<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tele2 Haber - Son Dakika Haberler, Güncel Gelişmeler ve Analiz</title>
    <link>https://www.tele2haber.com</link>
    <description>Tele2 Haber ile Türkiye ve dünyadan en güncel son dakika haberleri, tarafsız analizleri ve özel dosyaları takip edin. Gerçek ve hızlı haberin adresi Tele2 Haber.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tele2haber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 30 Jun 2026 14:48:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli takıma 16 milyon dolar prim verildi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/milli-takima-16-milyon-dolar-prim-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/milli-takima-16-milyon-dolar-prim-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, gündemdeki iddialara dair açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sözcü'de Erman Toroğlu'na konuşan Hacıosmanoğlu, Fatih Terim'le polemiği, prim tartışması ve futbolculara verilecek villar konusunda konuştu. Hacıosmanoğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:</p>

<p><strong>FUTBOLCULARA 16 MİLYON DOLAR (yaklaşık 746 milyon 400 bin Türk lirası) PRİM</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"FIFA'dan 14 milyon Dolar prim geldi. Biz de 2 milyon dolar daha ekledik. Elemelere giderken kadroya çağırdığımız bütün futbolculara eşit böldük. Onların da kaptanları her futbolcudan para alarak kendi aralarında prim dağıttılar."</p>

<p><strong>"VİLLALARI VERECEĞİM"</strong></p>

<p>"Burada da yalan söylüyorlar. Orası SİT alanı falan değil. Bütün izinler alındı ve inşaat başlayacak. Kesinlikle söz verdiğim gibi futbolculara o villaları vereceğim.</p>

<p><strong>"FATİH TERİM YANLIŞ YAPTI"</strong></p>

<p>"Fatih Terim yanlış yaptı. Özel yayın yaptı. Ne gerek vardı? Hesap sorma işi de yanlıştı. Şu anda bu kadar. Karşı karşıya geldiğimde suratına söyleyeceğim.”</p>

<p><strong>"MONTELLA DEVAM EDECEK"</strong></p>

<p>"Bu gruptan çıktıktan sonra en az iki tur daha geçeceğimize inanıyorum ama olmadı, inanılmaz üzüldüm. Keşke ilk maçı ABD ile oynasaydık. Montella görevine devam edecek."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber, Spor</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/milli-takima-16-milyon-dolar-prim-verildi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/h-a-c-i-o-s-m-a-n-o-g-l-u.jpg" type="image/jpeg" length="93993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den NATO 'önlem'lerine büyük tepki: 'Ankara'da utanç verici şeyler oluyor']]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/ozgur-ozel-grup-toplantisinda-konusuyor-7</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/ozgur-ozel-grup-toplantisinda-konusuyor-7" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Lideri Özgür Özel TBMM'deki grup toplantısında konuşuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Lideri Özgür Özel, bu hafta da partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda kürsüye çıkıyor. Kurultay tartışmaları, yeni yol arayışı ve Kılıçdaroğlu cephesinin hamleleri gündemdeki yerini korurken, Özel’in konuşmasında hem parti tabanına hem de kamuoyuna dikkat çeken mesajlar vermesi bekleniyor.</p>

<p><strong>CHP Lideri Özgür Özel konuşuyor:</strong></p>

<p>Kıymetli misafirlerimiz, il başkanlarımız, belediye başkanlarımız, ilçe başkanlarımız ve sesini duyurmak, bizimle dayanışma içinde olmak ya da bizim desteğimizi almak üzere çareyi Cumhuriyet Halk Partisi grubunda gören çok değerli konuklarımız, hepinizi ayrı ayrı selamlıyorum, hepiniz hoş geldiniz.</p>

<p>Televizyonlarından izleyenlere, radyolarından dinleyenlere saygılarımızı sunuyoruz. Yoğun bir haftanın ardından grup toplantımızda yeniden bir aradayız.</p>

<p><strong>"İŞGALİN ARDINDAN ANKARA'DA OTURMADIK"</strong><br />
Partimize yönelik saldırının, işgalin ardından Ankara'da oturmadık. Zaten partinin hedefte olmasının sebebi de çeşitli ihtarlara, telkinlere rağmen Ankara'da oturmak yerine nerede olmamız gerekiyorsa orada olduğumuz, yerel seçim sürecinde 105, devamında 9'u tematik, 21'i büyük halk buluşması 30, ardından Saraçhane ile başlayan 111 mitingle sahada ve sürekli milletimizle birlikte olduğumuz için partimize yönelik saldırıların sonucunda alınan butlan kararı ve ardından devletimizin polisi, milletimizin evlatları polisleri kullanarak 15 katlı binadan çıkarıldıktan sonra bu hafta sonu en son dün pazartesi günü 15. ilimizde milletimizle buluştuk.</p>

<p>Köy köy, belde belde... Köy köy, belde belde, şehir şehir gidiyoruz ve milletimizle kucaklaşıyoruz. Cadde cadde, sokak sokak, meydan meydan mücadelemizi büyütüyoruz. Yeni siyaseti, temiz siyaseti, cesur siyaseti, teslim olmayan, başkasının planına göre değil, milletin hesabına göre yapılan siyaseti milletimizle birlikte ilmek ilmek örüyoruz. Belki makamlar yok, binalar yok, şatafatlı sahneler yok, hiç olmadı, hiç kullanmadık. Ama bazen bir kamyon kasasının arkasında, bazen bir traktör römorkunun arkasında, bir kahve sandalyesinin üstünde ya da bir bankın üzerindeyiz ama milletin gönlündeyiz.</p>

<p><strong>"DEMİRTAŞ'IN SELAMLARINI ALDIK"</strong><br />
Bu hafta önce Diyarbakır'daydık, Diyarbakır sokaklarındaydık. Baskılardan, kayyımlardan çok çeken o şehrin bizi en iyi anlayacağı şehir olduğunu biliyorduk. Diyarbakır'a adımımızı attık ve birtakım tartışmaları da geride bırakmıştık ama bizi karşılayan Diyarbakır'dan kıymetli bir isim dedi ki 'Dün akşam üzerimde bir selam var' dedi. Dün akşam gece avukatlarını çağırmış, Genel Başkanı karşılayacağını, toplantıda olacağını duydum, onun üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel'e selamlarımı ilet, şehrimize hoş gelmiş dedi. Sayın Demirtaş'ın selamlarını aldık, başımızın gözümüzün üzerine koyduk.</p>

<p>Ulu Camii'de cuma namazını kıldık. Esnaflarımızla buluştuk. Dört Ayaklı Minare'ye vardık. Rahmetli Tahir Elçi'nin, Barış Elçisi Tahir Elçi'nin katledildiği yere çiçeklerimizi bıraktık. Rojin'in, Gülistan'ın acılı annelerinin yasını bir kez daha paylaştık. Köşk mezrasında çiftçilerin, köylülerin, üreticilerin bitmeyen dertlerini dinledik. Onlarla birlikte biçerdöverle buğday hasadı yaptık. Diyarbakır'ın iş insanlarıyla buluştuk, sivil toplumuyla buluştuk. Muhtarlarımızın armağan ettiği, muhtarımızın armağan ettiği 36 taşlı iktidar tespihimizi aldık.</p>

<p>İnancımızı, umudumuzu pekiştiren, bizi bağrına basan Diyarbakır'dan en sıcak duygularla ayrıldık. Diyarbakır'a yürekten teşekkür ediyor, Diyarbakır'ı gönülden selamlıyorum."</p>

<p>Ertesi sabah Antep'e geçtik. Geçerken Nizip... Öyle 'Nizip'ten geçip gitmek o kadar kolay değil' dedi. Yüzlerce araç, binlerce kişi, Nizip yol üzerinde, Nizip sınırında, bir benzin istasyonunda günün ilk kendiliğinden mitingini yaptık.</p>

<p>Varınca Gaziantep'e, iş dünyasıyla, işçilerle, sendikacılarla, sivil toplumla bir araya geldik. Esnaf ziyareti yapamadık. Kalabalıktan, izdihamdan sokakta esnafa doğru adım atamadık. Girdiğimiz bir iki dükkanı baktık ki girmek mümkün değil, çıkmak mümkün değil, esnafı selamlayı selamlayı, binlerle, on binlerle beraber Balıklı Park'a doğru gittik. Orada bir bank bulduk, üstünden Gaziantep'in inancını, Gaziantep'in kararlılığını hep birlikte paylaştık.</p>

<p>Eyüp Sultan Mahallesi'nde bir kamyonet kasasının üstünde ya da ev kadınlarının yer sofrasında çaylarını içtik, sohbet ettik. Nerede durduğunu dosta düşmana gösteren Gaziantep'in yiğit insanlarına da yürekten teşekkür ediyorum.</p>

<p><strong>"SANA OTOBÜS DE ALACAĞIZ DİYEN TEYZEM..."</strong><br />
Dün günlerden İzmir'di. İzmir'de Küçük Menderes havzasındaydık. Bir günde 6 ilçemizi ziyaret ettik. Bayındır'da çiçek üreten kadınlarla sabah kahvaltısı sofrasında buluştuk. 'Üzüntüden 4 kilo verdim' diyen, 'Üzülme, sana otobüs de alacağız, bina da yapacağız' diyen teyzemin gözyaşlarında, ülke için hem hüzünlü ama bir o kadar da inançlı insanlarımızın kararlılığında gücümüze güç, inancımıza inanç kattık.</p>

<p>Ödemiş'te rahmetli Ecevit ile aynı meydanda bir römork kasasının üzerindeydik. Kiraz'da aşure dağıtırken, Beydağ'da keşkek döverken, Tire'de sokaklara sığmazken binlerle, on binlerle birlikteydik.</p>

<p>Kordon'a... Son olarak Konak'a, Kordon'a gittik. Zira, bir sokak arkasındaki babaevimize, Sultan-Butlan ittifakından sonra bir gece yarısı, bir Babalar Günü'nde oranın iyice boş olduğundan istifade yapılan işgalden sonra çok çok ısrarla çağırmalarına rağmen 'Siz o gerilimi sürdürmeyin' dediğimizde zaten yakında bir yeri bize bürolarını, iş yerlerini bir partilimiz yeni il binamız olarak, seçilmişlerin il binası olarak verdiler demişlerdi. Geçtiler orada çalışmaya başladılar. Dün 6. ilçe Konak'a gidip il binasında seçilmiş il başkanını görelim dedik, ne de görelim? Önünde 10 binleri gördük, 10 binlerle birlikte İzmir'de bir kez daha kucaklaştık.</p>

<p>Bir yanda, bir yanda bir mahkeme kararıyla mutlak sultanın mutlak butlandan partiyi bölme umutlarıyla ve onun teklif ettiği görevi kabul eden bir avucun yalnızlığı, bir avucun yalnızlığı bir yerde; İzmir'de yüz binlerin kararlılığına yürekten teşekkür ediyorum.</p>

<p><strong>ROJİN'İN AİLESİNİN MESAJINI İLETTİLER: HALA İNTİHAR ETTİ DİYENLER VAR</strong><br />
Biraz önce söyledim, Diyarbakır'da iki ziyaret. İki anneye, kardeşlere borcum var, sözüm var. Rojin Kabaiş'in ailesinin yanındaydık. Soruşturmanın başlangıcından adli tıp aşamasına kadar şüpheler ve ailenin kaygılarının, ailenin şüphelerinin, ailelerin sorularının yanıtlanmadığı bir süreç yaşanıyor. Israrla söylediler, ısrarla söylediler. Dediler ki annesi, babası, kız kardeşi... Baba Diyarbakır'da oturuyor, Iğdır'da bir minare inşaatında elleriyle taş taşıyor, izin günlerinde Van'a koşup evladı için adalet arayışını sürdürüyor.</p>

<p>Ve aile diyor ki, 'Rojin'in vücudunda iki tane erkek DNA'sı bulundu. Halen daha bize suyun içindeki 15 günden sonra bile bulunan bu iki erkek DNA'sı için hiçbir şey demeyip ısrarla Rojin intihar etti, bunu kabul edin diyenler var. Bunu böyle söyler misiniz?' Ben dedim ki, 'Biz bunları okuduk ama bunu böyle söyleyeyim mi?' Annesi dedi ki 'Söyle', kız kardeşi dedi ki 'Söyle'. Babalarını aradılar, babaları dedi ki 'Allah aşkına söyle. Bunları konuşun ki millet bilsin'. Rojin Kabaiş'in ailesinin adalet arayışından hepimizin haberinin olması, onların hiç olmazsa bir miktar daha umutlanmasına, toplumun bu noktada kendilerine sahip çıkacağına olan inançlarına katkı sağlayacak.</p>

<p><strong>"GÜLİSTAN DOKU'NUN ANNESİ İLK GÜN GİBİ İKİ GÖZÜ İKİ ÇEŞME"</strong><br />
Gülistan Doku'nun annesi ilk gün nasıl, söyle... Gördünüz diyor ki, 'İlk günden beri yanımızdaydınız' diyor. Olmaya devam edeceğiz. İlk gün iki gözü iki çeşmeydi, yine iki gözü iki çeşme.</p>

<p>Tabii büyük bir mücadele verdi. Sadece Cumhuriyet Halk Partisi kadın kollarımız, hukukçu milletvekillerimiz, tüm milletvekillerimizin yanında, parlamentodaki muhalefet partileri sahip çıktılar. O dönemde, o dönemde hiç unutulmasın, şehrin bürokrasisi... Ve orada şüpheli sözler söylediğimizde 'Devletin valisine ne diyorsun?', 'Emniyet müdürüne ne diyorsun?', 'Polise mi bunu söylüyorsun?' diyen dönemin İçişleri Bakanı...</p>

<p>Şimdi karşılaştığımız durum: Heyetimiz gidip rapor ettiğinde ilk tebrik edenlerden biriydim. Orada Tunceli'de bir kadın Cumhuriyet Başsavcısı, adındaki o 'Cumhuriyet' unvanını bugünlerde en çok hak edenlerden bir tanesi. Her şeye rağmen 1,5 yıldır, öyle 1 aydır 2 aydır değil, göreve atandığı günden beri kararlılıkla bu işin üstüne gidiyor. Gülistan'ın annesi ona bir Kürtçe 'Allah ondan razı olsun' diyor, dönüyor bir de Türkçe 'Allah ondan razı olsun' diyor.</p>

<p><strong>"BÜROKRASİYE LAF EDİNCE VATAN HAİNİ İLAN EDİLİYORDUK"</strong><br />
Ve o kadın Cumhuriyet savcısının yürüttüğü soruşturmayla, bizim arkadaşlarımız basın toplantısında oradaki bürokrasiye laf söyleyince neredeyse vatan haini, devlet düşmanı ilan ediliyorduk. Dönemin İl Emniyet Müdürü tutuklu, dönemin Valisi tutuklu, Valinin oğlu tutuklu. İşaret edilen kişi Amerika'da tutuklu, ümit ediyoruz en kısa zamanda Türkiye'ye teslim edilecek.</p>

<p>Ancak annenin ve kardeşlerin yine de bir feryadı var ve diyorlar ki, 'Biz bir an önce bir mezarımız olsun istiyoruz.' Bir de emniyet aşamasına gelindi. Bize dediler ki 'Emniyet sürecinde de 24 tane ağır şüpheli var, sanki iş orada durdu' diyor. 'Aman gidip bunu söyleyin, siz konuşursanız bu işler ilerliyor' diyor. Bir bunu söylüyor, bir dönüyor kadın Cumhuriyet savcısına dua ediyor.</p>

<p>Biz de Gülistan'ın annesinin hiç olmazsa mezarına kavuşması için ve artık o gözyaşlarının bir yerde durup, yasın tutulup, artık onun da hayatının bundan sonrasını, elbette evladının yasını tutan ama hiç olmazsa evladının mezarını bilen (ki bu en önemli insan haklarından bir tanesi), bir annemiz olarak hayatını sürdürmesini ümit ediyoruz. Bu konudaki kararlılığımızı bir kez daha vurguluyorum.</p>

<p></p>

<p>Değerli arkadaşlar, biz Ankara'da binalardan çıkıp gidince...</p>

<p><strong>NATO TUTUKLAMALARINA TEPKİ</strong><br />
Biz yerlerdeki heyecanı, desteği, enerjiyi görünce, daha önce görmediğimiz bir öfkenin bir enerjiye, o enerjinin bir kararlılığa dönüştüğünü görünce zaman zaman diyoruz ki 'Bir şeyler oluyor'. Bıraktığımız Ankara'da da bir şeyler oluyor. Öyle Ankara'ya değil ama Erdoğan'a yakışan, bugünkü iktidarın yönetim anlayışına yakışan ama hepimizi utandıran bir şeyler oluyor.</p>

<p>NATO zirvesi olacak, yabancı liderler gelecek diye kendi insanına çile tasarlayan, güvenlik önlemlerini artık akıl almaz boyutlara taşıyan, Meclis'i kapatan, bakanlıkları kapatan, kamu kurumlarını kapatan, sokakları kapatan bir acayip olağanüstü hal var, bu ayrı. Bir de NATO zirvesi sırasında protesto gösterileri olabilir şüphesiyle yapılan operasyonlar, gözaltına alınan 225 kişi ve bunların 178'inin tutuklanması var.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunu, bunu kimse, kimse böyle cümlede kullanıp, tweette atıp, işte bir tepki gösterip, sonra da sakın normalleştirmesin. Burada yapılan meselenin, burada yapılan meselenin bırakın Türkiye'de hani yaşananlar açısından, aileler açısından, eş, dost, çocuklar açısından, demokrasi açısından yaşanan her şey bir yana, her şey bir yana; bu ülkede 2014 yılının kasım ayında bu Meclis'e, Meclis ya, Türkiye kanun devleti ya, kanunlar Anayasa'ya uygun çıkacak ya, bu Meclis'e o dönemin Adalet ve Kalkınma Partisi, Adalet Bakanlığı'ndan, İçişleri Bakanlığı'nın da görüşleri alınarak o dönemde Bakanlar Kurulu'ndan bir kanun tasarısı sevk ettiler. O zaman tasarı vardı.</p>

<p>O kanun tasarısıda iki başlık vardı, iç güvenlik paketinin içinde yer alan. Bunlardan bir tanesi önleyici gözaltıydı. Diğeri koruyucu gözaltıydı. Kasımda sevk edildi ve 2015'in martında kanunlaşana kadar dünya kadar kar tartışıldı. Meclis'te, komisyonda savunurlarken dün gibi hatırlıyorum, 'Alman hukukunda var' dediler. Açtık Alman hukukundaki kısmı okuduk. Bir kanun nasıl uygulanmalı diye Alman hukukunda kanun çıkmış ama uygulamacıya yön gösteren katalogları okuduk. Tercüme ettik, getirdik.</p>

<p>Diyorlar ki Alman hukukunda; kişi elinde bir benzin bidonu, bir çakmakla kendini yakmak üzereyken yapılabilecek tutuklamaya koruyucu gözaltı, koruyucu gözaltı denir. Süresi şu süreyle sınırlıdır, derhal ilgili işte psikiyatristlere, psikologlara ve hakimin karşısına gidilip bu konudaki somut gerekçe ve haklı gerekçeler izah edilir, aksi durumda derhal sonlandırılır.</p>

<p>Önleyici gözaltı; elinde bir silahla birlikte suç işlemeye gittiği görülen kişinin suçu işlediğinde ortaya çıkabilecek toplumsal zarar görüldüğünde, kısa süreli hakime derhal izah edilene kadar yapılacak gözaltıya önleyici gözaltı denir. Tartışıldı. Türkiye'de kötü ellerde ne olabileceği konuşuldu ve ardından, ardından kanun tasarısından çıkarıldı ve bu yasalaşmadı. Yasalaşmayan iş de, geçirselerdi süre 48 saatti.</p>

<p>Yani diyorlardık ki, birinin suç işleyeceğine, NATO zirvesinde protesto gösterisi yapmak neyin ne suçudur, ayrı tartışma, velev ki Türk Ceza Kanunu'nda tanımlı bir suçu işleyeceğine kesine yakın kanaat varsa, bu suçun önlenmesi için yapılacak gözaltıya önleyici gözaltı diyeceğiz, süre maksimum 48 saat.</p>

