<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tele2 Haber - Son Dakika Haberler, Güncel Gelişmeler ve Analiz</title>
    <link>https://www.tele2haber.com</link>
    <description>Tele2 Haber ile Türkiye ve dünyadan en güncel son dakika haberleri, tarafsız analizleri ve özel dosyaları takip edin. Gerçek ve hızlı haberin adresi Tele2 Haber.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tele2haber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 07 Jul 2026 22:40:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da NATO protestosu: Çok sayıda kişi gözaltında]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/ankarada-nato-protestosu-cok-sayida-kisi-gozaltinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/ankarada-nato-protestosu-cok-sayida-kisi-gozaltinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO'ya Hayır Koordinasyonu'nun 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni protesto etmek için Kurtuluş Parkı'nda yapmak istediği basın açıklamasına polis izin vermedi. Müdahale sırasında çok sayıda kişi gözaltına alındı. TİP Genel Başkanı Erkan Baş ile EMEP ve DEM Parti milletvekilleri gözaltılara tepki göstererek, NATO'dan çıkılması ve gözaltına alınanların serbest bırakılması çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class="PDq2pG_selectionAnchorContainer" data-end="277" data-start="69">NATO'ya Hayır Koordinasyonu'nun, 36'ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni protesto etmek amacıyla Kurtuluş Parkı'nda yapmak istediği basın açıklamasına polis tarafından izin verilmedi.</p>

<p data-end="671" data-start="279">Koordinasyon içerisinde yer alan yurttaşlar ile Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu'nun Kurtuluş Parkı'na yürüyüşü, İncesu Caddesi'nde polis tarafından durduruldu.</p>

<p data-end="886" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="673">Milletvekilleri polis ablukasına alınırken, aralarında TİP üyelerinin de bulunduğu başka bir grubun caddenin karşı tarafında gerçekleştirmek istediği yürüyüşe de polis müdahale etti. Gruptakiler gözaltına alındı. Grubun gözaltına alınma anlarını görüntüleyen basın mensupları da bir süreliğine polis kalkanları arasında ablukada tutuldu. Caddenin karşısındaki grubun gözaltına alınmasının ardından polis, milletvekillerinin bulunduğu ablukadaki yurttaşları da gözaltına aldı. Öte yandan gözaltına alınanlar arasında Halkevleri MYK üyesi Nebiye Merttürk de yer aldı. Merttürk, polis aracına bindirilirken, kadın polisler tarafından ağzı kapatıldı.</p>

<p data-end="886" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="673">Gözaltıların ardından yaşananlara tepki gösteren milletvekilleri basın açıklaması yaptı. </p>

<p data-end="886" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="673"><strong>'SESİMİZİN ENGELLENEMEYECEĞİNİ GÖSTERDİK'</strong></p>

<p data-end="886" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="673">Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, iktidarın günlerdir Ankara'yı abluka altında tuttuğunu savundu. Baş, 'Arkadaşlarımızı gözaltına alıyor, tutukluyor ama bu ülkede emperyalizme, NATO'ya ve onun yerli iş birlikçilerine karşı sesleri engelleyemiyorlar. Bugün bu seslerin engellenemeyeceğini bir kez daha gösterdik' dedi.</p>

<p class="PDq2pG_selectionAnchorContainer" data-end="1266" data-start="957">Polisin yalnızca göstericilere değil, protestoları takip eden basın mensuplarına da müdahale ettiğini belirten Baş, 'Burada toplanan yurttaşların etrafını ablukayla çevirmek, insanları coplamak, insanları dövmek yetmiyormuş gibi basın emekçilerine dönük de utanmazca müdahalede bulunuyorlar' ifadelerini kullandı.</p>

<p class="PDq2pG_selectionAnchorContainer" data-end="1266" data-start="957"><strong>'ÇOK SAYIDA ARKADAŞIMIZ KOLLARI BÜKÜLEREK, AĞIZLARI KAPATILARAK GÖZALTINA ALINDI'</strong></p>

<p data-end="1465" data-start="1268">ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik eleştirilerde de bulunan Baş, 'Bu pedofili, çocuk katili Trump evinize gelse misafir eder misiniz? Burada bizi çeviren bütün polis memurlarına, amirlerine, bakanlara, Cumhurbaşkanı'na, hepsine soruyorum. İnanıyorum ki ülkemizdeki 86 milyon içinde bu katili evinde misafir etmek isteyecek bir kişi çıkmayacaktır. Ve bunu bildikleri için bu hakaretleri yapıyorlar. Bunu bildikleri için bu baskıyı uyguluyorlar. Gözaltılarımız var. Çok sayıda arkadaşımız kolları bükülerek, ağızları kapatılarak gözaltına alındı. Biz onların sesini her durumda Türkiye kamuoyuyla paylaşmak için burada bekledik' diye konuştu.</p>

<p data-end="1199" data-start="445">EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, NATO'nun 'dünyanın en büyük savaş ve saldırganlık örgütü' olduğunu savunarak, Türkiye'nin NATO'dan derhal ayrılması gerektiğini söyledi. Silahlanmaya ayrılan bütçelerin eğitim, sağlık, barınma ve sosyal haklar için kullanılmasını isteyen Karaca, NATO ve emperyalizme karşı çıkmanın suç olmadığını belirtti. İstanbul, Ankara ve ülkenin farklı kentlerinde gözaltına alınan ve tutuklanan sosyalist, devrimci ve demokratların serbest bırakılmasını isteyen Karaca, yurttaşlara NATO Zirvesi'ne karşı mücadele çağrısı yaptı. </p>

<p class="PDq2pG_selectionAnchorContainer" data-end="1199" data-start="445"><strong>'NATO, DÜNYA'NIN EN BÜYÜK SUÇ ÖRGÜTÜ'</strong></p>

<p data-end="1839" data-start="1201">DEM Parti İstanbul Milletvekili Perihan Koca ise tüm engelleme ve yasaklamalara rağmen NATO'yu protesto etmek için bir araya geldiklerini söyledi. NATO'yu 'dünyanın en büyük suç, katliam ve terör örgütü' olarak nitelendiren Koca, bağımsızlık, eşitlik, özgürlük ve demokratik bir cumhuriyet talebiyle mücadele ettiklerini dile getirdi. İktidarı NATO ve ABD ile ilişkileri üzerinden eleştiren Koca, Türkiye'nin NATO'nun politikalarına teslim edilmesine izin vermeyeceklerini belirtti. Ankara'daki güvenlik önlemlerini ve gözaltıları da eleştiren Koca, sosyalistlerin ve muhalif kesimlerin ülke genelinde mücadeleyi sürdüreceğini ifade etti.</p>

<p data-end="1839" data-start="1201"><strong>'200'DEN FAZLA DEVRİMCİYİ TUTUKLAYARAK SESİ KIRAMAZSINIZ'</strong></p>

<p data-end="2407" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="1841">DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu da NATO'ya Hayır Koordinasyonu'nun çağrısıyla bir araya gelmek isteyen yurttaşların gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Güvenlik önlemlerinin NATO üyesi ülkelerin liderlerini rahatsız etmemek amacıyla alındığını öne süren Konukçu, NATO'nun savaşlardan ve Filistin'de yaşanan ölümlerden sorumlu olduğunu savundu. Türkiye'deki NATO üslerinin kapatılması ve NATO'nun dağıtılması çağrısında bulunan Konukçu, '200'den fazla devrimciyi, sosyalisti tutuklayarak bu sesi kıramazsınız' diyerek protestoların süreceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="2407" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="1841"><strong>'NATO'DAN DERHAL ÇIKILMALI'</strong></p>

<p data-end="2407" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="1841">Koordinasyon adına yapılan ortak açıklamada ise şunlar kaydedildi:</p>

<p>'Tüm NATO üsleri kapatılmalıdır. NATO'dan derhal çıkılmalıdır. Dünyanın en büyük savaş ve saldırganlık örgütü olan NATO dağıtılmalıdır. Dünyanın kanlı paylaşım savaşlarının hazırlığı olan silahlanma yarışı durdurulmalıdır. Eğitimden sağlığa, barınmadan sosyal haklara kadar emekçi halkların en temel ihtiyaçlarından kesilerek silahlanmaya aktarılan devasa bütçelere son verilmelidir. NATO'ya ve emperyalizme karşı çıkmak suç değildir. İstanbul'da ve Ankara'da tutuklanan ve yüzlerce sosyalist, devrimci, ilerici ve demokrat mücadele arkadaşımız derhal serbest bırakılmalıdır. Bu talepler doğrultusunda 7-8 Temmuz tarihlerinde toplanacak NATO Zirvesine karşı tüm emekçileri mücadeleye çağırıyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber, Ankara, Gündem</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/ankarada-nato-protestosu-cok-sayida-kisi-gozaltinda</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/agency/anka/ankarada-nato-protestosu-cok-sayida-kisi-gozaltinda.jpg" type="image/jpeg" length="54125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump NATO Zirvesi için Ankara'da]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/abd-baskani-trump-nato-zirvesi-icin-ankarada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/abd-baskani-trump-nato-zirvesi-icin-ankarada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO Zirvesi öncesi Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan ABD Başkanı Donald Trump'ı taşıyan uçak, Ankara Havalimanına iniş yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>NATO Zirvesine katılmak üzere Ankara'ya hareket eden ABD Başkanı Donald Trump'ı taşıyan Air Force One uçağı Ankara Havalimanı'na iniş yaptı.</p>

<p>ABD Başkanı Trump'ı havalimanında AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıladı. Erdoğan ile Trump arasındaki görüşmede NATO gündeminin yanı sıra ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmelerin ele alınması öngörülüyor.</p>

<p><strong>TRUMP'LA BİRLİKTE GELDİLER</strong><br />
ABD Başkanı Trump'a Ankara ziyaretindeki heyetinde yer alan isimler şöyle:</p>

<p>Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcıları Dan Scavino, Stephen Miller,</p>

<p>Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung,</p>

<p>ABD Protokol Şefi Monica Crowley,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio,</p>

<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent,</p>

<p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth,</p>

<p><br />
Danışmanlar Mike Needham, Will Scharf, Ross Worthington, Walt Nauta, Chris Ambrosini, Richard Walters, Natalie Harp</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/abd-baskani-trump-nato-zirvesi-icin-ankarada</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-07-144633.png" type="image/jpeg" length="66148"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu, Trump'a Erdoğan'ı şikayet etti]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/netanyahu-trumpa-erdogani-sikayet-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/netanyahu-trumpa-erdogani-sikayet-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Başkan Trump'a, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın giderek sertleşen İsrail karşıtı söylemlerinden duyduğu rahatsızlığı ilettiği iddia edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Axios News haber sitesine göre, Netanyahu, geçen Cuma günü Başkan Trump’ı telefonla aradı, ‘Türkiye'nin hava kuvvetlerini modernize etmesine yardımcı olacak silah sistemlerinin satışından kaçınmasını’ istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Axios News, İsrail Başbakanının Washington'daki konumunun , İran meselesi nedeniyle son aylarda zayıfladığına dikkat çekiyor, ‘Netanyahu'nun hala ne ölçüde etkili olduğu belirsizliğini koruyor; bunda hem Trump'ın Erdoğan ile olan yakın ilişkisinin, hem de ABD'nin Türkiye'ye yapacağı silah satışlarının getireceği ekonomik kazancın payı var’ diyor.</p>

<p>ABD haber sitesi, Bir ABD'li yetkilinin, ‘Netanyahu bir talepte bulundu ve Başkan onu dinledi. Dolayısıyla Başkan, Erdoğan'a 'bu konuda biraz daha yumuşak davranabilir misin?' gibi bir mesaj iletebilir. Ancak durum bundan ibaret’ şeklinde konuştuğunu kaydediyor, İsrail Başbakanlık Ofisi ve Beyaz Saray’ın yorum yapmaktan kaçındığinı ekliyor.</p>

<p>Axios News, Netanyahu’nun ‘Fox &amp; Friends’ adlı televizyon programında da, Erdoğan’ın İsrail ve NATO ülkelerini tehdit ettiğini söyleyerek, Erdoğan'ı doğrudan hedef aldığını yazıyor, ‘F-35'lerin yada savaş uçağı motorlarının verilmesi gerektiğini düşünmüyorum; çünkü bu, İsrail'in hava üstünlüğü ve Amerika'nın duruşuyla güvence altına alınan Orta Doğu'daki güç dengesini bozacaktır’ dediğini öne sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Yılmaz Polat</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/netanyahu-trumpa-erdogani-sikayet-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/erdogan-netanyahu-trump-kolaj.jpg" type="image/jpeg" length="46403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'ın uçağının Ankara'ya indiği dakikalarda Özgür Özel'den çok sert sözler]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/trumpin-ucaginin-ankaraya-indigi-dakikalarda-ozgur-ozelden-cok-sert-sozler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/trumpin-ucaginin-ankaraya-indigi-dakikalarda-ozgur-ozelden-cok-sert-sozler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Grup toplantısını NATO zirvesi nedeniyle Ankara yerine Eskişehir'de toplayan Özgür Özel, "13 kere yarıştık, hep ben yendim diyen birisine, Ne konuşuyorsun kardeşim sen? bir kere yarıştık, onda da ben yendim diyecek durumdayız" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP lideri Özgür Özel bu haftaki grup toplantısını NATO ablukasındaki Ankara yerine Eskişehir'de topladı. 1200 kişilik salonun tamamen dolu olduğu görüldü. Grup toplantısını Ali Mahir Başarır açtı.</p>

<p><span style="color:#c0392b"><strong>TRUMP SÖZLERİ</strong></span></p>

<p>Konuşmasının büyük bölümünü Ankara'daki NATO Zirvesi gözaltılarına ayıran Özel, iktidara dış politika üzerinden yüklendi. "Dış politikamız Trump'a bağımlı" diyen CHP lideri, Erdoğan'a seslendi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="709" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/VzL8DQn7H5w" title="#CANLI CHP Grup Toplantısı Eskişehir'de Düzenleniyor!" width="1260"></iframe></p>

<h2><strong>CHP lideri Özel'in Eskişehir'deki grup toplantısından satır başları şu şekilde:</strong></h2>

<p>Değerli milletvekillerimiz, kıymetli grubum, Türkiye'nin dört bir tarafından grubumuzu onurlandıran değerli misafirler; hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz.</p>

<p>Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantısını Eskişehir'imizde yapıyoruz. Bugün hem ev sahibiyiz hem misafiriz. Bu eşsiz ev sahipliği için İl Başkanımız Talat Yalaz'ın şahsında tüm ilçe başkanlarımıza, Cumhuriyet Halk Partisi örgütüne saygılarımı sunuyorum.</p>

<p>Eskişehir denince; Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanından konuklara ev sahipliği yapan, partimizin göğsünü kabartan bu şehrin bugünlere gelmesinde, bozkırın ortasında bir cennet yaratan Eskişehir'in efsane rektörü, Büyükşehir Belediye Başkanı, siyasetteki ustamız Yılmaz Büyükerşen'i saygıyla selamlıyorum.</p>

<p>Onun emanetine gözü gibi bakan, Eskişehir'in seçilmiş kadın Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'ye ev sahipliği için teşekkür ediyorum.</p>

<p>Merkezdeki iki belediye başkanımız Kazım Kurt'un ve Ahmet Ataç'ın şahsında tüm belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum.</p>

<p>Partinin Eskişehir'den seçilmiş ve tarihin doğru tarafında duran milletvekillerimiz Utku Çakırözer'i ve İbrahim Arslan'ı sevgiyle kucaklıyorum.</p>

<p><strong>"BURADAN GÜÇ ALMAYA GELDİK"</strong><br />
Gençliğin, özgürlüğün, cumhuriyetin şehrindeyiz. Sosyal demokrat belediyecilikle kalkınan, bozkırın ortasında hizmetin, kültürün, çağdaş yaşamın simgesi haline gelen bir şehirdeyiz. Bugün bu kente hem umut olmaya hem de bu kente her geldiğimizde olduğu gibi umutla dolmaya, buradan güç almaya geldik.</p>

<p>İnancımıza inanç, gücümüze güç... İnancımıza inanç, gücümüze güç katan, bizimle birlikte burada çok önemli bir grup toplantısında, çok önemli bir günde hem grubumuza misafir olan hem de bu güzel kentte bizi misafir eden tüm Eskişehirlileri saygıyla selamlıyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"ŞÜKÜRLER OLSUN Kİ MİLLETİMİZİN GÖNLÜNDEYİZ"</strong><br />
Malum, partimize yönelik saldırıların ardından Ankara'da durmadık. Binalardan çıktık, milletimize sığındık. Köy köy, belde belde, şehir şehir geziyoruz. Sokak sokak, cadde cadde, meydan meydan hep birlikte büyüyoruz. Türkiye'nin hasret kaldığı yeni siyaseti milletimizle birlikte kuruyoruz. Belki şatafatlı binalarımız, görkemli sahnelerimiz, büyük otobüslerimiz yok; bazen bir bankın üstünde, bazen bir köy kahvesinde bir sandalyenin üzerindeyiz ama şükürler olsun ki milletimizin gönlündeyiz.</p>

<p>Son grup toplantımızın ardından hep birlikte sahadaydık. Ben 2 Temmuz'da Sivas'ta, Madımak katliamının acısını paylaştık, ailelerle kucaklaştık. 33 yıldır gözyaşı dinmeyenlerle, içindeki kor ateş sönmeyenlerle birlikteydik. Buradan bir kez daha Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük utançlarından bir tanesini, orada kaybettiklerimizi saygıyla anarken; bir gün Madımak'ın utanç müzesi olacağı ve o günün utanç günü olarak kanunla meclisten geçeceği güne kadar o acıyı yüreğimizde taşımaya devam edeceğimizi ifade ediyorum.</p>

<p>2 Temmuz'un ardından 5 Temmuz'da Başbağlar'da ben olamadım ama kıymetli heyetimiz oradaydı, milletvekillerimiz oradaydı. Başbağlar katliamını bir kez daha lanetliyor, hayatını kaybedenleri rahmetle anıyorum.</p>

<p>Ardından Kastamonu'daydık. Orman işçileriyle, esnafla, kadınlarla bir araya geldik. Dertleri dinledik, çözüm önerilerimizi anlattık.</p>

<p>Zonguldak'a geçerken Karabük Safranbolu'da, Yenice'de yolumuza çıkan, yolumuzu kesen ve büyük bir sevgi seliyle bizleri kucaklayanlarla hem umudumuzu pekiştirdik hem mücadelemizi büyüttük.</p>

<p>Cumartesi günü emeğin başkentindeydik. Ecevit'in, Karaoğlan'ın gönlündeki memleketinde seçim çevresindeydik. Karaelmas diyarı Zonguldak'taydık. Esnaf ziyareti diye yola çıktık ancak on binler olduk, sel olduk aktık. Zonguldak'tan bütün Türkiye'ye mücadelenin ve kararlılığın fotoğrafını yolladık. Tüm Karaelmas diyarına, emeğin başkentine bir kez daha selam olsun!</p>

<p><strong>"ANDOLSUN Kİ MİLLETİN AZİM VE KARARLILIĞININ ÖNÜNDE HİÇ KİMSE DURAMAYACAKTIR"</strong><br />
Bugün, mutlan kararından sonra çıktığımız yolda 19'uncu şehirde sizlerle birlikteyiz. Gençlerin umuduyla, annelerin duasıyla her şehirde büyüye büyüye, büyüyerek yürüyoruz. Bu yürüyüş bir partinin, bir grubun, bir liderin yürüyüşü değildir. Bu yürüyüş yok sayılan, hor görülen, karınca gibi ezilmek istenen bir milletin yürüyüşüdür ve buradan, Eskişehir'den haykırıyorum ki: Andolsun ki milletin azim ve kararlılığının önünde hiç kimse duramayacaktır!</p>

<p><strong>"TÜRKİYE'YE AKP'NİN KARA DÜZENİ YERLEŞTİ"</strong><br />
Yıllardır bitmeyen, kronik hale gelen, öyle başladığı yılla falan anılmayan, 10 yılı bulan bir krizin içindeyiz. Çoklu krizler ortamının içindeyiz.</p>

<p>2018'de parlamenter sistem ortadan kaldırıldı. Yerine tek kişilik bir yönetim anlayışı getirildi. O günlerde itiraz etmiştik, o günden bugüne de hep birlikte çilesini çekiyoruz. Üzerinden tam 8 yıl geçti. O tarihten bu tarihe, bırakın 'Verin yetkiyi, görün etkiyi' diyenlerin; enflasyonla, hayat pahalılığıyla mücadele, dövizin düşürülmesi, işsizliğin azaltılması... O günden bugüne memleket bir felaketi yaşıyor. O günden bugüne milletin yüzü hiç gülmedi. Demokrasi zedelendi. Adalet keyfîleşti, liyakatsizlik derinleşti. İşsizlik, yolsuzluk, enflasyon, hayat pahalılığı... Her birisi daha kötüye gitti.</p>

<p>Enflasyonun belini kıracağız dediler, kırılan vatandaşın beli oldu. Ve 'Yeni bir sistem getireceğiz, iyi olacak' dediler; bu sistem Türkiye'ye gelmedi, maalesef o günden bugüne Türkiye'ye AKP'nin kara düzeni yerleşti.</p>

<p><strong>"AVRUPA'DA YOKSULLUKTA BİRİNCİYİZ"</strong><br />
Dünyanın en güzel coğrafyasında yaşıyoruz, hep birlikte. Genç oranı yüksek, 86 milyon nüfusumuz var. Taşı sıksa suyunu çıkaran çalışkan insanlarımız var. Gözü kara müteşebbislerimiz var; iş insanlarımız, Anadolu kaplanlarımız var. Adamı ters diksen düz çıkan verimli, bereketli topraklarımız var. Tarihiyle, kültürüyle, turizmiyle dünyayı kıskandıran, önü açık, aslında büyümesi, gelişmesi, yükselmesi, zenginleşmesi engellenemez bir ülkemiz var.</p>

<p>Ama biz, ama biz Avrupa'da yoksullukta birinciyiz. Avrupa'da işsizlikte birinciyiz. Avrupa'da yüksek faizde birinciyiz. Gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa'da birinciyiz. Maalesef ülkenin %80'i Afrika standartlarında yaşarken, ülkenin sadece %20'si Belçika standartlarında, Lüksemburg standartlarında yaşıyor. Derin bir gelir adaletsizliği, kabul edilemez, eşitsiz bir servet dağılımı var.</p>

<p><strong>"KENDİLERİNDEN OLMAYANLARA ZULÜMLE MUAMELE ETMEYE BAŞLADILAR"</strong><br />
Neden bu milletin hakkını yiyenlere kimse dokunmazken bu düzene karşı duranlara karakol, hapis, sürgün görünüyor? İşte oturup bunu düşünmek, meseleyi bu adaletsizlikten yararlananları görmek ve siyaset ki tarafını belirleme işidir, siyaset ki öncelik belirleme işidir; bugünkü iktidarın kimleri koruduğunu, yarının iktidarı, halkın iktidarının kimleri koruyacağının adını şimdiden söylemek gerekir.</p>

<p>Hiç şüphe yok ki Türkiye'yi bu hale, ülkeyi 24 yıldır yönetenler getirdi. Çünkü onlar kendi çıkarlarını milletin çıkarlarının önünde tuttular. Bizi var eden demokrasiden, adaletten saptılar. Zaten eksiklerimiz vardı; daha iyisini vaat ederek gelip adaleti tamamen bir partinin kararlarına bağladılar, demokrasiyi neredeyse tamamen ortadan kaldırdılar. Bilimden, ortak akıldan, kültürden, liyakatten tamamen uzaklaştılar. Kendilerinden olmayanlara zulümle muamele etmeye başladılar. Sonunda yozlaşmış, baskıcı, otoriter bir iktidara dönüştüler.</p>

<p><strong>"BU ÜLKEYİ İLK SEÇİMLERDE SİZDEN KURTARMAYA KARARLIYIZ"</strong><br />
Örneğin; enflasyon rakamlarında Avrupa birincisiyiz. Gıda enflasyonunda; dünyada kendi kendine yetebilen 7 ülke diye nitelendirilen Türkiye'nin, gıda enflasyonunda dünyada 5. sırada olduğunun altını çizen ve bu konuda sürekli partimize davet ettiğimiz, kadrolarımıza dahil ettiğimiz günden beri il il, köy köy gezen partimizin tarım politikalarından sorumlu başkanı Sencer Solakoğlu, gittiği her yerde partimizin... gölge kabinemizin gölge tarım bakanı. Gittiği her yerde gıda enflasyonunun hangi sebeplerden olduğunu, tarımda yapılan yanlışları, yerine yapılması gereken doğruları anlattığı için; hayvancılıkta, et üretiminde, süt üretimindeki yapılan yanlışlıkları, ne yapılırsa Türkiye'nin bu alanda dışa bağımlılıktan ette kurtulacağını, sütte paritenin –doğru paritenin– nasıl tutturulacağını, alım garantili üretimin nasıl yapılacağını anlattığı için ve bu iktidarın nasıl ithalatçıyı zengin etmek için et üreticisini perişan ettiğini, nasıl süt hayvanlarının bıçak altına gittiğini anlattığı için, nasıl doğru politikaların yapılmadığı için tarımda belirsizliğin, verimsizliğin bizi ne hale getirdiğini anlattığı için... 1 yıl öncesine kadar Bursa'da kendi çiftliğinde en iyi sertifikalarıyla işlerini yaparken, sadece şimdi 'Bu işler nasıl yanlış yapılıyor, doğrusu nedir?' anlattığı için bu iktidarın hedefi haline geldi. Tek bir örnektir ama kendisinin iş yeri, örnek gösterilen iş yerinin geçtiğimiz günlerde bütün sertifikaları iptal edildi.</p>

<p>Buradan iktidara sesleniyorum: Ama bizler; ama bu ülkede sizin yanlışlarınıza itiraz ettiği için hedefe koyduğunuz kim varsa, biz sizin karşınızda dimdik durmaya, onların arkasında durmaya, bu ülkeyi ilk seçimlerde sizden kurtarmaya kararlıyız, bunu böyle bilin!</p>

<p><strong>"HEM İLK SEÇİMDE HESABINI GÖRECEĞİZ HEM DE EMEKLİYE İLK SEÇİMDE HAKKINI VERECEĞİZ"</strong><br />
Bugün yıllık enflasyon %32.11. Bu oranla Avrupa'da birinci, dünyada 5. sıradayız. Öyle bir noktadayız ki dünyada enflasyonu bizden daha kötü olan sadece 5 tane ülke var.</p>

