Gazeteci Sedef Kabaş, 2025 yılındaki sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle “Cumhurbaşkanına hakaret” ve ''suç işlemeye tahrik' suçlamalarıyla dün akşam saatlerinde gözaltına alındı. Haberi, Kabaş’ın avukatı Uğur Poyraz “Müvekkilim Sedef Kabaş attığı 3 adet twit nedeniyle 'Cumhurbaşkanına hakaret' ve 'suç işlemeye tahrik' suçlarını işlediği iddiasıyla yarın Anadolu adliyesinde savcılığa çıkartılacak. Dilerim yeniden bir hukuk faciası yaşamayız” ifadeleriyle duyurdu.
Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Kabaş bugün öğle saatlerinde Kartal’daki Anadolu Adliyesi’ne getirildi. Savcılık tarafından ifadesi alınan Kabaş, adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.
"Bir gazeteci olarak bunları dahi yazamamam halinde herhangi bir şekilde söz söyleme hakkım bulunmaz”
Kabaş savcılık ifadesinde paylaşımlarının hakaret, suça teşvik ya da suç unsuru barındırmamakla birlikte ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek, “Benim bir gazeteci olarak bunları dahi yazamamam halinde herhangi bir şekilde söz söyleme hakkım bulunmaz” dedi. Kabaş ifadesinde şöyle dedi:
“9 Eylül 2025 tarihinde yapmış olduğum 'Darbeyi hala sadece askerler yapar sanan var mı' şeklinde başlayan paylaşımı ben yaptım. Burada kullanmış olduğum sivil darbe ifadesi bir suç unsuru içermez. Milyonlarca insanın kullanmış olduğu bir ifadedir. 29 Eylül 2025 tarihli 'Motoru olmayan uçak yapmışlar... Sahte diploma ile mezun olmuşlar, meşruiyeti olmadan ülke yönetiyorlar' şeklindeki paylaşım bana aittir. Sahte diploma ile kastettiğim sahte diploma skandalı kapsamındaki kişilerdir. Haberlerde 400'den fazla kişinin sahte diploma ile mezun olduğunu ben de tüm kamu gibi öğrendim. Somut olarak herhangi bir kişiyi kastetmedim.
"Sivil itaatsizlik bir anayasal haktır, tıpkı grev, boykot sine-i millete dönmek, protesto, yürüyüş gibi"
'Bundan sonra seçimler göstermelik yapılacaktır, sandık olacak ama demokrasi olmayacaktır, bundan böyle tek çözüm sivil itaatsizliktir' şeklindeki paylaşımda bana aittir. Sivil itaatsizlik bir anayasal haktır tıpkı grev, boykot sine-i millete dönmek, protesto, yürüyüş gibi. Burada kastettiğim Anayasal hakkın kullanılmasıdır. Anayasal hakkın kullanılmasına yönelik söylemimde suç unsuru aramak esasen suçtur. Burada herhangi bir şekilde suç işlemeye yönelik bir çağrı yoktur. Yapmış olduğum tüm paylaşımlar ifade özgürlüğü kapsamındadır. Hiçbir şekilde hakaret, suça teşvik ya da bir suç unsuru barındırmaz. Benim bir gazeteci olarak bunları dahi yazamamam halinde herhangi bir şekilde söz söyleme hakkım bulunmaz. Mümkün de olmaz. Suçlamayı kabul etmiyorum”
Kabaş, çıkarıldığı İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hakimliği’nce adli kontrol tedbiri uygulanmak şartıyla serbest bırakıldı. Kabaş adli kontrol tedbiri kapsamında, 4 ay süreyle haftanın iki günü en yakın karakola imza verecek ve yurt dışına çıkamayacak.
Serbest kalan Kabaş adliye çıkışında dostları tarafından karşılandı.