<p><strong>"PİKNİĞE GİDEN GÖNÜLLÜLERİ TUTUKLUYORLAR"</strong><br />
Bundan 10 yıl sonra buradayız. Bu kanunun geçtiği değil, geçmediği Meclis'in çatısı altındayız. Ve beyler gidiyorlar, NATO zirvesinden önce pikniğe giden tema gönüllülerini tutukluyorlar, gazetecileri, akademisyenleri, sivil toplum temsilcilerini tutukluyorlar 'NATO zirvesinde eylem yapacaklar' diye. 30 yıl öncesinde, 40 yıl öncesinde kalmış örgütlerin isimlerini söyleyip bu örgütlere üyelikle suçluyorlar. Ve diyorlar ki, bunlar gelir burada eylem yaparlar.</p>

<p>Konuşulan iki isim; 75 yaşındaki emekli öğretmen Ayten Yakut. Emine Hanım'ın sıfır atık projesinde yer almış Ayten Hanım'a, ailesine çok geçmiş olsun. Ama bu sıfır atık projesinde yer alması da şaşılacak büyük bir şey olarak anlatılıyor. Proje de değerlidir, Ayten Hanım'ın katkısı da değerlidir, velev ki AK Parti'nin kadın kollarında görev almış olsun, ne fark eder? Meselenin büyüklüğü bundan çok daha büyük.</p>

<p>Diğer tarafta... Emel Memiş, Eski Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı Alaattin Parmaksız'ın gelini, Mülkiye'de akademisyen kürsüsü var. Evet, büyük utanç. Hocaya çok ayıp, öğrencilerine ayıp, aileye ayıp. Ama yapılan kim olursa olsun, önleyici gözaltıyı 10 yıl önce yanlış uygulanır diye 48 saatliğine uygulanacak gözaltıyı reddeden Meclis'te, 10 yıl sonra bırakın önleyici gözaltıyı, önleyici tutuklama yapıyor adamlar.</p>

<p><strong>"CÜMLE ALEM BİLİYOR HİÇBİR SUÇLARI YOK"</strong><br />
Cümle alem biliyor ki hiçbir suçları yok, cümle alem biliyor ki Trump gittikten sonra, Ankara boşaldıktan sonra hepsine 'pardon' deyip bırakacaklar. Cümle alem biliyor ki bu tutuklamanın haksız olduğuna hükmedilecek ileride. Haklı olduğuna hükmetse cümle alem biliyor ki Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararı verecek, o vermese AİHM verecek. Bu kadar açık, net bir hukuksuzluk var ve gürültünün içinde kaynayıp gitmeye çalışıyor.</p>

<p>Buradan soruyorum, buradan soruyorum; Erdemliler Hareketi diye AK Parti kurulduğunda, 'yasaklarla mücadele edeceğiz' diye AK Parti kurulduğunda onu köpür köpür köpürtenlere soruyorum. Soruyorum; demokrasi deyince, yok vesayet deyince, yok bilmem ne deyince köşe köşe yazıp kalıp kalıp maaşları alanlara soruyorum, ne yapıyorsunuz şimdi, ne yapıyorsunuz?</p>

<p>Türkiye'de böyle bir, böyle bir önleyici tutuklama... Yahu Manisa'da esprisini yapan emniyet müdürüne karşı çıkıyoruz biz. Diyor ki, 'Başkan' diyor, 'dikkat et' diyor, 'Mesir günü, eller havada ya Mesir'de, cepler boşta, 80 vilayetten' diyor, '80 vilayetten yankesici var Manisa'da' diyor. 'Hangisinden gelmemiş?' dedim. 'Bizimkileri dün akşamdan topladık' diyor. Biz Manisa'da, Mesir'den bir gün önce, kendi bildikleri yankesicileri toplamalarına, 'Yahu kanunda olmayan bir şeyi nasıl yapıyorsunuz, ne malum adamın bunu yapacağı?' deyince emniyet müdürü 'Sen de haklısın vekilim falan' diyordu.</p>

<p>Şimdi geldiğimiz yerde, dünya liderleri gelecek diye bu kadar utanç verici bir işi yapıp sonra da çıkıp insanların karşısına... Örneğin AK Parti'nin sözcüsü çıkıp konuşuyor. Grup başkan vekilleri şimdi çıkacak konuşacaklar burada Meclis'te.</p>

<p>O yüzden ne kadar ağır hukuksuzlukların, saldırıların altında olursak olalım, kanunda olmayan işleri, hatta kanunda olmamasına hep beraber karar verdiğimiz işleri yapmalarına asla ve asla müsamaha göstermediğimiz gibi, tepki gösterdiğimiz gibi, hak ettiği boyutta itiraz etmek, bu işi yapan utanmazları utandırmak boynumuzun borcudur.</p>

<p>Değerli arkadaşlar, değerli konuklar; kendi insanından korkan bir rejim ve düşünceye, fikre, espriye, şakaya tahammül edemeyen aciz bir haldeki bir rejimin tükeniş dönemini hep beraber yaşıyoruz.</p>

<p><strong>DENİZ GÖKTAŞ'A AÇILAN SORUŞTURMAYA TEPKİ</strong><br />
Komedyen Deniz Göktaş... Ülkemizde uzun zaman sonra siyasi mizah yapan, buna cesaret eden genç bir kardeşimiz. Çıkmış bir gösteri yapmış. Ben de tavsiye edildi, daha doğrusu üzerine konuşulmaya başlayınca açtım tamamını izledim.</p>

<p>Gösterisini izledim. İktidarı da eleştiriyor, bizi de eleştiriyor. Saraçhane ile ilgili bizim mitinglerle ilgili bir kısımdan da dalga geçiyor. Ekrem Başkanı eleştiriyor, okuduğu kitaplarla dönüp gelip eleştiriyor, şaka yapıyor. Güzel de reaksiyon alıyor, hepimiz de güldük.</p>

<p>O sırada Erdoğan'ı da eleştiriyor ama 'Ben onun terapistliğine talibim' diyor 'ama beni tutmazlar' diyor, 'aileden para içeride kalsın diye aileden tutarlar' falan diyor. Bu kadar Erdoğan'a dediği. Bu kadar!</p>

<p>Efendim, Kur'an-ı Kerim'e, inanca bilmem ne... Bilmeyene söyleyeyim. Diyor ki, 'Ya 600'lü yıllarda da' diyor, 'dördüncü kitaba son kitap demişler, çok iddialı değil mi?' diyor. Ama sonra da dönüyor diyor ki, 'Ben olsam korkarım' diyor, 'daha sonra yenisi çıkar' diyor. Sonra 'çıkmadı' diyor, başka da bir şey yok. Efendim, dini değerlerle alay, bilmem ne falan.</p>

<p>Bunun üzerinden iktidara yakın kalemler hedef tahtasına aldılar gencecik bir insanı. Sonra gösteri videosunu bir gece içinde engelleyip hakkında soruşturma açtılar. Ve şimdi, efendim, yurt dışına kaçtı mı, orada mı, dönecek mi, gelecek mi, alınacak mı... Sanata saygısı olmayan, şakadan espriden anlamayan, ifade özgürlüğüne tahammül edemeyen bir anlayış var karşımızda.</p>

<p>Şimdi gençlere sesleniyorum. Zaman zaman 'yasaksız Türkiye, vizesiz Avrupa' deyince ilgi gösteren gençlere sesleniyorum. Bir yandan da öyle bir şey var ki Tayyip Erdoğan'ı, onun rejimini, onun sertliğini, onun nobranlığını, onun yasaklarını kutsayan ve halen daha onun partisinde işte 'Ak Gençlik'. Yahu gençlikle bunların bir ilgisi olabilir mi? Halen daha milleti konsere diye götürüp Tayyip Erdoğan'ı gençlere dayatan, sonra bu işi savunmaya çalışanlara falan söylüyorum. Yahu siz bunu kendinize, kardeşinize, ailenize izah edebiliyor musunuz?</p>

<p>Ne demiş? Ekrem İmamoğlu'na 5 katını söylemiş, dönmüş Erdoğan'a da iki satır bir şey demiş. İki değil 20 dese ne olur? 200 satır eleştirse bunu hoş karşılayan siyasetçinin madalyası olur bu.</p>

<p>1968 yılında bu memlekette İnönü'yü, Demirel'i, Türkeş'i, rahmetlileri aynı şeyde güzellik yarışmasında gösteren seçmenin karşısında gösteren karikatür yayınlanabiliyor bundan 70 yıl önce, 65 yıl önce.</p>

<p><strong>"ÖZAL'IN KARİKATÜRLER SERGİLEMİŞLİĞİ VAR"</strong><br />
Yahu bu olana kadar Özal'ın Çankaya Köşkü'nün merdivenlerinde kendisiyle en çok alay eden, en ağır karikatürleri çerçeveletip sergilemişliği var. Her gün merdivenden çıkarken yukarı konutuna onlara bakarak çıkıyordu Özal. Demirel en ağır eleştirildiği Demirel Plastik Şov'un yılbaşı eğlencesine katılıyordu, kendi kuklasıyla konuşuyordu. Neler neler söyleniyordu ona.</p>

<p>Değil ki Erdal İnönü'nün mizaha tahammülünü ya da hakkında bu kadar bu kadar başbakanken kitap yazılan, hakkında fıkralar üretilen başbakanların o kıymetli tahammülünü.</p>

<p>Şimdi ne oluyor ya? Onlar da milletten oy alıp geliyordu, siz de milletten oy aldınız geldiniz. Ne oluyordu da bu millete efendi oldunuz, ceberrut oldunuz, cellat oldunuz, başlarına bela oldunuz ya? Böyle bir şey olabilir mi?</p>

<p><strong>"BÜTÜN GENÇLERE SESLENİYORUM, SANMAYIN Kİ..."</strong><br />
Bütün gençlere sesleniyorum, bütün gençlere! Sanmayın ki böyledir. Sanmayın ki Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan ya da parti genel başkanları böyle bir dokunulmazlığı vardır. Mizah karşısında, eleştiri karşısında kimsenin böyle bir dokunulmazlığı yoktur. Bu özgüvensizliktir. Bunlardan öncekiler bunların 50 katına tahammül ettiler, tahammül etmeyi bırakın takdir ettiler.</p>

<p>Bir ülkede mizah varsa yönetende özgüven vardır. Bir ülkede eleştiri varsa o hükümette kendine güven vardır. Bugün yaşananlar acziyettir. Bugün yaşananlar bir şakadan korkmaktır. Bugün yaşanan öyle güçlü lider falan değildir. Güçlü lider karikatürden dizi titremez. Güçlü liderin şakadan, espriden, fıkradan ödü kopmaz, güçlü lider bunlarla güçlenir. Bunun için buradan söz veriyorum; hani diyor ya '30 yıllık yolculuğum var benim Erdoğan'la' diyor, ben Deniz Göktaş'ın Erdoğan'la olan 30 yıllık yolculuğunu hep birlikte sonlandıracağımıza Deniz kardeşime söz veriyorum.</p>

<p><strong>"AK PARTİ'NİN TÜKENİŞ DÖNEMİ"</strong><br />
Tam, tam böyle AK Parti'nin, geçmişte diyorlardı ya 'ustalık dönemi', tam böyle AK Parti'nin tükeniş dönemi... Ne uygun? Üçüncü bir kısım. Bunlar geldiğinde 3Y ile mücadele için gelmişti: Yasakları, yoksulluğu ve yolsuzluğu ortadan kaldırmak için. Yolsuzlukta geldikleri nokta ortada. Yasakları gençlerle birlikte konuştuk. Ve bir yandan insanları yoksullaştıran bu kara düzen. Maalesef gelir ve servet adaletsizliği öyle bir boyuta ulaştı ki ülkenin %80'i Afrika standartlarında, %20'si ise Lüksemburg standartlarında yaşıyor. Böyle bir ayrılık var. Artık ne orta direk kaldı, ne orta gelir seviyesi kaldı. Eskinin orta direği fakir, eskinin fakirleri derin yoksulluğun pençesindeler. %32,6'lık enflasyonla Avrupa'da birinciyiz, dünyada beşinci sıradayız.</p>

<p>Avrupa Birliği'nin enflasyon ortalaması %3,3. Hani diyorlar ya 'Enflasyon herkesin başının belası'. Avrupa Birliği ortalaması 3,3, Türkiye'ninki 33, tam 10 katı! Yani Türkiye'deki hayat pahalılığı hızı, Avrupa'dakinin tam 10 katı ve her seferinde bir zam, bir önceki zammın üstüne binerek ilerliyor.</p>

<p>Tarımda kendi kendine yeten ülkelerden biri diye sayılıyorduk, şimdi gıda enflasyonunda yine Avrupa'da birinciyiz, dünyada beşinci sıradayız. Dünyayı düşünün, dünyadaki bütün ülkeleri düşünün, dünyadaki ülkelerin tamamında enflasyonu gıda enflasyonu bizden kötü olan 4 tane ülke var sadece. Gerisinde gıda enflasyonunda çok daha ileri durumdayız. Gıda enflasyonumuz %35, dünya ortalaması %2. Türkiye'deki gıda enflasyonu bütün dünyanın ortalamasının tam 17 katı! Ekonomide tarihin en kötü dönemini yaşıyoruz. Bitmeyen, sonu görünmeyen bir ekonomik krizin içindeyiz ve bunun en yakıcı tarafı gıda enflasyonu, çünkü herkesin evladının kursağından geçecek lokmanın, meyvenin, proteinin her birisinin hesabı kitabı burada tıkanıyor.</p>

<p><strong>"MİLLETİN VERGİLERİ FAİZE HARCANIYOR"</strong><br />
Milletin vergileri maaşlara değil maalesef israfa ve faize harcanıyor. Bu yılın ilk 5 ayında toplanan büyük rakamlar söylemeyeceğim, toplanan her 100 liralık verginin 24 lirasını faize ödediler, 24 lirasını! Bu tutar bundan 10 yıl önce 100 liralık verginin 11 lirasıydı. O gün de her toplanan verginin %11'i faize gidiyordu, çoktu. 10 yıl boyunca Erdoğan yönetiyor. 2018'den beri 'Verin yetkiyi, görün etkiyi' diyerek yönetiyor. 'Verin yetkiyi, nasıl enflasyonun beli kırılacak' diye yönetiyor. Her kürsüye çıktığında 'Tek haneli, tek haneli enflasyona nasıl ulaşacağız' diye yönetiyor. Bu dediğini bizim dünya lideri değil, dünyanın diğer liderleri başardı. Dünyadaki 200 ülkenin lideri ortalama gıda enflasyonunu %2'ye, ortalama enflasyonu %3,3'e düşürmeyi başardı, bir tek dünya lideri diye yalandan parlattıkları enflasyonu dünyanın 17 katında tutmayı başardı.</p>

<p>Şimdi 10 yıl öncesine göre %11 olan faizde toplanan vergilerin faize gitme payı %24'e. Yani 4 lira vergi veriyorsun, 1 lirasını sadece faize ödüyorlar. Böyle bir noktaya geldi Türkiye.</p>

<p>75 - 80 bin lira net maaş alan, bakın, beyaz yakalılar, mühendisler ya da mavi yakalı kıdemli teknisyenler, 75 bin lira maaş alıyor, aldığı 12 maaşın 3 tanesini vergiye veriyor. Şaka gibi! O artan vergi oranları var, ocak ayında bir maaş, şubatla birlikte martta kesinti başlıyor, mayısta daha düşük, temmuzda daha düşük derken 12 maaşın 3 tanesini 75 bin maaş alan vergiye veriyor. Ve bu yüzden bu vergi dilimlerini bilerek güncellemedikleri için, bazı yıllar enflasyonun altında, bazı yıllar hiç güncellemedikleri için öyle bir noktaya geldi ki sadece iki yıl öncesine göre çalışanların ödedikleri gelir vergisi tam iki kat artmış. Maaşların ne kadar arttığını düşünün ama ödedikleri vergi tam iki kat artmış.</p>

<p>Maaşı yetmeyen çalışan kredi kartına yükleniyor. Kredi kartından nakit avans çeken, yani gidip nakit avans tanımlanan nakit avansı çeken ya da kredi kartının borcunu ödeyemeyen kişi yıllık bileşik %94 faiz ödüyor, %94! Artık borç borç ile çevrilemeyecek durumda. Parası olan bankaya koyduğunda banka %40 veriyor, parası olmayan bankadan borç aldığında bileşik yıllık %94 ödüyor. Aradaki farka, bu farkın nasıl oluştuğuna ve en çok da şuna bakın; bu %94'ün içinde ödenmeyen kredi kartına ödenen faize, yani çıkan faize %30 vergi ödendiğini unutmayın. Oradan %30 alıyor. Parası olan bankaya para koyuyor, kazandığı faize %18 ödüyor, parası olmayan bankaya faiz öderken üstüne %30 da devlete vergi ödüyor. Devlete vergi ödüyor. Hani bu kazanandan alınacakmış, kazanandan almak varken kaybedenden, tükenenden, iflasa sürüklenenden, buhranda olandan alıyorlar. Ve %94 ödenemeyen kredi kartının tahsil edilen parasındaki faiz %94. Nakit avansa uygulanan bileşik faiz %94. Her gün iğneden ipliğe her şeye zam geliyor, bir tek maaşlar artmıyor.</p>

<p><strong>"ARA ZAM YAPMAYI DÜŞÜNMEYEN BİR İKTİDAR VAR"</strong><br />
Seçimden önce biz söylediğimizde enflasyon çift haneliyse, yani %9'dan yüksek, %10 ve üzerinde enflasyon varsa yılda dört kez ayarlarız asgari ücreti demişti Erdoğan. O günden bugüne enflasyon %80'i gördü, 65'i gördü, 33'leri gördü, yılda 4 değil, sadece kanun gereği verilen ve enflasyonun altında kalan zammı verdiler asgari ücretliye. Bugün gelinen noktada asgari ücret verildiği günkü alım gücüyle 24 bin liraya gerilemiş durumda. 28.500 ocaktaydı, o 28.500'ü bugünkü 28.500 ile karşılaştırırsan o günün 24 bin lirası artık. Ve asgari ücrete 5 ayda bu erime yaşandı, ara zam yapmayı aklının ucundan geçirmeyen, asla ve asla dile getirmeyen bir iktidar var. Oysa hatırlayalım ki bu milletten seçimde oy isterken 'İki seçim arasında asgari ücrete yılda dört sefer düzenleme yapacağız' diyordu.</p>

<p><strong>Diyarbakır'daydık, sanayicilerle birlikteydik. Gaziantep'deydik...</strong></p>

<p>Orada asgari ücretle ilgili söylediğim, 'Diyorum ki' dedim, 'alan için çok düşük, veren için çok yüksek.' Hepsi hak verdi. Burada ne yapacağız? Yani ne yapacağız? Asgari ücretli perişan mı olacak? Kira verirse aç mı kalacak çocukları? Çocuğu doyurursa sokakta mı kalacaklar? Hayır, devlet devletliğini yapacak.</p>

<p>Çıkardım, izah ettim, gösterdim, arkadaşlarımızın çalışmalarını söyledim. Bizim asgari ücretteki önerimiz şudur; o gün için anlatıyorum, o günkü rakamlarla anlatıyorum, o zaman sevgili Volkan Demir, ekonomist arkadaşlarla çalışmışlardı hep beraber ve açıklamıştık. Asgari ücret 28 bin değil, 39 bin lira olursa alınan toplamda SGK primlerindeki artış bu kadar, bunu kasaya almayın, bunu desteklemeye ayırın. 1 ile 5 arası çalışan, 5 ile 10 arası çalışan, özellikle tekstil, deri sanayinde çalışanlar, KOBİ'ler buralara 10.500 liraya kadar desteklemeler açıklayalım.</p>

<p>Yani asgari ücret küçük bir işletmede ya da tekstil gibi, deri sanayi gibi Mısır'ın asgari ücretiyle rekabet etmek zorunda olan alanlarda teşvik mekanizmasıyla, yoksa sektörel asgari ücretten bahsetmiyoruz ya da bölgesel, teşvik mekanizmasıyla alan için 39, veren için 28.500 lira olsun dedik. Bugün bu hesabı duyan sanayici, o gün de izah etmişti ekonomi komisyonumuzdaki ekonomi masasındaki arkadaşlarımız, yeni ismiyle ekonomi eş güdüm konseyindeki arkadaşlarımız, bunu duyduklarında hak verdiler, doğru proje dediler. Ama bunu düşünmek gibi bir derdi olmayanlar asgari ücreti arttırmayarak işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar.</p>

