20 Aralık 1963'ü 21 Aralık'a bağlayan gece katil Rum EOKA çeteleri ‘Akritas Planı’ doğrultusunda Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak hevesiyle ‘Enosis’ hayalleri içinde Kıbrıs Türklerine saldırıya geçer.
‘Kanlı Noel’ olarak Rum barbarlığının tarihe geçtiği o günlerde 364 Türk katledildi, Kıbrıs Türk'ü yaşadığı 103 köyü terk etti.
Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı’nda görevli doktor Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi Mürüvet İlhan ile çocukları Murat, Kutsi ve Hakan Lefkoşa’daki evlerinde saklandıkları banyo küvetinde Eoka çeteleri tarafından katledildi. Günümüzde ev ‘Barbarlık Müzesi’ olarak muhafaza ediliyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu ile Yunanistan Başbakanı Mitsotakis ve Kıbrıs Rum Lideri Hristodulidis 22 Aralık 2025 günü Kudüs’te üçlü bir zirve yapıp, Türkiye’ye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne karşı askerî ve siyasî bir ittifak yaptılar.
Tam da’Kanlı Noel’in 62’nci yıldönümünde.
Yayınladıkları ortak bildiride, ‘Üçlü İşbirliğimiz
▪️Bölgemizin, Hindistan'dan Orta Doğu ve Doğu Akdeniz üzerinden Avrupa'ya uzanan bir istikrar, refah ve işbirliği çağına öncülük etme fırsatıyla tarihi bir dönüm noktasında bulunduğunu kabul ediyoruz. İlerleme, güvenlik, istikrar ve barışa yönelik bu ortak vizyon, bağlantı kurduğu halkların tarihi mirasına, ortak çıkarlarına ve paylaşılan değerlerine saygıya dayanmaktadır.
-Bugünkü üçlü zirve, işbirliğimizi güçlendirme, uluslarımızın güvenliğini ve dayanıklılığını gelecek nesiller için artırma konusundaki sarsılmaz bağlılığımızı yeniden teyit etmektedir.
-Yıllık Liderler Zirvesi düzenlemeyi ve bakanlar ve çalışma düzeyindeki üçlü toplantıları yoğunlaştırarak işbirliğini derinleştirmeyi ve ortak girişimleri genişletmeyi kabul ediyoruz.
-Ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri ile 3+1 formatının önemini yeniden teyit ediyor ve benzer düşüncelere sahip diğer ortakları da 3+1 formatında çerçevemize katılmaya davet ediyoruz’ dediler.
Başka ne yapacaklarmış;
‘Bu bağlamda, güvenlik, savunma ve askeri konularda devam eden üçlü işbirliğimizi güçlendirme konusunda mutabık kalıyoruz. Deniz güvenliğinin önemini vurguluyor ve deniz yollarını ve kritik altyapıyı ortaya çıkan tehditlere karşı koruma konusunda işbirliğini derinleştirme sözü veriyoruz. Kıbrıs ve Yunanistan'ın, Gazze'deki insani yardım çalışmalarına, özellikle de Kıbrıs ve İsrail arasında koordinasyon içinde ve uluslararası ortaklarla yakın işbirliğiyle, 2720 Mekanizması doğrultusunda ek yardım ulaştırılması için uygulanan Amalthea deniz koridoru aracılığıyla yaptıkları önemli ve tutarlı katkıları takdir ediyoruz. Yaklaşan Kıbrıs Dönem Başkanlığını, Doğu Akdeniz de dahil olmak üzere, Güney Komşuluk bölgesinde işbirliğini artırmak, Avrupa Birliği ve İsrail arasındaki ilişkileri güçlendirmek ve kilit ortaklar olarak potansiyellerini gerçekleştirmek için bir fırsat olarak görüyoruz. İsrail ve Arap dünyası arasındaki barış çemberinin güçlendirilmesi ve genişletilmesi, daha güvenli ve müreffeh bir bölge için umut vadetmektedir. İbrahim Anlaşmalarını genişletme taahhüdümüzü yeniden teyit ediyor ve bu hedefe ulaşmak için ABD ve diğer ortaklarla birlikte ortak çabaları yoğunlaştırmayı kabul ediyoruz.’
Bildirinin son paragrafı da şöyle:
‘Uluslararası hukuka ve ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarına dayalı olarak Kıbrıs sorununun adil, kapsamlı ve uygulanabilir bir şekilde çözülmesine yönelik tam ve sarsılmaz desteğimizi ifade ediyoruz. Demokratik ilkelere, insan haklarına ve tüm Kıbrıslıların temel özgürlüklerine saygı temelinde adayı yeniden birleştirecek böyle bir çözüm, yalnızca Kıbrıs halkının tamamına fayda sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda Doğu Akdeniz'de ve daha geniş bölgede barış, güvenlik ve istikrara da önemli ölçüde katkıda bulunacaktır.’
Belli ki önümüzdeki yıl Kıbrıs konusu KKTC ve Türkiye açısından bölge ve ABD’de fazla sıcak geçecek.