CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 77’si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 40. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülüyor. Birçok sanık yakını ve CHP’linin takip ettiği duruşmada tutuklu sanıklar, alkışlar ve sloganlar eşliğinde salona getirildi.

İmamoğlu’nun kampanya direktörü Necati Özkan’ın doğum günü duruşma salonunda kutlandı. İzleyiciler, ellerinde tuttukları dövizlerle “İyi ki doğdun Necati” yazdı. Özkan’ın torunun fotoğrafının olduğu ve “İyi ki doğdun dedeciğim” yazan bir pankart da açıldı. Özkan’ın tutuklu geçirdiği ikinci doğum günü olduğu belirtildi.

Sanık yakınları ise sevdiklerine "Iraz, günaydın kuşum", "Aykut başkan", "Serap Karay", "Ali Rıza Akyüz, seni çok seviyoruz, iyi ki varsın" şeklinde seslendi. İmamoğlu salona getirildiğinde ise "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" ve "Başkanım günaydın" sloganları atıldı.

Duruşma, saat 10.50’de, tutuklu sanık Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdar Taşkın’ın savunmasıyla başladı.

İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na: Saray kayyumu da bu vahim ifadeleri derhal okusun!
İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na: Saray kayyumu da bu vahim ifadeleri derhal okusun!
İçeriği Görüntüle

"BİRAZDAN SAVCI ARAR ÇIKARIM" DEDİ

Serdal Taşkın, gözaltına alındığı gün serbest bırakılan bakanlıklardan aldığı ihalelerle bilinen iş insanı Serdar Haydanlı’nın Vatan Emniyet’teyken bir polise, “Birazdan savcı arar çıkarım. Ben belediyeyle değil külliyeyle iş yapıyorum” dediğini anlatarak şöyle dedi:

"Kapının aralığından şahsı net gördüm ve sesini duyuyordum. Serdar Haydanlı’dan bahsediyorum sayın başkan. Ancak şahıs beni görmedi. Polis olduğunu montundan anladığım kişiyle konuşurken ‘Birazdan savcı arar, çıkarım. Ali ile Ömer’e haber gönderdim. Bir yanlışlık oldu sanırım. Ben belediyeyle değil, külliyeyle iş yapıyorum’ dediğini duydum.

Benim gözaltı işlemlerimin bitmesiyle bu şahıs nezarethaneye konuldu. Bunu daha sonra nezarethanede bulunan İBB’den arkadaşlara söyledim. Konu CHP mitinglerinde konuşulunca bu şahıs tekrar gözaltına alındı. Bir ve birden fazla firmayla 2019 yılında İBB iştiraklerinden ihale alan bu şahıs, Gökhan Köseoğlu ile Kültür A.Ş. ihalelerine fesat karıştırmıştır. Şahsın Ekrem İmamoğlu ile bize husumet güttüğü nettir.”

İDDİANAMEDE ÜZERİME İSNAT EDİLEN EYLEMLER BANA SORULMADI

"Sayın Başkan, Vatan Emniyet ve Çağlayan Adliyesi’nde yapılan sorgulamada, iddianamede üzerime isnat edilen beş eylem hakkında hiçbir soru sorulmamıştır. Sadece tanık ve gizli tanık beyanları hakkında soru sorulmuştur. Hiçbir somut delil tarafıma gösterilmemiştir. Sadece 2019 yılı sonrasında satın aldığım mülklerin tapuları hakkında soru sorulmuştur.

İddia makamı, iddianamede yer alan belgelerde yalnızca satın aldığım mülklerin bilgilerine yer vermiş, sattığım mülklerle ilgili belgeleri ise iddianameye koymamıştır.
Oysa ben bu mülkleri daha önce bahsettiğim oteli ve 2020 yılında 751 bin dolar karşılığında sattığım bir arsa sayesinde edinmiştim.
Ayrıca şirketim üzerine kayıtlı dükkânları da şirketin kârlarıyla satın aldım. Satmış olduğum bu iki mülkün belgelerini mahkemenize sunacağım.

23 Mart 2025 tarihinde Sulh Ceza Mahkemesi tarafından; “delillerin tamamının toplanmamış olması, mevcut delillerin karartılma ihtimali ve kaçma şüphesi” gerekçe gösterilerek tutuklandım ve cezaevine gönderildim. 25 gün süreyle cezaevinde kaldıktan sonra yakınlarımdan 250 kilometre uzaklıktaki Kandıra Cezaevi’ne sevk edildim. 14 ay sonra bugün, gördüğünüz gibi, hakkımda hiçbir somut delilin toplanmamış olduğunu ve lehime olan hiçbir delilin iddianameye konulmadığını vurgulamak isterim. Her ay yapılan tutukluluk incelemelerinde ise soyut ifadelerle “kaçma şüphesi” gerekçesi tekrar edilmektedir."