<p>Emekliye zam yapılacak, kanuna muhtaç kök maaşlardan dolayı. Orada yine grubumuz mücadele verecek ama TÜİK'in maskelenmiş, yanlış hesap, hem yanlış sepetten hesaplanan hem de yöntemsel olarak yanlış olan... Emekliyi milli gelir artışında var görmediği için, büyümeden pay vermeyen, bu yüzden bağıl olarak küçülten anlayışla yine Meclis'te hem ilgili komisyonda hem de Meclis Genel Kurulu'nda mücadele etmeye devam edeceğiz.</p>

<p>Bütün emeklilere ve bütün emekçilere söylüyoruz ki; bu yaşananların tamamı bir zaruret falan değildir. Bu yaşananların hiçbir tanesi küresel bir sorundan kaynaklanmamaktadır. Bu yaşanların her birisi tercih meselesidir. Erdoğan ve arkadaşları parayı bulmakta ve kaynağı kullanmakta zengini, yandaşı ve özel tercih ettikleri bir grubu, biz ise emekliyi ve emekçiyi tercih etmekteyiz. Emeklinin ve emekçinin iktidarı kurulmadan bu işler düzelmeyecektir.</p>

<p><strong>"BU ÜLKEDE BİR VERGİ DÜZENİ YOK"</strong><br />
Vergiden bahsettim. Bu ülkede bir vergi düzeni yok. Bu ülkede vergi adı altında halkın soyulması var. Toplanan her 100 liralık verginin yarıdan fazlası ÖTV ve KDV. Net söyleyelim, hep söyleyelim, hep anlatalım. Bir ülkede dolaylı vergi %65 ise o ülke yoksulu sömüren, emekliyi, emekçiyi sömüren, zengini kayıran bir vergi düzeni içindedir. Çünkü vergi kazanandan alınur, çok kazanandan çok alınır, çok serveti olandan çok alınır, az olandan daha az alınır, kazanmayandan vergi alınmaz. Vergi kazananın ödeyeceği bir şeydir.</p>

<p>Türkiye'de, Türkiye'de 100 lira vergi toplanıyor; 65 lirası dolaylı, 24 lirası gelir vergisi yani maaşlardan ve diğer gelirlerden, 11 lirası kurumlar vergisi. Yani o çok konuşulan, hakkında çok konuşulan çok kazananlar verginin %11'ini, geri kalan sizler verginin %89'unu... Yani 10 liralık verginin 9 lirasını ya hiç vergi vermemesi ya da çok azını vermesi gerekenler, 10 liralık verginin 1 lirasını gerçekte vergi vermesi gerekenler ödüyor.</p>

<p>Dolaylı vergi zengin fakir ayırmayan vergidir. Dolaylı vergi elektrikten, sudan, telefondan, her türlü tüketimden alınan vergidir. Türkiye'nin en zengin adamı torununa ayakkabı alıyor, Türkiye'nin en fakir insanı torununa ayakkabı alıyor, aynı vergiyi alıyorlar ikisinden. Yaktığı elektrikten aynı vergiyi alıyorlar. Çocuğun sütünden, bezinden aynı vergiyi alıyorlar. Dolaylı vergi toplamak, bütün herkesten eşit vergi almak, milyarderle asgari ücretliyi, hatta hiçbir geliri olmayanı aynı düzeyde vergi mükellefi görmektir.</p>

<p>Bu düzeni, bu haksız kara düzeni tepetaklak etmeden, AK Parti'nin bu kara düzenini bitirmeden Türkiye'de gerçekten kimsenin yüzü gülmeyecek.</p>

<p><strong>"UYANIP MUSLUĞU AÇAN ÜÇ ADET VERGİ ÖDÜYOR"</strong><br />
Güne başlarken, yataktan kalktı, yüzünü yıkayacak, musluğu açan 3 adet vergi ödüyor: KDV, çevre temizlik vergisi, atık su bedeli. Telefon alıyorsun 4 çeşit vergi ödüyorsun, şarja takıyorsun 3 çeşit vergi ödüyorsun. Otomobil, telefon, tablet, bilgisayarda TRT bandrol ücreti var. Niye? Otomobilde giderken radyoyu açarsan ya TRT'ye denk gelirsen.</p>

<p>Telefon alıyorsun, telefonda TRT bandrol ücreti var. Ne bileyim, internete girersen radyodan TRT'yi açarsan ya da TRT televizyonuna bakarsan diye bandrol... Hani televizyon alıyorsun, arkasına bandrol yapışıyor ya, o bandrolü, artık o görünmeyen bandrolü gencecik yoksul çocuğun cep telefonuna TRT izleme ihtimaline karşı yapıştırıyorlar.</p>

<p>Mutfak tüpünde, tırnak makasında özel tüketim vergisi var; elmasta, pırlantada yok. Elmasta, pırlantada yok. Koymaya kalktılar, biz bunları söyleyince koyulmaya kalkıldı, geldiler lobi yaptılar, uğraştılar muğraştılar, tekliften çıkarttılar.</p>

<p>Binlerce avroluk lüks çanta alırken %10 KDV ödeniyor, bahçeye dökmek ya da kuzinede sobada yakmak için tezek alsan %20 KDV ödeniyor. Lüks çantanın %10, tezeğin %20 KDV ödediği düzen AK Parti'nin kara düzenidir. Bu düzeni mutlaka değiştireceğiz, AK Parti'nin kara düzenini mutlaka değiştireceğiz.</p>

<p>Biliyorsunuz AK Parti'nin adaletsiz vergi politikalarını anlatmak için bir site kurmuştuk, adı akpden.com'du. Birincisi sultancıların, ikincisi butlancılarının elinde kalmıştı. Allah'a şükür akpden.net'i kurduk, dimdik ayakta. akpden.net.</p>

<p>Bu 56 ekran, fazla özelliği olmayan, normal bir televizyon. Bugünkü fiyatı 50 bin lira. Bunu '50 bin lira mı? Aldım, cebime koydum, sepete ekledim' deyip de basınca sepete ekle, akpden.net'ten o net devreye de...</p>

<p>50 bin lira ama ya sen bu televizyondan TRT'yi açarsan? %16 TRT bandrol ücreti, 8 bin lira. Bunun üstüne ilave %6,7 bu zorunlu bir tüketim değil, özel tüketim vergisi, gözümde lükse giren bir tüketim harcaması, pırlantada sıfır ama televizyon izlemede %6,7, 3.886. Bununla bunun, bu üçünün toplamına bir de gel bakalım %20 KDV, 12.377. 50 bin liralık televizyon AK Parti'yi iktidarda tutma bedeli olarak 74.263 lira. AK Parti'yi göndermeden bu vergiden kurtulamazsınız. Herkesin dikkatine, incelemek isteyenler için akpden.net'te.</p>

<p><strong>"RİZE'DE ÇAY MİTİNGİ YAPAN BİZ, ORDU GİRESUN'DA FINDIK İÇİN KONUŞAN BİZ..."</strong><br />
Biz ısrarla milletin gündemini, haksızlığı ve yoksulluğu anlatmak durumundayız. Zaten bunları anlata anlata Türkiye'nin birinci partisi olduk. Hatırlayın yerel seçimleri kazandıktan sonra Rize'de çay mitingi yapan biz, Ordu'da Giresun'da fındık için konuşan biz, Gaziantep'te fıstık mitingi yapan, Adana'da pamuk mitingi yapan, Manisa'da hepsi yetişiyor Allah'a şükür, tarım mitingi yapan, Trakya'da buğday mitingi yapan, tematik mitinglerle bunları konuşan biz. Bunları anlata anlata Türkiye'nin birinci partisi olduk.</p>

<p><strong>"BUNLARI ANLATMAYALIM DİYE BİZE SALDIRIYORLAR"</strong><br />
Şimdi bunları anlatmayalım diye bize saldırıyorlar. Peki soruyorum; emeklinin halini biz konuşmazsak kim konuşacak? İşçinin derdini biz anlamazsak, biz anlatmazsak, biz onların yanına varmazsak kim varacak? Çiftçinin hatrını Cumhuriyet Halk Partisi sormazsa kim soracak? Biliyorlar ki biz susarsak millet susacak. Bize yönelik saldırılar Cumhuriyet Halk Partisi'ni sahipsiz bırakma operasyonu değildir. Allah'a şükür biz Cumhuriyet Halk Partisi'ni ve Cumhuriyet Halk Partilileri sahipsiz, yalnız bırakmayız. Ama...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/ozgur-ozel-grup-toplantisinda-konusuyor-7</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/02/ozgur-ozel-grup-3.jpg" type="image/jpeg" length="77951"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'de Gökhan Günaydın'ın Grup Başkanvekilliği görevi iade edildi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/chpde-gokhan-gunaydinin-grup-baskanvekilligi-gorevi-iade-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/chpde-gokhan-gunaydinin-grup-baskanvekilligi-gorevi-iade-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'de mutlak butlan yönetimi tarafından TBMM Grup Başkanvekilliği görevinden alınan İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, Grup Başkanvekilliği görevi iade edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mahkemenin "tedbirli mutlak butlan" kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) grup başkanvekilliği görevinden alınan Gökhan Günaydın, görevine iade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>12 Haziran’da CHP’de mutlak butlan yönetimi ihraç talebiyle tedbirli olarak disipline sevk edilen Gökhan Günaydın ile Ali Mahir Başarır'ın TBMM grup başkanvekillikleri düşürmüştü.</p>

<p>18 Haziran’da hakkındaki tedbir kararı CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) tarafından kaldırılmış, Günaydın’ın göreve dönmesinin önü açılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/chpde-gokhan-gunaydinin-grup-baskanvekilligi-gorevi-iade-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2025/11/gokhan-gunaydin-2.jpg" type="image/jpeg" length="77323"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Askerlikte binlerce kişinin muaf olacağı yeni dönem geliyor]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/askerlikte-binlerce-kisinin-muaf-olacagi-yeni-donem-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/askerlikte-binlerce-kisinin-muaf-olacagi-yeni-donem-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'na sunulacak kanun teklifiyle, yurt dışında askerlik yapan Türk vatandaşlarının Türkiye'deki zorunlu hizmetten muaf tutulmasının önü açılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meclis gündemine gelecek olan "Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına yönelik askerlik ve emeklilik düzenlemelerini içeriyor. Yeni yasa paketi yasalaştığında, bulundukları ülkede silahaltına alınan gurbetçilerin Türkiye'de "asker kaçağı" durumuna düşmesi engellenecek.</p>

<p><strong>ASKERLİK MUAFİYETİNİN ŞARTLARI VE KAPSAMI NELERDİR?</strong></p>

<p>Düzenlemeyle birlikte, ikamet ettikleri ülkede zorunlu veya muvazzaf askerlik hizmetini yerine getiren Türk vatandaşları, Türkiye'deki zorunlu askerlik yükümlülüğünden tamamen muaf sayılabilecek. Söz konusu muafiyetin uygulanacağı ülkeleri ve katılım şartlarını belirleme yetkisi ise doğrudan Milli Savunma Bakanlığı'na (MSB) devredilecek.</p>

<p>Mevcut sistemde dövizle askerlik imkanından yararlanmayan ve yaşadığı ülkede askerlik yapan kişilerin karşılaştığı yasal mağduriyetlerin giderilmesi hedefleniyor. Yapılan planlamalara göre, Meclis Genel Kurulu'ndan geçmesi beklenen bu düzenlemeden ilk etapta yaklaşık 400 bin gurbetçinin faydalanması öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>GURBETÇİLERİN EMEKLİ MAAŞLARINDA HANGİ DEĞİŞİKLİK YAPILACAK?</strong></p>

<p>Hazırlanan torba yasa teklifinde askerlik muafiyetinin yanı sıra yurt dışı borçlanması yoluyla emekli olan vatandaşları ilgilendiren ekonomik bir madde de yer alıyor. Mevcut mevzuata göre, yurt dışı borçlanmasıyla Türkiye'den emekli aylığı bağlanan gurbetçiler, ülkede sigortalı bir işe girdiklerinde emekli maaşları tamamen kesiliyordu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/askerlikte-binlerce-kisinin-muaf-olacagi-yeni-donem-geliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2025/01/asker5.jpg" type="image/jpeg" length="68296"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tamar Tanrıyar'a gözaltının ardındaki 'Büyük Kavga' iddiası]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/tamar-tanriyara-gozaltinin-ardindaki-buyuk-kavga-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/tamar-tanriyara-gozaltinin-ardindaki-buyuk-kavga-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tamar Tanrıyar'ın birkaç saat içinde gözaltına alınıp adli kontrolle serbest bırakılması Ankara kulislerini hareketlendirdi. Tamar Tanrıyar gözaltısının perde arkasında Saray hesaplaşması mı var?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Kayıt Dışı Hilmi Tanrıyar Ersin" class="detail-photo img-fluid" height="168" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/kayit-disi-hilmi-tanriyar-ersin.jpg" width="300" /></p>

<p>TELE2 Haber YouTube kanalında gazeteciler Hilmi Hacaloğlu ve Ersin Eroğlu ile Kayıt Dışı programında Tamar Tanrıyar'ın gözaltına alınıp, adli kontrolle serbest bırakılmasının arkasındaki güç savaşları masaya yatırıldı.</p>

<p>Tamar Tanrıyar'ın birkaç saat içinde gözaltına alınıp adli kontrolle serbest bırakılması Ankara kulislerini hareketlendirdi. Hilmi Hacaloğlu ve Ersin Eroğlu'nun gündeme taşıdığı iddiaya göre dosya, yalnızca bir soruşturma değil, iktidar blokundaki güç mücadelesinin de yeni cephesi olabilir.</p>

<p>Can Tanrıyar'ın eşi Tamar Tanrıyar hakkında sosyal medyada yaptığı paylaşımlar nedeniyle başlatılan soruşturma ve aynı gün yaşanan gözaltı-serbest bırakılma süreci, siyasi kulislerde yeni tartışmaların fitilini ateşledi.</p>

<p>Resmi açıklamalara göre soruşturma, "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamaları kapsamında yürütüldü. Ancak olayın perde arkasına ilişkin en dikkat çekici değerlendirmeler, gazetecilerin YouTube yayınlarında dile getirdiği kulis bilgilerinden geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Neden şimdi?" sorusu</strong></p>

<p>Gazeteciler, Tamar Tanrıyar'ın uzun süredir çok sayıda video yayımladığını, bunların bazılarında ağır ithamlar ve suç teşkil edebilecek ifadeler bulunduğunu öne sürerken, bugüne kadar herhangi bir adli işlem yapılmamasına dikkat çekti.</p>

<p>Bu nedenle asıl sorunun "Tamar Tanrıyar ne söyledi?" değil, "Neden tam da şimdi işlem yapıldı?" olduğu yorumları yapıldı.</p>

<p><strong>İki medya grubuna dikkat çekildi</strong></p>

<p>Kulislerde en çok konuşulan iddialardan biri ise Tanrıyar'ın son dönemde iktidara yakın medya gruplarını hedef alan açıklamaları oldu. Yayınlarda dile getirilen değerlendirmelere göre Tanrıyar önce İhlas Grubu ve TGRT çevresine yönelik açıklamalar yaptı, ardından Turkuvaz Medya Grubu'na ilişkin iddialar ortaya attı.</p>

<p>Gazeteciler, gözaltı kararının da bu açıklamaların hemen ardından gelmesine dikkat çekerek bunun tesadüf olmayabileceğini öne sürdü.</p>

<p><strong>"Bilgiler içeriden mi servis edildi?"</strong></p>

<p>Yayında en dikkat çeken iddialardan biri de Tanrıyar'ın videolarında kullandığı bilgilerin kaynağına ilişkin oldu.</p>

<p>Gazeteciler, kamuoyuna yansımamış bazı soruşturma süreçlerine ilişkin ayrıntıların videolarda yer aldığını belirterek, bu bilgilerin muhalefetten değil iktidar çevrelerinden gelmiş olabileceğini ileri sürdü.</p>

<p>Bu değerlendirme üzerinden şu soru gündeme taşındı:</p>

<p>"Tamar Tanrıyar'a bilgi aktaran iktidar içindeki güç odağı kim?"</p>

<p>Bu soruya kesin bir yanıt verilmezken, bunun iktidar içinde farklı odaklar arasında yaşanan güç mücadelesinin yansıması olabileceği iddia edildi.</p>

<p><strong>"Asıl hedef kim?"</strong></p>

<p>Programda dile getirilen kulislere göre soruşturmanın yalnızca Tamar Tanrıyar'ı değil, onun bağlantılarını da ortaya çıkarmayı amaçlıyor olabileceği öne sürüldü.</p>

<p>Özellikle dijital materyaller üzerinde yapılacak incelemelerin, Tanrıyar'ın kimlerle temas halinde olduğuna ilişkin yeni tartışmalar doğurabileceği değerlendirildi.</p>

<p><strong>Serbest bırakılması da tartışma yarattı</strong></p>

<p>Ankara kulislerinde en çok konuşulan başlıklardan biri de gözaltı sürecinin kısa sürmesi oldu. Tanrıyar'ın ifadesinin uzaktan alınması ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılması bazı çevrelerde "olağan dışı hızlı işleyen süreç" yorumlarına neden oldu.</p>

<p>Gazeteciler, son dönemde benzer suçlamalarla tutuklanan gazetecileri hatırlatarak bu dosyada farklı bir uygulama yapıldığını savundu.</p>

<p><strong>"İlk perde olabilir"</strong></p>

<p>Programda yapılan değerlendirmelerde, yaşananların tek başına bir adli soruşturma olarak görülmemesi gerektiği, dosyanın önümüzdeki günlerde yeni gelişmelere sahne olabileceği öne sürüldü.</p>

<p>Ancak Ankara kulislerinde konuşulan senaryolara göre Tamar Tanrıyar dosyası, yalnızca sosyal medya paylaşımlarına ilişkin bir soruşturma değil; iktidar içindeki dengeleri de etkileyebilecek yeni bir tartışmanın başlangıcı olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/tamar-tanriyara-gozaltinin-ardindaki-buyuk-kavga-iddiasi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/kayit-disi-hilmi-tanriyar-ersin.jpg" type="image/jpeg" length="98130"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 59'uncu gün! İlk Celse 9 Temmuz'da tamamlanacak]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/ibb-davasinda-59uncu-gun-ilk-celse-9-temmuzda-tamamlanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/ibb-davasinda-59uncu-gun-ilk-celse-9-temmuzda-tamamlanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nda Mahkeme Başkanı ilk celsenin 9 Temmuz'da tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı. Duruşmada, Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un savunma yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İBB Davası'nın 59'uncu gününde söz alan Ekrem İmamoğlu, yargılama takvimine ilişkin mahkeme heyetine değerlendirmelerde bulundu. Mahkeme Başkanı ise ilk celsenin 9 Temmuz'da tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı. Duruşma, Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un savunmasıyla devam ediyor.</p>

<p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 59'u tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması, 59'uncu gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda devam ediyor.</p>

<p>Tutuklu sanıklar saat 11.00 itibarıyla alkışlarla salona girdi. Savunma sırası gelen Murat Ongun, izleyici sıralarından 'Murat Ongun oley' tezahüratı ve alkışlarla karşılandı. Ongün da izleyicilere el sallayarak 'Hepiniz hoş geldiniz, bugün çok güzel bir gün olacak' dedi.</p>

<p>Ekrem İmamoğlu salona giriş yaptığı sırada izleyiciler tarafından 'Cumhurbaşkanı İmamoğlu' ve 'Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz' sloganlarıyla karşılandı.</p>

<p>Tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerlerini aldı. Duruşma saat 11.10'da başladı.</p>

<p>Duruşmada bugün ilk olarak, Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunma yapacak .Ongun, savunmasına geçmeden İmamoğlu söz aldı.</p>

<p>İmamoğlu, mahkeme heyeti ile avukatlar arasında bir gün önce yapılan takvim değerlendirmelerine değinerek, savunma sürecinin planlanan sürede tamamlanmasının önemine dikkati çekti.</p>

<p>İmamoğlu, hedeflenen sürenin görüldüğünü ancak gelinen aşamada kalan sanıkların kapsamlı savunmalarının bulunduğunu belirterek, takvimin buna göre değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>'CUMA GÜNLERİ CEZAEVİNDEKİ TEK MESAI GÜNÜMÜZ'</strong></p>

<p>Savunmaların cuma günlerine denk gelmemesi gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, cezaevindeki iş ve işlemler açısından cuma günlerinin tek aktif mesai günü olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, 'Cumayı eklemeyeceğiz zaten' diyerek bu konuda heyetin kararını açıkladı.</p>

