CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile çok sayıda belediye başkanı ve yetkilinin tutuklanmasını protesto etmek amacıyla başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingleri devam ediyor.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, kürsüye çıkarak halka seslendi.
İşte Mansur Yavaş'ın açıklamaları;
"En yakın seçimde iktidarı değiştirmek ve ülkeye daha iyi hizmet etmek istiyoruz. Bu yapılan operasyonlar maalesef bizi engellemek için yapılan işler. Halktan yana politikaları gördüler. Halktaki memnuniyeti gördüler. Kendileri yıllar önce bir yasa çıkardılar, dediler 'artık kimse gece vakti evinden alınmayacak.
Karakoldan yazılı tebliğat gidecek, neden çağrıldığı bildirilecek' denildi. Şimdi sabaha karşı evler basılarak, davet edilmek yerine belediye başkanları yaka paça gözaltına alınıyor. Bununla da kalmıyor. Bu yargılanacak insanları televizyonda savunacak kimse yokken, yargılanmalar televizyondan etkilenmek isteniyor. Bunlar hakkında işlem yapılmıyor. Ekrem Başkanı ve arkadaşlarımızı savunduğumuzda, kesinleşmiş yargı olmadan, savunanlar suçlu ilan ediliyor. Fotoğrafları kaldırılıyor. Sosyal medya hesapları kapatılıyor. Nerede adil yargılama?
Televizyonlardan görüyorsunuz, Genel Başkanımızın bozuk tohum ilan ettiği şahsın 600 milyon liralık villası var. Pişkin pişkin sırıtarak 600 yapmaz 400'e veririm diyor. Hayatında bir gün çalışmamış. Bir gün çalıştırmamış. Bir gün vergi vermemiş adam. Hiç kimse bunlara bir şey sormuyor. Ben diyorum ki Gökçek ve ailesi yargılanmadan hiç kimseyi yargılayamazsınız.
Her şeyden evvel yine kendileri çıkarttıkları yasaya göre tutukluluğun sınırlarını kaldırdılar. Üst haddi şu kadar olmayan, alt haddi şu kadar olmayanlar tutuklanamaz hükmüne rağmen önüne geleni tutukluyorlar. Ayrıca tutuklama tehdidiyle birçok insanı da iftiraya zorluyorlar. Bunun hukukta asla yeri yoktur.
Bir diğer konu yargılamalarda şunu görüyoruz: 'Şunu dedi, bunu dedi'. Şimdi bir tarafta iddia eden var, bir tarafta karşısını söyleyen var. İddia eden suçlayan kişi çete lideri olarak ilan edilen kişi. Peki suçlanan kim? Hayatı boyunca karakola gitmemiş, halkın büyük çoğunluğu oylarıyla seçilmiş belediye başkanımız. Siz ne hakla o çete reisinin ifadesini bizim belediye başkanlarımızdan üstün tutup onları hapse atıyorsunuz? Bunun hukukta hiçbir yeri yoktur.
Ben mübarek günlerdeyiz. Hiç dinleyeceklerine inanmıyorum ama Maide suresinde şöyle diyor: 'Bir topluluğa olan kininiz asla sizi adaletsizliğe sevk etmesin' diyor. Belki bundan anlarsınız. Yaptığınız iş, duyduğunuz kin sonucu insanları suçsuz yere hapse atmak, adaletsiz davranmaktır. Bunun hesabını elbette öbür dünyada vereceksiniz. Evet, her cuma cumaya gidenler bilir, hutbede imam sözlerini tamamlar: 'Hükmettiğiniz zaman Cenabı Allah adaletle hükmetmenizi emreder' der. Nerede adaletle hükmetmek, nerede?
Dolayısıyla sevgili İstanbullular, bizler belediye başkanları olarak bu hukuksuz uygulamaları gördükçe daha fazla çalışıyoruz. Daha fazla halkın memnuniyetini artırmak istiyoruz ki inşallah yapılacak en erken seçimde Türkiye'deki iktidar değişecek ve bundan sonra gerçek hukukun üstünlüğü olan, herkese adil olan, hiç kimsenin yargılanmaktan korkmadığı, yargılanırken de emin olduğu sistemi mutlaka getireceğiz. Rövanş hukukunu ortadan mutlaka kaldıracağız. Kapınız sabaha karşı çalındığı zaman zannetmeyin ki polis geldi, acaba ihtiyacı olan birisi mi geldi diye hiç endişe etmeden kapıyı açacağımız günler gelecek. Türkiye bunları vaat ediyoruz. İnşallah anayasaya bağlı hukukun üstünlüğüne ve herkese uyan bir hukuk sistemini hep birlikte gerçekleştireceğiz. Diyorum ki delilleri topladınız. Delilleri topladınız ki davayı açtınız, iddianame ortada. Hala niye tutuklu tutuyorsunuz? Hala niye tutuklu tutuyorsunuz? Serbest bırakın, adli tedbirleri uygulayın. Bu insanların ömründen çalmayın. Kaldı ki hasta olan belediye başkanlarımız var. Hiç mi vicdanınız sızlamıyor onları içeride tutuyorsunuz hala?
Evet sevgili İstanbullular, biz dayanışma duygularımızı ifade etmek için bugün buraya geldik. Her zaman Ekrem Başkanımızın ve diğer başkanlarımızın arkasındayız. Onlara güveniyoruz. Onların adil yargılanmalarını, tutuksuz yargılanmalarını istiyoruz ve inşallah yapılacak en erken seçimde de dilediğimiz özgür, bağımsız, herkesin huzur içerisinde yaşadığı bir Türkiye'yi vaat ediyoruz.




