CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın 23. günü savunma yapan İmamoğlu’nun koruma ekibi personeli Çağlar Türkmen, "Bana suç olarak yöneltilen kamera bantlama işi, koruma ekibinin kararı doğrultusunda uygulanmıştır. Bunu yapmasam görevi ihmal suçundan dolayı işimi kaybedebilirdim. Öncü koruma faaliyetindeki bantlama uygulaması, İmamoğlu'nun itibarını ve mahremiyetini korumaktan ibarettir" dedi. Ekrem İmamoğlu da "Dünyada bir bantlama üzerinden hapis yatan, hem de 12 ay boyunca, karar alınmadan hapis yatan bir Allah’ın kulu var mıdır?" diye konuştu.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 23. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.

Duruşmada, İmamoğlu'nun, 355 gündür tutuklu bulunan koruma ekibi personeli Çağlar Türkmen’in savunması alındı.

Tokat'ta doğduğunu, sıradan bir ailenin çocuğu olduğunu, biri 2,5, diğeri 11 yaşında iki çocuğu bulunduğunu söyleyen Türkmen, "Zorlama iddialarla baba, oğlan, abi, kardeş, şoför, koruma demeden yürütülen soruşturmalara dahil edildim, 355 gündür tutukluyum, sonunda sizin karşınızdayım. İnanıyorum ki beraat edeceğim. Soruşturma gizliliği ihlal edilip, görüntülerim medyada boy boy servis edildi. Suçlamaları gözaltına alınırken değil, medyadan öğrendim. 11 yaşındaki oğlum okulda ‘Baban bu mu’ denilerek akran zorbalığına uğradı. Yalan haberler yüzünden oğlum psikolojik sorunlar yaşadı. Bu durum beni çok etkiledi, çocuğumun suçunun ne olduğunu düşündüm, ‘Allahtan reva mıdır?’ diye çok sordum ama cevabını bulamadım. Davanın sonucu ne olura olsun bu bana verilecek cezadan daha ağır olmayacaktır" diye konuştu.

"Bu dosyada ilk düğme yanlış iliklendi, devamı da öyle geldi"

MHP kaynıyor! Bir günde  üç il teşkilatı daha feshedildi
MHP kaynıyor! Bir günde üç il teşkilatı daha feshedildi
İçeriği Görüntüle

Kimsenin kendisine, "örgütümüz var, yardım et" demediğini, zaten ortada bir örgütün de bulunmadığını söyleyen Türkmen, şu savunmayı yaptı:

"Olmayan bir suçun delillerini de yok etmedim. Biz sıradan koruma görevlileriyiz. Bunu en iyi şekilde yapmaya çalıştık. Tek görevimiz İmamoğlu'nu korumaktı. Hangi örgüt, ne rüşveti, hangi ihale, hangi fesat, hangi irtikap, hangi dolandırıcılık? Benim ihale, rüşvet, irtikap, hiçbirine dahil olma ihtimalim yok. Bu dosyada ilk düğme yanlış iliklendi, devamı da öyle geldi. Soruşturmanın detaylarını kolluk veya yargıdan öğrenmek yerine basın ve medyadan öğrendik.

Tutuklanmamdan sonra koruma ekibindeki arkadaşlar kamera kapatma eylemi nedeniyle ifadeye çağrılmış, akabinde serbest bırakılmışlardır. Doğrusu da budur. Kimse işini yaptığı için sevdiklerinden ayrı mahkum edilmemelidir. Benim tutuklanmayan şüpheliden farkım nedir? Emniyet de sekizinci ve onuncu tarihlerde kamera kapatmıştır. Ben de on ikinci günün sonunda kapatmıştım. O zaman ben neden 355 gündür buradayım? Bana suç olarak yöneltilen bantlama işi, koruma ekibinin kararı doğrultusunda uygulanmıştır. Bunu yapmasam görevi ihmal suçundan dolayı işimi kaybedebilirdim.

"Bu önlemler, başkana suikast gerçekleştirileceğine yönelik çok sayıda ihbar kapsamında uygulamaya konmuştur"

Öncü koruma faaliyetindeki bantlama uygulaması, İmamoğlu'nun itibarını ve mahremiyetini korumaktan ibarettir. Jammer uygulaması da bu kapsamdadır. Bu önlemler, başkana suikast gerçekleştirileceğine yönelik çok sayıda ihbar kapsamında uygulamaya konmuştur. Kaldı ki biz mahremiyeti koruyoruz. Mahremiyet ayrı, gizleme ayrı. İşimi layıkıyla yaptığım için tutukluyum. Yerim, yurdum, işim bellidir. İş yerim Vatan Emniyet'e 5 dakika mesafedeydi. Hangi sebeple ifadeye çağrılmadım da sabahın köründe evimden gözaltına alındım? Alnım ak başım dik. Zaten olmayan bir suçun delillerini yok etmedim, gizlemedim, sadece işimi yaptım. İnanıyorum ki beraat edeceğim. Çıkar amaçlı suç örgütüne yardım eden birinin bir çıkarı olması gerekir; ben 55.000 TL maaş ile zar zor geçinen birisiyim. Hatta geçinemeyen biriyim. Ortada bir çıkar amaçlı suç örgütü yoktur. Bir belediye başkanı vardır, bir İstanbul Büyükşehir Belediyesi vardır, bir de başkan beyi koruyan Mustafa abi, ben ve diğer ekip arkadaşlarım olarak koruma ekibi vardır. Ortada gizlediğim herhangi bir suç yoktur."