<p><strong>'EN SON SAVUNMA HAKKIMI KULLANMAK İSTİYORUM'</strong></p>

<p>İmamoğlu, yargılamanın niteliği ve iddianamenin kapsamı nedeniyle savunmasını en son yapmak istediğini hatırlatarak, bu talebini yineledi. İlk savunma aşamasında da benzer bir uygulama yapıldığını kaydeden İmamoğlu, aynı yöntemin sürdürülmesini talep etti.</p>

<p>Mahkeme Başkanı ise bu konuda herhangi bir sakınca görmediklerini belirterek, 'En son savunma yapmanız konusunda bizim açımızdan mahsur yok' dedi.</p>

<p><strong>'DÖRT AYRI DOSYAM DAHA VAR'</strong></p>

<p>İmamoğlu ayrıca farklı mahkemelerde görülen dört ayrı dosyasının bulunduğunu belirterek, olası duruşma çakışmalarında heyetten kolaylık talep edebileceklerini ifade etti ve bu süreçte amaçlarının davanın hızlı ve verimli tamamlanması olduğunu vurguladı.</p>

<p>Mahkeme Başkanı ise yargılamanın başlangıçta nisan sonunda tamamlanmasının planlandığını, ancak takvimin yaklaşık 2,5 ay sarktığını söyledi.</p>

<p>Başkan, ilk celsenin üzerinden 9 Temmuz itibarıyla dört ay geçmiş olacağını belirterek, 'Bir celse için dört aylık süre oldukça uzun' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>KALAN SAVUNMALAR İÇİN TAKVİM AÇIKLANDI</strong></p>

<p>Mahkeme heyeti, kalan savunmalar için de planlamayı açıkladı. Buna göre, bugün ve yarın Murat Ongun'un, perşembe günü ise Tuncay Yılmaz ve İnan Güney'in savunmaları alınacak.</p>

<p>Fatih Keleş'in savunmasına ise 6 Temmuz Pazartesi ve 7 Temmuz Salı günlerinin, 8 Temmuz Çarşamba ve 9 Temmuz perşembe günlerinin ise Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına ayrılması planlandı.</p>

<p>Mahkeme Başkanı, savunmaların esas çerçevesinde tutulması halinde ilk celsenin bu takvim içinde tamamlanabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>MURAT ONGUN'UN SAVUNMASI: BU İDDİANAME FRANKENSTEİN'IN ESERİ GİBİ</strong></p>

<p>İBB Davası’nın 59’uncu gününde savunmasına başlayan Medya AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, "Bu iddianame Dr. Frankenstein’ın eseri gibidir, onun gibi saldırgan ve acımasızdır. Üstelik onu ortaya çıkaran kişi de eserinden tiksindiği için olsa gerek, onu terk etmiştir. Ankara’ya gitmiştir. Ankara’ya giderken de bu yaratığı sizin kollarınıza terk etmiştir. Sizden beklenen, adını iddianame diye okuduğumuz bu şeyi üzerimize salmanız ve bize zarar vermesini sağlamanızdır. Sizde şimdi kollarınıza atılan bu canavarla ne yapacağınıza karar vereceksiniz. Ya üstümüze salacak, ya da etiğin, ahlakın ama daha yücesi hakkaniyetin gereğini yapıp bu ucubeyi yok edeceksiniz. Bizim için tüm bu zaman zarfı ise şunu sorarak geçti: 'Asıl canavar kim?'" dedi.</p>

<p>Murat Ongun, savunmasında şunları söyledi:</p>

<p><strong>"HUKUK NE ACAYİP BİR ŞEYMİŞ"</strong></p>

<p>"9 Mart. Asrın davası başladı. Usul-esas tartışmaları, içtihat olmuş kararlara atıflar… Tenis maçı izler gibi başımız bir savunma sıralarına dönüyor, bir size. Kendi kendime, ‘hukuk ne acayip bir şeymiş’ diyorum. Aynı metin, farklı ağızlarda bambaşka yorumlanıyor. TCK’lar, CMK’lar, TTK’lar, Yargıtay ve AYM kararları havada uçuşuyor.</p>

<p>Avukatlar sayesinde bir cümle dilimize pelesenk oluyor: ‘CMK 100 çok açık…’ Avukatlar öyle sesleniyor heyete. Size bakıyorum. Belli ki o kadar da açık değil. Hukuk diyorum… Ne acayip bir şeymiş.</p>

<p>Sonra anlıyorum ki savcıların ve hâkimlerin, her tartışmayı bir anda bitiren sihirli bir cümlesi var. İki kelime: ‘İtiraz edersiniz.’ Bu sihirli cümleyi ilk savcılık sorgumda tanıdım. Müthiş etkili bir cümle. ‘İtiraz edersiniz’ dendiği anda odada bir sessizlik oluyor. Cümlenin bitirici bir etkisi var.</p>

<p>Sayın Başkan, sizler kolay söylüyorsunuz ama bizim memlekette itiraz etmek kolay değil. Arkamda Avrupa’nın en büyük kentinin belediye başkanı, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Türkiye’nin birinci partisinin cumhurbaşkanı adayı oturuyor. O da birine itiraz etmiş. Sonuç malum.</p>

<p><strong>"BU COĞRAFYADA İTAAT TERCİH EDİLİR"</strong></p>

<p>Bu coğrafyada itiraz pek sevilmez. Pek tasvip edilmez. Onun yerine itaat tercih edilir. Sözü bile var: ‘İtaat et, rahat et.’ Konforlu bir alan. İnsanı rahat ettiriyor.</p>

<p>Bizim gibi umutsuz rahatsızlara ise ne gam. Biz itiraz etmeye devam ediyoruz. Neye? Haksızlığa. Adaletsizliğe. Adam kayırmaya. İkili hukuka. Partizanlığa. Gerçek yolsuzluğa. İtirazın sonu da işte huzurunuz.</p>

<p><strong>"AYM’YE ÇEMİŞGEZEK ASLİYE CEZA DUDAK BÜKÜYOR"</strong></p>

<p>Mesela Aanaya Mahkemesi (AYM )bir karar alıyor. Bir mahkeme kararını yanlış buluyor, düzelt diyor. Bu net bir itirazdır. Peki ne oluyor? AYM’ye, abartarak söylüyorum, Çemişgezek Asliye Ceza dudak büküyor.</p>

<p>'Özel vasfa haiz üye' diye bir kavramın ceza kanununda olmadığını gördük. Meğer yürürlükten kalkmış eski TCK’da varmış. Avukatlar itiraz ediyor. Ama yanlış olduğu yerde durmaya devam ediyor.</p>

<p><strong>"CHP’YE DELİL OLAN, AK PARTİ’YE OLMAYABİLİR"</strong></p>

<p>Bize burada delil diye HTS ve baz kayıtları soruluyor. Haklısınız. Savcılarımız delil listesine koymuş. Sonra aklıma Gaziantep Şehitkamil Belediyesi soruşturması geliyor. Geçen eylül ayında savcı bey soruşturmayı kapattı orada. ‘HTS-baz delil mi olur?’ dedi. Ama gördük ki o da bir süre şaşırmış. Şehitkamil Belediye Başkanı CHP’deyken delil olabilir diye düşünmüş. Başkan AK Parti’ye transfer olunca ise… ‘Ne delili, hangi delil?’ demiş.</p>

<p>Ben yine kendi kendime ‘hukuk ne acayip bir şey’ diye düşünürken anladım ki Türkiye’de hukuk artık bir kavram değil. Bir şey. Sadece bir şey. Evrensel formunu yitirmiş, açıklanamayan bir şeye dönüşmüş.</p>

<p><strong>"BU İDDİANAME BİR KURGU ESER"</strong></p>

<p>Bizde hukuk, tarifi zor bir ‘bir şey’ olmuş. Tıpkı bu iddianamede olduğu gibi. Resmî adı iddianame olan bu kurgu esere çeşitli isimler verildi.</p>

<p>‘İftiraname’ dendi. Doğru bir tanım. Ekrem Başkan, ‘terfiname’ dedi. O da haklı. Üstelik delilli. Sırası gelince ben de kendi tanımımı yapacağım. Ama şunu söyleyeyim: Madem bu çorbayı pişirdiler… Kötü de olsa içecekler.</p>

<p><strong>"BENİM SAVUNMAMIN ADI: ŞÜPHE SAVUNMASI"</strong></p>

<p>Benim savunmamın adı, şüphe savunması. Şüphe, sadece savcıların mesleki çıpası değil. Asıl, gazetecilerin mesleki çıpasıdır. Yani öz mesleğimin. Burada CV’mi anlatmayacağım. Çünkü Ekrem Başkan’dan sonra tüm yaşamı en çok bilinen, en şeffaf olan, her daim medya radarında bulunan, yaptığı her işe fener tutulup incelenen ikinci kişi benim.</p>

<p>27 Mart 1996’da stajyer muhabir olarak başladığım mesleğimde adına merkez medya dediğimiz en büyük kurumlarda görev aldım. O zaman bir NTV vardı. O da her yerde çekmezdi. Muhabirlikten yöneticiliğe kadar. O yüzden çevrem çok geniştir. Bugün 2 ayrı mahalle gibi bölünen medyada her 2 mahalleden de çok tanıdığım gazeteci vardır. Hepsi, kendini kabul ettirmiş isimler. Benden çok daha genç ve başarılı gazeteci kardeşlerimle de, İBB‘deki görevim sırasında tanıştım. Diyebilirim ki eski ve yeni dostluklarım mevcuttur.</p>

<p><strong>"SONER YALÇIN’A, RUŞEN ÇAKIR’A TALİMAT VERDİĞİMİ İDDİA EDİYORLAR"</strong></p>

<p>İddianamede Eylem 19 var, benim taa Ankara’dan tanıdığım gazeteci abilerim yargılanıyor. Güya benim talimatımla halkı yanıltıcı yayınlar yapmışlar. Üstelik benden para alarak. Bizim mesleği bilmiyor tabi, iddianameyi yazanlar. Belli ki havuz medyasındaki balıkları gazeteci sanıyor.</p>

<p>Bilseler, benim meslek büyüğüm olan Soner Yalçın’a, Ruşen Çakır‘a, Şaban Sevinç’e Yavuz Oğhan‘a talimat veremeyeceğimi öğrenirlerdi. Ancak, onların benim kulağımı çekme bana fırça atma hatta bana talimat verme hakları olduğunu da bilirlerdi. Hele ki onlara para karşılığı haber yaptırmayı teklif etsem önce sinkaflı bir küfrederler, ardından beni def ederler, hırsları geçmez inadına İmamoğlu aleyhine konuşurlar. Haklı da olurlar.</p>

<p>Mesleki kıdem, gazeteci abilerim olması onlara bu hakkı tanır. Bizde, mesleki konumun farklılaşması kıdem ilişkisini değiştirmez. Ezcümle iddianamede yazdığı gibi benim Yavuz Oğhan ile Barbaros Bulvarı’nda 11 farklı elektrik direğinin altında gizemli buluşmalar yapmama gerek yok. Adam arkadaşım. Ocakbaşı seviyor o. İstanbul ocak başı dolu. İki gazeteci buluşacaksak oturup iki kadeh rakı eşliğinde her şeyi konuşuruz. Daha önce yaptık, yine yapacağız.</p>

<p><strong>"İDDİANAME BAĞIRA BAĞIRA 'SİYASET YAPIYORUM' DİYOR"</strong></p>

<p>Şüphe gibi bize hakikati ulaştıracak bir diğer kavram doğru sorulardır. Doğru soru, yanıttan daha önemlidir. Bu iddianamede güya bazı yanıtlar var. Onların yanıt değil, iftira ya da saptırma olduğunu ancak doğru soruyu sorarak anlıyoruz.</p>

<p>Şüphe + Doğru Sorular ekseninde iddianameyi okudum. Sonuç, iddianame tepeden tırnağa sakat.</p>

<p>Dahası ve rahatsız edici olan şu: İddianame Türkiye’de ikili hukuk olduğunu ispat ediyor. İddianame ülkemizde seçkin ve özel insanların, biz fanilerle kanun önünde eşit olmadığını kanıtlıyor. İddianame bağıra bağıra 'siyaset yapıyorum' diyor.</p>

<p>Ben bu son paragrafı yazdığımda, yazar ekibinin lideri olan Sayın Başsavcı henüz Bakan olarak atanmamıştı. O atanınca 'bu dava siyasidir' söylemini terk etsem mi, diye düşündüm. Çünkü İmamoğlu Davası’nın göbekten siyasi dava olduğunu gösterecek, daha kuvvetli bir delilim yoktu.</p>

<p>Zaten, bakanlık performansında, Sayın Gürlek ne içten bir AK Partili olduğunu ortaya serdi. Şimdi ne yapmalıyım? Ne düşünmeliyim? Sayın Bakan Şubat ayına kadar; bağımsız, siyasete mesafeli, önyargısız bir hukukçuydu, savına inanmalı mıyım? Bir günde Ak Parti’yi bu kadar içselleştirdi diye mi düşüneceğim? Hayatın olağan akışına pek pek uymuyor.</p>

<p><strong>"OLMAYANI SATIYORLAR"</strong></p>

<p>iddianameye 'sakat' derken şunu kastediyorum: Ruhu arızalı. İçine konan beyan ya da sözde delilleri de iddianamenin uzuvları olarak görürsek, onlar da sakat.</p>

<p>19 Mart sabahı İBB‘nin en küçük bütçeli şirketi Medya AŞ odağında başlayan bu soruşturma girdiği sudan çıktığında, içinde casusluk iddialarını barındıracak kadar absürtleşmiştir. Davalar değil, ancak siyasi mühendislikler içinde absürtlükler barındırır.</p>

<p>Propagandada bir kural vardır. Olmayan şeyler olanlardan daha güçlüdür. Buna gizemin gücü denir. Örnek; on milyonlarca insan açlık sınırında kazanç edinirken, sanayi dahil sektörler tarihinin en kötü günlerini yaşarken, vatandan umudu kesen yetişmiş insan gücü batı ülkelerine göç ederken ne diyoruz: Türkiye Yüzyılı!</p>

<p>Olmayan şey olandan daha güçlü göründüğü için diyorlar. Ne diyorlar? 'Yüzyılın Soruşturması - Asrın İddianamesi.' İşte bu iddialı tanımlamanın nedeni de bu: Olmayanı satıyor.</p>

<p><strong>"BİZE REAL MADRID’İ ANLATTILAR, SAHAYA SİİRT KÖY HİZMETLERİ SPOR’U ÇIKARDILAR"</strong></p>

<p>İddianamenin 72. Sayfası. Bu iddianamenin özeti niteliğinde ana fikrin anlatıldığı bölüm içinde yazarların, Necati Özkan anlatımı var.</p>

<p>Okuyorum:<br />
'Kültür ve Medya AŞ yapılanmasında Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü belediye başkanlığından beri irtibat halinde olduğu çok güvendiği aynı zamanda siyasal danışmanlığını yapan örgüt üyesi Necati Özkan, örgütün akıl hocası konumundadır…'</p>

<p>İddia makamı tespitinde doğruysa, haklıysa bu betimlemeden doğal olarak şu sonuçlar çıkar.</p>

<p>Necati Özkan örgütün Kültür-Medya AŞ yapılanmasında yer alır. Peki öyle mi? Hayır. Necati Özkan örgütün akıl hocasıdır. Peki öyle mi? Hayır.<br />
Necati Özkan örgütün tüm ihtilaflarına çözüm bulan biridir. Açıkçası bize Real Madrid’i anlatıp sahaya Siirt Köy Hizmetleri Spor’u çıkarmışlar.</p>

<p><strong>"BU İDDİANAME KAKAFONİDEN İBARET"</strong></p>

<p>Necati Bey’e satın aldığı 1+1 evi soruyorsunuz da bunları sormuyorsunuz. Öyle olunca bu tuhaflık bende şüphe uyandırıyor.</p>

<p>Necati Bey, Casusluk soruşturmasında 24 Ekim 2025’te ifade verdi. İddianame bundan 18 gün sonra 11 Kasım’da çıktı.</p>

<p>Acaba dedim, bu iddianame farklı farklı ellerde, kalem oynatarak mı yazıldı? İçinde harmoni taşımayan bu metne, başka bilmediğimiz birileri mi katkı verdi diye düşünmedim değil. Çünkü, savcılarımız ortaklaşa kaleme almış olsa harmoni olurdu oysa kakafoniden ibaret.</p>

<p>Sayın Başkan; kurgu – hikaye deyince aklıma geldi. Yaklaşık 200 yıldır tüm dünyanın bildiği bir hikaye var. Bu hikâyede kibrinin esiri olmuş biri, kendisini Yaradan’la kıyaslayacak kadar cüretkarlaşmıştır. Bir gün sadece Tanrı’ya mahsus bir şey yapmaya kalkar. Bir yaşam formu yaratmaya karar verir. İşinde çok başarılı biri olsa da, etik ve ahlak sınırlarını çok aştığı için yaratmak istediği canlı, bir yaratık, bir ucube olarak ortaya çıkar.</p>

<p>Anlattığım hikaye Mary Shelley’nin yazdığı Dr. Frankenstein isimli korku hikayesidir. Evet, Dr. Frankenstein etiği ve ahlakın özünü unutup çıktığı yolda, kibriyle bir ucube yaratmıştır. Bu iddianame Dr. Frankenstein’ın eseri gibidir, onun gibi saldırgan ve acımasızdır.</p>

<p>Üstelik onu ortaya çıkaran kişi de eserinden tiksindiği için olsa gerek, onu terk etmiştir. Ankara’ya gitmiştir. Ankara’ya giderken de bu yaratığı sizin kollarınıza terk etmiştir. Sizden beklenen, adını iddianame diye okuduğumuz bu şeyi üzerimize salmanız ve bize zarar vermesini sağlamanızdır. Sizde şimdi kollarınıza atılan bu canavarla ne yapacağınıza karar vereceksiniz.</p>

<p>Ya üstümüze salacak, ya da etiğin, ahlakın ama daha yücesi hakkaniyetin gereğini yapıp bu ucubeyi yok edeceksiniz. Bizim için tüm bu zaman zarfı ise şunu sorarak geçti: 'Asıl canavar kim?'"</p>

<p><strong>MURAT ONGUN'UN SAVUNMASININ TAM METNİ</strong></p>

<p>Murat Ongun'un savunmasının tam metni şöyle:</p>

<p>"Kendi avukatlarım nezdinde bütün savunma avukatlarına şükranlarımı sunuyorum. Basın mensuplarımıza "Hoş geldiniz" diyor, saygılar sunuyorum. İzleyici sıralarında, umarım bu arada sesim geliyordur, bana güç ve moral olmaya gelen mesai arkadaşlarıma, akrabalarıma, dostlarıma şükranlarımı sunuyor; babalarını oradan izlemek zorunda bırakılan evlatlarımı da kucaklıyorum hasretle. Saygıdeğer başkan, sayın hakim üyeler; sizleri ve heyeti saygıyla selamlıyorum. Sayın duruşma savcım, sizi de saygıyla selamlıyorum.</p>

<p>9 Mart asrın davası başladı. Usul, esas tartışmaları, içtihat olmuş kararlara atıflar, tenis maçı izler gibi başımız bir savunma avukatlarına dönüyor, bir heyetinize. Kendi kendime "Hukuk ne acayip bir şeymiş?" diyorum. Aynı metin farklı ağızlarda başka yorumlanıyor. TCK'lar, CMK'lar, PTK'lar, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları havada uçuşuyor. Hukuki hissetmekten çok mutluyum; ne olsa hukuksuzluğun dibinden geliyorum. Avukatlar sayesinde ilk günlerde bir cümle dilimize pelesenk oluyor: "CMK 100 çok açık." Savunma avukatları heyetinize "CMK 100 çok açık" diye sesleniyor. Ben de size bakıyorum, belli ki o kadar da açık değil. Hukuk diyorum, ne acayip bir şeymiş. Sonra anlıyorum ki hakim ve savcıların her tartışmayı aniden sonlandıran sihirli bir cümlesi var; 2 kelimelik ama sihirli: "İtiraz edersiniz!" Bu sihirli cümleyi benim savcılık sorgumda tanıdım. Müthiş etkili. "İtiraz edersiniz" cümlesi hemen ardından derin bir sessizlik getiriyor. Bitirici bir etkisi var. Sayın Başkan, sizler kolayca söyleseniz de bizim memlekette itiraz etmek öyle kolay değil. Arkamda Avrupa'nın en büyük kentinin Belediye Başkanı, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı, Türkiye'nin 1. partisinin cumhurbaşkanı oturuyor; o da birine itiraz etmiş, sonuç malum, huzurdayız. Bu coğrafyada itiraz pek popüler değildir, pek tasvip edilmez. Onun yerine itaat tercih edilir. Sözü bile var: "İtaat et, rahat et." Konforlu bir alan yani, rahat ettiriyor. Bizler, itirazın sonu, huzurunuzdayız değerli Başkanım.</p>

