<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tele2 Haber - Son Dakika Haberler, Güncel Gelişmeler ve Analiz</title>
    <link>https://www.tele2haber.com</link>
    <description>Tele2 Haber ile Türkiye ve dünyadan en güncel son dakika haberleri, tarafsız analizleri ve özel dosyaları takip edin. Gerçek ve hızlı haberin adresi Tele2 Haber.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tele2haber.com/rss" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 22 Aug 2026 01:35:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/rss"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel’den Trabzon’da 'iktidar' mesajı! 'YENİ Parti'yi bu yüzden kurduk']]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/ozgur-ozelden-trabzonda-iktidar-mesaji-yeni-partiyi-bu-yuzden-kurduk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/ozgur-ozelden-trabzonda-iktidar-mesaji-yeni-partiyi-bu-yuzden-kurduk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin kurulmasının ardından Karadeniz’deki ilk ziyaretini Trabzon’a gerçekleştirdi. Trabzon’un en çok ziyaret çağrısı aldıkları kentlerin başında geldiğini söyleyen Özel, “YENİ Parti’yi bir partimiz olsun diye değil, iktidar olsun diye kurduk. Artık sorunları biliyoruz demeye değil, çözüyoruz demeye geldik” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin kurulmasının ardından Karadeniz’deki ilk ziyaretini Trabzon’a yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Havalimanında partililer tarafından alkışlarla karşılanan Özel, Trabzon’un en fazla ziyaret çağrısı aldıkları kentlerden biri olduğunu belirterek Karadeniz programının Rize, Artvin ve Giresun ile devam edeceğini açıkladı. Özel, YENİ Parti’nin bundan sonraki süreçte sorunları dile getiren değil, çözüm önerileriyle iktidara hazırlanan bir parti olacağını söyledi.</p>

<p><strong>Özel, Trabzon'a inmesinin ardından ilk açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:</strong></p>

<p>Gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ediyoruz. Bugün Trabzon'dayız. Bir tarafımızda il başkanımız, bir tarafımızda milletvekilimiz, arkamızda örgütümüz. YENİ Parti olarak büyük bir enerjiyle, yeni bir enerjiyle Karadeniz'de Trabzon'dan başlıyoruz.</p>

<p>Partimiz kurulduktan beri herhalde üçüncü il ziyaretimiz bu ve Karadeniz'e ilk ziyaretimiz. Yeni parti yeni bir heyecanla hele hele en çok nerede heyecan var derseniz, en çok çağrı aldığımız bizim burada gelin bizim buradan başlayın diye en çok çağrı aldığımız illerin başında Trabzon var, Rize var, Artvin var, Giresun var. Karadeniz'e başlıyoruz.</p>

<p>Bugün yarın Trabzon ve Rize'deyiz. Önümüzdeki hafta Artvin'de ardından Giresun'da da olacağız. Türkiye'nin dört bir yanındaki büyük heyecanı burada da yaşıyor olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.</p>

<p><br />
<strong>"TRABZON'UN YENİ PARTİSİNİ GETİRDİK"</strong><br />
İlk başta birkaç ay hep birlikte büyük üzüntüler çektik. Çok üzüldük, çok kırıldık, çok kızdık. Ama YENİ Parti ile birlikte artık tüm bunları geride bıraktık. Önümüze bakıyoruz. Trabzon'un, Karadeniz'in güzel insanlarına Karadeniz'in YENİ partisini getirdik. Trabzon'un YENİ Partisini getirdik.</p>

<p><strong>"YENİ PARTİ'Yİ İKTİDAR OLSUN DİYE KURDUK"</strong><br />
Artık YENİ Parti bir muhalefet partisi değil, bunu herkes bilsin. YENİ Partiyi biz bir partimiz olsun diye değil, iktidar olsun diye kurduk. Trabzon'un sesini duysun, Karadeniz'in sesini duysun, sorunlarını çözsün diye kurduk.</p>

<p><strong>"ÇÖZÜYORUZ DEMEYE GELDİK"</strong><br />
Artık her sene gelip "çay üreticisinin sıkıntısını biliyoruz, fındık üreticisinin derdini duyuyoruz" demeye değil; "çözüyoruz" demeye geldik. YENİ Parti böyle bir partidir.</p>

<p><strong>"ELBETTE CHP'LİLERİN YENİ PARTİSİ AMA..."</strong><br />
YENİ Parti elbette Cumhuriyet Halk Partililerin YENİ Partisi ama bütün demokratların yeni partisidir. Karadeniz'in yeni partisidir, iktidar partisidir YENİ Parti. 25 yıllık yorulmuş bir iktidar var. Onlarla da uğraşmaya, didişmeye niyetimiz yok artık. Artık önümüzde yol haritamızı anlatmaya, iktidarımızı nasıl kuracağımızı, nasıl yöneteceğimizi anlatmaya, yüzleri nasıl güldüreceğimizi anlatmaya ihtiyaç var.</p>

<p><br />
<strong>"GERİDE BIRAKILMIŞ HERKESİ YANIMIZA ALACAĞIZ"</strong><br />
Bundan sonra yapılmayanı yapacağız. Geride bırakılmış herkesi yanımıza alacağız. Kimseyi kıyıda köşede bırakmayacağız. Milliyetçilerin de yeni partisi, bütün demokratların, bütün Karadeniz'in yeni partisi, muhafazakarların yeni partisi, Lazların da yeni partisi, Kürtlerin de yeni partisi.</p>

<p>Bütün Türkiye'nin yeni partisi yola çıktı. Bütün sorunları hep birlikte kardeşlikle çözeceğiz. Omuz omuza çözeceğiz, kol kola çözeceğiz. Hedefimiz 100 yıl önce olduğu gibi 100 yıl sonra bir büyük kalkınmayı hep birlikte başlatmaktır. Yoksulluğu bitirmektir, işsizliği bitirmektir, herkesin yüzünü güldürmektir.</p>

<p>YENİ Partimiz Karadeniz'e hayırlı uğurlu olsun. Trabzon'da bundan sonra yeni partimizle birlikte en güzel günleri hep birlikte yaşayacağız. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/ozgur-ozelden-trabzonda-iktidar-mesaji-yeni-partiyi-bu-yuzden-kurduk</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-21-135308.png" type="image/jpeg" length="63531"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli İsrail’in BM üyeliği askıya alınmalı” dedi, 7 maddelik plan önerdi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/bahceli-israilin-bm-uyeligi-askiya-alinmali-dedi-7-maddelik-plan-onerdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/bahceli-israilin-bm-uyeligi-askiya-alinmali-dedi-7-maddelik-plan-onerdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'in, Suriye’nin İdlip kırsalındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne yönelik saldırısına tepki gösteren MHP lideri Bahçeli, İsrail'in saldırgan politikalarının uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi gerektiğini kaydetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İsrail yönetimine çağrımız nettir; Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan, ülkemizin millî güvenlik alanlarına dolaylı veya doğrudan müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden ve Türkiye karşıtı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir" diyerek Ortadoğu’da yeni bir güvenlik ve barış mimarisi kurulması için 7 maddelik plan önerdi.</p>

<p>Bahçeli, Suriye’nin Türkiye sınırındaki İdlip kırsalında Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne yönelik saldırısına tepki gösterdi. Yazılı bir açıklama yapan Bahçeli, saldırıyı "hukuka, barışa ve bölgesel huzura yönelik kabul edilemez bir saldırı" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Bahçeli, İsrail'in saldırgan politikalarına karşı uluslararası yaptırım sürecinin başlatılması gerektiğini vurguladı. MHP lideri bu kapsamda İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) üyeliğinin askıya alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>"MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI GENİŞLEMELİ"</strong><br />
Bahçeli’nin Ortadoğu’da yeni bir güvenlik ve barış mimarisi kurulması için önerdiği planının ilk maddesini, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın genişletilmesi oluşturdu.</p>

<p>Bahçeli, üç ülkenin başlattığı güvenlik iş birliğinin daha fazla ülkenin katılımıyla büyütülmesini ve daha önce gündeme getirdiği “Kudüs Paktı” fikrine dönüştürülmesini önerdi.</p>

<p>Bu yapının, İsrail saldırganlığının hedefi olduğunu belirttiği ülkeleri ve bölgeleri kapsayacak şekilde genişletilerek bir “İslam Barış Gücü” haline getirilmesini istedi.</p>

<p>Bahçeli ikinci maddede, ABD, Rusya, Çin ve Avrupa Birliği’nin yer alacağı geçici bir “Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi” kurulmasını önerdi.</p>

<p><strong>Bahçeli'nin açıklamasının tamamı şöyle:</strong></p>

<p>"18 Ağustos 2026 tarihinde İdlib şehri kırsalında yer alan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne Suriye’nin altyapısı ve yeteneklerini hedef alan, toprak bütünlüğü ve birliğini ihlal eden İsrail saldırısı, devletlerin egemenlik haklarına, toprak bütünlüğüne ve uluslararası hukuka aykırı küstah tavrının yeni bir göstergesi olmuştur.</p>

<p>İster tarihi yayılmacılığının ve hukuk tanımazlığının tezahürü, isterse de yaklaşan seçimlere dönük bir girişim olsun; yapılan hukuka, barışa ve bölgesel huzura yönelik kabul edilemez bir saldırıdır. Türkiye karşıtlığını her geçen gün daha da tırmandırırken uluslararası desteğini ve meşruiyetini giderek kaybeden İsrail yönetimine çağrımız nettir.</p>

<p>Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan, ülkemizin millî güvenlik alanlarına dolaylı veya doğrudan müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden ve Türkiye karşıtı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir.</p>

<p><strong>"TÜRKİYE ÇATIŞMA ARAYAN BİR ÜLKE DEĞİLDİR"</strong><br />
Türkiye çatışma arayan bir ülke değildir. Bununla birlikte, kendisine yönelen tehditleri görmezden gelecek, egemenlik haklarının ihlal edilmesine seyirci kalacak veya millî güvenliğini başkalarının insafına bırakacak bir ülke hiç değildir.<br />
İsrail’in Suriye sahasında Türkiye’nin güvenlik çıkarlarıyla kesişen hamleleri, Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlamaya dönük arayışları ve bölgesel parçalanmayı teşvik eden yaklaşımları dikkatle takip edilmektedir.</p>

<p>İsrail yönetiminin, Türkiye’nin barış ve istikrar üretme kapasitesini kendisine yönelik bir tehdit gibi algılaması vahim bir stratejik hatadır. Türkiye’nin amacı İsrail dâhil hiçbir ülkeyle savaşmak değildir. Ancak hiç kimse Türkiye’nin barış iradesini zafiyet, itidalini acziyet, diplomasiyi önceleyen yaklaşımını caydırıcılıktan yoksunluk olarak yorumlama hatasına da düşmemelidir.</p>

<p>Türkiye, Terörsüz Türkiye hedefiyle iç cephesini tahkim ederken, komşularının istikrarını kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçası saymakta; diplomasi, arabuluculuk, ekonomik iş birliği, insani yardım ve bölgesel sahiplenme üzerinden barış üretmeye çalışmaktadır. İsrail yönetimi ise Gazze’den Lübnan’a, Suriye’den İran’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada kriz, çatışma ve insani yıkımla anılmaktadır. Terörsüz Türkiye’de alınan mesafe, terörsüz bölge yolunda yaşanan olumlu gelişmeler kaos ve çatışma ikliminden beslenen İsrail’in dengelerini sarsmış, oyunlarını bozmuştur. İsrail yönetiminin izlediği saldırgan ve yayılmacı siyaset, bütün bölgenin geleceğini tehdit eden başlıca güvenlik sorunlarından birine dönüşmüştür.</p>

<p>Son yıllarda Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler; insan hakları ihlallerinin zirve yaptığı ve uluslararası hukukun giderek daha fazla aşındığı, siyonist yayılmacılığın endişeleri artırdığı bir süreci ifade etmektedir. İsrail hükümetinin işgal politikalarını genişleten teolojik sapkınlığı, sivilleri hedef alan hukuka aykırı askeri operasyonları ve Türkiye’ye dönük tehditkâr açıklamaları, bölgesel barış ve güvenlik açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.</p>

<p>Bu süreçte Netanyahu’nun dini kimliği ve Yahudiliği siyasi hedefler doğrultusunda araçsallaştıran söylemleri de, hem dinin evrensel ahlaki değerlerine hem de Yahudi toplumunun tamamına mal edilemeyecek, siyasi tercihlerin dinle özdeşleştirilmesi riskini beraberinde getirmiştir. İsrail, mevcut yönetim eliyle yalnızca bölge için değil, bütün insanlık için bir tehdit kaynağı hâline gelmiştir. Bu yönüyle İsrail’in bölgede telafisi imkânsız sonuçlar doğuracak saldırganlıklardan vaz geçmesi ve hukuk zeminine çekilmesi zorunlu hale gelmiştir.</p>

<p>Komşularıyla iyi ilişkiler geliştiren, diplomasiyi etkin şekilde kullanan, bölgesinde barış ve istikrar kaynağı haline gelen Türkiye’nin, İsrail’in ortaya çıkardığı bu vahim tablo karşısındaki tutumu açıktır. Türkiye, her zaman olduğu gibi savaşın değil barışın, işgalin değil egemenliğin, parçalanmanın değil toprak bütünlüğünün, hukuksuzluğun değil uluslararası hukukun tarafında yer almaktadır.</p>

<p>Türkiye’nin yürüttüğü akılcı ve insani dış politikanın esası; barış, kardeşlik ve adalet zemininde bölgemizde huzur ve istikrarı kalıcı hâle getirmek, Türkiye’nin hak ve menfaatlerini kararlılıkla korurken komşularımızın da egemenlik ve güvenliğine saygı gösterilen bir “huzur kuşağı” oluşturmaktır. Türkiye’nin güçlenmesinden, terörden arınmasından, komşularıyla normalleşmesinden ve bölgesinde istikrar üretmesinden rahatsız olan hiçbir hesabın başarı şansı olmayacaktır.</p>

<p><strong>"İSRAİL PROVOKATİF ADIMLAR ATMAKTAN VAZGEÇMELİ"</strong><br />
İsrail yönetimi bilmelidir ki Suriye sahasını sürekli genişleyen bir askerî müdahale alanına dönüştürmek, bölgesel güvenliği sağlamayacak; aksine İsrail’in çevresindeki istikrarsızlık ve husumet çemberini daha da genişletecektir. İsrail, Suriye üzerinden Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerini sınamaktan ve bölgemizi yeni gerilimlere sürükleyecek provokatif adımlar atmaktan vazgeçmelidir. Suriye’nin etnik, dinî veya mezhepsel fay hatları üzerinden parçalanmasını hedefleyen her girişimin, Suriye ile birlikte bütün bölgeye istikrarsızlık getireceği unutulmamalıdır.</p>

<p>Suriye topraklarında kalıcı işgal alanları oluşturulması, fiilî sınırların değiştirilmesi, tampon bölgelerin genişletilmesi veya herhangi bir etnik ve mezhebî unsurun jeopolitik amaçlarla araçsallaştırılması, Türkiye açısından kabul edilemezdir. Suriye’de güçlü, egemen, bütünlüğünü koruyan ve kendi vatandaşlarıyla sağlam bir hukuk ilişkisi kuran bir devlet yapısı tüm bölge ülkelerinin hayrına olacaktır.</p>

<p>Gelinen noktada Netanyahu yönetiminin tasfiyesi önem arz etse de İsrail’de yeni Netanyahular yaratacak yapısal ve politik iklimin ortadan kaldırılması esas olmalıdır. Bu amaçla yumuşak ve sert güç unsurlarının akıllı güce dönüştürülmesi; başta bölge ülkeleri olmak üzere uluslararası örgütlerin ve diğer devletlerin insanlık düşmanı politikaların kalıcı bir şekilde ortadan kaldırılması için çaba harcaması gerekmektedir.</p>

<p><strong>"İSRAİL’İN BM ÜYELİĞİNİN ASKIYA ALINMALI"</strong><br />
Bu doğrultuda uluslararası yaptırım sürecinin başlatılması; başta silah olmak üzere insanî ihtiyaçlar dışında ekonomik yaptırım kararlarının hayata geçirilmesi, İsrail’in BM üyeliğinin askıya alınması, teolojik sapkınlıklarının devlet kurumsallığından temizlenmesi için dünya Museviliğinin görev üstlenmesi, ayrıca barış yanlısı sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi ve güçlendirilmesi, bu amaçla dünya Yahudiliği ve diasporası ile birlikte siyasî, ticarî ve dinî grupların göreve çağırılması bölgesel barış için önemli bir işlev görecektir. Diğer yandan istikrarsızlığı besleyen başta ABD olmak üzere büyük güçlerin İsrail’e koşulsuz desteği son bulmalıdır. Netanyahu haydutluğuna karşı uluslararası siyasette ortak bir dil ve söylem inşa edilmelidir.</p>

<p>Bölge devletlerinin neredeyse tamamı İsrail’i hayatî bir ulusal güvenlik sorunu olarak görürken, İsrail’in kendini güvende hissetmesinin mümkün olmayacağı unutulmamalıdır.</p>

<p>İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında sürdürdüğü askerî faaliyetler, Suriye ve Lübnan’a yönelik müdahaleleri, İran’la yaşanan çatışma süreci, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs eksenindeki gelişmeler ve bölgesel aktörlerin etnik, dinî ve mezhepsel fay hatları üzerinden yeniden şekillendirilmesi, daha geniş bir jeopolitik ve güvenlik denklemine işaret etmektedir. Orta Doğu’da yaşanan mevcut krizlerin Filistin meselesiyle sınırlı, dönemsel veya iki taraflı bir çatışma olarak ele alınamayacağı açıktır. Bu nedenle İsrail’in mevcut politika setinin sonuçları, Filistin halkının maruz kaldığı ağır insani kayıplar yanında; bölgesel devletlerin egemenliği, uluslararası hukukun işlerliği, enerji ve ticaret güvenliği, küresel güç dengeleri ve Türkiye’nin millî güvenliği bakımından da değerlendirilmelidir. Bu doğrultuda İsrail’in güvenlik üretme iddiasıyla uyguladığı politikalar, uzun vadede güvenlikten ziyade istikrarsızlık, meşruiyet kaybı ve yeni çatışma alanları üretmektedir.</p>

<p>Filistin meselesinin çözümü ise bu bölgesel güvenlik mimarisinin merkezinde bulunmaktadır. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulması ve iki devletli çözümün uluslararası toplum tarafından güçlü biçimde desteklenmesi, yalnızca Filistin halkının siyasî geleceği açısından değil; Suriye, Lübnan ve Ürdün başta olmak üzere bölgedeki devletlerin normalleşmesi ve yeniden kurumsallaşması açısından da önem taşımaktadır. Bu nedenle Filistin’de kalıcı bir siyasî çözüm sağlanmadan Orta Doğu’da sürdürülebilir bir güvenlik mimarisi kurulması son derece güçtür.</p>

<p>Türkiye bakımından da mesele, Filistin halkına yönelik insani ve ahlaki sorumlulukla sınırlı değildir. İsrail’in bölgesel yayılmacılığının Suriye, Lübnan, Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve enerji koridorları üzerinden oluşturduğu sonuçlar; Türkiye’nin sınır güvenliği, egemenlik hakları, deniz yetki alanları ve bölgesel nüfuzu bakımından doğrudan stratejik sonuçlar doğurmaktadır. Bu sebeple Türkiye’nin güvenlik perspektifinin kendi sınırlarının hemen ötesindeki tehditlerle sınırlı tutulmaması; Filistin’den Doğu Akdeniz’e, Suriye’den Körfez’e uzanan bütüncül bir bölgesel güvenlik yaklaşımı içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin çok taraflı diplomasi, uluslararası hukuk, bölgesel iş birliği ve caydırıcı savunma kapasitesini birlikte kullanan bir strateji izlemesi hem millî güvenliğin korunması hem de bölgesel barışın tesis edilmesi açısından önem taşımaktadır.</p>