“Tahliyemi talep ediyorum, sadece kendim için değil çocuklarım için"

Türkmen, daha önce emniyette beraber çalıştığı, tanıdığı polislerin sabah saatlerinde evine geldiğini, 'Bir görevlendirme var da benim mi haberim yok' diye sorduğunu aktardı. Polislerin, "Çağlar seni almaya geldik, gözaltı kararı var" dediklerini anlatan Çağlar Türkmen, "Biraz içeride beklemelerini, sessiz olmalarını istedim, çocuklar uyuyordu. Sonra çocuğuma görev için gittiğimi söyleyerek ayrıldım. Çocuklarımıza yalan söylememeyi öğütleriz ama ben çocuğuma yalan söylemek zorunda kaldım. Tahliyemi talep ediyorum, sadece kendim için değil çocuklarım için" şeklinde konuştu.

Ekrem İmamoğlu: “Dünyada bir bantlama üzerinden 12 ay hapis yatan bir Allah’ın kulu var mı?"

Ardından Türkmen’in çapraz sorgusuna geçildi.

Söz alan Ekrem İmamoğlu, Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısına değinerek, "Kaybettiğimiz evlatlarımıza ve eğitimcimize Allah’tan rahmet diliyorum, milletimizin başı sağ olsun. Çok üzücü bir olay yaşadık" dedi.

İmamoğlu, dosyadaki suçlamalara tepki göstererek, "Çağlar Bey’e soru sormak arzusunda değildim ama anlıyorum ki bu dosyada, bana göre en absürt maddelerden birinde, bir insanın 12 aydır tutsak tutulmasının önüne geçmek adına soru sormak zorundayım. Bu durum siyasi hasımlığın ve düşmanlığın bir iftiraname üzerinden nasıl organize edildiğinin somut örneğidir. Dünyada bir bantlama üzerinden hapis yatan, hem de 12 ay boyunca, karar alınmadan hapis yatan bir Allah’ın kulu var mıdır? Ben olmadığını düşünüyorum. Uganda'da, Nairobi'de bile yoktur" diye konuştu.

"İki çocuğum var, şu an maaş alamıyorum"

Çağlar Türkmen’e, kaç çocuğu olduğunu ve şu anda maaş alıp alamadığını soran İmamoğlu, "İki çocuğum var, şu an maaş alamıyorum" yanıtını aldı.

Ekrem İmamoğlu, suçlamayı hatırlatarak, "Bir bant bantladığınız ve bir jammer çantası taşıdığınız için tutsak olduğunuz söyleniyor. Bunun farkında mısınız? Başkanın mahremini korumak için bantı ben yapıştırdım dediniz. Siz mi yapıştırdınız?" diye sordu. Türkmen, "Evet Başkanım" yanıtını verdi.

İmamoğlu'nun “Sağdan sola mı, soldan sağa mı?” sorusu tartışma yarattı

Ardından İmamoğlu’nun Türkmen'e, "Kameraya bantı sağdan sola mı yapıştırdınız, soldan sağa mı?" sorusu salonda gülüşmelere neden oldu. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı araya girerek, "Ekrem Bey, bu sorunun bize bir katkısı yok" dedi. Ekrem İmamoğlu ise "Ama benim canım nasıl yanıyor biliyor musunuz Sayın Başkan? Benim canımın, ciğerimin nasıl yandığını biliyor musunuz? 12 aydır bu insan burada. Ekrem İmamoğlu’nun koruması olduğu için burada. Çocukları var, maaş alamıyor" diyerek tepki gösterdi.

Mahkeme Başkanı, "Bizim önümüze bir iddianame getirilmiş, bir isnat var. Sağdan sola mı, soldan sağa mı sormanızın iddianameye ne katkısı var?" sözlerine karşılık Ekrem İmamoğlu, "Söyleyeyim mi Sayın Başkan? TRT’de, şurada burada defalarca gösterilen, savcılığın elinde durması gereken görüntüler niye yayınlandıysa, benim de bu soruyu sormam o kadar makbuldür" diye konuştu.

Ekrem İmamoğlu, Mahkeme Başkanı'nın bu sorunun sorulmasına izin vermediğini belirtmesine karşılık, "Aynı soruyu iddia makamı sordu da sizin önünüzde yazıyor…" dedi. Mahkeme Başkanı, "Sağdan sola mı, soldan sağa mı diye mi sordu? Sanık ifadesinde bunun rutin bir uygulama olduğunu anlatıyor. Biz de bunun hangi tarihten itibaren uygulandığını anlamaya çalışıyoruz" ifadesini kullandı.

"Umarım dünyanın en saçma suçlamasıyla ilgili de bir an önce bu genç kardeşimizi evine yollarsınız"

Mahkeme Başkanı ile yaşanan bu diyaloğun ardından sorusunu geri çektiğini belirten Ekrem İmamoğlu, "Bu soruyu geri alıyorum ama umarım dünyanın en saçma suçlamasıyla ilgili de bir an önce bu genç kardeşimizi evine yollarsınız Sayın Başkan" dedi.

Ekrem İmamoğlu'nun, ayrıca "İddia makamını da savunmayın Sayın Başkan. Bırakın, biraz bizi de savunun" sözleri üzerine, Mahkeme Başkanı tarafsız olduklarını söyleyerek, "Ben iddia makamını savunmuyorum, yeri geldiğinde karşı çıktığım da oldu" diye konuştu. Ekrem İmamoğlu ise bu yanıt üzerine, "Bayağı savundunuz Sayın Başkan" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu'ndan Türkmen'e: “Allah seni kurtarsın”

İmamoğlu, konuşmasının sonunda yeniden Çağlar Türkmen’e dönerek, "Ben söyleyeyim Çağlar Bey, sağdan sola yapıştırdınız. Allah sizi bir an önce bundan kurtarsın kardeşim" şeklinde konuştu.