Haber

Tutuklu Başkan Günel'den Kuşadası'na mektup

Aydın Kuşadası'ndaki 1 Mayıs kutlamalarında, tutuklu Belediye Başkanı Ömer Günel, Silivri'den gönderdiği mektup okundu.

utuklu Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Silivri'den gönderdiği mektubunda 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutladı. Günel mektubunda 'Hukuk Devleti ilkesinin yok sayıldığı bir ülkede, iftiracı Aziz İhsan Aktaş devlet koruması ile özel korumayla getirilir, kayırılır, iftiracı Selim Özderya gibilere 2,8 milyarlık ödül ihaleleri verilir. Adalet için, emeği için mücadele edenlere, biber gazı sıkılır, Silivri zindanlarına hapsedilirler. İhanetin, ilkesizliğin markası haline gelen topuklayan korkaklar, baş tacı edilir' dedi.

Kuşadası'nda 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü çeşitli etkinliklerle kutlandı. İşçilerin, sivil toplum kuruluşlarının, siyasi parti temsilcilerinin ve vatandaşların katılımıyla oluşturulan kortej yürüyüşü, Meteoroloji Kavşağı'ndan başladı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, CHP Aydın Milletvekilleri Evrim Karakoz ve Süleyman Bülbül'ün de katıldığı yürüyüş, İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı'nda sona erdi. 1 Mayıs kortejine katılan sivil toplum örgütleri, emek ve dayanışma' mesajları verdi. Tutuklu Belediye Başkanı Ömer Günel'in Silivri'den gönderdiği mektup da CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek tarafından okundu.

'Holdinge 2 bin 364 adet ruhsat veren bakanlık, işçileri muhatap bile almadı'

Günel mektubunda, şunları kaydetti:

'Bugün 1 Mayıs, İşçinin ve Emekçinin Bayramı. Hepinizin İşçi ve Emekçi Bayramı kutlu olsun. Bu kutlamayı ifade ederken, maalesef yüreğimde bir coşku ve sevinç yok. Ama umut var. Umudu kaybetmeyeceğiz. İşçiye, işçinin hakkına yönelik olarak çok yakın zamanda yaşadığımız bir olaya dair, farkındalığınızı yükseltmek amacıyla bir tespit yapacağım. Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Doruk Madencilik işçisinden bahsedeceğim. Ödenmeyen maaşları ve hakları için 12 Nisan 2026'da Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinden Ankara'ya kadar yürüyen, eylemleri günlerce süren, Ankara'ya geldiklerinde, bırakın muhatap bulmayı, polis barikatları ve biber gazıyla, açlıkla mücadele eden onlarca maden işçisi, karısının 345 TL'lik alışveriş listesini alamayan, çocuğunun oyuncağını satıp parasını babasına verdiği insanlardan bahsedeceğim. Holding patronunu ya da temsilcisini ortada hiç görmedik. Enerji Bakanlığı'nın önüne barikat kurdu, holdinge 2 bin 364 adet ruhsat veren bakanlık, işçileri muhatap bile almadı.

Holdingin patronu Sebahattin Yıldız, özelleştirme süreçlerinde zenginleştirilmiş, derenin taşıyla derenin kuşunu vurmaya alışmış, vekilliğini bakanların yaptığı şımarık bir patron. CEO'su devlette birçok kademede görev yapmış, AKP'den milletvekili adaylığına soyunmuş, bir bürokrat. Bu şımarık patronun işçiyi ve emekçiyi mağdur ettiği ilk işyeri değil, şöyle sıralayayım; Trabzon Şamra-Sürmene maden işletmesinde işçiler 3 ay maaşlarını alamadı. Kıdem tazminatları ödenmedi. Giresun Şebinkarahisar maden işletmesinde atık baraj seti yıkıldı, 4 bin 500 ton zehirli atık çevreye yayıldı, işçiler mağdur edildi, şirkete ödül verdiler, ÇED onayı aldı. Çanakkale Yenice maden işletmesinde işçiler haklarını alamadı, madeni işgal ettiler. Vali, kaymakam araya girdi, işçiler dışarı çıktı. Tazminatsız olarak işten atıldılar.

'Yeni Türkiye'de İşçi ve Emekçi Bayramı kutlu olsun'

Yıldız Bakır işletmesinde 2023 yılında 400 işçi aylarca maaşlarını alamadılar, iş bıraktılar. KMC madencilikte şubat, mart maaşları ödenmemiş, Çankırı Kurşunlu'da yüzlerce işçi maaşlarını alamadı, işten çıkarıldı. Saymakla bitmez. Dönelim, Ankara'ya? Bu nasıl bir holdingdir ki, işçinin karşısına çıkmıyor, onun yerine, onu temsilen, İçişleri Bakanlığı ricacı oluyor. Patron da diyor ki, lüks holding odasında arkasına yaslanarak, 'madem Bakanlık rica etti, tamam o zaman...' Devletin, Bakanlığın, Anayasa'nın, TCK 117/1 maddesi 'iş ve çalışma hürriyetini ihlal' suçundan işlem yapması gerekirken; Enerji Bakanı söz alıyor ve diyor ki; 'Ruhsatını iptal etsek, işçiye ne faydası var?'

Hukuk Devleti ilkesinin yok sayıldığı bir ülkede; işçi, emekçi hakkını bakan ricasıyla, patron keyfiyetiyle alır, o da olabilirse... Hukuk Devleti ilkesinin yok sayıldığı bir ülkede; iftiracı Aziz İhsan Aktaş devlet koruması ile özel korumaya getirilir, kayırılır, iftiracı Selim Özderya gibilere 2,8 milyarlık ödül ihaleleri verilir. Adalet için, emeği için mücadele edenlere, biber gazı sıkılır, Silivri zindanlarına hapsedilirler. İhanetin, ilkesizliğin markası haline gelen topuklayan korkaklar, baş tacı edilir. Yeni Türkiye'de İşçi ve Emekçi Bayramı kutlu olsun.'