<p>İsrail’in etkisizleştirilmesi, bir devletin veya halkın ortadan kaldırılması değil; uluslararası hukuka aykırı eylemlerin siyasî, ekonomik, diplomatik ve hukukî araçlarla sınırlandırılması ve saldırgan politikaların sürdürülemez hâle getirilmesi anlamında ele alınmalıdır. Kalıcı barışın yolu, herhangi bir toplumun güvenliğini ortadan kaldırmaktan değil, bütün bölge halklarının güvenliğini birbirinin alternatifi olmaktan çıkarmaktan geçmektedir.</p>

<p>Dış politikamızın esası; medeniyet anlayışımızın özünü teşkil eden barış, kardeşlik ve adalet zemininde, bölgemizde ve dünyada huzur ve istikrarı sürekli kılmak, uluslararası iş birliğini, karşılıklı saygı ve dostluğu yaymak ve geliştirmek, çok yönlü ve çok boyutlu bir diplomasi yürütmek suretiyle ülkemizin hak ve menfaatlerini her platformda korumak, bu doğrultuda şahsiyetli bir dış politika izlemektir.</p>

<p>Bu bağlamda Türkiye’nin önünde bölgesel düzenin yeniden kurulmasına katkı sunan bir aktör olma sorumluluğu bulunmaktadır. Küresel güçlerin İsrail’e yönelik koşulsuz siyasî ve askerî destek yerine uluslararası hukuku ve insan haklarını merkeze alan dengeli bir yaklaşım benimsemeleri; Birleşmiş Milletler sisteminin etkinliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel istikrar bakımından önemli bir başlangıç noktası olacaktır. Zira koşulsuz siyasî ve askerî destek İsrail’i daha güvenli hâle getirmemiş; aksine mevcut yönetimin hukuk dışı uygulamalarını cesaretlendirmiştir.</p>

<p>Biz bölgemizin haritalarının yeniden çizilmesini değil sınırların güvence altına alınmasını; devletlerin parçalanmasını değil kurumsal olarak güçlenmesini; toplumların birbirine düşman edilmesini değil ortak refahın büyütülmesini arzu ediyoruz. İsrail yönetimi tercihini yapmak zorundadır: Ya çatışma ve yayılmacılık sarmalını derinleştirerek bölgenin kriz ve katliam merkezi olmayı sürdürecek ya da uluslararası hukuka, komşularının egemenliğine ve Filistin halkının meşru haklarına saygı göstermeyi seçecektir. Birinci yol İsrail’e daha fazla yalnızlık, daha fazla düşmanlık, daha ağır ekonomik ve siyasi maliyetler getirecektir. İkinci yol ise hem İsrail halkının hem Filistinlilerin hem de bütün bölge halklarının geleceği açısından gerçekçi ve makul yol olacaktır.</p>

<p>Türkiye’nin istikameti bellidir ve değişmeyecektir. Terörsüz Türkiye hedefiyle içeride kardeşliğimizi ve millî birliğimizi güçlendirecek; sınırlarımızın ötesinde barış, istikrar ve egemen devlet düzenini savunacak; Filistin’in haklı davasının yanında duracak; Suriye’nin toprak bütünlüğünü destekleyecek; Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta millî haklarımızdan taviz vermeyecek; ülkemize yönelen her tehdide karşı caydırıcılığımızı gösterecektir.</p>

<p>Orta Doğu’nun geleceği, askerî üstünlüğün veya tek taraflı güvenlik anlayışının değil; hukuk, adalet, egemen eşitlik, karşılıklı güven ve ortak güvenlik ilkelerinin belirleyici olduğu yeni bir bölgesel düzenin kurulmasına bağlıdır. Türkiye’nin tarihî tecrübesi, jeopolitik konumu ve diplomatik kapasitesi, bu yeni bölgesel düzenin oluşumunda önemli bir rol üstlenmesine imkân vermektedir. Bu rol çok taraflı diplomasi, hukukî girişimler, bölgesel ortaklıklar, ekonomik ve diplomatik araçlar, insani yardım ve gerektiğinde caydırıcı güç unsurlarının koordineli biçimde kullanılmasıyla somutlaştırılmalıdır.</p>

<p>Dış politikamızın barış, kardeşlik, adalet, karşılıklı saygı ve uluslararası hukuk eksenindeki temel yaklaşımı da bu bütüncül stratejinin dayanağını oluşturmaktadır. Dolayısıyla bugün gelinen aşamada sorun, İsrail’in mevcut politikalarına nasıl karşılık verileceğinden ibaret değildir. Asıl mesele, Orta Doğu’da savaşların ve işgallerin tekrar üretilemeyeceği, devletlerin egemenliklerinin güvence altında olduğu, sivillerin korunmasının tartışmasız bir ilke kabul edildiği yeni bir bölgesel düzenin nasıl kurulacağıdır.</p>

<p><strong>7 MADDELİK PLAN</strong><br />
Bu kapsamda bize göre;</p>

<p>1.Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye ortaklığında imzalanan “Mekke Anlaşması” ile üye ülkelerin egemenlik haklarını korumak ve ortak coğrafyada yeni bir güvenlik mimarisi oluşturmak mümkün olabilecek, üç ülkenin güçlerini birleştirme inisiyatifiyle hayata geçen bu girişimin üye sayısının artırılması suretiyle de “Kudüs Paktı” önerimizle ulaşmak istediğimiz İslam ülkelerinin ortak güvenlik ve savunma inisiyatifi kazanması, İsrail saldırganlığının hedefi olan bütün ülkeleri ve bölgeleri kapsayan bir savunma iş birliğiyle “İslam Barış Gücüne” dönüştürülmesi sağlanmalıdır.</p>

<p>2.Üye ülkelerle birlikte daha önce önerdiğimiz Dünya Barış Konseyi'nden mülhem geçici bir ABD, Rusya, Çin ve AB’den oluşan Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi oluşturulmalı, süratle bölgede istikrar sağlanması hedeflenmelidir.</p>

<p>3.Orta Doğu'da yaşanan krizler, geçici ateşkes girişimleriyle çözülemeyecek kadar derin ve çok boyutlu bir hâl almıştır. Bu nedenle bölgesel güvenliği bütüncül bir yaklaşımla ele alacak, sürekliliği olan bir diyalog mekanizmasının oluşturulması gerekmektedir. Bu kapsamda Türkiye'nin girişimiyle, Birleşmiş Milletler himayesinde ve Ortadoğu Barış Koalisyonu/konseyiyle dirsek temasında olan Ortadoğu Güvenlik ve Barış Konferansı toplanmalı; Filistin’de iki devletli kalıcı barışın tesis edilmesi ve Ortadoğu’nun barış ve istikrar iklimine kavuşması için yol haritası belirlenmelidir.</p>

<p>4. Türkiye tarafından bölgesel güvenlik anlayışına yön veren ilkeleri ortaya koyan, barış ve huzur iklimini merkeze alan “Ankara Deklarasyonu" ilan edilmelidir. Ayrıca Türkiye, İsrail’den kendisine yönelik olası bir hasmane saldırıya karşı asla tepkisiz kalmayacağını, doğabilecek sonuçlardan Türkiye’nin sorumlu olmayacağını ilan etmelidir. Aynı zamanda, dünya Yahudiliğine zor zamanlarında kucak açmış bir millet olarak, İsrail yönetiminin bir katilin eline kalmasından üzüntü ve endişe duyulduğu da vurgulanmalıdır.</p>

<p>5. Geçmiş çatışma tecrübeleri göstermektedir ki uluslararası denetim mekanizması bulunmayan ateşkesler uzun ömürlü olamamaktadır. Bu nedenle Birleşmiş Milletler çatısı altında oluşturulacak tarafsız bir “Uluslararası Ateşkes Gözlem Misyonu” oluşturulmalıdır. Bu misyon; ateşkes ihlallerini kayıt altına almalı, insani yardım koridorlarının güvenliğini denetlemeli, sivillerin korunmasına ilişkin gelişmeleri düzenli olarak raporlamalı, uluslararası kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmelidir.</p>

<p>6. Münferit devletlerin girişimleriyle yürütülen arabuluculuk faaliyetleri yerine kurumsallaşmış ve çok taraflı bir yapı, diplomatik girişimlerin sürekliliğini sağlayacaktır. Bu doğrultuda geçmişte de karmaşık krizlerin yönetiminde etkili olan “Uluslararası Arabuluculuk Temas Grubu” kurulmalıdır.</p>

<p>7. Yaptırımların veya yalnızca diplomatik çağrıların tek başına kalıcı sonuç üretmediği dikkate alınarak “Kademeli Diplomatik Baskı ve Teşvik Mekanizması” oluşturulmalıdır. “Barış için İsrail’in Çevrelenmesi” politikası uygulanmalı ve başta bölge ülkeleri olmak üzere İsrail üzerinde siyasi ve ekonomik baskılar arttırılmalı, askeri caydırıcılık mekanizması etkinleştirilmelidir. Buna karşılık; ateşkesin kalıcı hâle getirilmesi, yayılmacılığın ve yerleşim faaliyetlerinin durdurulması, müzakere sürecine geri dönülmesi, uluslararası hukuka uyum sağlanması durumunda diplomatik ve ekonomik teşvik mekanizmaları da devreye sokulmalıdır.</p>

<p><strong>"İSRAİL YAKIN TARİHTE YAPTIĞIMIZ UYARILARI GÖRMEZDEN GELMİŞTİR"</strong><br />
Bu hususlar, İsrail’in bölgede ve uluslararası kamuoyunda yalnızlaşması ve İsrail’deki politik iklimin değişmesi açısından önem arz etmektedir.</p>

<p>Kalıcı çözüm, İsrail’in hukuk dışı ve saldırgan politikalarının etkisizleştirilmesi ile eş zamanlı olarak bölgesel barış mimarisinin güçlendirilmesini gerektirmektedir. Türkiye bu çerçevede çatışmaların sona erdirilmesine ve kalıcı barış düzeninin kurulmasına öncülük eden bir aktör olmalıdır.</p>

<p>Ortaya koyduğumuz yaklaşım doğrultusunda Türkiye’nin öncülüğünde geliştirilecek çok taraflı, hukuk temelli ve caydırıcılıkla desteklenen bir barış siyaseti, bugünkü krizlerin yönetilmesi yanında gelecek nesiller açısından daha güvenli, istikrarlı ve yaşanabilir bir Orta Doğu’nun inşasına hizmet edecektir. Tarihî tecrübesi, askerî caydırıcılığı, diplomatik kapasitesi ve bölgesel bağlarıyla Türkiye, barış düzeninin en güçlü taşıyıcılarından birisidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zulüm karşısında hukuk, çatışma karşısında diplomasi, saldırganlık karşısında caydırıcılık ve bölgesel parçalanma karşısında ortak güvenlik anlayışı esas alınmalıdır. Hiçbir devletin güvenliği başka bir halkın sürekli güvensizliği üzerine kurulamaz. Kalıcı barış ancak herkes için güvenlik, herkes için adalet ve herkes için egemenlik temelinde mümkündür.<br />
Öyle anlaşılıyor ki İsrail yakın tarihte yaptığımız uyarıları görmezden gelmiştir.</p>

<p>Bir kez daha hatırlatalım. Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur.Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletinin vicdanının sesi, tarihi sorumluluğunun ve stratejik aklının temsilcisidir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/bahceli-israilin-bm-uyeligi-askiya-alinmali-dedi-7-maddelik-plan-onerdi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2025/11/devler-bahceli.jpg" type="image/jpeg" length="65287"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Washington Post'ta Trump'ı kızdıracak haber]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/washington-postta-trumpi-kizdiracak-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/washington-postta-trumpi-kizdiracak-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Washington Post'ta bugün çıkan başyazıda İran'da istediğini elde edemeyen ABD Başkanı Donald Trump sert sözlerle eleştirildi. Yazıda, ABD halkına verdiği 'hızlı ve ezici galibiyet' sözünü tutamayan Trump'ın bunun acısını Umman gibi Körfez müttefiklerinden çıkardığı yazıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Washington Post, İran’a açtığı savaşta şu ana kadar istediğini elde edemeyen ABD Başkanı Donald Trump’ın savaştaki tıkanıklığın acısını bölgedeki müttefiklerinden çıkarmak istediğini yazdı.</p>

<p>Washington Post’ta bugün yayımlanan başyazıya göre ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen savaşın 60 günlük müzakere sürecinin sonuçsuz kalması ve Hürmüz Boğazı’ndaki krizin aşılamaması üzerine bölgedeki müttefiklerine yönelik söylemini sertleştirdi.</p>

<p><strong>“UMMAN YOLUMUZA ÇIKARSA, CANLARINA OKURUZ”</strong><br />
Fox News muhabiri Trey Yingst'e röportaj veren Donald Trump, Umman’ın İran ile yaptığı görüşmelerin ABD’nin müzakere stratejisini engellediğini iddia ederek “Eğer Umman yolumuza çıkarsa, canlarına okuruz” demişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump ayrıca, altı aydır devam eden çatışmalarda İran Devrim Muhafızları (DMO) yetkilileriyle gizli bir iletişim kanalı kurulduğunu doğrulamakla birlikte Tahran’a teslim olma çağrısını yineledi.</p>

<p><strong>İRAN, PETROL TRAFİĞİNİ KONTROL ETMEYİ BAŞARDI</strong><br />
Savaşın başladığı şubat ayından bu yana İran, dünya petrolünün en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı kontrol etmeyi ve deniz trafiğini denetlemeyi başarıyor. Boğazın kuzey kıyısını İran, güney kıyısını ise Umman kontrol ediyor. Tahran yönetimi, geçtiğimiz günlerde Umman ile boğazdaki gemi seyrüsefer rotalarını düzenleyen ortak bir deklarasyon üzerinde çalıştıklarını açıklamıştı.</p>

<p><strong>‘HIZLI VE EZİCİ BİR GALİBİYET’ HAYAL OLDU</strong><br />
Washington Post başyazısına göre Trump’ın sert açıklamalarının sebeplerinden biri, ABD iç politikasındaki ciddi bir sıkışma yaşaması. Trump, ABD halkına "hızlı ve ezici bir galibiyet" sözü vermişti fakat bu amacına yaklaşamadı bile.</p>

<p><strong>“MÜTTEFİKLİK STRATEJİSİ DEĞİŞİYOR”</strong><br />
Yine yazıya göre Umman, tarihsel olarak Körfez bölgesinde Batı ile İran arasındaki tarafsız diyalog kurulmasına sağlayabilen az sayıdaki devletten biri. Trump’ın yıllardır stratejik ortaklık yürütülen ve Amerikan askeri tesislerine ev sahipliği yapan Umman’ı doğrudan bombalamakla tehdit etmesi, Washington’ın Orta Doğu’daki geleneksel müttefiklik mimarisinde çatlaklar yarattığını gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/washington-postta-trumpi-kizdiracak-haber</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/03/trump-77.jpg" type="image/jpeg" length="47549"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kütahyalı'nın tahliye kararında dikkat çeken detay: Savcı re’sen serbest bıraktı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/kutahyalinin-tahliye-kararinda-dikkat-ceken-detay-savci-resen-serbest-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/kutahyalinin-tahliye-kararinda-dikkat-ceken-detay-savci-resen-serbest-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahyalı'nın tahliyesinin, tutukluluğa yapılan itirazın üst mahkeme tarafından kabul edilmesiyle değil, soruşturmayı yürüten savcının re’sen verdiği kararla gerçekleştiği ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “yasa dışı bahis”, “nitelikli dolandırıcılık”, “rüşvet” ve “kara para aklama” soruşturması kapsamında tutuklanan Rasim Ozan Kütahyalı, üst mahkeme kararıyla değil, soruşturma savcısının re’sen (kendiliğinden, herhangi bir tarafın talebi olmadan) tahliye kararıyla serbest bırakıldığı ortaya çıktı. Savcılık, Kütahyalı'nın sunduğu yeni bilgi ve belgeler sonrasında “kuvvetli suç şüphesinin” azaldığı değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Kütahyalı, soruşturma kapsamında 16 Mayıs'ta gözaltına alınmış, ardından tutuklanmıştı. Hakkındaki tahliye kararı ise 18 Ağustos'ta verildi.</p>

<p><strong>Savcı: Kuvvetli suç şüphesi azaldı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tahliye kararında Kütahyalı'nın avukatları aracılığıyla soruşturma dosyasına sunduğu yeni bilgi ve belgeler değerlendirildi.</p>

<p>Savcılık kararında, Kütahyalı'nın hesaplarına soruşturma kapsamında şüpheli kabul edilen hesaplardan yapılan para transferleri ile Kütahyalı tarafından gerçekleştirildiği belirtilen POS çekimleri arasında tarih ve tutar bakımından paralellik bulunduğuna ilişkin somut tespitler sunulduğu kaydedildi.</p>

<p>Kararda ayrıca Kütahyalı'nın POS işlemleri gerçekleştirdiğini savunduğu kişilerin kimlik ve iletişim bilgilerini sunduğu, bu nedenle savunmasının araştırılabilir ve denetlenebilir hale geldiği belirtildi.</p>

<p>Savcılık, soruşturmanın ulaştığı aşama, sunulan yeni bilgi ve belgeler ile mevcut delillerin durumunu birlikte değerlendirerek başlangıçtaki kuvvetli suç şüphesinin azaldığı kanaatine vardı.</p>

<p>Kararda ayrıca delillerin büyük ölçüde toplandığı ve tutukluluğun devamının ölçülü olmayacağı değerlendirmesi yapıldı.</p>

<p><strong>Tahliye kararının ayrıntısı dikkat çekti</strong></p>

<p>Kütahyalı'nın tahliyesine ilişkin ilk haberlerde, avukatının tutukluluğa itirazı ve dosyaya sunulan bilirkişi raporunun ardından tahliye kararı verildiği aktarılmıştı.</p>

<p>Ancak daha sonra ortaya çıkan tahliye kararı, sürecin soruşturma savcısının re’sen değerlendirmesiyle sonuçlandığını gösterdi.</p>

<p>Gazeteci Barış Pehlivan da Kütahyalı'nın tahliye sürecini gündeme taşıyarak kararın savcılık tarafından verildiğini aktardı.</p>

<p><strong>Soruşturma sürüyor</strong></p>

<p>Kütahyalı'nın tahliye edilmesi, hakkındaki soruşturmanın sona erdiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Kütahyalı, soruşturma kapsamında yöneltilen suçlamalar bakımından tutuksuz olarak soruşturulacak. Tahliye kararında da savcılık, mevcut deliller ve soruşturmanın geldiği aşama üzerinden tutuklama tedbirinin devamının artık ölçülü olmayacağı değerlendirmesini yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/kutahyalinin-tahliye-kararinda-dikkat-ceken-detay-savci-resen-serbest-birakti</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/rok-5.jpg" type="image/jpeg" length="87306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir büyükşehir belediyesi daha YENİ Parti'ye katıldı!]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/bir-buyuksehir-belediyesi-daha-yeni-partiye-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/bir-buyuksehir-belediyesi-daha-yeni-partiye-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce CHP'den istifa etti, YENİ Parti'ye katıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP'den istifa ettiğini açıklayan Ayşe Ünlüce sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları ifade etti:</p>

<p>"Bugün itibarı ile Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyorum ve Yeni Parti’ye katılıyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında paylaştığımız emek, kurduğumuz dostluklar ve verdiğimiz mücadeleyi her zaman saygıyla hatırlayacağım. Şairin dediği gibi 'ayrılık da sevdaya dahil.'</p>

<p>Dün olduğu gibi bugün de tek gayem; Yeni Parti çatısı altında kimseyi ötekileştirmeden, dayanışma ve adaletle ‘hep birlikle’ güzel bir gelecek inşa etmek olacak.</p>