<p>Ve bugün Türkiye'de açlık sınırı 35.750 lira, yoksulluk sınırı 116.500 lira. Ama emekli maaşı yeni düzenlemeyle, daha ödenecek zamlı haliyle en düşük emekli maaşı 23.500 lira; asgari ücret sadece 28.000 lira. Kaba bir hesapla; bugün ülkede sabit aylık alan 29 milyon emekli, işçi, engelli, dul ve yetim var ve hepsi açlık sınırının altında maaş alıyorlar. Bir de hiç ücret almayan 12,5 milyon işçimiz var. Toplam 41,5 milyon kişiden bahsediyorum. 41,5 milyon kişi, 45 tane Eskişehir yapar. Dünyada 157 ülkenin nüfusundan daha kalabalık bir kitleden bahsediyorum ve Türkiye nüfusunun neredeyse her iki kişisinden birinden bahsediyorum; açlık sınırının altına itilmiştir.</p>

<p>İşte AKP'nin karadüzeni budur! Siyaset tam da buna karşı yapılır. Biz bu düzene karşı adalet mücadelesini veriyoruz, vermeye devam edeceğiz. Aylardır söylüyoruz; bu maaşlarla geçim olmaz. İğneden ipliğe her şeye zam gelirken maaşlar aynı kalamaz. Emekli maaşına yapılan zam, en düşük emekli maaşı... Unutmayalım; Adalet ve Kalkınma Partisi'nin geldiği gün, geçmişteki koalisyon hükümetini hep kötülüklerle andığı, krizle andığı, yoksullukla andığı koalisyon hükümetinin... Ecevit'in, Sayın Bahçeli'nin ve rahmetli Yılmaz'ın, Mesut Yılmaz'ın koalisyon hükümetinin son ödediği en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün bu hükümetin ödediği son emekli maaşı 2 tane çeyrek altın alıyor. Şimdi sadece ve sadece ocaktan bugüne kadarki enflasyon kadar –ki kanunen zorunluluk– zam yaparak 23.500 liraya emeklilere geçinin diyor. Elleri nasırlanmış, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş, ömrünü bu millete, bu ülkeye vermiş bu emeklilere yapılan bu büyük haksızlığın, bu büyük vefasızlığın hem ilk seçimde hesabını göreceğiz hem de emekliye ilk seçimde hakkını vereceğiz.</p>

<p><strong>"BUGÜNKÜ EMEKLİLERİN MAAŞINI ESKİ EMEKLİLERE BİR İKTİDARLA KARŞI KARŞIYAYIZ"</strong><br />
Ayrıca 2023 seçimlerinden önce 'Enflasyon tek haneli rakamların üzerindeyse, yani %10 ve üzerindeyse yılda 4 kez asgari ücreti yeniden ayarlayacağız' demişti Erdoğan. Seçildiği günden beri enflasyon tek haneli rakamların çok üzerinde. Bugün halihazırda %32. %10 bile olsa ocaktaki zamlı maaştan sonra bir kez martta, bir kez temmuzda, bir kez ekimde asgari ücret ayarlanacak diyordu; ama o günden bugüne asgari ücrete sadece yılda bir kere, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nin belirlediği zam dışında hiçbir zammı yapmadılar. 6 aydır 28.000 lira diye verdikleri asgari ücret, o günkü alım gücüyle 23.000 liraya düştüğü halde asgari ücrete bütün itirazlarımıza rağmen hiçbir iyileştirme yapmadılar.</p>

<p>Son 10 yılda emekli sayısı %34 arttı. %34! Yani 10 emekli varken 13,5-14 emekliye çıktı. Ama emeklilerin milli gelirdien aldığı pay %15 küçüldü. Yani bundan 10 yıl önce masada büyük bir tencere, başında 14 emekli vardı; şimdi masada çok daha küçük bir tencere ve başında 20 tane emekli var. Öyle bir noktadayız ki 10 yıl öncesinin emeklisiyle bugünün emeklileri arasına bakınca; bugünkü emeklilerin maaşını eski emeklilere ödettiren, onların maaşından alıp bugünkü emeklilere maaş veren bir iktidarla karşı karşıyayız.</p>

<p>Verecekleri 3.500 liralık zammın emeklilere –20.000'den 23.500 yapıyor ya– maliyeti 79 milyar TL. Büyük para gibi anlatıyorlar. Oysa bu iktidarın bu yılın ilk 5 ayında, sadece 5 ayında faize ödediği para 1,5 trilyon TL. Yani emeklilere verilen zammın tam 19 katı! Yani bir gün geçmişte 'Nas' diyen, o yüzden faize ellemeyen, o yüzden enflasyonu %14'lerden %90'a, gerçekte %120'ye çıkana kadar seyreden, 'Faizden korkarım, Nas dururken nasıl faiz vereceksin' diyen Erdoğan; bugün emekliye verdiğinin 19 katını sadece 5 aylık sürede faiz lobilerine ödemiş durumdadır. O yüzden bu iktidar... O yüzden bu iktidar emekliye, işçiye değil; faizcilere, tefecilere çalışan, onları zengin eden bir iktidardır.</p>

<p><strong>"EMEKÇİYE GEÇİM GARANTİSİ YOK"</strong><br />
Ne yazık ki bu karadüzende otoyollarda geçiş garantisi vardır. 'Otoyol yapacağız, cebinizden bir kuruş para çıkmayacak' diye tarihin en büyük yalanını attılar. Dediler ki yandaş müteahhitlerine: 'Londra'daki tefecilerden parayı bul gel, ben parayı sana ödemek için yapacağın yolun 30 yıllık geçiş ücretini sana vereceğim. Ya geçmezlerse? Geçmeyeni de cepten ödeyeceğim. Faizini de vereceğim, o ülkenin enflasyonunu da üstüne ekleyeceğim.' Yapılan otoyola, yapılan köprüye, yapılan tünele geçiş garantisi var. Havaalanı yaparsan 'Uçmasa da uçak' uçuş garantisi, yolcu garantisi var. Yapılan şehir hastanelerine hasta garantisi var; ama emekliye, emekçiye geçim garantisi yok.</p>

<p>Tek bir örnek vereceğim. Son genel seçimlerin yapıldığı Mayıs 2023'te en düşük emekli maaşı 7.500 liraydı. Siz en son oy sandığının başına gittiğinizde en düşük emekli maaşı 7.500 liraydı. Bugün zamlanmış haliyle söylüyorum; 23.500 lira. %213 arttı. O gün, son oy verdiğiniz gün Osmangazi Köprüsü'nün geçiş ücreti 184 liraydı; bugün 1.170 lira. %534 arttı! Emekliye verilen para %213 artarken, köprüyü yapan müteahhite verilen para veya köprüden geçiş ücreti %534 arttı.</p>

<p>"Bu ülkede her şeyin fiyatı emekliye verilen maaştan daha fazla arttı. AKP iktidarının tercihlerinin özeti budur. Onlar zenginlere daha çok zengin olma garantisi veriyorlar ama biz bu ülkenin emeklisine, işçisine, esnafına, memuruna, çiftçisine geçim garantisi vermeye ve bunların seçimde yandaşlarına verdikleri tüm garantileri vatandaş adına teker teker inceleyip, onların defterini dürüp, o hesabı kapatmaya ama sizlere geçim garantisi vermeye geliyoruz.</p>

<p>Değerli, değerli arkadaşlar; ülkemiz bugün ve yarın devlet başkanlarının da bulunacağı NATO zirvesine ev sahipliği yapıyor. Öncelikle, öncelikle şunu söyleyeyim: Biz son yerel seçimin birinci partisi olarak böyle bir dönemde, böyle bir ev sahipliğini önemsiyoruz. Elbette çok iyi bir ev sahipliği yapılmalıdır. Yabancı liderler, heyetler ağırlanmalı. Türkiye'yi gelmeliler, görmeliler. NATO'da sözümüz geçsin; Türkiye bölgesel ve küresel gelişmelerde söz ve karar sahibi olsun, oyun kurucu bir ülke olsun isteriz. Ülkemizin milli menfaatlerinin iktidarıyla muhalefetiyle birlikte savunulmasını ve bu tip organizasyonların hep birlikte sahiplenilmesini arzu ederiz.</p>

<p>Ancak ne yazık ki bir üzüntülerimizi, ne yazık ki sıkıntılarımızı ifade etmek durumundayım. Demokrasiyi ve adalet sistemini zayıflatan, 86 milyonu kutuplaştıran, kendi gibi düşünmeyenlere hukuksuzlukla müdahale eden iktidarın varlığında bugün Türkiye, NATO liderlerinin –son seçimlerde o NATO liderlerinin Türkiye'de 'En bildiğiniz şehir neresi?' dendiğinde tereddütsüz ismini söyleyeceği– İstanbul'un, üç seçim üst üste, hem de karşısında Meclis Başkanı varken, bir önceki son Başbakan varken, en güvendikleri bakanları, Şehircilik Bakanı varken artan farklarla, iptal edilen mazbatasına rağmen yenilenen seçimde artan farkla, son seçimde milyonu geçen farkla kazanan belediye başkanının tutuklu olduğu; bir sonraki seçimlerdeki cumhurbaşkanı adayımızın, ön seçimde 15,5 milyon oy alan, özgürlüğü için 25,5 milyon insanın imza verdiği cumhurbaşkanı adayımızın tutuklu olduğu; partinin evlatları belediye başkanlarımızın, belediye meclis üyelerimizin, bürokratlarımızın tutuklu olduğu... Türkiye'nin kurucu partisine, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu partinin adaysızlaştırıldığı, kurumsuzlaştırıldığı, lidersizleştirilmeye çalışıldığı bir süreçte bugün Türkiye'de NATO zirvesi yapılmaktadır.</p>

<p>Bugün bu NATO zirvesinden önce, Avrupa'nın en önemli yapılarının raporlarında, ana muhalefet partisi olarak okuduğumuzda utandığımız tespitler yer almaktadır. Maalesef, maalesef ülkede Adalet Bakanlığı'nın başındaki kişi, raporlarda ismiyle, Avrupa'daki mal varlığıyla anılmakta; bizim bu ifadelerimize 'Cumhurbaşkanı sen sus, cevap verme' dediği günler hatırılarda kalmakta ve kendisinin bu konuda tek savunanı kendisi olmakta, raporları yazanlarla bir başına kendi polemiklere girişmekte; ancak Türkiye'ye bu büyük utanç, okumaktan memnuniyet duymadığımız, böyle bir raporun varlığından utanç duyduğumuz bir süreçte NATO zirvesi Türkiye'de yapılmaktadır. Muhalefete saldıran, kendinden olmayanı hukuksuzlukla muamele eden bir iktidarın, Türkiye'nin milli menfaatlerini savunamadığını ve savunamayacağını üzüntüyle görüyoruz.</p>

<p><strong>"PARANOYAK BİR OLAĞANÜSTÜ HALİN İÇİNDEYİZ"</strong><br />
Önce NATO salonlarından, NATO salonlarının dışında yaşananlara birazcık değinelim. Haftalardır Ankara'mızda olağanüstü hal uygulanmaktadır. Kendi insanına çile çektiren, anlamsız, paranoyak bir olağanüstü halin içindeyiz. Protesto gösterileri yapılabilir diye 225 kişi gözaltına alınmış, önce 178'i tutuklanmıştır. Daha dün, daha dün 100 gözaltı işlemi daha yapılmıştır.</p>

<p><strong>"NATO ZİRVELERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPAN HİÇBİR ÜLKEDE BÖYLE BİR ÖZGÜVENSİZLİK GÖRÜLMEMİŞTİR"</strong><br />
Bizim yasalarımızda önleyici gözaltı bile yokken, yasakken, önleyici tutuklama adı altında; yani bunlar NATO sırasında gelirler, eylem yaparlar diye insanlar özgürlüklerinden edilmiştir. Pikniğe giden TEMA gönüllüleri tutuklanmışlar, 75 yaşındaki emekli öğretmen Ayten Yakut tutuklanıp tepkilerden sonra serbest bırakılmış, akademisyen Emel Memiş halen tutukludur.</p>

<p>Daha önce NATO zirvelerine ev sahipliği yapan hiçbir ülkede böyle bir özgüvensizlik görülmemiştir. Trump kendi ülkesinde yüz binler, milyonlar tarafından protesto edilebiliyor ama Erdoğan, Trump'ın Türkiye'deki bir protestosunun kendisi için bir son olacağını düşünmekte, bundan yaşamsal bir kaygı duymakta. 'Eğer Trump'a burada birisi bir şey derse, Trump benden desteğini çekecek' vehmiyle Ankaralılardan utanmakta, Ankaralıları evine hapsetmekte ve örneğin, Filistin davasını savunan birinin Trump'a çıkıp Gazze'deki zulmün hesabını sormasına engel olmak için elinden geleni yapmaktadır.</p>

<p><strong>"ÜLKE ADINA BİR UTANÇ DURUMUYLA KARŞI KARŞIYAYIZ"</strong><br />
Yüzlerce insanın gözaltına alındığı, meydanların kapatıldığı, yolların bariyerlendiği, esnafın iş yapmasının önüne geçildiği bir yerde ülkenin başkenti perişan haldedir. Milletin evinden işine gitmesi engellenmekte, kamu görevlilerine bir hafta evden çalışma salık verilmektedir. Bu kadar özgüvensiz bir yönetim anlayışı olmaz. Ülke adına bir utanç durumuyla karşı karşıyayız.</p>

<p>Ülkemize gelen liderler, heyetler ne görecekler? Hayalet bir şehir. Ankara'ya gelip bir tane Ankaralı görmeden, bir dükkana uğramadan, polislerle dolu, bomboş sokakları görüp Ankara'dan ayrılacaklar. Ülkenin yoksulluğundan utanmayanlar, bunların liderlerin görmesinden utanıp panolarla bunları gizlemeye çalışmaktadırlar. Bu mudur Türkiye'nin imajı? Kimse kusura bakmasın, bu güç değildir, güçsüzlüktür; bu acizliktir, bu özgüvensizliktir. Kendi insanından korkan, kendi insanından utanan, onları bariyerlerin arkasına saklayan bir iktidarın ömrünün sonu gelmiş demektir. AK Parti tükenmiştir, bitmiştir!"</p>

<p><strong>"VİZYONSUZLUĞUNA BU ÜLKE SÜRÜKLENMİŞTİR ANCAK BUNUN SONU ER YA DA GEÇ GELECEKTİR"</strong><br />
Oysa gizledikleri şehir, gizledikleri şehir, bir gün yabancılar geldiğinde, bir gün yabancılar geldiğinde 'Ne görecekler?' diye o şehre bakan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizzat tasarladığı; Cumhurbaşkanının yerinin, konutunun, köşkünün belli olduğu... Hemen altında seçilmiş Meclis'in bulunduğu... Hemen altında Meclis'ten atanan, seçilen bakanların görev yaptığı... Aynı hizada adliye saraylarının bulunduğu... Yargı, yürütme ve yasamanın hem birbirine denk hem doğru bir sıralamayla yer aldıkları... O geniş caddenin etrafına, Türkiye'nin dostu ülkelere en güzel büyükelçilik arsalarının tahsis edildiği... Gelen Ankara'yı bir gezsin, demokrasi anlayışımızı görsün, kuvvetler ayrılığını görsün, millete verdiğimiz, Meclisine verdiğimiz değeri görsün... Bakanlarını görsün... Yargısını görsün, kendisini görsün diye yaptıkları, Atatürk'ün tasarladığı ve hayata geçirdiği, o güzel elleriyle tane tane çizdiği Ankara'nın, görmesinler, bilmesinler, yolda bile yürümesinler diye panolandığı bir güne gelmişizdir.</p>

<p><strong>O günün kurucu liderinin vizyonundan, bugünün yıkıcı liderinin vizyonsuzluğuna bu ülke sürüklenmiştir ancak bunun sonu er ya da geç gelecektir!</strong></p>

<p><strong>"BU ÜLKENİN KURUCU KADROLARININ BUGÜNKÜ TEMSİLCİLERİYİZ"</strong><br />
Devletin geleneklerini yıkan ve bu ülkenin, bu ülkenin gücünden korkup kendi kaba kuvvetini acizlik değil de kudret gibi göstermeye çalışanlara karşı şunu ifade edeyim: Biz bu ülkenin kurucu partisiyiz, kurucu iradesiyiz. Bu ülkeyi cumhuriyetle güçlendiren, kalkındıran, dış politikada sözünü dinleten, tehditlere karşı caydırıcı bir güç haline getiren kadroların bugünkü temsilcileriyiz. Cumhuriyetimizin değerleriyle, yurttaşlarımıza sunduğumuz özgürlüklerle, mazlum milletlere ilham olmuş cesaretimizle birlikte bu ülkenin kurucu kadrolarının bugünkü temsilcileriyiz.</p>

<p><strong>"NATO ZİRVESİNİ MİLLİ MENFAATLERİN SAVUNULMASI KAYDI ŞERHİYLE DİKKATLE TAKİP EDİYORUZ"</strong><br />
Dış politikadaki ilkelerimiz de bize kurucu kadrolarımızdan mirastır. Dış politikaya siyaset üstü bir pencereden bakarız. Planların günlük değil, bir döneme ait değil; 10 yıllık, 20 yıllık, 30 yıllık hazırlanması fikrinin sahipleriyiz. Hiçbir iktidarın da bu ilkeleri kişiselleştirmesine, kendi menfaati için aşındırmasına, 86 milyonun değil, kendi siyasi çıkarları için zayıflatmasına müsaade edemeyiz.</p>

<p>Bugün Erdoğan iktidarı, dış politikada kendi kişisel menfaatlerini Türkiye'nin menfaatlerinin üzerinde tutmaktadır. Yabancı liderlerle kurulan ilişkiler, kurumsal değil, kişisel zeminde ilerlemektedir. Yapılan pazarlıklar Türkiye'nin geleceği için değil, AK Parti iktidarının devamını sağlatmak için yürütülmektedir. O yüzden NATO zirvesini, bu şahsi dış politikadan uzaklaşılması, milli menfaatlerin savunulması kaydı şerhiyle dikkatle takip ediyoruz.</p>

<p><strong>"NATO'YA KÖRÜ KÖRÜNE BAĞLI OLAMAYACAĞIZ"</strong><br />
Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye'deki belirsizlikler, İsrail'in Filistin ve bölge ülkelerine yönelik saldırıları, Amerika ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve tüm bölgeyi ve dünyayı krize sürükleyen hukuksuz politikaları... NATO içindeki tartışmalar ve Türkiye'nin ittifaktaki rolü... Bu başlıkların hepsi önümüzde durmaktadır. Bu konularda Türkiye'nin barıştan yana, uluslararası hukuktan yana, diplomasiden yana, mazlum milletlerden yana ilkeli bir tutum alması beklenir ama bu hedefin ne kadar uzağında olduğumuzu ifade etmek isterim.</p>

<p>Avrupa ile bozulan ilişkilerin düzeltilmesi noktasında adımlar atılmasını, demokrasi ve hukuk zemininde yeniden hukukun üstünlüğü, demokratikleşme adımlarıyla ülkemizin çıkarlarını önceleyecek kurumsal ilişkilerin başlatılmasını bekleriz ama maalesef bu beklentilerin çok uzağındayız.</p>

<p>Elbette NATO üyesiyiz, NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahibiz. Ama NATO'ya körü körüne bağlı olamayacağız. Her yanlışın arkasında sessiz duramayacağız.</p>

<p><strong>"STRATEJİK ADIMLARI ORTAK AKILLA ATMAK GEREKİR"</strong><br />
Rusya ve Çin ile doğru, kurumsal, istikrarlı, güçlü temeller üzerinde yükselen ilişkiler kurmak durumundayız. Unutmayın ki, NATO'nun NATO'nun doğu kanadındaki Soğuk Savaş döneminde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ile sınır komşusu olmuş, Batı ittifakının bir bileşeni olmuş ve bu denge politikasını yıllarca dış politikadaki becerikli, iyi eğitimli, geleceği öngören, Türkiye'nin tüm menfaatlerini birlikte gözeten diplomatlarımız ve dışişleri politikalarımız sayesinde çok doğru bir şekilde yürütmüş, böyle bir mirasa sahip bir ülkeyiz. Trump yönetimine tamamen bağımlı bir dış politikanın ülkemize fayda getirmediği ve getirmeyeceği açıktır. Bu nedenle, stratejik adımları ortak akılla atmak gerekir.</p>

<p><strong>"F-16 MODERNİZASYONU DEYİP ONU BİLE BAŞARAMAYAN BİR ÖNGÖRÜSÜZLÜKLE SÜRDÜRÜLEMEZ"</strong><br />
Bu konuda her zaman olduğu gibi yapıcı öneriler sunmaya devam edeceğiz. İktidar Türkiye'nin Türkiye için bir stratejik aklı, stratejik bir planı takip etmelidir. Ancak bu stratejik akıl Rusya'dan S-400'leri bir inatla alıp, sonra hiç kullanmadan hangarda çürütmekle sağlanamaz. Bu stratejik akıl bu yüzden F-35 programına girilmiş, 1,5 milyar dolar ödeyip de tek uçak bile alınmadan, Amerika'da üzerine Türk bayrağı işlenmiş 6 tane F-35'i bile oradan alıp getiremeyen bir öngörüsüzlükle, ondan vazgeçip F-16 modernizasyonu deyip onu bile başaramayan bir öngörüsüzlükle sürdürülemez.</p>

<p><strong>"NADİR TOPRAK ELEMENTLERİNİ TRUMP'A VADETMEKLE STRATEJİK BİR AKIL SÜRDÜRÜLEMEZ"</strong><br />
O zaman "Şanghay Beşlisi'ne gireriz" diye ucuz tehditler savurup sonra Trump'tan azarı yiyince Çin mallarına vergi bindirmekle, Amerikan mallarının vergilerini Amerika'ya doğru uçakta giderken sıfırlamakla bir stratejik plan sürdürülemez. Trump'ın oğluyla görüşüp babasından randevu istemekle, 250 Boeing uçağından fahiş fiyata elâlem sipariş etmekten ve şu güzelim Eskişehir'in nadir toprak elementlerini Trump'a vadetmekle stratejik bir akıl sürdürülemez.</p>

<p><strong>"TRUMP YÖNETİMİ Kİ BU ÜLKENİN CUMHURBAŞKANINA "APTAL OLMA" DİYE MEKTUP YAZIP YOLLAYABİLMİŞTİR"</strong><br />
Tarihimizde Amerika yönetimine bu kadar göbekten bağlı bir yönetim görülmemiştir. Türkiye ABD'ye bu şekilde bağlı hale getirilemez. O Trump yönetimi ki bu ülkenin Cumhurbaşkanına "Aptal olma" diye mektup yazıp yollayabilmiştir. O Trump ki bu ülkenin Cumhurbaşkanını mal varlığıyla tehdit edip geri adım attırabilmiştir. O Trump ki Türkiye'deki yargının bağımsız olmadığını yüzümüze vurmak için her seferinde, "O akıllı bir adam, bir papazım vardı ondan istedim hemen yolladı" diyerek Brunson'ı –ki Erdoğan'ın "Bu can bu bedende durdukça o papaz gidemez, ver papazı, al papazı" deyip– Trump'ın bir telefonuyla papazı Oval Ofis'e yolladığını Trump her seferinde hatırlatmaktadır.</p>

<p>Gazze'de 75 bin kişiyi, çoluğu çoğu çocuk ve kadın, 75 bin insanı katledenlerle bu şekilde yürünemez. Bize her türlü ambargoyu uygulayanların ambargodan vazgeçmeleri için ağzının içine bu şekilde bakılamaz. Türkiye Cumhurbaşkanına 'Biz ona onda olmayanı veriyoruz, meşruiyet veriyoruz, geri kalan her şeyi onlardan alıyoruz' diyenlere sessiz kalınamaz. Bizden 5 dakika randevu almak için 'Bize yalvarıyorlar' diyen Dışişleri Bakanıyla iki gün sonra Oval Ofis'te şakalaşılamaz.</p>

<p>O Trump ki Türkiye'ye gelip Anıtkabir'i ziyaret etmeyen bir Amerikan Başkanıdır. 1959'da Eisenhower'ın, 91'de Baba Bush'un, 99'da Clinton'ın, 2004'te Oğul Bush'un, 2009'da Obama'nın Anıtkabir ziyaretleri kayıtlardayken; taslak programa Anıtkabir ziyareti yazıp sonra o ziyareti çıkarıp da Ankara'ye gelen bir Amerikan Başkanının bugün Erdoğan tarafından çocuklarla karşılanacağı... karşılayacağının haberleri geçmektedir. Eğer Amerikan Başkanı çocuklarla karşılanacaksa o çocuklar ellerinde İran'da öldürülen 165 kız çocuğunun resmini tutmalıdır!</p>

<p><strong>"BU İKTİDARIN BU MİLLET TARAFINDAN TAŞINAMAYACAĞININ GÖSTERGESİDİR"</strong><br />
5 ay sonra ülkesinde topal ördek haline gelecek, belki her iki tarafta birden gücünü kaybedeceği birisine yaranmak için böyle bir ilişki ağı asla ve asla savunulamaz. Hele hele bugün o törene götürülecek çocukların eğitiminden sorumlu Milli Eğitim Bakanının daha dün çıkıp da Kurtuluş Savaşı'nın adını değiştirmeye kalkması, 'Neden kurtuluyoruz?' diye soru sorması artık bu iktidarın bu millet tarafından taşınamayacağının göstergesidir. Ve o Kurtuluş Savaşı'nda 'Neden kurtuluyoruz?' sorusunun cevabının; işgalden kurtuluyoruz, istiladan kurtuluyoruz, ülkenin parçalanmasından, milletin artık bir başka ülkenin sömürge olmasından kurtuluyoruz cevabını bilmeyenlerin, halen daha o gün işgal altındaki İstanbul ve İstanbul'daki son padişahla ilgili kendilerince bir meseleyi Kurtuluş Savaşı'ndan önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önünde tutanlara neyi hatırlatmak lazım? Belki şunu hatırlatmak lazım:</p>

<p>Bu ülke nasıl kurtuldu diye sorana şunu hatırlatmak lazım: Evladının, evladının battaniyesini mermiye saranların, kağnılarla geceleyin çektikleri yollarla kurtuldu. O çektikleri kağnıları da çeken öküzdü, öküz!</p>

