Van Emek ve Demokrasi Platformu, Halep’te yaşananlara ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada, sivillerin hedef alındığı belirtilerek uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunuldu.
Van'da Suriye'nin Halep kentinde yaşanan çatışmalar protesto edildi. Van Emek ve Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen, Şeker Bank önünden Sanat Sokağı'na yürüyüş, polis engeline takıldı.
DEM Parti İl Eşbaşkanları Gülşen Kurt ve Veysi Dilekçi, DBP Van İl Eş Başkanları Gönül Uzunay ile Cemal Demir, yerine kayyum atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Abdullah Zeydan, Neslihan Şedal, belediye eş başkanları ile çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcilerinin katıldığı protestoda, Van Baro Başkanı Sinan Özaraz şöyle dedi:
"Bugün yanı başımızda Suriye'de Rojava bölgesinde yıllardır uygulanan IŞİT zihniyetinin katliamlarıyla karşı karşıyayız. Suriye'de halklar kendi kendini yönetme noktasında geldiği aşama itibariyle maalesef Türkiye'de de istenmeyen Kürdün kendini yönetme hakkını elinden almaya çalışan bir tutumla karşı karşıyayız. Bugün Türkiye'de yürüyen çözüm süreci ise bizlere şunu gösteriyor ki Türkiye'de çözüm isteyenler kürdün hakkını almadığı hakim olmadığı bir zemindeki çözümden bahsediyorlar.
Biz bu çözüm dayatmasını kabul etmediğimizi belirtmekle birlikte bugün İŞİT zihniyetinin Rojavada katledildiği ve katletmek istediği Kürtlerin yanında olduğumuz belirtmek adına, işkenceleri, katliamları kınamak adına toplandık. Biz bugün Anayasal hakkımızı kullanmak üzere burada toplanmış bulunmaktayken bugün iktidarın bizlere hakkımızı elimizden alan tutumunu kınamak istiyorum. Bizlerin demokratik tepkimizin barışçıl çerçevede gösterme hakkımız maalesef yıllardır Kürt kentlerinde uygulanan ifade ve gösteri hakkının engellenmesi Anayasanın ihlal kararlarına rağmen hala dayatılan bir hukuksuz tutuma dönüşmüş. Bugün bizlere dayatılan bu hukuksuzluğu kabul etmediğimizi belirtmek istiyorum.”
Van Emek ve Demokrasi platformu adına Sevda Akın Akar şunları söyledi:
"Kürt halkı bu saldırılar karşısında yalnız değildir. Kobanê direnişinin ortaya koyduğu tarihsel irade ve onurla, Rojava’nın kazanımlarını ve Suriye halklarının ortak yaşam umudunu savunmaya devam edecektir. Halkların eşitliği, kadın özgürlüğü ve demokratik özerklik temelinde inşa edilen yaşam iradesinin yanındayız.
Uluslararası güçleri, Birleşmiş Milletler’i ve tüm ilgili aktörleri artık izleyici olmaktan çıkmaya çağırıyoruz. Sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve bu suçların failleri açık biçimde teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır. Buradan dünya kamuoyuna, Kürt halkının dostlarına ve demokrasi güçlerine çağrımızdır: Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de direnen halkla dayanışmayı büyütün. Bugün Halep’te yaşananlar durdurulmazsa, yarın çok daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların önü açılacaktır.”