<p>Hiçbir zaman değişmeyecek bir şey var: Gücümü her zaman olduğu gibi siz hemşehrilerimden alarak, şehrime ve vatanıma layıkıyla hizmet etmeyi sürdüreceğim."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/bir-buyuksehir-belediyesi-daha-yeni-partiye-katildi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/ayse-unluce-eskisehir.jpg" type="image/jpeg" length="92869"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süleymancılar operasyon genişledi! Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz, Marmaris'te yakalandı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/suleymancilar-operasyon-genisledi-hilmi-tuna-kuris-ve-erhan-yilmaz-marmariste-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/suleymancilar-operasyon-genisledi-hilmi-tuna-kuris-ve-erhan-yilmaz-marmariste-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü Süleymancılar olarak bilinen cemaate yönelik operasyon kapsamında aranan Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz, Marmaris Bozburun’da yakalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturması kapsamında aranan Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın, yurt dışına kaçma hazırlığı içerisinde oldukları, yerlerinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nce tespit edildiği ve şüphelilerin Muğla Emniyet Müdürlüğü ekiplerince Marmaris Bozburun’da yakalandığı öğrenildi" ifadelerine yer verildi.</p>

<p><strong>32 ŞÜPHELİ TUTUKLANMIŞTI</strong><br />
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürütüğü "Alihan Kuriş Suç Örgütü" soruşturmasında daha önce gözaltına alınan 38 şüpheliden Alihan Kuruş dahil 32'si hakkında tutuklama, 6 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/suleymancilar-operasyon-genisledi-hilmi-tuna-kuris-ve-erhan-yilmaz-marmariste-yakalandi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-21-103853.png" type="image/jpeg" length="10056"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'de taraftar gruplarına operasyon! Çok sayıda gözaltı var]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/izmirde-taraftar-gruplarina-operasyon-cok-sayifa-gozalti-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/izmirde-taraftar-gruplarina-operasyon-cok-sayifa-gozalti-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul’da turistleri hedef aldığı belirtilen organize hırsızlık yapılanması ile İzmir’de “Forza” ve “Yalı” taraftar grupları içerisinde faaliyet gösterdiği öne sürülen iki suç yapılanmasına yönelik operasyon düzenlendiğini açıkladı. İstanbul’daki soruşturmada 32 şüpheli belirlenirken, İzmir merkezli dört ilde düzenlenen operasyonlarda 28 kişi gözaltına alındı, dört şüphelinin ise arandığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı, İstanbul ve İzmir’de organize suç yapılanmalarına yönelik yürütülen iki ayrı soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki soruşturmada, çoğunluğu yabancı uyruklu 32 kişinin turistik bölgelerde tramvay, durak ve yaya geçitlerinde özellikle yabancı turistleri hedef aldığı öne sürüldü. Bakanlığın açıklamasına göre yapılanmanın 25 ayrı hırsızlık eylemi tespit edilirken, şüphelilerin günde yaklaşık 10 eylemden 400 bin TL civarında gelir elde ettiği iddia edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen diğer soruşturmada ise “Forza” ve “Yalı” taraftar grupları içerisinde faaliyet gösterdiği belirtilen iki yapılanma hedef alındı. 19 Eylül 2025’te Emircan Övüç’ün silahla öldürülmesinin ardından derinleştirilen soruşturmada, iki grup arasında sekiz ay içerisinde sekiz şiddet eylemi yaşandığı belirtildi. Toplam 59 kişinin tespit edildiği soruşturmada 27 kişinin cezaevinde olduğu, 32 aktif şüpheliye yönelik dört ilde düzenlenen operasyonlarda 28 kişinin yakalandığı açıklandı.</p>

<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek'in operasyonlara ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</strong></p>

<p>"Şehirlerimizin huzurunu bozan, vatandaşlarımızın ve ülkemizi ziyaret eden misafirlerimizin güvenliğini tehdit eden, şiddeti ve suçu kazanç kapısına dönüştüren organize yapılara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. İstanbul ve İzmir’de bugün gerçekleştirilen iki önemli operasyon, bu mücadeledeki kararlılığımızın somut göstergesidir.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüzle yürütülen soruşturmada; çoğunluğu yabancı uyruklu 32 şüphelinin turistik bölgelerindeki tramvay, durak ve yaya geçitlerinde gruplar halinde hareket ederek özellikle yabancı turistleri “sıkıştırma ve perdeleme” yöntemiyle hedef aldığı organize hırsızlık yapılanması çözülmüştür.</p>

<p>Örgütün 25 ayrı hırsızlık eylemi tespit edilmiş; günde yaklaşık 10 eylem gerçekleştirerek 400 bin TL civarında suç geliri elde ettiği tespit edilmiştir. Yapılanmanın faaliyetlerinin sonlandırılması amacıyla İstanbul’da 35 ayrı adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir.</p>

<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İzmir İl Emniyet Müdürlüğümüzle yürütülen diğer soruşturmada ise “Forza” ve “Yalı” taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir. 19 Eylül 2025’te Emircan Övüç’ün ateşli silahla öldürülmesinin ardından derinleştirilen soruşturmada, iki grup arasında yaklaşık 8 ay içerisinde 8 ayrı şiddet eylemi meydana geldiği tespit edilmiştir.</p>

<p>Toplam 59 örgüt mensubunun tespit edildiği soruşturmada, 27 kişinin cezaevinde bulunduğu belirlenmiş; 32 aktif şüpheliye yönelik İzmir merkezli 4 ilde 39 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 28 şüpheli yakalanmış ve örgüt yöneticileri gözaltına alınmıştır. Firari 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürmektedir. Aramalarda silahlar, mühimmat, uyuşturucu hap ve çeşitli suç unsurları ele geçirilmiştir.</p>

<p>Kimse İstanbul’un turizm hareketliliğini hırsızlık için, taraftar kimliğini ve spor tribünlerini de silahlı hesaplaşmalar için güvenli alan olarak göremez. İçişleri Bakanlığımız ve güvenlik güçlerimizle güçlü koordinasyon içerisinde, suç örgütlerinin yöneticilerinin, üyelerinin, bağlantılarının ve suçtan elde ettikleri gelirlerin üzerine kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz.</p>

<p>Soruşturmaları titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımıza; İstanbul ve İzmir İl Emniyet Müdürlüklerimize ve operasyonlarda görev alan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Şehirlerimizin huzuruna kasteden hiçbir suç örgütüne geçit vermeyeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/izmirde-taraftar-gruplarina-operasyon-cok-sayifa-gozalti-var</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/goztepe-6.png" type="image/jpeg" length="73747"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Motorine zam geliyor]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/motorine-zam-geliyor-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/motorine-zam-geliyor-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Petrol fiyatlarındaki yükseliş akaryakıt fiyatlarına yansımaya devam ediyor. Motorinin litre fiyatına bu gece yarısından itibaren 2,92 TL zam yapılması beklenirken, zamla birlikte motorinin litresi İstanbul’da 82,65 TL’ye, Ankara’da 83,75 TL’ye, İzmir’de ise 84,04 TL’ye çıkacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Petrol fiyatlarındaki yükseliş akaryakıt pompalarına artış olarak yansıyor.</p>

<p>ABD ve İran arasındaki gerilim küresel ekonomilerde akaryakıt fiyatlarına yükseliş olarak etki ediyor.</p>

<p>Motorinin litre fiyatına bu gece yarısından itibaren 2,92 lira artış yapılması bekleniyor.</p>

<p><strong>MOTORİN NE KADAR OLACAK?</strong><br />
İstanbul'da motorinin litresi 82,65 liraya, Ankara'da 83,75 liraya, İzmir'de 84,04 liraya, doğu illerinde ise 85,5 liraya çıkması bekleniyor.</p>

<p>İstanbul, İzmir ve Ankara'da güncel benzin, motorin ve otogaz fiyatları:</p>

<p>İstanbul Avrupa Yakası:</p>

<p>Benzin: 71.46 TL<br />
Motorin: 79.73 TL<br />
LPG: 33.79 TL</p>

<p>İstanbul Anadolu Yakası:</p>

<p>Benzin: 71.31 TL<br />
Motorin: 79.58 TL<br />
LPG: 33.19 TL</p>

<p>Ankara:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Benzin: 72.43 TL<br />
Motorin: 80.83 TL<br />
LPG: 33.89 TL</p>

<p>İzmir:</p>

<p>Benzin: 72.73 TL<br />
Motorin: 81.12 TL<br />
LPG: 33.79 TL</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/motorine-zam-geliyor-2</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2025/06/motorin-690x450-18.jpg" type="image/jpeg" length="10634"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÇE’den dijital egemenlik uyarısı: Türkiye kritik bağımlılıkları yönetemezse karar alma kapasitesi zayıflayabilir]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/tceden-dijital-egemenlik-uyarisi-turkiye-kritik-bagimliliklari-yonetemezse-karar-alma-kapasitesi-zayiflayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/tceden-dijital-egemenlik-uyarisi-turkiye-kritik-bagimliliklari-yonetemezse-karar-alma-kapasitesi-zayiflayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün “Yeni Güç Mimarisi: Dijital Hegemonya” raporu, 18 Ağustos 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’nı dijital egemenlik açısından değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplum Çalışmaları Enstitüsü (TÇE), “Yeni Güç Mimarisi: Dijital Hegemonya” başlıklı raporunda dijital teknolojilerde artan dış bağımlılığın yalnızca ekonomik değil; devlet kapasitesi, veri egemenliği, ulusal güvenlik ve bağımsız karar alma süreçleri açısından da ele alınması gerektiği uyarısında bulundu. Raporda veri işleme kapasitesinin artması, bulut bilişim altyapılarının yaygınlaşması, yapay zekâ sistemlerinin günlük yaşamın merkezine yerleşmesi ve dijital platformların ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisi nedeniyle klasik egemenlik anlayışının değiştiği belirtildi. Enstitüye göre devletlerin egemenlik kapasitesi artık yalnızca fiziksel sınırları koruyabilmesiyle değil; veri akışlarını, kritik dijital altyapıları ve algoritmik karar mekanizmalarını ne ölçüde denetleyebildiğiyle de ölçülüyor.</p>

<h2><strong>Dijital hegemonya artık jeopolitik bir güç mimarisi</strong></h2>

<p>Toplum Çalışmaları Enstitüsü, dijital hegemonyanın üç temel katman üzerinden işlediğini belirledi. İlk katmanda ağ etkileri, veri yoğunlaşması ve ekosistem bağımlılığı üzerinden oluşan piyasa gücü; ikinci katmanda Palantir, Microsoft ve Anduril gibi şirketler üzerinden örneklendirilen devlet-teknoloji bütünleşmesi; üçüncü katmanda ise CLOUD Act benzeri düzenlemelerle ulusal hukuk sistemlerinin fiziksel sınırların ötesine taşınması bulunuyor. Enstitü, bu üç unsurun birlikte değerlendirildiğinde dijital platformların gücünün yalnızca ekonomik yoğunlaşma olarak görülemeyeceğini, bunun jeopolitik bir güç mimarisine dönüştüğünü kaydetti.</p>

<p></p>

<p><strong>Yapay Zekâ Eylem Planı yürürlüğe girdi</strong></p>

<p>Raporda Türkiye’nin dijital egemenlik gündemi, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe giren Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030<strong>)</strong> ile birlikte ele alındı.</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Plan’ın, 2021-2025 Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi üzerine inşa edildiği; insan odaklılık, güvenilirlik, etik sorumluluk, dijital egemenlik ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerini temel aldığı belirtildi. Planın hazırlık sürecinde kamu, özel sektör, üniversite ve sivil toplum temsilcilerinden yaklaşık 500 profesyonelle çalıştay gerçekleştirildiği ve iki binden fazla eylem önerisinin değerlendirildiği kaydedildi.</p>

<p>Plan, “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” olmak üzere dört eksen altında insan kaynağı, veri altyapısı, hesaplama kapasitesi, yerli model geliştirme ve yapay zekâ yönetişimini kapsıyor. İlk 12 ayda en az 1,5 milyon, 24 ay sonunda ise toplam 5 milyon vatandaşın yapay zekâ okuryazarlığı programlarına dahil edilmesi; 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirilmesi hedefleniyor. En az 2 bin kamu veri setinin de Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden makine okunabilir biçimde erişime açılması öngörülüyor.</p>

<h2><strong>Dışa bağımlılık uyarısı</strong></h2>

<p>Enstitünün Türkiye’ye yönelik en önemli uyarılarından biri, dijital ekonomideki büyümenin yabancı platform ve altyapılara olan bağımlılığı da artırması oldu. Raporda, We Are Social ve Meltwater’ın Dijital 2025 Türkiye Raporu’na atıfla Türkiye’de aktif internet kullanıcısı sayısının 77,3 milyona, internet kullanım oranının ise nüfusun yüzde 88,3’üne ulaştığı belirtildi. Buna karşılık arama motorları, sosyal medya platformları, mobil işletim sistemleri, uygulama mağazaları, bulut bilişim hizmetleri ve dijital reklam altyapılarının büyük ölçüde yabancı şirketlerin kontrolünde olduğu kaydedildi.</p>

<p>Enstitü, bu nedenle Türkiye’de dijital ekonominin büyümesiyle stratejik dış bağımlılığın da paralel biçimde derinleştiğine dikkat çekti. Raporda ayrıca Türkiye’de toplam medya ve reklam yatırımlarının 2024 yılında 253,6 milyar TL’ye ulaştığı, medya yatırımlarının yüzde 74,2’sinin dijital mecralara yöneldiği ve Türkiye’nin yüzde 39,4’lük büyüme oranıyla en hızlı büyüyen pazarlardan biri olduğu bilgisine yer verildi. Enstitü, bu gelirlerin önemli bölümünün küresel platformlara aktarılmasının ekonomik etkilerinin yanı sıra kullanıcı profilleme, içerik görünürlüğü ve davranışsal yönlendirme kapasitesini de bu şirketlerin elinde yoğunlaştırdığına dikkat çekti.</p>

<h2><strong>1 GW altyapı ve 10 milyar dolarlık yatırım hedefi</strong></h2>

<p>Eylem Planı kapsamında 2030 yılına kadar Türkiye’nin en az 1 GW yapay zekâ ve veri merkezi kurulu gücüne, yıllık en az 10 TWh düşük karbonlu elektrik satın alma anlaşması hacmine, en az 1 eksabayt depolama kapasitesine ve omurga bağlantılarında en az 100 Tb/sn erişime ulaşması hedefleniyor. Bu kapasite için ağırlıklı olarak özel sektör kaynaklı en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi öngörülüyor. Araştırmacıların, girişimlerin ve KOBİ’lerin hesaplama kapasitesine erişiminin artırılması ve tek bir sağlayıcıya bağımlılık oluşmaması amacıyla çoklu tedarikçi yaklaşımı da planın hedefleri arasında bulunuyor.</p>

<h2><strong>Yalnızca teknoloji üretmek yetmez</strong></h2>

<p>Toplum Çalışmaları Enstitüsü, Türkiye’nin dijital egemenlik politikasının yalnızca yerli teknoloji ve yapay zekâ geliştirilmesine dayanmasının yeterli olmayacağı uyarısında bulundu. Raporda büyük dijital platformlara yönelik ihlal ortaya çıkmadan önce devreye giren ex ante düzenlemelerin, veri taşınabilirliği ve birlikte çalışabilirlik yükümlülüklerinin, platform verilerinin belirli koşullarda paylaşılmasına yönelik mekanizmaların ve Dijital Hizmet Vergisi’nin denetim kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Enstitü, Avrupa Birliği Dijital Piyasalar Yasası kapsamında “kapı bekçisi” olarak tanımlanan büyük platformların AB pazarında daha ağır yükümlülüklere tabi olduğunu, aynı şirketler için Türkiye’de benzer kapsamda bir düzenleme bulunmadığını belirterek bu durumu düzenleyici asimetri olarak değerlendirdi.</p>

<h2><strong>“Bağımlılıkları sıfırlamak değil, stratejik riskleri yönetmek”</strong></h2>

<p>Enstitü, dijital egemenliğin bütün yabancı teknolojilerden vazgeçilmesi veya Türkiye’nin tüm teknoloji katmanlarında kendi kendine yeterli hale gelmesi anlamına gelmediğini vurguladı.</p>

<p>Rapora göre yarı iletkenlerden bulut altyapılarına, telekom ekipmanlarından büyük dil modellerine kadar teknoloji değer zinciri küresel ölçekte dağılmış durumda. Bu nedenle temel mesele bütün dış bağımlılıkları ortadan kaldırmak değil; hangi bağımlılıkların kabul edilebilir olduğunu, hangilerinin stratejik risk oluşturduğunu belirlemek ve kritik bağımlılıkları yönetilebilir hale getirmek.</p>

<h2><strong>Temel soru: Türkiye kullanıcı mı olacak, kural koyucu mu?</strong></h2>

<p>Enstitünün sonuç bölümünde Türkiye’nin önündeki temel yol ayrımı, dijital teknolojilerin pasif tüketicisi olmak ile dijital geleceğin kurallarını şekillendiren ülkeler arasında yer almak şeklinde ortaya konuldu.</p>

<p>Enstitü, dijital çağda egemenliğin artık yalnızca sınırların korunması anlamına gelmediğini; verinin korunması, algoritmaların denetlenmesi, kritik altyapıların yönetilmesi ve teknolojik bağımlılıkların stratejik biçimde kontrol edilmesinin de egemenliğin parçası olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raporda, dijital çağın egemen devletlerinin en fazla teknoloji satın alan değil; teknolojiyi yöneten, düzenleyen, denetleyen ve gerektiğinde alternatiflerini geliştirebilen ülkeler olacağı vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/tceden-dijital-egemenlik-uyarisi-turkiye-kritik-bagimliliklari-yonetemezse-karar-alma-kapasitesi-zayiflayabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2025/06/yapay-zeka-3-1.jpg" type="image/jpeg" length="95379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den 'çerçeve yasa' eleştirilerine ve Öcalan'ın sözlerine yanıt]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/ozgur-ozelden-cerceve-yasa-elestirilerine-ve-ocalanin-sozlerine-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/ozgur-ozelden-cerceve-yasa-elestirilerine-ve-ocalanin-sozlerine-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, çözüm süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasaya verilen “evet” oylarına ilişkin, “Bugün silahların bırakılmasıyla ilgili bir düzenleme yapmak doğru bir iştir” dedi. Özel, Güvenpark’taki şehit yakınları ve gazilerin talepleri için de TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırma çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YENİ Parti lideri Özgür Özel, çözüm süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasaya "evet" oyu vermelerine ilişkin gelen eleştirileri yanıtladı.</p>

<p>"Ülkeyi yöneteceğiz" diyen bir partinin geniş perspektiften bakması gerektiğinin altını çizen Özel, "Bugün silahların bırakılmasıyla ilgili bir düzenleme yapmak doğru bir iştir, buna ‘evet’ demek lazım. Terörün bitmesi, silahsızlanma konusunda ‘evet’ oyu verdik, demokratikleşmenin mücadelesini vereceğiz” dedi. Ankara Güvenpark'ta özlük hakları için eylem yapan ancak polis müdahalesiyle parktan çıkarılan şehit yakınları ile gaziler için Özel, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a seslendi. "Gaziler ve şehit aileleri bunu hak etmiyor" diyen ana muhalafet lideri Özel, "Genel görüşme açılabilir, ilgili komisyon çalışabilir. Ellerinde verilmiş kanun teklifleri var. Biz defalarca kanun teklifi verdik. Meclis Başkanı tarafsız kişiliğiyle bu adımı atmalı” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cumhuriyet'e konuşan Özel, iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı sürece ilişkin hazırlanan çerçeveye yasaya "evet" oyu vermelerine gelen eleştirileri, şehit aileleri ve gazilerin özlük hakları için yaptıkları eylemleri, CHP'li belediyelere operasyonları ve Mekke Anlaşması'nı değerlendirdi.</p>

<p><strong>-Çerçeve yasadaki tutumuzla ilgili eleştiriler oldu. Bunları nasıl değerlendirirsiniz?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Partimizin tutumu ilkesel bir tutum. Yıllardır bu meselenin Meclis’te çözülmesini istiyoruz. Bir terör örgütü silah bırakıyor. Bundan sonra çatışma olmayacak gözüküyor. Bu sürecin en büyük karşıtı olan MHP başlangıcı ifade etti. Ülkeyi yönetmeye talip olan bizler PKK’nin silah bırakmasına nasıl “Hayır” diyeceğiz. O yüzden bu konuda ilkesel olarak “Evet” demek durumundayız. Bu ihtimalin karşısında yer alınmaz, tarihsel olarak. Elbette eleştirilere hak veriyoruz. Genel olarak itirazlar bize bu kadar çok kötülük yapılırken, antidemokratik uygulamalar varken “evet” denmesi.</p>

