Haber

Özgür Özel'den çok konuşulacak 'kirpi' çıkışı

Parti içi muhalefetin tutumunu eleştiren CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Tüm partiyle kucaklaşmak istiyoruz ama bazen kirpiyle kucaklaşamazsınız” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Birgün gazetesinin sorularını yanıtladı. CHP’nin, “İmralı heyetinde yer almama” kararının perde arkasını anlatan Özel, TBMM’de kurulan çözüm komisyonundan beklentilerine ve “Parti içi muhalefet” olarak nitelendirilen isimlerin İBB iddianamesiyle ilgili tutumuna yönelik değerlendirmelerde bulundu. Özel, CHP’nin yeni Parti Programı’nın detaylarını ve partisinin seçime yönelik hazırlıklarını da paylaştı.

CHP Lideri Özel, güncel siyasi gelişmelerin yanı sıra 39’uncu Olağan Kurultay süreci ve sonrasına yönelik de değerlendirmelerde bulundu.

KARARI KİM VERDİ?
TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun İmralı ziyaretinin çok daha önceden planlandığının altını çizen Özel, ziyaret henüz komisyonun gündemine taşınmadan CHP’ye davet gittiğini söyledi. Üst düzey bir AKP’li yetkilinin, ziyareti kamuoyundan gizleyecek önlemlerin alınabileceğini aktardığını yineleyen Özel, "Ayıplı bir şey yapıyor gibi davranıyorlar" dedi.

Özel, CHP’nin İmralı’ya gitmeme kararını alma sürecine ilişkin şunları anlattı:

“Bütün verileri birleştirdik, kararı birlikte verdik. Herkesin fikrini aldık. Sonra da hep birlikte kararı olgunlaştırıp, arkadaşlarımıza bildirdik. Toplumun bütün kesimlerinin, İmralı ziyaretiyle ilgili ne düşündüğüne yönelik çok ayrıntılı anketler yaptırdık. Hatta MHP’nin seçmeninin tutumunun ne olduğunu bilen tek partiyiz. Bütün seçmenlerin kendi parti kırımlarına da baktırdık ve buna göre bir karar verdik.

ÇÖZÜMÜ DESTEKLİYORUZ
Sürecin sonunda çözüm olursa barış olursa bu Türkiye için çok iyi bir şey olacak. Bunu destekliyoruz. Bu yolda zorluklar, tümsekler, çukurlar var. Mesela yaz boyu süren operasyonlar bizim için zorluktu. 2 Eylül’de İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum atandığı, parti binasına 5 bin polisin girdiği noktada, ‘Sen hala masada oturacak mısın?’ sorusuna cevap vermek kolay değildi. Bir takım zorluklardan geçtik.

İmralı ziyareti de bu yolda bir tümsek. İmralı ziyaretine bir kavşak muamelesi yapılmasına karşı çıkıyorum. MHP bu tümseği geçti. MHP’nin bu noktada kolaylıkları var. İp atınca da ayakta alkışlıyorlar, ‘Adaya ben giderim’ deyince de… Dolayısıyla MHP, İmralı tümseğinin üzerinden tekerleri yerden keserek zıpladı geçti. AKP, son ana kadar fren yapa yapa o tümseğin üstünden geçti.

DEM Parti zaten onu tümsek olarak görmez. Onların bu ziyaret konusundaki isteği anlaşılır bir şey. Biz, bu tümseğin üzerinden geçmeye çalışıp bir yerde arabayı devirmek yerine tümseğin yanından geçtik. Ama çözüm için yolda yürümeye devam ediyoruz.

Zaten MİT, belki Erdoğan’ın seçildiği günden beri görüşüyor İmralı ile. Bize o zamanlar, ‘Bir yılı aşkın zamandır İmralı ile görüşülüyor’ dediğimiz için saldırmışlardı. Komisyon açıldığında öğrenildi ki daha da eskisinden beri görüşüyorlarmış. Şimdi geldiğimiz bu noktada biz yine yola devam ediyoruz. Bu yüzden de CHP’nin, kendi seçmeninin beklentilerini de gözeterek aldığı bu karar aslında yıkıcı bir karar değil, yapıcı bir karar.”

TEPKİLERİ HAK ETMİYORUZ
Özel, CHP’nin İmralı kararının ardından oluşan tepkilerle ilgili de yorum yaptı. Çözüm noktasında en güçlü iradeyi göstermesi beklenen kesimlerden en yıkıcı tepkilerin geldiğini kaydeden Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çünkü eğilimimizin gitmeme yönünde olduğunu masadaki tüm muhataplarımız biliyordu. Hatta bizi ikna etmek için birçok da girişim oldu. Biz bunları saygıyla karşıladık ama sonuçta kararı kendimiz verdik. Ben devletin siyaseti değil, siyasetin devleti yönettiği bir fikrin sahibiyim. Yani her devlet aklı diye önüne konan şeyi yapmak zorundaysan o zaman siyaset grubuna ne ihtiyaç var?

