Hakkında birçok yolsuzluk iddiası bulunan Melih Gökçek'in şüpheli sıfatı ile ifade vermesinin ardından eski ve son başbakan Binali Yıldırım'a sıra geleceği iddiaları gündem olmuştu. Binali Yıldırım isminin sıkça anılmasının ardından oğullarına ait tartışılan denizcilik şirketi de eşi Semiha Yıldırım'ın üzerine devredilmişti.

MÜTHİŞ İDDİA: BİNALİ YILDIRIM HAREKETE GEÇTİ
Yıldırım ailesine ait milyonlarca liralık denizclik yapılanmasının devri gelişmesinin ardından ortaya çıkan son bilgiye göre Binali Yıldırım Erdoğan'a ulaşmaya çalışmış.

Nuray Babacan'ın aktardığı kulis bilgilerine göre Binali Yıldırım, aile şirketleri ile ilgili operasyon yapılacağını duymasının ardından partide bazı isimleri aradı, harekete geçenlerden şikayetçi oldu ve konuyu Erdoğan'a ileteceğini söyledi.

"İddiaya göre aile şirketleriyle ilgili operasyon yapılacağını duyan Binali Yıldırım, partide bazı isimleri arayarak, yapanlardan şikayetçi olup, konuyu Cumhurbaşkanına ileteceğini söylemiş. Bu kişiler Erdoğan’la görüşüp görüşmediğini bilmiyor ama birkaç ay önceki bu gelişmeden sonra yaşananlar, pek sonuç alamadığı izlenimi yaratıyor."

AKP İÇİNDE KONUŞULANLAR: PARTİDE TEMİZLİK YAPILIYOR
AKP'de ismi sık sık para ve zenginlik ile gündeme gelen AKP'lilere karşı gelişen hukuki adımlar parti içinde de konuşuluyor. AKP kulislerine göre partide temizlik yapıldığı ve yurt dışına kaçırılan paraların geri getirilmesi ve bunlarla beraber Mansur Yavaş'a yapılacak operasyonu haklı kılmak için zemin hazırlanıyor.

Nuray Babacan'ın yazısındaki ilgili kısım şu şekilde:

****

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve partide birçok üst kademede görev yapan, bir dönem Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sağ kolu olan eski Başbakan ve Bakan Binali Yıldırım’ın artık partide güçleri ve etkilerinin olmadığı biliniyor.

Bu isimler, AKP’lilerin sohbetlerde haksız zenginleşme ve siyasi gücü amacı dışında kullanma konusunda sıkça geçiyordu. Sadece onlar değil, sanki AKP’lilerin haklarında çok şey bildikleri bir ‘isim listeleri’ var!

Öyle isimler var ki; konusu geçince oğlundan, damadından, şirketinden, yurt dışındaki paralarından dem vurularak dedikodu yapılıyor.

***

Onların yanlışlarının partiye zarar verdiği saptamasını yapanlar, onca yıldır ortaya atılan iddiaların, ortaya çıkan dosyaların, kapatılan soruşturmaların sorumluluğunun kimde olduğunu sorduğumuzda sessiz kalıyorlar. Ya da kendilerinin karar verici olmadıklarını anımsatıyorlar!

Eski MİT'çinin ölümünde 10 gardiyan gözaltında
Eski MİT'çinin ölümünde 10 gardiyan gözaltında
İçeriği Görüntüle

İddiaya göre aile şirketleriyle ilgili operasyon yapılacağını duyan Binali Yıldırım, partide bazı isimleri arayarak, yapanlardan şikayetçi olup, konuyu Cumhurbaşkanına ileteceğini söylemiş.

Bu kişiler Erdoğan’la görüşüp görüşmediğini bilmiyor ama birkaç ay önceki bu gelişmeden sonra yaşananlar, pek sonuç alamadığı izlenimi yaratıyor.

***

AKP’liler arasında, “Partide temizlik yapılıyor. Yurt dışına kaçırılan paraların geri getirilmesi sağlanıyor. Ankara Büyükşehir Belediyesine yapılacak operasyonu haklı kılmak için zemin hazırlanıyor” gibi iddiaları savunanlar da var ama pek prim yapmıyor.

Son bir görüş; bir noktada birileri devreye girerek, yapılan soruşturma ve operasyonları ‘bir yerde’ durduracak. “Ne yaptığınızı biliyoruz” diyerek gözdağı vermekle kalınacak. Tıpkı, bir dönem İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek veren Karadeniz sermayesinin kulağının çekilmesi gibi.

***

Sonuçta yapılan yorumlar, ‘AKP trolleri, Süleymancılar, İdris Naim Şahin, Melih Gökçek, Binali Yıldırım’ gibi AKP’nin kıyısında kalmış isimlere yönelik bu faaliyetlerin, ‘imaj tazelemek için’ yeterli olmayacağı yönünde.

Şöyle ki; ne muhalefet belediyelerine yapılan operasyonlar, ne belediyelere el koymak için ‘ya hapse gir ya bize geç’ şantajı, ne de milletvekili transferleri partinin oy oranını santim oynatmıyor. En iyimserlerin tahminiyle yüzde 30’a takılıp kalındı.

Kaynak: Haber Merkezi