineymiş. Talihsiz bir kaza sonucu küçük yaşta görme yetisini kaybetmiş ve o saatten sonra gelecekten haber vermeye başlamış. Böyle böyle ünü yayıldıkça yayılmış. Kendisi 85 yaşında meme kanserinden vefat etmiş; yattığı yer incitmesin. Lakin sonrasında kehanetler daha da patlamış ve küresel bir fenomene dönüşmüş. Belki köyünde içine doğuverenleri anlatıp bilge nine olarak hakkın rahmetine kavuşacaktı Baba Vanga ama internet onu yattığı yerde de rahat bırakmamış. Her yıl başı yüreğimiz ağzımızda… Eyvah, yine ne demiş diye bekliyoruz kehanetlerini!
Diana’nın ölümünden iklim krizine yapay zekadan uzaylılara
Minnacık bir köyde yaşayıp ölen ninemiz 2026 için demiş ki , uzaylılar geliyor! Dıdıdınnn! Hatta sinematografik bir mizansen var haberde. Büyük bir spor organizasyonu sırasında dev bir araçla gelen bilinmeyen bir medeniyetle ilk doğrudan temas kurulacak! (Şükür ki Lebron James’li olimpiyat finalinde gelmediler…) Yani uzaylılar var; aldık kabul ettik. Şimdi dünyaya inmelerini bekliyoruz. Kafamda deli sorular. Acaba bunlar bize uzaylı diye ne gösterecekler? Neyse onu da geçtik. Yani yıl başı; yılın başı! İnsanlık namına bir hayırlı kehanet yazın yahu! Nerde kara haber Nine Vanga’nın kehanetlerinde. Üçüncü dünya savaşı ki, birincisine rahmet okutacak kadar kanlı olacakmış. İçimiz şişti! Bittik tükendik. 2025’i yaşadık yahu, yetti mi yetmedi!
Peki neden inanıyoruz? (Muğlak güzeldir!)
İnanmak istiyoruz çünkü. İnanmak istemediklerimiz zaten küçük hayatlarımızın acı gerçekleri. Cebimize giren kuş kadar maaş gibi. Oysa fantazi dünyası geniş. Hele de bizim memlekette. Oku babam oku! Kim kiminle nerede falan filan. Sabun köpüğü. Kafa dağıtıyoruz! Çünkü gerçeklik algımız kırıldı. Tıpkı pahalıyla ucuzu ayırt etme yetimizin kaybolması gibi! Artık bellek sahibi bile değiliz. Hooop Baba Vanga’ya bağladık gene. Demiş ki; yapay zeka sınırı aştı. İnsanlık bedel ödeyecek. Ödüyoruz işte! Altın fiyatlarına kadar Baba Vanga her şeyi söylemiş. Ne demiş; bir yükselecek bir alçalacak demiş. Nitekim muallak güzeldir. Herkese uyar. İyi olan ihtimale kulak kabartırken kötüsü de kulağına fısıldanmış olur.
“P.T. Barnum: Her dakika bir enayi doğar!”
Belirsizlik, onay ihtiyacı, seçici algı (tutanları hatırla!). İşte tarihin en büyük dolandırıcısı P.T. Barnum, dehasını bu üç kelimeye borçlu. Kendisi hukuken bir dolandırıcıdan çok, insan algısını ustalıkla kullanan bir gösteri ve pazarlama dehasıydı. Yaptıkları etik dışıydı çünkü insanları kandırıyordu. Şimdiki adıysa dolandırma değil hileli eğlence! Mesela gerçek denizkızı sergiledi (dikilmiş kostümlerle), 70 yaşında siyahi bir kadını G.Washington’un 161 yaşındaki dadısı diye tanıttı. Kendisi hakkında gazetelere negatif haberler sızdırdı. Reklamın iyisi kötüsü yoktur da buradan çıktı. Yani Barnum dolandırıcı değil, manipülatif bir pazarlama dahisi ! Sattığının gerçek olması gerekmiyor. Siz para verdiniz, inandınız, güldünüz eğlendiniz bitti; diyor. Çünkü gerçek olan güzel değildir. Güzel olan muğlak olandır. İşte psikolojideki Barnum etkisi budur. Ve teori mucidi bilim insanı Forer (1948) yerine sirk sahibi Barnum’un adıyla meşhurdur.
Baba Vanga der ki; Hamilton 2026’da F1’i alır !
Yorumsuz olarak son kehaneti de yukardaki başlığa bırakıyorum ve gidiyorum. Fallar, burçlar, kehanetler havada uçuşadursun. İnsanlar, aslında çoğu kişiye uyabilecek kişilik tanımlarını, yalnızca kendileri için hazırlanmış sanırlar. Çünkü iyi kalpliyiz(!)
Nine Vangamız da huzurla uyusun! Nitekim F1 şampiyonu bile malum oluyorsa; biz garip kullar için de illa ki iyi bir şeyler geçirmiştir içinden. Ayrıca katıldığı RAP konserinde; ettiği dualarla dünyamızı büyük bir tufandan kurtardığını (şimdilik) açıklayan Ebu Nuh’a da teşekkürlerimizi iletelim. Kendisi gemi bağışlarıyla Mercedes almış hayırlısı olsun! (Ben yazanın yalancısıyım.)
Efendim bol neşeli, sağlıklı, keyifli, ilahi adaletli yıllarınız-yıllarımız olsun… Ne demiş Barnum; “Halk eğlenmek ister ve eğlendiği sürece gerçeği pek sorgulamaz.” 2026’da tüm dünyada gerçeğin günlerinin gelmesi dileğiyle…