Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından açıklama yaptı. Özel, "Grup başkanvekili arkadaşımız gerekli başvuruyu yapıyor Meclis Başkanlığına. Biz yapmayacaktık ama yarın grup başkanvekillerimizin açacağı ve benim konuşacağım grup toplantısı yapılacak. Ferdi Zeyrek'i kürsüde anacağım. Partililerimizi yarınki grup toplantısına hem Ferdi Zeyrek'i anmaya hem partisine omuz vermeye davet ediyorum" dedi.
Özgür Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
"2020 SONUÇLARI İLE PARTİYİ YÖNETTİRMEYE KALKAN SARAY AKLI"
Bütün dünyada yankı uyandıran, Türkiye'de siyasi tarihimize ve hukuk tarihine büyük bir kara leke süren butlan kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nin son dört kurultayında resmi Yüksek Seçim Kurulu tarafından mazbata almış, son üç kurultayda geçerli oyların tamamını almış genel başkanın ve parti yönetiminin, son üç kurultayda anahtar listenin parti tarihinde ilk kez delinmeden seçildiği parti yönetiminin görevden uzaklaştırılıp; pandemide seyircisiz yapılmış 2020 yılı kurultayının sonuçlarıyla partiyi yönettirmeye kalkan bir saray aklıyla, Saray planıyla karşı karşıyayız.
Bu noktada beklenen, elbette bu görevin kabul edilmeyip partinin birlik ve beraberlik halinde derhal kurultaya gitmesine omuz vermekken, bir yandan kurultayın yapılmasındaki olanaksızlık ifade edildi. Bu konuda Türkiye'de böyle düşünen genel merkezin yeni görevlendirdiği avukat arkadaş dışında kimse yok.
"SADECE BİR HUKUKÇU KURULTAY YAPAMAYIZ" DİYOR
Bütün kamu hukuku hocaları, seçim hukuku hocaları, herkes aksine derhal kurultay yapılmasının gerektiğini söylüyorlar, yazıyorlar. Uluslararası dergilerde makaleleri yayınlanıyor, hukuk dergilerinde yayınlanıyor, aynı metinlerde buluşuyorlar. Ama bir hukukçu ve bir kişi 'kurultay yapamayız' diyor ve partiyi yönetmeye kalkıyorlar.
Bizim mesela Esenyurt kayyumunu neden eleştiriyoruz arkadaşlar? Kayyum olarak otobüs giydiriyor, billboard bastırıyor, kalem bastırıyor ve kayyum olarak seçilmiş siyasetçilerin yapabileceği şeyleri yapıyor. Bugün benzer bir durumla karşı karşıyayız. Partide otobüsler giydiriliyor, afişler hazırlanılıyor ve seçilmemiş bir genel başkan, bu kez de partimize sahip çıktığımız günlerde, 24'ünde, sabahın 7'sinde önde bir grup milletvekili, arkada o partinin sokağından bile geçemeyecek tiplerle partiye gelip saldırılmıştı. Polis bizi o partiden, baba ocağından polis zoruyla çıkardılar.
"KORSAN TOPLANTI YAPILMA NİYETİ VAR"
Ve bugün geldiğimiz noktada da... yetişip oy kullanabildiği, 106-107 milletvekilinin grup başkanlığında desteklediği, 111 milletvekilinin acilen kurultay istediği bir süreçte; grup toplantısı için bulunması gereken 1/3 sayısı, 46 milletvekilinin bulunamayacağının açıkça belli olduğu bir salonda, grup toplantısı kararının açıkça grup iç yönetmeliğinde yazdığı ve meclis başkanlığının da takdir ettiği gibi grup başkanı ya da grup yönetim kurulu tarafından ilan edilecekken, bir grup toplantısı yapılma niyeti var. Adına grup toplantısı denen bir korsan toplantı veya bir sadece toplantı yapılma niyeti var.
Ve burada şöyle bir üzüntüm var arkadaşlar. Bu süreç şöyle başladı ve ilerledi bütün şeffaflığıyla söyleyelim. Sizlerin geçtiğimiz hafta hem geçmiş olsun hem amcam için başsağlığı dilekleriyle kırka yakın gazeteci arkadaşımız görüşme talep edince toplu bir görüşme yaptık şu salonda. Soruları yanıtladım. Bir sayın arkadaşımız da sordu, dedi ki 'görkemli bir grup yaptınız haftaya da yapacak mısınız?'. Ben de dedim ki 'haftaya ayın dokuzu... Ferdi Zeyrek'in ölüm yıl dönümü. 'Ben grup yapmayacağım ve Manisa'da olacağım, grup toplantısını 16'sında yapabiliriz.' Ardından burada ayın 9'unda Kemal Bey'in grup yapmaya geleceği söylendi. Sayı yok, yetki yok, meşruiyet yok. Sokaktaki tepkinin bini bir para. Ama bu mecliste, Ferdi Zeyrek'in ölüm yıl dönümüne gitmemden bir fırsat bilinerek burada grup toplantısı yapacağız. Ve sonradan da gördü ki, işte bayramlaşmada olduğu gibi organik bir kalabalık toplanamadığı için; yani her hafta buraya gelen Ankara'nın Çankaya, Mamak bütün ilçelerinden kendi kendine koşa gelenler gelmeyeceği için, Türkiye'den zoraki bir kalabalık ve o sabahki, sabah 7 kitlesini de arkaya alarak bir grup toplantısına gelme niyetini üzülerek takip ediyorum.
