Konya'da yaşayan bir emekli, "Tayyip baba sağ olsun. Bu zamana kadar o kadar oy verdik. Yazıklar olsun" dedi. Emekli maaşının yetmediğini belirten kadın ise "Yarı günümüz aç, yarı günümüz tok" diye konuştu.

TÜİK'in açıkladığı 2025 yılına ilişkin enflasyon verilerine tepki gösteren Diyarbakır’daki emekliler, bu durumu hak etmediklerini ifade etti. Bir emekli vatandaş "Biz artık değil, askıda ekmeğe, biz askıda elbiselere bile muhtaç duruma düşürdü bizi şu anki muktedirlerimiz. Biz artık gidip şey askıda bize uyacak işte ayakkabı, elbise, gömlek arıyoruz. Yani emekli bu duruma getirilmiş. Biz bunu hak etmedik." diye tepkisini dile getirdi.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) aralık ayı enflasyonunu yüzde 0,89, yıllık enflasyonu yüzde 30,89 olarak duyurduğu anları İzmir’in Bornova ilçesinde kıraathanede takip eden emekliler, açıklanan oranların hayat pahalılığını yansıtmadığını, aylıklarına buna göre yapılacak düşük zamlar nedeniyle geçim sıkıntısının daha da artacağını dile getirdi. ANKA Haber Ajansı'na konuşan emekli İbrahim Yılmaz, şunları kaydetti:

KARA BİR YIL

"2026'nın yine bir kara yıl olarak geçeceğini düşünüyoruz. Çünkü TÜİK zaten yıllardan beri yaptığını bugün de yaptı, enflasyonu düşük göstererek emeklilerin cebinden yine paralarını çaldı. Yıllardan beri TÜİK, normal enflasyonu açıklamış olsaydı şu anda emekli maaşları 44-45 bin lira civarında olacaktı. TÜİK emeklilerin, çalışanların cebinden paralarını çalıyor. Bize göre TÜİK hırsızlık yapıyor. Emeklilerimiz 18 bin lira, 19 bin lirayla yine geçinmeye çalışacak. Bu nedenle 2026 yılı yine kara yıl olarak geçecek."

Emeklilerin borcu borçla kapattığını anlatan Yılmaz, "Emekli zaten bankaların kucağına düşmüştü. Bankalardan borç alıp oraya yatırıp idare etmeye çalışıyordu. Ama emeklilerimiz şu anda bankaların, kartların kıskacında borcunu borçla kapatmaya çalışıyor. Emeklileri zor bir yıl bekliyor" dedi.

"Bu zam kimseyi tatmin etmez"

Emekli Ali Gürkahraman ise TÜİK'in açıkladığı enflasyon karşısında ironi yaparak "Çok iyi diyeceğim. Ne diyeceğim yani? Bu zam kimseyi tatmin etmez ki, çok iyi demek zoruna kalıyoruz. Başka yapabilecek bir şey var mı? Markete gidiyoruz sırtımızı dönüp çıkıyoruz. Maaşı bankamatikten çekemiyoruz. Bankada duruyor, hepsi kredi kartlarına gidiyor. Elimize geçmiyor" ifadelerini kullandı.

"Kemal Sunal gibi ekmeği cama sürüyoruz"

Emekli Ramazan Ermiş de "Aldığımız para zaten yetmiyor. Her şeye zam, kiralar çok arttı. Devletten bir beklentimiz var; o da yok yolluyor. Emekli olduğumda 5 bin 60 lira emekli maaşı alıyordum. O günün koşullarında lokantalarda et, biftek yiyordum. Şimdi lokantanın önünden geçiyoruz. Bir tavuk kızartması gördük mü camdan Kemal Sunal gibi ekmeği cama sürüyoruz. Böyle geçiniyoruz. Yapacak bir şey yok" dedi.

"Emekliyi açlığa mahkum etmek"

Emekli ve kıraathane işletmecisi Mustafa Ayan ise şöyle konuştu:

"Bu emekliyi açlığa mahkum etmek demektir. Bu maaş hiçbir işimize yaramaz. Çok kötü. Ben kahveciyim, geliyorlar 'Çay kaç para?' diye soruyorlar. Ben 1987'den beri burada esnafım, ilk defa çayın fiyatı soruluyor. Ben emekli olduğumda taksitle araba alamamıştım. Şimdi emekli maaşımın hepsini versem lastiğini alamıyorum. Böyle bir sistem olur mu? 2007'de çıkan yasa bizim anamızı ağlattı. Benim maaşım şimdi 50 bin lira olması gerekirken 20 bin 500 lira.

"EVİN DIŞINA ÇIKAMIYORUZ"

Edirne'de yaşayan emekliler, yılın ilk yarısında aylıklarına yansıyacak zammı yetersiz buldu. Memur emeklisi Yakup Çitil, emekli olduktan sonra geçinemediği için taksiciliğe başladığını belirterek, "Şu anda bir ailenin geçinebilmesi için 50 binden aşağı gelir olmaması lazım" dedi. Kirada oturduğunu söyleyen emekli Hafize Belge de, "Evimize el işi yapıp destek oluyoruz. Hayalim vardı; tatile gitmek ama maalesef şehir dışına bile çıkamıyoruz" diye konuştu.