ARAÇ BANA DEĞİL KÜLTÜR A.Ş.'YE TAHSİS EDİLDİ

"Sayın Başkan, sırası gelmişken diğer bir iddiayı da cevaplamak istiyorum. Tanık Selman Narman, ifadesinde, 34 DMA 998 plakalı aracı genel müdür olarak şahsımın tahsis ettiği iddiasında bulunmuştur. Söz konusu iddia da doğru değildir. Bahsedilen bu araç, Kültür AŞ ile Urban Medya arasında yapılan sözleşme gereği, Kültür AŞ'nin kullanımına verilmiştir. Araç, Ekim 2020 sonuna doğru Kültür AŞ'ye teslim edilmiş olup, Kültür AŞ personeli tarafından sözleşmeye istinaden kullanılmıştır. Aracın Kültür AŞ'ye tesliminden yaklaşık 15 gün sonra ise ben zaten görevden ayrılmıştım. Sayın Heyet, Sayın Başkan; Eylem 61'e konu olan 34 DMA 998 plakalı bu araç, sözleşme eki niteliğindeki teknik şartname gereği alt firma tarafından Kültür AŞ'ye verilmesi gereken araçlardan bir tanesidir. Araç tedarik edilmesi gerek ana ihalede gerekse de alt işletmeci ile yapılan sözleşmeler gereği olduğundan, bu hususun bir usulsüzlük olarak söylenmesi abesle iştigaldir, iftiradır. Ayrıca Eylem 61'e konu olan tüm suç iddialarını reddediyorum, kabul etmiyorum. Araçlar ile ilgili yeşil olan kısım, başkanım, sözleşmenin eki. Üstteki kısımda benim genel müdür olarak kullandığım makam araçlarının tarifleri ve markaları yazıyor. "

“2003’TEN SONRAKİ TÜM İBB KÜLTÜR ORGANİZASYON İHALELERİNİ KÜLTÜR A.Ş. KAZANDI, SADECE 2019 SONRASI DAVA KONUSU YAPILDI”

Serdar Taşkın, “Eylem 62” kapsamındaki üst geçit reklam alanları ihalesinde Kültür A.Ş.’nin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na tabi olmadığını, reklam alanlarının taşınmaz ya da işletme sayılmadığını söyledi. İBB’den 97 milyon 500 bin TL’ye alınan 100 üst geçit reklam alanı işletme işinin, 5 firmadan teklif alınarak 108 milyon TL bedelle BVA Reklam’a verildiğini belirten Taşkın, şirketin zarar etmediğini, aksine kâr ettiğini savundu. Pandemi koşullarına rağmen gelir elde edildiğini ifade eden Taşkın, “kârdan zarar” tespitine katılmadığını söyledi. Yapılan işlemin sözleşme devri değil alt işleticiye işin yaptırılması olduğunu belirten Taşkın, bu nedenle 2886 sayılı kanunun ilgili hükümlerinin uygulanamayacağını savunarak, işlemlerde hukuki ve usuli aykırılık bulunmadığını belirterek tüm suçlamaları reddetti. Serdar Taşkın, eylem 78 ve 79’un aynı olduğunu belirterek savunmasında, Kültür A.Ş.’nin 1989’dan bu yana kültür sanat alanında faaliyet gösteren, 750’den fazla personeli bulunan bir şirket olduğunu söyledi. Kültür A.Ş.’nin ihalelere maliyet ve kârlılık hesabı yaparak teklif verdiğini belirten Taşkın, şirketin ihaleyi kazanmasının “ihaleye fesat” iddiasına dayanak olamayacağını savundu. 2003’ten sonra tüm İBB kültür organizasyon ihalelerini Kültür A.Ş.’nin kazandığını, ancak yalnızca 2019 sonrası dönemin dava konusu yapıldığını söyledi. Taşkın, İBB’nin alt yüklenici çalıştırılmasına izin verdiğini ve alt yüklenicilerin kısa süre içinde belirlenip idarenin onayına sunulmasının zorunlu olduğunu anlattı. Açık ihale süreçlerinin süre bakımından buna imkan vermediğini belirten Taşkın, aksi halde İBB’den alınan işlerin alt yüklenicilere yaptırılamayacağını söyledi. Sayıştay’ın 2019 denetim raporunda da mevcut mevzuat nedeniyle farklı yöntem bulunmadığının belirtildiğini ifade eden Taşkın, Kültür A.Ş.’nin kendisine tanınan istisnai sınırlar içinde hareket ettiğini ve işlerin farklı sektör ve alanlara ait olması nedeniyle ihalelerin bölündüğünü savundu.