Niye 'mutlak hükümsüzlük' yerine kimsenin bilmediği 'butlan' kelimesinin kullanıldığını üç aşağı beş yukarı tahmin edebiliyorum. Büyük olasılıkla, daha CHP'nin 'küskünleri' ile temasa geçilmeden, bu kumpas AK Parti kurmayları arasında tezgâhlanırken, içlerinden bir kurnazın süreci daha muğlak hale getirmek için ortaya attığı bir fikirdir. İsmi bir yana, bugüne kadar gerici otoriter rejimlerin kullandığı bir silah olmuş bu yargı darbesi... Yoksa bunların kıt akıllarıyla keşfettikleri bir şey değil. Yine bunların çok sevdiği tabirle 'üst akıl' ampulü yakmıştır! Pakistan'daki uygulamalar buna iyi bir örnek... Nijerya, Kenya, Eswatini, geçmişte iç savaş yorgunu ABD'de sahnelenmiş kirli bir siyaset muhendisliği bu!

Şimdi operasyon sahası Türkiye... Daha bu sivil yargı darbesinin kurgusu yapılırken bile, anayasanın değiştirilmesi sürecine doğru, öyle ya da böyle CHP'nin kapısına kilit vuracak senaryoları da gündeme aldıklarından adım gibi eminim. Kumpası son haline getirmeden, temasa geçtikleri CHP içindeki ihanete teşne kadrolara, büyük olasılıkla operasyonun ilk aşamasından, yani mutlak hükümsüzlükten söz edip, "İşte size anahtar teslimi el konulmuş parti... Buyrun, tepe tepe kullanın ama size bu hediyeyi verenin emirlerinden şaşmayın!" diye pazarladıkları büyük ihtimal. Bu güruhun bütün kirli çamaşırlarını ezbere bildiklerinden ayak direyenleri, durumu sorgulamaya kalkanları tehdit edip kumpasa dahil etmek de hiç zor olmamıştır. Yani parti çaycılığından Çırağan Kempinski'de anlı şanlı, janjanlı düğün yapan birine dönüşen bir fiigürün falsosunu bulmak zor olmasa gerek. Ailesinin ve yakın çevresinin malına mülküne şöyle bir bakmak yeter değil mi?

BİR AVUÇ ARPA İÇİN!

Ancak, öyle fazlaca tehdide de gerek kalmadığını tahmin ediyorum. Bu toplama ekibin büyük bir bölümü hemşehri çetesi üyesi, ideolojiden bihaber, siyasî ahlakı ve kültürü sıfırın altında olduğundan, daha "Gel" demeden gönüllü atlamışlardır. Sonuçta ana muhalefet partisinin kasasındaki para milyar liraların üzerinde olduğundan, arpaya hücum için birbirlerinin üzerine basa basa bu çağrıya koşmuşlardır. Sanırım herkes, ayrıntılarıyla bilmese bile, bunların verdikleri fotoğraflara, o üç kuruşluk demeçlerine bakarak ne menem bir şey olduklarını anlıyor. O sebeple bu güruhun psikolojisini, motivasyonunu uzun uzun anlatmaya gerek yok!

'YEŞİL KUŞAK' UŞAKLARI VARDIYSA GOP'UN APARATLARI OLMAZ MI HİÇ?

Bu CHP'nin içine yerleşmiş urları bir kenara bırakıp, AK Parti ve Cumhur İttifâkı'nın ABD'nin desteği ve Avrupa Birliği (AB) onayıyla nasıl bir operasyon başlattıklarına ve neyi hedeflediklerine bakmakta fayda var, ki gerek tüm muhalefet, gerek bu ülkenin önemli bir bölümünü oluşturan yurtseverler nasıl bir mücadele hattı çizmeleri gerektiğini netleştirebilsin!
Bu kör göze parmak Genişletilmiş Ortadoğu Projesi'nin (GOP) tezgâhlanan son versiyonu, aslına bakarsanız, 1970'lerin sonunda başlayan ve emperyalistlerin ağızlarına yüzlerine bulaştırdığı, yine de pek çok halka büyük acılar çektiren 'Yeşil Kuşak' projesini andırıyor. O zamanlar işbirlikçiler Türkiye'de Kenan Evren, Pakistan'da Ziya ül Hak'tı. Bu iki kanlı darbeyle amaçladıkları Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ni (SSCB) güneyden kuşatmaktı. Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri zaten avuçlarının içindeydi. Afganistan'ı ele geçirmek içinse tekfirci selefî teröristler ve İhvancılar emirlerine amadeydi. Usame bin Ladin'i de 'Afganistan'ın apoletsiz Ziya ül Hak'ı' diye tarif edeyim. Sonrasında yerini Taliban alacaktı!

