Bugünkü üçüncü celsede MİT’ten beklenen yazının dosyaya ulaşıp ulaşmadığı belli olacak. Mahkeme, dört sanığın tutukluluk durumunu da yeniden değerlendirecek.

Hollanda Konsolosluğu temsilcileri, YENİ Parti Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, TGS Başkanı Gökhan Durmuş, Dilek İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ'ın aileleri salonda duruşmayı takip ediyor. Gazeteciler, siyasiler ve izleyiciler salonda. Salon tamamen dolu.

DURUŞMADAN CANLI...

“İSMİ BİLE İNSANLARI GÜLDÜRECEK CASUSLUK DAVASINDA BU SALONDAYIZ”
Duruşmada ilk olarak Ekrem İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu, şunları söyledi:

“Burada yine bir yargı saldırısı altına olduğumuz dönemde ismi bile insaları güldürecek casusluk davasında bu salondayız. Asrın akıl tutulmuşluğu ile mücadele eden bir toplum halindeyiz.

Ekim ayında hatırlatmam gereken şeyler var. Bakan yardımcılığından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na atanan bir isim var tüm itirazlara rağmen.


O isim Esenyurt'a ilk operayonunu yaparak görevine başlamıştır. 2 yıldır Türkiye tam da bu başlangıçla devletin tüm kurumlarını vahşice kullanarak korkutarak kulanarak bir süreç tariflemiş ve tarihe asrın hukuksuzluğu olark geçen planlamasını saraydan çizdikleri uygulayıcısı istanbul başsavcısı olan bir süreci başlatmışlardır.”

“TÜRKİYE ÇOK İLGİNÇ BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR”
“Türkiye çok şey yaşıyor. Türkiye çok ilginç bir dönemden geçiyor. Akıl tutulması desek kelime yetmiyor.

Gazeteci Fatih Ergin tutuklandı
Gazeteci Fatih Ergin tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Her sabah nasıl bir Türkiye uyandığını bu millet farkında değil ve gerçekten cahillikle, yani çağın, asrın cahilliğiyle, asrın akıl tutulmuşluğuyla mücadele eden bir toplum halindeyiz.

87 milyon dışarıda nasıl bilemiyorum. Tahmin bile edemiyorum. Çok üzülüyorum milletimiz adına. Ekim ayına giriyoruz. Ekim ayına girerken tabii hatırlatmam gereken hususlar var.”

“TAM İKİ YIL ÖNCE BUGÜNLERDE…”
“Çünkü tam iki yıl önce bugünlerde 31 Mart 2024 yerel seçimlerindeki ağır yenilgi sonrası iktidarın seçim kaybetmesi sonrası alınan karar gereği bir kişi bakan yardımcılığından yani siyasi bir görevden kanuna aykırı bir biçimde tekrar bir yargı görevine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ataması yapılıyor.


Bu kanuna aykırı bir durumdur. Asla uygun değildir denmesine rağmen ısrarla bu uygulanıyor.”

“SİYASİ BİR TALİMATI YERİNE GETİRMEK İÇİN…”
“Tehdit edilen bu görev aslında sadece HSK'da belirlenmemiş tümüyle siyasi bir talimatı yerine getirmek için talimatlandırılmış olduğu ve açıkçası yol haritası çizilmiş bir stratejiyi yerine getirmek amacıyla İstanbul'daki bu göreve getirildiği fazla vakit geçmeden ortaya çıkıyor.

Tümüyle makam, mevki, menfaat odaklı bir görevdi bu görev. Zaten içinde olanların tamamı da menfaat, makam, mevki elde ettiler. Çok net, ispatlı.”

“BU YOLCULUK SENARYOSU SARAY ZİHNİYETİ TARAFINDAN YAZILMIŞTIR”
“Bu yolculuk senaryosu Saray zihniyeti tarafından yazılmıştır.

