Kısa Dalga Genel Yayın Yönetmeni Kemal Göktaş, Epstein belgelerinde Türkiye’den isimlerin geçtiğini, ancak dosyaların büyük bölümünün bağlamından koparıldığını ve pek çok kısmının kırpılıp gizlendiğini söyledi. Fettah Tamince için “yüksek koruma altında” ifadesini kullanan Göktaş, Tamince’nin ifade vermesi veya bundan etkili bir soruşturma çıkmasının olası görünmediğini söyledi.

Göktaş özetle şu değerlendirmeleri yaptı:

Epstein belgelerinin önemli bilgiler içerdiğini ancak birçok belgenin avukatlarca, ABD Adalet Bakanlığı sürecinde tasnif edilip bazı kısımlarının kapatıldığı için eksik bir tablo sunduğunu belirtti.

Belgelerde Türkiye’den geçen isimler arasında Fettah Tamince ve Mücahit Ören’in de bulunduğunu, Antalya’ya Epstein’in gelmiş olmasına ilişkin yazışmaların yer aldığını ve bunun Rixos oteliyle ilişkilendirilebileceği sorusunun gündeme geldiğini aktardı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, bazı iddialar üzerine bir soruşturma açtığını ancak bu soruşturmanın, belgelerdeki iddiaların kaynağı olan müşteki avukatının beyanından hareketle başlatıldığını ve henüz ciddi bir delil ortaya konmadığını söyledi.

SORUŞTURMA İÇİN İKİ ENGEL VAR

Göktaş, Türkiye ayağından kapsamlı, derin ve sonuç alıcı bir soruşturmanın yürütülmesinin önünde iki temel engel gördüğünü ifade etti: Engellerden birincisi, Amerika tarafında dosyanın iyi soruşturulmamış olması, ikincisi siyasi irade ile yargı ve koruma ilişkileri. Göktaş, bu nedenle belgelerden doğrudan yargılamalara veya kapsamlı tasfiyelere gidileceğini beklemediğini vurguladı.

Mücahit Ören ile ilgili olarak da Göktaş, Ören’in açıklamaları ve kamuoyundaki rolü nedeniyle hukuki sürecin muhtemel sonuç üretmesinin güç olduğunu belirtti.
Göktaş ayrıca Epstein dosyalarının toplumda güçlü bir tepki yarattığını, sınırlı da olsa bazı ağların açığa çıkarılmasına yol açabileceğini; fakat “kurulu düzenin” geniş ağları ve cezasızlık mekanizmaları nedeniyle köklü değişiklik beklentisinin zayıf olduğunu ifade etti.