<p><strong>"HER TÜRLÜ EMPERYALİZME İTİRAZ ETMEYE, DİRENMEYE DEVAM EDİYORUZ"</strong><br />
Biz Türkiye'nin birinci partisi olarak dış politikada kurumsal akla dayanan, uzun vadeli planları olan, bu milletin hakkını hukukunu cesaretle savunan bir anlayışı benimsedik, savunmaya da devam edeceğiz. Orta Doğu'da komşularımızla iyi ilişkiler kurmayı önceliyoruz. Orta Doğu'da bölgesel kalkınma, iş birliği ve barışı savunuyoruz. Okyanus ötesinden bölgemize müdahalelere karşı duruyoruz. Elbette yönümüzü Batı'ya, AB'ye dönüyoruz ama Rusya ve Çin ile, Türk coğrafyası ile, Balkanlar ile stratejik ilişkilerin aksatılmadan ve sürekli güçlendirilerek devamını öngörüyor, bunu ısrarla öneriyoruz. Türkiye'nin bir an önce kurtulmak istediği Trump yönetimine karşı bu teslimiyeti de sonuna kadar reddediyoruz. Bundan sonra da bundan önce olduğu gibi tam bağımsız Türkiye'yi savunmaya, her türlü emperyalizme itiraz etmeye, direnmeye devam ediyoruz!</p>

<p><strong>"NE KONUŞUYORSUN KARDEŞİM SEN? BİR KERE YARIŞTIK, ONDA DA BEN YENDİM"</strong><br />
Bunu, bunu defalarca söyledim, bir kez de buradan söyleyeyim. Ben öfkeyi anlıyorum. Ben uğranılan haksızlığı anlıyorum. İktidara yürürken bu karşı karşıya olduğumuz durumun yarattığı öfkeyi anlıyorum. Ancak öfke sözlerinin böyle dillendirilmesi yerine bu öfkenin bir enerjiye dönüşmesi, bu enerjinin de kararlılıkla iktidar yürüyüşüne sevk edilmesi gerekmektedir.</p>

<p>Değerli Eskişehirliler, biz partimizi 47 yıl sonra birinci parti yapan kadrolarız. Ancak bu başarıyı kendimize, ekibimize falan yazmayız. Bu başarı, 47 yıl sonra hep beraber doğru tespitler, doğru sözler ve hep birlikte ortaya koyduğumuz bir azmin eseridir. Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi'ni kurulduğu günden sonra ilk kez yenen kadrolarız. Ben, Erdoğan ile Genel Başkan olarak girdiğim ilk ve tek seçimde ben onu yendim, o henüz bugüne kadar bizi yenemedi.</p>

<p><strong>Yani öyle "13 kere yarıştık, hep ben yendim" diyen birisine, "Ne konuşuyorsun kardeşim sen? Bir kere yarıştık, onda da ben yendim" diyecek durumdayız.</strong></p>

<p><strong>"BU VİCDANSIZLIĞIN EN KISA SÜREDE SON BULMASINI BEKLİYORUZ"</strong><br />
O yüzden son kurultayın sonuçlarını hazmedemeyenlerle son seçimlerin sonuçlarını hazmedemeyenler mutlak sultanla mutlak butlan ittifakını kurmaya çalışıyorlar. Bu milletin, bu milletin buna rızası yoktur. Bunun cevabını milletimiz seçilmişlerden yana koyduğu iradesiyle sokaklarda, meydanlarda vermeye devam ediyor. Birileri, birileri partiyi karpuz gibi ortadan bölmek ya da hadi ortadan olmasın 60'a 40 olsun, hiç olmadı 30'a 70 olsun hevesindeyken bizim bir ve bütün olarak bir arada olduğumuzu bütün millet görmektedir. Biz bir bütünüz. Ayrılanların, farklı düşünenlerin matematiksel ve siyasi bir karşılığı yoktur. Bu vicdansızlığın en kısa sürede son bulmasını bekliyoruz.</p>

<p>Ankara'da, Ankara'da Meclis kapanınca, yollar kapanınca Ankara'da bu grup toplantısının yapılmasının fiili imkanları kalmayınca bu grup toplantısını nerede yapalım deyince geçen hafta bir ve beraberce seçilmiş en genç il başkanlarımızdan biri Talat Yalaz'ın mücadelesini görünce, Eskişehir'in, Eskişehir'in bir iki istisna hariç gelmiş geçmiş bütün seçilmişlerinin bir arada olduğunu, milletin de arkalarında olduğunu görünce bu grubu Eskişehir'de yapmaya karar verdik.</p>

<p>Demokrasinin, adaletin, ekonominin bu kadar kötüye gittiği bir süreçte onların istediği bizi daha kötüye götürmek, susturmak, sindirmek, teslim almakken bütün hesapların terse döndüğünü, masa başı planların geri teptiğini ve Adalet ve Kalkınma Partisi'nin eleştirilmeye, yalnızlaşmaya ve kendi içinde de bir hesaplaşmaya girdiğini, Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş kadrolarının ise milletle birlikte yürüdüğünü büyük bir memnuniyetle görüyorum.</p>

<p><strong>"NE BU PARTİ NE BU MİLLET ÇARESİZ DEĞİLDİR"</strong><br />
Butlan kararından beri, butlan kararından beri sabırla, sağduyuyla bekliyoruz. Akliselimin hakim olmasını bekliyoruz. Milletin safında durmaya devam ediyoruz. Çarşıda, pazarda, sokakta, meydanda milletle birlikteyiz. Partimizi geri almak için sonuna kadar hukuki, siyasi ve fiziki bir mücadeleyi veriyoruz, vermeye devam edeceğiz. Ama işgal bitmezse kimse de enseyi karartmasın. Ne bu parti ne bu millet çaresiz değildir, seçeneksiz değildir!</p>

<p>Bu yürüyüş, bu yürüyüş benden, benim adımdan, arkadaşlarımızın adından çok daha büyük bir yürüyüştür. Bu yürüyüş, Ekrem Başkanı unutmayan, Mansur Başkandan ayrılmayan, Yılmaz Hocanın elini bırakmayan bir yürüyüştür!</p>

<p>Bu yürüyüş, kimse endişe etmesin ki millete güvenenlerin, milletle birlikte başaracakları, milletle birlikte hedefe ulaşacakları bir yürüyüştür. Oy oy, zarf zarf, sokak sokak kazanacağız. Köy köy, belde belde, şehir şehir kazanacağız. Sokak sokak, meydan meydan büyüyoruz, büyümeye devam edeceğiz. Bu yürüyüşte pusulamız millettir, rotamız iktidardır, hedefimiz iktidardır! Hepinize, hepinize inanıyorum, hepinize güveniyorum. Yolumuz açık olsun, yolumuz açık olsun!</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/trumpin-ucaginin-ankaraya-indigi-dakikalarda-ozgur-ozelden-cok-sert-sozler</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/kapak-ozel-pk-ak.jpg" type="image/jpeg" length="54425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TRT'deki ABD göndermesi dünya gündemine oturdu]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/trtdeki-abd-gondermesi-dunya-gundemine-oturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/trtdeki-abd-gondermesi-dunya-gundemine-oturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası'nda Belçika'nın ABD'yi son 16 turunda 4-1 yenerek elediği maçta TRT spikeri Özkan Öztürk'ün kapanıştaki sözleri, dünyada gündem oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 FIFA Dünya Kupası son 16 turunda Belçika, çok konuşulan ev sahibi ABD'yi Ketelaere (2), Vanaken ve Lukaku'nun golleriyle 4-1 mağlup etti. ABD'nin tek golünü ise Malik Tillman, 31'inci dakikada kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TRUMP'IN TELEFONU OLAY OLMUŞTU</strong><br />
Karşılaşmadan kısa süre önce ABD Başkanı Donald Trump'ın, FIFA Başkanı Gianni Infantino'yu arayarak, Bosna-Hersek maçında kırmızı kart gören Folarin Balogun'un cezasını erteletmesi, dünyada kısa sürede gündem oldu. Siyasi müdahale olarak değerlendirilen bu hamle, futbolseverlerin tamamına yakını tarafından tepkiyle karşılandı.</p>

<p><strong>TRT SPİKERİNDEN GÜNDEM OLAN GÖNDERME</strong><br />
Belçika'nın, ABD karşısındaki 4-1'lik zaferini TRT'de anlatan spiker Özkan Öztürk'ün maçın kapanışındaki göndermeli sözleri ise kısa sürede sosyal medyada dünyanın gündemine girdi. Öztürk karşılaşmayı, Trump'ın 'kırmızı kart iptaline' gönderme yaparak "Son dakika bir değişiklik olmazsa, Amerika turnuvaya veda etti" sözleriyle kapattı.</p>

<p>Öztürk'ün bu sözleri, X'teki (eski adıyla Twitter) yeni 'çeviri' özelliği sayesinde kısa sürede tüm dünyaya yayıldı. Telefon olayına tepkili olan futbolseverler tarafından Öztürk'ün anlatımı, kısa sürede viral oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/trtdeki-abd-gondermesi-dunya-gundemine-oturdu</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-07-131753.png" type="image/jpeg" length="17136"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB davasında 63'üncü gün: İmamoğlu salona getirilmedi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/ibb-davasinda-63uncu-gun-imamoglu-salona-getirilmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/ibb-davasinda-63uncu-gun-imamoglu-salona-getirilmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 59'u tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 63. günü başladı. Perşembe günü duruşmadan çıkartılan İmamoğlu, bugün salona getirilmedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 414 sanıklı davanın duruşmasına, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediliyor.</p>

<p>Ekrem İmamoğlu'ndan sonra en fazla eylemle suçlanan kişi olan ve savunması dün yarıda kalan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in bugün savunmasına devam etmesi bekleniyor.</p>

<p>İşte duruşmada anbean yaşananlar...</p>

<p><strong>TUTUKLU YAKINLARI BİR KEZ DAHA AYNI DURUMU YAŞADI</strong><br />
Dün, İBB soruşturması kapsamında tutuklanan ancak aylardır iddianamesi hazırlanmayan 13 kişinin hakkında tahliye kararı verildiği gündeme geldi.</p>

<p>Engin Gönül, Faruk Ceyhan, Arzu Can, İlkay Onuk, Onur Gülin, Fikri Murat Demir, Doğukan Sarıca ve Çağatay Tokoğlu hakkında 4 Aralık 2025'te tahliye kararı verilmiş ancak itiraz sonucu yeniden tutuklanmışlardı.</p>

<p>O gün cezaevi kapısından dönen tutuklu yakınları bir kez daha aynı durumu yaşadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dün tahliye edilen isimler arasında Engin Gönül, Faruk Ceyhan, Arzu Can, Onur Gülin ve Fikri Murat Demir bulunmuyor. Aileler dün yine cezaevi kapısından döndü. Bu isimler hakkında 14 aydır iddianame yazılmıyor.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU CEZAEVİNDE</strong><br />
Tutuklular yine alkışlarla salona getirilirken Ekrem İmamoğlu'nun salona gelmediği görüldü. İmamoğlu'nun cezaevinde olduğu öğrenildi.</p>

<p><br />
İmamoğlu'nun avukatları duruşma yasağına yönelik kararın tutanaklara geçmediğini belirtirken Mahkeme Başkanı, "Kendisi hakkında savunma sırası gelene kadar salona getirmeyeceğimizi söylemiştik zaten" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/ibb-davasinda-63uncu-gun-imamoglu-salona-getirilmedi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/03/ibb-davasi-2.jpg" type="image/jpeg" length="77446"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump ve Netanyahu karşıtı görsel HÜDA PAR'ın elektriği kesildi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/trump-ve-netanyahu-karsiti-gorsel-huda-parin-elektirigi-kesildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/trump-ve-netanyahu-karsiti-gorsel-huda-parin-elektirigi-kesildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da NATO zirvesi öncesi, heyetlerin geçiş güzergahında bulunan HÜDA PAR Genel Merkezindeki panoda Trump, Netanyahu ve NATO karşıtı görseller yansıtıldı. Bunun üzerine genel merkezin elektrikleri kesildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'ne saatler kala Başkent'te ABD, İsrail ve NATO karşıtı protestolar çeşitli yollarla sürüyor.</p>

<p>HÜDA PAR, NATO heyetlerinin geçiş güzergahında bulunan parti binasındaki billboardları NATO ve ABD Başkanı Trump'a yönelik yönelik mesajlarla donattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Billboardlardan birinde İngilizce "We don't want war criminals in our country" (Ülkemizde savaş suçlularını istemiyoruz) ifadesi yer alırken, aynı mesaj Türkçe olarak da paylaşıldı.</p>

<p>Bir diğer billboardda ise "NATO: False Friends, Fake Alliance!" (NATO: Sahte Dostlar, Sahte İttifak!) sloganı kullanıldı.</p>

<p>Görselde NATO'ya yönelik eleştirel ifadelerin yanı sıra Trump ve Netanyahu'nun aynı zihniyeti taşıdığı mesajına da yer verildi.</p>

<p><strong>BİNANIN ELEKTRİĞİ KESİLDİ</strong><br />
Ancak daha sonra partinin genel merkez binasının elektriklerinin kesildiği öğrenildi.</p>

<p>Partinin gençlik kolları başkanı Yavuz Günaydın, olaya X hesabı üzerinden 'pes doğrusu' diye tepki gösterip "Genel merkezimizin digibord ekranından NATO ile ilgili görseller paylaşması sonucu, genel merkezimizin elektrikleri kesildi" ifadeleriyle duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/trump-ve-netanyahu-karsiti-gorsel-huda-parin-elektirigi-kesildi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-07-115018.png" type="image/jpeg" length="21529"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD basınından Trump iddiası: 'Erdoğan’a F-35 mesajı vermeye hazırlanıyor']]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/abd-basinindan-trump-iddiasi-erdogana-f-35-mesaji-vermeye-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/abd-basinindan-trump-iddiasi-erdogana-f-35-mesaji-vermeye-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına yeniden dahil edilmesine hazır olduğunu söylemesinin beklendiği öne sürüldü. Ankara’daki NATO Zirvesi öncesi gündeme gelen iddia, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına yeniden dahil edilmesine hazır olduğunu iletmesinin beklendiği iddia edildi.</p>

<p>New York Times’ın dört üst düzey ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberine göre Trump, Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi kapsamında Erdoğan ile yapacağı görüşmede F-35 dosyasını gündeme getirecek.</p>

<p><br />
Trump’ın, salı akşamı başlaması beklenen NATO Zirvesi için Ankara’ya gideceği ve zirve kapsamında Erdoğan ile bir araya geleceği belirtildi.</p>

<p>Haberde, ABD’li yetkililerin Türkiye’nin F-35 programına dönüşünün nasıl sağlanacağı konusunda farklı görüşlere sahip olduğu aktarıldı. Buna göre Trump yönetiminin, Kongre ve mevcut yasal kısıtlamaları aşmak için farklı formüller üzerinde durduğu ifade edildi.</p>

<p>İki lider arasında bu konuda bir mektup teatisi yapılabileceği de öne sürüldü. Beyaz Saray ise söz konusu iddiaya ilişkin yorum talebine hemen yanıt vermedi.</p>

<p><strong>S-400 KRİZİ F-35 DOSYASINI KİLİTLEMİŞTİ</strong></p>

<p>Türkiye’nin 2019’da Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alması, Ankara ile Washington arasındaki ilişkilerde ciddi gerilime yol açmıştı.</p>

<p>ABD, S-400 alımının ardından Türkiye’ye yaptırım uygulamış ve Ankara’yı F-35 savaş uçağı programından çıkarmıştı. Washington yönetimi, Rus yapımı S-400 sisteminin ABD üretimi savaş uçakları için güvenlik riski oluşturduğunu savunmuştu.</p>

<p>ABD Kongresi de Türkiye S-400 sistemine sahip olduğu sürece Ankara’ya F-35 satışını yasaklayan bir düzenleme kabul etmişti.</p>

<p><br />
F-35 meselesi, son yıllarda Türkiye ile ABD arasındaki en önemli anlaşmazlık başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Ancak Trump döneminde Ankara-Washington hattında daha sıcak bir diplomatik temas zemini oluştuğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Trump’ın Türkiye’nin F-35 programına dönüşüne kapı aralayabileceği yönündeki haber, iki ülke ilişkilerinde yeni bir yumuşama işareti olarak yorumlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>JET MOTORU SATIŞI DA GÜNDEMDE</strong></p>

<p>Bu gelişme, Trump yönetiminin geçen ay Türkiye’ye 700 milyon doların üzerinde değere sahip onlarca jet motoru satışına ilişkin Kongre’ye resmi bildirimde bulunmasının ardından geldi.</p>

<p>Söz konusu bildirim, Washington’ın Türkiye ile savunma sanayii alanındaki temasları yeniden canlandırma eğiliminde olduğuna işaret eden adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Ankara’nın F-35 programına dönüşünün nasıl gerçekleşeceği ise Kongre’nin tutumu, mevcut yasal kısıtlamalar ve S-400 meselesinde bulunacak olası formüle bağlı olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/abd-basinindan-trump-iddiasi-erdogana-f-35-mesaji-vermeye-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-07-114844.png" type="image/jpeg" length="83480"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da NATO Zirvesi başladı! Genel Sekreter Rutte: 'Kapasiteyi hızla artırmalıyız']]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/ankarada-nato-zirvesi-basladi-genel-sekreter-rutte-kapasiteyi-hizla-artirmaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/ankarada-nato-zirvesi-basladi-genel-sekreter-rutte-kapasiteyi-hizla-artirmaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara’da NATO Savunma Sanayii Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, ittifakın mevcut güvenlik ortamı karşısında savunma sanayii üretimini hızlandırması gerektiğini belirterek, “Artık verilen taahhütleri somut sonuçlara dönüştürme zamanı” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ATO Congresium’da 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında düzenlenen Transatlantik Savunma Sanayii İşbirliği programında konuştu.</p>

<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara’da NATO Savunma Sanayii Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, ittifakın mevcut güvenlik ortamı karşısında savunma sanayii üretimini hızlandırması gerektiğini belirterek, “Artık verilen taahhütleri somut sonuçlara dönüştürme zamanı” mesajını verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Rutte, son yıllarda NATO ülkelerinin savunma harcamalarını önemli ölçüde artırdığını ancak bunun tek başına yeterli olmadığını söyledi. Asıl hedefin, ayrılan kaynakların daha fazla mühimmat, hava savunma sistemi, füze ve askeri teçhizat üretimine dönüştürülmesi olduğunu vurgulayan Rutte, savunma sanayii şirketlerinin üretim kapasitelerini artırmaları için hükümetlerle yakın işbirliği içinde çalışmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>"DAHA HIZLI OLMALIYIZ"</strong><br />
Konuşmasında Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa güvenlik mimarisini köklü biçimde değiştirdiğini ifade eden Rutte, NATO’nun caydırıcılık gücünü koruyabilmesi için müttefiklerin daha hızlı hareket etmesi gerektiğini söyledi. Ukrayna’ya verilen desteğin süreceğini yineleyen Rutte, güçlü bir savunma sanayiinin yalnızca NATO ülkelerinin değil, Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliği açısından da kritik önemde olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Ankara’da başlayan NATO etkinlikleri kapsamında düzenlenen foruma müttefik ülkelerin temsilcileri, savunma sanayii şirketleri ve üst düzey yetkililer katıldı. Forumda savunma üretiminin artırılması, ortak projeler, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve yeni güvenlik tehditlerine karşı izlenecek yol haritası ele alındı. Toplantılar, yarın liderler düzeyinde yapılacak zirve oturumlarıyla devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/ankarada-nato-zirvesi-basladi-genel-sekreter-rutte-kapasiteyi-hizla-artirmaliyiz</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-07-112907.png" type="image/jpeg" length="56343"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sencer Solakoğlu'ndan sertifika iptali açıklaması]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/sencer-solakoglundan-sertifika-iptali-aciklamasi-ne-deniyorsa-onu-yaptik-ve-sucumuz-ne-deniyorsa-onu-yapmak-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/sencer-solakoglundan-sertifika-iptali-aciklamasi-ne-deniyorsa-onu-yaptik-ve-sucumuz-ne-deniyorsa-onu-yapmak-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'li Solakoğlu, işletmesine ait sertifikaların iptal edilmesine tepki göstererek, 'Bunların tek gerekçesi var; üreteni cezalandırmak ve siyaseten karşılarında duran bir eleştiriyi, son derecede haklı eleştiriyi kötülük, haksızlık olarak görmeleri, buna karşı susturma çabalarıdır. Dolayısıyla ne deniyorsa onu yaptık ve suçumuz ne deniyorsa onu yapmak oldu' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP'li Sencer Solakoğlu, Bursa'da kendisine ait hayvancılık işletmesinin 'Hastalıktan Ari İşletme Sertifikası'nın iptal edilmesine ilişkin açıklama yaptı. Sosyal medya hesabından konuya ilişkin bir video yayımlayan Solakoğlu, 'Gerekçeleri şu, hiçbir eksik bulamadılar. Buldukları tek eksik, bu gördüğünüz şu anda içinde bulunduğum ahırımdan, arkamda gördüğünüz ahıra hayvan transferim. Aynı çiftlik, aynı sınırların içerisindeki bir ahırdan öbür ahıra transferim' dedi.</p>

<p><strong>YILLARDIR YAPILAN UYGULAMA BU YIL HATALI SAYILDI</strong></p>

<p>Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'nün yıllardır uygun gördüğü uygulamayı bu yıl yanlış olarak tariflediğini söyleyen Solakoğlu, Tarım İl Müdürlüğü personelinin kendilerine, 'Biz yılda bir defa geliyoruz, kan alıyoruz, testlerinizi yapıyoruz. Zaten bütün hayvanlardan alınıyor. O zaman bunu yaparız' dediklerini anlattı.</p>

<p>2021 - 2025 yılları arasında uygulanan prosedürün bu yıl 'hatalı' olduğuna karar verildiğini ve bu yüzden sertifikalarının iptal edildiğini belirten Solakoğlu, 'Hastalık varmış gibi yazılar yazıyorlar ama yok, test de yaptılar, hastalık falan yok. Bunların tek gerekçesi var. Üreteni cezalandırmak ve siyaseten karşılarında duran bir eleştiriyi, son derecede haklı eleştiriyi kötülük, haksızlık olarak görmeleri, buna karşı susturma çabalarıdır' diye konuştu.</p>

<p><strong>'SUÇUMUZ DENİLENİ YAPMAK'</strong></p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı'nın personelini uyarmalarına rağmen yapılan yanlış uygulama nedeniyle bir hayvanın sıkıştırılarak öldürüldüğünü ifade eden Solakoğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>'Ben bunu internete yazdıktan sonra bir dünya yalanlamayla 'öyle değildi, şöyle değildi' gibilerinden şeyler söylüyorlar. Külliyen yalan söylüyorlar. Tam anlamıyla böyle oldu. Artı biz Tarım İl Müdürlüğü ne diyorsa onu yapıyoruz. Tarım İl Müdürlüğü Türkiye Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı'nın temsilcisidir. Bizim bağlı olduğumuz mercidir. Onlar bu şekilde yapmamızı öngörmüşler. Yıllardır da bu şekilde yapıyorsak eğer bizi böyle yönlendirdilerse düşünebiliyor musunuz bir il müdürlüğünün personeline 'kardeşim böyle yapamazsın, böyle yapıyorsun böyle yapmak zorundayız' desek ne olur? Adamın iki dudağının arasındasınız. Dolayısıyla ne deniyorsa onu yaptık ve suçumuz ne deniyorsa onu yapmak oldu.' </p>

<p><strong>'TARIMIN T'SİNDEN ANLAMAYAN BAKANLAR'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'deki en verimli işletmeler arasında olduklarını kaydeden Solakoğlu, 'Her şeyi dört dörtlük yapıyoruz ama siyaseten onların söylediğini değil, doğruları söylemeye devam ettiğimiz için bu zorbalıklar yapıyor. Biz söylemeye devam edeceğiz. Muhalefet yapmaya devam edeceğiz. Çünkü hepiniz farkındasınız. Türkiye'deki gıda enflasyonunun sebebi ne Hürmüz Boğazı ne yaşanan don. Bunları başka ülkeler de sürekli yaşıyorlar. Tek sebebi beceriksizlikleri ve iş bilmezlikleri. Birileri sayesinde bir yere atanmış olmaları. Tarımın T'sinden anlamayan bakanların tarımla ilgili fikir sahibi olmaları Türkiye'deki gıda enflasyonunun sebebi' dedi.</p>

<p>CHP iktidarında bu yanlış işleyişi düzelteceklerini, üretimi teşvik edeceklerini söyleyen Solakoğlu, 'Gençlerin üretimin içinde olmalarının önünü açacağız. Eğer bunu yapmazsanız da gıda enflasyonunu durduramazsınız. Tavukçulara gidip sopayla 'fiyatları arttırmayacaksınız' deyip bir gecede ihracatı yasaklamak, bu siyasi hamleler Türkiye Cumhuriyeti'ne zarar veriyor. Vermeye devam ediyor. İlk seçimde bunu değiştireceğiz ve düzelteceğiz' ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber, Ankara, Gündem</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/sencer-solakoglundan-sertifika-iptali-aciklamasi-ne-deniyorsa-onu-yaptik-ve-sucumuz-ne-deniyorsa-onu-yapmak-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/agency/anka/sencer-solakoglundan-sertifika-iptali-aciklamasi-ne-deniyorsa-onu-yaptik-ve-sucumuz-ne-deniyorsa-onu-yapmak-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="22308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Şam ziyareti sırasında patlama]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/fransa-cumhurbaskani-macronun-sam-ziyareti-sirasinda-patlama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/fransa-cumhurbaskani-macronun-sam-ziyareti-sirasinda-patlama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Şam ziyareti sırasında Suriye'nin başkentinde peş peşe patlama sesleri duyuldu. Güvenlik kaynakları, Macron'un konaklamasının planlandığı otele yakın bir noktada patlayıcı düzeneklerin infilak ettiğini, olayın ardından bölgede geniş güvenlik önlemleri alındığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Suriye ziyareti sırasında Şam'da patlama oldu. Patlamanın nedeni ve olası can kaybına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Macron'un olay sırasında güvende olduğu belirtilirken, Fransız heyetinin programında değişiklik yapılıp yapılmayacağına ilişkin bilgi verilmedi.</p>

<p><strong>SURİYE'Yİ ZİYARET EDEN İLK AVRUPALI LİDER</strong></p>

<p>Macron, ziyareti kapsamında pazartesi akşamı Şam'a ulaştı. Esad rejiminin Aralık 2024'te devrilmesinin ardından Suriye'yi ziyaret eden ilk Avrupa Birliği üyesi ülke lideri olan Macron'u Şam Havalimanı'nda Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani karşıladı.</p>