<p>Terörün bitmesine herkes “evet” deniyor. Ama bu süreç samimi mi? “Hayır” diyorlar. Biz ülkeyi yönetme kararlılığında olanlar olarak duygularla değil, ilkelerle davranmak zorundayız. Bu meselenin bir güvenlik bir demokratik bir de kalkınma boyutu var. İşin kalkınma meselesi açısından da önemli bir nokta. Demokratikleşme adımlarının mutlaka atılması gerektiğini düşünüyoruz. Esas olarak da bu durumun bir kalkınma fırsatı yaratacağını düşünüyoruz. Çünkü terör karşısında 2 trilyon gibi bir para harcadık. Terör olduğu için kazanamadıklarımız da var. “Ülkeyi yöneteceğiz” diyen bir partinin çok geniş bir perspektiften bakması gerekiyor. Ama milletvekillerimize kendi illerinin hassasiyetine bakmasını söyledik. Ona göre karar verdiler. 35 milletvekili “evet”, 54 milletvekili “hayır” oyu verdi.</p>

<p><strong>- Bu durumdan rahatsız mısınız?</strong></p>

<p>Hayır, hiç değilim. Aksine bu rakamlara yakın bir durum bekliyordum. Arkadaşlarımıza kapalı grup öncesi “91 milletvekillerimizin görüşlerini toparlayın, yazın” dedim. Sonrasında kapalı grubu yaptık. Gördüm ki grubun coğrafyalara göre çok farklı söyledikleri var. Böyle olunca “Arkadaşlar, size taahüdüm, lider suntasının olmadığı, grup kararlarının gerekli olmadıkça alınmadığı, herkesin rahat siyaset yapacağı, birlikte siyaset üreteceğimiz bir parti olacağız. Herkes kendi temsil ettiği yerlerin hassasiyetine göre hareket etsin” dedim. O yüzden durumdan memnunum. Çıkan sonuç, YENİ Parti’nin yeni siyaseti açısından önemli bir sonucun başarıyla atlatılması. Çünkü grupta da herkes “Doğru karar verdik” diyor. “Evet” veren de “Hayır” veren de “Saha bizi anladı” diyor.</p>

<p><strong>- Kamuoyunda “YENİ Parti, iktidarın, AKP’nin bir projesine ‘evet’ dedi” algısı var. Bu sizin özgün bir kararınız mı?</strong></p>

<p>Komisyon fikri zaten savunduğumuz bir fikirdi. YENİ Parti’nin yeni siyasetinde doğruya “doğru”, yanlışa “yanlış” demek var. Bugün silahların bırakılmasıyla ilgili bir düzenleme yapmak doğru bir iştir, buna “evet” demek lazım. Ama bu komisyon raporunun 6. kısmıdır. 7. kısmına da sahip çıkılması gerekir. Orada kayyım uygulamalarının kaldırılması da var, tuhaf tuhaf yasalarla gazetecilik mesleğini tehdit eden yasalarla ilgili düzenlemeler de var. Terörün bitmesi, silahsızlanma konusunda “evet” oyu verdik, demokratikleşmenin mücadelesini vereceğiz. Yapmayıp kaçtılar. Olabilir mi? Olabilir. Devamında “Eyvah, AKP bizi kandırdı, keşke ‘evet’ demeseydik” demeyeceğiz. Yeni iktidarımızın ilk 150 günü o demokratikleşme paketini hayata geçiririz. “Cumhur 6. maddeyi yaptı, 7 YENİ’ye kaldı” deriz. İnanmadığımız bir işe girmeyiz. Ama iktidar olduğumuzda da PKK’nin silah bırakması için bir çabaya girecektik zaten. Şunu da görüyorum. AKP bunu yaparken türlü hesapları vardı. Onun için bazen durağan bir süreç oldu. Onlar İmralı’ya gitti, biz gitmedik. Gittiklerini “Röntgen çektiriyoruz” diyerek gizlemeye çalıştılar. Bazen gizli, bazen utangaç oldular. Biz çok nettik. “Komisyona gireriz” dedik. Girdik. “İmralı’ya gitmeyeceğiz” dedik, gitmedik. Rapora “evet” oyu verdik. Yasada da ilkesel olarak “Evet” oyu verdik ama endişeleri duyarak grubu serbest bıraktık.</p>

<p><strong>-Demokratikleşme adımlarından söz ettiniz. Bunu açabilir misiniz? Mesela DEM Parti “Eşit yurttaşlık” konusunu anayasaya etnik unsurların girmesi gibi algılıyor. Ana dilde eğitim, “Türk” sözcüğünün çıkarılması gibi algılıyor. Siz “Demoratikleşme” deyince ne anlıyorsunuz?</strong></p>

<p>Komisyona verdiğimiz rapor çerçevesinde anlıyoruz. Kendi programımızda ana dilin hak olduğu zaten var. Ama bu işin bir anayasa değişikliğine evrilmemesi gerektiğini başından beri söylüyoruz. İlk başta tüm siyasi partiler de bu açıklamayı yaptı. Eşit yurttaşlık meselesini sadece etnik ve mezhepsel değil; bir ekonomik eşitlik, fırsat eşitliği ve bugün ortaya çıkmış eşitsizlilere sert ve anlamlı müdahalelerin yapılması açısından anlıyorum. Esas vergi vermesi gerekenler verginin yüzde 11’ini veriyor. Mesela buna müdahale edilmeli. Büyük servet sahiplerinin miraslarında yoksulların payının olduğunu düşünen bir şekilde anlıyorum. Aynı şekilde Kürt’ün de Alevinin de kendini bu devlete ait hissetiği bir eşit yurttaşlık anlıyorum. Eşit yurttaşlık meselesinin etnik ve mezhepsel boyutunun dışında hem ekonomik hem de sosyolojik boyutunun tartışılması en çok Kürt gençlerini de bu devlete bağlayacak bir mesele olarak görüyorum. Eşit yurttaşlığın üniter devletin teminatı olacağını düşünüyorum. Kimseyi geride bırakmayan bir devlet anlayışı.</p>

<p><strong>- Abdullah Öcalan’ın kamuoyuna yansıyan bazı ifadeleri oldu. Size yönelik de sözleri ve “Demokrasinin yolu Silivri’den değil İmralı’dan geçer” ifadeleri vardı. Bunları nasıl yorumlarsınız?</strong></p>

<p>İmralı heyeti bizi böyle bir görüşmeden haberdar etmedi. Devlet kanalından da bir şey gelmedi. Bir yerlerden bir şeyler sızdırılıyor. Manipülasyon potansiyeli yüksek bir noktadayız. İmralı heyeti daha önce partileri ziyaret ediyordu, bu sefer 1 Ağustos görüşmesi sonrası birkaç partiyi ziyaret etti. Bizden bir randevu istemediler ve bana böyle bir şeyden bahsetmediler. O yüzden meseleyi radarıma almadım. Ama genel olarak ben demokrasinin yolunu cezaevlerinden, şehirlerden değil; TBMM’den geçiririm. Şu cezaevinden geçmez, buradan geçer değil; eğer demokratik bir cumhuriyet olacaksak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden, sandıktan geçer.</p>

<p><strong>- Etimesgut ve Menderes belediyesinde çıkan tablodan sonra butlan yönetimindeki CHP’yi Cumhur İttifakı ortağı olarak görüyor musunuz?</strong></p>

<p>Orada kalan arkadaşların Cumhur İttifakı’na sellektör yaptıklarını görüyoruz. Ama onların varlığı Cumhur İttifakı’nın beklentisini karşılamadı. CHP’yi karpuz gibi ortadan ikiye ayırmak istiyorlardı. Ama söylediğimiz gibi onlarda karpuzun sapı kaldı. Belediyelerde olan bir suçüstü hali. Neyin ne olduğu görülüyor. Bu kadar güçlü bir toplumsal destek almışken, zorla elimizden alınan partinin atanmış yönetiminin tutumunu analiz etmeyi çok istemiyorum.</p>

<p><strong>- Gündemin en sıcak konularından biri gaziler. Güvenpark’tan çıkartıldılar ve çok kötü görüntüler ortaya çıktı. Bu konuda neler söylersiniz?</strong></p>

<p>Bu ülkenin gazileri ve şehit aileleri bunu hak etmiyor. Ülkenin gazisine ve şehit ailesine sahip çıkılmıyor. Terörden dolayı ceza almış kişilerle ilgili bir takım düzenlemeler yapılıyor. Bu düzenlemeler yapılırken gaziler ve şehit ailelerinin beklentilerini karşılamayacak, çok cılız düzenlemeler yaptılar. Madem terör bitiyor; şu an eylem yapan arkadaşların temsil ettiği kitle 6 bin kişi. Ve onlara asgari ücretin altında ödemeler yapılıyor. Hiçbir haktan yararlanamıyorlar. Protezlerinin en ucuzu ödeniyor. Madem ordu profesiyonel askerliğe yöneldi, bu kadar büyük bütçelerin içinde talepler hiçbir şey değil. Ama yapmadılar. Terörün sonlandırılması umuduyla yapılan düzenlemelerin toplumda alacağı desteğe en büyük engel, orada ortaya çıkan görüntüler. Terörle mücadelede kolunu, bacağını kaybetmiş kişinin sorununu çözmeden atılan her adım toplum vicdanında bu sürece desteği düşürüyor. Numan Kurtulmuş’a bir çağrıda bulunuyorum. Gazi Meclis’in gazilerin sesini duyması lazım. Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırması lazım. Genel görüşme açılabilir, ilgili komisyon çalışabilir. Ellerinde verilmiş kanun teklifleri var. Biz defalarca kanun teklifi verdik. Meclis Başkanı tarafsız kişiliğiyle bu adımı atmalı.</p>

<p><strong>- Mekke Anlaşması hem iç politika hem dış politika açısından önemli. Bir bölge yapılanması gibi gözüküyor. Bir yandan da Batı’dan uzaklaşma gibi duruyor. Nasıl değerlendirirsiniz? Batı’ya “Bizi yalnız bırakmayın” çağrınız vardı. Buna dönüşler oldu mu?</strong></p>

<p>Biz Batı’ya kendimiz için bir çağrı yapmıyoruz. Türkiye ile kurdukları ilişkilerin sağlıklı olması için çağrıda bulunuyoruz. Demokratik olmayan komşuyla bir istikrar, sürdürülebilir bir istikrar olmaz. Türkiye’yi demokratik zemine davet etmek, ilkeli ittifaklar kurmak lazım. Merkel gibi “Al Euro’yu, tut Suriyeli’yi” yapmak doğru bir ittifak değil. “Sen iktidarını sürdür, ben Türkiye’deki antidemokratik gelişmelere göz yumayım” ilkeli bir ittifak değil. Türkiye’ye lig düşürttüler. Siz Batı’nın Mısır’a, Libya’ya insan hakları eleştirisi yaptığını duyar mısınız? Onlar başka bir ligte. Türkiye eskiden eleştiriler alan ama Batı ittiakının parçası olan bir ligteydi. Türkiye, Tom Barrack’la birlikte Ortadoğu’nun bir parçası olarak görülüyor. Avrupa da bizi göçü engelleyen bir tampon bölge olarak görüyor. Esas sorun bu. Dünyada eskiden örgütlerle vekalet savaşları yapıyorlardı. Şimdi örgütleri ülkelere dahil edip, bizim burada yaşananlar da farklı değil, bölgelerde takımlar kuruyorlar. Türkiye’yi Pakistan ve Suudi Arabistan ile bir takım yaptılar. Üzerine de söz ettiğiniz anlaşmayı yaptılar. Tek yaprak bir anlaşma, muhattaplar da “Meclis’ten geçmesine gerek yoktur” diyor. Altına “Suudi Arabistan’a saldıran Türkiye’ye saldırmış kabul edilecek” yazmışlar. Böyle bir anlaşmanın Meclis’ten geçmeden yürürlülüğe girmesi mümkün değil. Trump’ın gönlüne göre, Barrack’ın çizdiği çerçevede oluşturulmuş ve kurumsal siyaseti, Meclis’i dışlayan bir anlaşma. Türkiye’nin güvenliği açısından da riskler barındırıyor. Trump’ın gönlüne göre Suudi Arabistan ve Pakistan’la “Kardeşime tekme atana benden bin tekme” anlaşması yapacak bir ülke değiliz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/ozgur-ozelden-cerceve-yasa-elestirilerine-ve-ocalanin-sozlerine-yanit</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/ozgur-ozel-114.png" type="image/jpeg" length="60557"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kocaeli'nde inanılmaz olay! 3 kardeşin cansız bedeni denizden çıktı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/kocaelinde-inanilmaz-olay-3-kardesin-cansiz-bedeni-denizden-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/kocaelinde-inanilmaz-olay-3-kardesin-cansiz-bedeni-denizden-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli’nin Darıca ilçesindeki Şehit Cevher Dudayev Parkı Sahili’nde kıyıya vuran 3 kişinin cansız bedeni bulundu. Yapılan incelemede hayatını kaybedenlerin kardeşler Muhammed Ali Sakar, Gülşah Sakar ve Belinay Sakar olduğu belirlendi. Kayıp olan dördüncü kardeş Bilgenur Sakar’ın ise yürütülen arama çalışmaları sonucunda sağ olarak bulunduğu öğrenildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli’nin Darıca ilçesi Cami Mahallesi’ndeki Şehit Cevher Dudayev Parkı Sahili’nde kıyıya vuran 2 kadının cansız bedeni bulundu. Kısa süre sonra aynı bölgede bir erkeğe ait cansız beden de görüldü.</p>

<p><strong>KARDEŞ OLDUKLARI ORTAYA ÇIKTI</strong><br />
Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık, polis ve Sahil Güvenlik ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Ekiplerin yaptığı ilk incelemede, üzerlerinde kıyafetleri bulunan 3 kişinin kimlikleri belirlendi. Yapılan incelemelerde hayatını kaybedenlerin kardeş oldukları ortaya çıktı. Cansız bedenlerin Muhammed Ali Sakar, Gülşah Sakar ve Belinay Sakar isimli üç kardeşe ait olduğu belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kardeşlerin cenazeleri, kesin ölüm nedenlerinin tespit edilmesi amacıyla otopsi yapılmak üzere morga kaldırıldı.</p>

<p><strong>KAYIP KARDEŞ SAĞ BULUNDU</strong><br />
Öte yandan, kayıp olduğu bildirilen dördüncü kardeş Bilgenur Sakar’ın, ekiplerin yürüttüğü arama çalışmaları sonucunda sağ olarak bulunduğu öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/kocaelinde-inanilmaz-olay-3-kardesin-cansiz-bedeni-denizden-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/d-a-r-i-c-a-s-a-h-i-l-i-n-d-e-1-s-a-a-t-i-c-i-n-d-e-3-c-e-s-e-t-1466860-436453.jpg" type="image/jpeg" length="13345"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Solakoğlu: Bu meselenin Kürt halkıyla, Türk halkıyla, demokrasiyle hiçbir alakası yok.]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/solakoglu-bu-meselenin-kurt-halkiyla-turk-halkiyla-demokrasiyle-hicbir-alakasi-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/solakoglu-bu-meselenin-kurt-halkiyla-turk-halkiyla-demokrasiyle-hicbir-alakasi-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tele2 Haber YouTube kanalında Mehmet Ali Güller, Haldun Solmaztürk, Ersin Kalaycıoğlu ve Engin Solakoğlu ile Türkiye'nin Yönü programında 'Çerçeve Yasa' ve süreç masaya yatırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de yaşayan Kürtlerin gerçek, elle tutulur sorunları olduğunu söyleyen Emekli Diplomat Engin Solakoğlu, "Şu anda yaşadığımız sürecin bütün bunlarla hiçbir alakası yok.Bu meselenin Kürt halkıyla, Türk halkıyla, demokrasiyle hiçbir alakası yok." dedi. Engin Solakoğlu, 'Çerçeve Yasa' ile gelinen süreç hakkında şu yorumu yaptı:</p>

<p>"Kürt halkının, Türkiye'de yaşayan Kürtlerin gerçek, elle tutulur sorunları var. Ama şu anda yaşadığımız sürecin bütün bunlarla hiçbir alakası yok. Yani şu anda yaşadığımız süreç demokrasiyle vesaireyle ne kadar alakasızsa, Kürt halkının gerçek sorunlarıyla da o kadar alakasız.</p>

<p><strong>"ÜÇ LİDERİN ORTAK NOKTASI..."</strong></p>

<p>Biz burada 80'lerine yaklaşan üç tane liderin ve üç tane bana göre cumhuriyet düşmanı, Lozan karşıtı üç tane siyasi akımın ortak nokta bulma arayışını aslında da karşımızda görüyoruz. Ortak nokta bulalım, hepimizde kendimize yarayacak şekilde ortaya bir toplam çıksın. Buradan hem dış gündem bağlamında hem içeriği bağlamında bir sonuç elde edelim diyorlar. Bu meselenin Kürt halkıyla, Türk halkıyla, demokrasiyle, şunla bunla hiçbir alakası yok. Yani bu tamamen bizim halkımıza, bu ülkede yaşayan 85 milyonun yabancı bir tartışma yürüyor.</p>

<p>O yüzden de Abdullah Öcalan gün geliyor diyor, işte İmralı'dan geçer demokrasi. Ya şimdi bu ilginç bir yaklaşım aslında. İşte AKP de diyor ki çıkmayacak. Zaten o onu söylemiyor. Ben çıkacağım demiyor zaten. Ama İmralı'yı yazlık başkent yapın diyor. Yani bir anlamda söylediğinin anlamı bu. Yani burası da bir siyasi merkez olacak. Ben buradan kendimce bir şeylere müdahale edeceğim diyor. Ve biz hakikaten de işte DEM'lilerin yaptığı açıklamadan öğreniyoruz ki bir konum alacak, o konumda bir şeyi olacak vesaire.</p>

<p>Ve şimdi AKP de MHP de MHP ne yapıyor? Zaten o çok fazla da anlaşılan bir şey değil. Herhalde gelen talimatlarda karışıklık olmuş. Yani sürekli birbiriyle çelişen hareketler ve şeyler görüyoruz. Ama yani biz şu anda bana göre ülkenin geleceğiyle ilgisi olmayan, sadece birkaç siyasi liderin geleceğiyle bağlantılı bir süreci tartışmak durumunda kalıyoruz. Onun da vardığı nokta esas itibarıyla bir anayasa değişikliği. Artık giderek daha fazla söyleniyor. Anayasa değişikliği hocamız çok güzel söyledi. Yani anayasayı değiştirecekler, oraya bir şeyler koyacaklar falan.</p>

<p><strong>"Kayyım atanmasa tabii iyi olur ama..."</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ya uygulamıyorlar ki zaten. Yani hiçbir şeyini uygulamıyorlar ki. Yani ben şunu şu mantığı tam anlayamıyorum. Yani bunu Kürt siyasi cephesinden duyuyoruz. Ya fena mı olur şu olsa bu olsa kayyım atanmasa falan. Ya tabii iyi olur. Tabii iyi olur. Yani eğer Şişli Deresi ıslahını çıkaracaksa iyi olur. Üsküdar Belediye Başkanının başına gelenler gelecek. Ama bütün bunların olmayacağını siz de biliyorsunuz. Çünkü bugün yapılanlar, yani bir buçuk saattir konuşuyoruz, hiçbiri bir yasada yazmıyor ki. Ya bu tamamen yok, bunları uygulamamakla ilişkili. Dolayısıyla yani burada birkaç tane liderin gündemi var.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/solakoglu-bu-meselenin-kurt-halkiyla-turk-halkiyla-demokrasiyle-hicbir-alakasi-yok</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 08:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/engin-solakoglu.jpg" type="image/jpeg" length="49546"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş gece yarısı savunma yaptı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/aziz-ihsan-aktas-gece-yarisi-savunma-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/aziz-ihsan-aktas-gece-yarisi-savunma-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkında yüzlerce yıl hapis istemiyle dava açılan ancak etkin pişmanlık ifadeleri nedeniyle tahliye edilen Aziz İhsan Aktaş gece yarısı savunma yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İBB Davası'nın 68'inci gününde, suç örgütü iddiasıyla hakkında yüzlerce yıl hapis istemiyle dava açılan ancak etkin pişmanlık ifadeleri nedeniyle tahliye edilen Aziz İhsan Aktaş gece yarısı savunma yaptı. Aktaş'ın özgeçmişini anlatırken 'Gerçek diplomayla mezun oldum' ifadesi avukatların tepkisini çekti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın 68'inci günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ne inşa edilen yeni duruşma salonunda yapıldı.</p>

