Haber

Tülay Hatimoğulları: CHP'ye yönelik operasyonlarla süreç sabote edilmeye başlanmıştır

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında hazırlanması beklenen yasal düzenleme, silahsızlanma süreci, İmralı görüşmeleri, CHP'ye yönelik operasyonlar ve olası seçimlere ilişkin Nefes Gazetesi'ne değerlendirmelerde bulundu.

Hatimoğulları, hazırlanması beklenen 'kök yasa'ya ilişkin, 'İlk kez Kürt sorunuyla ilgili bir yasal ve hukuki adım atılmış olacak. Bu bakımdan biz bu yasayı önemsiyoruz. Bir 'kök yasa' dememizin sebebi de bu. Bu yasa, başka yasaların ve çözüm sürecindeki başka zeminlerin oluşmasına ve güçlenmesine katkı vermesi gerektiğini düşünüyoruz' dedi.

Tülay Hatimoğulları, hazırlanması beklenen yasal düzenlemeye ilişkin değerlendirmesinde, 'İktidarın nasıl düşündüğünü bilmiyoruz. Fakat bizim açımızdan esas mesele şudur, gerçekten Kürt sorununun siyasal ve hukuki bir zeminde çözülmesiyle ilgili samimi bir adım atılacak mı? Aslında bu yasanın ana fikrini belirleyecek olan da budur. Ardından diğer düzenlemeler, diğer yasalar da gelmeli' ifadelerini kullandı.

AK Parti'nin hazırladığı yasa taslağını görmediklerini belirten Hatimoğulları, 'Son dönemde AK Parti adına konuşan isimlerden, yasa konusunda bir mutabakat sağlandığı, ortak bir metin üzerinde uzlaşıldığı ve bu metnin bize de verildiği yönünde açıklamalar ve haberler de çıktı. Ama şunu çok net söyleyebilirim, bize ulaşan herhangi bir metin yok. AK Parti'nin çıkarmayı hedeflediği yasanın içinde ne olduğunu bilmiyoruz' dedi.

'YASA ÇIKARILMADAN MECLİS KAPANMAMALI'

Hatimoğulları, sürece ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

'Normal şartlarda şöyle bir süreç işleyecekti. Son görüşmede Sayın Öcalan, 7-8 maddelik bir kök yasa mantığına ilişkin hazırlık yapmış. Bu devlet temsilcileriyle de paylaşılmış. Metin bize ulaşmadı ama içeriği hakkında genel hatlarıyla bilgilendirildik. Son yapılan görüşmede de kök yasa konuşuldu. Devlet temsilcileri yine oradaydı. Aslında genel anlamda bir mutabakat henüz sağlanabilmiş değil. Dolayısıyla bize ulaşmış somut bir içerik yok. Yarın öbür gün beklentileri karşılamayacak bir yasa çıkarılırsa, bunun sürece katkısı olmaz. Çünkü bu kök yasadaki temel yaklaşım, silahsızlanma sürecini hızlandıracak, siyasi ve hukuki zemini güçlendirecek bir düzenleme olmalıdır.'

Yasal düzenlemenin temmuz ayında çıkarılacağının ifade edildiğini aktaran Hatimoğulları, 'Ama daha önce de defalarca 'gelecek' denildi ve gelmedi. Zaten Meclis'in kapanmasına çok az zaman kaldı. Eğer ellerinde bir taslak varsa bu hafta paylaşmaları gerekiyor. Bu yasa çıkarılmadan Meclis kapanmamalı' diye konuştu.

Hatimoğulları, bazı yaklaşımlara baştan karşı olduklarını ifade ederek, 'Birincisi, insanların kategorize edilmesine karşıyız. İkincisi ise etkin pişmanlığı ya da pişmanlığı çağrıştıracak herhangi bir yaklaşımın kabul edilemez olduğunu düşünüyoruz. Çünkü insanlar gerçekten siyasette yeni bir başlangıç yapmak istiyorlar. Zaten Türkiye'de etkin pişmanlık yasası var. Dolayısıyla bu bizim açımızdan yeni bir yaklaşım değil. Sayın Öcalan da İmralı'da bu yaklaşımın kabul edilmeyeceğini çok net bir biçimde ifade etmiş' dedi.