İmralı’ya gidildi gelindi de sorun çözüldü mü? Daha yapılacak bir sürü şey, atılacak bir sürü adım var. Ben mesela, demokratikleşme adımlarının çok hayati olduğunu ve çok kapsayıcı bir demokratikleşmeyle bu sorunun çözülebileceğini düşünüyorum.

İmralı’ya gitmemiş CHP’nin ortaya koyacağı kararlı, cesur adımlar çok daha yapıcı olabilir. CHP’nin kararı elbette eleştirilebilir ama biz mesela, diğer partilerin aldığı kararları eleştirmedik. Biz herkesin kararına saygı duyuyoruz, yapılması gereken de budur.

Yoksa orada, İmralı’ya gitmemek ile ilgili konforlu bir alanda popülizm yapılabilir. Biz bunu tercih etmedik. Dediğim gibi bu tümseğe, bu kasise bir kavşak muamelesi yapanlar, ‘Siz buradan sonra ayrıldınız’ diyenleri anlamıyorum. Kürt seçmenin CHP’den duygusal kopuşunu hak ettiğimizi düşünmüyorum. Eğer böyle bir kopuş varsa da onarmak için vaktimiz de var.

Ben, bu karar açıklanmadan iki hafta önceki grup toplantısında, benim tutumum öyle olmamasına rağmen partimin geçmişte dokunulmazlıklar konusunda aldığı kararla ilgili kürsüden özür diledim. Adaya gitmek cesaret değil. Adaya gitmemek korkaklık değil. Adaya giden, birinden korktuğu için gitmiş değil. Adaya gitmeyen de birinden korktuğu için gitmemiş değil. Herkes kendi siyasi çizgisine göre ve bundan sonra sürece yapacağı katkıyı kendi değerlendirerek bir karar verdi.

AKP bu süreci, siyasi risk ve siyasi rant dengesi üzerinden kurguladı. Hatta derenin boyunu MHP’ye ölçtürüp sonra kendisi paçaları sıvayarak bileğe kadar suya girip dereyi geçeceğini sanıyor. Şimdi aynı tutumu devam ettiriyorlar. Hüseyin Yayman gittiği halde, ‘Ben gitmedim’ dedi. Olacak şey değil. Yayman konusu, bu meselede bir turnusol kağıdı gibi. Ayıplı bir şey yapıyor gibi davranıyorlar."

CHP Lideri Özel, partisinin TBMM’deki çözüm komisyonunda kalacağının altını çizdi. Komisyonun yeni dönemde rapor yazım sürecine geçeceğini anımsatan Özel, raporla ilgili beklentilerini şu sözlerle sıraladı:

“Raporda CHP’nin taleplerine yer verilmesi gerekiyor. Raporun uzlaşıyla çıkması lazım. Nitelikli çoğunlukla kabul edilecek bir rapor olması lazım. Biz bunun için emek vereceğiz, gayret vereceğiz, rapor üzerinde çalışacağız. Komisyonun, Türkiye’nin önünü açacak bir rapor yazmasını umuyorum. Komisyonda bulunma amacımız bu zaten bizim.”

ÖZGÜR ÖZEL ADALETİ
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Parti içi muhalefet” olarak nitelendirilen isimlerin tepkilerini de değerlendirdi. CHP’de dokuz yıl Grup Başkanvekilliği görevi yaptığı ve bu anlamıyla partide en uzun grup başkanvekilliği yapan isimlerden biri olduğunu kaydeden Özel, “Bana muhalif olan arkadaşlar, yeni grup başkanvekilimiz seçilirken beklentilerini, ‘Özgür Özel adaletinde, kapsayıcılığında biri olsun’ diye açıkladı” sözleriyle “Kapsayıcı tutumunu” özetledi.

CHP Grup Başkanvekilliği dönemindeki kapsayıcı tutumunu Genel Başkanlık döneminde de sürdürdüğünü dile getiren Özel, şunları kaydetti:

"BAZEN KİRPİYİ KUCAKLAYAMIYORSUN"

“Elbette yeni dönemde de kucaklayıcı olacağız. Ama bazen de kirpiyi kucaklayamıyorsun. Adam kucaklatmıyor kendini. Şu anda benim kucaklayamadığım veya kucaklaşmadığımız insanlar, bizden kaynaklı kucaklaşamadıklarımız değil. Adım atıyoruz ama kendi ajandası gereği benimle kucaklaşmak istemeyenler var yani.

Kurultaya giderken Meclis’te Genel Başkan’ın odasının kapısına gelip zarf verip gidenler var. Ben zarfı açana kadar notu televizyonda gördüm. Şimdi o arkadaşlar o notu televizyona vermeseydi, ben okuduğumda o arkadaşları ilk iş sohbet etmek için çağırırdım.

İddianameden sonra, ‘Kendi içimizde yargılama yapalım’ diyenler var. Bir dava açıldı zaten. Aziz İhsan Aktaş, o iddialarını ispatla mükellef. Zaten yargılama yapılıyor. O yargılamayı televizyondan verin diyoruz.