<p>İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen ve hakkında yüzlerce yıl hapis istenen ancak etkin pişmanlık ifadeleri nedeniyle tahliye edilen iş insanı Aziz İhsan Aktaş, saat 23.35 itibarıyla savunmasına başladı. Aktaş, kürsüye gelirken yanında jandarma personeli eşlik etti.</p>

<p>30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihli savcılık ifadelerini aynen tekrarladığını belirten Aktaş, yaklaşık 1 saat süren savunmasında, 'Bu dosyadaki temel mesele, hak ediş alacaklarının iş insanları üzerinde baskı aracı hâline getirildiği, ilgililerin kendi aralarında 'sistem' adını verdikleri para toplama düzenidir. Soruşturma süresince bazı yayın organlarında olayların gerçekleştiği koşullar ve belediye yetkililerinin usulsüzlükleri göz ardı edilmiştir. Benim etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarımı değersizleştirmek ve gerçeğin üzerini örtmek amacıyla yapılan yayınlar sonucunda hakkımda gerçeği yansıtmayan bir kanaat oluşturmaya çalışılmıştır. 1976 yılında Diyarbakır'da doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Diyarbakır'da tamamladım. Harran Üniversitesi Kimya Bölümü'nden gerçek bir diplomayla mezun oldum' dedi. Diploma ifadesi üzerine mahkeme başkanı araya girerek uyarı yaptı.</p>

<p><strong>'SİSTEM' KURULDUĞUNU ÖNE SÜRDÜ</strong></p>

<p>'İBB'de sistem adı verilen yapının nasıl işlediğini anlatacağım' diyen Aktaş, itirafçı tutuksuz sanık Ertan Yıldız, eski İBB Hukuk Müşaviri firari İbrahim Bülbüllü ve YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat üzerinden Ekrem İmamoğlu hakkında çeşitli iddialarda ve suçlamalarda bulundu. Sistemin temel amaçlarından en önemlisinin, İmamoğlu'nun siyasi hayatının finanse edilmesi olduğunu savunan Aktaş, iş insanları üzerinde baskı kurulduğunu öne sürdü. Aktaş, savunmasını 'Dosya kapsamındaki tüm deliller bir bütün olarak değerlendirilerek üzerime atılı rüşvet suçundan beraatıma karar verilmesini sayın mahkemenizden saygılarımla arz ve talep ederim' sözleriyle tamamladı. Aktaş'a mahkeme başkanı, duruşma savcısı ve sanıklar soru sormadı.</p>

<p><strong>RÜŞVET İDDİASINA CEVAP VERMEDİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin'in, İETT'den olan alacağına karşılık kendisinden rüşvet istendiği iddiasına ilişkin sorusuna Aktaş, 'Bu soruya cevap vermek istemiyorum' yanıtını verdi. Aktaş, Pekin'in 'Konuşmanızın başında diplomanızın gerçek olduğunu vurguladınız İhsan Bey. Bunun sebebi nedir acaba' sorusuna ise 'İddianame konusu mu bu konu' diye karşılık verdi. Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'nun avukatı Nusret Yılmaz'ın da benzer bir soru sorması üzerine Aktaş, konunun iddianame dışı olduğunu tekrarladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/aziz-ihsan-aktas-gece-yarisi-savunma-yapti</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 01:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/aziz-ihsan-aktas-7.jpg" type="image/jpeg" length="65467"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ruşen Çakır: Galatasaray maçına gitmekle suç işlemiş oluyorum]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/rusen-cakir-galatasaray-macina-gitmekle-suc-islemis-oluyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/rusen-cakir-galatasaray-macina-gitmekle-suc-islemis-oluyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nın 68'inci gününde  Medyascope Genel Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır da savunma yaptı., abes bir suçlamayla karşı karşıya olduğunu söyledi.']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İ</strong>BB Davası'nın 68'inci gününde savunma yapan Medyascope Genel Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, 'Parayla haber yapacak kadar şerefsiz birisi olsam bana para veren insan içeri girdiği zaman korkumdan ağzımı açmam. Benim operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili yaptığım yayınların, yazdığım yazıların büyük bir kısmı eleştireldir' dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın 68'inci günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ne inşa edilen yeni duruşma salonunda yapılıyor.</p>

<p>Akşam saatlerinde, dava kapsamında tutuksuz yargılanan gazetecilerin savunmalarına geçildi. Zam Haber'in sahibi Alican Ayvataş, 'Ben 15 Ağustos 2025 tarihinde gözaltına alındım, 'sosyal medyada yapılanması' adı altında. Orada 'halkı kin ve nefrete sürükleme' suçundan alındım. 4 gün emniyette kaldım. İkinci gün bir ifade verdim. Orada sorulan soruların dışında iddianamede Alican Ayvataş olarak geldi. Bana orada Zam Haber'le alakalı sorular sorulmuştu. O yüzden ne cevap vermem gerektiğini bilmiyorum. Yani Fikir Koli Dijital Medya ile alakalı mı konuşmalıyım yoksa Alican olarak mı konuşmalıyım, onu bilmiyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'ABES SUÇLAMAYLA KARŞI KARŞIYAYIM'</strong></p>

<p>Daha sonra Medyascope Genel Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır'ın savunma yaptı. Davaya dahil edildiğinde gazeteciliğinin 40'ıncı yılı olduğunu vurgulayan Çakır, şunları söyledi:</p>

<p>'Bugüne kadar çok Kürt meselesi, İslamcılık, ülkücü hareket, Alevilik gibi zor konularda yıllarca çalıştım ve bir kere bile yargılanmadım. Geçen ay Kandil'de Duran Kalkan'la röportaj yaptım, ifadem bile alınmadı ama burada bir suç örgütüne üye olmamakla beraber bilerek, isteyerek yardım etmek gibi abes bir suçlamayla karşı karşıyayım. Bu benim çok ağrıma gidiyor. Buna beni bulaştıranlarla inşallah öbür dünyada hesaplaşacağım diye bu notu düşmek istiyorum özellikle. Yani 40'ıncı yılımda bana bunu yapmak çok büyük bir adaletsizlik. Bunu yapan her kimse kendilerine buradan bunu unutmayacağımı söylemek istiyorum. 19 Mart 2025'te gözaltılar oldu. Çok oldu ama biz gazeteciyiz, tabii ki takip ettik. Ekrem İmamoğlu ile Murat Ongun'un polis ifadeleri bir süre sonra medyaya yansıdı. O ifadelerde 'Meşe' adındaki gizli tanığın, benim de içinde olduğum galiba 12 gazeteci hakkında ifade verdiği çıktı. İddia o ki biz o gazeteciler, ben dahil, Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı -her seferinde adını hatırlamaya çalışıyorum, tanımadığım için- bizi besliyormuş, para veriyormuş falan.</p>

<p><strong>'HABER ÇIKINCA TUTUKLANMAYI BEKLEDİM'</strong></p>

<p>Ben açıkçası bu haber çıkınca gözaltına alınmayı ve hatta tutuklanmayı bekledim. Hatta bir video yaptım. Bu video 'Eğer bu videoyu izliyorsanız ben tutukluyum demektir' diye başlıyordu. Çok şükür yayınlamaya ihtiyacı doğmadı. Sonra beklemeye başladık ve 18 Mayıs 2025 Pazar günü Akşam gazetesinde 'İmamoğlu Medyası A.Ş' diye bir haber çıktı. Bunu da özellikle vurgulamak istiyorum. Genel yayın yönetmeni Mustafa Kartoğlu benim çok eski arkadaşımdı ve o günden beri benim suratıma bakamıyor. Bu habere göre -haber diyorum ama haber değil- benim de o isimleri geçen kişilerle birlikte Murat Ongun'la 18 kez ve aylık düzenli görünümü veren buluşma yaptığım, Emrah Bağdatlı ile 11 kez ve akşam saatlerinde buluştuğum yazıyordu. Murat'ı ben yıllardır tanırım. Benden gençtir, sevdiğim bir meslektaşımdır. Birlikte çalışmadık ama birbirimizi tanırız. 2019'da kendisi Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı olarak karşıma çıktı, seçim öncesi. Hatta sizin o meşhur HTS kayıtlarında var. İstanbul Kurtuluş'taki bir mitingde Ekrem İmamoğlu ile ilk kez orada tanıştım. Murat'a söyledim, Murat tanıştırdı. Ekrem İmamoğlu'yla hatta kayınpederin Trabzon'da olması hasebiyle kısa bir özel sohbetimiz de olmuştur.'</p>

<p><strong>'GALATASARAY MAÇINA GİTMEKLE SUÇ İŞLEMİŞ OLUYORUM'</strong></p>

<p>İmamoğlu'nun Medyascope'la ilişkisinin çok sınırlı olduğunu belirten Ongun, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'2-3 kere yayın yaptık, çok fazla haber yapmadık ama yine sizin meşhur HTS kayıtlarında olduğu gibi Ekrem İmamoğlu'nun yaptığı önemli basın toplantılarını yerinde izledim gazeteci olarak. Tabii ki Murat Ongun da olduğu için aynı yerde buluşmuş oluyoruz ama şu benim kafama takıldı. Akşam saatlerinde ben Emrah Bağdatlı adlı tanımadığım kişiyle nasıl buluşurum? Açık söyleyeyim, bilenler bilir; ben çok evden işe, işten eve birisiyim. Sosyal hayatım yok denecek kadar azdır. İstisnası Galatasaray'dır. İnanmayacaksınız ama böyle. 18 Mayıs 2025 Pazar günü Akşam gazetesinin haberinin çıktığı gün ben statta Kayserispor maçına gittim. Maç başlamadan 20 dakika önce bende jeton düştü. Hatırladım ki Murat'ın da locası mı, kombinesi mi ne var. Benim 20 yıldır kombinem var Galatasaray'da. Sonra cep telefonundan baktım, Emrah Bağdatlı denen şahsın X hesabında takip ettiği tek bir hesap var, Galatasaray. Ben Galatasaraylı olmak, kombine sahibi olmak ve maçlara gitmek gibi bir suç işlemiş oluyorum. HTS kayıtları sonra çıktı, arkadaşlar seyrederdi. Mesela Manchester maçına gittim, onlar da tabii ki gitmiş. Yani orada 40 bin kişiydik.'</p>

<p><strong>'MEŞE, İLKE OLDU'</strong></p>

<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2023'teki Trabzon ve İzmir mitingine gittiğini belirten Çakır, şöyle devam etti:</p>

<p>'Bunlar da gitmişler, HTS kaydı var ama ben Kılıçdaroğlu'nun başka mitinglerine gittim. Kayseri'ye, Konya'ya, Ankara'ya gittim, oraya gitmemişler. Oraya gitselerdi orası da olacaktı. Ankara CHP Kurultayı'na gitmişim, onların hepsi sizde var. CHP Kurultayı'na gittiğim için, onlar da orada olduğu için HTS kaydım var. 18 Mayıs'ta bu oluyor. Sonra beni gözaltına alıyorsunuz, gözaltı denmiyor ona ne demekse, 6 Kasım'da ama savcılığa çıkmıyoruz. Mali Şube'de bir hanımefendi gelen soruları okuyor bana. Okurken diyor ki 'İlke adlı gizli sanık sizin hakkınızda şunu demiş'. Ben orada dedim ki, hiç unutmuyorum, 'Bizimki bir ağaç isimliydi. Meşe. Ne oldu Meşe'. Birden İlke oldu, hâlâ bilmiyorum. Ekrem İmamoğlu'nun ve Murat Ongun'un polis ifadelerinde benim adımın geçtiği bölümde gizli tanık Meşe'dir. Aynı cümleler, aynı blok cümle iddianamede benim hakkımda gizli tanık İlke olarak var.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'GAZETECİYE 'BU YAYINI NİÇİN YAPTINIZ' DİYE SORULMAZ'</strong></p>

<p>Orada bir husus var. Bana hanımefendi şunu sordu. İki tane Medyascope'ta yaptığım yayını sordu. 'Bunları niye yaptınız' diye sordu. Yani bir gazeteciye sorulacak soru değil ama hanımefendinin hiçbir günahı olmadığı için ben kendisine bir şey söyleyemedim. Bir gazeteciye 'Bu yayını niçin yaptınız' diye sorulmaz. Güya ben o yayınlarla aldığım paranın karşılığını veriyormuşum. Gizli tanığın ifadesi diyelim ki 16 Mart, benim o yayınları yapış tarihim tutuklamalardan sonra. Çok açık söylüyorum. Parayla haber yapacak kadar şerefsiz birisi olsam bana para veren insan içeri girdiği zaman korkumdan ağzımı açmam. Benim operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili yaptığım yayınların, yazdığım yazıların büyük bir kısmı eleştireldir. Eğer zahmet edip baksaydılar onu görürlerdi. Bir buradan bunu anlatıyorum. Hakkımda hiçbir eylem yoktu, 141/5'ten yargılanıyordum.'</p>

<p><strong>'TALİMAT' SORUSUNA SERT ÇIKTI</strong></p>

<p>Tutuksuz Kazım Eren Sönmez'in avukatı Çağlanur Yıldız'ın 'Lütfen beni bağışlayın, sizi çok fazla yormak istemiyorum. Haberlerinizi yaparken -ben bunların cevabını tam verebiliyorum ama karşılaştığımız iddianame malumunuz- içeriğine dair herhangi bir talimat alır mıydınız? Bu talimatları aldığınız bir WhatsApp grubu var mıdır' sorusuna Ruşen Çakır, 'Hanımefendi, kusura bakmayın ama siz bunu bana kafeteryada sorsaydınız küfrederdim' yanıtını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/rusen-cakir-galatasaray-macina-gitmekle-suc-islemis-oluyorum</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 00:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/rusen-cakir.jpg" type="image/jpeg" length="43117"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Soner Yalçın: Hangi davranışım gazetecilik sınırını aşıp örgütsel faaliyete dönüştü]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/soner-yalcin-hangi-davranisim-gazetecilik-sinirini-asip-orgutsel-faaliyete-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/soner-yalcin-hangi-davranisim-gazetecilik-sinirini-asip-orgutsel-faaliyete-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nın 68'inci gününde savunma yapan Odatv imtiyaz sahibi ve Nefes gazetesi yazarı Soner Yalçın, 'Dönüp dönüp, iddianameyi okuyup anlamaya çalışıyorum. Hangi davranışım gazetecilik sınırını aşıp örgütsel faaliyete dönüştü? Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir? Olaya ilişkin sorum var, bunların cevabı, ispatı iddianamede yok' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İBB Davası'nın 68'inci gününde savunma yapan Odatv imtiyaz sahibi ve Nefes gazetesi yazarı Soner Yalçın, 'Dönüp dönüp, iddianameyi okuyup anlamaya çalışıyorum. Hangi davranışım gazetecilik sınırını aşıp örgütsel faaliyete dönüştü? Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir? Olaya ilişkin sorum var, bunların cevabı, ispatı iddianamede yok' dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın 68'inci günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ne inşa edilen yeni duruşma salonunda yapılıyor.</p>

<p>Sosyal medya fenomeni Hasan Erkan Kabakcı'nın ardından Odatv imtiyaz sahibi ve Nefes gazetesi yazarı Soner Yalçın'ın savunmasına geçildi. 'Siz özel bir sebeple benim yurt dışı yasağımı kaldırdığınızda arkadaşlar çok tepki gösterdiler, 'Bizim niye kaldırılmıyor' diye. Onların da kaldırdınız ama biz özel sebebi açıklamadık tabii' diyen Yalçın, şunları söyledi:</p>

<p>'Gazetecilik hayatım boyunca siyasetin 'pembe yalan' denen sözlerine çok şahitlik ettim. Bunlar çoğu zaman gerilimi azaltmak, diplomatik dili yumuşatmak ya da toplumsal bir çatışmayı büyütmemek için gerçeğin kenarlarında dolaşan küçük sapmalar olarak görülürdü. Etik açıdan kuşkusuz tartışmalıydı ama hakikatin kendisini ortadan kaldırma iddiası taşımazlardı. Bugün ise yalanın niteliği değişti. Yalan artık gerçeği süslemiyor, gerçeği esnetmiyor, gerçeğin yerine geçmek istiyor. Dil, gerçeği ifade etmenin aracı olmaktan çıkıp kurgu üretmenin aracına dönüşüyor. Hakikat yalnızca bastırılmıyor, onun yerine tekrar tekrar üretilen senaryolar, algılar alıyor. Eskinin pembe yalanları gerçeğin etrafında dolaşırdı. Bugünün yalanı ise gerçeğin kendisini kökten hükümsüz bırakmaya çalışıyor. Bu nedenle Kafka'nın Dava eseri burada anılması gerekiyor. Kafka'nın anlattığı yalnızca yalan değildir. Daha ürkütücü bir durumdur. Doğru ile yanlış arasındaki ayrım artık önemini kaybetmiştir. Sistem gerçeği bulmak için değil, önceden belirlenmiş kurguyu sürdürmek için işlemektedir. Kafka'nın mahkemesinde mesele yalnızca kendini savunmak değildir, savunmanın mümkün olup olmadığını sorgulamaktır. Hakikatin değerini yitirdiği yerde insan en çok kendisini anlatamaz hâle gelir.</p>

<p><strong>'İDDİANAMEYİ ANLAMAYA ÇALIŞIYORUM'</strong></p>

<p>Ben Kafka'nın romanındaki Josef K'dan farklıyım. Ben neyle suçlandığımı biliyorum fakat suçlandığım fiillerle iddianamede delil diye sunulanlar arasında nasıl bir hukuki bağ kurulduğunu anlayamıyorum. Bir insanı suçlamak başka, o suçu somut delillerle ortaya koymak başka iştir. İddia makamı benim hakkımda bir sonuç cümlesi kuruyor ancak o sonuca hangi somut eylemden, hangi delilden ve hangi mantıksal zincirden ulaştığını göremiyorum, gösteremiyor. Dönüp dönüp, iddianameyi okuyup anlamaya çalışıyorum. Ben ne yaptım? Kime yardım ettim? Nasıl yardım ettim? Hangi eylemim suç olarak tarif edilen yapının faaliyetini kolaylaştırdı? Hangi davranışım gazetecilik sınırını aşıp örgütsel faaliyete dönüştü? Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir? Olaya ilişkin sorum var, bunların cevabı, ispatı iddianamede yok. Bu nedenle şu temel soruyu sormak zorundayım. Ben buraya gerçekleştirdiğim somut bir suç eylemi nedeniyle mi yargılanıyorum, yoksa temaslarım, konuşmalarım, yazılarım, yani gazetecilik faaliyetlerim sonradan kurulmuş bir kurgunun içine yerleştirildiği için mi karşınızdayım?'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'DÜNKÜ ÇOCUK DEĞİLİM'</strong></p>