<p>Ben, duruşmanın ilk günlerinde aslında boşa şaşırmadım. Neye? Hukukun enteresanlığına, itirazın anlamsızlığına. Mesela Anayasa Mahkemesi de bir karar alıyor ve bir mahkeme kararını yanlış buluyor, düzelt diyor. Bu net bir itirazdır. Peki ne oluyor? Anayasa Mahkemesi'ne –egzajere derek söylüyorum-, Çemişgezek Asliye Ceza dudak büküyor veya burada beraber yaşadık, özel vasfa haiz üye diye bir kavramla yargılanıyor 9 kişi ama “özel vasfa haiz örgüt üyesi” diye bir kavram, şu an yargılandığımız Türk Ceza Kanunu'nda yokmuş. Yürürlükten kalkan eski Türk Ceza Kanunu'nda varmış, avukatlar öyle dedi, itiraz etti ama her yanlış yerli yerinde duruyor. Şaşırıyorum, sonra devamlı da şaşırdığıma şaşırıyorum ama bitmiyor. Bize burada haklı olarak delil diye HTS baz soruyorsunuz sizler savcı bey. Haklısınız, savcılarımız delil listesine koymuş ama benim aklıma da Gaziantep Şehitkamil Belediyesi soruşturması geliyor. Geçen eylülde savcı bey oradaki soruşturmayı kapattı belediye başkanı ile ilgili. "HTS baz delil mi olur ya?" dedi ama gördük ki o savcı bey de bir süre şaşırmış. Şehitkamil Belediye Başkanı Cumhuriyet Halk Partisi'ndeyken delil olabilir diye koyduğu HTS ve bazları, sayın başkan, AK Parti'ye transfer olunca "Hangi delil?" haline çevirmiş. Olabilir, o da şaşırmıştır. CHP'ye delil olan AK Parti'ye olmayabilir, olmadı itiraz ederiz.</p>

<p>Ben yine "Hukuk ne acayip bir şey?" diye düşünürken anladım ki Türkiye'de hukuk sadece bir “şeymiş”, o kadar; bir şey. Evrensel formu yitip sadece bir şeye dönmüş; tanımlayamıyoruz, açıklayamıyoruz. UFO var ya başkanım, uzaylılar; Unidentified Flying Object, yani tanımlanamayan uçan nesne. Nesne dediğimiz şey. Bizde de hukuk tanımlanamayan şey, zaten uçmuyor da. Resmi adı iddianame olan bu kurgu esere çeşitli isimler verildi. "İftiraname" dendi, doğru tanım. Ekrem Başkan "Terfiiname" dedi, haklı, üstelik delili de var. Sırası gelince ben de kendi tanımlamamı yapacağım. Madem bu çorbayı pişirdiler, kötü de olsa içecekler. Sayın heyet, benim savunmamın adı “şüphe savunması”. Şüphe, sadece savcılarımızın mesleki çıpası değil, asıl gazetecilerin mesleki çıpasıdır, yani benim öz mesleğimin. Burada CV'mi de anlatmayacağım çünkü herhalde Ekrem Başkan'dan sonra hayatı en çok didik didik edilen, yaptığı her işte fener tutulan birisi benim. Tanıyanların tanıması yeterli, değil mi?</p>

<p>27 Mart 1996'da stajyer muhabir olarak Ankara'da başladığım mesleğimde, adına merkez medya dediğimiz en büyük kurullarda, kurumlarda muhabirlikten yöneticiliğe kadar görev aldım. O yüzden medyada çevrem çok geniştir. Bugün 2 ayrı mahalle gibi görünen medyanın her iki mahallesinden de çok sayıda tanıdığım, sevdiğim, dostum gazeteci vardır. Hepsi kendini kabul ettirmiş isimlerdir. Benden çok daha genç, çok daha başarılı olan genç gazeteci kardeşlerimle de İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeki görevim sırasında tanıştım. Diyebilirim ki medyada eskiyle çok dostluğum vardır. İddianamede eylem 19 var Sayın Başkanım. Benim ta Ankara'dan tanıdığım gazeteci abilerim de yargılanıyor o eylemde. Güya benim talimatımla halkı yanıltıcı yayınlar yapmışlar, üstelik utanarak söylüyorum, benden para alarak. Bizim mesleği bilmiyor bu iddianameyi yazanlar. Belli ki havuz medyasındaki gazetecileri, aldıkları gazeteci sanıyorlar. Bilseler benim meslek büyüğüm olan Soner Yalçın'a, Ruşen Çakır'a, Şaban Sevinç'e, Yavuz Oğhan'a talimat veremeyeceğimi öğrenirlerdi. Ancak onların benim kulağımı çekme, bana fırça atma, bana talimat verme hakları olduğunu da bilirlerdi. Hele ki onlara para karşılığı haber yaptırmayı teklif etsem önce sinkaflı bir küfür ederler, ardından beni yanlarından defederler; hırsları, öfkeleri geçmez Ekrem İmamoğlu aleyhine haberler yaparlar.</p>

<p>Mesleki kıdem, onların benim gazeteci ağabeyim olması biraz evvel anlattığım kulak çınlamaları, onlara bana karşı yer arttırır, ben onlara talimat veremem. Konumlar değişse de bizim gazetecilikte şimdi değiştirildi o kavramlar da. Biz öyle yetiştik. Bizim gazetecilikte mesleki kıdem önemlidir. Konumun ne olursa olsun. O yüzden demem o ki iddianamede ima edildiği gibi, benim Yavuz Oğhan’la Barbaros Bulvarı’ndaki 11 farklı elektrik direğinin altında gizemli gizemli buluşmalar yapmama gerek yok. Adam arkadaşım, ocak başı seviyor. İstanbul ocak başı dolu. İki gazeteci buluşacaksa veya bir basın danışmanı, bir gazeteci otururuz Zübeyir’de, iki kadeh de rakı içeriz, her şeyi konuşuruz. Daha önce yaptık, yine yapacağız inşallah. Şüphe gibi bizi hakikate ulaştıracak bir diğer kavram doğru sorulardır Sayın Başkan. Doğru soru, yanıttan daha önemlidir. Bu iddianamede güya bazı yanıtlar var. Onların yanıt değil, iftira ya da saptırma olduğunu ancak doğru soruyu sorarak anlıyoruz, sizlere de kanıtlayacağım.</p>

<p>Şüphe artı doğru sol şüphe artı doğru sorular ekseninde iddianameyi okudum. Ne yazık ki iddianame tepeden tırnağa sakat. Daha rahatsız edici olan şu: İddianame, Türkiye’de ikili hukuk olduğunu ispat ediyor. İddianame bu ülkede seçkin ve özel insanların biz fanilerle kanun önünde eşit olmadığımızı kanıtlıyor. Ülkemize örtülü bir kast sistemi gelmiş ama henüz haberimiz yok. Ayrıca iddianame bağıra bağıra siyaset yapıyor. Ben bu son paragrafı yazdığımda, yazar ekibinin lideri olan Sayın Başsavcı henüz Adalet Bakanı olarak atanmamıştı. O atanınca bu dava siyasi bir söylemini terk etsek mi diye düşündüm çünkü İmamoğlu davasının göbekten siyasi dava olduğunu gösterecek daha kuvvetli bir delilim yoktu. Zaten bakanlık performansında da Sayın Gürlek ne içten bir AK Partili olduğunu ortaya serdi. Hem tweetlerinde hem ziyaretlerinde. Sayın Başkanım ben şimdi ne yapmalıyım, ne düşünmeliyim? Yani şubat ayının 11’ine kadar Sayın Bakan Başsavcıyken bağımsız, siyasete mesafeli, önyargısız bir hukukçuydu da bize de önyargısız yaklaştı, tamam mı inanacağım ben? Yani sadece bir günde AK Parti’yi bu kadar içselleştirdi, bu kadar siyasi oldu diye mi düşüneceğim? Hayatın olağan akışına uyuyor mu?</p>

<p>Değerli Başkanım, iddianameye “sakat” derken şunu kastediyorum: Ruhu arızalı. İçine konan beyan ya da sözde delilleri de iddianamenin uzuvları olarak görürsek bedeni de sakat. 19 Mart sabahı 7’de beni en küçük bütçeli şirketi, Medya A.Ş. odağında başlayan bu soruşturma eğri sudan çıktığında içinde casusluk iddialarını barındıracak kadar absürtleşmiştir. Davalar değil ancak siyasi mühendislikler içinde absürtlükler barındırır. Çünkü bir dayanağı vardır. Kitleler en kötüsüne, tuhafına inanmaya hazırdır. Ertesi gün kanıtlarıyla yalan ortaya çıksa dahi yalana inananlar kendini kandırılmış hissetmez. Bu yalanı, siyasi liderin taktik zekası olarak görür. Casusluk palavrasını sırrına vurur. Propagandada bir kural vardır; olmayan şeyler olanlardan daha güçlüdür. Buna “gizemin gücü” de denir. Örneğin; on milyonlarca insan açlık sınırında kazanç edinirken, sanayi dahil sektörler tarihinin en kötü günlerini yaşarken, vatandan umudunu kesmiş, yetişmiş insan gücü Batı ülkelerine göç ederken ne diyoruz? “Türkiye Yüzyılı.” Olmayan şey, olandan daha güçlü göründüğü için. Ne diyorlar? Yüzyılın soruşturması, asrın iddianamesi. İşte bu iddialı tanımın da nedeni bu. Olmayanı satıyorlar. Olmayan, yani büyük yalan, olandan daha güçlüdür diye.</p>

<p>İddianamenin 72. sayfasında, yazarların Necati Özkan anlatımı var. Okuyorum Sayın Başkan: “Kültür ve Medya A.Ş. yapılanmasında Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'ndan beri irtibat halinde olduğu, çok güvendiği, aynı zamanda siyasal danışmanlığını yapan örgüt üyesi Necati Özkan, örgütün akıl hocası konumundadır. Suç örgütünün illegal faaliyetlerinde çıkan ihtilaflara çözüm bulmuş, örgüt üyeleri ve yöneticileriyle Akmerkez'de bulunan ofisinde gizli toplantılar yapmış, yasadışı işlerin kime verileceğini organize etmiştir.” Eğer iddia makamı bu tespitinde doğruysa, haklıysa, bu betimlemeden şu sonuçlar çıkar: 1. Necati Özkan örgütün Kültür ve Medya A.Ş. yapılanmasında yer alıyor. Peki, öyle mi? Hayır. Yazar iddiasını yalanlamış. 88. sayfada "Murat Ongun tarafından organize edilen, Necati Özkan tarafından planlanan eylemler" diyor ama Necati Bey, Kültür Medya'da değil. 2. Necati Özkan örgütün akıl hocasıdır demiş. Peki, öyle mi? Hayır. Çünkü ne idüğü belirsiz birinin elemanı olarak yazılmış bu iddianamede. Yazar, kendisini yine yalanlamış. 3. “Necati Özkan, sadece Kültür Medya A.Ş. ekseninde değil örgütün tüm ihtilaflarına, anlaşmazlıklarına çözüm bulan biridir” demişler.</p>

<p>Yani yazar burada Necati Özkan'a “örgüt ombudsmanı” diyor. Bakın, bütün anlaşmazlıklara çözüm buluyor. Yani örgüt ombudsmanı. Bu durumda Necati Bey'in buradaki kendi ifadesiyle söylediği gibi en azından yönetici pozisyonunda olması gerekmez miydi? Gördüğünüz gibi yazarlar, iddialarını yine yalanlamış. Açıkçası bize Real Madrid'i anlatıp sahaya Silivriköyspor'u çıkarmışlar. Bu sakatlık, bu derin çelişki ne sizin Sayın Başkanım ne de Savcı Bey'in ilgisini hiç cezbetmedi mi? Sormaya değer görmediniz bu ithamları Necati Bey'e. Necati Bey'e satın aldığı 1+1 evi soruyorsunuz da bunları sormuyorsunuz. Öyle olunca bu bağlılık bende şu şüpheyi uyandırıyor: Keza Necati Bey casusluk soruşturmasında 24 Ekim 2025 tarihinde ifade verdi. İddianame, bundan 18 gün sonra, 11 Kasım'da çıktı. Yine de onun hakkında önceden yazılanlar bu iddianamede değiştirilememiş. Acaba dedim, bu iddianame farklı farklı ellerde kaleme alınarak mı yazıldı? İçinde harmoni taşımayan bu metne, başka bilmediğimiz birilerinin katkı verdiğini düşünmedim değil. Çünkü savcılarımız ortaklaşa kaleme almış olsa, son sayfada yazdığı gibi harmoni olurdu. Oysa kakofoniden ibaret. İnanmayan eylem eline geçmiş olsun.</p>

<p>Sayın Heyet, casusluk davası bu davadan ayrı bir dava değildir. Bizim davamıza göbekten bağlıdır. Çünkü Hüseyin Gün, bana atfedilen isnat gibi, örgüt yöneticisi pozisyonunda gösterilmiştir bu iddianamede. Soğuk Savaş döneminin meşhur ajan grubu “Cambridge Beşlisi” gibi “İstanbul Dörtlüsü” yaratılmıştır. Ne var ki bu deve dişi gibi iddia, ne sizi ne savcı beyi cezbetmedi. Bunu da sormadınız. Hal böyle olunca akla iki olasılık geliyor. Benim aklıma geliyor. Mahkeme heyeti ve Savcı Bey iddiaların uydurma olduğuna inanmış casusluk iddialarının. O yüzden deve dişi gibi dahi olsa bu iddiaları hiç merak etmiyor. Ya da iki, Necati Bey'in hükmü verilmiş Sayın Başkan önündeki deftere gerekçeli karara yazacağı notları alıyor. İşin aslı çok net. Necati Özkan'a suç atfedecek bahane bile bulamayanlar, retorik tariflerle kendisini cezaevinde tutamayacaklarını bildikleri için, yeni bir suç icat etmişler Necati Bey'i salmamak için. İddianamenin girişindeki Necati Özkan'la çıkışındaki bambaşka Necati Özkan'ın sebebi budur. Çünkü kurgu eserler, hayali bir tema üzerine inşa edilir. Benim romanım var Sayın Başkanım, kurgu eser yazmayı bilirim. “Hayali tema” dediğimiz şey, uydurma bir hikâyedir; yani yalan. Yalan da sinsi olduğu için kendini çabuk unutturur. Bu kurgu eserin yazarları da yargılandığımız hikâyede çok sayıda hayal mahsulü tema yaratmıştır. Necati Özkan o temalardan sadece biridir. Yalan da sinsi olduğu için girişteki Necati ile çıkıştaki Necati bambaşka.</p>

<p>Sayın Başkan, bu iddianameyi son altı sayfadaki altı savcımız ortaklaşa yazdıysa diyebileceğim tek şey; herhalde birbirleriyle hiç iletişim kurmamışlar. Çünkü tek gariplik Necati Özkan'da da değil. Yiğit Oğuz Duman'ı da iddianame, özel vasfa haiz örgüt üyeleri listesine almış ve velhasıl adamcağızı orada unutmuşlar. Hakkında hiçbir suçlama olmayan biri bu iddianameye nasıl oldu da özel üye statüsüyle atandı anlamakta zorlanıyorum. Bu tuhaflığı siz de fark ettiniz ki 10 Mart günü burada iddianame özetini okuturken, tüm özel vasfa haiz üyelerin ismini okuttunuz, Yiğit'in ismini okutmadınız. Hâlbuki kabul ettiğiniz iddianamede adı yazıyor. O yüzden diyorum ki yüzyılın soruşturmasında son okuyucu kimse işini iyi yapmamış. Kolay değil bunca kurguyu düzene koymak.</p>

<p>Sayın Başkan, kurgu hikâye deyince aklıma geldi nedense bu hafta da gündem oldu. Yaklaşık 200 yıldır tüm dünyanın bildiği bir hikâye var. Bu hikâyede kibrinin esiri olmuş biri kendisini Yaradan’la kıyaslayacak kadar cüretkarlaşmıştır. Bir gün sadece Tanrı'ya mahsus olan bir şeyi yapmaya kalkar, bir yaşam formu yaratmaya karar verir. İşinde çok başarılı olsa da etik ve ahlak sınırlarını çok aştığı için yaratmak istediği canlı bir yaratık, bir ucube olarak ortaya çıkar. Ucubeye toplum kötü davranır, toplumdan dışlanır, taşlanır. Bu dışlanmışlık yaratığı acımasızlığa ve saldırganlığa sürükler. Yarattığı ucubeden tiksinen kişi ise onu terk eder. Anlattığım hikâye Mary Shelley'nin Dr. Frankenstein isimli korku hikâyesi. Evet, Dr. Frankenstein etiği ve ahlakın özünü unutup çıktığı yolda, kibriyle bir ucube yaratmıştır. Bu ucubenin saldırganlaşmasına sebep olmuş ve doktor yarattığı ucubeden onu terk ederek kaçmıştır. Sayın Başkan, bu iddianame Dr. Frankenstein'ın eseri gibidir. Onun gibi saldırgan ve acımasızdır. Üstelik onu ortaya çıkaran kişi de eserinden tiksindiği için olsa gerek onu terk edip Ankara'ya gitmiştir. Ankara'ya giderken de bu yaratığı sizin kollarınıza terk etmiştir. Sizden beklenen, adını iddianame diye okuduğumuz bu ucubeyi üzerimize salıp bize zarar vermesini sağlamanızdır. Siz de şimdi kollarınıza atılan bu canavarla ne yapacağınıza karar vereceksiniz. Ya üstümüze salacak ya da etiğin, ahlakın ama daha yücesi hakkaniyetin gereğini yapıp bu ucubeyi yok edeceksiniz.</p>

<p>Bizim için tüm bu zaman zarfı ise şu soruyu sorarak geçti: Asıl canavar kim? İddianameyi okurken aklıma hep bu eser geldi. İddianamenin içinde barındırdığı kinin, nefretin, öfkenin kaynağını merak ettim. Bu iddianameyi yaratanların duygu dünyasına akmaya çalıştım. Onları anlayabilmek için anlayayım ki savunmamı o hisle yapayım, daha güçlü olsun. Beceremedim. O duygu neyin mertebesiyse ben o kata çıkamadım. Sonra bir kitapta bir şey okudum. Görseli getirebilir miyiz lütfen? O cümleyi okuyunca dedim ki; işte bu. Yani bulamadığım, aradığım bu. O sözü ekrana verirsek herkes de okuma şansına erişir: “Hayatta hiçbir şey bir kurban seçmenin, özel de bir intikam tasarlamanın, onu gerçekleştirmenin, sonra da gidip yapmanın verdiği zevkin yerini tutamaz.” İşte bu bana hissettirdi bu iddianame. Ve daha da şaşırdım. Çünkü bu duygu, Anadolu'nun, yani ortak evimizin duygusu değil. Bu kin ve öfke, başka coğrafyaların duygusu olabilir ama Anadolu'dan bu kaynak çıkmazdı. Çıkmamalıydı. Ne yüce insanları sayabiliriz ama ben sadece 2 özel isimle size Anadolu'yu özetlemek istedim. Sayın Başkan, biri sizin memleketinizden, Nevşehir'den Hacı Bektaş-ı Veli. Sözleri hala doğru hala gerçek. Öğretisi aradan geçen 1000 yıla rağmen hala el üstünde tutuluyor. Her yıl yerlisi yabancısı binlerce insan ağustos ayında Hacı Bektaş'ı anmaya koşuyor. Ne diyor Hacı Bektaş? “Hırslar kinler yok olur aşkla meydanımızda. Çağdaş, ikinci isim, memleketiniz Nevşehir'den bir kol uzaklıkta Konya'dan; Hazreti Mevlana. Hoşgörü öğretisi insan sevgisi dünyayı sarmış. Anadolu'nun tam ortasında yetişen aşkın meyvesi Mesnevi bugün 50 farklı dilde okunuyor, yazılıyor. Her aralıkta “Vuslat” diyerek binlerce insan yine yerlisi yabancısı hoşgörünün merkezi Anadolu'ya akın ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>O yüzden çok şaşkınım. “Anadolu'dan çıkmaz” dediğim az evvelki sözün sahibi zaten bir yabancı. İnsanlık katili Stalin. Orada bu duygu yetişebilir ama bizde olmamalıydı. Ne yazık ki bu ülkede zehirli sarmaşık beslenmiş, büyütülmüş. Örnekleyeyim Başkanım. Gece A Haber'i izliyorum. Cengiz Barlas diye bir zat var televizyonda. Böyle ağzının kenarından has sular akarak şöyle dedi: “Ekrem İmamoğlu hapislerde çürüyecek.” Bu nedir? Bir insan, tanımadığı bir insandan bu denli nefret edebilir mi? Bir insanın mahvolmasının olmasının, başka bir insana zevk vermesi sadece şeytanidir. “Hayatta daha kötüsü var” dedim sonra. “İyi ki kötülüğün cephesinde” değilim dedim. Böyle bir canlı olacağıma, insan olarak hücrede kalmak çok daha iyi hissettirdi. Hücredeydim belki ama yanımda insanlık onuruyla insandım. Sıradan ama insan; yeterli.</p>

