Süleymancılar olarak bilinen grubun yönetimini 2016 yılında şüpheli şekilde ele geçiren Alihan Kuriş hakkındaki soruşturmanın detaylarına ulaşıldı.
Kuriş’in kendisine bağlı ekibi FETÖ’vari bir sistemle yönettiği ve ByLock benzeri şifreli bir haberleşme ağı kurduğu belirlendi.
Sabah’tan Halit Turan’ın haberine göre savcılık evrakında, kayıt dışı milyarlık bütçe, şifreli çantalarda saklanan sırlar, “İnkâr cihattır” talimatı ve Kuriş’in tabana “Mehdi” olarak lanse edilmesine ilişkin dikkat çeken ayrıntılar yer aldı.
KENDİNİ MEHDİ İLAN ETTİ
Yapılan incelemelerde, Alihan Kuriş’in tabanda “Mehdi” olarak görüldüğü belirlendi.
Kuriş’in gerçek doğum tarihi 28 Temmuz 1982 olmasına rağmen, tabana hicri 1 Muharrem 1400’e denk gelen 21 Kasım 1979 tarihinin lanse edildiği tespit edildi.
Kuriş’in resmî kayıtlarda “Erhan Faruk” olan adını 1989’da “Ali Erhan”, 2006’da ise “Alihan” olarak değiştirdiği saptandı.
DEVLET DENETİMİNE BARİKAT
Soruşturma dosyasına göre, yurtlarda kamera kaydı tutulmaması yönünde talimat verildi.
Kolluk kuvvetlerinin denetime gelmesi halinde ise kameraların “bozuk” olduğunun söylenmesinin telkin edildiği belirtildi.
Dosyada ayrıca, Alihan Kuriş’in kararlarını Peygamber Efendimiz ile görüşerek aldığına dair tabanda inanç oluşturulmaya çalışıldığı, bu yöntemle kararlara yönelik şüphelerin önüne geçilerek mutlak itaatin sağlandığı ifade edildi.
MERKEZİ ALMANYA'YA TAŞIMA PLANI
Soruşturma dosyasına göre örgütün, artan denetimlerden kaçmak için faaliyet merkezini Almanya’ya kaydırmayı planladığı belirtildi.
Köln’de 17 bin metrekarelik arazi üzerine inşa edilen ve maliyeti 70 milyon euro olan VIKZ tesisinin, Avrupa’daki dinî ve eğitim faaliyetlerinin merkezi yapılmasının hedeflendiği aktarıldı.
KENDİMİZİ KUMA GÖMECEĞİZ'
"Kendimizi kuma gömeceğiz" söylemiyle faaliyetlerin gizli tutulmasını sağlayan yapının, WhatsApp ve Facebook gibi sosyal medya uygulamalarının kullanılmaması, iletişimin şifreli e-postalarla yapıldığı, emir ve talimatların illere "Ulaklar" adı verilen aracılarla iletilmesi, ulakların 2 kez üst üste aynı şehre gitmemesi, aynı arabayı kullanmaması, yurtlar ve derneklerle ilgili gizli bilgilerin, sadece sorumlularda bulunan "şifreli" çantalarda muhafaza edilmesi gibi tedbirler aldığı ortaya çıktı.