<p>Macron, Şam'a varışının ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Fransa'nın Suriye halkına olan bağlılığını ifade etmeye geldim. Egemen, çeşitliliği içinde birleşmiş ve komşularıyla barış içinde yaşayan bir Suriye için. Birlikte istikrar ve barışın yeni sayfasını açalım' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Fransız liderin, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ile gerçekleştireceği görüşmelerde ülkedeki güvenlik durumu, azınlıkların korunması, IŞİD'le mücadele, yeniden imar süreci ve Fransız yatırımlarının güvenliği gibi başlıkların ele alınması bekleniyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ş</strong><strong>ARA VE MACRON BUGÜN ANKARA'YA GELECEK</strong></p>

<p>Patlamalar, hem Macron'un hem de Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara'nın NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara'ya gelmesinin beklendiği saatlerde meydana geldi. Macron'un Şam temaslarını tamamladıktan sonra Ankara'ya hareket etmesi, Şara'nın ise zirve kapsamında Ankara'da ABD Başkanı Donald Trump başta olmak üzere bazı liderlerle görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor.</p>

<p>Suriye'de geçen hafta da Şam'daki bir kafeye düzenlenen bombalı saldırıda 10 kişi hayatını kaybetmiş, son aylarda dini azınlıklara yönelik saldırılar ve kuzeydoğudaki güvenlik gerilimleri devam etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber, Ankara, Gündem</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/fransa-cumhurbaskani-macronun-sam-ziyareti-sirasinda-patlama</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/agency/anka/fransa-cumhurbaskani-macronun-sam-ziyareti-sirasinda-patlama.png" type="image/jpeg" length="34208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Avrupa örgütlerinde 'Tasfiye' çatlağı: "Masa başı operasyonlara geçit vermeyeceğiz!"]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/chp-avrupa-orgutlerinde-tasfiye-catlagi-masa-basi-operasyonlara-gecit-vermeyecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/chp-avrupa-orgutlerinde-tasfiye-catlagi-masa-basi-operasyonlara-gecit-vermeyecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP genel merkezinin Avrupa’daki 6 kritik birliğin yetki belgesini tek taraflı iptal etmesi, yurt dışı örgütlerinde büyük bir infiale yol açtı. Alınan karara en sert ve net tepkiyi gösteren CHP Hollanda Birlik Başkanı Murat Han Gedikli, hamleyi "hukuksuz bir tasfiye operasyonu" olarak nitelendirdi. Gedikli, "Koltuklarını koruma hırsıyla hareket edenler, karşılarında örgütün sarsılmaz iradesini bulacaktır" diyerek genel merkeze meydan okudu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Milletvekili Semra Dinçer’in imzasıyla; Hollanda, Belçika, Manchester, Lyon, Bordeaux, Avusturya ve İsveç birliklerinin yetkilerinin elinden alınması, CHP’nin yurt dışı tabanında adeta deprem etkisi yarattı. Sürecin ardından sessizliğini bozan CHP Hollanda Birlik Başkanı Murat Han Gedikli, mevcut yönetim anlayışını sert sözlerle eleştirerek bu kararı kesinlikle tanımayacaklarını ilan etti.</p>

<p><strong>"E-POSTA İLE GELEN USULSÜZ YAZI HÜKÜMSÜZDÜR"</strong><br />
30 Haziran 2026 tarihli iptal kararının kendilerine antidemokratik bir yöntemle, sadece bir e-posta yoluyla tebliğ edildiğini belirten Gedikli, bu hamlenin hiçbir yasal zemini bulunmadığını vurguladı. Gedikli, süreci şu sözlerle eleştirdi:</p>

<blockquote>
<p>"Karşı karşıya kaldığımız bu durum, meşruiyetini kaybetmiş, tamamen yok hükmünde bir idari dayatmadır. Ankara’dan gönderilen o usulsüz kağıt parçası, Avrupa’da gece gündüz partisi için emek veren örgüt fedakarlarının iradesini gasp etme çabasından başka bir şey değildir. Gücünü tabandan almayan antidemokratik bir kliğin bu kararı, bizim için ancak göğsümüzde gururla taşıyacağımız bir madalya olur. Bu hukuksuzluğu reddediyoruz!"</p>
</blockquote>

<p><strong>"ASIL ARINMASI GEREKENLER 13 SEÇİM KAYBEDEN STATÜKODUR"</strong></p>

<p>Parti içinde bir süredir yürütülen "tasfiye ve yenilenme" iddialarının samimiyetten uzak olduğunu dile getiren Gedikli, eleştirilerinin odağına Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibini koydu. Kişisel ikbal arayışlarının CHP’nin köklü misyonuna zarar verdiğini belirten Hollanda Birlik Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>"‘Yenilenme’ maskesi altında örgütümüz tırpanlanmak isteniyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun gölgesine sığınarak kendi koltuklarını sağlamlaştırmaya çalışanların, örgüt iradesine darbe vurması kabul edilemez. Eğer CHP’de gerçek bir arınma arzulanıyorsa, işe yıllardır başarısızlığı kurumsallaştıran ve 13 seçim yenilgisine rağmen koltuğuna yapışan statükocu zihniyetten başlanmalıdır. Partimizin önündeki en büyük engel, geçmişin yükleriyle bugünü kilitleyen bu köhne anlayıştır. CHP’nin geleceği için olağanüstü kurultay artık kaçınılmaz bir tarihi sorumluluktur."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p><strong>DEĞİŞİM YANLISI ÖRGÜTLERE "İNTİKAM" AMBARGOSU</strong><br />
Bu yetki iptallerinin arkasında tamamen siyasi bir tasfiye ajandası yattığını iddia eden Murat Han Gedikli, Avrupa’daki 49 birlik başkanının daha önce ortak bir deklarasyonla genel merkezdeki değişim sürecine tam destek verdiğini anımsattı. Gedikli, operasyonun arka planını şu sözlerle ifşa etti:</p>

<blockquote>
<p>"Biz safımızı ve rengimizi net olarak ortaya koyduk: Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde yükselen değişim vizyonunun ve Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun yürüttüğü demokrasi mücadelesinin sonuna kadar arkasındayız. İşte statükocuları korkutan ve öfkelendiren tam olarak budur. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na destek verdiğimiz için bizi cezalandırmaya çalışıyorlar. Bu karar, parti tarihine bir utanç sayfası olarak geçecektir."</p>
</blockquote>

<p><strong>"HUKUKİ VE SİYASİ MÜCADELEMİZ SÜRECEK</strong>"<br />
Geri adım atmayacaklarını ve mücadeleyi hem hukuki hem de siyasi alanda sonuna kadar sürdüreceklerini belirten Gedikli, tüm parti emekçilerini bu haksızlığa karşı omuz omuza durmaya davet etti.</p>

<p><strong>Gedikli, açıklamasını Genel Başkan Özgür Özel’in sözlerine atıfta bulunarak noktaladı:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Hiçbir masa başı operasyon, gurbetteki emektarlarımızın onurlu mücadelesini gölgeleyemez. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in de her zaman vurguladığı gibi; 'Ya bir yol bulacağız ya da yeni bir yol açacağız.' Biz bu inançla, daha demokratik ve güçlü bir CHP için yürümeye devam edeceğiz."</p>
</blockquote>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 07 07 103534" class="detail-photo img-fluid" height="673" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-07-103534.png" width="482" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/chp-avrupa-orgutlerinde-tasfiye-catlagi-masa-basi-operasyonlara-gecit-vermeyecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-07-103540.png" type="image/jpeg" length="86318"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Butlan yönetimi atayacak isim bulamadı 21 koltuk boş kaldı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/butlan-yonetimi-atayacak-isim-bulamadi-21-koltuk-bos-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/butlan-yonetimi-atayacak-isim-bulamadi-21-koltuk-bos-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'de gündemin odağında, atama yapılmayan 21 il başkanlığı bulunuyor... CHP lideri Özgür Özel cephesine göre bunun sebebi kimse görevi kabul etmiyor ve teklif edilenler reddediyor. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kılıçdaroğlu cephesinden ise farklı bir açıklama geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP'de gündemin odağında, atama yapılmayan 21 il başkanlığı bulunuyor... CHP lideri Özgür Özel cephesine göre bunun sebebi kimse görevi kabul etmiyor ve teklif edilenler reddediyor. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kılıçdaroğlu cephesinden ise farklı bir açıklama geldi.<br />
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun örgüt yapılanmasına yönelik başlattığı değişim süreci sürerken, il başkanlıklarıyla ilgili yaşanan atama krizi gündeme geldi.</p>

<p>Göreve dönüşünün ardından 36 il başkanını görevden alan Kılıçdaroğlu'nun, bu illerden 21'ine henüz yeni atama yapmaması parti içinde tartışmalara neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"TEKLİF GÖTÜRÜYORLAR KİMSE KABUL ETMİYOR"</strong><br />
CHP lideri Özgür Özel cephesi, mutlak butlan kararıyla göreve dönen yönetimin birçok il için uygun isim bulamadıklarını öne sürdü. Özel'in kurmayları, "Atama yapabilmek için onlarca kişiye teklif götürüyorlar ancak kimse kabul etmiyor. Genel Merkez adeta yönetim krizi yaşıyor. Bu süreç devam ederse teşkilatların kapısına kilit vurmak zorunda kalabilirler" dedi.</p>

<p><strong>"ÇOK FAZLA ADAY OLUYOR"</strong><br />
Bu eleştirilere karşı CHP Genel Merkezi ise atamalarda aceleci davranılmadığını ve titiz bir değerlendirme süreci yürütüldüğünü belirtiyor.</p>

<p>Türkiye Gazetesi'nde yer alan habere göre Genel Merkez kaynakları, bazı illerde il başkanlığı için çok sayıda başvurunun yapıldığını, adayların tek tek değerlendirildiğini ve ortak kanaatin oluştuğu isimler üzerinde karar verildiğini dile getirdi.</p>

<p>Kurmaylar, "Çok fazla aday oluyor. Adaylar arasında bir isim üzerinde konsensüs oluştuğunda atamayı gerçekleştiriyoruz. Amacımız yalnızca boş kadroları doldurmak değil, doğru isimleri görevlendirmek" değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/butlan-yonetimi-atayacak-isim-bulamadi-21-koltuk-bos-kaldi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2025/11/kilicdaroglu-2.jpg" type="image/jpeg" length="97086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FIFA'nın kıyağı yetmedi, Belçika ABD'yi ezdi geçti]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/fifanin-kiyagi-yetmedi-belcika-abdyi-ezdi-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/fifanin-kiyagi-yetmedi-belcika-abdyi-ezdi-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li futbolcu Balogun’un cezasının ertelenmesinin ardından merakla beklenen maçta Belçika, Dünya Kupası’nın ev sahiplerinden biri olan ABD’yi 4-1 yenerek çeyrek finale yükseldi. Belçika, çeyrek finalde İspanya ile karşılaşacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>FIFA 2026 Dünya Kupası son 16 turunda ABD ve Belçika takımları, ABD’nin Seattle kentindeki Seattle Stadyumu’nda karşılaştı. Balogun’un cezasının ertelenmesinin ardından tartışmaların altından oynanan maçı Belçika 4-1 kazandı ve adını çeyrek finale yazdırdı.</p>

<p>Belçika’ya galibiyeti getiren golleri 9 ve 33. dakikadalarda Charles De Ketelaere, 57. dakikada Hans Vanaken ve 90+3'te Lukaku kaydetti. ABD’nin tek golü ise 31. dakikada Malik Tillman’da geldi. Bu sonuçla çeyrek finale yükselen Belçika, 10 Temmuz’da İspanya ile yarı finale yükselmek için sahaya çıkacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BALOGUN 11’DE SAHAYA ÇIKTI</strong><br />
ABD'li forvet oyuncusu Folarin Balogun, 1 Temmuz'da ülkesinin Bosna-Hersek ile oynadığı son 32 tur mücadelesinde Tarik Muharemovic'e yaptığı faul nedeniyle doğrudan kırmızı kart görmüştü. FIFA Disiplin Kurulu, 25 yaşındaki futbolcunun cezasını 1 yıl süreyle ertelemiş, Trump da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Doğru olanı yaptığı ve büyük bir adaletsizliği geri çevirdiği için FIFA'ya teşekkür ederim." ifadesini kullanmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/fifanin-kiyagi-yetmedi-belcika-abdyi-ezdi-gecti</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-07-092334.png" type="image/jpeg" length="26035"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKP'nin Kılıçdaroğlu hesabı tutmadı! Kurmaylardan flaş kulis]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/akpnin-kilicdaroglu-hesabi-tutmadi-kurmaylardan-flas-kulis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/akpnin-kilicdaroglu-hesabi-tutmadi-kurmaylardan-flas-kulis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’de yaşanan süreci değerlendiren AKP kurmayları, bu gelişmelerin tek başına seçmen davranışını değiştirmeyeceği görüşünde. Parti kaynakları, yurttaşın öncelikli gündeminin hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı olduğunu, bu nedenle ekonomiye yönelik adımların belirleyici olacağını ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP’de yaşanan süreci değerlendiren AKP kurmayları, bu gelişmelerin tek başına seçmen davranışını değiştirmeyeceği görüşünde. Parti kaynakları, yurttaşın öncelikli gündeminin hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı olduğunu, bu nedenle ekonomiye yönelik adımların belirleyici olacağını ifade etti.</p>

<p>CHP’ye yönelik mutlak butlan kararının ardından gündeme gelen tartışmalar siyasetin en önemli gündem başlıklarından biri olmayı sürdürürken, AKP kulislerinde bu sürece ilişkin farklı bir değerlendirme yapılıyor.</p>

<p>Cumhuriyet’ten Merve Kılıç’ın AKP kaynaklarından edindiği bilgilere göre, parti yönetimi ve milletvekilleri, CHP’de yaşanan gelişmelerin iktidara doğrudan siyasi avantaj sağlamayacağı görüşünde birleşiyor.</p>

<p><strong>"SEÇMENİN ÖNCELİĞİ EKONOMİ"</strong><br />
Parti kurmaylarının saha değerlendirmelerine göre seçmenin temel gündemini ekonomik sorunlar oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynaklar, yurttaşların siyasi tartışmalardan çok geçim sıkıntısını dile getirdiğini belirtti.</p>

<p>Hayat pahalılığı, kira fiyatları, gıda maliyetlerindeki artış ve alım gücündeki düşüşün en çok öne çıkan başlıklar olduğu aktarılırken, teşkilatlardan gelen geri bildirimlerin parti yönetimi tarafından değerlendirildiği ifade edildi.</p>

<p>AKP kurmayları, seçmenin CHP'deki gelişmeleri takip ettiğini ancak bunun oy tercihlerini değiştirecek temel unsur olarak görülmediğini savundu.</p>

<p>Kurmaylar, "Vatandaşın gündemi siyaset değil, geçim. İnsanlar mutfağını, kirasını, çarşı pazarı konuşuyor. Ekonomi düzelmeden seçmeni yeniden kazanmak kolay değil" değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/akpnin-kilicdaroglu-hesabi-tutmadi-kurmaylardan-flas-kulis</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2025/08/akp-18.jpg" type="image/jpeg" length="65329"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKP'de iki deprem birden! İl başkanları 'görevden ayrıldı']]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/akpde-iki-deprem-birden-il-baskanlari-gorevden-ayrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/akpde-iki-deprem-birden-il-baskanlari-gorevden-ayrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP Karaman İl Başkanı Murat Öztürk ile AKP Afyonkarahisar İl Başkanı Turgay Şahin, görevlerinden ayrıldıklarını açıkladı. Her iki isim de sosyal medya hesaplarından açıklama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AKP'de iki il başkanı görevinden ayrıldı. Karaman ve Afyonkarahisar il başkanları, sosyal medya hesaplarından yaptıkları açıklamalarla istifa kararlarını duyurdu.</p>

<p><strong>KARAMAN İL BAŞKANI MURAT ÖZTÜRK GÖREVİNDEN AYRILDI</strong><br />
AKP Karaman İl Başkanı Murat Öztürk, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Genel Merkez ile görüşmeler neticesinde" Karaman İl Başkanlığı görevinden ayrıldığını belirtti. Öztürk, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"2020 yılında Merkez İlçe Başkanlığı, 2023 yılında da İl Başkanlığı görevi tarafıma tevdi edilmiştir. Yaklaşık 4 yıl boyunca bu onurlu görevi şahsıma veren başta Sayın Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanlığımıza ve Bölge Başkanı'mıza sonsuz teşekkür ediyorum. Görevlerin geçici olduğu ve ileride görev değişikliği olacağı bilinciyle, Genel Merkezimizle yapmış olduğumuz görüşmeler neticesinde İl Başkanlığı görevimden ayrılmış bulunuyorum."</p>

<p>Öztürk, görev süreci boyunca "Karaman sevdasının ve millete hizmet inancının her zaman en önde olduğunu" belirterek, birlikte görev yaptığı isimlere teşekkür etti. Bundan sonraki süreçte "birlik ve beraberlik içinde partisinin ve davasının yanında olmaya devam edeceğini" kaydetti.</p>

<p><strong>AFYONKARAHİSAR İL BAŞKANI TURGAY ŞAHİN DE İSTİFA ETTİ</strong><br />
AKP Afyonkarahisar İl Başkanı Turgay Şahin de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Genel Merkez ile yaptığı istişare neticesinde" il başkanlığı görevinden ayrıldığını duyurdu. Şahin, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"İl başkanlığı vazifesini tevdi eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ildeki siyasi temsilcisi olma onurunu iki yıldır gururla taşıdım. Bundan dolayı Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a sonsuz teşekkür ederim. Onun arkasında siyaset yapmak bir onurdu. Bundan sonra da davası davam, yolu yolumdur."</p>

<p>Şahin, "makamların geçici, ideallerin ebedi olduğunu" söyledi, Şahin, "AK Parti sevdası her zaman kalbimdedir. Farklı mecralarda davama ve sevdama hizmet etmeye devam edeceğim" ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/akpde-iki-deprem-birden-il-baskanlari-gorevden-ayrildi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 08:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-07-084710.png" type="image/jpeg" length="16506"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteciler Hazar Dost ve Kayhan Ayhan gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/gazeteciler-hazar-dost-ve-kayhan-ayhan-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/gazeteciler-hazar-dost-ve-kayhan-ayhan-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Hazar Dost, 2018 yılında katıldığı bir eylem nedeniyle akşam saatlerinde gözaltına alındı. Birgün editörü Kayhan Ayhan da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla gözaltına alındığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteciler Hazar Dost ve Kayhan Ayhan gözaltına alındı. Dost'un markette olduğu sırada polis baskınıyla gözaltına alındığı belirtilirken Ayhan da sosyal medyadan evine baskın yapıldığını paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HAZAR DOST'A MARKETTE POLİS BASKINI<br />
Gazeteci Hazar Dost, 2018'de katıldığı bir eylem gerekçe gösterilerek akşam 19.30 sıralarında gözaltına alındı. Gazeteci Doğu Eroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Dost'un mahallede alışveriş yaptığı sırada dört polis memurunun manava girerek kendisini gözaltına aldığını aktardı. Eroğlu'nun verdiği bilgiye göre, Dost hakkında daha önce karar verilmiş ancak istinaftan dönmüş bir dosyada ifadesinin eksik olduğu gerekçesiyle işlem yapıldı. Dost'un avukatları, ifade vermeye her zaman hazır olduklarını nöbetçi savcıya bildirmelerine rağmen riskli bulunarak gözaltı kararı verildiği öğrenildi. Gazetecinin geceyi karakolda geçireceği ve sonra Küçükçekmece Adliyesi'nde ifade vereceği bildirildi.</p>

<p>KAYHAN AYHAN DA GÖZALTINA ALINDI<br />
Birgün editörü Kayhan Ayhan da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla gözaltına alındığını duyurdu. Daha sonra edinilen bilgiye göre Ayhan'ın "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla gözaltına alındığı öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/gazeteciler-hazar-dost-ve-kayhan-ayhan-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 08:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-07-083010.png" type="image/jpeg" length="58979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akbelen direnişçisi Esra Işık'a 2 yıl 1 ay hapis cezası]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/akbelen-direniscisi-esra-isika-2-yil-1-ay-hapis-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/akbelen-direniscisi-esra-isika-2-yil-1-ay-hapis-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akbelen Ormanı'ndaki acele kamulaştırma keşfi sırasında yaşanan protestolar nedeniyle yargılanan direnişçi Esra Işık hakkında karar çıktı. Mahkeme, Işık'a "görevi yaptırmamak için direnme" suçundan 2 yıl 1 ay hapis, hakaret suçundan ise para cezası verirken hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki 679 parselin acele kamulaştırılmasına ilişkin bilirkişi keşfini protestolar nedeniyle hakkında dava açılan İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık’ın karar duruşması Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Duruşmaya Işık ve avukatlarının yanı sıra çevre örgütleri ve köylüler katıldı.</p>

<p>“Görevi yaptırmamak için direnme” ile suçlanarak 42 gün cezaevinde kalan Işık, Danıştay 6. Ceza Dairesi’nin acele kamulaştırma kararlarının yürütmesini durdurması sonrası 11 Mayıs’ta yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti. Işık hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı daha sonra kaldırılmıştı.</p>

<p>2 YIL 1 AY HAPİS CEZASI<br />
Karar duruşmasında hakim, hakaret suçundan para cezası ile direnme suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verdi. Hükmün açıklanmasının geriye bırakılması karar verildi. Işık’ın istinafa gideceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/akbelen-direniscisi-esra-isika-2-yil-1-ay-hapis-cezasi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/esra-isik-4.png" type="image/jpeg" length="82965"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Rutte'den 'Erdoğan' ve 'demokrasi' açıklaması: 'Sadece serbest seçimler yapmak yetmez']]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/nato-genel-sekreteri-rutteden-erdogan-ve-demokrasi-aciklamasi-sadece-serbest-secimler-yapmak-yetmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/nato-genel-sekreteri-rutteden-erdogan-ve-demokrasi-aciklamasi-sadece-serbest-secimler-yapmak-yetmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, NATO zirvesi için geldiği Ankara'da basın toplantısı düzenledi. "Türkiye'de demokrasiyle ilgili neler düşünüyorsunuz?" sorusu üzerine Rutte, "Demokrasi sadece serbest seçim yapmak değil" diyerek basın özgürlüğünün öncelikli olduğuna vurgu yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara’da düzenlenecek olan 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda basın toplantısı düzenledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Rutte, Hollandalı bir gazetecinin komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasını hatırlatıp sorduğu "Evsahibi ülkeye güzel sözlerle söze başladınız. Bu noktada Türkiye'de yargıyla ilgili gelişmeler var, Türkiye'de demokrasiyle ilgili neler düşünüyorsunuz ve Sayın Erdoğan'ın yönetimini nasıl buluyorsunuz?" şeklindeki soru üzerine şunları söyledi:</p>

<p>"Demokrasilerde seçimler önemlidir. Ama seçimlerden daha önemli şeyler vardır. Özgür medya da bunlardan bir tanesidir. Araştırmalarınızı istediğiniz gibi yapabilmelisiniz. Ama insanlar böyle yapmak istiyorsa gösteri de yapabilirler. Dolayısıyla sadece serbest seçimler yapmak değil. Medya sözkonusu olduğunda, medyanın önemli toplantılara katılması da bizim için en büyük öncelik."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/nato-genel-sekreteri-rutteden-erdogan-ve-demokrasi-aciklamasi-sadece-serbest-secimler-yapmak-yetmez</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/rutte.png" type="image/jpeg" length="65945"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu: Hukuk cinayetlerine karşı mücadele ediyorum]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/imamoglu-hukuk-cinayetlerine-karsi-mucadele-ediyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/imamoglu-hukuk-cinayetlerine-karsi-mucadele-ediyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılandığı davada Ekrem İmamoğlu savunmasını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılandığı dava, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de görülüyor.. Tutuklu isimlere yöneltilen temel suçlama, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 328/1 maddesi uyarınca "siyasal veya askeri casusluk maksadıyla devletin gizli kalması gereken bilgilerini temin etmek." iddianamenin somut delillere dayanmadığını kaydeden tutuklu isimler, davanın tamamen siyasi saiklerle açıldığını vurguluyor. Mütaalasını açıklayan duruşma savcısı tüm isimlerin tutukluluk halinin devamını talep etti.</p>

<h2><span style="color:#c0392b"><strong>EKREM İMAMOĞLU, CASUSLUK DAVASI SAVUNMASI</strong></span></h2>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu:</strong> Sıranın bir özelliği var mı? Yoksa tercih mi?</p>

<p></p>

<p><strong>Hakim:</strong> Yok, Necati Bey'den sonra sizin söyleyeceklerinizi dinlemek istedim.</p>

<p></p>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu:</strong> Sizin talebiniz…</p>

<p></p>

<p><strong>Hakim:</strong> Yani…</p>

<p></p>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu:</strong> Tamam. Öğrenmek için söyledim. Evet, bugün ilginç bir günle karşı karşıyayız. Ben tabii hukukçu değilim ama yargıçların bu şekilde değiştiği bir ortamda, yargıçlara haksızlık yapıldığı kuralı konuşturuyor hukukçular arasında. Nedir o? Bir dosyanın tamamlanması ya da dosyanın bir el tarafından yapılabilmesi, sürdürülebilmesi meselesi. Hukuken daha adil bir yargılama olabileceği konusunda bir adil yargı... Kesildi mi burası? Adil, adil yargılama ilkesinin yine ihlal edilmiş olması. Bu ihlalle buradasınız. Ben de bu ihlalle sizin karşınızdayım. Dolayısıyla bu şekilde karşı karşıya gelmeyi şiddetle kınıyorum. Niye kınıyorum? Çünkü sizler, 20. hakim değişimi benim mahkemelerimde. Yani benim mahkemelerimde 20 hakim değişti şu ana kadar. Savcı… Savcıyı saymıyorum. Katrilyonda bir midir, trilyonda bir midir yargılanan kişiler üzerinden nasıl böyle bir, ne diyelim adına, böyle bir ortam yaratılıyor ya da böyle bir denk düşme yaşanıyor bilemem.</p>