<p>'Ben dünkü küçük çocuk değilim' diyen Yalçın, meslekte 40'ıncı yılında olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Halkıma karşı dürüst olduğum için 40 yıldır bu mesleği yapıyorum. Bu meslekte asıl sermaye kamuoyuna yıllar içinde kazanılan güvendir. O güven bir kez kaybedildiğinde gazetecinin kalemi ağırlığını yitirir. Bugün benim itiraz ettiğim nokta tam olarak budur. Mesleğim gereği kurduğum ilişkiler ve yaptığım görüşmeler bugün başka bir anlam yüklenerek suçlamanın parçası hâline getiriliyor. Birisini tanımak, biriyle konuşmak suç değildir. Telefon rehberinde bir isim bulunması suç değildir. Bunların suç sayılabilmesi için iddia makamının başka bir kanıt göstermesi gerekir. Ben ne yaptım? Hangi konuşmam suç teşkil etti? Hangi görüşmem gazetecilik faaliyetinin sınırını aştı? Hangi yazım, hangi cümlem, hangi davranışım suçun parçası oldu? Benim istediğim iddianamede bunların gösterilmesiydi, hiçbiri yok. Bilirsiniz ki ceza hukuku kimi tanıyorsunuz sorusuyla değil, ne yaptınız sorusuyla ilgilenir. Yani temas ile suç aynı şey değildir, tanışıklık ile iştirak aynı şey değildir, gazetecilik faaliyeti ile örgütsel faaliyet aynı şey değildir. Meslek hayatım boyunca hiçbir iktidarın, hiçbir partinin, hiçbir siyasetçinin gazetecisi olmadım. Ben sadece bir gazeteciyim.'</p>

<p><strong>'GERÇEĞİN HÜKÜM VERMESİNİ İSTİYORUM'</strong></p>

<p>Yalçın, 'Mahkemelerin de gazeteciliğin de cevaplamak zorunda olduğu aynı soru vardır: Gerçek nedir? Gazetecilik hayatım boyunca bu sorunun peşinden gittim. Bugün burada da başka bir talebim yok. Yorumun değil, delilin; kurgunun değil, gerçeğin hüküm vermesini istiyorum' sözleriyle savunmasını tamamladı. Yalçın'ın ardından İBB sosyal medya çalışanı Kazım Eren Sönmez de savunma yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/soner-yalcin-hangi-davranisim-gazetecilik-sinirini-asip-orgutsel-faaliyete-donustu</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 00:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/soner-yalcin-ibb-davasi.jpg" type="image/jpeg" length="51279"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Sadece layıkıyla işimi yaptığım için mi 11 ay evladımdan ayrı kaldım']]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/ibb-davasinda-68inci-gun-kadriye-kasapoglu-sadece-layikiyla-isimi-yaptigim-icin-mi-11-ay-evladimdan-ayri-kaldim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/ibb-davasinda-68inci-gun-kadriye-kasapoglu-sadece-layikiyla-isimi-yaptigim-icin-mi-11-ay-evladimdan-ayri-kaldim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekrem İmamoğlu'nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu: Acaba özel kalem müdürü olarak sadece layıkıyla işimi yaptığım için mi 11 ay evladımdan ayrı kaldım?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın 68'inci günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ne inşa edilen yeni duruşma salonunda yapılıyor.</p>

<p>Tutuksuz sanıkların savunmalarının alındığı duruşmada, iş insanı Hamit Demir ile eski İBB çalışanı Şehide Zehra Keleş'in ardından İmamoğlu'nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu savunma yaptı.</p>

<p>Ekrem İmamoğlu'nun kullanmadığı belirtilen telefonu üzerinden yapılan tartışmalara değinen Kasapoğlu, şunları söyledi:</p>

<p>'İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'na ait hat ve cihaz, kendisinin mensubu olduğu partinin ilçe başkanlığı döneminden beri kullandığını bildiğim, gün içerisinde sıklıkla çok fazla çağrı alan, özellikle sahada, seçim çalışmalarında, vatandaş taleplerinde kullanılan, kullanılırken de makamda ya da sahada fark etmeksizin yanında olan nöbetçi arkadaşımız tarafından kullanılan, hatta yine bu arkadaşımız tarafından kullanılırken de bu arkadaşımızı hayli yorduğunu bildiğim, hatta bir süre sonra belediye başkanımız dışında belediye başkanımızdan ziyade yanındaki bu arkadaşımıza ulaşmak için kullanılan bir telefon hattıdır. Hatta bu konuyla ilgili arkadaşlarımızla aramızda mizahi bir konu var. Bir gün sahada bu telefon çalıyor, başkanımız telefona bakıyor, karşıdaki ses başkanımızla konuşmak yerine yanındaki arkadaşımızı istiyor. Başkan da gayet sakin bir şekilde 'Al, seni istiyorlar' diye arkadaşımıza veriyor telefonu.</p>

<p><strong>'NE SUÇ VAR NE DE DELİL'</strong></p>

<p>Karşıdaki arayan şahsın Ekrem İmamoğlu'yla konuşma ihtimalinin olmayacağını bildiği, onunla karşılaşma ihtimalinin olmayacağını bildiği bir telefon hattıdır. Şunu iddia ediyorum, siz bu telefonla, bu cihazla gerçekten 3 gün yaşayamazsınız. Şunu söylemeden geçemeyeceğim. Tutukluğumdan beri her gün sesli düşündüğüm şey, bu telefon 11 ay beni oğlumdan acaba nasıl ayırdı? Bu telefondan suç unsuru olabilecek ne çıktı? İddia makamında bu telefon 1,5 yıl incelendi ve 'Ne oldu' sorusunu aklımdan çıkaramıyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>4 bin sayfalık iddianamemizde ne bu dijital rapor var ne bu telefona ait bir bilgi belge var ne de benim ifademin tek satırına yer verilmiş. Bu da enteresan. Zira bir suçun delillerinin yok edilmesi için ortada bir suç lazım, suçu kaybetmek için bir eylem lazım. Bu konuyu tümüyle reddediyorum. Ortada ne bir suç vardır ne de suçu karartmaya yönelik bir delil söz konusudur.'</p>

<p><strong>'ÇANTA TAŞITMA TALİMATIM OLMADI'</strong></p>

<p>Tutuksuz yargılanan Kasapoğlu, hakkındaki 'rüşvete yardım' iddiasıyla ilgili de şöyle konuştu:</p>

<p>'Çok defa okudum bu bölümü. İçerideyken de okudum, dışarıdayken de okudum. İnanın, neresinden nesini savunacağımı tam olarak bilemiyorum. Zira hayatımda hiç görmediğim, görsel teşhis edemeyeceğim, beni görse muhtemelen tanımayacak olan Bayram Yıldırım diye bir adam demiş ki, 'Florya'da Fatih Keleş'in ofisine bir pikap araba yanaşırdı. Şunun şoförü giderdi, Kadriye Kasapoğlu'nun şoförü Caner Kırca da giderdi, buradan paraları alırdı, gelirdi'. En önemli kısmı iddianamede de okuduk. Caner Kırca da buradaki diğer şoför arkadaşlarımız da böyle bir iddiayı kabul etmiyorlar.</p>

<p>Yine içimden defalarca sorduğum soruyu sessiz soruyorum, burada gerçekten ne yaşadığımızı bilmemekle beraber, adının rüşvetle yan yana gelme ihtimali olmayan, sadece aracımı kullanmak üzere tahsis edilmiş olan mesai arkadaşım Caner Kırca'nın rüşvet iddiasıyla lekelemek bu kadar kolay mı sorusunu da yine aklımdan çıkaramıyorum. Mesai arkadaşım Caner Kırca'nın içinde ne olduğunu bilmediği çanta, sepet, para, kriminal, böyle hiçbir şey, dosya, hiçbir şey taşıtma talimatım olmamıştır. Bu iddiayı da tamamen reddediyorum.'</p>

<p><strong>'DEVLETİN PARA VERDİĞİ İŞLE YARGILANMIŞIM'</strong></p>

<p>Kasapoğlu, örgüt üyeliği iddiasına ise şu sözlerle tepki gösterdi:</p>

<p>'Buradaki iddia edilen örgüt yöneticileri ya da örgüt üyeleriyle hiçbir illiyet bağımın olmadığı gayet açıktır. Benim ait olduğum tek şema bugün ibb.gov.tr'deki İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde özel kalem müdürünün bulunduğu yerdir. Bu yere göre sadece Ekrem İmamoğlu'ndan talimat alırım, sadece özel kalem müdürlüğüne bağlı olan yaklaşık 180 arkadaşıma talimat verebilirim. Ben özel kalem müdürüyüm ve gerçekten burayı okuduğumda yine hayrete düştüm. Çünkü gerçekten yapmak zorunda olduğum, bana devletin para verdiği işle yargılanmışım. Bunlar ne? Telefon görüşmesi yapmak, toplantı düzenlemek, gerektiğinde bu toplantılara katılmak. Şimdi hepimizin en sık kullandığı arama motoru Google'a bile yazsak 'Özel kalem müdürü ne iş yapar' diye, karşınıza çıkacak olan ilk 3 şeyle sorumlu tutulmuşum. Özel kalem müdürü, belediye başkanının iş programını takip etmek zorundadır. Sayın Başkanımız Ekrem İmamoğlu beni arayıp 'Kadriye, ben Eminönü Meydanı'ndaki şantiyeyi ne zaman ziyaret edeceğim, buradaki iş programı nedir' dediği vakit, ben gecenin bir yarısı da olsa 3 sefer de olsa 5 sefer de olsa arayacağım kişi genel sekreter yardımcımız Gürkan Alpay'dır. Arkamda oturan bütün İBB bürokratları bilir ki benim onları anlamlı anlamsız saatlerde defalarca aradığıma, aileleriyle birlikte tanık olmuşlardır. Çünkü bu benim işim, başka türlü zaten Ekrem İmamoğlu ile çalışma şansınız yok.'</p>

<p><strong>'OĞLUMUN LGS DÖNEMİNİ TELAFİ EDEMİYORUZ'</strong></p>

<p>Özel kalem müdürlüğü yetkisi ve çerçevesi dışına çıkmadığını vurgulayan Kasapoğlu, duygulandığı konuşmasını şöyle tamamladı:</p>

<p>'İnsanın aklına yine şu soru geliyor. Acaba özel kalem müdürü olarak sadece layıkıyla işimi yaptığım için mi 11 ay evladımdan ayrı kaldım? Şuna gerçekten çok üzülüyorum çünkü Vatan Emniyet'teki çileyi 4'er günden 2 sefer çektim. İlk gözaltına alındıktan sonra yaşadığı travma sebebiyle, o zaman 13, bugün 14 yaşında olan oğlumla birlikte uyumaya başladık. Aradan tam bir ay geçti ve bu sefer yine bir ev dolusu polisle oğlumun koynundan alındım bu sefer. Evden çıktığım, oğlumu tek başına 13 yaşındaki çocuğu bıraktığım eve yaklaşık 11 ay sonra dönebildim. Bu çocuğumun eğitim hayatındaki en eşik yılı olan LGS dönemini şu anda telafi edemiyoruz. Anne yoksunluğunu yaşadığı, anne yoksunluğunu telafi edemiyoruz. Annesinin yaşatılan hukuk yoksunluğunu telafi edemiyoruz. Ben devlet kurumlarından başka bir yerde çalışmadım. İş yaşamım boyunca ve devlet kurumlarındaki saygınlığı, hassasiyeti, sorumluluğu en derinlerinde yaşayan biriyim.</p>

<p><strong>'HAKLILIĞIM 4 BİN SAYFA İDDİANAMENİZ KADAR'</strong></p>

<p>Bize de şöyle öğretildi: 'Devlet anneyi korur, devlet çocuğu korur, devlet kadınını korur, devlet kendisine 20 yıl pırıl pırıl hizmet etmiş pırıl pırıl bir memurunu korur'. Ben dünyanın en çalışkan özel kalem müdürü olduğumu iddia ediyorum çünkü böyle iddialarınız yoksa da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde çalışamazsınız ama tüm bunlara rağmen size güvenmek istiyorum. Sizin, haklının hakkını haklıya vereceğinize dair içimde bir umut besliyorum. Savunmam bu kadar kısa ama haklılığım 4 bin sayfa kadar, iddianameniz kadar eder. Dolayısıyla bu çok güvendiğim dağlar kadar haklılığım, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir hukuk devleti olmasına olan kalan inancım, sizin vicdanınız ve istisnasız her gece dua ettiğim ilahi adaletle beraatımı, adli kontrolümün kaldırılmasını ve arkamda oturan kadın arkadaşlarımın bir an önce evlatlarına ve ailelerine kavuşmasını diliyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/ibb-davasinda-68inci-gun-kadriye-kasapoglu-sadece-layikiyla-isimi-yaptigim-icin-mi-11-ay-evladimdan-ayri-kaldim</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/kadriye-kasapoglu.jpg" type="image/jpeg" length="62203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kasten öldürmeden dava açıldı! Savcı 'Dur' ihtarına uymayan şüpheliyi öldüren polise, 'meşru müdafaa' talep etti]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/kasten-oldurmeden-dava-acildi-savci-dur-ihtarina-uymayan-supheliyi-olduren-polise-mesru-mudafaa-talep-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/kasten-oldurmeden-dava-acildi-savci-dur-ihtarina-uymayan-supheliyi-olduren-polise-mesru-mudafaa-talep-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'da eğlence mekanında çıkan tartışmada bir kişiyi uyarıp ateş açılınca tabancayla öldüren polis memuru  hakkında ‘kasten öldürmek’ suçundan dava açıldı. Savcı, ‘meşru müdafaa’ kapsamında değerlendirilmesini talep etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa'da gittiği eğlence mekanında çıkan tartışmada bir kişiyi tabancayla yaralayan Berk Keleş’i (35), teslim olması konusunda uyarıp, silahla karşılık verince de tabancayla vurarak öldüren polis memuru M.S. (30) hakkında ‘kasten öldürmek’ suçundan dava açıldı. İddianamede, olay günü izinli olan polis memurunun görevinin gereklerine uygun hareket ettiği gerekçesiyle suçun ‘meşru müdafaa’ kapsamında değerlendirilmesi talep edildi. Bu arada olaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.</p>

<p>Olay, 16 Aralık 2025’te saat 03.30 sıralarında Osmangazi ilçesi Küplüpınar Mahallesi, İstanbul Caddesi’nde bulunan bir eğlence mekanında meydana geldi. Berk Keleş, arkadaşları Ş.G., K.K. ve Y.G. ile birlikte eğlence merkezine gitti. Burada yemek yiyip alkol alan Berk Keleş, iddiaya göre gelen hesaba küfrederek tepki gösterdi. Keleş, iş yerinde görevli Önder Y. ile tartışırken, işletmenin müdürü K.U., olay çıkaran müşteriyi evine götürmesi için taksi çağırdı. O sırada hakaretlere devam eden Keleş, ’Sana hiç yakışmıyor’ diyen Önder Y.’ye tabancayla ateş açarak bacağından yaraladı.</p>

<p>Ardından taksiye binen Keleş, elindeki silahı çevredeki kalabalığa yöneltip, ‘Burayı yakarım’ diye bağırdı. Bu sırada durumu fark eden polis memuru M.S., ‘Dur polis. Teslim ol, silahını at’ diyerek Keleş’e uyarıda bulundu. Keleş ise kendisini uyaran polis memuruna doğru araç içerisinden 2-3 el ateş açtı. İzinde olduğu öğrenilen polis memuru M.S.’nin tabancasıyla karşılık vermesi sonucu mermilerden biri başına isabet eden Berk Keleş, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Bacağından yaralanan Önder Y. ise tedavisinin ardından taburcu edilirken, gözaltına alınan polis memuru M.S. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Olay anı ise, çevre ve takside bulunan kameralara yansıdı.</p>

<p><strong>‘GÖREVİNİN GEREKLERİNE UYGUN HAREKET’</strong></p>

<p>Cumhuriyet Savcılığı olayla ilgili soruşturmayı yaklaşık 6 ayda tamamladı. Tutuksuz sanık hakkında, ağır ceza mahkemesinde, 'Kasten öldürmek' suçundan, dava açıldı. İddianameyi hazırlayan Cumhuriyet savcısı, polis memuru M.S.'nin, hem yaralanan Önder Y. yönünden hem iş yeri önünde toplanan kalabalık yönünden ve son olarak kendisinin yönünden görevinin gereklerine uygun olmak suretiyle hareket ettiğini belirtip, şüphelinin suçunun, TCK'nın 25'inci maddesi gereği, 'Meşru müdafaa' kapsamında değerlendirilmesini talep etti. Dava ile ilgili yargılamaya önümüzdeki günlerde başlanacak</p>

<p><strong>‘POLİS MEMURU MESAİDE OLMADIĞI SAATLERDE DE MÜDAHALE ETMEK ZORUNDA’</strong></p>

<p>Polisin 7/24 esasında çalıştığını belirten M.S’nin M. S’nin Gülen, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>''Bir polis memuru, izinli olduğu günde veya mesaide olmadığı saatlerde bir olay gördüğü anda olaya müdahale etmek zorundadır. Kanun bu yetkiyi ve zorunluluğu polis memuruna yüklemiş. Yani burada 7/24 esasına dayanarak da polis müdahale edebiliyor mu? Evet. Zaten kanunda öyle yazıyor. Söz konusu kanunda polis memuru 7/24 saat, yaşanan olaya müdahale etmek zorundadır. Burada polisin yani yaptığı müdahaleden ziyade yaşanan durumda güvenlik kameraları ortaya çıktı. Yani bu görüntü hukuk bazında nasıl değerlendiriliyor? Şimdi polisin burada suç işlememesi için birinci olarak olayı gördüğü anda bir polis kimliğini defaatle belirtmek zorunda. ‘Ben polisim. Dur polis” diye ikazda bulunmak zorundadır'' dedi.</p>

<p><strong>‘POLİS, 5 KEZ UYARIDA BULUNUYOR’</strong></p>

<p>Polis memurunun çok kez ‘dur’ ikazında bulunduğunu söyleyen Avukat Gülen, “Bizim olayımızda da kamera görüntülerine göre polis memurumuz, şahsa beş ya da altı kez ‘Dur polis’ diye ikazda bulunuyor. Taksinin içerisinde maktul şahsın yakını olan kişi de verdiği ifadesinde, söz konusu polisin 5 kez ‘Dur polis’ ve ‘Teslim ol, silahını at’ diye ikazda bulunduğunu belirtmiştir. Kişi de ateş etmeye çalışıyor, belki ateş ettiği için orada, aynı zamanda polis olmasaydı da nefsi müdafaa olarak değerlendirilebilir mi? Şimdi olay şu; ateş eden kişi aslında polisin silahına karşı ateş ediyor. Burada zaten polis memuru müvekkilim, hedef aldığı ilk yer silahı tutan maktul şahsın bacağına nişan almış ve bacağından vurmuş” dedi.</p>

<p>Hakkında hazırlanan iddianame ağır ceza mahkemesince kabul edilen polis memuru M.S.'nin, yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/kasten-oldurmeden-dava-acildi-savci-dur-ihtarina-uymayan-supheliyi-olduren-polise-mesru-mudafaa-talep-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/bursa-polis-oldurme.jpg" type="image/jpeg" length="99615"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek döneminde Türkiye'nin dış borcu rekor kırdı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/bakan-simsek-doneminde-turkiyenin-dis-borcu-rekor-kirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/bakan-simsek-doneminde-turkiyenin-dis-borcu-rekor-kirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre brüt dış borç stoku ikinci çeyrekte 539 milyar dolara ulaşarak rekor tazeledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merkez Bankası, yılın ikinci çeyreğine ilişkin ‘Türkiye Dış Borç İstatistikleri’ni yayınladı. İkinci çeyrekte kısa vadeli dış borçlar yüzde 2,5 artışla 170,7 milyar dolar, uzun vadeli dış borçlar yüzde 3,9 artarak 368,2 milyar dolara çıktı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet  Şimşek döneminde yaşanan artış dikkat çekti. zel sektör ile kamu borcundaki yükseliş borç stoğunu yukarı taşırken ödemelerde kredi kalemleri ile ABD Doları ağırlığını korudu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mehmet Şimşek'in Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine başladığı 2023 yılı ikinci çeyreğinden bu yana geçen üç yıllık dönemde dış borç stoku miktarsal olarak 135 milyar dolar, oransal olarak ise yüzde 33,4 arttı.</p>

