Özgür Özel, 'yeni parti kurulacağı' iddialarının doğru olmadığını belirterek, partililere, 'Kimse partisinden istifa etmesin. Kimse partisinden umudunu kesmesin. Yeni parti falan kuracağımız yok. Atatürk'ün partisine sahip çıkacağız, mücadele edeceğiz' çağrısında bulundu. CHP Grup Başkanı Özgür Özel, bayram namazını memleketi Manisa'da kıldı. Özel'e namazda Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu eşlik etti.
Namaz sonrası açıklama yapan Özel, kurultay çağrısını yineleyerek Grup Başkanlığı'nın düşürüleceği ve yeni parti kurulacağı iddialarına da yanıt verdi.
Açıklamasında hayatlarını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ve Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'ı anarak başlayan Özel, 'Bu bayram tabii hepimiz için taşınması ağır bir yük. O açıdan hepimiz üzgünüz. Özellikle bayram namazı sırasında hepimizde camide büyük bir hüzün vardı' dedi.
'SİYASİ HAYATIMIZDA BÜYÜK BİR TRAVMA'
CHP hakkında verilen 'mutlak butlan' kararına ve parti genel merkezine polis müdahalesine değinen Özel, şunları söyledi:
'Parti olarak zor günlerden geçiyoruz. Maalesef dünya siyaset tarihinde olmayan bir şey oldu. Üzerine yapılan üç kurultaya rağmen bugünkü iktidarı rahatsız eden bir muhalefet anlayışımız olduğu için, 47 yıl sonra partimiz birinci parti olduğu için, 24 yıl sonra AK Parti ilk kez yenildiği, ilk kez ikinci parti olduğu için hedefe konduk, ağır saldırılar altında kaldık. Ve bir dizi iftira daha ceza davasında görüşülmekte ve her biri tel tel dökülmekteyken, bir yandan birileri tuttu ve partinin yönetimini değiştirmeye çalıştı. Bu da siyasi hayatımızda büyük bir travma. Bu konuda kararın alındığı günden bugüne kadar tüm siyasi partiler bu kararı kınadılar. Dayanışma gösterdiler, geldiler ziyaret ettiler. Dün İzmir'i, Manisa'yı gördünüz. Ümit ediyorum Türkiye siyaseti bu yanlıştan elbette bir şekilde hukuki mücadeleyle, siyasi mücadeleyle kurtulacak.
'İKTİDARIN DEĞİŞECEĞİ GÖRÜLÜYOR'
Ülkede artık insanların canına tak etmiş. 20 bin lira emekli maaşına emekliler mahkûm edilmiş. Asgari ücretliler bir kira kadar asgari ücret bile almıyorlar. Ya aç kalacaklar ya sokakta kalacaklar. Çiftçilerin durumu herkesten berbat. Ortalama çiftçi geliri yıllık 19 bin liraya düşmüş durumda. Borçlar ödenemiyor. Faizin üstüne faiz biniyor, hacizler var. Esnaf kan ağlıyor. Gençler umutsuz. Bu şartlar altında bizim bu iktidarı değiştirmekten başka çaremiz yok. İktidarın değişeceği görülüyor, anketlerle, sahada ve sokakta görülüyor.'
'BU ZOR GÜNLER GEÇECEK'
CHP'nin oy oranlarındaki yükselişin iktidarı rahatsız ettiği vurgulayan Özel, şöyle konuştu:
'Vaktiyle Manisa'da yüzde 60'larla, yüzde 50'lerle seçim kazananlar bugün Manisa'da yoklar, sokakta yoklar. Bugün CHP yerel seçimlerde yüzde 60 oy aldı. CHP bir tarih yazarak ve tüm yoksullar, işsizler, emekliler ve tüm emekçiler için tarihin akışını değiştirecek, yoksulluğu ortadan kaldıracak bir sosyal devleti inşa etmek üzere bir zafere doğru giderken bir darbe girişimiyle karşı karşıya. Cumhurbaşkanı adayı ve çok sayıda arkadaşımız cezaevlerinde. Bu zor günler geçecek. Şundan herkes emin olsun ki asla ve asla hiçbir gece sabaha kavuşmaksızın bitmez. Asla ve asla kötülük galip gelmez. Asla ve asla iyiler kaybetmez. . Eninde sonunda millet kazanır, iyilik kazanır, dürüstler kazanır. Kim hak ettiyse o kazanır. Hak eden hak ettiğini alır.
