Yerel ürünlerin yanında Antalya, Adana, Mersin gibi illerden getirilen sebze ve meyvenin satışının yapıldığı Yozgat'ta kurulan haftalık pazarda, marketlere oranla daha ucuz olmasına karşın alım gücü daralan yurttaş kredi kartıyla alışverişi tercih etmeye başladı.
Pazar esnafı, talebin azalmasıyla üreticiden doğrudan alım yapamadığını, aracılardan aldığı sebze ve meyveyi tüketiciye ulaştırdığını anlattı. Üreticiden doğrudan alım için bir kamyonu doldurmaları gerektiğini aktaran pazar esnafı, Yozgat'taki halk pazarında satışa sundukları ürünün ise bir kamyonu bile dolduramadığını ifade etti.
Yozgat'ta halk pazarında kendi ürettiği balı satan Ali Sarı, 'Pazarda kimse yok. Pazar güzel, fiyatlar güzel ama vatandaş marketlere yönleniyor. Vatandaş gelmiyor, pazara gelmiyor' diye konuşurken, pazardan alışveriş yapan İsmail Galip de, 'Fiyatlar elbette ki biraz farklı. Şikayetçi olsan ne yapacaksın, olmazsan ne yapacaksın? Elden bir şey gelmiyor' ifadelerini kullandı.
'Vatandaşta para yok'
Emekli olduktan sonra pazarda tezgah açmaya başlayan Dursun Nazlı, 'Dön gel Zeynep'im dön gel/soğan ekmek yiyelim' diyerek pazar esnafının durumunu anlatmaya çalıştı, pazardan alışveriş yapmak için gelen yurttaşların artık gelmez olduğunu bildirdi. Nazlı şunları söyledi:
'Pazarcıların et ekmek yeme devri geçti. Peynir ekmek yiyor. Vatandaşta para yok. Alım gücü yok. Gelip de alamıyor vatandaş. Emeklisi, asgari ücretlisi, memuru yetmiyor. Para az. Her gün devalüasyon oluyor. Mazot çıkmış 75 liraya, her gün zam. Memura, emekliye senede bir kere zam veriliyor, mazota her gün zam geliyor. Mazotla taşıma oluyor. Her şey mazot. Bizde anca böyle soğan ekmek yiyoruz. Görüyor musun? Peynir ekmek. Zaman gelecek bunu da bulamayacağız, bugünleri de bulamayacağız. Memleket çöküyor. Hani bir deprem olur ya, herkes altında kalır; memleket çöküyor. Deprem nasıl ki fakir, fukara, zengin, cumhurbaşkanı, emekli hiç ayırt etmiyor, herkes altında kalıyor; memleket çöküyor, herkes altında kalacak. İş işten geçecek.'
Pazar esnafı Kemal Üstüntaş ise, 'Buraya 20 kamyon komple mal gelirdi. Şuradaki malın hepsini topla bir araba mal yok. Ben içimden atarak yapmıyorum bu işi. Bu işin yapılacak durumu kalmadı. Bununla ev geçindirilmez. Ne olacak, nereye kadar gideceğiz bilmiyorum' ifadelerini kullandı.
'Tezgahlarda satmış olduğumuz ürünlere sadece mazot masrafı 40-50 lira biner hale gelmiş'
Yozgat Sebzeciler ve Pazarcılar Odası Başkanı Salih Çavuşoğlu da akaryakıt fiyatlarındaki artışın sebze ve meyvelere de yansıdığını kaydetti. Çavuşoğlu, 'üç harfli' marketlerin küçük şehirlere geldiğini, her apartmanın bodrumunda açıldığını ifade ederek, şöyle konuştu:
'Sözün bittiği yerdeyiz. Biz ülkemizi, memleketimizi, devletimizi seven insanız, seven esnafız. Bizler bu devletin içerisinden bir tane dahi vatan haini çıkartmayan esnaf kitlesiyiz. Bugünkü halimiz çok perişan. Mazot 80 lira seviyesine çıkmış. Tezgahlarda satmış olduğumuz ürünlere sadece mazot masrafı 40-50 lira biner hale gelmiş. Arabalarımıza 850 kilo, 900 kilo tonaj verilmiş. Peki bu tonajlar küçük esnaf araba alırken neden belirtilmemiş? Bizlere araçlar geçtikten sonra senin tonajın 850 kilo deyip binlerce lira ceza kesmenin hangi hukuka, hangi ciddiyete, hangi resmiyete sığdığına bir anlam veremiyoruz. Karşımızdaki görmüş olduğunuz arabaya 3,5 ton tonaj verilmiş. 3 bin 500 kilo yük ile Antalya'ya gidip gelmeye bu araba 25 bin lira yakıt yakıyor.
Biz ustalarımızdan aldığımız meslek ahlakı, iş terbiyesi ile yıllarca bu mesleği yaptık. Bu meslekten emekli olduk. Bu meslekten çocuklarımızı evlendirdik. Çocuklarımızı iş güç sahibi yaptık. Yaşadık, 65 yaşına geldik. 65 sene daha yaşamayacağız. Rabbim bizden sonraki gelen nesillere, Türk milletine yardım etsin.'
Yozgat'ta pazarda tezgah açan esnaf sayısının yüzde 70 azaldığını söyleyen Çavuşoğlu, pazar esnafının gitse bugün ruhsat alamayacağını ancak marketlerin her yere açıldığını ifade etti.
Çavuşoğlu, 'Şu hale bir bak. 170 tane pazarcım var. İlçelerimle beraber 4 bin 500'ün üzerinde pazarcı esnafı var. Hâlleri bu. Sözün bittiği yerdeyiz' dedi.