Üzülerek takip ediyorum. Burada şunu söyleyeyim; iyi niyetle bu işi çözmek için emek veren, gayret gösteren, aracılık eden üç belediye başkanımız, daha bu iş çıktığında ben şunu önerdim arkadaşlar: 'Sakın böyle bir şey yapmasınlar. Biz de yapmayalım, onlar da yapmasın. Bu işi sonra konuşuruz.' Bu reddedildi. Bugün sabah dahi...
...genel merkezde toplansınlar, yapsınlar. Aynı saatte biz grup toplantısı koymayız, ben Manisa'da olmak istiyorum. Bu da reddedildi. 'Niye bu toplantı?' sorusuna da şu cevap veriliyor: 'Özgür Özel Manisa'ya gideceğini söyledi' basın mensuplarına, 'biz de grup yapmaya karar verdik.' Bu kadar açık söylüyorlar. Kemal Bey böyle ifade etmiş; 'Özgür Özel dedi, ben de yapacağımı söyledim. Bu toplantıyı yapmak istiyorum' diye.
"GRUP TOPLANTISINI YAPACAĞIM"
Grup başkanvekili arkadaşımız gerekli başvuruyu yapıyor Meclis Başkanlığına. Biz yapmayacaktık ama yarın grup başkanvekillerimizin açacağı ve benim konuşacağım grup toplantısı yapılacak. Ferdi Zeyrek'i kürsüde anacağım. Partililerimizi yarınki grup toplantısına hem Ferdi Zeyrek'i anmaya hem partisine omuz vermeye davet ediyorum.
Buradan bir alternatif grup toplantısı... Başka bir yerde yaparlar, başka zamanda yaparlar; onun için 48 milletvekiline ihtiyaçları var, 46 milletvekiline ihtiyaçları var. O değerlendirmelerini kendilerine bırakıyorum. Ama sağduyulu davranmaya, partimizin sokağına bile yakışmamış o kişileri -hani arınma diyorlar ya- öncelikle onlardan arınmaya, Cumhuriyet Halk Partilileri ise asla karşı karşıya getirmemeye davet ediyorum.
"KEMAL BEY GRUP TOPLANTISI YAPMAK İSTİYORSA YOL BELLİDİR"
Ve bir grup toplantısı yapılmak isteniyorsa, Kemal Bey böyle bir grup toplantısı yapılma... yapmayı istiyorsa yol bellidir: Önce, bine yakın toplanmış olan imzayla kendilerine gelecek hafta yapacağımız kurultay başvurusunu derhal işleme almaktır. Kurultayı toplamaktır. Kurultayda aday olmaktır. Kurultaydan seçilip de buraya gelindiğinde, bu partinin tüm milletvekilleri, seçilmiş genel başkan gruba geldiğinde onu ayakta karşılar. Burada hiçbir mahsur yok, beis yok.
Ama burada, son dört seçimi AK Parti yargısı 'yok' kabul etti diye 2020 yılındaki genel başkanlık sıfatıyla, kaybettiğimiz kongreden sonra burada milletvekillerinin 110 tanesi grup başkanını Özgür Özel olarak seçmişken ve burada bütün yetkiler grup başkanına tanımlanmışken; burada gelip de '2020 yılından genel başkanım ve gelip grup toplantısı yapacağım, kitlemi de kendim taşıyacağım Antalya'dan, İzmir'den otobüs kaldırıp kitle getireceğim, sabah 7 ekibinden de destek isteyeceğim...' bu olmaz. Bunun olması mümkün değildir.
Yapılması gereken derhal kurultay kararı almaktır. Kurultay kararı alınmadan bu ara dönemde, bu bittilere... partimizi, milletimizin emanet ettiği yetkisini, emanet ettiği milletvekillerinin seçtiği grup başkanı olarak o kürsüyü seçilmiş değil atanmış birisine bırakmamız mümkün değildir. Bu konuda bunu yaptığımızda zaten bize güvenenler, inananlar, arkamızda duranlar... sokağı görüyorsunuz, kitleyi görüyorsunuz, partinin bir bütün olarak nasıl davrandığını görüyorsunuz; onlar asla ve asla buna izin vermezler. Hukuken de siyaseten de meşruiyetin aranacağı yer, hukuk zeminidir ve siyaset zeminidir. Meclis zemininin hem de elde olmayan rakamlarla, bir fırsatçılıkla buna alet edilmeye çalışılmasını ve Cumhuriyet Halk Partililerin burada böyle bir görüntünün parçası olmalarını hiç arzu etmiyoruz.
Kemal Bey'den beklenen, 24 Nisan sabahı yapılan... yaptıkları hatayı tekrar etmeleri değil; bir sağduyu göstermeleri, hiç olmazsa burada artık geçmişte kendisine güvenmiş olanları, saymış, sevmiş, oy vermiş olan milyonları bir kez daha kahretmek, böyle bir görüntüye daha sebebiyet vermek değil, bu sefer olsun hiç olmazsa yakışanı yapmaktır.
Yarınki grup toplantımıza partililerimizi davet ediyoruz. Ve Ferdi Zeyrek'in ölüm yıl dönümünde böyle bir şeye yeltenme meselesinin bir an önce zihinlerden ve kayıtlardan çıkarılmasını özellikle de insani bir taraftan da tercih ediyorum.
Bir yandan da... bir yandan da şunu söylemem lazım, çok düşündüm ne yapmalıyım diye. Ferdi'nin sesini duydum. Oraya gitmem gerekirken her gidemediğimde bana şöyle derdi: 'Abi sen orada lazımsın, biz burayı hallederiz.' O yüzden yarın ben burada lazımım arkadaşlar. Hepinize teşekkür ediyorum, sağ olun."