"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisi nedeniyle 3 Temmuz’dan bu yana Çorlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tutulan komedyen Deniz Göktaş’ın 88 günlük tutukluluğu sona erdi. İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün ilk kez hakim karşısına çıkan Göktaş hakkında mahkeme heyeti hükümle birlikte tahliye kararı verdi.
Adli süreçte dikkat çeken ceza ve beraat dengeleri duruşma sonunda şekillendi. Mahkeme, komedyenin cezaevinden çıkmasını engelleyen son suçlama olan “suçu ve suçluyu övme” iddiasından beraatine karar verdi.
HAPİS CEZALARI VERİLDİ, TAHLİYE KAPISI AÇILDI
İddianamede yer alan diğer suçlamaları yeniden nitelendiren mahkeme heyeti; “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” maddesini “dini değerleri aşağılama” kapsamında değerlendirerek Göktaş’a 7 ay 15 gün hapis cezası verdi. Stand-up’çının gösterisindeki ifadeleri nedeniyle “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan ise 11 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedildi.
Verilen hapis cezalarına rağmen tutuklu kaldığı süreyi göz önünde bulunduran mahkeme, Göktaş’ın cezaevinden tahliyesini kararlaştırdı.
Harbiye Açık Hava’da sahnelediği "Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisi gerekçe gösterilerek hakkında 3 ayrı suçlamadan 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası istenen komedyen Deniz Göktaş, 88 günlük tutukluluğun ardından ilk duruşmasına çıktı. İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nce İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen davada savunmasını yapan Göktaş, yaşadığı adli sürece ve gözaltı maratonuna ilişkin çarpıcı detaylar paylaştı.
Yurt dışına kaçtığı yönündeki iddiaları yalanlayan Göktaş, hakkındaki yakalama kararını bildiği halde kendi rızasıyla Türkiye’ye döndüğünü belirterek, "Havalimanında polisler sakin bir şekilde geldi, kelepçe taktılar. Karakoldaki polis memurları bile 'Senin imkanların bende olsa Türkiye'de kalmam' dediler. Ben beyin göçünü engellemeye çalıştıkça Türkiye Cumhuriyeti bunu zorlaştırıyor" dedi.
"KILIÇDAROĞLU İLE GÖRÜŞMEK İSTEMEDİĞİMİ SÖYLEDİM"
Gözaltı ve sevk sürecinde kendisine zorla yön verme çabalarına değinen stand-up’çı, adliye koridorlarında yaşanan sıra dışı bir görüşmeyi aktardı:
“Savcılık sorgusundan sonra, hâkimliğe çıkarılmayı beklerken aileme, avukatlarıma ve bana üç kez ‘Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?’ diye soruldu. Görüşmek istemediğimi söyledim. Buna rağmen adliye koridorunda bir komiserin yönlendirmesiyle kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu, ‘niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada’ demeyen tek kişiydi. Ben böyle bir görüşme istemiyordum. Bunun üzerinden ayrıca bir görüntü oluşmasını da istemiyordum. Görüşmek istemediğimi söylememe rağmen neden zorla görüştürüldüğümü hâlâ merak ediyorum. Bu nasıl bir muamele?”
Tahliye edildikten hemen sonra yeni bir suçlamayla cezaevinden çıkmadan tutuklandığına dikkat çeken Göktaş, "İlk iki suçlamadan tahliye edilmeseydim yeni suçlamayla karşılaşır mıydım bilmiyorum. 88 gündür tutukluyum. Üzerimde, tahliye edilmiş ama ardından yeniden tutuklanmış bir insanın rahatsızlığı var" ifadelerini kullandı.
"ŞAKA KALDIRAMAYAN YÖNETİCİLERLE KARŞI KARŞIYAYIZ"
Siyasi eleştiri ve hicvin suç sayılamayacağını vurgulayan komedyen, geçmiş dönemin mizah anlayışı ile bugünkü yargı baskısını kıyaslayarak savunmasını sürdürdü:
"Eski sanatçılar bu cümleleri izleseler bana ‘korkak’ derlerdi. Levent Kırca televizyonda program yapıyordu, ben kendi YouTube kanalımdaki gösteri nedeniyle yargılanıyorum. Yasalar değişmediyse değişen ne? Şaka ve eleştiri kaldıramayan, kırılgan yöneticilerle karşı karşıyayız. Gösterimin beş dakikası Erdoğan hakkındaydı, oradan tek bir cümle iddianameye konuldu. Çıktığımda yaşadığım bu süreci anlatmaya ve eleştirmeye devam edeceğim."
4 milyon izlenmeye karşı CİMER'e ilk üç günde sadece 1 şikayet geldiğini, organize trol hesapların hedefi olduğunu dile getiren Deniz Göktaş, delilleri karartma veya kaçma şüphesinin bulunmadığını belirterek mahkeme heyetinden tahliyesini ve beraatini talep etti.




