Sabri Sayarı, Graham Fuller ve Ilımlı İslam

Prof. Dr. Sabri Sayarı İstanbul’da vefat etti.

Önemli bir akademisyendi. Etkileyici bir biyografisi var. Akademik hayatının önemli bir bölümü ABD’de geçti.

‘Türkiye’deki siyaset’ üzerine üzerine yaptığı çalışmalarla dikkati çekti.

Kendisini Washington’da ‘George Washington Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olduğu dönemde tanıdım.

Sabri Sayarı ismi bana ünlü CİA’cı Graham Fuller’le birlikte yazdığı bir raporu hatırlattı.

“The Prospect for Islamic Fundamentalism in Turkey” (Türkiye’de İslam Köktenciliğinin Geleceği) adıyla CIA’nın Ortadoğu Sorumlusu Graham Fuller ve Prof. Sabri Sayarı’nın birlikte 1989’da Pentagon (NeoCon- Yeni Muhafazakarlar) için hazırladığı 80 sayfalık bir raporu o dönemde çalıştığım Tercüman Gazetesi’nde yayınladım.

Sayarı ve Fuller o sırada ünlü ‘Rand Corparation’ adlı Kaliforniya merkezli araştırma kuruluşu için çalışıyor, Sayarı akademik yaşamına ‘George Washington Üniversitesi’nde de devam ediyordu.

Raporda , Türkiye için model olarak seçilen ‘Ilımlı İslam’ ve ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ anlatılıyordu.

Rapor, Türkiye’de müthiş bir yankı yarattı. Raporu daha sonra ‘Milenyum Yayınlarından Amerikan Gizli Belgelerinde Türkiye’de İslamcı Akımlar’ adıyla kitap yaptım.

Türkiye için model olarak seçilen ‘Ilımlı İslam’ modelinin günümüze kadarki aşamalarını anlamak açısından bu raporun hala geçerliliğini koruduğuna inanıyorum.

Fuller-Sayarı ikilisinin raporu, ABD’nin kafasındaki Ilımlı İslam projesini anlatması açısından büyük önem taşıyor.

Fuller çalışmalarını, ‘Müslüman ülkeleri laik sisteme dönüştürerek değil, Türkiye’yi Ilımlı İslam’a çevirip model yapma üzerine yoğunlaştırıyordu.

Rapor, AKP’nin iktidar oluşu, raporun yazıldığı tarihten buyana olan gelişmeler ve ABD’nin Fethullah Gülen’le bağlantılarını, tarihe not düşmek için önemli bir kaynak. Rapordan önemli bir cümle:

‘Türkiye deneyi başarıya ulaşır ve İslamcılar siyasi iktidarı kuvvet kullanarak ele geçirmeyi hedeflemek yerine demokratik hükümet şeklinin bir parçası olursa, o zaman Türkiye, bölgede İran örneğine alternatif bir model olarak ortaya çıkar. Bunun başarısızlığa uğraması, ılımlı İslamcı güçleri parlamento ve seçimler yoluyla siyasete katmaya çalışan Mısır gibi diğer bölge ülkelerinin çabalarını da olumsuz etkileyecektir.’

Fuller, AKP Genel Başkanı Erdoğan yasaklıyken, Washington'daki en büyük destekçilerinden ve Irak işğali öncesi Erdoğan'ı 10 Aralık 2002’de Beyaz Saray'a sokup Başkan Bush'la görüştüren isimlerden biri oldu.

Milletvekili olmadan önce ABD yönetimlerinin yeminli çevirmeni olan, o dönem Erdoğan’a tercümanlık yapan Eğemen Bağış, birkaç gün önce sosyal medya hesabından bir fotoğraf yayınladı. Geziyi bende izledim.

https://www.odatv.com/guncel/erdoganin-sifatsiz-gezisinde-neler-oldu-44293

Sabri Sayarı’nın akademik hayatında bu raporun önemli bir yeri olsa gerek.

Tabii ‘Siyasal İslamcıların da’