<p></p>

<p>Tabii HSK'nın Türkiye'de bağımsız olmadığı, talimatla ısmarlama heyetlerin dizayn edildiği bir ortamda, bunlar sanki doğalmış gibi algılanıyor. Açıkçası bu sabah yine bir dünyanın en saçma davalarından birisinde, diploma davasında, yine değişmiş bir hakimle karşı karşıyaydım. Beşinci duruşmaydı. Beşinci duruşmanın ilk ikisini başka bir hakimle ya da üçünü, karıştırıyorum artık. Diğer ikisini de bu hakimle geçirmiş olduk. O bakımdan ben bugün bu binada, yine saçma binada, yani hapishanenin olduğu bir yerde ısrarla duruşma salonu kuran bir güzel, bir rejim anlayışı içerisinde bir binada, bir duruşma salonundayız. Böylesi bir kötümser bir tabloda bir aradayız. Kötü bir duruşma ortamı. Adliyede değiliz. Korkuyorlar adliyeye götürmeye beni. Çünkü adliyeye giderken en son gidişimde on binlerce polis yine adliye etrafında, tam da bu davayla ilgili ifademi almak için götürdüler. Ne hikmetse on binlerce polis vardı. Neyi kimden, kimi kimden koruyorlar ya da kimi kimden kaçırıyorlar anlaşılır gibi değil.</p>

<p></p>

<p>Benim biraz uzun anlatımım Sayın Hakim, onu söyleyim şimdiden. Korku ya da başka bir şey, onu bilemem. Ama örneğin bir başka duruşma, o daha yakın bir zamanda, yine hakimin talebiyle... Sonuçta ben karar vermiyorum yani. Beni tutuklu olduğum hapishaneden bir araba geliyor, jandarmayla alınıyorum ve götürülüyorum; de daha öncekinde Çağlayan'a gittiğim gibi. Yine bir başka duruşmaya giderken de yine yolda savcılığın kararıyla aracımız "bozuk" bahanesiyle geri döndürüldü ve artık buranın bağlı olduğu savcılık beni yoldan nasıl, hangi kararla ya da hangi yetkiyle geri döndürüyor hala anlayabilmiş değilim.</p>

<p></p>

<p><strong>Böyle bir ortamda bu duruşmadayız. Dediğim gibi, bu kötü anıların ve kötülüklerin yaşandığı bu kampüste, yani Silivri alanında, siz de bir parçası oldunuz bugün buraya gelmekle. Sabahleyin duruşmamın adı "Diploma Evrakta Sahtecilik" duruşması. Yani 32 sene önce almış olduğum diploma... Dava başlarında "31 sene" diye metinlerde yazıyordu, artık 32 sene oldu. 36 sene önce de geçiş yaptığım üniversitedeki geçişte “sahtekarlık” yaptığım üzerine bir iddianame yazıldı ve 18 yaşındaki Ekrem'e bir dava açma kararı verildi. O kararın üzerinden yürütülen davadaydım. Buradayım ve yine aynı zamanda da Türkiye'nin yine gündeminde olan bir başka dava, yani “İBB davası” diye tanımlanan bir davada yine başka bir salonda... Bugün burada hukuk cinayeti işleniyor. Yani ayrı salonlarda hukuk cinayetleri işlenmeye devam ediyor. Ben de hukuksuzluk triatlonuyla bu cinayet kurşunlarından kendimi korumaya çalışıyorum. Bir hukuksuzluk triatlonu içerisinde mücadelemi sürdürüyorum.</strong></p>

<p></p>

<p>Açık söyleyeyim, net olarak ifade edeyim açık söyleyeyim derken, bu kürsüden milletime sesleniyorum: Yüce Türk yargısını bu duruma düşürenleri muhatap almıyorum, onu ifade edeyim. Aziz milletimizin bu yaşananları çok net gördüğünü, duyduğunu ve kanaat getirdiğini, sonuçta benim de onların kararına emanet olduğumu buradan bütün milletime duyuruyorum.</p>

<p></p>

<p>Bu absürt dava burada görülürken şunu diğer duruşma salonunda söyledim, burada da söylemeden geçemeyeceğim: Yurt dışından da katılımlar olduğu için dikkatimi çektiğinden ifade ettim. Bir de bu kampüsün içerisinde bugünün kötü zihniyeti, buraya Avrupa'nın en büyük duruşma salonunu yapmakla gururlanan bir yargı zihniyeti... En büyük duruşma salonunu yaptık, nasıl bir gurursa ya da nasıl gururlanacak bir şeyse, tahmin etmek bile istemiyorum açıkçası. Gerçekten sefil bir bakış açısı. Türkiye'yi düşürdükleri durum ortada.</p>

<p></p>

<p>Tabii Ekrem İmamoğlu mesaisinin yoğun olduğu bugünde yaşanan bu davalarda ve bu duruşmayla birlikte, dünyanın her yerinde güçlü devletler bağımsız yargılarıyla, hukuk güvenliğiyle, demokratik standartlarıyla itibar kazanırken; devletlerin gücünün rakiplerini mahkeme salonlarında çoğaltarak değil, adaleti herkese uygulayarak ortaya koyarken, Türkiye'de de rakibinden korkan kişi, rakibine yönelik yürüttüğü davalarla, rakibiyle mahkeme salonlarında güdümlü yargı eliyle mücadele etme tercihini yürütüyor. Utanç verici tabii… Korkan zihniyetin; sandıktan korktuğu, sandıktan kaçtığı, hatta kaybettiği seçimi nasıl iptal ettiğini de bu millet huzurunda herkes yaşadı, gördü.</p>

<p></p>

<p>Tabii ben adalete de demokrasiye de Türkiye'nin güzel yarınlarına da güveniyorum ve inanıyorum. Bu yolda da çok kararlı bir kişiyim ve bu kararlılığım 86 milyonun her ferdini kapsıyor. Yani bu kararlılığımın içerisinde 86 milyonu adil olacak bir Türkiye hayali var. Çünkü biz bu ülkeye küsmeden, kırılmadan, korkmadan hizmet etmeye yemin etmiş insanlarız. Nasıl ki İstiklal mücadelesiyle beraber İstiklal Marşı'mızdaki "korkma" kelimesi ilk duyguyu veriyorsa; o duygu bizim hiçbir zaman zihnimizden silinmedi, silinmeyecek. Korkanın insanın da hele hele adaletten korkan, milletin iradesinden korkan, korkarak kaçan bir anlayışın da bu milleti temsil edemeyeceğini düşünüyorum. Bu manada millete karşı sorumluluğum oldukça büyük. Ve o sorumluluk bizi her türlü hesabın, her türlü kötü zihniyetin, kumpasçıların, yalancıların, talancıların, yağmacıların karşısında dimdik ayakta tutmaya devam ediyor. Ve bu konuda kesinlikle ve kesinlikle kararlı olduğumun, bu üç davanın bir arada görüldüğü bugünde yılmadan, tam aksine gücünü devşirerek, büyüterek, tahkim ederek milletten aldığı o kararlılıkla da sonsuz mücadele verdiğimi buradan belirtmek isterim.</p>

<p></p>

<p>Bugün burada görülen dava, bu davaların içindeki en ibret verici olanlardan birisi. Çünkü bugün hayatı boyunca, gerçekten hem evine, yuvasına, ailesine, doğduğu şehirden yaşadığı şehre bu milletin iyi, güzel insanlar olduğuna inançla iyi işler yapmaya gayret eden, hayatını buna adamış bir insan olarak ve İstanbul'un, 16 milyonluk İstanbul'un Büyükşehir Belediye Başkanı olmuş, o yine milyonlarca insanın oyuyla, hem de İstanbul tarihinde en fazla oy alarak seçilmiş bir belediye başkanı olarak 15,5 milyon insanın da… Bugün belki de Avrupa'da bu sayıda ülke nüfusu olan ülke sayısı azdır. 15,5 milyon insanın oyuyla cumhurbaşkanı adaylığını elde etmiş, 25,1 milyon insanın da imzasıyla bunu destekleyen bir halk gücünü arkasına almış bir insanın casusluk gibi son derece ağır, son derece vahşi bir suçlamanın olduğu mahkemedeyiz. Tımarhanelik bir iş. Yani yargının bu şekilde meşgul olmasını sağlayan kişilerin, çok net ifade ediyorum, imza attığı metin, bir tımarhanelik metin.</p>

<p></p>

<p>Casusluk, ağır bir itham. Yani bir ülkenin güvenliğine, sırlarına, bağımsızlığına ihanet anlamına gelen bu kavramın, siyasi rekabetin ve hukuki kurguların malzemesi haline getirilmesi, yalnızca bana değil, hukuk devleti ilkesine da ağır bir haksızlıktır. Casusluk yani düşünsenize, casusluk!</p>

<p></p>

<p>Burada ilk celsede, ilk burada bulunduğumuzda hem sanıklar hem avukatları açıklamalar yaptı. Birtakım sunumlar oldu vesaire. Yani iddianameyi okumaya ihtiyaç bile duymadım ama dinledikçe, saatlerce aydınlandım ve daha fazla olayı idrak ettim. Bir özetini okumuştum. Zaten benimle ilgili bir fotoğraftan ibaret bir iddianame. Düşünebiliyor musunuz, bir ziyaretle bir fotoğraflarla ortaya konmuş bir iddianame. Yani beni beş dakikalığına ziyaret eden, Allah rahmet eylesin, bir hanımefendinin ve manevi oğlu diye kendini tanıtan bir iş insanının, Hüseyin Gün'ün beni ziyareti, beş dakikalık görüntüsü, beş dakikalık ziyaretle bir görüntüsüyle iddianamede benimle ilgili olan kısım.</p>

<p></p>

<p>Bu manada dedim ya milletin vergisiyle hizmetler yapan, millet milyonların gözü önünde yürütülen siyasi mücadele, şeffaflıkla geçen bir kamu hayatı... Bugün bu soyut iddialar ve hayal ürünü senaryolarla sözüm ona bize leke sürmeye çalışan bir zihniyet. Tümüyle menfaat zihniyeti olduğunu da biliyorum bu arada, onu da birazdan değineceğim. Bu menfaat zinciri içerisinde olan ve bu metni kaleme alan bu zihniyet, casusluk gibi ağır bir suç isnadıyla beni burada mahkemeye taşımış oldu. Şu soruyu sormak lazım: Milletin iradesinden korkup siyasete müdahale etmek, canı isteyince seçimi iptal etmek, canı isteyince kurultay iptal etmek, sözde sıkıntı çıkaranı cezaevine yollamak, işte bugün kendini "devlet aklı" diye tanımlayan o vasat zihniyetin bu ülkeye yaşattıklarıdır.</p>

<p></p>

<p>Bugün, yarın itibarıyla NATO toplantısı var Ankara'da. Yani NATO toplantısında, NATO üyesi olan Türkiye ve çok önemli konular konuşulacak. Hem jeopolitik olarak Türkiye'nin bulunduğu coğrafya konuşulacak hem Ukrayna Savaşı konuşulacak, İran konuşulacak, Orta Doğu konuşulacak, birçok konu konuşulacak. Ve bu konuşulurken, mesela emin olun Filistin ve Gazze hiç konuşulmayacak. Çünkü onun yeri değil. Ama bu Filistin ve Gazze hiç konuşulmazken ülkeyi yöneten zihniyet şunu mu diyecek mesela: Amerika'dan, İngiltere'den, Fransa'dan gelen insanlara -ki bu iddianamede bu ülkelerin isimleri de geçiyor- o başkanlara şunu mu diyecek; "Ben korktuğum rakibimi, yenemediğim, dört defa yenildiğim, bir defa daha yenileceğim rakibimi hapse attırdım. Hatta dün, üç tane de duruşmada yargılanıyor ha ha ha" diye bunu mu anlatacak mesela dünyaya? Bununla mı gururlanacak? Böyle mi bir Türkiye Cumhuriyeti devletinin hukukunu tarifleyebilecek? Onun için çok vahim bir durumdadır Türkiye bugün, burada yaşananlardan ötürü.</p>

<p></p>

<p>Vatandaşına güvenmeyip başkentini olağanüstü hal psikolojisine sokmak da işte tam da bu zihniyetin yapabileceği bir pozisyon. Bunu milli güvenlik kabul ediyor. Yani vatandaşından korkuyor.</p>

<p></p>

<p>86 milyonun sesinden çekinip, başka bir fotoğraf vermeye çalışmak mı ülkeye sadakat? Bakınız; size milletine sadakat nedir anlatırım, milletinden korkmak nedir de anlatırım. Çünkü bir ülkeye ihanet vatandaşını düşman gibi görmekle başlar. Vatandaşını sevmemekle başlar, vatandaşından korkmakla başlar, vatandaşından şüphe etmekle başlar. Hele hele Cumhuriyeti, demokrasiyi, adaleti, özgürlükleri, hakkı, hukuku unutursanız, kendinizi 1150 odalı bir saraya tıkarsanız ve onun dehlizlerinden ülkeyi yöneteceğinizi zannederseniz, tam da işte bu duruma düşersiniz. Vatandaşını düşman gibi görmek değil, vatandaşını sevmektir esas olan. Vatandaşınla hasbihal edebilmektir esas olan. Bir ülkeye ihanet, milletin iradesini bastırmayı devlet yönetmek sanmakla başlar. Bir ülkeye ihanet bu büyük Cumhuriyetin gücünü kendi milletinde değil, başkalarının takdirinde, meşruiyet cümlelerinde aramakla başlar.</p>

<p></p>

<p>Şimdi gelin hep birlikte bakalım; gerçek devlet ciddiyeti nedir, milletine güvenmek nedir? Türkiye'nin onuru ve itibarı nasıl korunur? Bir ülkenin gücü meydanlarını kapatmasından değil, meydanlarında özgürce konuşabilen insanların sayısını arttırmakla başlar ve o şekilde büyür. İşte onun için tüm bunların yerine, NATO zirvesi öncesinde Ankara'da hayatı durdurmak, işte tam da onun bir tezahürüdür bizi Silivri'de, bir cezaevinde hapsedip, uydurma bir duruşma salonunda, uydurma bir davayla, absürt bir davayla muhatap etmek!</p>

<p></p>

<p>Mitingler, gösteriler, etkinlikler hatta açlık grevleri bile yasaklanıyor. Yan yana yürümek bile yasaklanıyor, sokaklara arabaların park edilmesi bile yasaklanıyor. Dünyanın küçücük, İstanbul'la Ankara'yla, 6 milyona yakın 6 milyona yakın nüfusu olan Ankara'nın onda biri kadar olan şehirlerde bile NATO zirvesi yapıldı ama hiçbir ülkede böyle bir zulüm o ülkenin insanlarına çektirilmedi. İnsanların günlük yaşamına kadar uzanan kısıtlamalar getiriliyor. Sanki milletin sesinden korkan bir anlayış, dünyaya "Bakın her şeyi kontrol ediyoruz" mesajı verme telaşı içerisinde. Oysa bu ülkenin sahibi seçilmiş bir insan değil, bu ülkenin sahibi 86 milyonun ta kendisidir, tamamıdır. Türkiye Cumhuriyeti'ni Türkiye Cumhuriyeti gücünü kapatan caddelerden, yasaklanan meydanlardan, susturulan seslerden değil; egemenliğini kayıtsız şartsız milletinden almasından gelir.</p>

<p></p>

<p>Devlet ciddiyeti, yabancı liderlere şov yapmakla değil, kendi vatandaşına güven duymakla olur. Devlet ciddiyeti, dünya gözü üzerimizdeyken sergilenen bir dekor değildir. Devlet ciddiyeti, fakirliğin, yoksulluğun önüne çekilen kandırmaca maskelerle toplumun gerçek ortamını gizlemekle olmaz. Devlet ciddiyeti, dünyanın gözü üzerimizde değilken de vatandaşına en üst seviyede özeni gösterebilmektir. Gerçek itibarı, birkaç günlük ziyaretler zaten belirlemesi mümkün değil. Kimse enayi değil. Herkes verilerden, örneğin gazetecilerin fikir özgürlüğünden, gazetecilerin mesleklerini serbest yapabilmesinden, hukuka olan güvenden, bütün bu prensiplerden ölçerler ve gerçek itibarı oradan yakalarlar. Yıllar boyunca inşa edilen bir hukuk düzeni eğer insanlarını, mutlu ve güven içerisinde hissettiriyorsa, sermayeye yatırım yapıp yaptırmasına fırsat tanınıyor tanınıyorsa ancak o şekilde itibar elde edilir. Uluslararası saygınlık, önce kendi vatandaşının devletine ve hukuk sistemine olan güvenle başlar. Bir avuç insanın iktidarı iktidarını korumak için koskoca başkenti olağanüstü hal psikolojisine sokmak, Türkiye'ye ne güç katar ne de milletine güven verir. Günlerdir hepimiz izliyor ve takip ediyoruz. Tabii bütün bu olan bitenlerin milletimiz adına bir şey ifade etmediğini, milletimizin gerçek gündeminin gerçekten yoksulluk, fakirlik, eğitimdeki kalitesizlik, milletin huzursuzluğu, adalete olan güvensizlik olduğunu hepimiz biliyoruz.</p>

<p></p>

<p>Bu manada niye buradan giriş yaptım? Çünkü bugün burada yaşanan da işte iki yüzlü ortamın, aldatmacanın bir başka arka planı. Bu manada az önce ifade ettiğim gibi yargılamanın sürdürülme biçimi, nasıl başladığı, nasıl yürütüldüğü tamamıyla bizim dünyadaki konumumuzu ortaya koyuyor. Ne yazık ki tarihimizde biz bu tür kandırmacaları, bu tür aldatmacaları daha önce de yaşadık. Örneğin; koca Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş zamanından da biliyoruz biz bu tür tavırları ve bu tür anlayışı. Millete ve millete hizmeti de yük olarak görenleri o tarihlerden de biliyoruz; zaten öyle olmasaydı çökmezdi. Ülkeye başka ülkelerden diplomatlar, askerler gelecek diye seferberlik içerisine girenleri, millete yaşattığı hayattan utananları o çöküş döneminden hatırlıyoruz. Tam bir fetret dönemidir. İşte bugün de bir fetret dönemi yaşatılmaktadır.</p>

<p></p>

<p>Bir avuç azınlığın mutluluğuyla milletin mutsuzluğunu unutturmaya çalışanlar... İşgal dönemi İstanbul'un da Türklere ikinci sınıf insan muamelesi çekenleri, "Şuraya gitmek, buraya oturmak yasak" diyenleri tarihimizden rahatlıkla gidip herkes okuyabilir. Atalarımız o günlerden çıkarak kurtardı bu milleti. Bu zorlu mücadeleyle kurdular Cumhuriyeti. Burası koskoca Türkiye Cumhuriyeti devletidir, burası bir müstemleke memleket değildir. Saygı görmek istiyorsanız, önce saygının en büyüğünü milletimize gösterirseniz saygı görürsünüz. Hizmet edecekseniz, her yere ve herkese hizmet edecekseniz. Ve her zaman hizmet edecekseniz. Vatandaşın en fazla ihtiyaç duyduğu anda yanında olacaksınız. Çocuğu okulda açken ya da vatandaşın, kadının cinayete uğradığı, öldürüldüğü esnada... Yani bu iş aslında doğasından, sokaktaki canlılara, birçok ortamda insana, doğaya, canlıya, her şeye saygı göstermekle devlet gücünü gösterecek. Milletin ne yaşadığını görecek ve kaçmayacaksınız. İşte bugün az önce ifade ettiğim gibi emeklilerin geçim derdi, gençlerin gelecek kaygısı, çocukların beslenemediği bir ülke, çiftçi üretmekte zorlanırken, esnaf ayakta kalmakta zorlanırken, sorunlar karşısında "Kaynaklarımız sınırlı" deyip ama israftan kaçınmayan bir devlet anlayışını, “devlet ciddiyeti” diye bize yutturacak hiçbir duygusu yoktur.</p>

<p></p>

<p>Tabii sadece fiziksel hazırlıklar vesaire değil, aynı zamanda bütün bu maliyetin sözüm ona itibar kazanmak için yapıldığını da görüyoruz. Az önce ifade ettiğim gibi 1,5 milyar harcayıp Avrupa'nın en büyük duruşma salonunu yaptık diye itibar görme arayışında olan zihniyetle bu zihniyet aynı zihniyet. Zaten birbirini tamamlayan iki zihniyet. Bu yönüyle açık ve net ifade edeyim; Ankara'daki bu tabloda esasen sorgulanacak olan işte Türkiye'nin hukuk yöntemleriyle, hukuksuzluk yöntemleriyle yargıyı bir araç olarak kullanıp rakibine ve istemediği, kabul etmediği herkese çektirilen zulmün ve sıkıntının konuşulacağını ve bunun esasen dikkate alınacağını, itibarın da oradan ölçüleceğini buradan açık bir şekilde milletime duyurmak isterim.</p>

<p></p>

<p>Elbette biz bu güzel ülkenin, cennet vatanın dünyanın en üst düzey kurum ve kuruluşlarıyla irtibatını ve uluslararası itibarını çok önemsiyoruz. Bunun nasıl yapılması gerektiğini de biliyoruz. Ama bunu yapamayan, bunu beceremeyen, beceriksiz, artık bu millete büyük çöküşü yaşatan, 10 yılı tamamlayan ucube Cumhurbaşkanlığı rejiminin, hükümet sisteminin ülkenin birçok alanda büyük maliyete sebep olan tavrına karşı bir kurtuluş mücadelesi verdiğini de bilen ve bu yolu ortaya koyan, cesaretle ortaya koyan bir siyasi hareketin bireyleriyiz. Bu manada güçlü Türkiye'yi bu şekle getiren ve bu şekilde ezen bir anlayışa karşı bizi bu uydurma davalarla, mahkemelerde değişen heyetlerle veya başka usullerle kimsenin korkutamayacağını buradan duyurmak isterim.</p>

<p></p>

<p>Güçlü Türkiye, zaten korkan Türkiye değildir. Güçlü Türkiye; düşünceden korkmayan, eleştiriden korkmayan, mizahtan korkmayan, vatandaşından korkmayan Türkiye'dir. Gencecik 30'lu yaşlarda bir komedyeni söylediği birkaç cümleden dolayı havaalanında tutuklayıp, arkasına ters kelepçe takıp, bir de onu "Kamerayla çekelim" diye beş defa, yani bir film sahnesi gibi oynatan bu aklın, yani bir arpa boyu yol gitme şansı yok. Bu büyük bir çöküştür. Bu rahatsızlık gerçekten milyarlarca, on milyonlarca yurttaşımızı derinden rahatsız etmektedir. Cesaret bulaştırana tahammül edemiyorlar. İnsanların neşesini bile çalmaya çalışıyorlar. Bir kişi korkmadan konuşursa "Yarın başkaları da konuşur" diye endişe ediyorlar. "Herkes sussun, hiçbir kimse konuşmasın" istiyorlar. Ama ben ısrarla konuşmaya devam ediyorum, edeceğim de. Onun için onlara yönelik mesele mizah değil, mesele gözdağıdır. Amaç bir kişiyi susturmak değil, toplumun geri kalanına "Konuşursan bedel ödersin" mesajı vermektir. Ben genç komedyen kardeşimize, beni de eleştiren, benimle de hiciv yapan esprilerini dinledim. Ve buradan suç çıkarmak ve bunu yapıp hemen bir mahkemeyle kuyu tipi bir cezaevine göndermenin neyle bağdaştığını, buna hangi aklın "Evet" dediğini anlamak bile mümkün değil.</p>

<p></p>

<p>Biraz geri döndüğümüzde nice siyasetçiyi, hatta en sağdan en sola, merkezden diğer anlayışlara kadar Bülent Ecevit'inden Erdal İnönü'süne, Turgut Özal'ından Necmettin Erbakan'ına kadar nasıl toleransla bu süreçleri takip ettiklerini yakın tarihten görüp bakabiliriz, hatırlayabiliriz. Ama bu tahammülsüzlüğü bu millete yutturamayacaklar. Bu vesayet anlayışını bu millete yutturamayacaklar. Korku düzenine bu milleti boyun eğdiremeyecekler. Bu ülkenin, bu Cumhuriyetin gerçek sahibi saraylar değil, o sarayın içindeki bir avuç zavallı hiç değil, 86 milyon yurttaşımızdır. Günü gelecek, o gün, onu onlar da görecek, tıpış tıpış evlerine gidecekler ve 86 milyonun iktidarı kurulacak. İnancımız da mücadelemiz de budur. Milletin büyüklüğüne inanıyoruz. Milletin iradesine inanıyoruz. Bütün hesapların üzerinde olduğuna inanıyoruz. Hiçbir güç, hiçbir servet, hiçbir siyasi ilişki ağı ayağa kalkmış bir milletin vicdanından daha büyük olması mümkün değil.</p>

<p></p>

<p>Bugünlerde yanı başımızda küçücük bir Avrupa ülkesi Arnavutluk'ta olanı görüyoruz. Arnavutluk'ta insanlar günlerdir sokakta. Niye? Bir otel projesi değil mesele. Mesele bir ülkenin kıyılarının, ormanlarının, ortak hafızasının iktidarla yakın ilişkileri olan küresel sermayeye teslim edilmemesi adına "Ülkemiz satılık değildir" diye yurdunun topraklarını koruma anlayışıdır. Dünyanın neresinde olsun halkın toprağına, denizine, yaşam alanlarına, yaylalarına, suyuna olan ilgisi ve ona bağlılığı yüksektir. Çünkü o insan için orası yurttur, vatandır.</p>

<p></p>

<p>İşte bu yönüyle bu tepkinin doğması doğaldır. Çünkü demokrasi; birkaç güçlü insanın, birkaç zengin ailenin, birkaç ayrıcalıklı çevrenin çıkarına göre ülke yönetmek asla değildir, olamaz. Birileri soyadına, servetine, dünya siyasetindeki bağlantılarına güvenerek ülkeleri kendilerine ait bir emlak şirketi gibi görebilir ama milletler bunun bir tapu olmadığını, devletler de aile şirketi olmadığını millet bilir. Bizim anlayışımız nettir. 86 milyon bu cennet vatanın, cennet vatanın sahibidir ve o cennet vatan 86 milyonun evidir.</p>