DEM Parti'nin kendi taslağını gelişmelere göre kamuoyuyla paylaşabileceğini söyleyen Hatimoğulları, 'Bizim taslağımızda kategoriler olmayacak. Numan Bey'in sık kullandığı bir ifade var, 'Türk'ün de Kürt'ün de haysiyeti ve onuru.' Bu çok kıymetli bir yaklaşım. Yani kapsayıcı, insanları kategorilere ayırmayan, pişmanlığı dayatmayan, gerçekten siyasi ve hukuki çözümü esas alan, demokratik zemine oturacak bir kök yasadan söz ediyoruz. Hem kök yasaya ilişkin hem de Sayın Öcalan'ın umut hakkıyla ilgili hukuki düzlemde hazırladığımız çalışmalarımız bulunuyor' ifadelerini kullandı.

'KÖK YASA MÜMKÜN OLAN EN GENİŞ KAPSAMDA HAZIRLANMALI'

Tülay Hatimoğulları, örgüt yöneticilerinin düzenleme kapsamında yer alıp almayacağına ilişkin soruya, şu yanıtı verdi:

'Bu konuda iktidarın nasıl düşündüğünü net olarak bilmiyoruz. Bazı imalar var. Örneğin, silahlı eğitim almış ancak herhangi bir eyleme katılmamış kişilerden oluşan, birkaç yüz kişilik bir gruptan söz ediliyor. Eğer yasa bu şekilde çıkarsa kapsayıcılığı oldukça düşük olur. Böyle bir yasa çıkması halinde biz de kendi tutumumuzu çok açık ve net biçimde ortaya koyarız. Bugüne kadar somut adımlar atılmışken, tartışmanın insanları kategorilere ayırmaya indirgenmesi bu süreci heba eder. Kök yasa mümkün olan en geniş kapsamda hazırlanmalıdır. Bunu '200 yönetici', '500 alt kadro', 'bin kişi başka bir kategori' şeklinde ayırmaya kalkarsanız işin içinden çıkamazsınız.'

Hatimoğulları, DEM Parti'nin de süreç o aşamaya geldiğinde önerilerini sunacağını belirterek, 'Bu çalışmalarımız arasında bazı mekanizmalar da bulunuyor. Örneğin, silah bırakan kişilerin belli bir süre belirli merkezlerde kalmasını sağlayacak bazı mekanizmalar oluşturulabilir. Biz buna bir 'uyum süreci' demiyoruz. Ancak hem toplumun hem de ilgili kişilerin güvenliğini ve sürecin sağlıklı işlemesini sağlayacak bazı geçiş mekanizmaları elbette tartışılabilir' dedi.

'BARIŞIN TOPLUMSALLAŞMASININ ÖNÜNDEKİ EN ÖNEMLİ ENGELLERDEN BİRİ CHP'YE YÜRÜTÜLEN OPERASYONLAR'

CHP'ye yönelik operasyonlara da değinen DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, 'Bugün Türkiye'de barışın toplumsallaşmasının önündeki en önemli engellerden biri de CHP üzerinde yürütülen operasyonlardır. Bunlar hiçbir zaman olmaması gereken uygulamalardır. Ama özellikle barışın konuşulduğu bir dönemde yaşanması daha dikkat çekicidir. Böyle bir süreçte CHP'nin bütünlüklü desteği son derece önemlidir. İktidarın bunu gözetmesi gerekirken, CHP'ye yönelik operasyonlarla bu süreç adeta sabote edilmeye başlanmıştır. Üstelik bu gözaltılar ve tutuklamalarla sınırlı kalmadı. Mutlak butlan tartışmalarıyla hem CHP'nin dışına hem de iç işleyişine yönelik müdahaleler gündeme geldi. Operasyonlar devam ettiği sürece barışı toplumsallaştırmakta ve 'Türkiye'nin birinci gündemi barıştır' algısını oluşturmakta zorlanıyoruz' ifadelerini kullandı.