<h3><strong>DIŞ BORÇTA EN BÜYÜK PAY KREDİLERİN</strong></h3>

<p>Dış borç stokunun enstrüman dağılımında en büyük pay yüzde 46,2 ile kredilere ait oldu.</p>

<p>Kredileri yüzde 19,5 ile borç senetleri ve yüzde 17,2 ile mevduatlar takip etti.</p>

<p>Para birimi dağılımına göre dış borcun yüzde 48,9'unu ABD Doları, yüzde 28,8'ini Euro, yüzde 12,2'sini Türk Lirası ve yüzde 10,1'ini diğer para birimleri oluşturdu.</p>

<p><strong>Bir önceki çeyreğe kıyasla borç tablosu şöyle:</strong></p>

<p>Kamu sektörü: Yüzde 3,3 artışla 197,9 milyar dolar<br />
Özel sektör: Yüzde 4,2 artışla 318 milyar dolar<br />
MB’nin dış yükümlülükleri ise yüzde 4,8 azalarak 23,1 milyar dolara indi.</p>

<p><strong>Dış borcun para birimine göre dağılımı şöyle:</strong></p>

<p>Yüzde 48,9 dolar<br />
Yüzde 28,8 avro<br />
Yüzde 12,2 lira<br />
Yüzde 10,1 diğer para birimleri</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/bakan-simsek-doneminde-turkiyenin-dis-borcu-rekor-kirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/mehmet-simsek-1.jpg" type="image/jpeg" length="85792"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Serge Halimi İstanbul’a geliyor]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/serge-halimi-istanbula-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/serge-halimi-istanbula-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’nın dünya çapında tanınan usta kalemi Serge Halimi 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde, Kadıköy'de, “Savaş çığırtkanları: Basın kuruluşları ve gazeteciler” başlıklı konferans verecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin aylık gazetesi Le Monde diplomatique Türkçe, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde İstanbul’da anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapacak. Türkiye ve Fransa’dan dış politika alanında uzman gazeteciler, “Gazetecilik Suç Değildir” ana başlığı altında okurla, halkla buluşacak. Uluslararası gerilimler, jeopolitik kırılmalar, sıcak çatışmaların ve savaşların gölgesinde “gazetecilik, ama nasıl?” sorusuna yanıt aranacak etkinlikte Fransa’nın dünya çapında tanınan usta kalemi Serge Halimi “Savaş çığırtkanları: Basın kuruluşları ve gazeteciler” başlıklı konferans verecek. Etkinlik 1 Eylül 2026 günü, Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde saat 18.00’de başlayacak.</p>

<p><strong>‘Savaş döneminde gazetecilik’</strong></p>

<p>1 Eylül Dünya Barış Günü’nde gerçekleştirilecek etkinlik, Le Monde diplomatique gazetesinin 35 ülke ve 27 dilde yayınlanan gazetelerin kapak seçkisinden oluşan serginin açılışıyla başlayacak. Serginin açılışı, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı’nın katılımıyla yapılacak. Le Monde diplomatique’den Bruno Lombard ve Le Monde diplomatique Türkçe’den Gül İlbay’ın açılış konuşmalarının ardından gazeteci Hazal Ocak’ın moderatörlüğünde “Savaş döneminde gazetecilik” konulu panele geçilecek. Panelde Halk TV dış politika yazarı Mustafa Kemal Erdemol, Sözcü TV Dış Haberler Müdürü Burak Tatari ve Le Monde diplomatique Türkçe yazarı Rasıh Reşat konuşmacı olarak yer alacak.</p>

<p>Serge Halimi ilk kez Türkiye’de</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Panelin ardından Fransa’nın dünya çapında tanınan usta kalemi gazeteci-yazar Serge Halimi “Savaş çığırtkanları: Basın kuruluşları ve gazeteciler” başlıklı konferans verecek. Tunus asıllı, sosyalist kimliğiyle tanınan 71 yaşındaki Serge Halimi uzun yıllar Le Monde diplomatique’in Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı ve Genel Yayın Yönetmenliği’ni üstlendi. Avrupa ülkeleri ve ABD başta olmak üzere sayısız konferans veren Halimi Türkiye’de ilk kez okurlarıyla buluşacak. Halen analizleriyle Le Monde diplomatique’de makaleler kaleme alan Halimi, Yayın Danışmanlığı’nı da sürdürüyor.</p>

<p>‘Gazetecilik Suç Değildir’ kitap serisi okurlar için imzalanacak</p>

<p>Panel ve konferansın ardından gazeteciler Tekin Yayınevi tarafından basılan “Gazetecilik Suç Değildir” serisinin ilk iki kitabını okurlar için imzalayacak. Etkinlik kapsamında okurla buluşacak “Orta Doğu’da Kaosun Mimarları” ve “Dijital Çağda Gazetecilik” isimli kitaplar Le Monde diplomatique Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Aykut Küçükkaya tarafından yayına hazırlandı.</p>

<p>Le Monde diplomatique Türkçe 5 yaşında…</p>

<p>Dünyanın sayılı gazetelerinden Le Monde diplomatique 35 ülkede 27 dilde yayınlanıyor. Aykut Küçükkaya’nın Genel Yayın Yönetmenliği’nde ilk sayısıyla Nisan 2022’de okurla buluşan Türkiye’nin aylık gazetesi Le Monde diplomatique Türkçe, 40 sayfalık kağıt baskısıyla her ay 81 ilde ve KKTC’deki bayilerde okurla buluşuyor. Eylül 2026’da 60. sayısıyla okuru selamlayacak olan Le Monde diplomatique Türkçe’nin dijital baskısı hem Türkiye’de hem dünyada abonelik kanalıyla okura ulaşıyor. Le Monde diplomatique Türkçe aylık politik – ekonomik yayınlar arasında en fazla bayi tirajına sahip gazete konumunda bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/serge-halimi-istanbula-geliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/halimi.jpg" type="image/jpeg" length="46365"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tatlıses'in müze yapılan mağarasına 250 kişi gitmiş]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/tatlisesin-muze-yapilan-magarasina-250-kisi-gitmis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/tatlisesin-muze-yapilan-magarasina-250-kisi-gitmis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesinde restore edilen "İbrahim Tatlıses'in Büyüdüğü Mağara" müzesini 2 yılda sadece 250 kişinin ziyaret ettiği öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa'da restore edilerek müzeye dönüştürülen yapının, açılışından bu yana geçen iki yılda ulaştığı ziyaretçi sayısı beklentilerin çok gerisinde kaldı.</p>

<p><strong>BEKLENTİLERİN ÇOK GERİSİNDE KALAN ZİYARETÇİ SAYISI</strong><br />
Şanlıurfa'nın tarihi ve kültürel mirasını öne çıkarmak amacıyla Haliliye Belediyesi tarafından yürütülen proje tamamlanarak hizmete açıldı. Ünlü sanatçının çocukluk yıllarının geçtiği mağara aslına uygun olarak düzenlendi ve müze ev statüsüyle ziyarete sunuldu.</p>

<p><br />
Açılışın ardından geçen 2 yıllık sürede kaydedilen veriler, müzenin günde ortalama bir kişi tarafından dahi gezilmediğini gösterdi. Toplamda 250 kişide kalan ziyaretçi sayısı, projenin hedeflenen ilgiyi görmediğini ortaya koydu.</p>

<p><strong>ÜNLÜ SANATÇININ GURURLA ANLATTIĞI MAĞARA</strong><br />
Müze haline getirilen yapı, İbrahim Tatlıses'in geçmişte yaptığı açıklamalarla tanınıyordu. Doğduğu mekanın kendisi için taşıdığı anlamı her fırsatta dile getiren sanatçı, "Orada doğduğum için iftihar ediyorum" ifadelerini kullanarak mağarayla gurur duyduğunu belirtmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçının geniş hayran kitlesine ve Şanlıurfa'nın her yıl ağırladığı yüksek turist sayısına rağmen müzenin boş kalması sosyal medyada tartışma konusu oldu. Yerel kaynaklar, ziyaretçi sayısının düşük kalmasında konum ve tanıtım eksikliğinin etkili olduğunu aktardı.</p>

<p><strong>HALİLİYE BELEDİYESİ'NİN RESTORASYON PROJESİ</strong><br />
Haliliye Belediyesi bünyesinde gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarında mağaranın doğal yapısı muhafaza edildi. İç mekan düzenlemeleri tamamlanan yapıya sanatçının yaşamından kesitleri yansıtan unsurlar eklendi.</p>

<p><br />
Bölge turizmine katkı sağlaması amacıyla hayata geçirilen projenin önümüzdeki dönemde nasıl değerlendirileceği ve ziyaretçi trafiğini artırmaya yönelik yeni adımların atılıp atılmayacağı belirsizliğini koruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/tatlisesin-muze-yapilan-magarasina-250-kisi-gitmis</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-20-125925.png" type="image/jpeg" length="65025"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB Davası! Savcının tutuklama talebini üst mahkeme de reddetti]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/ibb-davasi-savcinin-tutuklama-talebini-ust-mahkeme-de-reddetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/ibb-davasi-savcinin-tutuklama-talebini-ust-mahkeme-de-reddetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nda savcının hakkında iki kez tutuklama istediği iş insanı Muzaffer Beyaz hakkındaki talebi, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ardından üst mahkeme olan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi de reddetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İBB Davası'nda savcının hakkında iki kez tutuklama istediği iş insanı Muzaffer Beyaz hakkındaki talebi, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ardından üst mahkeme olan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi de reddetti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın önceki günkü duruşmasında sorgu devam ederken, savcının 'çelişkili beyanlar' iddiasıyla, tutuklama istediği ancak mahkeme heyetinin reddettiği Muzaffer Beyaz hakkında ikinci kez tutuklama talep edilmişti.</p>

<p>İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmek üzere, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan itiraz dilekçesinde, Beyaz'ın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, alabileceği ceza miktarı, soruşturma aşamasındaki çelişkili beyanları ve dosyadaki deliller gerekçe gösterilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddiasıyla açılan davaya da bakan üst mahkeme İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi de ret kararının yasaya uygun olduğu ve düzeltecek husus olmadığı gerekçesiyle tutuklama talebini reddetti. Bu kararla, Beyaz hakkındaki tutuksuz yargılama kararı kesinleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/ibb-davasi-savcinin-tutuklama-talebini-ust-mahkeme-de-reddetti</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/03/ibb-davasi-ekrem.jpg" type="image/jpeg" length="49740"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı'ndan 'Türk askeri oradaydı' iddialarına yanıt!]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/milli-savunma-bakanligindan-turk-askeri-oradaydi-iddialarina-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/milli-savunma-bakanligindan-turk-askeri-oradaydi-iddialarina-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, İsrail’in Suriye’deki Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısının ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini belirterek tepki gösterdi. Bakanlık, saldırı sırasında hava üssünde herhangi bir Türk askeri heyetinin bulunmadığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İsrail’in Suriye’deki Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü’ne gerçekleştirdiği saldırı, Yunanistan’ın Ege Denizi’ni de kapsayan Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekânsal Çerçevesi ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun son telefon görüşmelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İSRAİL’İN SURİYE’DEKİ SALDIRISINA TEPKİ</strong><br />
MSB, İsrail’in Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısını Suriye’nin istikrarı, güvenliği, birlik ve bütünlüğü ile altyapısına zarar vermeye yönelik bir eylem olarak değerlendirdi.</p>

<p><br />
Bakanlık açıklamasında, “Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıların kabul edilemez olduğunu her fırsatta vurguluyoruz” denildi.</p>

<p><strong>“ÜSTE TÜRK ASKERİ HEYETİ BULUNMUYORDU”</strong><br />
Saldırı sırasında bölgede Türk askerlerinin bulunduğuna ilişkin iddialara da yanıt veren MSB, şu açıklamayı yaptı:</p>

<p>“İsrail’in Suriye’deki Ebu Ez-Zuhur hava üssüne gerçekleştirdiği saldırısı öncesinde veya saldırı esnasında üste herhangi bir Türk askeri heyeti bulunmadığını ifade ediyoruz.”</p>

<p>İsrail’e saldırılarını sonlandırma çağrısı yapan Bakanlık, hem Suriye hem de bölgenin huzur ve istikrarı için uluslararası hukuka uyulmasının gerekli olduğunu belirtti.</p>

<p>MSB ayrıca, “Suriye ‘tek ordu’ ilkesi çerçevesinde kendi altyapı ve askerî kapasite inşası faaliyetlerine destek vermeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>MSB’DEN YUNANİSTAN’A EGE MESAJI</strong><br />
Bakanlık, Yunanistan’ın Ege Denizi’ni de kapsayacak şekilde ilan ettiği “Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekânsal Çerçevesi”nin yakından takip edildiğini bildirdi.</p>

<p><br />
Düzenlemenin Türkiye açısından herhangi bir hukuki sonuç doğurmadığı belirtilerek, “Ülkemiz; Ege Denizi’ndeki hak, alaka ve menfaatlerini uluslararası hukuk çerçevesinde koruma konusundaki kararlılığını sürdürmektedir” denildi.</p>

<p>Türkiye’nin Ege’deki sorunların uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk ilişkileri temelinde çözülmesinden yana olduğu da vurgulandı.</p>

<p><strong>GENELKURMAY BAŞKANI’NIN TELEFON GÖRÜŞMELERİ</strong><br />
MSB, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun gerçekleştirdiği telefon görüşmelerine ilişkin de açıklama yaptı.</p>

<p>Türkiye’nin “bölgesel güvenlik diplomasisinin merkezi haline geldiği” belirtilen açıklamada, Milli Savunma Bakanı ile Genelkurmay Başkanı’nın bölgesel güvenlik ve istikrar kapsamında muhataplarıyla temaslarını sürdürdüğü ifade edildi.</p>

<p>Bakanlık, Bayraktaroğlu’nun son telefon görüşmelerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/milli-savunma-bakanligindan-turk-askeri-oradaydi-iddialarina-yanit</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-20-121230.png" type="image/jpeg" length="46172"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Murat Taylan'dan savcının savunma sırasında tutuklama istemesine çarpıcı yorum]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/murat-taylandan-savcinin-savunma-sirasinda-tutuklama-istemesine-carpici-yorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/murat-taylandan-savcinin-savunma-sirasinda-tutuklama-istemesine-carpici-yorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TELE2 Haber Ana Haber sunucusu Murat Taylan, YouTube yayınında, Savcının,  daha önce 'biliyorum' diyenin, mahkemede 'duymuştum' diye ifadesini değiştirince tutuklanmasını istemesini yorumladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası'nda bir ilk yaşandı. Savcı, duruşma sırasında tutuksuz sanık Muzaffer Beyaz'ın tutuklanmasını talep etti. Murat Taylan, savcının, savunma sırasında tutuklanma istenmesini yorumladı. Taylan, yorumunda şöyle dedi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Çok bildiğiniz işler yaşanıyor ama bugün çok ilginç bir şey oldu. Savcı daha önce 'biliyorum' diyenin, 'duymuştum' diye ifadesini değiştirince tutuklanmasını istedi.</p>

<p>Bu bu bu çok değişik bir şey. Yani tutuksuz yargılanıyor. İşte orada yargılanan Ekrem İmamoğlu ve işte diğer isimlerle ilgili ifadesinde çok kritik bir değişiklik yapıyor. Ki başka isimler de geçmişte hatırlayacaksınız. 'Ben pişman oldum, insanları yok yere suçladım' gibi açıklamalarda bulunmuştu.</p>

<p>Savcı, tutuklanmasını istedi. Mahkeme tutuklama kararı vermedi. Tabii, Avukatlar buna tepki gösterdi. 'Böyle bir şey olabilir mi' dediler. Yani 'yargılama sırasında işte savunma sırasında savunması kestiler. Bir kişi hakkında tutuklama istenebilir mi? Yani bu bütün sanıklara, bütün daha sonra bu kürsüye gelecek herkes için bizim istediklerimize uygun konuşursanız konuşursunuz, yoksa tutuksuz yargılanan bundan sonraki 70 kişi sizler de tutuklanabilirsiniz diyerek bir gözdağı verme işidir! diyerek tepki gösterdiler.</p>

<p><strong>"Savunmanın iradesi sakatlanır"</strong></p>

<p>Duruşmanın dünkü bölümünde sanık kürsüsüne ilk gelen isim Beyaz İnşaat isimli şirketin yöneticilerinden Seyfi Beyaz oldu. Beyaz'ın savunması sonrası kürsüye kardeşi mimar Muzaffer Beyaz geldi. Beyaz'ın, mahkemedeki diğer sanık ve avukatlarının sorduğu sorulara verdiği cevaplar, savcılık ifadesiyle farklı oldu. Bunun üzerine, mahkeme tarihinde bir ilk yaşandı. Duruşma savcısı Beyaz'ın savunması sonrası çelişkili beyanlarda bulunduğu gerekçesiyle tutuklanmasını istedi.</p>

<p>Muzaffer Beyaz'ın avukatı talebe tepki gösterip, "Savunma iradesi sakatlanır." dedi. Mahkeme heyeti, talebi değerlendirmek üzere duruşmaya bir saat ara verdi. Aranın ardından kararını açıklayan Mahkeme, Beyaz hakkındaki tutuklama talebini oy çokluğuyla reddetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/murat-taylandan-savcinin-savunma-sirasinda-tutuklama-istemesine-carpici-yorum</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 00:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/savci-tutuklama-murat-taylan-1.jpg" type="image/jpeg" length="59907"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyal medya kadınlar liginde oynamak istediğini açıklayan Enes Kanter'i şekilden şekle soktu]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/sosyal-medya-kadinlar-liginde-oynamak-istedigini-aciklayan-enes-kanter-sekilden-sekle-soktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/sosyal-medya-kadinlar-liginde-oynamak-istedigini-aciklayan-enes-kanter-sekilden-sekle-soktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FETÖ'ye bağlılığıyla tanınan basketbolcu Enes Kanter Freedom, WNBA'nın mevcut uygunluk kurallarını incelediğini ve kendisini kadın olarak beyan ederek lige aday olduğunu duyurunca bir anda sosyal medyanın gündemi oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Haber, Spor</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/sosyal-medya-kadinlar-liginde-oynamak-istedigini-aciklayan-enes-kanter-sekilden-sekle-soktu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/enes-kanter-wnba.jpg" type="image/jpeg" length="68796"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Madencilerden Bakanlık önünde çıplak eylem]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/madencilerden-bakanlik-onunde-ciplak-eylem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/madencilerden-bakanlik-onunde-ciplak-eylem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji Bakanlığı önünde yarı çıplak şekilde oturma eylemine başlayan madenciler, baretlerini yere vurarak protesto yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bağımsız Maden İş Sendikası'na üyesi madenciler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde. Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki ETİ Gümüş ve Doruk Madencilik emekçileri, tüm engellemeleri aşarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne ulaştı. Önceki günlerde gözaltına alınıp serbest bırakılan madenciler, yarı çıplak oturma eylemine başladı. İşçiler, baretlerini yere vurarak, "3 aydan beri yetti ya" diyerek seslerini duyurmaya çalıştı.</p>

<p><strong>BİR HAFTADIR EYLEMDELER</strong></p>

<p>Madenciler, bir haftadır her gün Bakanlık önünde eylem yapıyor.  İşçilerin metro istasyonundan çıkarak Bakanlığa yürümesine bugün de izin verilmedi. Madenciler daha sonra beşerli ve onarlı gruplar hâlinde polis eşliğinde alana alındı. Bakanlık çevresinde polis otobüsleri ve çevik kuvvet ekipleri konuşlandırıldı. Polis ablukası nedeniyle madenciler uzun süre tek bir grup hâlinde toplanamadı. İşçilere destek vermek isteyen öğrenciler de alana geldi.</p>