<p></p>

<p>Çok tehlikeli bir süreçteyiz. Mahkemeler yerinde duruyor, cübbeler giyiliyor, duruşmalar yapılıyor, kararlar yazılıyor, her şey “var” gibi görünüyor. Ben İBB davasında nasıl zulüm çektirildiğini, nasıl eziyet yaptırıldığını, nasıl yüzlerce insanın şu anda bu ülkede muhalif diye hapis yatırıldığını biliyor ve görüyoruz, yaşıyoruz. İnsanların nasıl nezaretlere tıkıldığını, 4 gün, 5 gün aç-susuz bekletildiğini, şehri, yollarını, caddelerini kapatarak yargılama yapmaya çalıştıklarını biliyoruz. Ama bütün bunların yargı eliyle bir vesayet altına alma girişimi olduğunu da biliyoruz. Yargılama dediğiniz şey duruşma salonundan ibaret değil; tarafsız hakim gerekir, bağımsız savcı gerekir, hukuka uygun delil gerekir, vicdan gerekir. Bunlar ortadan kalktığında geriye sadece bir mahkeme görüntüsü kalır. Bugün yaşadığımız tam olarak budur.</p>

<p></p>

<p>Kararlar önce veriliyor, gerekçeler sonra aranıyor, deliller gerçeği bulmak için değil, önceden verilmiş kararı desteklemek için toplanıyor, mahkemeler adalet dağıtan kurullar olmaktan çıkıp siyasi iradenin onay makamına dönüştürülmek isteniyor. Yargının bu kadar etkisizleştirildiği, hukukun bu kadar araçsallıştırıldığı bir düzende baskıyla, korkuyla, tahliye umuduyla verilen beyanlara da üzülüyorum. Yani insanlar en üst düzeyde baskıya muhatap kalıyor; aileleriyle, çocuklarıyla, gelinleriyle, malıyla, mülküyle tehdit ediliyor. Ve açık ve net söyleyeyim, bu şekilde uydurulan beyanlar, uydurulan birtakım ifadelerle de dosyalar oluşturuluyor, sanırsınız ki ortada büyük bir şey var.</p>

<p></p>

<p>Ülkeyi kendi malı görenler koltuğu bırakmamak için iftira senaryoları kurgulamaktan kaçınmadığı gibi, siyasi partilere de müdahale etmekten, milletin iradesiyle şekillenmiş yapılara kayyum eli uzatmaktan da imtina etmiyor. Milletin kurduğu partileri mahkeme koridorlarında dizayn edebileceklerini; delegelerin iradesini, üyelerin iradesini, milyonların umudunu birkaç imza ile değiştirebileceklerini sanıyorlar. Ama yanılıyorlar, çünkü millet öyle ya da böyle bir yol bulur ve o yol ile milletin önünü açar, milletin geleceğini kurtarır. O manada vesayet odaklarının bu çalışmalarının da sonucu hüsranla bitecektir.</p>

<p></p>

<p>Buradan rakibinden korkan ile açıkçası ona yancılık yapan insanlar ya da bu ortamdan medet uman kukla kayyum anlayışına şunu ifade etmek isterim: Millet iradesine rağmen kurulan hiçbir hesap, tarihte de başarıya ulaşmamıştır, bugün de ulaşamayacaktır. Siyasi parti mühendisliğine heves edenlere, milletin iradesini mahkeme kararlarıyla dizayn etmeyen- etmeye çalışanlara da şunu söylüyorum: Asla ve asla başarılı olamayacaklar. Bir ülkede adalet sistemi muhalifleri tasfiye etmenin aracı haline gelirse bunun hesabını er ya da geç millet sorulur, soracaktır, sormuştur ve en yakın zamanda tekrar soracaktır.</p>

<p></p>

<p>Bugün adalet sisteminin çok yönlü eleştiri altında olduğu ve ne yazık ki her kuralın yerle bir edildiği bir ortamda ne AYM kararları, ne AİHM kararları, ne başka unsurların asla en doğru şekilde analiz edilmediği ve detaylı bir şekilde değerlendirilmediği bir Türkiye yaşıyoruz. Ben de buradayım, Silivri'deyim. Benimle beraber seçilmiş bir milletvekilinin hapis yattığını ve her gün onunla dertleşmek zorunda kaldığım bir ortamdayım. Can Atalay'dan bahsediyorum. Ve tabii birçok arkadaşım var yine Silivri'de, bu şekilde hakkının, hukukunun elinden çalındığı, özgürlüğünün çalındığı bir ortam. Ya da Edirne'de Selahattin Demirtaş. Ve bunun gibi aslında birçok hukuksuzluğun insanları mahkum eden ve özellikle siyasi saiklerle, rakibinden korkarak insanlara zulmeden anlayışın sona erdirilmesi mücadelesinde onun için kendimizi güçlü hissediyoruz ve güçlü bir şekilde yolumuza devam ediyoruz.</p>

<p></p>

<p>Bakınız, bir davadayız. Bu davanın çok enteresan bir bağlantısı da bir başka salonda, İBB davası. Dava ne? Casusluk davası. Başlarken dedim ya, yani 5 dakika görüştüğüm, ve manevi anne- annem diye tariflediğim rahmetli hanımefendiyle beraber fotoğraf çekildiğim kişi o davada da örgüt yöneticisi. Hiç tanımadığım bir insan örgüt yöneticisi o davada. Altı örgüt yöneticisinden bir tanesi. Tanıyor muyum? Tanımıyorum. Kendisiyle bir ilişkim var mı? Yok. Diğer arkadaşlarımın hiçbir ilişkide de olmadığını; yani hem danışmanım Necati Bey'in ya da gazeteci değerli Merdan Bey'in de ilişkisinin ne seviyede olduğunu, ne kadar insani olduğunu geçen duruşmada dinledik, burada da dinlediniz.</p>

<p></p>

<p>Ama o iddianamede şöyle tarifleniyor, yani Sayın Hüseyin Gün'ün örgüt yöneticisi olarak tariflendiği o sayfalar, savcıların "Biz bunu çok önemsiyoruz ve burada bulacağımız şeyle aslında hani turpun büyüğünü, hani Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'turpun büyüğü' diye tariflediği şeyi buradan yakalayacaklarını" dile getiriyorlar. Her şeyde olduğu gibi burada da bir safsatayla karşı karşıya kalıyoruz. Bu manada işte tam da o duruşmada yapılan, alınan ifadelerde neredeyse o eylemle ilgili tutuklu kimse kalmadı. Bakın, tutuklu kimse kalmadı. Bu duruşmada orayla bağlantı- yani o kadar ilişki, o kadar saçma bağları kopuk, bağlamları birbirinden uzak konular ki... Ama ona rağmen birbirine bağlayıp buradan iş çıkartmaya çalışan, tımarhanelik bir iddianame olduğunu ifade etmeye çalıştığım biçimi tam da bunun yüzünden.</p>

<p></p>

<p>Düşünün; örgüt yöneticisi ben 5 dakika görüşmüşüm. Bir başka örgüt yöneticisi, bir başka iş insanı -o insanla benim diyaloğum yok ama bu iktidarın her kademesinin diyaloğu var- bir başka örgüt yöneticisi, bir başka iş insanı o da bir örgütten haberdar olmadığını, hatta itirafçı olmasına rağmen, etkin pişmanlıkçı olmasına rağmen, o örgütle ilgili şablonun savcı tarafından önüne koyulup o şekilde imzaladığını söyleyecek seviyede bir duruşmada, bir başka salonda İBB davası olarak yürütülüyor.</p>

<p></p>

<p>Daha önceki sanık arkadaşımıza "Konudan dağılmadan, konuyu anlatmaya çalışın" diye ifade ettiniz. Konuların hepsi biriyle o kadar ilişkili ki dağılmaması mümkün değil. Niye dağılmaması mümkün değil? Mesela iddianameyle ilgili bir tane metin alıntı paylaşıyorum. Diyor ki: "Örgütün ve örgüt lideri şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun asıl ve ilk amacının, maddi zenginleşme olmanın yanı sıra 2019 yerel seçimlerinde yani İstanbul seçimlerini kazanıp sonra ikinci amacın suç gelirleri ve elde edilen sermaye ile Cumhuriyet Halk Partisi'ni ele geçirmek, daha sonra da Cumhurbaşkanı olup Türkiye'yi ele geçirmek."</p>

<p></p>

<p>Ne iddia ediliyor bu iddianamede? 2019 seçimlerinde 12 gün içerisinde Hüseyin Gün, iş insanı, benim o seçimi kazanmama sebep olmuş. Yani 2019'da 13.600 oyla 31 Mart'ta kazandığımız bir seçimi ve büyük mücadeleyle, yapılan büyük hukuksuzluklara rağmen ilçe ilçe sandıkların tek tek tek sayılmasına rağmen sonra 6 Mayıs'ta bir zarfın içine atılan 4 oyun 3'ünü geçerli, 1'ini geçersiz sayacak sayarak dünyanın en ahlaksız yöntemleriyle bize müdahale eden bir zihniyet sonrası seçimlerin iptaliyle sonuçlanıp 23 Haziran seçimine gidişimizde 10 günde bize Hüseyin Gün iş insanı gelmiş, işte yok mail atmış, mail vermiş ve bize seçim kazandırmış. İddianame bunu anlatıyor. Ve az önce ilişkileri de anlattım. Az önce Necati Özkan'ın avukatı da aslında size seçimin nasıl kazanıldığıyla ilgili anket verilerini de söyledi. Yani bu milletin feraseti, sokaklara dökülen, yapılan hukuksuzluğa karşı toplumun duyarlılığıyla bir anda 806.000 oy farkına çıkan bir seçimi bir saçma sapan konuya bağlayıp bizi casuslukla suçlayacak kadar gözü dönmüşlerin iddiasıyla bu mahkemede bizi sanık ilan ediyorlar. Gerçekten yenilir yutulur bir durum değildir.</p>

<p></p>

<p>Tabii bu tablo açıktır. Bu tablo Türkiye'de yargı eliyle, yani rakibinden korkan kişinin dizayn ettiği, önce İstanbul'a bir siyasetçiyi başsavcı atayıp sonra o siyasetçinin İstanbul'da "Tamam efendim" deyip görevini yerine getirdikten sonra Adalet Bakanı atandığı bir noktada siyasi rakipleriyle mücadele makamı haline getirdi Adalet Bakanlığı'nı. Siyasi partilere ayar verme makamı haline getirdi Adalet Bakanlığı'nı. Savcıların, hakimlerin ve mahkemelerin gölgesine sığınarak siyaset yapma makamı haline getirdi Adalet Bakanlığı'nı. Bir siyasetçi gibi davranıp sonra eleştirildiğinde, "Yargıya saldırılıyor" demek kimseyi inandırmıyor. Ne Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ne AİHM, ne başka kurumlar, kuruluşlar da bu anlamda ikna edilemiyor.</p>

<p></p>

<p>Kıymetli milletimin huzurunda şunu söylemek isterim: Demokrasilerde siyasi eleştirinin cevabı soruşturmalar, tutuklamalar, tutsak etmeler değildir. Siyasi eleştirinin cevabı yine siyasettir. Ama bu ülkede ne yazık ki ülkeyi yöneten kişi nasıl bir siyasetten anlıyor? İkide bir çıkıp "Dişimize göre muhalefet bulamadık" diyor. Karşısında ne kadar güçlü siyasetçi varsa zorla hapse atıyor. Az önce adını deyip örnek verdiğim Selahattin Demirtaş da onlardan birisidir. Şu anda aynı şeyi bize ve bizim gibi başka siyasiler de düşündüğü de ne yazık ki kamuoyunda sıkça konuşulan ve dehşet verici bir senaryoyu Türkiye'nin önüne koyan bir anlayış dönemindeyiz.</p>

<p></p>

<p>Tabii burada Ekrem İmamoğlu davalarının değişmeyen bir rutini var. Her duruşmada az önce ifade ettim; ya savcı değişiyor ya hakim değişiyor. Ben her seferinde yeniden başlıyorum. Aynı dosyayı, aynı gerçekleri, aynı hukuksuzlukları sil baştan anlatmak zorunda kalıyorum. Galiba dosyalarımın tek değişmeyen tarafı, sanık koltuğunda benim oturmam. Arkadaşlarım sadece ceza davalarını çıkarttılar. Şu anda 15 ceza davasıyla muhatabım. Son 1,5 senede icat edilen 15 ceza davası. Elbette bunların hiçbirisi beni yıldıracak konular değildir. Takip etmekte zorlanıyor muyum? Açıkçası zorlanıyorum. İşte az önce ifade ettiğim gibi, sizlerle beraber 20 hakim değişikliğiyle muhatap oldum. Hiçbir duruşmam başladığı hakimle devam etmiyor, hiçbir duruşmam. Madem yargı bağımsızdır, madem hakimler hiçbir etki altında kalmadan yalnızca hukuka ve vicdanlarına göre karar verir, o halde bitmek bilmeyen hakim değişikliklerini millete kim açıklayacak?</p>

<p></p>

<p>Bakınız, bu dosyada hiçbir somut adım atılmadı. Bildiğim kadarıyla sorulan sorulara hiçbir cevap verilmedi. Ama bir tek şey yapıldı; daha soruları soran hakimler cevaplarını almadan heyet değiştirildi, savcı da değiştirildi. Bu dosyayla ilgili çarpıcı bir gerçeği de aziz milletimle paylaşmak isterim. Tabii gerçekten utanç verici, yargıyı küçük düşüren bir işlem daha yapıldı. Biz, Necati Bey ve Merdan Bey ile birlikte aynı gün şok olduk tabii. Bir gün önce "casusluk davası" diye manşetler atıldı, "casuslar" diye manşetler atıldı. Bir kardeşimiz daha var; o da Kandıra'dan getirilmişti ki Necati Bey de Kandıra'daydı, Melih Geçek diye bir kardeşimiz. Soruşturma sürecinde de bizimle Çağlayan'daydı. İfadesini verdi. Hakkında bırakın tutuklamayı, adli kontrol tedbiri bile uygulanmadı. Zaten tutuklu başka İBB davasında. Tekrar ediyorum; adli kontrol bile verilmeden Kandıra Cezaevi'ne gönderildi. Yani duruşmaya bile çıkarılmadı. Yetmedi, dosyasını tefrik ettiler ve asıl bundan sonra yaşananlar bu soruşturmanın hukukla mı yoksa başka saiklerle mi yürütüldüğünü de hepimize gösteriyor.</p>

<p></p>

<p>Çok acı bir durum, Allah kimsenin başına vermesin ya. Adam burada hapiste, 5 Haziran'da, yani bundan yaklaşık bir ay önce, terörle mücadele ekipleri Melih Geçek'in eski eşinin evine, kız kardeşinin evine, babasının evine ve genel müdür olduğu belediyenin iştirakine giderek arama yapıyorlar. Buraya kadar bir şey yok, arama. Yani kapıyı çalabilirler, bir şey sorabilirler. Arama sırasında bir polis memuru gizli tanık bir iPad'den bahsetmiş, "Onu arıyoruz, verin gidelim" diye evlere giriyorlar gecenin bir vakti. Yani gece 11'den, 11.30'dan, 12'den bahsediyoruz. Nasıl bir vicdansızlıktır? Bu nasıl bir ahlak? Bu mu Türkiye'de önüne Cumhuriyet yazan, hepimizin kutsalı gördüğümüz savcının yargı hamleleri? Ve Melih'in küçücük yeğeninin, 7 yaşında, elinden oyun oynadığı tableti alıyorlar, zorla el koyuyorlar. Yeğenin oyun oynadığı tablet. Bir ay önce bu Patagonya'da olmadı, Madagaskar'da da olmadı az önce verilen örnekteki gibi, İstanbul'de oldu, burada. Evet, delil diye el konulan dijital materyallerden biri 7 yaşındaki bir çocuğun oyun oynadığı tablet.</p>

<p></p>

<p>Yetinmiyorlar, aynı evde anne babasının da yani Melih'in kardeşinin ve anne babasının da telefonlarına el koyuyorlar. Yetmiyor, eski eşinin evine gidiyorlar. Eski eşinin evinde de kadının "Bu telefon bana ait, IMEI numarasına bakın, SIM kartına bakın, kime ait olduğu ortada" diye itirazına ve feryatlarına rağmen dinleyen yok, ona da el koyuyorlar. Telefonu alıyorlar. Bugün hâlâ o telefon savcılığın elinde, diğerleri de o şekilde. İçinde kadıncağızın işi var, özel hayatı var, ticari ve kişisel bağlantıları var, işi olan bir kadın bu. Ve açık ve net söyleyeyim, daha acısı, Melih Geçek'in 13 yaşındaki kızının ders çalıştığı tableti de alıyorlar. O da emniyette. Bu mu emniyet? Şey, bu mu terörle mücadele? Bu mu yani bir savcılığın gözü dönmüş hamleleri? Bunu ilk yaşamıyoruz, onlarcasını anlatabilirim ben burada. Bu insanların uğradığı zararı, gördüğü psikolojik işkenceyi kim karşılayacak Allah aşkına?</p>

<p></p>

<p>Vallahi bunu ciddiyetle dinleyin diye anlatıyorum. Bu davayı ilgilendirmiyor diye değil, bu davanın nereden doğduğunun ciddiyeti buradan başlıyor. Aynı gece henüz aramaların mürekkebi kurumadan, televizyonlarda "Melih Geçek'in evinde çok sayıda dijital materyaller ele geçirildi" haberi yapılıyor. Adamcağız burada hapiste. Gencecik adam burada hapiste, eski eşinin evinde onun eşyalarına, çocuğunun, yeğeninin, kardeşinin, yaşlı anne... Yaşlı annesinin babasının, tedavi gören annesinin babasının elindeki garibim telefonlarını, her şeyini alıyorlar. Bir bakın bakalım başımıza bu gelirse ne düşünürüz diye. Ayıptır. Bir çocuğun oyun tableti, bir öğrencinin ders tableti, bir annenin telefonu, bir babanın telefonu, eski eşin telefonu... Ondan sonra da buna "örgüt delili" diyorsunuz. Neymiş efendim? Savcılıkla ilintili kurulmaya çalışılan, ilişki kurulmaya çalışılan kişinin evlerine yapılan baskının ortaya koyduğu manzara bu. Bu kadar basittir şu anda sizin burada bulunduğunuz ağır cezada yargılanan casusluk davası. Bu kadar vasattır, çöptür. Foseptik çukurudur yani. Başka hiçbir anlamı yoktur.</p>

<p></p>

<p>Ben burada bir kişinin değil; ailelerin, çocukların, anne babaların, masum insanların nasıl bir süreçten geçtiğini, nasıl bir acı çektirildiğini anlatıyorum. Çünkü hukuk, korku üretmek çabasında sözüm ona. Halbuki hukuk korku üretmek için değil, adalet dağıtmak için vardır. Devlet vatandaşına güven vermek için vardır. Devlet çocukların tabletini manşet attırmak için, ailelerin telefonunu "suç delili" diye servis ettirmek için mi vardır? Ayıptır, utanmazlar.</p>

<p></p>

<p>Aziz milletim, gerçekten ülke zor durumdadır. Gerçekten bugün bu salonda dünyada eşi benzeri zor bulunacak bir tabloyla karşı karşıyayız. Sırf koltuğuna yapıştı, koltuğundan kalkmak istemiyor diye milletin oyuyla tam 4 kez yenildiği rakibini 5'inci kez milletin karşısına çıkmasın diye eliyle tasfiye etmeye çalışan bir anlayışın ürettiği asıl iftirasının, casusluk suçlamasının konuşulduğu mahkemedeyiz. Başka bir meselesi yok bu işin yani. Yani işte burada tanıklık anlattı, Hüseyin Gün iş insanı, onun da yaşadıklarını mahkeme dinledi. Necati Bey benim danışmanım, biz seçimi çalışırız, seçmeni çalışırız. Vallahi Merdan Bey'e geçen de sordum, biz kendisini ziyaret ettiğinde içtiğim çayın, kahvenin dışında iki defa, o da televizyonda program için gittiğimden başka ilişkim yok. Kurulan şeye bakar mısınız? Düzeneğe bakar mısınız? Ahlak dışı.</p>

<p></p>

<p>Yani seçimi kazandık ve tarihi bir seçim. Ben burada yansıttım ekrana, ben bayram ziyareti için memleketin Trabzon'a gittim, Trabzon'dan Ordu'ya gidene kadar 21 tane miting yaptım, 21 miting. Yüz binlerce insan yollara, meydanlara döküldü. Neymiş? 3 tane mail, 5 tane mail, yok Aaron Amerika'dan, bilmem İngiltere'den şu, falan, filan bize seçim kazandırdı. Vay anasını ya! Şakaya bak ya! Burada koşturmamış insan yoktur o seçimde ya. Ayıptır ya, utanmazlar sizi.</p>

<p></p>

<p>…Uğraşmaya gerek yok. Amerika'nın Devlet Başkanı da yarın Ankara'da, İngiltere'nin Başbakanı da yarın Ankara'da. Ne oldu, Starmer'ın yerine geldi mi birisi? O gelecek mi, bilmiyorum. Starmer geliyor. O mu geliyor? Neyse, ona da sorabilir, sorsunlar. MI6'te var mı böyle birisi, Ekrem'le irtibat kurdu ya da CIA ile? Ya gülerler insana ya, gülerler ya. Gülerler ya, ayıptır. Starmer'a sorsunlar o zaman. Ya da başka hangi ülke geçiyor? İki ülkenin ismi geçiyor bari. Başka ülke varsa onlara da sorsunlar yani. Ahlaksızlar.</p>

<p></p>

<p>O ziyaretlerden fotoğraf alıyor, "casusluk hikayesi" yazılmaya çalışılıyor. Dedim ya, bir de Hüseyin Bey örgüt yöneticisi. Ortada suç örgütü yok, örgüt yöneticisi! Ya beni tanımıyor, bu adam beni tanımıyor. Ben de onu tanımıyorum. Ben tanıdığım adamı söylerim yani. Kim olursa olsun söylerim yani. Kimle ne yaşadığımı söylerim. Ben onun için burada millet tarafından seçilip, seviliyorum. Biliyorlar ki İmamoğlu bugün buradan çıksa 10 milyon insan, 20 milyon insan meydanlarda karşılar İmamoğlu'nu. Niye biliyor musunuz? Ekrem olduğum için değil, samimi bir insan olduğum için. Çirkin insanların arkasına sığınmadığım için. Makam, menfaat peşinde koşmadığım için.</p>

<p></p>

<p>Saraydan çıkamamak değil yani, milletin arasına karışabilmekte marifet. Onun için, "Korkmayın, yürüyelim arkadaşlar" diyor ya Özgür Özel, ben buradan milletime sesleniyorum: Onurlu bir şekilde, onun liderliğinde arkasında yürüsünler. Çok güzel bir yol oluyor. Birbirini tanımayan insanların kurduğu suç örgütü diye örgüt tanımlıyorlar. Birbirinin tanımadığı insanlardan suç örgütüne yönetici üretiyorlar. Birbirini tanımayan insanlarla bizi casusluk meselesinin içine sokmaya çalışıyorlar. Ahlaksızlar.</p>

<p></p>

<p>Ne oluyor sonra? Altına imza atan üç savcıdan ikisi başsavcı vekili oluyor, bir tanesi de bakan yardımcısı oluyor. Ne güzel düzen ya. İmza at, bakan yardımcısı ol. İmza at, başsavcı vekili ol, başsavcı ol. Yerim, yerim öyle makamı ben ya. Bu millet öyle bir makamı yutmaz, yemez. Ekrem'i de yedirmez. Bunu unutmayın yani, Ekrem'i de yedirmez. Ekrem'i övmek için söylemiyorum. Ekrem yarın Ali olur, Ayşe olur, Fatma olur, Mehmet olur, fark etmez yani.</p>

<p></p>

<p>Madem beni casuslukla, ağır bir suçlamayla yargılıyorsunuz, o zaman böyle bir dosya nasıl kuruluyor? Böyle ağır ithamlar hangi sözde delillerin üzerine inşa ediliyor? Var mı, Savcı Bey? Kaç defadır soruyor işte avukatlar yani. Tutukluluğun devamına deniyor. Ne güzel klişe laf: "Tutukluluğun devamına." "Tutukluluğun devamına."</p>

<p></p>

<p>Ben SEGBİS'e hiç katılmadım. Bir defa katılayım dedim, gittim. Tepkimi gösterdim, beni 20 dakika müzikle beklettiler. Meğerse bekletmiyorlarmış; alıyorlarmış, iki dakika sonra "tutukluluğun devamına" deyip geçiyorlarmış. Beni 20 dakika müzikle beklettiler. Baktım dosya gene aynı duruyor şeyde, masanın üstünde, tutukluluğa devam. "Ne, baktınız mı şimdi o dosyaya da?" dedim yani, "İncelediniz mi?" Böyle bir sistem olur mu ya? Kimi kiminle kandırıyorsunuz ya? Böyle mi yargılayacaksınız yani insanları?</p>

<p></p>

<p>Delil oluşturmak... Dosyaların şu anda en önemli delili ne biliyor musunuz? Etkin pişmancıklar. "Pişmancık" diyorum ben onlara. Bir hanımefendi söyledi diğer duruşmada, çok hoşuma gitti. Etkin pişmancıklar. Kim bu etkin pişmancıklar biliyor musunuz? Yan odada –yine de üzülüyorum– eşiyle tehdit edilenler. Yan odada çocuğuyla tehdit edilenler, hapse çocuğuyla tehdit edilip etkin pişmanlıkçı yaratmaya çalışılan bir düzenin içerisindeyiz. Malıyla mülküyle tehdit edilenler...</p>

<p></p>

<p>Benim dosyamda da var pişmancık; Ertan Yıldız. Benim yan hücremde duruyordu, yan hücremde. Ben sesimi duyuramıyordum ama onun böğürmesini ben duyuyordum. Gece yarısı nasıl bir böğürme! "Ölüyor mu?" diye, yani iki üç defa butona bastım, görevli çağırdım. En az 20-30 gece kusacak gibi, yani kusacak gibi bir böğürmeyle... Adamcağız, avukat şey dedi: "Oğlum bir şey mi oldu sana?" diyor, "Neyin var?" "Yok, yok, iyiyim, iyiyim, iyiyim" kafası önde falan. Dayanamadı adam. Malını mülkünü seviyor herhalde, parasını pulunu seviyor ya da izah edemeyeceği şeyler var, bilemem. Pişmancık olmuş. Rahmetli Yalçın Küçük, "İtirafçılığı insanın kendini kusması" diye tarif etmiş, çok güzel tarif etmiş. Allah rahmet eylesin. Sonra "İşittim, şahit oldum, duymuştum, biliyordum, görmüştüm..." Binlerce. Ondan sonra neymiş efendim? 4000 sayfa iddianame. Bu iddianame kaç sayfa, bilmiyorum ama... 160 sayfa. İyi, az. Hiçbir şey yok çünkü, burada hiçbir şey yok. Orada adam bulmuşlar gene, burada hiçbir şey yok.</p>