HALKINI BOŞ VERENLERİN SIRTINI BATININ EMPERYALİSTİ SIVAZLAR

Bugün Suriye Arap Cumhuriyeti'ndeki maşa Muhammed el Colani işte bu saydıklarımın bir versiyonu. İran İslam Cumhuriyeti'ni ne içeriden ne de dışarıdan çökertemedikleri için şimdilik hesap tutmuyor. Körfez ülkelerinden bazıları tıngırdıyor. Şimdi amaç, Türkiye'yi dikensiz gül bahçesine çevirmek. Bunu gerici otoriter rejim istedikleri şekilde beceremedi, bir ara 'salıncak ülke' olmayı bile denediler. Biraz Rusya'ya göz kırparak, biraz ağızlarında eğreti duran anti-emperyalist söylemlerle... O zaman S-400'ler, F-16 pazarlıkları ve biliyorsunuz Halkbank davası geldi. Ardından da o dönem ilk kez başkanlık koltuğuna oturan Donald Trump'ın zehir zemberek mektubu... Eğer ki Kemal Kılıçdaroğlu ya da Meral Akşener'de bir ışık görmüş olsaydı Washington'dakiler, bunların üzerine bir kumar oynayabilirlerdi, ancak FETÖ restinde bir kez kaybetmişlerdi. Böyle bir kumara girmek yerine siyasal islamcıları ve çakma milliyetçileri terbiye etmeyi seçtiler.
Terbiye işi biraz uzun ve git gelli oldu. Trump'ın ikinci kez Beyaz Saray'a postu sermesiyle, planlar yeniden yapıldı ve artık tümüyle Washington'ın emrine girecek kıvama getirildi Cumhur İttifâkı, aynı zamanda Kürt siyasetinin en azından bir kısmı!.. Tehdit ettikleri AK Partililer birden 'iyi çocuklar' oldu. Hatırlayın, darbeci generaller de CIA için 'bizim çocuklar' değil miydi?

KÖKÜ DIŞARIDA İÇ CEPHE OLSA OLSA BU KADAR OLUR

Dikensiz gül bahçesi için önemli bir operasyon kalmıştı. Kurucu değerleri yok etmek için önce kurucu partiyi yok etmek gerekirdi. Operasyon 19 Mart 2025'te başlatıldı. Batı emperyalizminin emrinde yürüyecek, adı 'iç cephe', tasarımı dış mihraklı, adı konmamış bir ittifâk oluşturmanın çabalarının bir parçasıydı CHP'ye kurulan kumpas. Bu şer cephesinde AK Parti çekirdek, MHP payanda, BBP ve DSP küçük de olsa 'hiç yoktan bir şeydir' kotasından, Hüda-Par gerektiğinde pis işlere koşulacak unsur, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi bagajdaki iki stepne, butlan çetesi tarafından ele geçirilmiş bir CHP ise manipülatör ve muhalefeti yıpratmaya yönelik bir koz olarak yer alıyor bugün.

Buraya kadar olup biten, görünen köy kılavuz istemez dercesine açık ve net! Ancak, batı emperyalizmi ve işbirlikçilerinin B, C ve D planları da var. Zaten mutlak hükümsüzlük kararının çıkmasının hemen ardından CHP içinde yuvalanmış bu kliklerin, anında madara olduğunu gördüler! Bence farkındaydılar hem beceriksiz hem de kitle tabanına sahip olmadığının bu güruhun ama bu kadarını da beklemiyorlardı. Zaten bu yüzden B, C ve D planlarını yapmışlardı.

