Akademisyen Dr. Haldun Solmaztürk, 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak iktidarın izlediği tutumu sorguladı. Solmaztürk, 15 Temmuz sonrası sürecin eksik soruşturulduğunu, siyasi ve kurumsal sorumlulukların gizlendiğini öne sürdü; iktidarın “kaçınma” tutumunu tekrar tekrar vurguladı.
Solmaztürk, hem dönemin sorumlularının sessizliğine hem de resmi süreçlerdeki şeffaflık eksikliğine vurgu yaptı
“Bunu tam anlamamızı, bilmemizi istemiyorlar.”
Solmaztürk, 15 Temmuz’un siyasi ayağı ve dönemin aktörleriyle ilgili soruların sistematik biçimde kaçırıldığını savundu: “Şimdi bu kadar kaçındıklarına göre demek ki bir sebebi var.”
Siyasi sorumlulara doğrudan işaret: Solmaztürk, dönemin başbakanının (o dönem anayasal yetkiler çerçevesinde soruşturulması gereken isim olduğunu) belirterek “Yani bu soruların cevabını biz aslında asıl aramamız gereken kişi dönemin başbakanı.” dedi ve ekledi: “O başbakan da kaçırılıyor ve hiçbir şey söylemiyor.”
İstihbarat ve askeri kanatta kaçınma iddiası
“Genelkurmay Başkanı yani 15 Temmuz 2016'nın Genelkurmay Başkanı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı da kaçınıyor.” Solmaztürk, MİT ve Genelkurmay düzeyinde komisyona yanıt verilmediğini vurguladı.
Komisyon raporu ve soruşturma eksikliği
“Yani komisyon raporu bile ortaya çıkmadı. Hazırlandı güya ortada yok.” Ayrıca verilen araştırma önergelerinin iktidar ve destekçilerince reddedildiğini hatırlattı: “Daha sonra verilen önergeler, araştırılsın önergeleri AKP MHP oylarıyla reddedildi.”
“Allah'ın lütfu” söylemine yorum
Solmaztürk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kullandığı “Allah'ın lütfu” ifadesinin arkasındaki mantığı çözdüğünü belirtti: “Bu bize bir Allah'ın lütfu. Bu sayede Türk Silahlı Kuvvetlerini FETÖ'cülerden temizleme şansı bulduk. Allah'ın lütfu derken bunu kastediyordum.” Ancak bunun sonucu olarak 200’ü aşkın can kaybı olduğunu da hatırlattı.
Kurumların “kahramanlaştırılması” eleştirisi
Solmaztürk, 10 yıl sonra bazı isimlerin devlet kanallarında kahramanlaştırılmasına da tepki gösterdi: “TRT'nin propaganda filmine konuştular… Bunların hepsini kahraman ilan etmişler.”
Yargı ve soruşturma süreçleri üzerine sert ifadeler
Solmaztürk, yargıdaki uygulamalara ilişkin olarak şunları söyledi: “Bunlar cübbe giydiğine bakma. Bu bu cübbe, o hakimin giydiği cübbe Türkiye Cumhuriyeti yargısının cübbesi değil, Fethullah Gülen'in temsilcisi bunlar.” Ayrıca subay, polis ve hakim üniformalarının görünüş olarak devleti andırdığını ama aidiyetlerinin farklı olduğunu ifade etti: “Ama onların aidiyeti, bağlılığı bu devlete değil. Onlar ruhlarını şeytana satmış kişiler diyorduk.”
Sürecin geniş tarihsel bağlamı: Solmaztürk, 2012-2018 arasını yakın tarihimizdeki kırılma dönemi olarak tanımladı: “2012 Şubatından 2018 seçimlerine kadar giden 6 yıllık süreçtir kırılma ve bunların hepsi birbiriyle irtibatlıdır. 15 Temmuz bunun tam ortasına yani tabiri caizse cuk diye oturuyor.”