<p></p>

<p>Ama insanını çaresiz bırakan düzen, yargılama düzeni olamaz. O çaresizliğin içinden etkin pişmancık üretmek yargılama olamaz. Sonra o beyanları alıp casusluk ve suç örgütü kuruyor adam. Ya casusluk ya, ayıptır ya. Ayıptır ya. Ülkesini satmak... Ahlaksızlar.</p>

<p></p>

<p>Bu ülkenin kaderini iftiralar, iftiracılar, iftiracı üreten zihniyetler yazamaz, yazamayacak. Bu ülkenin geleceğini kumpaslar belirleyemez, belirleyemeyecekler. Türkiye, güvenden doğar güvenden. Bir güvenden... Kurtuluş Savaşı da öyle. Telefon yok, telgrafı bilen kaç kişi var? Ama o millet yuvalarından çıktı. Benim ailemden neredeyse kimse kalmayacaktı, son anda bir dedem döndü. Birçok kalmayan aile de vardır aramızda. Onun için, bir millet güvenden doğar. Evet, Atatürk'e güvendi ve yol yürüdüler. Şimdi milletin kendine güvenme zamanı. 86 milyon yurttaşımızın kendine güvenme zamanıdır. Çok büyük itibar görecektir.</p>

<p></p>

<p>Türkiye güçlü ordusu, jeopolitik konumu ile bütün bunlarla evet, NATO'nun önemli bir ülkesidir, Avrupa'nın vazgeçilmez ülkelerinden birisidir, lideri olmalıdır, lider ülkelerinden birisi olmalıdır Avrupa'nın, Türkiye. Ancak bu ülkenin gerçek stratejik gücü, yalnızca askeri kapasitesinden değil, hukukun üstünlüğünden, hatta önce hukukun üstünlüğünden, önce demokratik meşruiyetinden ve millet iradesine duyduğu güvenden doğar. Jeopolitik önem kalıcıdır fakat onu güvene, itibara ve gerçek stratejik etkiye dönüştüren demokrasi ve hukuk devletidir.</p>

<p></p>

<p>Bu nedenle bugün burada görülen davalar, yalnızca Ekrem İmamoğlu davaları değildir. Bu davalar Türkiye'nin nasıl bir devlet olacağına, Cumhuriyetimizin kurucu ilkelerine bağlı kalıp kalamayacağına ve ülkemizin hem kendi vatandaşları hem de müttefikleri nezdinde nasıl bir geleceğe sahip olacağına ilişkin davalardır. Davalar önemlidir. Öyle zannetmeyin, tırıvırı bir casusluk davası görülüyor burada yani. Burada Türkiye'nin geleceğini konuşuyoruz biz. İBB davasında da Türkiye'yi, Türkiye'nin geleceğini konuşuyoruz, uydurma diploma cezası davasında da Türkiye'nin geleceğini konuşuyoruz. Çünkü birilerinin mücadele ettiği ve ne yazık ki sıkıntıya düşürmek istediği şey, Türkiye'nin geleceğidir.</p>

<p></p>

<p>Düşünün ki bugün burada tarihin en ahlak dışı kumpas senaryolarından biri üzerine kurulmuş bir davada yargılanıyoruz, üstelik bu davanın az önce ifade ettiğim gibi adı geçen ülkelerin devlet başkanları, yarın NATO zirvesi dolayısıyla Ankara'da olacaklar. En üst düzeyde ağırlanacaklar. Nasıl çelişkiler içerisinde yaşıyoruz, görüyor musunuz? Yani bir yanda ne var, bir yanda ne yapıyoruz...</p>

<p></p>

<p>Evet, aziz milletim; burası Silivri. Diploma davasının ardından casusluk davasındayız ve Ekrem İmamoğlu yargılanmaya devam ediyor. Az önceki diploma davasının iddianamesine imza atan savcı da İstanbul'un bir ilçesine Cumhuriyet Başsavcı Vekili olmuştu. Bu bir şey ifade ediyorsa ortaya bırakıyorum hususu. Bunun da iddianamesinin altına imza atan, az önce söylediğim gibi yine İstanbul'un bir ilçesine başsavcı vekili, İstanbul'a başsavcı vekili ve Adalet Bakan Yardımcısı oldu. Bir şey ifade ediyor mu, bilmiyorum, ortaya söylüyorum. Benim için ne ifade ediyor? Hiçbir şey ifade etmiyor. Bu millet için ne ifade ediyor? Hiçbir şey ifade etmiyor. Makam dediğin şey onurla alınır, liyakatle alınır, emekle alınır. İftirayla, kumpasla, yalanla, dolanla alınmaz.</p>

<p></p>

<p>Hakimler değişti, burada da değişti. Biz bu düzenin içerisinde yargılanıyoruz. Ey milletim, ey halkım, böyle bir düzenin içinde yargılanıyorsunuz. Ekrem İmamoğlu'nun ilan ediyorum; 20 tane hakimi değişti şu 1,5 senede, 20 tane hakim. Savcıları, mavcıları saymıyorum. Ekrem İmamoğlu'nun her işine –burada listesi var, dosyası var– her işine imza atan, en ahlak dışı uygulamalara karar veren bütün savcılar da Türkiye'de liyakatsiz bir şekilde kademe yükselmişlerdir. Onun için bunun adı makamdır, mevkinin menfaat ilişkisidir. Başka hiçbir şey değildir, nokta.</p>

<p></p>

<p>Bunun ucu Ekrem'e değdi, bana değmedi, bir şey olmaz; görürsünüz bir şey olmaz. Görürsünüz, her sabah operasyonları herhalde ben bir tek izlemiyorum sabah açınca son dakika diye. Hepimiz izliyoruz; şirketlere, kurumlara, tapulara, mülke, arsaya, tarlaya... Ya tavuğa bile kayyum atadılar ya. Tavuğa bile kayyum atadılar ya. Böyle bir şey olabilir mi? Susalım izleyelim... E susun izleyin, ben susmam. Lafa gelince atıyoruz; "Haksızlığa susan dilsiz şeytandır."</p>

<p></p>

<p>MİT'e müzekkere yazıldı, cevap yok. Niye konuşmuyor MİT Başkanı? Niye konuşmuyor, MİT Başkanı niye konuşmuyor? İbrahim Kalın niye konuşmuyor? Sayın Hüseyin Gün'le diplomatik ilişkilerin yıllar önce fotoğrafları var iddianamede, yanlış değilim herhalde değil mi? Fotoğrafları var. Niye konuşmuyor ya? Yani MİT niye bir yazı... MİT dediğin bizim istihbarat kuruluşumuz, gururumuz olmalıdır. MİT niye konuşmuyor, niye bir yazı yollamıyor? Ne yazacak Ekrem'le ilgili? Ha... "Ya bir şey buluruz da ekleriz ondan sonra yazalım." Bununla mı iş... Utanmıyorlar mı ya? Ben, İbrahim Kalın, MİT Başkanı, tekrar ediyorum: Niçin cevap vermiyorsunuz? Ekrem İmamoğlu casus mu, değil mi? Hüseyin Gün casus mu, değil mi? Necati Özkan casus mu, değil mi? Merdan Yanardağ casus mu, değil mi? İbrahim Kalın, niçin yazı yazmıyorsun, niçin tek kelime etmiyorsun? Eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı... Bu beyefendi, Hüseyin Gün, devlet adına çalıştı, senin verdiğin imzalı kağıtla 1 seneye yakın çalıştı. Bu insandan casus çıkar mu, çıkmaz mı? Ya mert adam çıkar, konuşur kardeşim. Burada yargılama yapıyormuş, hadi oradan, ne yargılaması...</p>

<p></p>

<p>Niye konuşmuyorlar biliyor musunuz? Ben bunları tanıyorum. Bir kişi Ankara'dan "böyle et" demediği zaman ağzını bile açamazlar. Ben yaşadım, bakanlarla oturdum, yaşadım. Adalar'ın fayton sorununu çözüyoruz, Adalar'ın. Ankara'ya gittik. Namus, İçişleri Bakanı karşımızda. Hani ahmak davası var ya, bana ahmak dedi, ben de onu iade ettim. Ben yargılanıyorum, ona bir şey yok. Yargıtay'da. Ahmak... "Ahmak"tan siyaset yasağı alacak Ekrem İmamoğlu. Yapma ya. Bana söyleyene sözünü iade ettim. Bu kişiyle faytonu kaldırdık, elektrikli araba getireceğiz. Elektrikli arabada üretim sorunu var, çözmeye çalışıyoruz. Adalar tertemiz oldu, pırıl pırıl oldu. Çok da güzel bir iş oldu, hiç kimseyi de mağdur etmedik. Yüz milyonlarca da lira harcadık. Hiçbir faytonun altını temizleyen adama bile iş bulduk. Her faytoncuya para ödedik, her şeyi çözdük. Vali biliyor, herkes biliyor. Ona gidiyoruz, ona söylüyor, ona gidiyoruz... Vali ise "Aman bakanla konuş.", bakanla konuş "Aman şimdi bak." Gittik Ankara'ye, oturduk. Ben, bir genel sekreter yardımcımız profesör, bir daire başkanımız var, bakan var, iki tane üç tane genel müdür var, oturduk.</p>

<p></p>

<p>Toplantı yapıyoruz. 4,5-5 saat "niçin olmaz"... Elektrikli bir araç almışız, bu sisteme uygun değil, halbuki orada trafik yok, uygun olduğunu iddia ediyoruz araç trafiği olmadığı için. İlla "şu tip araç olmalı", "niçin olmaz"ı bana anlattı bütün yetkililer. Öyle dinledik, dinledik, dinledik. Telefonla Cumhurbaşkanı toplantıya katıldı. Dedi ki: "E biz seçimde biz de vaat etmiştik" dedi, "olmalı" dedi. İş neye döndü biliyor musunuz? 10 dakikada nasıl "olmalı"yı anlatmaya döndü. Bunu ben yaşadım ha. Böyle bir mülk çoğalabilir mi yani? 4 saat niçin olmaz, 5 dakika nasıl olur'u anlatmak... Hemen o genel müdür, bakan, nasıl olur'u anlatmaya başladılar. Bunu ben yaşadım.</p>

<p></p>

<p>Bunu sadece orada yaşamadım. Konuşmayan bakanları yaşadım. Konuşmayan devletin en kıdemli insanlarını yaşadık. Öyle olmaz! Ben İstanbul Büyükşehir Belediye seçimini kazandım, 17 gün yönettim, sonra seçim iptal oldu. 17 gün karşıma genel sekreter yardımcılarını aldım, bir kişi bile atamadım. Çünkü seçimin iptal olacağına adım gibi biliyordum.</p>

<p></p>

<p>Her yere "Teşekkürler İstanbul" diye astılar. Bir tarafta Binali Yıldırım, Başbakandı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanıydı de, bir tarafta Recep Tayyip Erdoğan –yani ikisine birden seçim kazanmış Ekrem İmamoğlu... Hatırlayın; her gün "Çaldılar!" diye bana hırsız muamelesi yaptılar, millet de 806.000 oy farkı atmama sebep oldu. O 17 günde bütün kurum yöneticilerini çağırdım, karşıma aldım, oturdum. "İstanbul'a hizmet ediyoruz, bakın şunu yapalım, bunu yapalım, ne yapalım, ne edelim?" dedim. Ya saatlerce toplantıda ne genel sekreter, ne genel sekreter yardımcısı... Onların içinden bakan çıktı, onların içinden şu anda genel müdürlük yapanlar var; İller Bankası'nda, şurada burada. Ağzını açıp bir kelam edemediler. Böyle bir devlet anlayışı olabilir mi? Sahibi talimat verecek, konuşacak.</p>

<p></p>

<p>Benim arkadaşlarıma burada niye yargılanıyoruz biliyor musun? Hepsine söylüyorum; diyorum ki: "Ekrem İmamoğlu'nun size talimatı oldu mu? Nasıl bir talimat? Şunu şöyle yap!" "Olmadı." Böyle bir şey olur mu ya? Devletin malı için, devletin mülkü için, devletin işleyişi için "Şunu şöyle yap!" diyeceğim, demem. O benim yurdumun yöneticisi, insanı; ben ona şunu derim: "En doğrusu ne, yöntemi ne?" Sorarım, brifingler alırım. Hep derim: "Ortak akıl, ortak masa kurun. Sorun mu yaşıyorsunuz? Masanızı biraz daha genişletin. Sorun mu yaşıyorsunuz? Biraz daha genişletin, doğru kararı bulacaksınız orada" derim. Böyle yönettim ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni.</p>

<p></p>

<p>Yönetici arkadaşlarım burada da var, bilirler. Bir kişi demez ki ona "Şöyle talimat verdi." Benim şirketim mi burası ya? Benim evim mi ya? Benim evimde bile ben talimat veremem ki! Eşimden de korkarım, çocuklarımdan de korkarım. Ama bu olmaz! Orada tek bir cevap vermeyen kurumlarla saatlerce toplantı yaptı. Niye biliyor musun? Ankara'daki "Konuş!" derse konuşurlar, "Konuşma!" derse konuşmazlar. Onun için ne İbrahim Kalın konuşabilir, ne Fuat Oktay konuşabilir. Bu kadar basittir. Bu vesayetten, bu tahakkümden bu memleket kurtulursa bakın, bu ülke rahatlayacak; inanın Erdoğan da rahatlar ha! Bu sıkıntı çekilir mi ya? Bu sıkıntı çekilir mi?</p>

<p></p>

<p>Aynı akranların cenderesi altında bir ülke. Siz kabul ediyor musunuz? Ben etmiyorum. Ben etmiyorum kardeşim! Akran baskısını bu millet yutamaz yani, yeter! İşinize bakın ya, devriniz bitti. Yeni nesil siyaset geliyor, o yeni nesil siyasette adalet var. Yeni nesil siyasette şeffaflık var. Yeni nesil siyasette sokakta, sokakta konuşan, insanlarla muhabbet eden siyaset var; alan, veren, dinleyen, dinleten, daha çok dinleyen, özür dileyen, anlamaya çalışan... Bakın; sağcısı, solcusu, muhafazakarı, Türk'ü, Kürt'ü yok. Demokrat, demokrat! Bu kadar net. Öbür türlüsünden işte böyle casus davaları çıkar. Burada bugün Ekrem için çıkar, yarın inanın sizden birisi çıkar yani. Uyarıyorum milletimi.</p>

<p></p>

<p>Onun için evet, MİT Başkanı yazmıyor, Cumhurbaşkanı Yardımcısı yazmıyor. Şimdi görevini de bilmiyorum. Ayıp değil mi ya, yazık değil mi? Bak, beyefendi sizinle çalışmış. En azından onun için yaz, hadi bizi geç. Utanmadan Necati Bey'den, Merdan Bey'den casus çıkaracaklar. Gerçekten rezilsiniz ya! Rakibinden bu kadar korkan bir siyasi akla da söyleyecek tek sözüm var: Kendi ürettiğin korkuların ve çelişkilerin içinden adeta bir "Frankenstein paradoksu" yaşıyorsun. Frankenstein paradoksu! Allah yardımcısı olsun, gece-gündüz.</p>

<p></p>

<p>Gerçekten yazıklar olsun, milletin aklıyla da dalga geçmeyin. Fazla söze gerek yok; burada bütün duruşmalarda ben ve arkadaşlarım değil, bizatihi halkın kendisi yargılanıyor, bunu halkıma duyurun! Bunu halkıma duyurun… Sevgili gazeteciler, sevgili dostlar. İyi ki varsınız. İyi ki varsınız, sesiniz asla kısılmasın. Doğruları yazan bütün gazetecilere minnet duyuyorum. Yalan yanlış itibar suikastı düzenleyenleri de kınıyorum.</p>

<p></p>

<p>Binlerce haber aleyhimde; ailem, çoluğum, çocuğum, etrafımdaki insanların aileleri... Yani ağza alınmayacak yazılan. Sorsan "muhafazakar gazeteler!" En ağır küfürler... Ya ben küfür etmeyi bilmeden büyüdüm, ben muhafazakar bir ailede büyüdüm ya. Böyle bizim, bizim evimizdeki gazetelerde öyle kelimeler yoktu yani. Böyle fotoğraflar konmazdı, öyle şeyler olmazdı. Bu nasıl muhafazakar gazeteler? Hadi oradan! Ak itmiş, Ak-it. Herkesin namusu var, örfü var, ahlakı var. İktidar hırsı, oturduğu koltuğa yapışma saplantısı, cehalet, kötülük, fitne fücur... Kime ne anlatıyorsunuz?</p>

<p></p>

<p>Bu davalar, en güçlü rakibini siyasi rekabet alanından çekilmeye zorlamaktır. "Beni çekersen böyle bela alırsın başına işte, susmam." Susmam yani. Bütün bu davaların amacı; pili biten, miyadı dolan, ömrünü tamamlayan iktidarını ayakta tutmak. Beni içeri atmak için hukuku kaldırırken gözünü kırpmada milletin –bakın– milletin 250 milyar dolarını yaktı. 250 milyar dolar! Eylül ayı sonunda, altısı ya da yedisiydi hiç unutmuyorum –sonu da değil– Sayın Babacan böyle, yanılmıyorsam Sözcü TV'de de [anlaşılamadı], yani böyle kalem kalem anlattı, 166 milyar dolardı. Mart'ta yıl dönümünde ekonomist arkadaşlarımla çalıştırdım –o ekonomist değil ama benim ekonomist arkadaşlarımla çalıştırdım– 250 milyar dolar bu ülkeye maliyeti. Milletin parasıyla rakibine darbe yapan bir anlayış.</p>

<p></p>

<p>Halk yargılamasını yapmıştır, biz aklandık. Halk yargılamasını yapmıştır, biz aklandık. Halkımız bizi ibra etti. Seçimlerde de görevimizden dolayı ibra etti, şu anda da kamuoyu olarak halk bizi ibra etmiştir. Sizler hala karanlıkta gölge boksu yapıyorsunuz. Ama bu davaları hazırlayan, bu davaların savcısını bulan, sonra onu taltif eden asıl güç, önüne konan kamuoyu araştırma dosyalarına bakıp çıldırıyor. Kendi fiyaskosunu, bu kukla tiyatrosunun iflasını, çaresizliğini görüp hala sağa sola saldırıyor.</p>

<p></p>

<p>Başaramadınız. Halk bu kumpasa inanmadı. Bu berbat senaryonuza ikna olmadı, olmayacak. "Tiyatro" diyemiyorum, tiyatroya hakaret ediyorum çünkü yani, diyemem yani. "Kötü tiyatro" bile demek istemiyorum yani. Yaşasın tiyatro!<strong> </strong>Zihni Abi’yi (Göktay) kaybettik ya. Can, can. Güzel ağabeyim benim.</p>

<p></p>

<p><strong>Mahkeme Başkanı:</strong> Biraz toparlayalım.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu:</strong> Yanlışı halk düzeltir. Halk yanlışı düzeltir. Mensubu olduğum siyasi hareketin arkasındaki halk desteği, tutuklandığım günkü desteğin fevkalade üzerindedir. Gençlerin ilgisini görüyorum. Gençler ne olur bu ülkenin geleceğine sahip çıkın. Ben gençleri 10 yaşından itibaren kabul ediyorum onu söyleyeyim. 10 yaşındaki çocukların zekasına dikkat edin. Ben onlardan çok şey öğreniyorum 12-13 senelik belediye başkanlığı döneminde. O 9-10 yaşındaki çocuklara bile genç gözüyle bakıyorum. Onların aklına güveniyorum. Çocuklarımızın ve gençlerimizin bile bu sürece itinalı bir şekilde izleyici olduklarını görüyorum. Halkın iradesine, tercihine karşı bu teşebbüsü yapanların suratına tokat gibi patlatacak bir şekilde mücadelenin parçası olmak zorundadır herkes. Geleceğimiz söz konusudur. Bu yargılamaları siz ne kadar uzatırsanız uzatın. Ne kadar hakimler değişirse değişsin, savcılar değişirse değişsin bu yargılamalar bitti, bitti. Bitti. Yakında halkın hükmünü sağır sultan bile duyacak. Yargılayan yargılanır. Tarih önünde yargılanır. İhlal ettiği anayasayı örgütlü şekilde ve devletin egemenlik yetkisini kullanarak suç işlediği için yargılanır.</p>

<p></p>

<p>Tekrar edeyim. Bu millet samimiyeti, çalışkanlığı ve umudu gördüğü, milletin içinde halkı düşünen liderlikle ya bir yol bulur ya da bir yol yapar nokta. Ben Özgür Özel'in onurlu, onurla beraber onunla yürüyecek bir yol arkadaşıyım. Onun liderliğine inanıyorum. Buradan da ilan ediyorum. Milletin iktidarı kurulur. Bu liderlik bir siyasi partinin iktidar olma meselesi değildir. Bu liderlik Türkiye'de herkesin Türkiye'deki demokrasinin, cumhuriyetin, laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin varlığı mücadelesidir. Sandığın varlığı mücadelesidir, seçimin güvenliği mücadelesidir. Sultanlık, hanedanlık peşinde koşanlar, sultanlık, hanedanlık övgüsünün yapanların peşinden koşanlar ve meşruiyet aradıkları güçler tarihten silinir gider. Bu millete yutturamazsınız nokta. Ben bu davayı kınıyorum. Ben bu iddianameyi yazanları kınıyorum. Kazanan Cumhuriyet ve demokrasi olacaktır.</p>

<p></p>

<p>Bu salonda net ifade ediyorum Ekrem İmamoğlu 16 milyonluk İstanbul'un seçilmiş belediye başkanıdır. Tarihinin en yüksek oyunu almış olan belediye başkanıdır. Tarihte bir daha olması belki de mümkün olmayan inşallah olur, hep ön seçimli olur 15,5 milyon insanın tercih ettiği Cumhurbaşkanı adayıdır. 25.1 milyon insanın imza vererek destek olduğu Cumhurbaşkanı adayıdır. Casus diyenin ağzını karışlarım, alnını karışlarım. Merdan Yanardağ, bu ülkenin saygın bir gazetecisidir. Necati Özkan, benim kadim dostum ve danışmanımdır. Bu iki insandan casus çıkmaz. Tanıdığım kadarıyla Hüseyin Gün, devletine hizmet etmeye çalışmış casuslukla uzaktan yakından alakası olmayan, en azından belgelerde de öyle bir şey görmedim kendi ifadesi de var, bir iş insanıdır nokta. Yazık etmeyin. Yazık etmeyin. Ben burada vereceğiniz kararı, eğer bu karar tutukluluğun devamı varsa, o kararı da tanımıyorum. Teşekkür ediyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/imamoglu-hukuk-cinayetlerine-karsi-mucadele-ediyorum</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/03/imamoglu-davasi.png" type="image/jpeg" length="26915"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Venezuela'da Türk şirketinin yaptığı sitede büyük yıkım]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/venezuelada-turk-sirketinin-yaptigi-sitede-buyuk-yikim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/venezuelada-turk-sirketinin-yaptigi-sitede-buyuk-yikim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Venezuela'daki depremde Türk şirketinin inşa ettiği belirtilen 192 blokluk sitenin yaklaşık 160 bloğu yıkıldı. Mahalle sakinleri Türkiye'den yardım istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Venezuela'nın La Guaira kentinde meydana gelen depremin ardından en ağır yıkımın yaşandığı noktalardan biri, Türk bir şirket tarafından inşa edildiği belirtilen dev konut kompleksi oldu. Depremin ardından 192 bloktan oluşan yerleşim alanındaki yaklaşık 160 bloğun yıkıldığı ya da kullanılamaz hale geldiği belirtilirken, hasar gören yapılar için yıkım kararı alındı.</p>

<p>Bölgeden gelişmeleri aktaran gazeteci <strong>Mustafa Özdemir</strong>'in paylaştığı görüntülerde, blokların büyük bölümünün enkaza dönüştüğü görülürken, arama kurtarma ekiplerinin çalışmaları sürüyor.</p>

<p><strong>TÜRKİYE'YE YARDIM ÇAĞRISI </strong></p>

<p>Depremin ardından kameraların karşısına geçen mahalle sözcüsü Rosmar Gomez, çöken binaları yapan firmanın Türk şirketi olduğunu belirterek Türkiye'ye çağrıda bulundu.</p>

<p>Gomez, <strong>"Altyapı ve hasar tespiti için bize yardım edin. Madem depreme dayanıklıydı, neden dayanmadılar?"</strong> dedi.</p>

<p>Mahalle sakinleri de Sivil Savunma ekiplerinin kendilerine binaların güvenli olmadığı yönünde bilgi verdiğini öne sürerken, yapıların teknik açıdan detaylı şekilde incelenmesini talep etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>800 ÖLÜ, 600 KAYIP İDDİASI </strong></p>

<p>Mustafa Özdemir'in sahadaki görevli ve yerel kaynaklardan aktardığı bilgilere göre, depremin vurduğu komplekste yaklaşık 800 kişinin hayatını kaybettiği, 600 kişinin ise kayıp olduğu ifade ediliyor. </p>

<p>Depremin ardından gözler, söz konusu konut projesinin inşa süreci ile yapı güvenliğine çevrilirken, yıkımın nedenine ilişkin teknik inceleme ve resmi soruşturmaların sürmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/venezuelada-turk-sirketinin-yaptigi-sitede-buyuk-yikim</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/adsiz-4.png" type="image/jpeg" length="88783"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başarır'dan Trump tepkisi: ABD'de daha rahat protesto ediliyor]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/basarirdan-trump-tepkisi-abdde-daha-rahat-protesto-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/basarirdan-trump-tepkisi-abdde-daha-rahat-protesto-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, NATO Liderler Zirvesi öncesinde Ankara'da alınan güvenlik önlemleri ve gözaltılara tepki gösterdi. Başarır, "Amerika'da Trump daha rahat protesto ediliyor ama Türkiye'de edilemiyor" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Trabzon'daki Boztepe Volkan Konak Seyir Terası'nda düzenlediği basın toplantısında, Karadeniz programını değerlendirdi ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karadeniz gezisi boyunca vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştıklarını söyleyen Başarır, <i>"Biz insanların, halkın, milletin güvenine layık olmaya çalışıyoruz. Zaten siyaset insanla, milletle, halkla yapılan bir şey. Umarım bunu herkes görebilir. Karadeniz gezisinde toplam 35 kilometre yürümüşüz. İl başkanlarımız da Artvin'de, Rize'de, Giresun'da, Trabzon'da... Siyaset güvense ben bugün partinin yönetiminde görünen arkadaşlara 35 metre Trabzon'da yürümelerini tavsiye ediyorum. Bir yürüsünler."</i> dedi.</p>

