CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de düzenlenen basın toplantısında kabine değişikliği ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Emir, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasına tepki göstererek şunları söyledi:
"Türkiye bu kararla demokrasi, adalet ve yargıya güven açısından sarsıldı. Akın Gürlek'in Adalet Bakanlığı'na atanmış olması tam bir skandaldır. Siyasi iktidar Akın Gürlek'in İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası, Aziz İhsan Aktaş davası, Ümit Özdağ'ın tutuklanması, Ayşe Barım'dan 12 yıl sonra 'darbeci' yaratılmaya çalışılması ve buna benzer birçok hukuksuzluğun aslında siyasi olduğunu itiraf etti. Bu davalar siyasidir ve bu dosyaları da siyasetçi Akın Gürlek yürütmüştür. Akın Gürlek Bakan Yardımcısıyken siyasetçiydi, İstanbul'a darbe yapması için gönderildi, 'Ekrem İmamoğlu'nu cezaevine koy, yanına diğer seçilmişleri de koy İstanbul'a mümkün olursa kayyum olarak çökelim hem de 13. cumhurbaşkanı adayından kurtulalım' dediler. Orada yapılan demokrasiye, sandığa darbeydi. Bunu da bir aparatla, Akın Gürlek'le gerçekleştirdiler. Şimdi o aparatı Adalet Bakanlığı'na alıyorlar. Adalet Bakanı olacak ve daha kolay hizmet edecek. Bakan Yardımcısıyken de siyasetçiydi şimdi de siyasetçi. Cumhurbaşkanı Erdoğan bütün bu davaların siyasi olduğunu kabul etmiş, suç üstü yakalanmıştır. Bundan sonra adaletin tabutuna son çiviyi çakan kişiyi adaletin başına bekçi yapıyorsunuz. Bundan sonra tüm Türkiye sathında planlanan siyasi darbeler çok daha kolay yürütülecek, hesap bu. Sadece İstanbul'du şimdi tüm Türkiye'ye bakacak.
"Amaç; Ekrem İmamoğlu'ndan, belediye başkanlarımızdan kurtulmak"
Amaç; Ekrem İmamoğlu'ndan, belediye başkanlarımızdan kurtulmak ve CHP'yi yolsuzluklarla iç içeymiş gibi göstermek. Olmayan deliller, iftiracılar üzerinden yürütülen propagandalar ve bir iftiracının sözüyle cezaevinde aylarını, yılını geçirmek zorunda kalan insanlar. Şimdi bu kişiye Adalet Bakanlığı zırhı giydirilmeye çalışılıyor. Korunaklı bir alana çekiliyor çünkü o da biliyor ki işi zor. Bunca hukuksuzluk, anayasa çiğneme eninde sonunda başına hukuk kılıcının geleceğini biliyor onun için de zırh arayışı içinde. Onu oraya gönderen de, bunca kirli işi yaptıran da bunu biliyor. Ama buradan Akın Gürlek'e sesleniyorum; o zırha hiç güvenme. Aynı kişi Zekeriya Öz'ün altına zırhlı araç vermişti. Bunu da unutma.
Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanması anayasaya aykırıdır. Anayasa 76'ya göre hakimler ve savcılar istifa etmeden siyaset yapamazlar. İstifa etmemiştir, görevden alınmamıştır, Cumhurbaşkanının bir imzasıyla 'sen Adalet Bakanısın' denilmiştir. Anayasa çiğnenmiştir. Şu haliyle Akın Gürlek'in Adalet Bakanlığı hukuksuzdur. Bugün Genel Kurul'a gelip yemin edecek. Bu yemin geçersizdir. O yemin kendileri açısından geçerliymiş gibi görülse de milletin vicdanında hiçbir karşılığı olmayan bir yemindir. İlla yemin edecekse onun yemin edeceği yer Genel Kurul değil, saraydır. Şu ana kadar milletvekilliği yapmamış bir kişi, Adalet Bakanlığı'na hiç getirilmedi. Tek kişilik ucube rejim gönlünce bakanları atıyordu ama şimdiye kadar Adalet Bakanları hep milletvekilliği yapmış kişilerden seçildi. Muhtemeldir ki Akın Gürlek de seçilmemiş olmanın zorluğu ile duygusal depresyonu ile seçilmişlere karşı bir hıncı vardır. Kendisinin seçilmişlere karşı bitmeyen bir hıncı var. 'CHP'ye geri adım attırırız, sindiririz, İstanbul'da yaptıklarımızı Türkiye'de yapacağız' diye korkutacaklarını sanıyorlarsa hodri meydan."
"Mevkidaşım Sayın Gökhan Günaydın sözlerinin eksik anlaşıldığını düşündü"
Emir, bir gazetecinin, Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın, "Sizce ben bugüne kadar Keçiören Belediyesi’ne niye girmedim? Bir gün kapısını çalmadım, bir gün Mesut Özarslan denilen kişiyle muhatap olmadım. Çünkü biliyorum karşımdaki kişiliği. Bu benim için sürpriz değildir. Dolayısıyla bütün bu aday belirleme yöntemleri dahil olmak üzere bir özeleştiri yapma zamanımızdır" sözlerine ilişkin sorusu üzerine, şu yanıtı verdi:
"Mevkidaşım Sayın Gökhan Günaydın sözlerinin eksik anlaşıldığını ve olmaması gereken taraflara çekildiğini düşünerek o konuşmasının tamamını yayınladı. Konuşmasının tamamına bakıldığında bizim mevcut aday tespitlerimize yönelik bir eleştiri olmadığını ve Genel Başkanımızın işaret ettiği gibi 31 Mart seçimlerinde önemli bir başarı yakaladığımızı ve bunu yaparken de Türkiye'nin ve partimizin büyümesini ve esenliğini düşündüğümüzü açıkça ortaya koymuştur. Bizim açımızdan böyle bir tartışma yoktur."