'BİZ BUNA TESLİM OLMAYIZ'
Bu ülkede herkes çok iyi bir yaşam hak ediyor. Bu güzel ülkede kimse bu kadar haksızlığı, yoksulluğu hak etmiyor. Buna itiraz eden bir sosyal demokrat partinin iktidar yürüyüşüne engel olacağız diye bu kadar kötülük, bu kadar haksızlık gerçekten reva değildir. Bunu kimse kabul etmez. Biz de buna teslim olmayız. Bundan sonra da mücadelemizi var gücümüzle sürdürmeye devam edeceğiz.'
'HANGİ DELEGEYSE VARIM'
'Yeni parti kurulacağı' iddialarının doğru olmadığını kaydeden Özel, şöyle devam etti:
'Partimizde bir an önce seçimin yapılmasını normalde bizimle birlikte hareket eden 115 milletvekilinin yanında, Sayın Kılıçdaroğlu'na katkı sağlayan geçmişte veya onun görüşlerini paylaşan 10 arkadaşımız da 'bir an önce seçim' dedi. Bütün üyelerimiz herkes seçim diyor. Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu hatayı yapmayacağını, bu mahkeme kararını bir irade gasbına döndürmeyeceğini, seçimle gelmediği bir partiyi yönetmeye kalkmayacağını ümit ediyoruz. Bu kurultaya gitmenin yolu çok belli ve hızla bu kurultaya gidebiliriz. Ayrıca Sayın Kılıçdaroğlu'na bir çağrıda bulunuyorum. 2 milyon üyemizi illerimizde, ilçelerimizde benim Cumhurbaşkanı adayını belirlerken yaptığım gibi sandığı koysun. Kim adaysa tüm üyelerimizin kararı ile belirlensin. Ben hangi delegeyle istiyorsa seçime girmeye hazırım. Hangi delegeyse ben varım. Tüm üyeyle varım.
'YÜZDE 85 ALTI OY ALIRSAM GENEL BAŞKANLIĞA DEVAM ETMEM'
Bugün üyelerimizden yüzde 85'in altında bir oy alırsam, genel başkanlığa devam da etmem. Bir tek aykırı sesin olmadığı, o kurultaydan sonra girdiğim 3 kurultayda geçerli oyların tamamını aldığım bir süreç yaşadım. Şimdi burada demokrasi diyeceksiniz. Sonra elinizdeki mahkemeyle bir siyasi partinin genel başkanını değiştireceksiniz. O da orada oturacak ve partiyi yönetecek. Böyle bir şey olmaz. Bu siyasi tarihe kara bir leke olarak kaç gün sürebilir? CHP, baba evidir. Duyuyorum, Karadeniz'deki neredeyse bütün belediye başkanları 'istifa edelim, yanına gelelim' diyor. Aman dedim yapmayın. İlk gün üyelerde 8-10 bin tane istifa olmuş. Hemen söyledik 'yapmayın' diye. Kimse partisinden istifa etmesin. Kimse partisinden ayrılmasın. Kimse partisinden umudunu kesmesin. Biz bu sorunu bir şekilde hallederiz.
