Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, 'Ne zaman Atatürk'ün partisinin kapısına polisle geldiler, ne zaman bizi sürükleye sürükleye partiden attılar, işte o zaman ben sizinle birlikte eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış bir zihniyeti sarayın oyunlarını geride bırakarak yeni bir yürüyüşe çıktım ve adım adım yürüyorum. Bu yürüyüşün parolası kararlılıktır' dedi. Özgür Özel, Tokat'ın Çevrecik Beldesi'nde düzenlenen halk buluşmasında "Kardeşim, ben bu partinin öz evladıyım, seçilmiş genel başkanıyım. Bir diplomasızın, bir mazbatasıza Cumhuriyet Halk Partisi’ni yönettirmesine itirazım var. Buna izin vermeyeceğim" ifadesini kullandı.
Tokat'ta belde statüsü kazanan 4 yerleşim yerinde belediye başkanı ve belediye meclis üyelerinin belirlenmesi için 7 Haziran Pazar günü ara seçim yapılacak. Seçim öncesi Tokat'ın Reşadiye ilçesi Çevrecik Beldesi'ne gelen CHP Grup Başkanı Özgür Özel, burada vatandaşlara seslendi. Son zamanlarda çok tatsız ve haksız süreçlerden geçildiğini savunan Özel, 'Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. Çok tatsız, çok haksız süreçlerin içindeyiz. Partiye AK Parti eliyle artık bizi ana kademesiyle, kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla yenemeyeceğini bilen Erdoğan, AK Parti'nin yargı kollarıyla üzerimize geliyor. Parti'nin son 4 kurultayında, son 3'ünde geçerli oyların tamamını alan, en son kurultayda 1303 oyla genel başkanı olan ve 4 kez üst üste aldığımız mazbatayı yok sayıp bizi 6 sene önceye götürerek bizi karıştırmaya, bizi yenmeye çalışan bir saray düzenine karşı dimdik durmaya geldik. Herkes şunu bilsin ki şöyle bir şey duydum, özellikle koştum geldim. Birileri diyormuş ki 'Partinin başını değiştirdiler. Artık Özgür Özel yok. Eğer bu seçimi burada CHP kazanırsa Özgür'e yaramaz, butlana yarar. Oy vermeyin. Başka adaya oy verin.' Son söyleyeceğimi ilk söylüyorum. Beni seven pazar günü sandığa gidecek. Adayımız Nazım Demirkol'a oy verecek' diye konuştu.
'ATATÜRK'Ü SEVEN ADAYIMIZA SAHİP ÇIKACAK'
CHP'nin adayına sahip çıkılmasını isteyen Özel, 'Sizden özel bir şey istiyorum, o da şu; çok zordayız, çok sıkıntıdayız, üzülüyoruz ve haksız saldırılara hep beraber aslan gibi direniyoruz değil mi? Çok özel şartlardayız. Onun için pazar günü seçimde sandıkta, efendim öbür aday da akrabamız, öbür aday yabancımız değil denir de oylar bölünecek olursa buradan çok yanlış sonuçlar, çok başka anlamlar çıkar. Onun için gün o gündür ki ülkesini seven, partisini seven, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini seven, genel başkanını seven adayımıza sahip çıkacak' ifadelerini kullandı.
'BU YÜRÜYÜŞÜN PAROLASI KARARLILIK'
Yürüyüşünün parolasının kararlılık olduğunu ifade eden Özel, şunları söyledi:
'Bana soruyorlar, diyorlar ki 'Özgür Özel, partiyi elinden almaya uğraşıyorlar. Yerine butlan atıyorlar. Sen yine gelmişsin CHP, CHP diyorsun.' Kardeşim ben bu partinin öz evladıyım, seçilmiş genel başkanıyım. Bir diplomasızın bir mazbatasıza CHP'yi yönettirmesine itirazım var. Buna izin vermeyeceğim. Bunun için her görev kıymetli, partinin geçmişine şu kadar saygısızlık etmedim. Şu düğmeyi önlerinde bir kere çözmedim. Bir kere kötü bir söz demedim. Bana neler ettiler? Sustum, sustum, katlandım. Ama ne zaman Atatürk'ün partisinin kapısına polisle geldiler, ne zaman bizi sürükleye sürükleye partiden attılar, işte o zaman ben sizinle birlikte eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış bir zihniyeti sarayın oyunlarını geride bırakarak yeni bir yürüyüşe çıktım ve adım adım yürüyorum, adım adım yürüyorum. Bu yürüyüşün parolası kararlılıktır. Bugün CHP birdir, beraber olacaktır. Seçilmiş genel başkanıyla birlikte bu parti tekrar yürüyüşüne devam edecektir.'