<p>Vatandaşların partilerine ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na destek verdiğini ifade eden Başarır, <i>"Bu sefer çok yoğun bir şekilde ilgi vardı partimize, bizlere. Ben çok teşekkür ediyorum. Ekrem Bey'e bir özlem var, bir destek var. Birilerine çok tepki var. Umarım bunu görebilirler. Ben sansürleyerek söylüyorum, çok kısaltarak söylüyorum, 'Lütfen partiyi terk edin. Gerçek sahiplerine teslim edin' diyor Trabzonlular. Bunu her yerde söylüyorlar, her noktada söylüyorlar. Trabzon, Rize, Artvin, Giresun bunu söylüyorsa o koltukta oturmayın beyler."</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"TRUMP ABD'DE DAHA RAHAT PROTESTO EDİLİYOR"</strong></p>

<p>Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde alınan güvenlik tedbirleri ile protestolara yönelik gözaltıları da eleştiren Başarır, şunları söyledi:</p>

<p><i>"Bakın iki olay beni çok üzmüştür ve rencide etmiştir. Bir-iki askerimin, Mehmetçiğimin diri diri yakılması. O alçakların, katillerin ülkemizden çıkması, yakalanmaması ve benim askerimin başına çuval geçirilmesi. Şimdi Trump buraya geliyor. Trump, protesto edilmeyi hak etmiyor mu? Bu kadar Filistinli, İranlı, Orta Doğu'da Müslüman öldürülmüş, katledilmiş, İsrail yapmış, İsrail'e en büyük desteği bu vermiş. 176 tane çocuğu İran'da öldürmüş. Neymiş? Onu protesto etmeyeceğiz. Valla kusura bakmasınlar. Amerika'da Trump daha rahat protesto ediliyor. Ama Türkiye'de edilemiyor."</i></p>

<p><i>Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne ABD bayrağı asılmasına da tepki gösteren Başarır, "Kim, ne hakla Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne Amerikan bayrağını asıyor? Kim asabilir? Cumhuriyet tarihinden bugüne kadar kim bunu yapabildi?"</i> diye konuştu.</p>

<p>Başarır, NATO Zirvesi öncesinde protesto hazırlığında olmayan vatandaşlar ile gazetecilerin gözaltına alındığını öne sürerek, <i>"Ama Trump korunsun diye sokağa çıkmamış, ağzını açmamış, adım atmamış yurttaşlarımız, gazeteciler tutuklandı. Neden tutuklandı? Biz NATO'ya ev sahipliği yapıyoruz ama evin sahipleri rahatsız, evin sahipleri taciz ediliyor. Olacak şey değil."</i> ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/basarirdan-trump-tepkisi-abdde-daha-rahat-protesto-ediliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 08:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/ali-mahir-basarir-9.jpg" type="image/jpeg" length="37282"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu’nun ’kahroluyorum’ paylaşımına yorum yağdı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/kilicdaroglunun-kahroluyorum-paylasimina-yorum-yagdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/kilicdaroglunun-kahroluyorum-paylasimina-yorum-yagdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mutlak Butlan kararıyla CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu, gözaltına alınıp adliyeye sev edilen komedyen Deniz Göktaş için yaptığı paylaşıma vatandaşlardan çok sayıda tepki geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/kilicdaroglunun-kahroluyorum-paylasimina-yorum-yagdi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/kilidcarog.jpg" type="image/jpeg" length="73422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamdi Ulukaya Fenerbahçe'den sonra Erzincanspor'a sponsor oldu]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/hamdi-ulukaya-fenerbahceden-sonra-erzincanspora-sponsor-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/hamdi-ulukaya-fenerbahceden-sonra-erzincanspora-sponsor-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin ünlü yoğurt markası Chobani'nin sahibi Hamdi Ulukaya Fenerbahçe Spor Kulübü ile yaptığı sponsorluk anlaşmasının ardından bu kez de memleketinin takımı  TFF 2. Lig ekibi 24 Erzincanspor ile 'işbirliği anlaşması' imzaladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Haber, Spor</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/hamdi-ulukaya-fenerbahceden-sonra-erzincanspora-sponsor-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/chobani-hamdi-ulukaya.jpg" type="image/jpeg" length="19156"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel: Cemil bey ile bir sorunumuz yok]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/ozgur-ozel-cemil-bey-ile-bir-sorunumuz-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/ozgur-ozel-cemil-bey-ile-bir-sorunumuz-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel:  Cemil Bey'le bir sorunumuz yok. Bugün Cemil Tugay'ın buraya gelmesini zaten beklemeyiz. Partiden istifa etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Özgür Özel Izmir (1)" class="detail-photo img-fluid" height="168" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/ozgur-ozel-izmir-1.jpg" width="300" /></p>

<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, İzmir programı kapsamında görevden alınan İl Başkanı Çağatay Güç'ün irtibat ofisini ziyaret etti. CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın programa katılmamasına ilişkin Özel, "Bugün Cemil Beyin buraya gelmesini zaten beklemeyiz. Partiden istifa etti. O diyor ki dönünce ya da yeni parti kurunca oraya geleceğim. Düşüncesine saygılıyım" dedi.</p>

<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, İzmir programı kapsamında Konak ilçesinde CHP Genel Merkezi tarafından İzmir İl Başkanlığı tarafından görevinden alınan Çağatay Güç'ün irtibat ofisini ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyaretin ardından basın mensuplarının, CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın programa katılmamasına ilişkin sorusunu yanıtladı. Özel, "Cemil beyle bir sorunumuz yok. Cumhuriyet Halk Partisi'deyiz biz. Bugün Cemil Beyin buraya gelmesini zaten beklemeyiz. Partiden istifa etti. O diyor ki dönünce ya da yeni parti kurunca oraya geleceğim. Düşüncesine saygılıyım ama diğer başkanlarımızdan şimdilik böyle bir şey beklemiyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/ozgur-ozel-cemil-bey-ile-bir-sorunumuz-yok</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/ozgur-ozel-izmir-1.jpg" type="image/jpeg" length="75316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gayrettepe metrosunda telefon çalan hırsız serbest bırakıldı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/gayrettepe-metrosunda-telefon-calan-hirsiz-serbest-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/gayrettepe-metrosunda-telefon-calan-hirsiz-serbest-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Gayrettepe metrosunda yolcunun cep telefonunu çaldığı görüntüler ortaya çıkan A.O. 'yu mahkeme adli kontrol hükmüyle serbest bıraktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Metro İstasyonu'nda cep telefonu hırsızlığı kamerada<br />
İstanbul Gayrettepe metrosunda yolcunun cep telefonunu çaldığı görüntüler ortaya çıkan A.O. 'yu mahkeme adli kontrol hükmüyle serbest bıraktı. <a href="https://t.co/fhdIv0Uqxw" rel="nofollow">pic.twitter.com/fhdIv0Uqxw</a></p>
— Tele2 Haber (@tele2haber) <a href="https://x.com/tele2haber/status/2071526245792104574?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 29, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>İstanbul Gayrettepe metrosunda trene binmek üzere olan yolcunun cep telefonunu çaldı. Telefonu çaldığı anlar kameraya yansıyan şüpheli polis tarafından yakalandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay, Şişli Gayrettepe metrosunda 12 Haziran saat 18.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir yolcunun yanına yanaşan şüpheli, trene biniş sırasında yankesicilik yöntemiyle yolcunun cep telefonunu alarak uzaklaştı. Yolcu telefonunun çalındığını anlayınca polise giderek şikayetçi oldu. İ</p>

<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güven Timleri Şube Müdürlüğü’nce yapılan araştırmada ve güvenlik kamera incelemelerinde olayı gerçekleştiren kişinin A.O. olduğu tespit edildi. A.O. yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheli polis merkezindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkeme, A.O. hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar vererek serbest bıraktı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/gayrettepe-metrosunda-telefon-calan-hirsiz-serbest-birakildi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/gayrettepe-metro-hirsiz.jpg" type="image/jpeg" length="61438"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jülide Kural Kadir İnanır’ın vasiyetini gözyaşları içinde okudu]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/julide-kural-kadir-inanirin-vasiyetini-gozyaslari-icinde-okudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/julide-kural-kadir-inanirin-vasiyetini-gozyaslari-icinde-okudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşilçam'ın usta oyuncusu Kadir İnanır 77 yaşında hayata veda ederken, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen anma töreninde duygusal anlar yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Jülide Kural Kadir Inanır" class="detail-photo img-fluid" height="503" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/julide-kural-kadir-inanir.jpg" width="859" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hayat arkadaşı Jülide Kural, Kadir İnanır'ın vasiyetini gözyaşları içinde okudu. Kural, konuşmasında Kadir İnanır'ın hayatı boyunca haksızlıklara karşı durduğunu, adalet ve eşitlik duygusuyla hareket ettiğini anlattı.</p>

<p><strong>VASİYETİNİ AÇIKLADI</strong></p>

<p>Kadir İnanır'ın sadece sinemanın değil, toplumun da önemli bir değeri olduğunu belirten Kural, şöyle dedi:</p>

<p>"Kadir İnanır şöyle bir bakışıyla seyircisinin yıllarca sürecek olan unutulmazıdır. Ve herkesin aslında abisidir, oğludur, sevgilisidir. Dayısıdır, babasıdır ve aslında o halktır. Anadolu'dur ve bütün halkların dostudur. O yüzden de Rum'dur, Türk'tür, Ermeni'dir, Çerkez'dir, Boşnak'tır, Türk'tür Arap'tır ve tabii Kürt'tür. Bu dünyadayken ya da ayrılırken en büyük vasiyetidir memleketine. 'O büyük barışı mutlaka biz halklar kuracağız' der dünyanın en güzel gülümsemesiyle. Vasiyetin sorumluluğumuzdur. Bir gün mutlaka sevgilim."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/julide-kural-kadir-inanirin-vasiyetini-gozyaslari-icinde-okudu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/julide-kural-kadir-inanir.jpg" type="image/jpeg" length="71609"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu'ndan 'Silivri’deki avlumda yeni komşularım var' videosu]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/imamoglundan-silivrideki-avlumda-yeni-komsularim-var-videosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/imamoglundan-silivrideki-avlumda-yeni-komsularim-var-videosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri cezaevinde hücresinin avlusundaki yeni komşularını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Imamoğlu Silivri Avlu" class="detail-photo img-fluid" height="503" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/imamoglu-silivri-avlu.jpg" width="859" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi sosyal medya hesaplarından yapılan video paylaşımda, Ekrem İmamoğlu, Silivri izlenimlerini ve avludaki yeni komşularını anlattı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/imamoglundan-silivrideki-avlumda-yeni-komsularim-var-videosu</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/imamoglu-silivri-avlu.jpg" type="image/jpeg" length="62361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'ın "Ankaralı kızı": Gelince bana da uğra babacığım!]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/trumpin-ankarali-kizi-gelince-bana-da-ugra-babacigim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/trumpin-ankarali-kizi-gelince-bana-da-ugra-babacigim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın biyolojik kızı olduğunu iddia ederek açtığı babalık davası mahkemeden dönen 56 yaşındaki Necla Özmen, pes etmedi. Trump’ın NATO Zirvesi için Ankara’ya geleceğini duyan Özmen, ABD Büyükelçiliği’ne postayla mektup göndererek "babacığı" ile 10 dakikalık bir görüşme talep etti, menüye Türk yemeklerini eklemeyi de ihmal etmedi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'da yaşayan Necla Özmen, geçen yıl ABD Başkanı Donald Trump'ın biyolojik babası olduğunu ileri sürerek babalık davası açmış ancak Ankara 27'nci Aile Mahkemesi, söz konusu iddianın somut delillere dayanmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti. Trump'a olan benzerliğiyle dikkat çeken Özmen, NATO Zirvesi kapsamında başkente gelmesi beklenen ünlü siyasetçiyle görüşebilmek için kolları sıvadı ve ABD Büyükelçiliği'ne postayla bir mektup gönderdi.</p>

<p>Özmen, elçilik kanalıyla ulaştırmak istediği mektubunda şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>"Sayın Baba Donald Trump; NATO Zirvesi için Türkiye'ye geleceğinizi öğrendim. Ziyaretiniz sırasında Ankara'da beni kabul ederseniz çok onur duyarım. Sizinle şahsen tanışmak ve konuşmak en içten dileğimdir. Bu isteğimi kabul edip görüşmeyi kabul ederseniz, beni dünyanın en mutlu kızı yaparsınız"</p>
</blockquote>

<p><strong>"GÖRÜŞEMEZSEK ELBETTE ÜZÜLÜRÜM"</strong></p>

<p>Trump ile bir araya gelmeyi çok istediğini belirten Necla Özmen,</p>

<blockquote>
<p>"Türkiye'yi de Amerika'yı da seviyorum. Trump'ın Ankara'ya geleceğini öğrenince elçilik aracılığıyla görüşme talebimi ilettim. Kabul edilirse çok mutlu olacağım. Onunla tanışmak ve konuşmak istiyorum. Görüşemezsek elbette üzülürüm. Haberini aldığımda çok duygulandım, gözyaşlarımı tutamadım. Gördüğümde ne tepki veririm, bilmiyorum. Onu baba olarak görüyorum ve ona 'babacığım' diyorum. Kendisiyle tanışmayı çok istiyorum. Bu süreçten haberi olup olmadığını da kendisine sormak istiyorum"</p>
</blockquote>

<p>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Görüşmenin gerçekleşmesi halinde Trump'a yaprak sarma gibi Türk mutfağını tanıtmak istediğini söyleyen Özmen,</p>

<blockquote>
<p>"Türkiye'de büyüdüğüm için ona Türk mutfağından lezzetler hazırlamayı düşünüyorum. Ancak güvenlik nedeniyle kendi yemeklerini getirip getirmeyeceğini bilmiyorum. İnşallah gelir, evimi ve yaşantımı görür. Heyecanlıyım. Dört gözle bekliyorum. Daha önce de Beyaz Saray'a mektup göndermiştim. Türkiye'nin parasını ödediği uçakların teslim edilmesini ya da ödenen paranın iade edilmesini de istiyorum. Bu konuda da destek vermesini bekliyorum"</p>
</blockquote>

<p>diye konuştu.</p>

<p><strong>"BANA 5 YA DA 10 DAKİKASINI AYIRSIN"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mektubun ardından Trump'a doğrudan seslenmeyi de ihmal etmeyen Özmen,</p>

<blockquote>
<p>"Sevgili babacığım inşallah sesimi duyarsın. Elçiliğe görüşme talebimi ilettim. Bana 5 ya da 10 dakikasını ayırmasını istiyorum. Kendisiyle konuşmadan hakkımdaki iddialara inanmak istemiyorum. Eğer görüşebilirsem yaşadığım sıkıntıları aşacağıma inanıyorum. İnşallah sesimi duyar ve görüşme fırsatı buluruz" </p>
</blockquote>

<p>diyerek çağrısını yineledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/trumpin-ankarali-kizi-gelince-bana-da-ugra-babacigim</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/b-a-b-a-l-i-k-d-a-v-a-s-i-r-e-d-d-e-d-i-l-e-n-a-n-k-a-r-a-l-i-n-e-c-l-a-1382115-410455.jpg" type="image/jpeg" length="64309"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maden suyu şişeleri yeşil olmasının herkesi şaşırtan nedeni!]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/maden-suyu-siseleri-yesil-olmasinin-herkesi-sasirtan-nedeni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/maden-suyu-siseleri-yesil-olmasinin-herkesi-sasirtan-nedeni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de maden suları yeşil şişelerde satılıyor. Peki bu bir zorunluluk mu? Yoksa alışkanlık mı? İşte yanıtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/maden-suyu-siseleri-yesil-olmasinin-herkesi-sasirtan-nedeni</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/maden-suyu-yeil-1.webp" type="image/jpeg" length="68218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu Ali Mahir Başarır'ın elini sıkmadı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/kilicdaroglu-ali-mahir-basaririn-elini-sikmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/kilicdaroglu-ali-mahir-basaririn-elini-sikmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[21 Mayıs tarihli 'mutlak butlan' kararının ardından ilk kez yan yana gelen Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel, CHP eski milletvekili Orhan Sür için TBMM'de düzenlenen cenaze töreninde tokalaştı. Fakat Kılıçdaroğlu Özgür Özel'in hemen yanında olan Ali Mahir Başarır'ın elini sıkmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel de cenaze törenine katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel'in cenaze töreninde tokalaştıği görüldü. Cenaze törenine CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP'de ihracı istenen eski Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve Muharrem İnce de katıldı.</p>

<p><strong>BAŞARIR'IN ELİNİ SIKMADI</strong></p>

<p>Mutlak Butlan kararıyla CHP'nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun partiden ihraç ettiği Ali Mahir Başarır'ın elini sıkmadığı görüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/kilicdaroglu-ali-mahir-basaririn-elini-sikmadi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/aiiskcjasc.jpg" type="image/jpeg" length="18005"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu'nun İstanbul programı erteleme gerekçesine tepki yağdı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/kilicdaroglunun-istanbul-programi-erteleme-gerekcesine-tepki-yagdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/kilicdaroglunun-istanbul-programi-erteleme-gerekcesine-tepki-yagdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mahkemenin 'Mutlak Butlan' kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun İstanbul programı iptal edildi. Kemal Kılıçdaroğlu, programın iptaliyle ilgili sosyal medya hesabı X'den bir paylaşım yaptı. Kılıçdaroğlu'nun gerekçesine ve kendisine yüzlerce tepki yağdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/kilicdaroglunun-istanbul-programi-erteleme-gerekcesine-tepki-yagdi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/kk-tepki-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="35085"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu'ndan 23 Haziran mesajı: Sandık kurulacak, millet kazanacak]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/imamoglundan-23-haziran-mesaji-sandik-kurulacak-millet-kazanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/imamoglundan-23-haziran-mesaji-sandik-kurulacak-millet-kazanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekrem İmamoğlu 23 Haziran 2019 İstanbul seçimlerinin üçüncü yılı dolayısıyla bir video paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Imamoğlu 23 Haziran" class="detail-photo img-fluid" height="503" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/imamoglu-23-haziran.jpg" width="859" /></p>

<p>CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin sosyal medya hesabı aracılığıyla 23 Haziran 2019 İstanbul seçimlerinin üçüncü yılı dolayısıyla bir video paylaştı. İmamoğlu, “Ne yaparlarsa yapsınlar, millet cevabını yine verecek. Sandık kurulacak, millet kazanacak” dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabından Ekrem İmamoğlu'nun tekrarlanarak 23 Haziran 2019 tarihinde yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yıl dönümü nedeniyle mesajı paylaşıldı. İmamoğlu, seçim sürecine ilişkin görüntülerin yer aldığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“23 Haziran 2019…</p>

<p>Hukuksuzluğa karşı milletin cevabının olduğu gün…</p>

<p>Ne yaparlarsa yapsınlar, millet cevabını yine verecek.</p>

<p>Sandık kurulacak, millet kazanacak!”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/imamoglundan-23-haziran-mesaji-sandik-kurulacak-millet-kazanacak</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/imamoglu-23-haziran.jpg" type="image/jpeg" length="73167"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli Takımın 'Milliliği' nerede?]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/milli-takimin-milliligi-nerede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/milli-takimin-milliligi-nerede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sırf Cumhurbaşkanı oğlu olması sıfatıyla, Spor Bakanını, Futbol Federasyonu Başkanını, Milli Takım Teknik Direktörünü yanına dizip açıklama yapan Bilal Erdoğan'a, sporu siyasete alet eden AKP yönetimine tepkiler dinmiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir yanda Dünya Kupası maçları öncesi Türkiye Futbol Federasyonu resmi sayfasından "marşlar, İHA'lar, SİHA'lar, savaş klipleri, Erdoğan ve milli futbol takım görüntüleri" ile AKP propagandası yayımlayan İbrahim Hacosmanoğlu, Diğer yanda hiçbir resmi vasfı olmayan Bilal Erdoğan'dan talimat alan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak. Ve ne olduğuna şaşkın şakın bakan İtalyan Teknik Direktör Montella.</p>

<p>AKP’nin kendi gençliğini yaratma hedefiyle kurduğu, başında Bilal Erdoğan’ın bulunduğu vakfa tüm kapılar ardına kadar açılıyor. Liyakatın yok edildiği bir düzende Ömer Faruk Eminağaoğlu, "Milli takımın 'milliliği' nerede? diye soruyor ve şöyle diyor:</p>

<p>"TÜGVA başkanı Bilal Erdoğan bile, Spor Bakanı'na, Federasyon Başkanı'na, Teknik Direktör'e ayar verebiliyorsa,<br />
Milli takım, AKP için reklam malzemesi yapılıyorsa,<br />
Sahada ulusal kimlik yerine, din ve siyaset sergileniyorsa,<br />
Futbolcular, sahada değil, sadece mağaza reklamlarında boy gösteriyorsa,<br />
Milli takımın, "milliliği" nerede...<br />
Yozlaşma her yerde...<br />
Sonuçta da,<br />
İşte iki maçta, iki yenilgi, sıfır gol, sıfır puan ve eve dönüş bileti! "</p>

<p>İşte bu görüntülere tepkilerden bazıları:</p>

<p></p>

<p><img height="431" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/image-1391.png" width="859" /><img height="391" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/image-1393.png" width="667" /><img height="729" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/image-1394.png" width="631" /><img height="418" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/image-1388.png" width="710" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="484" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/image-1389.png" width="678" /></p>

<p><img height="183" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/image-1390.png" width="650" /></p>

<p><img height="258" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/image-1392.png" width="659" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/milli-takimin-milliligi-nerede</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/bilal-erdogan-bakan-tff.jpg" type="image/jpeg" length="50312"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Hakemin saatini çaldı' diye Paraguaylı futbolcunun günahını aldılar]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/hakemin-saatini-caldi-diye-paraguayli-futbolcunun-gunahini-aldilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/hakemin-saatini-caldi-diye-paraguayli-futbolcunun-gunahini-aldilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'ye golü atan Paraguaylı futbolcu Matias Galarza, maçın 45. dakikasında hakemin kolundan düşen saati yerden alıp koluna taktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/hakemin-saatini-caldi-diye-paraguayli-futbolcunun-gunahini-aldilar</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/paraguay-kapak-hakem-saat.jpg" type="image/jpeg" length="77158"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arınma ekibi! Varan 2: 'Seyyar iftiracı' CHP Genel Merkezi'nde]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/arinma-ekibi-varan-2-seyyar-iftiraci-chp-genel-merkezinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/arinma-ekibi-varan-2-seyyar-iftiraci-chp-genel-merkezinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mahkemenin atamasıyla partinin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu sürekli bir 'Arınma' sözü ederken, şaibeli bir isim daha genel merkezde boy gösterdi. CHP ve CHP’liler aleyhine ifade veren isimlerden biri olarak öne çıkan Tolgahan Erdoğan da CHP Genel Merkezi'nde.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/arinma-ekibi-varan-2-seyyar-iftiraci-chp-genel-merkezinde</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/tolgahan-erdogan.jpg" type="image/jpeg" length="43426"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arınma ekibi! Varan1: Haluk Kırcı ile aynı masada]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/arinma-ekibi-varan1-haluk-kirci-ile-ayni-masada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/arinma-ekibi-varan1-haluk-kirci-ile-ayni-masada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kemal Kılıçdaroğlu'nun danışmanı Ramazan Kubat'ın genel merkezdeki bozkurtlu fotoğrafında yer alan Ayhan Akgül'ün, 7 TİP'li öğrencinin katillerinden Haluk Kırcı ile aynı masada fotoğrafı ortaya çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/arinma-ekibi-varan1-haluk-kirci-ile-ayni-masada</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/3-butlanci-arinma.jpg" type="image/jpeg" length="73757"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bankalar yeni faizsiz kredi paketi açıkladı! İşte banka banka kredi listesi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/bankalar-yeni-faizsiz-kredi-paketi-acikladi-iste-banka-banka-kredi-listesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/bankalar-yeni-faizsiz-kredi-paketi-acikladi-iste-banka-banka-kredi-listesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayram sonrası bankalar, sıfır faizli nakit avans ürünlerinden, yüzde 0,99 ve yüzde 1,99'dan başlayan ihtiyaç kredilerine ve 3 ay ertelemeli paketlere kadar pek çok seçeneği devreye soktu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2>İşte bankaların faizsiz ve düşük faizli kredi listesi:</h2></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/bankalar-yeni-faizsiz-kredi-paketi-acikladi-iste-banka-banka-kredi-listesi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/banka-kredi.jpg" type="image/jpeg" length="52951"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zeynep Dönmez reklam panosuna takılıp sakatlandı maçtan çekildi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/zeynep-donmez-reklam-panosuna-takilip-sakatlandi-mactan-cekildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/zeynep-donmez-reklam-panosuna-takilip-sakatlandi-mactan-cekildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli tenisçi Zeynep Sönmez, Tatjana Maria ile partnerlik yaptığı Roland Garros çiftler maçında dizinden yaşadığı sakatlık sebebiyle maçtan çekildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber, Spor</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/zeynep-donmez-reklam-panosuna-takilip-sakatlandi-mactan-cekildi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/05/zeynep-sonmez-3.jpg" type="image/jpeg" length="68497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin kurucu partisi CHP'nin polis zoruyla boşaltılmasından tarihe geçecek kareler]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/turkiyenin-kurucu-partisi-chpnin-polis-zoruyla-bosaltilmasindan-tarihe-gececek-kareler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/turkiyenin-kurucu-partisi-chpnin-polis-zoruyla-bosaltilmasindan-tarihe-gececek-kareler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[13 yıl yıl yönettiği partisine mahkeme kanalıyla kayyım genel başkan olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'ne icra yoluyla polis yolladı.  Polis, Atatürk'ün, Türkiye'nin kurucu partisi  CHP Genel Merkez binasına otopark girişindeki zincirleri, ardından da demir kapıyı kırıp, biber gazı ve plastik mermi kullanarak girdi, binayı zorla boşalttı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'nin demokrasi tarihine utanç fotoğrafları olarak kazınacak bu kareler kaldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/turkiyenin-kurucu-partisi-chpnin-polis-zoruyla-bosaltilmasindan-tarihe-gececek-kareler</guid>
      <pubDate>Sun, 24 May 2026 19:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/05/kapak-chp-isgali-polis.jpg" type="image/jpeg" length="35576"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
