Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etti. Görüşmenin, Demirtaş’ın daha önce mahkemenin CHP genel başkamlığına atadığı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ziyaret talebini reddetmesinin ardından gelmesi dikkat çekti.

Kemal Kılıçdaroğlu, dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin "pişman değilim" açıklamasının ardından tepkileri üzerine çekmişti. Tepkilerin ardından Kılıçdaroğlu'nun
Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş'ı ziyaret edeceği açıklanmıştı. Ancak Demirtaş, Kılıçdaroğlu'nun görüşme talebini kabul etmeyeceğini açıklamıştı.

Mahmut Arıkan, görüşmenin hem insani hem de siyasi bir temas niteliği taşıdığını belirterek, kutuplaşma ve kamplaşma siyasetine karşı diyalog kanallarının her koşulda açık tutulması gerektiğini vurguladı. Ülke genelinde adaletsizliklerin giderilmesine yönelik geniş kapsamlı bir toplumsal uzlaşının önemine dikkat çeken Arıkan, adalet, erdem ve diyaloğun ortak payda olarak güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 17 yıl sonra 25 gözaltı!
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 17 yıl sonra 25 gözaltı!
İçeriği Görüntüle

Açıklamasında uzun tutukluluklara da değinen Arıkan, mahkemelerce kesinleşmiş bir hüküm olmadan yıllarca süren tutuklulukların adalete ve siyaset kurumuna olan güveni zedelediğini ifade etti. Arıkan, Demirtaş’ın demokrasiye ve toplumsal uzlaşıya katkı sunabilecek önemli bir siyasi aktör olduğunu belirtti.

Görüşme sonrası Arıkan, karşılıklı görüş alışverişlerinin ilerleyen süreçte de devam edeceğini bildirdi.

ARIKAN'IN GÖRÜŞME SONRASI YAPTIĞI AÇIKLAMANIN TAMAMI ŞÖYLE:

“Sayın Selahattin Demirtaş ile tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi’nde bir araya gelerek karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Kendisiyle, ülkemizin karşı karşıya kaldığı temel siyasi ve hukuki sorunları kapsamlı bir şekilde değerlendirme imkânı bulduk.

Ülkemizin içine sürüklenmek istendiği kutuplaşma ve kamplaşma iklimine karşı, diyalog zemininin her şart ve fırsatta canlı tutulması ve genişletilmesi gerektiği, adaletsizliklere son verecek geniş kapsamlı bir uzlaşı arayışının hayati değer taşıdığı konusunda ortak kanaatlere sahip olduğumuzu memnuniyetle müşahede ettik.
Bu ülkeyi ve yarınlarımızı düşünen siyasetçiler olarak; adaleti, erdemi ve diyaloğu merkeze alan ortak paydalarımızı hızla genişletmek zorundayız.

Türkiye artık günlük kısır çekişmelerden, gerilim ve çatışma dilinden yorulmuştur. Bugün, cesur, erdemli ve çözüm odaklı yaklaşımlara her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğu açıktır. Sayın Demirtaş, ülke siyasetimiz açısından önemli bir aktör ve politik şahsiyettir.

Kendisinin demokratik ve meşru siyaset çerçevesinde; toplumsal uzlaşımıza, dayanışma ve kardeşlik çabalarımıza çok önemli katkılar sunacağına inanıyoruz.
Bu vesileyle bir kez daha ifade etmek isterim ki; mahkemelerin kesinleşmiş bir hükmü olmadan yıllarca sürdürülen tutukluluklar, sadece adalete olan güveni zayıflatmakla
kalmıyor, siyaset kurumuna olan güveni de zedeliyor.

Son olarak, Sayın Demirtaş ile gerçekleştirdiğimiz bu insani ve siyasi temasların, karşılıklı
görüş alışverişlerimizin bundan sonraki süreçte de devam edeceğini belirtmek isterim."