Anlaşıldı ki bu butlancıların elinden gelen tek şey polis zoruyla genel merkeze girebilmek, bunun haricinde sadece çirkefleşebiliyor ve FETÖ'cü taktiklerle herkesi FETÖ'cülükle suçlayabiliyorlar. Yetmez ama kullanışlı yine de... Bunu bir ceplerine koydular. Yarın öbür gün belki de kendisini CHP'nin başkanı sanan şu yetersiz figür, etkin pişmanlık moduna girip CHP'nin lider kadrosunu FETÖ'cü ilan eder, eline birilerinin tutuşturduğu sahte belgelerle... Hep birlikte göreceğiz, çünkü bu çukurun dibi yok!
Şimdi "CHP'nin lider kadrosunu bu suçlamalarla siyasetten koparıp hapse ne zaman atsak?" tartışmasını yapıyorlardır. Özgür Özel'den bir halk kahramanı çıkableceği akıllarına bile gelmemişti. Fazlasıyla gerçek oldu. Mansur Yavaş'ı ise butlancı çetenin kendi yanlarına çekebileceğini düşünmenin ne kadar büyük bir hayal olduğunu görmeleri, yeni panik butonlarına hızlıca basmaya başlamalarına neden olabilir.

MUTLAK HÜKÜMSÜZLÜK DENEN KUMPAS HALKIN NEZDİNDE İLK GÜNDEN HÜKÜMSÜZ
Mutlak hükümsüzlük denen şey, sivil darbeler için biçilmiş kaftan. Sadece ana muhalefet partisinin yönetimini iktidarın uşaklarına bırakmakla kalmıyor, bağımlı yargı sayesinde CHP'nin kapısına kilit vurma imkânı da sunuyor. CHP Sözcüsü Zeynel Emre'nin dün yaptığı açıklamayı mutlaka dikkate almak ve yeni bir yol haritasını şimdiden tamamlamak artık şart oldu. Emre'nin işaret ettiği gelişme, bu rejimin son seçeneği olarak uygulamaya sokulacak gibi görünüyor. Emre, mahkemenin 'mutlak butlan' kararının yalnızca parti yönetimine ilişkin bir tartışma olmadığını, CHP'nin varlığını tehdit eden bir sürece dönüşebileceğini söylüyor ve ekliyor: CHP'nin 25 Temmuz 2026'ya kadar kurultay yapması 'varlık ve yokluk meselesi'... Aksi hâlde partinin seçimlere girmesi engellenebilir ve malları Hazine'ye devredilebilir. Emre, "Şimdi şu çok açıktır: Adalet ve Kalkınma Partisi yargısı baba ocağımızı kapatma planı yapmaktadır" diyor.

BİRKAÇ ALİ KEMAL ÜÇ-BEŞ DAMAT FERİT
Öyleyse?.. Öyleyse bir an önce yeni parti için harekete geçilmeli, kadroların bir bölümü acil olarak yeni örgütlenmeye odaklanmalı, geniş bir üye kampanyasıyla yeni bir hat kurulmalı... Delegeler, milletvekilleri, belediye başkanları, Parti Merkezi (PM) üyeleri butlancıları yıpratmaya ve rezil etmeye devam etmeli... Yine bu arada yönetim kadrosu için yeni liderler de hazırlanmalı... Zira bu rejim, CHP operasyonunun ters teptiğine karar verdiği gün, başta Özgür Özel olmak üzere, kilit isimlere saldırıya başlayacak! Daha açık söyleyeyim, hapse atacak!
Ancak, siyaset kapalı kapılar ardında, üç beş hain bulup içten çökertme komplolarıyla yürüyecek bir iş değil. Bir bakmışsınız, kendi ayağınıza sıkmışsınız! Birkaç Ali Kemal, üç-beş Damat Ferit'e bel bağlamakla olmaz bu işler, CHP'yi bitirelim derken, Müdafaa-i Hukuk çıkar karşınıza, derken Kuvayi Milliye!.. Hiç de fena olmaz, bu ülkenin baştan sona çürümüş siyasetine yurtseverlik, siyasî ahlâk, insanca değerler hâkim olur.
Yeter ki eski hatalar tekrarlanmasın!.. Kökü dışarıda bir şer ittifâkı varsa karşınızda, en kötüyü düşünüp en büyük güce dayanmanız gerekir. O en büyük güce de halk denir. Halkın kimin yanında olduğu ortada, yeter ki sokağı da, sandığı da bırakmayalım.