CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gündeme ilişkin değerlendirmelerinde Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek’e yönelik “mal varlığını açıklama” çağrısını yineledi ve yasal sürenin 11 Mart’ta dolacağını hatırlatarak bu tarihi beklediğini açıkladı.
Özel, iktidara geldiklerinde “bir daha kimsenin ele geçiremeyeceği” yargı ve medya düzeni kurmayı hedeflediklerini vurguladı.
Röportajda ayrıca Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’la yaşanan sürece, Tanıl Bora’nın “Cereyanlar” kitabı etrafındaki tartışmalara, erken seçim takvimine ve kurultay davasında “mutlak butlan” iddialarına da değindi; Erdoğan’ın olası “B planı” ve CHP’nin seçim stratejisi başlıklarında da mesajlar verdi.
AKIN GÜRLEK İÇİN TARİH VERDİ
Adalet Bakanı olarak atanan eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e mal varlığına ilişkin yasal sürenin dolmasını beklediğini belirten Özel, şunları söyledi:
"Pek yakında. Ben “Bunu bir an önce açıkla” diye bir hafta süreyi Akın Gürlek'e verdim, kendime bir süre vermedim. Şundan dolayı söylüyorum; kanunen göreve geldikleri zaman, bir ay içinde mal bildirimi vermesi gerekir. 11 Mart günü süresi dolacak. 11 Mart'tan sonraya bırakır mıyız, bilmiyorum. Çünkü geçen salı günü Akın Gürlek'in süresi doldu. Çarşamba günü, “Mitingde neden konuşmadın?” diye köşe yazısı yazanlar oldu. “Akın Gürlek'le bir pazarlığa mı giriyor?” veya “Akın Gürlek CHP'yi tehdit mi etti?” gibi bir düşünceye girilmesini hiç istemem. O yüzden, “Ben bir an önce kamuoyunu açıkla” diye bir hafta süre verdim. Onun hukuki süresi 11 Mart. Ben 11 Mart'ı beklemek istiyorum, ki devletin kaydına girsin istiyorum. Yoksa bugüne kadar neyi açıklamamışız ki, bir adım geri atmamışız."
Özgür Özel ayrıca, iktidara geldiklerinde yargı ve medya alanında kalıcı bir düzen kurmayı hedeflediklerini ifade ederek, “Biz geldiğimizde bir daha kimsenin ele geçiremeyeceği bir yargı ve medya düzeni kurmak için çalışıyoruz” dedi.
ÖZARSLAN TELEFONU AÇSA NE DİYECEĞİNİ AÇIKLADI
Özel, partisinden istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ile arasındaki mesajlaşma hakkında da açıklama yaptı. Özarslan’ın kendisine attığı mesajları anlatan Özel, şöyle konuştu:
“Bana gelmiş, ‘Gözlerimdeki ışıltıya bak başkanım, çakmak çakmak gözlerimle hiç bende yalan söyleyen biri var mı? Seni namusumla temin ederim’ diyor, küfürlü küfürlü yeminler ediyor kendine. Ama üç gün sonra buna kalkışınca ben de sinirlendim tabii. Benim ona hiç küfrüm yok. Görüntülü-görüntüsüz ben devamlı aradım onu. ‘Bakayım, gözlerin hâlâ parlıyor mu?’ diyecektim.”
CEREYANLAR TARTIŞMASINA YANIT
Özel, Tanıl Bora’nın “Cereyanlar” kitabını “başucu kitabı” olarak nitelemesinin ardından ortaya çıkan tartışmalara da değindi.
Kitabın Türkiye siyasi tarihini kapsamlı biçimde anlattığını belirten Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Başucu demişim, belki daha da kızarlar, temel başvuru kitabı… Türkiye siyasi tarihini bu kadar iyi özetleyen acayip bir eser var. Büyük haksızlık yapıyorlar.”
CHP Lideri Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın “İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder” sözlerini de röportajda hatırlattı. İmamoğlu ve kendisinin henüz seçim kaybetmediğine vurgu yaparak Erdoğan’ın seçimde aday olmayarak AKP’yi muhalefet partisi olarak planladığı bir senaryoya işaret etti.
'VERDİĞİMİZ SÜRE NİSAN'DA DOLUYOR'
T24’e konuşan CHP lideri, AKP’ye verilen erken seçim süresinin en geç nisan ayında dolacağını hatırlatarak bu süreden sonra CHP’nin böyle bir çağrıyı kabul etmesinin duruma bağlı olduğunu vurguladı. “Bizim son aldığımız karar; bizim söylediğimiz zaman erken seçime gelmedi” dedi.
‘BU NOKTADAN SONRA KARARI PARTİ ALIR’
Ancak böyle bir ihtimale kapıyı da kapatmayan Özgür Özel, bu süreden sonra yapılacak bir çağrıyı ancak parti organlarıyla yapılacak tartışmalar sonrası kabul edebileceklerini vurguladı.
