12 Eylül askeri darbesinin ardından Türkiye’de hayatın her alanını kuşatan baskı ve korku atmosferini, cezaevi deneyimi üzerinden anlatan Tarık Akan’ın “Anne Kafamda Bit Var” adlı kitabı tiyatro sahnesine uyarlanıyor.
Bakırköy Belediye Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni ve oyuncu Ragıp Savaş, “Bana İstanbul Anlat” programında yaptığı açıklamada, oyunun prömiyerinin şubat ayının son haftasında Leyla Gencer Sahnesi’nde yapılmasının planlandığını duyurdu.
Romanın oyunlaştırması dramatik yazar Gökhan Aktemur tarafından yapıldı. Oyunun yönetmenliğini ise Bakırköy Belediye Tiyatroları’nın kadrolu sanatçılarından Turgay Kantürk üstleniyor.
Provaların sürdüğünü belirten Ragıp Savaş, yapımın kalabalık bir oyuncu kadrosuyla sahneleneceğini ve “büyük bir prodüksiyon” olacağını ifade etti. Tarık Akan’ı sahnede canlandıracak oyuncunun kimliğinin ise şimdilik sürpriz olarak saklandığı belirtildi. Savaş, “Şimdiden herkes aramaya başladı; ‘Ne zaman çıkacak, ne olacak?’ diye soruyorlar” dedi.
12 Eylül’ün hücrelerinden sahneye
Anne Kafamda Bit Var, Tarık Akan’ın 1980 askeri darbesi sonrasında yaşadığı gözaltı ve cezaevi sürecini merkezine alan, otobiyografik bir anlatı olarak edebiyatta özel bir yere sahip. Akan, Almanya’da yaptığı bir konuşmanın ardından Türkiye’ye dönüşünde gözaltına alınmış, Gayrettepe Siyasi Şube’de sorgulanmış ve ardından Selimiye Cezaevi’ne gönderilmişti. Kitap, bu süreci bir “ünlü” anlatısı olmaktan çıkararak, cezaevinde yaşanan gündelik şiddeti, belirsizliği ve insanın içsel direncini yalın bir dille aktarıyor.
Anlatının merkezinde Tarık Akan yer alsa da kitap bireysel bir kahramanlık hikayesi kurmuyor. Anne figürü, metnin vicdani ve duygusal zeminini oluştururken; polisler, sorgucular ve askerler kişisel kimlikleriyle değil, sistemin anonim ve sert yüzüyle yer alıyor. Cezaevindeki mahpuslar ise kısa sahneler aracılığıyla dayanışmayı ve ortak kaderi görünür kılıyor.
Kitaba adını veren “Anne, kafamda bit var” cümlesi, anlatının en güçlü metaforlarından biri olarak öne çıkıyor. Roman, üç perdeli yapısıyla gözaltı, cezaevi ve tahliye süreçlerini izlerken, dışarıda kalan “özgürlük” hâlinin de ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyuyor.
Yeşilçam’da “romantik jön” olarak yıldızlaşan Tarık Akan, 1970’lerin ikinci yarısından itibaren sinemada bilinçli bir kırılma yaratarak politik ve toplumsal filmlere yönelmişti. Maden, Sürü ve Yol gibi filmlerle bu dönüşümün simge isimlerinden biri hâline gelen Akan, 12 Eylül döneminde yaşadıklarını Anne Kafamda Bit Var ile doğrudan kendi kaleminden kayda geçirdi. Bu yönüyle kitap, yalnızca kişisel bir hatırat değil; Türkiye’nin yakın tarihine dair güçlü bir tanıklık metni olarak okunuyor.
Bakırköy’lü bir sanatçı olan Tarık Akan’ın bu eserinin yine Bakırköy Belediyesi sahnesinde tiyatroya uyarlanması, hem yerel hem de kültürel hafıza açısından ayrı bir anlam taşıyor. Bakırköy Belediye Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş, uzun yıllardır oyuncu ve yönetici kimliğiyle kamusal tiyatro anlayışını savunan isimler arasında yer alıyor. Repertuvarında toplumsal hafızayla temas eden metinlere alan açan Bakırköy Belediye Tiyatroları, bu yapımla birlikte 12 Eylül’ün karanlık dönemine tiyatro sahnesinden yeniden bakmayı hedefliyor.