<p><strong>ÜÇ KEZ GÖZALTINA ALINDILAR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Madenciler, eylemlerin başladığı günden bu yana üç kez Bakanlık çevresinde gözaltına alındı. Bir grup işçi de Akköprü’de gözaltına alındı. Böylece madenciler bir hafta içinde toplam dört kez gözaltı müdahalesiyle karşılaştı. Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu da yaklaşık iki gün gözaltında tutuldu. Aksu, serbest bırakılmasının ardından, “Tavrımızı yoğunlaştırarak tavizsiz bir tutumla geri döneceğiz” dedi.Günlerdir sıcak altında bekleyen bazı madenciler eylem sırasında fenalaştı. Buna rağmen oturma eylemini sürdüren işçiler, baretlerini yere vurarak Yıldızlar SSS Holding’e ve Bakanlığa tepki gösterdi. Madenciler, Holdingin daha önce verdiği ödeme sözlerini yerine getirmediğini belirtti. Şirketin sahibi Sebahattin Yıldız’ın ücretlerin ve diğer hakların ödeneceğini açıklamasına rağmen işçiler, alacaklarının tamamı hesaplarına yatırılmadan Ankara’dan ayrılmayacaklarını duyurdu. İşçiler, daha önce de benzer sözler verildiğini ve üç bakanlığın garantör olduğunu ancak eylemin sona ermesinin ardından ödemelerin yapılmadığını ifade etti.</p>

<p><strong>BAKANLIK RANDEVU VERMEDİ</strong></p>

<p>Doruk Madencilik ve ETİ Gümüş işçileri, bir hafta içinde Bakanlıktan 10 ila 15 kez randevu talep etti. Başvuruların hem yazılı hem de sözlü olarak iletildiği ancak Bakanlığın görüşme talebine yanıt vermediği aktarıldı. Bağımsız Maden-İş, eylem öncesinde halka, sendikalara, sivil toplum kuruluşlarına, siyasi partilere ve Meclisteki 600 milletvekiline destek çağrısı yaptı. Yıldızlar SSS Holding ise Bağımsız Maden-İş’in işyerlerinde yetkili sendika olmadığını savundu. İşçilere eylemlerini sonlandırma çağrısı yapan Holding, hakların bir bölümünün ödendiğini, kalan ödemelerin de yapılacağını öne sürdü. Madenciler ise bakanlıkların şirkete müdahale etmesini ve daha önce verilen sözlerin yerine getirilmesini istiyorKaynak: Madenciler Enerji Bakanlığı önünde: Bakanlık randevu vermedi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/madencilerden-bakanlik-onunde-ciplak-eylem</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/madenciler-1.jpg" type="image/jpeg" length="74382"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Depremin acı izleri su altında ilk günkü gibi duruyor]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/depremin-aci-izleri-su-altinda-ilk-gunku-gibi-duruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/depremin-aci-izleri-su-altinda-ilk-gunku-gibi-duruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde sulara gömülen yapı ve eşyalar, dalgıçlar tarafından görüntülendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/depremin-aci-izleri-su-altinda-ilk-gunku-gibi-duruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 08:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/deprem-1.webp" type="image/jpeg" length="44832"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hüsnü Mahalli: Menzilcilere de Cübbeliye de operasyon yapılacağını düşünüyorum]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/husnu-mahalli-menzilcilere-de-cubbeliye-de-operasyon-yapilacagini-dusunuyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/husnu-mahalli-menzilcilere-de-cubbeliye-de-operasyon-yapilacagini-dusunuyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TELE2 Haber YouTube kanalında Namık Koçak'ın sunduğu Forum programda gazeteci - yazar Hüsnü Mahalli Süleymancılara yapılan son operasyonu yorumladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TELE2 Haber'in Forum programında gazeteci-yazar Hüsnü Mahalli, Süleymancılara yönelik operasyonları değerlendirerek sert ifadeler kullandı. Mahalli programda, “Rezaletli, yalan, düzmeceler, sahtekarlar.” diyerek tepkisini dile getirdi ve Süleymancılarla ilgili bulgulara dikkat çekti. Mahalli, ileride hedefin daha geniş olabileceğini savunarak, “Menzilcilere de Cübbeliye de operasyon yapılacağını düşünüyorum!” dedi.</p>

<p><strong>FETÖ İLE KARŞILAŞTIRDI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahalli, Süleymancılar hakkında ele geçirilen mal varlıkları ve kasalarda bulunan dövizlere vurgu yaparken, FETÖ ile karşılaştırmalar yaptı ve “FETÖ’nün işi bittikten sonra demek ki iktidar yavaş yavaş ikinci hedef olarak Süleymancılara yöneldi” değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca “hepsine operasyon yapılacağını düşünüyorum. Tek tek tarikat AKP kalacak.” sözleriyle sürecin devam edebileceğine işaret etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/husnu-mahalli-menzilcilere-de-cubbeliye-de-operasyon-yapilacagini-dusunuyorum</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/PbN8bKvggHI/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="99830"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir başka olur Erciyes'de meteor yağmuru]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/bir-baska-olur-erceyisde-meteor-yagmuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/bir-baska-olur-erceyisde-meteor-yagmuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'de gökyüzü tutkunları, Perseid meteor yağmurunu Erciyes Dağı'nın 2 bin 650 metre yüksekliğinde izledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/bir-baska-olur-erceyisde-meteor-yagmuru</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 08:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/e-r-c-i-y-e-s-t-e-2-b-i-n-650-m-e-t-r-e-y-u-k-s-e-k-l-i-k-t-e-m-1455454-433002.jpg" type="image/jpeg" length="98340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[F-16'nin düşme ve patlama anının görüntüsü ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/f-16nin-dusme-ve-patlama-aninin-goruntusu-ortaya-coikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/f-16nin-dusme-ve-patlama-aninin-goruntusu-ortaya-coikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova'da eğitim uçuşu sırasında düşen F-16 ile ilgili yeni görüntüler ortaya çıktı. Pilotun paraşütle atlayarak kurtulduğu görüntülerde, uçağın yere düştüğü  ve patlama anı yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalova'da eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğrayan F-16 ile ilgili yeni görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde, uçağın yere düştüğü ve ardından bölgede patlama meydana geldiği anlar yer aldı.</p>

<p>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), Yalova'da F16 uçağının eğitim uçuşunda kaza kırıma uğradığını ve pilotun atlayarak kurtulduğunu duyurdu.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 'Bir F16 uçağımız eğitim uçuşunda Yalova'da kaza kırıma uğramış, pilotumuz atlayarak kurtulmuştur. Kaza kırım nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucu belirlenecektir' denildi.</p>

<p>'SİVİL VE ASKERİ PERSONELİMİZDE DE CAN KAYBI OLMADI'</p>

<p>F16 uçağının düştüğü bölgeye gelip, incelemede bulunan Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta da, 'Yalova'mıza ve milletimize büyük geçmiş olsun diyorum. Bugün saat 15.00 civarında, bir F16 uçağımız eğitim uçuşu esnasında Çiftlikköy sınırları içerisindeki 18'inci Ana Üs Komutanlığımız yerleşkesinin hemen yanına maalesef kaza kırıma uğradı. Ama şükürler olsun, pilotumuz kazadan sağ salim kurtuldu. Pilotumuzun yanında şu an düştüğü yerdeki herhangi bir sivil ve askeri personelimizde de can kaybı olmadı. Olay intikal eder etmez en kısa zamanda başta AFAD, UMKE ve itfaiye ekiplerimiz olay yerine ulaştılar. Herhangi bir yangın tehlikesi olmadan, etrafa zarar vermeden uçağın enkazına ulaşıldı ve tedbirler alındı. Kaza kırım ekibi de teknik anlamda çalışmalara başladı. En kısa zamanda o da sonuçlanıp açıklamalar yapılacaktır, diye düşünüyorum. Başta da dediğim gibi, pilotumuzun sağ salim kurtulması, uçağın düştüğü herhangi bir yerde, sivil veya askeri olsun, can ve mal kaybının olmaması, bizim için sevindirici bir olay diye düşünüyorum. Allah bir daha milletimizi bu tür kazalardan korusun, diye de dua ediyoruz' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'KAZA TEK TARAFLI, ÇARPIŞMA FALAN YOK'</p>

<p>Vali Usta, 'Tek taraflı bir kaza, çarpışma falan yok. Uçağımız eğitim esnasında. Teknik bir sıkıntı varsa, o mutlaka kaza kırım ekibi çalışmalarından sonra ortaya çıkaracaktır. Herhangi bir çarpışma falan yok. Bazı basına 2 uçak çarpıştı gibi yansıdı ama öyle bir şey yok. İşte bizim bu yerleşkemizde gerek Hava Harp Okulu adaylarımız, gerekse Hava Harp Okulu öğrencilerimiz var eğitim amaçlı. O eğitimlerde, onları özendirmek amaçlı zaman zaman Eskişehir'den kalkan uçaklar veya Bandırma'dan kalkan uçaklarımız burada eğitim amaçlı uçuşlar yapıyorlar. Uçuş esnasında gerçekleşen bir olay' dedi. (DHA)<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/f-16nin-dusme-ve-patlama-aninin-goruntusu-ortaya-coikti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 08:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/y-a-l-o-v-a-d-a-f16-u-c-a-g-i-k-a-z-a-k-i-r-i-m-a-u-g-r-a-d-i-1455449-433001.jpg" type="image/jpeg" length="68451"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Banka görevlisi kılığında 50 milyon lira dolandırdılar]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/banka-gorevlisi-kiliginda-50-milyon-lira-dolandirdilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/banka-gorevlisi-kiliginda-50-milyon-lira-dolandirdilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yurttaşları 50 milyon dolandırdılar. Polis, 'Call Center' olarak kullanılan ikamet dahil 8 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. 7 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzonda polis ekiplerinin, kendilerini banka çalışanı olarak tanıtarak yurttaşları dolandıran şebekeye yönelik düzenlediği operasyonda 7 kişi gözaltına alındı. MASAK raporlarında 50 milyon TL şüpheli para hareketi tespit edilen şüphelilerden 5'i tutuklandı.</p>

<p>Trabzon Emniyet Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, kendilerini banka görevlisi olarak tanıtarak vatandaşları dolandırdığı belirlenen şüphelilere yönelik çalışma başlattı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin, vatandaşlarla telefon üzerinden iletişime geçerek çeşitli yöntemlerle para transferi yaptırdığı belirlendi.</p>

<p>MASAK tarafından yapılan incelemelerde ise şüphelilerle bağlantılı yaklaşık 50 milyon TL para hareketi tespit edildi. Soruşturma kapsamında ekipler tarafından şüphelilerin faaliyetlerini yürüttüğü belirlenen ve 'Call Center' olarak kullanılan ikamet dahil 8 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 7 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ve SIM kartın yanı sıra farklı kişilere ait kimlik belgeleri, ruhsatsız tabanca ve uyuşturucu madde ele geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 7 şüpheliden 5'i çıkarıldıkları mahkemede tutuklanırken, 2 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Polisin olayla ilgili başlattığı inceleme sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/banka-gorevlisi-kiliginda-50-milyon-lira-dolandirdilar</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/polis-dolandirici-1.jpg" type="image/jpeg" length="11761"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Instagram gelirleri dudak uçuklattı! Aylık gelir 478 bin TL]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/instagram-gelirleri-dudak-ucuklatti-aylik-gelir-478-bin-tl</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/instagram-gelirleri-dudak-ucuklatti-aylik-gelir-478-bin-tl" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tanınmış isimlerin Instagram'daki ücretli abonelik gelirleri ortaya çıktı. Listenin zirvesindeki isim aylık 478 bin TL'yi aşan gelir elde ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Peki kim ne kadar kazanıyor? İşte yanıtı:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/instagram-gelirleri-dudak-ucuklatti-aylik-gelir-478-bin-tl</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/instagram-unluler-kazanc-2.jpg" type="image/jpeg" length="80636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sibel Tan Çetinkaya'dan Sinem Dedetaş'a mesaj: Emanetiniz burada]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/sibel-tan-cetinkayadan-sinem-dedetasa-mesaj-emanetiniz-burada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/sibel-tan-cetinkayadan-sinem-dedetasa-mesaj-emanetiniz-burada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üsküdar Belediye Başkanvekili seçilen CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya'dan tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'a çok anlamlı mesaj.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Belediye Başkan Vekili Sibel Tan Çetinkaya, seçimin ardından yaptığı açıklamada Sinem Dedetaş'a şu mesajı gönderdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bizim bugün yaşadığımız şey bir kez daha gösterdi ki bu ülkeyi iyi insanlar yönetinceye kadar biz gün yüzü görmeyeceğiz. Benim sadece iki yere mesajım var. Biri Üsküdar halkına. Sizin oylarınızla seçilen Sinem Dedetaş ve sizin iradeniz bize emanet. Bir de direkt başkanıma mesajım var. Başkanım, emanetiniz burada. Özgür iradesiyle sizi seçen Üsküdar'ın emaneti burada. Sizi o zindandan alana kadar biz durmadan mücadele edeceğiz. Bütün çalışma arkadaşlarımızla birlikte o emaneti tertemiz bir şekilde size geri vereceğiz, başkanım. Size söz veriyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/sibel-tan-cetinkayadan-sinem-dedetasa-mesaj-emanetiniz-burada</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/uskudar-sibel-tan-cetinkaya.jpg" type="image/jpeg" length="11109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YENİ Parti'ye operasyon hazırlığı mı? Ahmet Şık'tan 'Dokunulmazlık' kulisi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/yeni-partiye-operasyon-hazirligi-mi-ahmet-siktan-dokunulmazlik-kulisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/yeni-partiye-operasyon-hazirligi-mi-ahmet-siktan-dokunulmazlik-kulisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ersin Eroğlu ve Hilmi Hacaoğlu'nun Tele2Haber YouTube kanalında hazırladıkları Kayıt Dışı programına konuk olan Türkiye işçi Partisi (TİP) Milletvekili Ahmet Şık, dokunulmazlığın siyaset aracı haline getirilebileceği uyarısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TİP Milletvekili Ahmet Şık, yayınlanan son değerlendirmesinde dokunulmazlıkların kaldırılması tartışmasını ve bunun Yeni Parti çevresindeki gelişmelerle ilişkilendirilip ilişkilendirilemeyeceğini yorumladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ahmet Şık, konuya ilişkin kulis değerlendirmesinde, dokunulmazlık tartışmasının salt hukuki bir konu olmaktan çıkarak siyaset aracı haline getirilebileceği ve bunun muhalefet kanadında yeni bir baskı aracı olarak kullanılmasının muhtemel olduğu yönünde görüş bildirdi.</p>

<p>Şık, ayrıca gündeme gelen söylentiler ve duyumlar üzerinden yapılan tartışmalara dikkat çekerek, bu tür hamlelerin halkın siyasi iradesine etkileri ve demokratik süreçler açısından yaratacağı risklere işaret etti. Konuşmasında, olası dokunulmazlık kaldırma girişimlerinin hedef odaklı olup olmadığının takip edilmesi gerektiğini vurguladı ve şeffaf soruşturma süreçleri ile demokratik denetimin önemine değindi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/yeni-partiye-operasyon-hazirligi-mi-ahmet-siktan-dokunulmazlik-kulisi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/08/ahmet-sik-cerceve-yasa-2.jpg" type="image/jpeg" length="65162"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektrikli otomobil şarj olurken alev alev yandı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/elektrikli-otomobil-sarj-olurken-alev-alev-yandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/elektrikli-otomobil-sarj-olurken-alev-alev-yandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'de şarj istasyonundaki elektrikli otomobil alev alev yandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri'de şarj istasyonundayken henüz belirlenemeyen nedenle alev alıp, patlamanın meydana geldiği otomobil, itfaiye ekiplerinin su ve yangın battaniyesi ile yaptığı müdahale sonucu söndürüldü. Olay anı bir istasyondaki bir vatandaş tarafından cep telefonu ile kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay, geç saatlerde Melikgazi ilçesi Hürriyet Mahallesi Şehit Miralay Nazım Bey Bulvarı’ndaki elektrikli araç şarj istasyonunda meydana geldi. M.A.’nın 38 PT 074 plakalı otomobili, şarjdayken henüz belirlenemeyen nedenle alev aldı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, alevler içindeki elektrikli otomobilin üzerine yangın battaniyesi örterek, altından su ile müdahale etti.</p>

<p>Müdahale esnasında araçta patlama meydana geldi. Ekiplerin yaklaşık 1 saatlik çalışmasıyla otomobildeki yangın söndürüldü. Otomobilde hasar meydana gelirken, olay anı istasyondaki bir vatandaş tarafından cep telefonu ile kaydedildi. Görüntülerde yangın sonra itfaiyenin müdahalesi yer aldı. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/elektrikli-otomobil-sarj-olurken-alev-alev-yandi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/elektrikli-yangin.jpg" type="image/jpeg" length="38452"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel sosyal medya hesabını da güncelledi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/ozgur-ozel-sosyal-medya-hesabini-da-guncelledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/ozgur-ozel-sosyal-medya-hesabini-da-guncelledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel, sosyal medya hesabı X'deki kapak fotoğrafını güncelledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/ozgur-ozel-sosyal-medya-hesabini-da-guncelledi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/ozgur-x.jpg" type="image/jpeg" length="15114"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pan Am uçağının enkazı 74 yıl sonra bulundu]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/pan-am-ucaginin-enkazi-74-yil-sonra-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/pan-am-ucaginin-enkazi-74-yil-sonra-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1952 yılında 52 kişinin ölümüne yol açan Pan Am uçak faciasının enkazı, 74 yıl sonra Atlantik Okyanusu'nun 610 metre altında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/pan-am-ucaginin-enkazi-74-yil-sonra-bulundu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/ucak-74.jpg" type="image/jpeg" length="61344"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ODTÜ mezuniyetine Deniz Göktaş ve Butlan pankartları damga vurdu!]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/odtu-mezuniyetine-deniz-goktas-ve-butlan-pankartlari-damga-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/odtu-mezuniyetine-deniz-goktas-ve-butlan-pankartlari-damga-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 yılı ODTÜ mezuniyet törenine rektörün protestosu ve her zaman olduğu gibi açılan pankartlar damga vurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Pankartaların hedefinde mahkemenin butlan olarak CHP'nin Genel Başkanlığına atadığı Kemal Kılıçdaroğlu ve ODTÜ mezunu tutuklu komedyen Deniz Göktaş vardı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/odtu-mezuniyetine-deniz-goktas-ve-butlan-pankartlari-damga-vurdu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/odtu-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="98411"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tutuklanan Ayşe Nur Balcı'nın yıllar içindeki değişimi gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/tutuklanan-aysenur-balcinin-yillar-icindeki-degisimi-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/tutuklanan-aysenur-balcinin-yillar-icindeki-degisimi-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ünlülere yapılan son yasaklı madde operasyonunda İşte Benim Stilim yarışmasıyla tanınan Ayşe Nur Balcı da yer aldı. Balcı çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Balcı'nın yıllar içinde geçirdiği estetik operasyonlarla yaşadığı büyük değişim sosyal medyada en çok konuşulan konular arasında yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Magazin</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/tutuklanan-aysenur-balcinin-yillar-icindeki-degisimi-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-17-094457.png" type="image/jpeg" length="75489"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pickford'un su kabındaki penaltı listesi! Messi şaşkınlıkla inceledi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/pickfordun-su-kabindaki-penalti-listesi-messi-saskinlikla-inceledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/pickfordun-su-kabindaki-penalti-listesi-messi-saskinlikla-inceledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kaleci Jordan Pickford'un penaltı listesinden, Falkland Adası pankartına Arjantin, İngiltere Dünya Kupası yarı final maçında ilginç anlar yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Spor</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/pickfordun-su-kabindaki-penalti-listesi-messi-saskinlikla-inceledi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/messi-penalti.jpg" type="image/jpeg" length="40228"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu’nun ’kahroluyorum’ paylaşımına yorum yağdı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/kilicdaroglunun-kahroluyorum-paylasimina-yorum-yagdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/kilicdaroglunun-kahroluyorum-paylasimina-yorum-yagdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mutlak Butlan kararıyla CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu, gözaltına alınıp adliyeye sev edilen komedyen Deniz Göktaş için yaptığı paylaşıma vatandaşlardan çok sayıda tepki geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/kilicdaroglunun-kahroluyorum-paylasimina-yorum-yagdi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/kilidcarog.jpg" type="image/jpeg" length="33560"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