'BUTLANCILARLA GÖNÜL BAĞIMIZ YOKTUR'
İkinci bir ricam da partiyi sahiplenen ve öfkelenen partililerimize. Geçmişte bizim rakibimiz olan, bizi desteklemeyen kişiler parti binalarına geldiğinde sanki butlan kararından onlar sorumluymuş gibi bazı arkadaşlar tepki göstermişler, birkaç ilimizde olmuş. Butlan kararının olduğu gün bir milattır. Ya da o karardan sonra polisin bizi gelip partimizden sokağa attığı, gaz sıktığı, cop vurduğu gün bir milattır. O günden sonra butlana sahip çıkanlar butlancıdır ve bizim onlarla bir gönül bağımız elbette yoktur. Ama o günden önce hangi görüşte olursa olsun, butlan kararından sonra koşan, partiye gelen herkes kardeşimizdir, partilimizdir. Kimse kimseye eski tutumlarından dolayı, eski desteklediği genel başkandan dolayı bir tavır göstermesin. Partimizde kardeşliği, birliği, beraberliği sağlamak durumundayız. Ayrıca Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, kurultay kararını Parti Meclisi'yle aldığı takdirde Kemal Bey'le de onu destekleyen ya da onunla birlikte hareket eden kimseyle de bir derdimiz, bir sıkıntımız kalmaz. Biz yolumuza bakarız, Türkiye yoluna bakar. Mesele partiyi iktidar yapmak meselesidir. Şu aşamada kırılıp kızıp kimsenin partiden ayrılmasını istemeyiz. Öyle yeni parti falan kuracağımız yok. Atatürk'ün partisine sahip çıkacağız, mücadele edeceğiz. Mutlaka ve mutlaka bu kurultay yapılacak. Bizi partinin dışına atmaya çalışanların bir niyeti varsa onu bilmem. Ama biz buradayız ve mücadeleyi burada sürdürüyoruz.'
'SİYASİ PARTİLER ARASINDA BİR SINIR ÇİZGİSİ VARDIR, O ÇİZGİYİ GEÇMEDİK, GEÇMEYİZ'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bayram kutlaması için kendisini araması ve Türkgünü Gazetesi'ndeki CHP'ye yönelik açıklamalarının hatırlatılması üzerine Özel, şu ifadeleri kullandı:
'Zaten biz her bayramda, her kandilde görüşüyoruz. Yaşım onu gerektirir, Devlet Bey'i hep ben arıyordum. Kendisi nezaket gösterdiler. Dün akşam, bugünü beklemeksizin aradılar. Bayramımızı kutladılar. İyi dileklerini söylediler. Takip ettiklerini, yağmurda ıslanmamızı, memleketimizdeki karşılanmamızı, İzmir'de dün yapmış olduğumuz toplantıyı, coşkuyu bunlardan bahsederek sağlık dilediler. Bunun dışında da bir şey söylemedi. Zaten Sayın Bahçeli bir başka siyasi partinin Genel Başkanı. Bir başka partinin siyasetiyle ilgili değerlendirmelerde siyasi partiler arasında bir sınır çizgisi vardır. O çizgiyi geçmedik, geçmeyiz. Devlet Bey'in de dün bana söyledikleri tamamen nazik iyi dilekler ve bayram tebriğinden ibarettir.
'BU PARTİYİ SARSTIĞINIZDA MİLLETİ SARSARSINIZ'
CHP'de yaşananlar Türkiye'ye zarar veriyor. Bunu istemeyiz çünkü CHP herhangi bir siyasi parti de değildir. Dün kurulan partiyi bugün kapatırsınız, olur geçer. CHP, Cumhuriyet'ten önce kurulmuştur. Bu partiyi sarstığınızda milleti sarsarsınız. Bu partiyi üzdüğünüzde milleti üzersiniz. İzmir'de 100 arabanın 99'u korna çalıp destek mi verir? Manisa'da her bir esnaf koşup araca mı koşar, selam mı verir? Yoldan geçen herkes, adım gibi bildiğim AK Partililer, MHP'liler 'hemşerim seninleyiz, arkandayız, bu yapılanları kınıyoruz' diyor. Bu ülkenin kurucu partisine sahip çıkıyor insanlar. Yapılanları doğru bulmuyorlar.
'SORUN MİLLETLE TAYYİP BEY ARASINDADIR'
Bu partinin kendi iç meselelerini hızlı bir şekilde kendi kendine halletmesi lazım. Sorun benimle Kemal Bey arasında değil, milletle Tayyip Bey arasındadır. Milletle Sayın Erdoğan arasındadır. Verdiği talimatları abartanlar, yargı konularında görev yapıp da şimdi ülkenin 25,5 milyon kişinin imza verdiği, 15 milyon kişinin oy verdiği Cumhurbaşkanı adayını içeri atıp, özü dönmüş bir şekilde sürekli birilerine iftira attırıp, ağzından aldığı kelimeyle, ağzından çıkan herkesi içeri atan ve CHP'yi yok etmeye çalışan bir Adalet Bakanı'yla karşı karşıyayız. Benim ona karşı eğilecek bir santimim yok. Bana ne pazarlıklar, ne teklifler, ne iğrençlikler... Şu kadar eğilecek bir hâlim yok da ama ülkeyi felakete sürüklüyor.