<p>Sayın Başkan, insanların yaşam öykülerine yaklaşırsanız, politik düşüncelerinin mantık çerçevesinde belirleneceği görüşünün çöktüğünü görürsünüz. Her konuda çocukluk travmaları, çocukluk psikolojisi ciddi belirleyicidir. Biraz evvel şeytani haz cümlesini gösterdiğim Stalin için Rus kaynaklar çocukken babasının onu sık sık dövdüğünü, çocukluğunda maruz kaldığı şiddetin daha sonra başkalarına uygulanacağı şiddeti açıkladığını belirttiler. Bize yönelik ağır saldırıların müsebbiplerini merak ediyorum. Nerenin suyunu içtiler, nasıl bu kadar acımasızlaştılar? Sizin halis çabalarınız bu iddianamedeki sakatlıkları, zaman sıçramalarını, ikili hukukun nezih örneklerini, kayırmacılığı ve absürtlükleri gizlemeye yetmez yetmeyecek de. Bu metnin sahipleri sizden bize ceza yağmuru yağdırmanızı istiyor. Buna rağmen size tutunacak tek dal vermediklerinin de bence çok farkındasınız.</p>

<p>Çünkü, belli ki son derece zeki ve dikkatli insanlarsınız. Öyle ki hangi avukat 1 gün önce duruşma salonundaydı, 1 gün sonra yok, o bile dikkatinizden kaçmıyor Sayın Başkan. Yaşadık, birlikte gördük. Geçen haftalarda, günlerce öncesinden savunmasını veren Alper Aydın'ın savunmasındaki çok küçük detayları bile günler sonra hatırladığınızı dillendirdiniz burada. Yani karşımızda sıradan bir yargıç yok. Siyasal iktidar, kendi beka meselesi olarak gördüğü bu önemli davayı, sıradan insanlara emanet edecek değildi. Heyetinizin kıdem bakımından bu dava için uygun olmadığı söylendi burada avukatlarca. “Bir hakimin tecrübesi, hayatın olağan akışına uygunluğa karar vermede önemlidir “dedi genç hakim üyelerimize atıfla. Belki bu da bilinçli. Aşikar ki hakim üyelerimiz de son derece parlak insanlar. Dikkatlerine de saygı duyuyorum ayrıca. Fakat biz de fena değiliz efendim. 3 aydır biz size bakıyoruz, siz bize. İster istemez intibalar oluşuyor. Sosyal zekanız yüksek, hatta Ekrem Başkan kadar olmasa da iyi bir hazır cevap üstadısınız. Bunu da ince ve zeki esprilerle sunuyorsunuz. Böylece zirve yapan tansiyon bir cümlenizle sönümlenebiliyor ya da tam tersi oluyor. Siyasetçiler için hazır cevaplılık büyük bir artıdır, birkaç basamak yükseltir insanı siyasette. Yargıda da işe yarıyormuş yaşayarak öğrendik.</p>

<p>Dava siyasi olunca, laf bir şekilde siyasete geliyor. Değerli heyet, burada karşınızda Avrupa kıtasının en büyük kentinin belediye başkanı, üst yönetiminin neredeyse tamamı, çalışanları ve bu dev belediyeyle iş yapan bazı iş insanları bulunuyor. Belediye kavramının tarihsel kökenine bakarsak, bu davanın boyutunu daha iyi analiz ederiz. İlk belediye, 6. Daire. Yani Beyoğlu Belediyesi de burada bizimle yargılanıyor. Ne talih! Belediyeler, Avrupa'da özünde aristokrasiye, saraylara alternatif olarak doğmuş yapılardır. Tarihsel olarak sarayla yani merkezi yönetimle belediyeler, yerel yönetim rekabet halindedir yüzyıllardır. Dediğim gibi sadece bugün değil tarihte de sarayla ayrışmış. Avrupa'da yerel yönetimlerden önemli isimler merkezi yönetimi de seçimle kazanmıştır Sayın Başkan. İngiltere başbakanı seçilen Boris Johnson, Londra belediye başkanıydı. Bükreş belediye başkanı Romanya cumhurbaşkanı oldu. 2 önemli örnek vereyim, biri malum ülkemizden, şimdiki Sayın Cumhurbaşkanı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan cumhurbaşkanlığına geldi. Ondan daha kıdemli bir lider var. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin. 2000'den beri Rusya'nın başında. Türkiye'de daha çok Putin, KGB ajanlığı veya selefi Boris Yeltsin'in özel kalem müdürlüğüyle tanınır ama Putin St. Petersburg Belediyesi başkan yardımcısıydı. Ruhsattan sorumlu, işletme ruhsatlarını veriyordu başkan yardımcısıyken. Bu akım, Avrupa'da da Türkiye'de de devam edecek sayın başkan. Yıllardır devam ediyor yine devam edecek. Öyle de olsa edecek böyle de olsa edecek. Tam yeri gelmişken Sayın Başkan, bunu özellikle de medya mensupları için söylemek isterim aflarına sığınarak. Bu davanın adı “İBB davası” değildir. Bu davanın adı “İmamoğlu davasıdır”. Bu dava da A'dan Z'ye siyasidir. Bunu siz de biz de cümle alem de biliyor. O yüzden ben burada bir prosedürü tamamlamak için ifade verdiğimin bilincinde olan biriyim. Tıpkı neden tutuklandığımı bildiğim gibi. Bu davada benim gibi bir kısım sanıklar ve avukatları şapkalarından 1 değil, 10 tavşan çıkarsa da nafiledir.</p>

<p>Şimdi, Sayın Başkan, ben haftalık 10 dakikalık telefon görüşmemi Giresun'da yaşayan 86 yaşındaki annemi arayarak kullanırım. Bu pazar da kendisini aradım, yanında teyzem de vardı. İşte bugün huzurunuza çıkacağımı söyledim. O da dedi ki: "Sular seller gibi geçsin inşallah, Allah zihin açıklığı versin." Ama bana bunu en son üniversite sınavına girerken söylemişti. Bu kez söyleyince şaşırdım. Ama Anadolu'nun bu naifliği hoşuma da gidiyor bir yandan. Ama annemin bilmediği şu: Ben bir sınavda değilim. Sınava girsem ben bu sınavı kazanırım, ben mülakattayım. Bu ülkede mülakat sonuçları malum. Siz kanaatinizce ağzımıza çokça ceza deklare edeceksiniz ve umarım ki iddianame sahipleri gibi nicelik sarmalıyla sayfalarca uzayan bir gerekçeli karar görmeyiz. Çünkü sizin ceza kararınızın ikna edeceği bir halk yok. Kararı Türk milleti adına alacaksınız ama millet bu karara karşı çıkacak. Çünkü millet kararını verdi. Vazife olarak Atatürk'ün bir sözünü hatırlatmak isterim: "Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yok olur."</p>

<p>Tarih: 30 Ağustos 1924. 600 yıllık padişahlık bitmiş, Cumhuriyet'in daha 10. yılında söylüyor. İmamoğlu davasıyla Ekrem İmamoğlu'nun, tırnak içinde söylüyorum -sözün sahibi bellidir- özür dilerim, "telef olacağını" düşünenler için bu dava, “ahmak ateşinden” başka bir şey değildir. Ahmak ateşi, aldatıcı umut demektir. Ahmak ifadesi bizim tarafta kullanılınca, yargı dinamiği negatif bir şey dediği için açıklamasını mecburen yaptım. Sayın Başkan, bir yalan vatanına bırakılmış bizler, ister istemez kendimize steril bir alan arıyoruz. Mahkemenize dair yorumum şimdi bile yetersiz. İleri gitmiş olsam da bu vatan kollarında steril olmasını doğal olarak beklediğimiz tek yer sizler ve yargı mercileridir. Sizden beklentilerim var benim. Aslında beklentimi 300 yıl önce Thomas Hobbes, Leviathan eserinde anlatmış. Sizler çok daha iyi biliyorsunuzdur da şu 4 maddeyi bir sıralayayım ben: Thomas Hobbes diyor ki, kişiyi iyi bir yargıç yapan ilk unsur hakkaniyettir. İkincisi, zenginliklere, imtiyazlara değer vermemek. Üçüncüsü, yargılarında duygularından kopabilmesi. Dördüncüsü, dinleme sabrı; dinlerken özen gösterme ve anlatılanı sindireni belli etmektir diyor. Dediğim gibi, siz bunları çok iyi biliyorsunuz. Ben beklentimi buraya bıraktım.</p>

<p>Sayın Başkan, öncelikle bir durum tespiti yaparak başlayacağım. Çünkü bu 460 mı oldu, 70 mi, neyse işte bilmiyorum. Bugün bu kadar günün durum tespitini doğru yapmazsak, yani doğru teşhisi koymazsak iddianamenin bizi çekmek istediği kör kuyuya kuzu kuzu gideriz. Ne kuzu ne kurt olmak isterim. Durum tespitimin 1. bölümünün adı: Başlangıç. Daha geçmişi de var ama önce sadece 18 Mart - 23 Mart arasındaki 5 günün anlamını çok iyi tespit etmemiz lazım çünkü tüm sır o 5 günün içinde. 18 Mart saat 18.00, 2025. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü Yönetim Kurulu, görev ve yetkisinde olmadığı halde, Ekrem İmamoğlu'nun diplomasını iptal etti. O gece uyuduk, bismillah 12 saat geçti, sabah 19 Mart saat 06.00'da İmamoğlu operasyonu yapıldı. Operasyon öncesi Başsavcılık, 2 ayrı tehditvari yazıyla üniversiteden ısrarla diploma iptalini istedi. Yakın tarihte bir cumhurbaşkanlığı seçimi yoktu. Diploma, her nedense Başsavcılık metninde de yazdığı gibi, ancak o dönemde lazımdı. Bu durumda Başsavcılık, polis operasyonu öncesi neden ısrarla diploma iptalini talep etti? Evet, 23 Mart'ta bir ön seçim vardı ama o Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi içi; devleti, Yüksek Seçim Kurulu'nu bağlayan hiçbir şey yok. Peki neden illa diploma iptali beklendi ve iptal gelir gelmez sabahına bu iş yapıldı? Öyle ya, zaten Ekrem Başkan tutuklanacaksa cezaevindeyken 2 ay sonra, 3 ay sonra, 5 ay sonra diploması iptal edilebilirdi. Oysa ısrarla operasyon için diploma iptali beklendi. Her şeyin sırrı işte bu kurguda.</p>

<p>Bu iptal, yorumlandığı gibi, cumhurbaşkanlığı adaylığını, adaylığı iptalini garantiye almak için yapılmadı Sayın Başkan. Diploma iptaliyle operasyonun ilgisi, anayasal suç kavramında saklı. Üniversite diploması varken Ekrem İmamoğlu tutuklansa, Cumhuriyet Halk Partisi'nin resmi Cumhurbaşkanı adayı tutuklanmış olacaktı. Bu, demokratik sisteme bir darbe sayılacaktı. Hareketlilik ilkesi ihlal edilmiş, seçimlere müdahale edilmiş olunacaktı. Haksız, hukuksuz operasyonu yaparsanız, haksızlık, hukuksuzluk, bir kötülük yaptığınızı bilirseniz bundan endişe edersiniz ve bundan doğabilecek riskleri bertaraf etmek istersiniz. Diploma iptali bu yüzden istenmişti. Yarın işler değişip bu dava sorgulandığında savunma argümanları şu olacak, inanın: "Biz seçimlere, yani demokratik sisteme darbe yapmadık. Operasyondan önce Ekrem İmamoğlu'nun üniversite diploması iptal edildi. E bu iptali Savcılık değil, üniversite yaptı. Bir lise mezunu cumhurbaşkanı adayı olmayacağına göre, birine sıradan bir belediye başkanı yolsuzluk operasyonu yaptık savunma argümanını yapacaklardı. Diploma iptali o yüzden ısrarla istendi. Zavallı rektör, düştüğü durumun farkında değil, kabak onun başına patlayacak.</p>

<p>Sayın Başkan, 51 yaşındayım ben. Biraz da kafam çalışır, kusura bakmayın da 17 Mart'ta gizli tanıkların 2. kez ifadesini almak, 18 Mart'ta diplomayı iptal etmek, 19 Mart'ta da operasyonu yapmak... Güzel bir plan. Ve fakat bu plan öngörüsü boşa çıktı. Çünkü Atatürk'ün dediği gibi, milli egemenlik öyle bir nurdur ki, karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yok olurdu; öyle de oldu.</p>

<p>23 Mart 2025 günü, 500.000 CHP üyesi getirmeyi hedeflerken, 15,5 milyon insan, Ekrem İmamoğlu'nu seçti. Kurnaz planları çöktü. O argüman tarih oldu. Size anlattığım bu sarih gerçek Sayın Başkan, bize sadece işi gösteriyor. Yanlış bir şey yaptığının bilincinde olan insanların yaşadığı korkuyu ve bu korkuyu sindirmek için aldıkları önlemi anlatıyor. İddianame işte bu endişeyle tarif ediliyor. Haksız olan korkar.</p>

<p>Şimdi örgüt bölümünde bir daha geniş kapsamlı savunma yapacağım ama Görsel 2'yi verebilir miyiz? 14 yıl öncesinden bir Ekrem İmamoğlu paylaşımı sunmak isterim. “Kader mi tesadüf mü?” sorusunu da soralım peşine. Bu meşhur tweet'in tarihi 19 Mart 2012. Ne enteresan değil mi? Operasyon tarihinden 13 yıl önce, Cumhuriyet Halk Partisi'nin sadece Beylikdüzü İlçe Başkanı’yken, daha Beylikdüzü Belediye Başkanı bile seçilmemişken, Ekrem İmamoğlu'nun… Şurada 19 Mart 2012 tarihli tweet. Ne diyor CHP'nin Beylikdüzü İlçe Başkanı? "Beylikdüzü'nde iktidar olmadan bize uyku yok. Bilin ki ardından İstanbul'da, Türkiye'de iktidarız." Sayın Başkan, şu cümle bizim iddianamemizde örgütün amacı olarak anlatılan cümledir. İddianamede, örgütümüzün 2015 yılında kurulduğu iddia ediliyor, Beylikdüzü Belediye Başkanı’yken. Yani size kanıt sunuyorum. Bilgi Teknolojileri Kurumu var mı hala, bilmiyorum, Siber Güvenlik Başkanlığı falan yaptılar orasını da. Sorun lütfen ya, bu tweet doğruysa, Ekrem İmamoğlu hedefini 2012'de koymuş. O zaman rahmetli Nazım Amca’yı, öğretmen emeklisi Ulviye Abla’yı, şu an izleyici sıralarında mı bilmiyorum, Mülayim Abi’yi falan da bizim şeye katmak lazım, örgüte. Sayın Başkan bakın, seçim, 2014 seçimine iki yıl var. İlçe Başkanı hedef koymuş. Demiş ki; "Ben Beylikdüzü'nü kazanmak istiyorum." Doğal olarak da ilçe belediye başkan adayı olmak istiyor, daha adaylığı bile yok. Aynı zamanda hatırlatmak isterim ki o yıl İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Sarıgül, CHP'den. CHP-MHP ittifakının cumhurbaşkanı adayı da Ekmeleddin Bey'di. Sayın Başkan, ama şu cümleler, birazdan göreceksiniz, aynı şekilde iddianamede örgütün kuruluş amacı olarak yazıyor. Daha ne gösterebilirim? Hani şu bile, ya ilginç olan, şu bile bizim örgütün çatısını ortaya koyan bir şey, sözde örgütün.</p>

<p>Sayın Başkan, sonra 19 Mart oldu. Başsavcılık uzunca bir açıklama yaptı. Hepimizin ismi geçiyor. İşte İmamoğlu suç örgütü oldu, listeyle beraber. Böyle geniş geniş suçlamalar, geniş geniş isimler, bir sürü insan birbirini tanıyan tanımayan, bir anda örgüt olduk. Çünkü bunun da bir amacı var. Boşa yapmadılar. Örgüt safsatası da en büyük yalanın inşası ama asıl korkunun ikinci katıdır. Cezası ağır ve net olan örgüt suçlaması gayya kuyusu kadar belirsiz bir boşluk. Kimileri de bu suçlamanın yok İçişleri Bakanlığı engeline takılmayalım, yok Danıştay engeline takılmayalım diye yapıldığını söyledi. Hayır, örgüt saçmalığının burada kullanılmasının amacı net. Ellerinde tek bir delil dahi yoktu Sayın Başkan, tek bir delil yoktu. Beyan da yoktu. Böyle dev bir işe delilsiz kalktıklarını bildikleri için tedirgindiler ve yol haritalarına itirafçı yaratabilmek için örgüt isnadını eklediler. Ne de olsa insan baskıyla, zorlamayla, tehditle çözülürdü.</p>

<p>"Tek delil yok" dedim, ben dediğimi ispat ederim. 22 Mart akşamı polise ifade verme sırası bende. Ne soruyor polis bana? Bir ay önce bizim Medya A.Ş.'den teslim ettiğimiz resmi evrakları. Bunlar zaten resmi evrak, biz verdik. Ya satıcı bir evrak bulmuş gibi bana sormalarına gerek yok ki. Yasal dosyaların yasal evrakları. Suç delili değil. Başka? Gizli tanık ifadeleri; Çınar, Meşe, Doğan. Peki bugün iddianamenizde hiçbir gizli tanıktan yani yalandan oraya bir cümle koyulmuş falan, üç tane gizli tanıktan, millet iki sayfa ifadesi konarken. E kimse de burada siz de sormadınız, Sayın Savcım da sormadı bir tane gizli tanık ifadesi. Neden? Çünkü gizli tanıkların yalanlarını iddianameye yazanlar bile koymamış yani, onlar bile pes etmiş. Bunun dışında ne var? Gizli tanıkların anlamsız genel cümleleri. Örneğin; "İhaleleri Murat Ongun organize ederdi." E ne demek bu Sayın Başkanım? Yani nasıl organize ederdi, kimle ederdi, hangi ihale? Böyle bir şey denmesi lazım bir suç isnadı için. "İhaleleri Murat Ongun organize ederdi." Suç delili mi, değil mi Sayın Başkanım ya? Başka? İş arkadaşlarımızla telefonla aramak, aynı iş yerinde olmaktan mütevellit baz vermek. Başka? Adını ilk kez duyduğum birkaç açık hava reklamcısının serzenişi, şikayeti. Ne diyorlar? "Kültür ve Medya A.Ş. bize haksız fatura kesip paramızı alıyor." Değerli Başkanım, parayı alan belediye iştiraki, parayı veren özel sektör. Hani tersi olsa ben burada bir yolsuzluğu anlayacağım da anlayamıyorum ama burada bir yanlış dahi olsa yani medya belediye iştirakinin özel sektörden parayı alıp kendi kasasına koymasını yani kamunun para kazanması yolsuzluksa bu suçsa, efendim bu yine de polisin, savcıların hatta bakanlık müfettişinin bile vazifesi değil. Burada bir yanlış varsa bu olayı incelemesi gereken İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin müfettişleri, o kadar, o kadar, iç denetim.</p>

