Yavuz Selim Demirağ'dan Selahattin Demirtaş ve PKK Yorumu: "Kandil ve PKK'nın Ezberlerini Bozdu". Demirağ, Selahattin Demirtaş'ın PKK ve Kandil üzerindeki etkisini ve değişen algıyı değerlendirdi. Demirağ'a göre, Selahattin Demirtaş'ın siyasi duruşu, örgütün geleneksel söylemlerini ve ezberlerini bozmuş durumda.
FARKLI BİR ALGI YARATTI
Demirağ, Abdullah Öcalan'ın artık özellikle yeni nesil Z kuşağı ve hatta orta yaştaki Kürt gençleri arasında bile eskisi kadar sevilen bir figür olmadığını belirtti. Öcalan'ın adının bölge halkı için 50 yıldır çekilen zulümleri, acıları ve kayıpları çağrıştırdığını vurguladı. Buna karşılık Selahattin Demirtaş'ın "Seni başkan yaptırmayacağız" gibi çıkışları ve siyasi duruşuyla farklı bir algı yarattığını ifade etti.
Demirağ, Demirtaş'ın bir polis veya asker şehit olduğunda "yüreğim kanadı kınıyorum" gibi açıklamalar yaparak örgütün üst düzeyindeki acımasız tavırdan ayrıldığını savundu. Öcalan'ın savaşın gereği diyerek emirler verdiği ve bunun kayıtlarda mevcut olduğu hatırlatılırken, Demirtaş'ın cumhurbaşkanı adayı olması, ciddi oy alması ve halkın karşısına çıkmasıyla farklı bir yol izlediği dile getirildi. Bu durumun, PKK ve Kandil'in Demirtaş'a karşı bir tavır almasına neden olduğunu söyledi.
Konuşmada ayrıca Ahmet Türk gibi isimlerin belediye başkanlıklarından alınarak yerlerine kayyım atanması ve Devlet Bahçeli'nin bu konudaki tutumu da gündeme getirildi. Demirağ, 2026 yılının başlarında Türkiye'nin karşı karşıya olduğu ekonomik kayıpların ve terörün maliyetinin büyüklüğüne dikkat çekerek, bu tür konuların konuşulması gerektiğini savundu.
Demirağ, Öcalan'ın İmralı'da Mustafa Kemal Atatürk'ün Çanakkale'deki mücadelesine atıfta bulunarak, şehit ailelerine kendisinin de böyle bakılmasını istemesini "hadsizlik" olarak niteledi. Öcalan'ın kendisini Kürtlerin atası gibi göstermeye çalıştığını ve ince mesajlar verdiğini iddia etti. Bu tür söylemler karşısında kimsenin Öcalan'a "haddini bil" diyememesini eleştirdi.
Demirağ, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu sorunların karmaşıklığına ve Amerikan emperyalizminin dayattığı politikalara değinerek, bu tür "insani ve sübliminal mesajlarla" akılla alay edilmeye çalışılmaması gerektiğini belirtti.