İran’da 28 Aralık 2025’te ekonomik koşullar ve para biriminin değer kaybı nedeniyle başlayan protestolar, ülke genelinde sürüyor.

Trump sinirden kendinden geçti! "Pedofili koruyucusu" diye bağıran işçiye  el hareketi yapıp küfür etti...
Trump sinirden kendinden geçti! "Pedofili koruyucusu" diye bağıran işçiye el hareketi yapıp küfür etti...
İçeriği Görüntüle

Hükümet, protestoları kontrol altına almak için 8 Ocak’tan bu yana neredeyse tam bir internet ve iletişim kesintisi uyguluyor, bu durum hem bilgi akışını büyük oranda durdurdu hem de günlük yaşamda belirsizliklere yol açtı. İnsan hakları grupları ve uluslararası izleyiciler, güvenlik güçlerinin protestoculara karşı şiddeti nedeniyle çok sayıda ölüm olduğunu belirtiyor. ABD merkezli insan hakları örgütü HRNA’ya göre, ülke çapında binlerce kişi hayatını kaybetti, on binlerce kişi de tutuklandı. Ancak iletişim kesintisi nedeniyle gerçek tam olarak bilinemiyor.

Ülkede yaşananlar nedeniyle aileleri ve yakınları İran'da olan ancak kendileri Türkiye'de bulunan İranlılar endişe ediyor. İsimlerinin yayınlanmasını istemeyen İran vatandaşları, ülkedeki yakınlarından bilgi alamadıklarını, aileleriyle ancak çok kısa süreli telefon görüşmeleri yapabildiklerini anlattı.

"Cenazeler için para istendiği iddiaları"

Türkiye'ye öğrenim görmek için geldiğini söyleyen bir İran vatandaşı, daha önce gündeme gelen "İran hükümetinin, ölen protestocuların ailelerinden cenazeler karşılığında para talep ettiğine" ilişkin haberler konusuna değindi. Protestolarda hayatını kaybedenlerin cenazelerinin ailelere teslim edilmesi karşılığında para talep edildiğine dair iddiaların İran’da daha önce görülen bir uygulama olduğunu söyleyen İranlı öğrenci şöyle konuştu:

"Buna 'kurşun hakkı' deniyor. Ailelerden çok yüksek meblağlar istendiği konuşuluyor. Bu parayı ödeyemeyenlerin cenazelerini alamadığı yönünde iddialar var. Ancak bunların tamamı, şu aşamada doğrulanması zor bilgiler. Dün itibarıyla telefon ve internet erişiminde anladığım kadarıyla birazcık gevşekliğe gidilmiş.Bizim akrabalarımız Tebriz’de yaşıyor. Dün teyzem arayabildi ve annemle bir dakikalık bir konuşma yapabildiler. Perşembe gününden itibaren sadece bu var.Tebriz'de şu an için çok bir şey yok. Tahran çok kalabalık, deli gibi her yerde memur var. Öbür şehirlere oranla Tebriz birazcık daha sakin görünüyor. İletişim bu kadar kısıtlıyken, içeride ne yaşandığını net biçimde bilmek çok zor. Şu an İran’dan gelen hemen her bilgi iddia niteliğinde."

"İran içinde bile telefon görüşmesi yapılamadı"

Türkiye’de yaşayan bir başka İran vatandaşı, İran’daki ailesinin Urmiye’de bulunduğunu belirterek, "Günlerdir internet tamamen kapalı. Hatta birkaç gün boyunca İran içinde bile telefon görüşmesi yapılamadığı bilgisi geldi. Son iki gündür ise yalnızca İran’dan yurt dışına çok sınırlı aramalar yapılabiliyor. En fazla bir dakika konuşabiliyoruz, sonra hat kesiliyor. Bazen aynı numaradan tekrar arayamıyorlar, farklı numaralar kullanılıyor. Sanki günlük ya da görüşme başına bir ‘iletişim izni’ veriliyormuş gibi” diye konuştu.

Protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısına ilişkin resmi ve gayriresmi rakamlar arasındaki büyük farka dikkati çeken İranlı, “Resmi açıklamalarda 2 bin 700 civarında bir sayı veriliyor. Ancak sızdırılan görüntülerde, sadece Tahran’daki adli tıp alanlarında binlerce cenaze olduğu görülüyor. Bu sadece tek bir alan. İran’ın başka şehirleri de var” dedi.

Sosyal medyada ve bazı insan hakları kaynaklarında dile getirilen 12 bin ve üzeri rakamların teyit edilemediğini vurgulayan İranlı, “Bu sayıların, numaralandırılmış cenazeler üzerinden tahmin edildiği söyleniyor. Ancak yaşanan şiddetin boyutu, resmi rakamların çok üzerinde bir tabloya işaret ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

"İran halkı, dini yönetim istemiyor”

İran’daki sessizliğe Müslüman ülkelerin tepki göstermemesini de eleştiren İranlı, bunun mezhepsel değil, siyasi bir tutum olduğunu savunarak, “İran halkı artık dini bir yönetim istemiyor. Halk, demokratik bir ülke talep ediyor. İran, İsrail’e karşı bir cephe olarak görüldüğü için birçok ülke bu duruma sessiz kalıyor. Ama bunun bedelini halk ödüyor” ifadelerini kullandı. İran’daki gelişmelerin büyük ölçüde teyide muhtaç olduğunu vurgulayan İran vatandaşı, “İletişim bu kadar kısıtlıyken, içeride ne yaşandığını net biçimde bilmek çok zor. Şu an İran’dan gelen hemen her bilgi iddia niteliğinde" dedi.

Hükümet yanlısı gösterilerin de gerçeği yansıtmadığını savunan İranlı, "O destek eylemlerine katılanların büyük kısmı isteyerek orada değil, mecbur bırakılıyor. Halk artık bu sistemi ve başındaki isimleri istemiyor" diye konuştu.

"Konsolosluk işlemleri de durma noktasında"

İnternet kesintilerinin İranlıların yurt dışındaki resmi işlemlerini de aksattığını, pasaport ve konsolosluk hizmetlerinde ciddi sorunlar yaşandığını belirten İran vatandaşı, şunları söyledi:

"Pasaport uzatma ve randevu işlemleri tamamen çevrimiçi sistemler üzerinden yürütülüyor. Bu sistemlerin sunucuları İran’da olduğu için erişim sağlanamıyor. Pasaportunu uzatamayanlar, ikametlerini de yenileyemiyor. Bu durum Türkiye’de yaşayan birçok İranlıyı hukuki belirsizlik içine soktu. Bu yaşananlar, İsrail ya da başka bir ülkenin oyunu olarak sunuluyor ama halkın içinden biri olarak şunu söyleyebilirim, bu, 47 yıldır biriken bir öfkenin patlamasıdır. Eğer insanlar kurşunlardan korkmasaydı, bugün sokaklarda milyonlar olurdu."