Özel Erdoğan’ın AKP’yi muhalefete hazırlama planı ve CHP’nin Nisan 2026’dan itibaren erken seçim tutumuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Biz o zaman normal şartlarda iki buçuk yıl süre verdik. Sonra ‘hadi bu sene Nisan'a kadar da olur’ dedik. Yeniden Refah da Nisan diyordu. Birkaç parti de ‘iyi olur’ falan demişti. Bu sene Nisan'da yapsalar ‘ona da olur’ demiştik. Ama onu da yapmıyorlar. Artık bu noktadan sonra bir erken seçim ihtimali olduğunda benim ‘buna varız, biz buna katılırız’ deme şansım yok. Bu partinin yetkili organlarıyla falan tartışılır. O günkü şartlar yani bu erken seçim kararı TBMM’den geçer mi geçmez mi? Seçimden sekiz ay önce diyelim, erken seçim için beklemenin faydası, avantajı nedir, ne değildir? Ama şu anda bizim son aldığımız karar; bizim söylediğimiz zaman erken seçime gelmedi.
‘BENİM YETKİM YOK’
Bir seçime erkenmiş gibi yapıp yeniden aday olma niyetiyle bir adım atarsa benim buna ‘evet’ diyecek yetkim yok. Çünkü biz yetkili kurullarda ‘iki buçuk yıl, hadi bilemediniz 2026 Nisan’ına kadar seçim yaparlarsa kabul ederiz’ dedik. Şu anda o fırsatı kaçırdıkları görülüyor yani kendileri açısından.”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 38. Olağan Kurultayı’na karşı açılan davada gündeme gelen “mutlak butlan” tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel, bu tartışmaları “siyaset mühendisliği” olarak değerlendirdi.
Özel, partinin güçlü bir şekilde yoluna devam ettiğini belirterek; “Parti kenetlenmişken ne butlan işler ne dışarıdan atom bombası. Mümkünü yok. Sonuç alınmayacak hukuki girişimler de AK Parti'ye zarar verir, başkasına değil” dedi.
Kurultay davasından “butlan” kararı çıkması hâlinde yeni bir parti kuracağı yönündeki iddiaları da reddeden Özel, bu konuda herhangi bir kaygı taşımadıklarını söyledi.
Parti içindeki ihraç süreçlerine de değinen Özel, bazı isimlerin savunma vermeye dahi gelmediğini söyledi. Bu kişilerin siyasetle ilgili bir nedenle değil, parti ahlakı gerekçesiyle ihraç edildiğini ifade etti.
Özel, bazı isimlerin Ekrem İmamoğlu’na yönelik ağır suçlamalarda bulunduğunu belirterek şöyle konuştu:
“İhraç edilen arkadaşların ne yaptığına bakarsanız siyasetle ilgisi olan bir şeyden ihraç oluyor değiller. Yani parti ahlakı üzerinden ihraç ediliyorlar. İhraç edilen arkadaşların içinde doğrudan Ekrem başkana ve arkadaşlara ‘hırsız’ diyenler var. ‘Bana hırsızları savunma Özgür’ diye tweet atıyor adam. Çok ağır bir bildirge ama hiçbirisi sırf bildirgeden dolayı da ihraç edilmiş değiller.”
‘ERDOĞAN’A KARŞI HİÇ KAYBETMEDİK’
Tayyip Bey bir yerel seçim kaybetti. Ve hâlâ onun travmasını sürdürüyor. Bu saldırganlığının sebebi bu. Çünkü o hep böyle şey sanıyordu; hiç yenilmedim, hiç yenilmeyeceğim, hiç yenemezler. Böylece hep seçimi kazanarak geçmişe ve gelece meşruiyet kazandıran bir sandık olacağını sanıyordu. Aslında demokrasi sadece sandıktan ibaret değil, bunun anlatılması lazım. Bir kere yani serbest, özgür bir sandıktan çıkacaksın, sonra da hukuka uygun yöneteceksin. ‘Sandıktan yetki aldım’ deyip anayasayı ayaklar altına alınca olmuyor yani meşruiyet. Ama bunlar yapıldı. Erdoğan bence şöyle bir ikilem yaşıyor. ‘İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder demişti’, bu kulağında. Bir yandan da ‘şu kadar kez yendim’ diyordu. Erdoğan'la aramızda bir fark var. O yenildi, ben yenilmedim mesela. Yani şimdi o çıldırır böyle şeylere. Ben daha hiç seçim kaybetmedim Erdoğan'a. Ekrem Başkan da kaybetmedi, ben de kaybetmedim Erdoğan'a karşı.”