<p>Sayın Başkanım başka delil var mı? 22 Mart'ta. Var, bizi şok eden delil, onu açıklayacağım size. İddia makamının şoför tutkusunun ilk kaynağı, Kültür A.Ş. eski Genel Müdürü Serdal Taşkın'ın şoförü Orhan Cevahiroğlu'nun ifadesi var. Değerli Başkanım, polis sorgusunda daha bu ifadenin yalan olduğunu kanıtladık. Bakın, belki atlamışsınızdır iddianame kalabalık, anlatayım. Bu adam Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın'ın yanından Mart 2020'de ayrılıyor. İfadesinde dile getirdiği sözde çuval çuval para MADO'dan bize gelen paralar, paralar var ya; "Serdal, ben taşıyoruz onları." O ihaleyi alan Advertst yani Murat Kapki'ler Ağustos'un ortasında ihaleyi alıyorlar. Sözleşme Ağustos sonu imzalanıyor. Üst geçitleri o aparatı yapıyorlar, 3-4 ay sürüyor. Sonra reklamlarını satıyorlar. Sordum, 3 ayda 4 ayda giriyormuş reklam paraları buradaki reklamcıların. Para o zaman kazanılıyor. Peki nasıl oluyor da 2020'nin Mart'ında Serdal'ın yanından ayrılmış olan şoför bizi o yaz çuval çuval para taşırken görüyor? Ama ihale yapılmamış dediği tarihte, daha ihale yok. Adam, hani para kazanılması mümkün değil ki bize versin, ihale yok. Artı ne var? İşte, şunda baz verdiniz, Beylikdüzü MADO'da Hüseyin Köksal'ın fabrikasında baz verdiniz. E çıkardı, polis sorgusunda dedim ki; "E ben yokum bu bazlarda, ne yapacağız şimdi? Başpolis. Dedim ya, "Bir dakika, " dedi. "Işıklı odadan telefon etti, bir iki dakikaya döndü. Dedi ki, 'Neyse, devam edelim. Ben beyanınızı yazdım.'" Sayın Başkanım, daha o gün, 22 Mart'ta emniyette yalan olduğunu ispat ettiğimiz bir iftiracının yalanıyla, Türkiye'nin cumhurbaşkanı adayı, Fatih Keleş, ben, Necati Özkan, Hüseyin Köksal ve Serdal Taşkın tutuklandık Sayın Başkanım. Ben örgüt yöneticisi olmak ve rüşvet almaktan tutuklandım. Örgüt işinin gerekçesini arz ettim şimdi. Rüşvet de bu yalan beyan. Başka da yok. Delilsiz tutuklandım sayın başkanım. Ben değil, biz delilsiz tutuklandık.</p>

<p>Sayın Başkanım; Allah var. “Örgüt projesi” tuttu iddia makamının. Hele ilk iki buçuk üç ay zaten bizim üzerimizde tepiniyorlardı. Bütün itirafçıların çoğu bizim taraftan, yani bizim taraftan derken, özel sektördeki arkadaşlar. Bazılarını itiraf yazmışlar ama hepsi “etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum” diye ifade veren insanlar 60-70 tane var. Yaklaşık 40 tanesi de beni sorumlu tuttukları alanda. Sayın Başkanım, ben şimdi gençlerin tabiriyle challenge yapmak istiyorum. Bakın. Cezaevinden çıkmak için ya da cezaevine girmemek için ağzına gelen her yalanı söyleyen, her iftirayı atan, beni sorumlu tutulduğum alanla ilgili kırktan fazla itirafçının kaç tane de ek ifade vermişlerse üç veren var, beş veren var, bunların hepsine lütfen bakın. Savcı Bey de baksın. Ve desinler ki bunlardan bir tanesi Murat Ongun'a şu yüzden, şurada, şu sebeple şu kadar rüşvet verdi. 1100 yıl değil, ben başkanlığı 2500 yıla yapayım. Bakın bir tane örnek gösterin. Sayın Başkanım, itirafçı diyorum ya. Her şeyi itiraf eden, yalan uyduran adamlar bile benim hakkımda bu itiraf beyanlarının hiçbirinde bir tane rüşvet iddiasında bulunamıyor ya. Ya bu sıra dışı bir şeydir yani. Bu kadar büyük bir suçlamayla bir insanın cezaevine atılıp, bu kadar itirafçı yaratılıp, kimsenin biz Murat Ongun'a şu yüzden, şu sebeple, şurada, şu tarihte şunu verdik dememesi. Eyüp Subaşı demiş Ayhan Yıldız'la ilgili. Yazıyor, adam adres lokasyon atıyor yani. Tarih veriyor, para veriyor. Bende var mı öyle bir şey 40 kişiden? Yok. Ama hakim beni rüşvet almaktan tutukladı hakim hanım. Yani varsa lütfen hakim hanıma da söyleyin. Onun da bir rahatsızlığı varsa, olduğunu düşünmüyorum ama vicdanı bir rahatlar yani.</p>

<p>Başkanım, bakın gerçekten yani o sulh cezalar, yani ağır sulh cezalar, yani gerçekten hakimler, yetkilerini savcılara devretmişler yani. Özür dilerim ama bunu hep beraber yaşadık, gördük. Yukarıda söylüyor zaten, "Seni tutuklayacağız, seni bırakacağız" diyor. İniyoruz aynısı oluyor yani. Başkanım, rüşvet yok. 40 itirafçı bir tane Orhan etmemiş. Bir tane Orhan, koca İstanbul'u tutuklatmış. Tebrik ediyorum Orhan Cevahiroğlu'yu. Tek başına yaptı bu operasyonu. Burada Sedat Kapıdağ bir şeyler anlatıyor da o hikaye. Orhan Cevahiroğlu oldu ya. Şu kadar insanı buraya toplayan Orhan Cevahiroğlu oldu. Değerli Başkanım, bakın bu bir akıl tutulmasıdır. 4.000 değil 40.000 sayfa da yazsalar o yüzden bunlara kimse inanmıyor. Ne oldu biliyor musunuz? Cezaevine girdik değerli Başkanım. Çorlu'ya götürdüler beni. Üç hafta kaldım. Sonra Silivri'de, burada mektuplar birikmiş. Çorlu'ya gidince de oraya geldi bana Türkiye'nin her yerindeki cezaevinden mahkum mektupları geliyor. “Kiramı öde” diyen mi dersin, “borç ver” diyen mi dersin, “çocuğumu okula gönderemiyorum” diyen mi dersin. Adam da haklı, mahkum. Ya yapmışlar bizi büyük rüşvetçi, yolsuz, vurguncu. Adam da diyor ki "Ulan parayı bulmuş bunlar biz de çökelim buna." Ne oldu? Saklıyorum o mektupları. Eskişehir, Diyarbakır, Samsun her cezaevinden. Gönderemedim, kusura bakmasınlar yani. Yapamadığımız işin işte. Ve 23 Mart… Yallah Silivri'ye. Sayın Başkanım, bakın benim bu yaptığım durum tespiti son derece objektif ve nettir. Bize yapılanların kurgusu, ikinci bir “hiçbir şey olmadıysa dahi mutlaka bir şeyler oldu” kurgusudur. Bakın o zaman da “çaldılar” dediler, “bunlar oldu” dediler, “seçim sandık görevlileri FETÖ'cüydü” dediler. Hepsi yalan çıktı, bir kişi bile ceza almadı. Bugün yalanın çok şiddetli ikinci perdesi sergileniyor. Seçim iptaliyle oyunu değiştiremeyen zihniyet, oyuncuyu değiştiriyor.</p>

<p>18-23 Mart tarihlerinin fotoğrafını çektim. Soruşturmanın ikinci perdesine gelelim, zorbalama dönemine. Sayın Başkan, bu soruşturmada çok ciddi insan hakları ihlalleri var. Murat Kapki, etkin pişmanlık ifadesi verirken, yan odada eşiyle tehdit edildiğini söyledi. Eşi olmasa da benzer bir uygulama itirafçı Yakup Öner için de yaşanmış. Ailelerin içine bu kadar çekildiği başka bir soruşturma tarihte var mı ben bilmiyorum. Ekrem Başkan babası, oğlu, kayınbiraderiyle; Fatih Keleş evladı, abisi, yeğeniyle; ben eşimle, bacanağımla; Tuncay Yılmaz eşiyle; Alper Aydın oğluyla; Murat Kapki kardeşi ve çalışanlarıyla; itirafçı Eyüp Subaşı eşi ve engelli oğluyla; iftiracı fabrikatörü Muhittin Palazoğlu kardeşi, ama kardeşinden bile çok sevdiği servetiyle; iş insanı Murat İlbak kardeşleriyle ve servetleriyle bu soruşturmaya dahil edildi. Bu hamlelerin masum ve soruşturmanın doğal işleyişi olarak göremeyiz. Zaten sonuçları itibarıyla iddia makamının hayal ettiği o beyanlar geldi. İtirafçı yaratma sistematiği kuruldu. Bu zorbalığa biz erkeklerden çok daha fazla maruz kalıp, boyun eğmeyen şu onurlu kadınların önünde saygıyla eğiliyorum. Zavallı ve güçsüz erkeklerin, vicdanlarına uydurduğu bahanelerle sözde delikanlılığın kitabını yazdılar ama tersten.</p>

<p>Haysiyet cellatları. Yani iddia makamının kurduğu sistem tıkır tıkır işledi, ayrıntısını anlatacağım örnekleriyle. Zaten örgüt isnadının sebebi de dediğim gibi buydu. Sayın Başkanım, hukuk ve siyaset tarihi okuyan hemen herkes, bu tip siyasi davalarda, tasfiyelerde ailelerin, yakınların ve yakın arkadaşların hedef alınmasına aşinadır. Onlardan itirafçı üretilmesi de bilindik taktiklerdendir. Felsefeci Hannah Arendt'in 52 yıl önce yazdığı Totalitarizmin Kaynakları eserindeki o cümleyi burada yayınlayayım. Lütfen görsel iki bu arada, görsel üç özür dilerim, hep beraber okuyalım. Tasfiyeler, tüm toplumsal ve ailevi bağları yıkmak için bu operasyonlar tanıdıklardan en yakın arkadaş ve akrabalara kadar sanığın olağan ilişkilerinin sanıkla aynı kaderi paylaşacağı korkusunun salınmasıyla yürütülüyor. Basit ve ustaca kurulmuş suç ortaklığı tekniğinin sonucu şudur: Biri suçlanır suçlanmaz paçayı kurtarmak isteyen eski arkadaşları bilgi vermeye can atarak ona karşı olmayan kanıtları teyit ederek en acımasız düşman haline gelir. Bunu yapmak, açıkça kendini kurtarmanın biricik yoludur. Felsefeci bunu totaliter rejimleri anlatırken söylemiş. Türkiye'de ileri demokrasi var, öyle diyorlar. Ama yine de kulağa ne kadar tanıdık geliyor değil mi Değerli Başkanım? Onlarca itirafçısı cezaevinden kurtulan bir dava, inanın şu paragraftan daha güzel analiz edilemezdi.</p>

<p>Bu süreçte cezaevinden çıkmak için de girmemek için de profesyonelce yollar tarif edildi. Zanlıların çoğu bizi tanımıyordu ama hakkımızda ne anlatmaları gerektiğini öğrendiler. Daha doğrusu öğretildi. Gizli tanıkların ifadelerle açtığı patika medyanın belirlenmiş isimleri hedefleştirmesi ve soslu hikâyelerle asfalt yol oldu. İçeri düşen herkes o asfalt yoldan ne diyerek dışarı çıkacağını öğrendi, öğretildi. Formül basit: Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Murat Ongun'la ilgili bir şeyler anlat. Onlara da yakın bir iki kişiyi kat çevresinden. Haydi, eyvallah özgürsün. Süreç aynen böyle işledi. Aynen böyle işledi. 1 aylık medya yönlendirmesinin ardından bakabilirsiniz tarihlerine değerli Başkanım. Nisan ayı sonundan başlayarak, mayıs ve haziranda pik yapacak şekilde, basmakalıp itirafçı ifadelerini okumaya başladık. Art arda benzer cümleler kuranlar, art arda tahliye edilmeye başlandı. Her çıkan, geride bir yalancı tanığın daha doğmasına yol açıyordu. Hayatımda adını ilk kez duyduğum iftiracılar kendimin dahi bilmediğim yönlerimi anlatıyordu. Ben de bu huylarımı gazetelerden okuyarak öğrendim. İsmini bilmediğim ağızlarda, çeşitli tariflerde dolaştı. Bu furya öyle bir hale geldi ki bir yalan hikâye uydurup tahliye olan şüphelinin avukatı da bir anda gözde avukat oluyor ve yeni müşteriler ediniyor. Yoksa bu dosyada 5 itirafçı, 6 sanığın sonradan aynı avukata sahip olmasını tesadüf olarak niteleyemeyiz.</p>

<p>Sayın Başkan, madem planlı bir eylem sistematiği anlatıyorum, ete kemiğe büründüreyim. Medya dedim. Avukat dedim. Ülkedeki herkesii Sayın Cumhurbaşkanı hariç, herkesi korkudan tir tir titreten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı avukatların yarattığı ve medyada tartışma konusu olan borsayı izlemekle yetindi. Mehmet Yıldırım dendi, Selcen Akar dendi, Mücahit Birinci dendi. Bazıları dava konusu bile oldu demek ki bir gerçeklik payı da var. Ben biraz buralarda değinildi ama bu sistematiğe bir ekleme yapacağım. Malum soruşturmalar basit şüpheyle başlıyor Sayın Savcım. Benimki de sadece basit şüphe ama içinde medya var, avukat var, itirafçılar var. İster istemez böyle olunca iddia makamı da dâhil oluyor pek tabii. Şimdi görsel 4'ü lütfen verelim. Değerli Başkanım, burada da İstanbul'da Avukat İsmail Mirsat Albayrak diye kıymetli bir hukuk insanı var. Şimdi buraya koyduğum şeyler tabii bu fluluğu hala devam ediyor, o yüzden şey yapalım. Efendim, bu Mirsat Albayrak daha önce de müvekkillerini tartışmaları ile ilgili çeşitli açıklamalar yapınca medyaya düşmüş. Mesela orada bizim İbrahim tweet atmış açıklamasını. Orada anlıyoruz ki Türk devletimiz illegal ya da legal hiç kimsenin elini sürmek istemeyeceği, prestij kaybına uğramasın diye, Rasim Ozan Kütahyalı isimli arkadaşı 8 yıldır devletimiz polisle koruyormuş. Avukatı olarak o açıklamış, onu öğreniyoruz.</p>

<p>Ondan sonra diyor ki burada da… Bu da Gazete Pencere'den, Gazete Pencere'den Tolga Balcı’nın haberi. Daha yeni bir haber şu sağdaki. Yine Mirsat Albayrak veriyor bir demeçte, diyor ki: "Ben AK Partiliyim, uzun yıllardır o partiye oy veririm. Ben bu davaya bu yüzden girmedim." Girmedim derken daha ne kadar girecek? Herkesin avukatı. Çünkü ben, onu yanlış yazmış yazan, "Çünkü ben hırsızlık yapıldığına inanmıyorum, ideolojik olarak karşılarındayım, siyasi bir tarafı da var bu davanın." diyor. Şimdi avukat "AK Partiliyim." diyor. "Dava siyasi." diyor. "İdeolojik olarak karşılarındayım." diyor. Geçelim o zaman bir sonraki görsele. Bu avukatımızın medyadaki savunduğu insanlar kim onu görelim. Biraz küçültelim lütfen. Değerli Başkan ve izleyicilerimiz, ekran kirliliği için özür dilerim ama mecbur kaldım. Şimdi bu İsmail Mirsat Albayrak'ın iki tane müvekkili var. Biri bu yasa dışı bahisçi öbürü de Sabah Gazetesi yazarı Hilal Kaplan. Hilal Abla diye bilinir. Şimdi avukat kendini anlattı: "Ben siyasiyim, AK Partiliyim, bu dava siyasi, ideolojik olarak karşıtlarındayım." dedi. Müvekkilleri de aylar boyunca İmamoğlu davasıyla ve bizlerle ilgili bilinçli yalanlar ürettiler sistematik bir şekilde Sayın Başkanım. Bakın o en altta Dijital İstanbul'un Karanlık Dünyası diyor ya, onu yazan Hilal Abla, Sabah gazetesinde yazdı onu. Herhalde Necati Bey'le Melih hariç tutuklusu kalmadı, herkes gitti ama şurada bir, ya şu yazıyı okuyun bizi direkt asarsınız yani o kadar. Öyle başarılı bir yazı.</p>

<p>Bir sonraki görseli verebilir misiniz? Şimdi geldik itirafçı şemasına efendim. Burası önemli, lütfen. Bakın, bu dosyada 5'i itirafçı 6 sanığa avukatlık yaptı. Bu 6 sanık da birden fazla ifade verdi. 22 Mart günü, yani bizim tutuklandığımız gün sadece şu sol başta gördüğünüz Hasan Üstsoy isimli şüphelinin resmi avukatıydı. Yalnızca onun avukatıymış. Ama sağda gördüğünüz diğer 5 kişinin avukatları farklı. Şimdi Hasan Özsoy, 30 Nisan 2025'te itirafçı oldu. Avukat çalışıyor. Hasan Özsoy itirafında, Eyüp Subaşı'yı suçladı, Kamil Taşçı'yı da işaret etti, faturalaşmaları var falan filan diye. 30 Nisan'dan sonra 9 Mayıs'ta da Hasan Üstsoy savcılıkça tahliye edildi. Mahkeme diyorlar ama savcılık çıkışında. Efendim, hafta sonu 2 günü atarsanız sadece 4 iş günü sonra Eyüp Subaşı'na gittiler. Eyüp Subaşı itirafçı oldu 15 Mayıs'ta. Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Serdal Taşkın, Murat Ongun ve Ertan Yıldız'ı suçladı. O alttaki davanın itirafçısından sonra sistem ifadesini kullanan ilk kişi oldu. Hasan Özsoy, tutuklu. Sahte faturacı arkadaşı Kabil Taşçı da 27 Mayıs’ta itirafçı oldu, 29’unda tahliye oldu. Bakın ilk avukatı farklı, ilk avukatı farklı, hepsi farklı. Sonra geliyor bu İsmail Mirsad. Kabil Taşçı 19 Haziran’da da bir ifade verdi. O da tahliye ifadesinde tahliye olmak için Vedat Şahin’i suçladı. Vedat Bey burada, tutuklu. O da hemen ardından 11 gün sonra ilk ifade metnini verdi itirafçı oldu. 30 Haziran’daki ifadesinde yanındaki avukat İsmail Mirsad Albayrak’tı. İlk avukatı farklıydı.</p>

<p>Tutuklu, burada huzurunuzda. Avukat Baran Kaya’nın sorusu üzerine… Şöyle sordu avukat Baran Kaya, “İsmail Mirsad Albayrak size şu suçlamaları yaparsanız çıkarsınız” dedi mi diye sordu Vedat Şahin’e. Vedat Şahin de burada sizin huzurunuzda “doğrudur” dedi. Efendim şuna bir dikkat etmenizi istedim, bir de Rauf Cem Istranca var. Bakın, 29 Mayıs’ta ifade veriyor, 19 Haziran’da. Kabil Taşçı da 29 Mayıs’ta ifade veriyor, 19 Haziran’da. Bu çıkmış, bu da cezaevinde, aynı avukat herhalde el ele tuttu götürdü ikisini birden. İlk ifadesinde çıkamamıştı Istranca. O da 2. bir ifade verdi aynı gün. Onun da avukatı İsmail Albayrak’tı, ilk avukatı başkaydı. Bu Rauf Cem Istranca da Serkan Öztürk’ü suçladı, o da burada tutuklu. Bunun üzerine baktığınızda görürsünüz, Serkan Öztürk, 2 kere avukatsız ifadeye davet edildi. Serkan Öztürk’ten istedikleri tek bir şey vardı. Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’i onlara vermelerini istediler. 8 Ağustos’ta 2. ifadesini verdi, ilk 2 ifadede avukat yoktu. Baktılar Serkan, İnan Güney hakkında iftira atmıyor, bu kez devreye yine bu uzman avukat Mirsad Albayrak çıktı. 11 Ağustos’ta Serkan Öztürk, Mirsad Albayrak’a vekalet çıkardı, onun da ilk avukatı başkaydı Sayın Başkan. Serkan Öztürk’ün avukatının mahkemenize 5 Mayıs’ta sunduğu dilekçe var, sizde vardır ama ben yine de şey isterseniz veririm, şunu da işaretledim.</p>