Siyasi başarısızlığını 25 yıl içinde ilk kez ikinci parti durumuna düşen hükümet partisi hükümeti yöneten AK Parti'nin halktan uzaklaşmış halkın menfaati değil bir avuç yandaşın kazancının derdine düşmüş, 87 milyon derdine derman olamayan bu hükümetin yeni çözümü yargı kollarının operasyonlarına yaslanarak bir yöntem olacak şekilde karar alınmış ve bunun uygulayıcısı olarak da o dönem bakan yardımcısı İstanbul'a başsavcı olarak atanmış görevini yerine getirmek için hazırlık yapmıştı zaten süreç başlatılmıştır.”

“İLK HUKUKSUZ OPERASYONUNU 30 EKİM'DE…”
“Bu yöntem fazla değil. İki yıl önce haftalar içerisinde 30 Ekim'de ilk hukuksuz operasyonunu yani hem de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutladığımız bir gün sonrasında çünkü onların ne milli ne manevi hiçbir inanca, hiçbir duyguya, hiçbir yaşamın değerini hissettirecek hususa saygısı olmayan bir zihniyet. Gözü kör olmuş, gözü körleşmiş bir zihniyet.

Az önce söylediğim o makam, mevki, menfaat üçlemesiyle hareket ederek kıymetli Ahmet Özel başkanımızı Esenyurt'ta operasyon yaparak şafak operasyonu tarifini de literatürümüze kazandırarak ilk adımını atmış tutuklanmış ve işe başlamıştır.”

“OPERASYONLARIN HEDEFİNDE ANA MUHALEFET PARTİSİ VAR”
“Bu operasyonların hedefinde yenildiği ana muhalefet partisi onun genel başkanı ve hiç yenemediği ve yenemeyeceğini bildiği muhtemel rakibi olduğunu da ortaya açıkça koymuştur.”

“2 YILDA ŞAHSIMA 20 DAVA AÇILDI”
Ekrem İmamoğlu, savunmasının devamında hakkında açılan davalara ilişkin şunları söyledi:

“2 yılda şahsıma 20 dava açıldı. Mevcutta 13 ceza davam var. 23'e yakın hakim değişikliği yaşanan bir süreci yaşadık. Bir mahkemeden öbür mahkemeye hakimleri tanıyamaz duruma geldim.”

“BİR GÜN DİPLOMAMI, BİR GÜN BELEDİYECİLİK FAALİYETLERİMİ SAVUNUYORUM”
“Birgün diplomamı, bir gün belediyecilik faaliyetlerimi savunuyorum bir gün kendi arabamı kamuda kullanmak için belediyeye tahsis ediyorum bununla yargılanıyorum.”

“BUGÜN İSE CASUSLUK İDDİASIYLA SANIK KÜRSÜSÜNDEYİM”
“Hesapladım 30-35 milyon kamuya tasarruf sağlamışım. Bugün ise casusluk iddiasıyla sanık kürsüsündeyim. Bunların tamamı Allah akıl fikir versin dediğim iddia makamı tarafından kaleme alınmış.”

SALONA GELDİLER

Merdan Yanardağ, Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan salona geldi.

ÖNCEKİ DURUŞMALARDA NE OLDU?
Davanın önceki duruşmalarında sanıklar üzerlerine atılı suçlamaları reddetti. İmamoğlu, dosyada kendisine yöneltilen suçlamaların somut delillere dayanmadığını savunurken, "Ortada casusluk varsa tek bir belge göstersin" dedi. İmamoğlu, "Kaçmıyorum, buradayım, elinizde ne varsa çıkartın ortaya" ifadelerini kullandı.

Yanardağ da suçlamaları reddederek davanın gazetecilik faaliyetleriyle ilişkilendirildiğini savundu. Yanardağ, TELE1'in yayın politikası ve İmamoğlu'nun siyasi faaliyetleri nedeniyle hedef alındığını vurguladı.

Hüseyin Gün ise önceki duruşmada yaptığı savunmada kendisinin casus olmadığını belirterek suçlamaları kabul etmedi.

GÖZLER BUGÜNKÜ CELSEDE
İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nin bugün yapacağı üçüncü duruşmada sanıkların ve avukatlarının beyanlarının yanı sıra mahkemenin talep ettiği dijital incelemelerin dosyadaki durumu ele alınacak.

Kaynak: Haber Merkezi