Kahramanmaraş 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın duruşmasında, zemin kattaki pastanede kolon kestikleri iddiasıyla 'Olası kastla öldürme', 'Olası kastla yaralama' suçlarından her birinin ayrı ayrı 876 yıl 6 ay hapisleri istenen pastane işletmecileri tutuklu Sami Kervancıoğlu (60) ile Mustafa Pekel (50) 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 8'er yıl hapis cezasına çarptırılıp tahliyelerine, pastanenin iç mekan tasarımcısı tutuksuz Ertan Danacı'nın (54) beraatine karar verildi. 2 kamu görevlisinin beraat ettiği davada, diğer 6 sanığa ise 4 yıl ve 6 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi.
6 Şubat depremlerinde yıkılan Ezgi Apartmanı'nda 35 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin Cumhuriyet savcısının esas hakkında mütalaasını vererek tüm sanıkların cezalandırılmasını istediği davanın karar duruşmasına tutuklu sanıklar Sami Kervancıoğlu, Mustafa Pekel, tutuksuz sanıklar fenni mesul Mehmet Tekin (62), binanın yapıldığı dönemde Kahramanmaraş Belediyesi'nde mimar Mehmet Dişçeken (58), taraf avukatları ile binada ölenlerin yakınları katıldı.
'GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMADAN CEZA VERİN'
Kahramanmaraş 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma, 'Taksir' suçundan 15 yıla kadar hapsi istenen Mehmet Dişçeken'in suç vasfının 'Bilinçli taksir' suçuna dönme ihtimaline karşı ek savunmasının alınmasıyla başladı. Dişçeken savunmasında, 'Kahramanmaraş 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçundan ceza verilmişti. Mümkünse aynı suçtan ceza verin' dedi.
'35 BİNADA HATA YAPMAMIŞIM, BU BİNADA MI YAPACAĞIM'
Mehmet Tekin ise fenni mesul görevini hakkıyla yerine getirdiğini belirtip beraatini talep etti. Tekin, kendisini şöyle savundu:
'Kahramanmaraş'ta 35 binam var. Oralarda hata yapmamışım, bu binada mı yapacağım? Sanki fenni mesul hiç şantiyeye uğramamış gibi konuşuluyor burada. Somut bir veri verin ki bende suçumu bileyim. Hiçbir hata bulunmamış. Delil yoktur. Ben yılların mühendisiyim, hiçbir hatam yok. Benim üzerime kumpas kurulduğunu düşünüyorum.'
'SUÇSUZUM'
Sami Kervancıoğlu da suçlamaları kabul etmediğini belirterek, 'Mütalaayı kabul etmiyorum. 14 aydır tutukluyum, suçsuzum. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum' dedi.
'5 RAPORUN 4'Ü SUÇUMUZUN OLMADIĞINI SÖYLÜYOR'
Mustafa Pekel ise, 'Mütalaayı kabul etmiyorum, suçsuzum. 5 rapordan 4 tanesinde de binanın yıkımında suçumuzun olmadığını söylüyor. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum' diyerek kendisini savundu.
Binada yakınlarını kaybedenler ise sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.
8 SANIĞA CEZA, 3 SANIĞA BERAAT
15 saat süren duruşma sonunda mahkeme heyeti, sanıklardan 'Olası kastla öldürme', 'Olası kastla yaralama' suçlarından her birinin ayrı ayrı 876 yıl 6 ay hapisleri istenen Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'e 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 8'er yıl hapis cezası verip, yurt dışı çıkış yasağı, haftada 2 gün karakolda imza atma adli kontrol kararıyla tahliyelerine karar verdi. Mahkeme heyeti ayrıca, aynı suçtan fenni mesul Mehmet Tekin'e 6 yıl 8 ay hapis ve 2 yıl meslekten men, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri olan eski İmar İşleri Müdürü Fahri Yiğitoğlu (48), mimar Veli Çiftaslan (72), Onikişubat Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü vekili Sait Avşar (39), inşaat mühendisi Ali Gemci (48), inşaat teknikeri Mehmet Akif Canlı'ya (32) 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verdi. Heyet; pastanenin iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri mimar Mehmet Dişçeken ve makine mühendisi Mustafa Şirikçi'nin (40) 'Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması' gerekçesiyle beraatine hükmetti.
KAYIP YAKINI SİNİR KRİZİ GEÇİRDİ
Ezgi Apartmanı davasında verilen tahliye kararının ardından, depremde oğlunu, gelinini ve 6 aylık torununu kaybeden Nurgül Göksu sinir krizi geçirdi
Depremde oğlunu, gelinini ve torununu kaybeden Nurgül Göksu, gözyaşları eşliğinde karara, "Asude sizi Allah'a şikayet edecek" diyerek tepki gösterirken sanık yakınları kararı alkışlayarak karşıladı.
"BENİM ÇOCUKLARIMIN ÖLÜMÜNE SEBEP OLANLARI SERBEST BIRAKTILAR"
Kahramanmaraş Adliyesi önünde açıklama yapan Nurgül Göksu, "Bu ülke benim çocuklarımın adaletini sağlayacak. Burada Cumhurbaşkanım, Adalet Bakanım.
Kolon kesenleri bugün serbest bıraktılar, kolon kesenleri. Ben enkazda kendim kepçeyle kazdım, kolonu buldum. Kendim bulmama rağmen, iddianame 'olası
kast'la hazırlanmasına rağmen, mütalaa 'olası kast'la sunulmasına rağmen benim çocuklarımın ölümüne sebep olanları, bugün 703 gün boyunca firar eden,
Ankara'da villada tatil yapan Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'i serbest bıraktılar" dedi.
"BENİM ÇOCUKLARIMI KURTARMADINIZ, BARİ ADALETİNİ SAĞLAYIN"
"Benim çocuklarım benim için kıymetli, bunu herkes bilecek" diyen Göksu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ben üç tane pırlantayı o toprağın altına koydum. O üç tane pırlantayı çöp poşetleriyle koydum. Benim evlatlarım çöp müydü de çöp poşetleriyle koydum?
Bugüne kadar söylediğim her şeye dikkat ettim, yazdığım her şeye dikkat ettim. Mahkemede bana her lafı söylediler, ben yine onların hiçbirine cevap vermedim. Ben bu kararı kabul etmiyorum. Bu karardan dönülecek. Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel tekrardan tutuklanacak. Tutuklanıncaya kadar da elimden gelen her şeyi yapacağım. Ben benim evladımı nasıl büyüttüm, siz biliyor musunuz? Ben onu nasıl kıymetle büyüttüm, siz biliyor musunuz, yavrum? Asude, 'Allah'a şikayet et.' Ben bu dünyada da şikayet edeceğim. Benim çocuklarımı kurtarmadınız, bari adaletini sağlayın ya. Ben bunu kabul etmiyorum, benim çocuklarımın adaletini sağlayın. Kolon kesenleri nasıl serbest bırakırsınız? Yemin ediyorum, bir bidon benzin alır, kendimi yakarım. Yemin ediyorum, bu karardan dönülecek. Bir bidon benzin alırım, sizi de dünyaya rezil ederim. Bir bidon benzin alırım, kendimi yakarım; o zaman görürsünüz bakalım adalet nasıl sağlanırmış. Benim çocuklarımın adaletini sağlayın, ben başka hiçbir şey istemiyorum."