"Türkiye ayağa kalkmış darbeye direniyor..."
Özgür Özel, buradaki konuşmasının ardından Tokat'ın Erbaa ilçesine hareket etti.
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Tokat'ın Erbaa ilçesinde katıldığı halk buluşmasında yaptığı konuşmada, "Trabzon'da bir kalabalık, bir bağra basış, bir sahip çıkış... Oradan Gümüşhane'ye geçtik, Tekke beldesinde adayımıza destek verdik, Tekkelilerle kucaklaştık. Gümüşhane'den yola çıktık, Tokat'ın Çevrecik'inde miting yapacağız derken, her gittiğimiz yerde yolu kesenler, selam verenler, sahip çıkanlar, destek verenler var, buradan Amasya'ya geçerken, 'Erbaa'da o kadar büyük bir kalabalık var ki, bir selam verseniz' dediler. Bu kalabalık nereden çıktı, ne kadar güzelsiniz. Hepinize ayrı ayrı sarılıyorum. Annemler var, ellerinden öpüyorum. Kardeşlerime, gençlere sımsıcak sarılıyorum. İyi ki varsınız" dedi.
Özel, şunları kaydetti:
"İSTANBUL'U KAZANANI ADAY YAPMADIK VE SEÇİMLERİ KAYBETTİK"
"Demek ki buraya miting diye gelsek, bu Erbaa bize Kadıköy'ü, Çankaya'yı, Konak'ı, Bornova'yı aratmayacak. Bugün hep beraber tarihin doğru yerinde duruyoruz. Atatürk'ün emaneti cumhuriyetin en büyük kazanımı olan sandığa, seçme seçilme hakkına, seçtiklerinize sahip çıkıyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi, yıllarca sandığa girdi, seçildi ve yönetti. Kendileri seçim kazanırken her şey yolundaydı, milli irade hep baştacıydı. Biz, maalesef 47 yıl boyunca hiç birinci parti olamadık. 23 yıl boyunca Adalet ve Kalkınma Partisi'ni hiç yenememiştik. Ama son yenilgiden sonra yola çıktığımızda, kadın kollarına ya da partili partisiz ama seçim akşamları gözyaşı dökenlere, üzülenlere, seçimden sonra hasta yatanlara, morali bozulup da sokağa çıkamayan gençlere bir söz vermiştim. Demiştim ki, 'CHP değişecek, Türkiye değişecek'. Söz vermiştim, nasıl Bülent Ecevit, 1970'lerde girdiği seçimlerden partiyi birinci parti çıkardıysa, biz de girdiğimiz seçimlerde ya birinci olacağız, ya da bu görevi bırakacağız. Partinin başında bir seçime girdim. 31 Mart 2024 günü, 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yaptık. Ne olduysa ondan sonra oldu. Çünkü Tayyip Erdoğan bir şeyi biliyordu, İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır diyordu. İstanbul'u 2019'da kazanmıştık ama İstanbul'u kazananı aday yapmadık ve maalesef seçimleri kaybettik. Ben kendim aday olacağım, yola çıkacağım demedim. Kim kazanacaksa o aday olacak, CHP iktidar olacak dedim.
"ÖNCE CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZI ALDILAR, ŞİMDİ PARTİMİZİ ALMAK İSTİYORLAR"
Dedik ki, 'Adayımızı 2 milyon üyemiz belirleyeceğiz, sandık koyacağız.' O sandığı koymadan dört gün önce Ekrem Başkan'ı hem tutukladılar, hem diplomasını iptal ettiler. Sandığı koyduk, kuyruklar oldu. 15,5 milyon kişiyle cumhurbaşkanı adayı belirledik. Erdoğan kendinden sonraki cumhurbaşkanına darbe yapıyor. Erdoğan, partisi yenen partiden kurtulmak için darbe yapıyor, kendisini yenen genel başkandan kurtulmak için Türkiye siyasetine darbe yapıyor. Önce cumhurbaşkanı adayımızı aldılar, şimdi partimizi almaya çalışıyorlar. Partinin genel başkanına saldırıyorlar. Öfkeyi enerjiye, enerjiyi mücadeleye çevirmek durumundayız. Bir şeyler oluyor, görmüyor musunuz? Erbaa ayağa kalkmış, Tokat ayağa kalkmış, Gümüşhane, Trabzon ayağa kalkmış, Türkiye ayağa kalkmış, bu darbeye direniyor. Partisine, sandığa, demokrasiye sahip çıkıyor. O yüzden birilerine kızıp öfke söylemenin zamanı değil. Türkiye ayağa kalkmış, Gazi'nin partisine sarılmanın ve iktidara yürümenin zamanı.





