26 Ağustos'ta Himalayalar'daki dev kaya ve buz kütlesinin çökmesiyle başlayan felaketin ardından Nepal'de bilanço ağırlaşıyor. Nepal'deki sel ve toprak kaymalarında 1.050 ölüm ve yaklaşık 4 bin kayıp kayda geçti. Çin yönetimindeki Tibet'te ise 16 kişinin öldüğü ve yüzlerce kişinin kayıp olduğu bildiriliyor. Arama ekipleri çalışmalarını sürdürürken aileler artık başka bir yarışın içinde; Yakınlarının fotoğrafını göstermek, DNA örneği vermek ve onlardan geriye kalan son izi bulmak. Her fotoğrafın arkasında ise bir aile, bir hayat ve hâlâ bekleyen bir umut var.
Felaketin bir diğer ağır yüzü artık arama kurtarma bölgelerinden kilometrelerce uzakta, hastanelerin ve morgların önünde görülüyor. Yakınlarını bulamayan aileler, kayıp sevdiklerinin fotoğraflarıyla hastanelerin kapılarında DNA vermek için kuyruk oluşturuyor.
FOTOĞRAFLARLA ARIYORLAR
Kathmandu'daki hastanelerde ve morgların çevresinde kayıp kişilerin fotoğrafları sergileniyor. Aileler ellerindeki eski fotoğraflarla tek tek cenazelere bakıyor. Bazı cesetlerin kimliğinin belirlenmesi ise sel sularının ve enkazın yol açtığı ağır tahribat nedeniyle son derece güç.
Yetkililer bu nedenle kayıp yakınlarından DNA örnekleri ve fotoğraflar istiyor. Amaç, kimliği belirlenemeyen cenazelerden alınan örneklerle ailelerden alınan DNA'yı karşılaştırarak insanların yıllardır sürecek bir belirsizliğe mahkûm edilmesini önlemek.
MORGLAR DOLUP TAŞTI
Felaketin ardından çok sayıda cenaze hastanelere ve morglara getirildi.
Kimliği belirlenemeyen bazı cenazeler için toplu defin işlemleri de başlatıldı. Yetkililer, cenazeler defnedilmeden önce DNA örneklerinin, fotoğrafların ve kimliklendirmeye yarayabilecek diğer bilgilerin kayda geçirilmesini sağlıyor.
Bu uygulama aileler için acı verici olsa da geride bir iz bırakıyor: Belki bugün bulunamayan bir insanın kimliği, yarın DNA testiyle ortaya çıkabilecek.
BİR FOTOĞRAF, BİR AİLENİN UMUDU
Felaketin büyüklüğü, kayıp yakınlarının kendi imkânlarıyla yaptığı aramalarda da ortaya çıkıyor. Avustralya ABC'nin haberine göre Rajesh Khatri'den felaketin ardından haber alınamadı. Arkadaşları onun fotoğraflarını ellerinde taşıyarak izini sürüyor.
Arkadaşlarından biri, sel sırasında yıkılan bir köprünün üzerinde insanların bulunduğu sosyal medya görüntülerinde Rajesh'i gördüğüne inanıyor. Ailesi de görüntülerdeki kişinin o olduğuna ikna olmuş durumda. Rajesh'in geride 13 yaşında bir kızı ve 7 yaşında bir oğlu kaldı. Arkadaşları onun için aramaya devam ediyor.
“ARTIK YAŞIYOR MU, ÖLDÜ MÜ BİLMİYORUZ”
Nepal'deki felaketin en ağır tarafı yalnızca ölü sayısının artması değil. Binlerce aile için hayat, tek bir sorunun cevabına kilitlenmiş durumda:
-“Sevdiğim insan nerede?”
Kimi aileler hastane kapılarındaki fotoğraflara bakıyor, kimi morglarda cenazeleri teşhis etmeye çalışıyor, kimi ise günlerdir telefon bekliyor.
Arama ekipleri ise özellikle hidroelektrik santrallerinin tünellerinde mahsur kalmış olabilecek yüzlerce kişiyi bulmaya çalışıyor. Ancak felaketin üzerinden bir hafta geçmesiyle birlikte canlı kurtarma umudu giderek azalıyor.




