Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, seçimli Olağan Genel Kurul’daki veda konuşmasında, “Bu konuşmayı, bugün bize umudu hatırlatan bir sesle, Nâzım Hikmet’in dizeleriyle bitirmek istiyorum. Bugün onun 124’üncü doğum günü. ‘Yaşamak tek bir ağaç tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine’. Bu dizeler yalnızca bir umut çağrısı değildir, bir sorumluluk tarifidir.

Bu memleket hepimizin, bu memleket bizim ve bu memleket düşünenlerin, üretenlerin, sorumluluk alanların omuzlarında yükselecek. Ben bugün görevi bırakıyorum ama bu daveti, bu sorumluluğu, bu inancı bırakmıyorum. Hep birlikte Türkiye için düşünmeye devam edeceğiz çünkü bu memleket bizim” dedi.

YENİ BAŞKAN OZAN DİREN

Dilek İmamoğlu isyan etti! 'İnsanlara ettiğiniz eziyet yeter!'
Dilek İmamoğlu isyan etti! 'İnsanlara ettiğiniz eziyet yeter!'
İçeriği Görüntüle

TÜSİAD’ın seçimli Olağan Genel Kurulu toplantısı Beşiktaş’taki Four Seasons Otel’de bugün yapıldı. Mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan tekrar aday olmazken Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Diren, tek aday olarak girdiği seçimde yeni Yönetim Kurulu Başkanı seçildi.

Divan Kurulu Başkanlığı’nı Tuncay Özilhan’ın yaptığı kurulda Orhan Turan, veda konuşması yaptı. Başkanlığı döneminde yaptığı çalışmaları anlatan Turan, şunları söyledi:

“Bazı görevler vardır, bittiği gün anlam kazanmaya başlar çünkü o görevler ne kadar sürdükleriyle değil, geride ne bıraktıklarıyla ölçülür. Bugün iki dönem boyunca taşıdığım TÜSİAD Başkanlığı’nın son günü. Bu kürsüde bulunmak sadece bir görevin tamamlandığı anlamına gelmiyor, aynı zamanda üstlenilmiş bir sorumluluğun, verilen bir emeğin ve paylaşılan bir yolculuğun anlamını yeniden düşünmeyi gerektiriyor. TÜSİAD’da temsil ayrıcalık değil, ülkeye katkı için üstlenilen vazifedir. Bu sorumluluğu taşırken kim olduğunu ve nereden geldiğimi hiç unutmadım. Ben bir cumhuriyet çocuğuyum. Mütevazı bir ailenin imkanlarıyla büyüdüm ama milyonlarca çocuğun olduğu gibi benim de cumhuriyetim vardı. Cumhuriyetin de fırsat eşitliği vizyonu vardı. Hayatımı bu anlayışın sunduğu imkanlarla kurdum. İş dünyası yalnızca değer üretmez. Aynı zamanda düşünmek, tartışmak, yön göstermek için vardır. TÜSİAD bu yüzden vardır. TÜSİAD bir iş dünyası örgütü olmanın ötesinde iş dünyasının aklının kurumsallaşmış hâlidir. Bu ülkenin fikir fabrikası, yarını için çalışan bir gelecek atölyesidir. Ülkemizin küresel rekabette nasıl konumlanacağını düşünen, ekonomik kalkınmayı demokrasiyle, hukukla, kurumlarla ele alan, bugünün sorunlarını konuşurken yarının dünyasına hazırlanmayı hedefleyen bir sivil toplum örgütüdür.

“Amaç Türkiye’yi duyan ilişkiler kurmaktı”

Bu dönemde uluslararası temaslarımızı tek bir merkeze değil, küresel ticaretin şekillendiği üç eksene taşıdık. Bu eksenleri ABD, Çin ve Avrupa Birliği olarak ifade edebiliriz. Amerika’da yatırımcılarla, teknoloji şirketleriyle, akademi dünyasıyla ve diasporadaki Türk profesyonellerle bir araya geldik. Yapay zeka başta olmak üzere yeni teknolojilerin iş yapma biçimlerinin nasıl dönüştüğünü ve girişimcilik ekosisteminin küresel dinamiklerini ele aldık. Çin’de teknoloji merkezlerini ve üretim ekosistemlerini yerinde inceledik. Brüksel’de ise Türkiye’nin, Avrupa Birliği’nin rekabetçilik ve güvenlik stratejilerinde dışarıda bırakılmaması gerektiğini, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, yeşil ve dijital uyumun entegrasyonu ve tedarik zincirinde Türkiye’nin konumlanması gibi başlıkları gündeme taşıdık. Bu temasların asıl amacı Türkiye’yi dinleyen değil, Türkiye’yi duyan ilişkiler kurmaktı. Dünya hızla değişiyor, jeopolitik dengeler sarsılıyor, küresel ticaret yeniden şekilleniyor, teknoloji iş yapma biçimini kökten değiştiriyordu. Dünya böyle değişirken perspektifimizi genişletmek istedik. Bu döneme bakarken 4 ana eksene birlikte bakmayı benimsedik. Cumhuriyet ve demokrasi, kalkınma ve çevre, büyüme ve paylaşım, küresel ve yerel arasındaki denge.

“Tek amacım ülkeme değer yaratmak”

Son 32 yıldır sivil toplum kuruluşlarında aktif görev aldım ve 14 yılında başkanlık sorumluluğu üstlendim. Bütün bu çalışmalarımda tek bir amacım vardı. Ülkeme değer yaratmak. Bugün görevi devrederken içimde baskın olan duygu bu değerin yerini bulduğu hissi, bu sorumluluğu bana emanet edildiği gibi teslim etmenin huzuru. Görevi devralacak yeni yönetim kuruluna başarılar diliyorum. Bu bayrağı daha ileriye taşıyacaklarına yürekten inanıyorum. Bu konuşmayı, bugün bize umudu hatırlatan bir sesle, Nâzım Hikmet’in dizeleriyle bitirmek istiyorum. Bugün onun 124’üncü doğum günü. ‘Yaşamak tek bir ağaç tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine’. Bu dizeler yalnızca bir umut çağrısı değildir, bir sorumluluk tarifidir. Bu memleket hepimizin, bu memleket bizim ve bu memleket düşünenlerin, üretenlerin, sorumluluk alanların omuzlarında yükselecek. Ben bugün görevi bırakıyorum ama bu daveti, bu sorumluluğu, bu inancı bırakmıyorum. Hep birlikte Türkiye için düşünmeye devam edeceğiz çünkü bu memleket bizim.”

Konuşması dernek üyeleri tarafından uzun bir süre ayakta alkışlanan Turan’a TÜSİAD Onursal Başkanı Rahmi Koç tarafından sahnede teşekkür plaketi takdim edildi.

Kaynak: ANKA