'HASETLİĞİ FESATLIĞI BIRAKSINLAR'
Erdoğan kendi partisinde bir demokrasi kahramanıydı. Yasaklardan geldi, hapisten çıktı, seçime girdi, seçim kazandı. Gerileme başlayınca millete değil, üstünde cübbe giydirdiği yargı kolları başkanına güvenerek operasyonlar yaparak seçimde kalıyor. Bu millet iktidarı değiştirmeye karar verdi. Bütün gücü elinde tutan birinin bize bunları yapmasına seyirci mi kalacak insanlar? Millet izin vermez. Geçmişte Erdoğan'a sahip çıkan bu millet, kendisinden25-30 yaş genç birisine haksız bir şekilde saldırdığını görüyor. Geçmişte ona sahip çıkan millet aynı duygularla şimdi bize sahip çıkıyor. Hasetliği, fesatlığı bıraksınlar. Milletin dediği olur. Milletin sesini dinlesinler.'
'GRUPTA BAŞKAN OLAMAZ'
Grup Başkanlığının iptal edileceği iddialarına da değinen Özel, şunları kaydetti:
'CHP'nin Grup Başkanı'nı CHP'nin grubu belirler. Milletvekillerimiz bir oy usulüyle bu seçimi yapmışlardır. CHP'nin genel başkanıyım diye mahkeme kararıyla Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olsa bile milletvekili olmadığı için grup başkanı olamaz. O yüzden grupta bir seçim yapılmıştır. Meclis Başkanlığı'na sorduk. Geçtiğimiz günlerde de yaptığımız iş ve işlemlerin uygun olduğunu tescil ettiler. İsteyen istediği yazıyı yazabilir. Meclis Başkanlığı da durumu inceler ve kararını verir. Biz ayrıca da dün Meclis Başkanlığı'ndan, grup müdürlüğümüze bu konuda herhangi bir işlem olmadığını, usulüne uygun yapılan işlemlerle grup başkanlığımızın tescil edildiğini, internet sitesine de işlendiğini söylediler. Durumda bir değişiklik yok. Yine de herkes bir şey yapar ama şu kadarını söylemek istiyorum. Yani seçimleri yok sayma kültürü bu partinin kültüründe yok. Kurultayın verdiği bir kararı hazmetmemek yok. Bir kurultay yapılmış. 'Kurultayda hile olmuştu, kurultay delegelerinin iradesi fesatlanmıştı' diyorlar. Şimdi bunu söyleyenler kurultaydan kaçıyor. 'Kurultayda hile yaptı, normalde kazanamazdı' dedikleri de kurultay istiyor. Bunda bir yanlışlık yok mu? Madem ki kurultayı biz kazanamazdık, ne kaçıyorsunuz? Gelin yapalım kurultayı.'
'İKİ CHP VAR. BİR TANESİ ATANMIŞ CHP, BİR TANESİ SEÇİLMİŞ CHP'
Geçtiğimiz günlerde 'Kemal Bey'in yönettiği CHP'nin gerçek CHP olduğuna insanlar ikna olursa bu parti tarihinin en büyük çöküşü olur' şeklindeki sözlerine açıklık getiren Özgür Özel, 'İki CHP var. Bir tanesi atanmış CHP, bir tanesi seçilmiş CHP. Ben seçilmiş CHP Genel Başkanı'yım. Son yapılmış dört kurultayda genel başkan seçilmiş kişi benim. Bir de mahkemenin atadığı, bir butlan kararıyla atadığı bir genel başkan var. Ben Kemal Bey seçildiği her seferinde önümü ilikledim, 'Genel Başkanım' dedim. Onunla çalıştım. Kemal Bey yeniden aday olursa, yarışırsa, kazanırsa genel başkan olur. Ama atanmış olarak bu göreve devam etmesi partimiz için bir felaket olur' diye konuştu.