'SİLAH BIRAKMAYLA İLGİLİ TEKNİK BİLGİLER BİZ GELMEZ'

Hatimoğulları, silah bırakma sürecine ilişkin, 'Bununla ilgili teknik bilgiler bize gelmez. Bu bilgiler devlet mekanizmasıyla örgüt mekanizması arasında olan bilgilerdir. Ama şunu biliyoruz PKK, kendisini feshettikten sonra Türkiye'de herhangi bir silahlı mücadele yürütmeyeceğini ifade etti. Bunun taktiksel bir adım olmadığını, stratejik bir yaklaşım olduğunu söylüyorlar. Ancak hangi mağaranın boşaltıldığı, hangisinin doldurulduğu gibi teknik ayrıntıları bilmiyoruz' dedi.

İmralı görüşmelerindeki gecikmeye ilişkin ise Hatimoğulları, 'İkinci kez benzer bir uzama yaşanıyor. Bunun nedenine ilişkin net bir bilgimiz yok. Ancak arka planda yasaya ilişkin bir diyalog yürütüldüğünü tahmin ediyoruz. Bunun yanında Sayın Öcalan yalnızca İmralı Heyeti ile değil, Türkiye'deki basın ve yayın kuruluşlarıyla, gazetecilerle, hukukçularla ve siyasetçilerle de görüşmek istediğini ifade ediyor' diye konuştu.

'CHP'NİN KOMİSYONDA YER ALMASI SON DERECE ÖNEMLİYDİ'

Hatimoğulları, süreçte DEM Parti'ye yönelik bakışın değişip değişmediğine ilişkin soru üzerine de şunları kaydetti:

'Kendi tabanımız açısından söyleyecek olursam, tabanımız barış konusunda kararlı bir mücadele yürütüyor. MHP ise kendi tabanını ikna etmek için ciddi bir emek verdi. Başta Sayın Bahçeli devreye girip bunu anlatmasaydı, kendi tabanını ikna etmekte zorlanabilecek bir yapıydı. AK Parti ise böyle bir çalışma yapmadı. Bizim AK Parti'ye yönelik en önemli eleştirilerimizden biri de budur. 2013-2015 sürecinde Akil İnsanlar Heyeti oluşturulmuştu. Aydınlar, yazarlar, gazeteciler ve sanatçılar toplumun ikna edilmesi için Türkiye'nin birçok yerini dolaşmıştı. İktidara yakın medya organlarının Kürt sorununa ilişkin dili değişmişti. Bugün ise bunların hiçbirini görmüyoruz. Bunu görüştüğümüz AK Parti temsilcilerine de ifade ettik. Buna rağmen CHP'nin bugüne kadar çok olumlu bir tutumu oldu. Meclis'te kurulan komisyonda yer almaları son derece önemliydi.'

'SEÇİM SÜRECİ GELDİĞİNDE O GÜNKÜ GELİŞMELERE GÖRE KENDİ DEĞERLENDİRMELERİMİZİ YAPACAĞIZ'

Olası erken ya da baskın seçim ve cumhurbaşkanı adaylığına ilişkin soruya Hatimoğulları, 'Bunu henüz hiç konuşmadık. Seçim süreci geldiğinde, o günkü gelişmelere göre kendi değerlendirmelerimizi yapacağız. Türkiye'deki mevcut tabloyu görüyorsunuz. Henüz seçim ittifakları ya da Cumhurbaşkanlığı seçimi partimizin yetkili organlarında konuştuğumuz konular değil. Önümüzde kongremiz var. Muhtemelen kongreden sonra Türkiye artık seçim gündemine daha fazla odaklanacaktır' yanıtını verdi.

Hatimoğulları, sürecin en zor döneminin geride kalıp kalmadığına ilişkin ise 'Ben bundan o kadar emin değilim. Çünkü hala ortada çıkarılmış bir yasal düzenleme yok. Temmuz ayında geleceği söyleniyor. Artık biz de 'Çıksın da görelim, ondan sonra emin olalım' noktasındayız. Eğer bu aşamayı sağlıklı biçimde tamamlayabilirsek, hep birlikte en zor dönemin önemli bir bölümünü geride bırakmış olacağız' ifadelerini kullandı.