<p>Bakın Rauf Cem Istranca'nın itirafçı olmasına sebep olan İsmail Mirsad Albayrak için şöyle diyor: “27 Mayıs 2025 tarihinde bilahare 19 Haziran 2025 tarihinde soruşturma savcılığının istek talep ve beklentilerine uygun olarak diğer şüpheliler aleyhine ifade vermesi temin edilmiştir, bu yüzden de Rauf Cem Istranca'nın etkin pişmanlık hükümleri doğrultusunda tahliye edilmiştir” diyor savcılar. Ama bu, bir üstünde diyor ki Serkan Öztürk’ün avukatı verdiği beyanda, yazılı dilekçede, tutukluluğunu takip eden 2 3 ay sonrasında devreye soruşturmayı yürüten savcıların arkadaşı olduğu beyanı ile avukat İsmail Mirsad Albayrak adlı avukat girmiş, Rauf Cem Istranca da onun refakatinde ve yönlendirmesinde ifade vermiştir. Hani şey, akışına uygun gayet. Bir tane daha var, Duygu Fikirli vardı. Özür dilerim. Sayın Başkan, Duygu Fikirli de onun da gördüğünüz gibi ilk avukatı farklıydı yani şu kadar her şey tesadüfse ben tamam saygı duyuyorum. Duygu Fikirli’nin de ilk avukatı farklıydı. 3 Eylül’de İsmail Mirsad Albayrak’a vekalet verdi. 5 Eylül’de itirafçı oldu, 24 Eylül’de tahliye edildi. Nasıl? Ha bu Güldem Şık hanımefendiyi suçladı, %500 farkla fatura kesiyorlar dedi ve 4000 sayfalık iddianamede değil %500’lük faturayı bir tane bile faturayı göremedik.</p>

<p>Bunlar az buz sinir bozucu işler değil değerli Başkanım. Yani az buz işler değil. Nisan ayının 2. haftasının başıydı, eylem 13 yargılanan Emrah Yüksel benim olduğum bu kürsüye geldi ve siz ona aynen şu cümleyi kurdunuz: Şu 13 nolu eylemi şöyle güzel güzel anlat da Emrah, en zorlandığımız eylem. Sıralamayı da ona göre belirledik zaten dediniz. Açıkçası bu cümleniz beni hayal kırıklığına uğrattı, aynı zamanda büyük bir şüpheye de gark etti. Sadece bu eylemi anlamakta zorlanan heyet demek ki Şişli’nin dev imar itilafını, KİPTAŞ’ın işlerini, raylı sistem dairesine yönelik suçlamayı, asfalt ve kışla mücadele konusunu, daha net anlayanı görmediğim, ki ben bu cümleyi yazarken ama burada ben de anladım, hafriyat komisyonunu, reklam ihaleleri ile ilgili suçlamaları, 4 dairenin farklı etkinlik ihalelerini, hatta ve hatta kapasitenin depreme dayanıklı olup olmadığını bile anlamışsınız demektir. Sayın Başkan diyeceksiniz ki “orada kapasitenin dayanıklılığı söz konusu değil, rüşvet söz konuş”u diyeceksiniz ya… Bakın rüşvet de bu iddianın temeli de binanın temeliyle ilgili. Yani rüşvet iddiası da o binanın temeliyle ilgili. Sağlamsa başka, değilse başka. Ali Rıza Bey’in dediği gibi, Allah deprem yaşatmasın. Çünkü emin olun o top da burada zaten sizinle paylaştı, sizin kucağınıza bıraktı. Ben bugünden söylemiş olayım.</p>

<p>Eğer tüm bunları gerçekten zaten tam manasıyla kavradıysanız ki siz bunu nisan başında demiştiniz. İçimden dedim ki şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni yönetebilecek en iyi isim, değerli Mahkeme Başkanımız, geçmiş ikisi ve bugün mevcut olan genel sekreter hepsini anladıysanız inanın sizin elinize su dökemez Sayın Başkanım. Ama değerli Başkanım, anlayamazsınız. Yani nisanda da anlayamazsınız, mayısta da anlayamazsınız, haziran yani umarım insanlar anlattıkça anlarsınız da siz tam nisanda ben anladım dediniz ama anlayamazsınız çünkü kaynağınız yanlış. Kaynağınız bu iddianame, bu kurgu. Bu kaynakla İBB’nin sırrını çözmeniz mümkün değil çünkü gerçeklerin hiçbiri orada yok. Sadece gizlenen gerçekler var, onları da ben sırayla mahkemenize arz edeceğim.</p>

<p>İddianamenin gerçek yüzünü o zaman görecek ve her şeyin doğrusunu da herkes anlayacak. Yine de değişen bir şey olur mu, onu bilemiyorum. Zaten siz de sık sık sizin suç duyurusu yapmanızla benim yapmam arasında bir fark diyerek bir hayal kırıklığına uğratıyorsunuz. Şimdi de 3. bölümü anlatayım. Burada bilgi vermem icap ediyor. Ben size sunduğum görsellerden 3 panelinin tarafınızca burada yayınlanmasının uygun olmadığını söylemişsiniz. Kararınızı tabii ki saygıyla karşılıyorum ama şu açıklamayı yapmam lazım, ben bir suç unsuru yayınlamadım. Buradaki bilgilerin hepsi alenileşmiş açık kaynaklardan elde edilmiş bilgilerdir değerli başkanım. Hani siz burada yayınlamayı uygun görmediniz, ben hani gerekçesini bilmiyorum ama burada asla ve kata bir hedef göstermiş, öyle bir şey düşündüyseniz olamaz çünkü zaten bunlar artık kamuoyunca tanınan, kamuoyunca alenen yazılmış unsurlardı. O yüzden de sizin, size ve makamınıza olan saygımdan ötürü bu bölümü anlatıp anlatmama konusunda siz ne derseniz onu yapacağım."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/ibb-davasinda-59uncu-gun-ilk-celse-9-temmuzda-tamamlanacak</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/murat-ongun-savunma.jpg" type="image/jpeg" length="76825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den net mesaj: Eğer CHP'de işgal sona ermezse...]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/ozgur-ozelden-net-mesaj-eger-chpde-isgal-sona-ermezse</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/ozgur-ozelden-net-mesaj-eger-chpde-isgal-sona-ermezse" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP lideri Özgür Özel, "yeni parti" tartışmalarıyla ile ilgili, "Vatandaşlarımızı dinlemeye, istikameti vatandaşa sormaya devam ediyoruz. Eğer CHP'de işgal sona ermezse milletimizi asla seçeneksiz bırakmayacağız. Gerekirse yeni bir partiyle tertemiz bir sayfa açacağız" açıklamasını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, "yeni parti" tartışmaları hakkında kritik açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tavır gazetesinin sorularını yanıtlayan Özel, "Biz, CHP’yi 47 yıl sonra birinci parti yapan kadrolarız. Biz, AK Parti'yi tarihinde ilk kez yenen kadrolarız. Bu yüzden saldırı altındayız. İktidar yürüyüşümüzü durdurmak için tarihte görülmemiş bir yöntemle mutlak butlan davası icat ettiler. Erdoğan, bu darbeyle ilgisi olmadığını izah etmek için günlerdir konuşup çabalıyor ama nafile. Bunun CHP'nin iç meselesi olmadığını herkes biliyor. Erdoğan bu işin tam göbeğindedir" dedi.</p>

<p><br />
<strong>"BİZ, ATANMIŞ CHP DEĞİLİZ, SEÇİLMİŞ CHP'YİZ"</strong><br />
"AK Parti, kendisini yenen kadroları göndermek için partimize bir butlan, bir kayyum atamıştır" diyen Özel, "Yaşadığımız budur. Biz, kaybeden CHP değiliz, kazanan CHP'yiz. Biz, atanmış CHP değiliz, seçilmiş CHP'yiz. Emek emek, sokak sokak, meydan meydan büyüttüğümüz partimizi işgalden kurtarmak için sonuna kadar mücadele edeceğiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>ÖZEL'DEN "YENİ PARTİ" MESAJI</strong><br />
Gündemdeki yeni parti tartışmaları ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Özel, "Butlandan sonra 15 il ziyareti yaptım. Göz hizasında halkımızla buluşuyoruz. Vatandaşlarımızı dinlemeye, istikameti vatandaşa sormaya devam ediyoruz. Eğer CHP'de işgal sona ermezse milletimizi asla seçeneksiz bırakmayacağız. Gerekirse yeni bir partiyle tertemiz bir sayfa açacağız" dedi.</p>

<p><strong>Özel, şöyle devam etti:</strong></p>

<p>"Yeni bir siyaseti, demokratik rekabeti, hukukun üstünlüğünü, temiz yönetimi hep birlikte inşa edeceğiz. Yeni ve kurucu bir siyasetle Türkiye'nin önünü açacağız. Bu yeni parti, bizim partimiz olmayacak. Kadınların yeni partisi olacak. Gençlerin yeni partisi olacak. Emeklilerin, emekçilerin, çiftçilerin, esnafın, işsizlerin, yoksulların, umudu elinden alınan milyonların partisi olacak."</p>

<p><br />
<strong>CHP lideri Özgür Özel, şunları söyledi:</strong></p>

<p>"Siyaset normale dönecek. Kumpaslar, iftiralar, siyasi davalar bitecek. Devlette yozlaşma sona erecek. İsrafla, torpille, kayırmacılıkla, kul hakkı yiyerek ayakta kalan bu düzen artık bitecek. Siyaset, yetkiyi sadece milletten alarak ve millete hesap vererek yapılacak. Türkiye kurumlarla ve kurallarla yönetilen, herkesin eşit olduğu bir ülke olacak.</p>

<p>İşte o zaman bu topraklara bereket ve refah gelecek. Türkiye demokrasisiyle, ekonomisiyle imrenilen güçlü bir ülke olarak yükselecek. Bu yeni yol, AK Parti'nin kara düzenine karşı milletin yolu olacak. Bu yol adaletin, eşitliğin yolu olacak. Bu yol demokrasinin, kalkınmanın, refahın yolu olacak. Bu yol Türkiye'yi ayağa kaldıran yol olacak."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/ozgur-ozelden-net-mesaj-eger-chpde-isgal-sona-ermezse</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/ozgur-ozel-23.png" type="image/jpeg" length="29708"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel: Cemil bey ile bir sorunumuz yok]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/ozgur-ozel-cemil-bey-ile-bir-sorunumuz-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/ozgur-ozel-cemil-bey-ile-bir-sorunumuz-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel:  Cemil Bey'le bir sorunumuz yok. Bugün Cemil Tugay'ın buraya gelmesini zaten beklemeyiz. Partiden istifa etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Özgür Özel Izmir (1)" class="detail-photo img-fluid" height="168" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/ozgur-ozel-izmir-1.jpg" width="300" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, İzmir programı kapsamında görevden alınan İl Başkanı Çağatay Güç'ün irtibat ofisini ziyaret etti. CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın programa katılmamasına ilişkin Özel, "Bugün Cemil Beyin buraya gelmesini zaten beklemeyiz. Partiden istifa etti. O diyor ki dönünce ya da yeni parti kurunca oraya geleceğim. Düşüncesine saygılıyım" dedi.</p>

<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, İzmir programı kapsamında Konak ilçesinde CHP Genel Merkezi tarafından İzmir İl Başkanlığı tarafından görevinden alınan Çağatay Güç'ün irtibat ofisini ziyaret etti.</p>

<p>Ziyaretin ardından basın mensuplarının, CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın programa katılmamasına ilişkin sorusunu yanıtladı. Özel, "Cemil beyle bir sorunumuz yok. Cumhuriyet Halk Partisi'deyiz biz. Bugün Cemil Beyin buraya gelmesini zaten beklemeyiz. Partiden istifa etti. O diyor ki dönünce ya da yeni parti kurunca oraya geleceğim. Düşüncesine saygılıyım ama diğer başkanlarımızdan şimdilik böyle bir şey beklemiyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/ozgur-ozel-cemil-bey-ile-bir-sorunumuz-yok</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/ozgur-ozel-izmir-1.jpg" type="image/jpeg" length="47593"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ta yolsuzluk operasyonu! Milletvekilinin evinden altın iç çamaşırı çıktı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/yolsuzluk-operasyonu-milletvekilinin-evinden-altin-ic-camasiri-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/yolsuzluk-operasyonu-milletvekilinin-evinden-altin-ic-camasiri-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Irak’ta Başbakan Ali el-Zeydi’nin talimatıyla başlatılan yolsuzluk operasyonlarında, aralarında milletvekilleri ve üst düzey bürokratların da bulunduğu 67 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Operasyon kapsamında bir milletvekilinin evinde 57 milyon dolar nakit para, 27 kilo altın ve altından yapılmış iç çamaşırı ele geçirildiği ifade edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Irak’ta hükümet, yolsuzlukla mücadele kapsamında son yılların en geniş çaplı operasyonlarından birini yürütüyor. Devlet kurumlarında yürütülen soruşturmalarda çok sayıda üst düzey isim hakkında işlem yapılırken, gözaltı sayısının da arttığı bildirildi.</p>

<p>İddiaya göre Milletvekili Hind El-Abbasi'nin evinde yapılan aramada 57 milyon dolar nakit para ve 27 kilogram saf altın ele geçirildi. Operasyonda ayrıca altından yapılmış iç çamaşırı bulunduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>67 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturma kapsamında aralarında milletvekilleri ve bürokratların da bulunduğu 67 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi. Operasyonun, kamu kaynaklarının kötüye kullanılması ve yolsuzluk iddialarına yönelik yürütülen geniş çaplı incelemenin parçası olduğu ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/yolsuzluk-operasyonu-milletvekilinin-evinden-altin-ic-camasiri-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-30-105316.png" type="image/jpeg" length="56777"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşte CHP içindeki yeni partiye sıcak bakanlar ve kararsızlar]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/iste-chp-icindeki-yeni-partiye-sicak-bakanlar-ve-kararsizlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/iste-chp-icindeki-yeni-partiye-sicak-bakanlar-ve-kararsizlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’de seçilmiş yönetimi destekleyen il başkanları, yeni parti talebinin daha çok gençlerde olduğunu söylüyor. Daha yaşlı üyelerin ise yaşananlardan rahatsız olduğu ancak “CHP bizim partimiz, buradan nasıl ayrılırız?” görüşünü paylaştığı belirtiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP’de butlan yönetimi olağanüstü kurultaya kapıyı kapattıkça, yeni parti tartışmaları da artıyor. Bu kapsamda üyelerinin nabzını yokladığını belirten seçilmiş parti yönetimini destekleyen il başkanları, ağırlıklı olarak gençlerin yeni bir parti kurulmasından yana olduğunu belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhuriyet gazetesinde yer alan habere göre, başkanlar, konuştukları gençlerin görüşlerini “Gençlerin çoğu bir an önce hareke geçilmesini istiyor. Hatta 45-55 yaşa kadar böyle bir durum hakim. Sokakta bir hava ve beklenti varken bunun karşılanması gerektiğini söylüyorlar. En gençlerimiz ‘Koltukları, binaları onlara bırakalım, ne yaparlarsa yapsınlar. Biz de bir an önce yolumuza bakalım’ diyorlar. Sabırsızlık var denebilir” ifadeleriyle anlatıyor. Partideki 55 yaş üstü üyelerin ise derin bir aidiyet duyduğuna dikkat çeken başkanlar “Onlar da ‘CHP bizim partimiz, buradan nasıl ayrılırız?’ diye soruyorlar. Partide mücadele etmek isteyeni var, ‘Bu yönetim kalsa bile ben onlara bakmam, ben CHP’liyim’ diyen var” görüşlerini aktarıyor.</p>

<p><br />
<strong>‘SİYASET YAPMA İMKANI VERİLMİYOR’</strong><br />
Bunun yanında ne genç ne de yaşlı üyelerde butlan yönetiminin yakın bir zamanda kurultay yapacağı düşüncesi olmadığını söyleyen başkanlar “Üyelerimiz ne yaparsak yapalım, bir şekilde kurultayın yaptırılmayacağını biliyor. İşte bu nedenle yeni parti düşüncesinin daha doğru anlatılması gerek” diyor. Bu nedenle yeni bir parti kurulursa, bunun daha önce CHP’den ayrılarak kurulan Memleket Partisi ya da benzer partiler gibi olmayacağını söyleyen partililer “Burada kişisel bir ayrılık, istifa, kavga yok. Biz CHP’de kalmak istiyoruz ama burada bize siyaset yapma imkanı verilmiyor. Parti Meclisi’nden istifa ediyorsun, ‘5 kişi kalsak da devam ederiz’ diyorlar. Meclis grubu destek vermiyor, atama iddiaları konuşuluyor. Örgüt kabul etmiyor, ihraçlar yapılıyor. Her hafta birileri gönderiliyor. Kurultay için imza veriyorsun, ‘Tedbir var’ deniyor. Bu ortamda kişisel bir kırgınlık veya kızgınlık yok. CHP’de fiilen bir işgal var ve yeni partiye gitmek için bir zorunluluk var. CHP seçmeni, tabanı bunları okuyor. Bu nedenle bir parti kurulursa, diğer partilerden farklı olacağını anlarlar. Zorunluluğu görür ve ona göre hareket ederler” değerlendirmesini yapıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/iste-chp-icindeki-yeni-partiye-sicak-bakanlar-ve-kararsizlar</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/05/chp-genel-merkez.png" type="image/jpeg" length="43311"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'den CHP lehine emsal karar]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/aymden-chp-lehine-emsal-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/aymden-chp-lehine-emsal-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi gazetede yayımlandı. Amblem davasında Anayasa Mahkemesi (AYM) Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lehine karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AYM, CHP'nin talebi üzerine, Cumhuriyetçi Milletin Partisi'nin ambleminin siyasi partiler sicilinden silinmesine karar verdi</p>

<p>Yüksek Mahkeme, CHP'nin talebi üzerine, Cumhuriyetçi Milletin Partisi'nin (CMP) durumunu inceledi. CHP, bu partinin kendisine ait 6 oklu amblemi kullanması üzerine, Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulundu, “siyasi partiler sicilinden terkine karar verilmesini” talep etti.</p>

<p><strong>RESMİ GAZETEDE YAYIMLANDI</strong></p>

<p>Anayasa Mahkemesi (AYM), bugün Resmi gazetede yayımlanan kararıyla, CHP'nin talebini haklı buldu. Kararda, CMP'nin kullandığı amblemin CHP'nin amblemiyle benzeştiğine dikkat çekilen raportör görüşüne yer verildi. Kararda, CMP tarafından kullanılan amblemin 2820 sayılı kanuna aykırı olduğu da aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüksek Mahkeme, kararında CMP'nin isminin hükümsüz olduğuna yönelik talebi reddetti ancak, CMP'nin amblemi nedeniyle, “Ambleminin iltibasa mahal vermeyecek şekilde CHP'nin amblemiyle benzer olması sebebiyle, 2820 sayılı Kanun'un 104. Maddesi'nin üçüncü fıkrası gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi parti sicilinden terkine” oyçokluğuyla karar verdi.</p>

<p>CMP Genel Başkanı Reşat Şahin Öztürk, 24 Ağustos 2025'te partinin kurulacağını duyurdu. Muharrem İnce'nin CHP'ye geçmesinin ardından kapanma kararı alan Memleket Partisi'nde İstanbul İl Başkanlığı görevinde bulunan Reşat Şahin Öztürk, 9 Eylül 2025 tarihinde, partinin kuruluşu için dilekçeyi İçişleri Bakanlığı'na sunmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/aymden-chp-lehine-emsal-karar</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/chp-cmp.jpg" type="image/jpeg" length="22384"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mehmet Şimşek'ten memur ve emekli zammına 'TÜİK güvenceli!' yanıt]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/mehmet-simsekten-memur-ve-emekli-zammina-tuik-guvenceli-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/mehmet-simsekten-memur-ve-emekli-zammina-tuik-guvenceli-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mehmet Şimşek, emekli ve memur zammına ilişkin soru önergesine yanıt verdi. Mevzuatı anlatan Mehmet Şimşek tartışmalı enflasyon verileriyle yapılan zamların alım gücünü düşürmesine TÜİK'in uluslararası standartlarda olduğunu söyleyerek karşılık verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, memur ve emekli maaşlarına yapılan zamların belirlenme sürecine ve Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) enflasyon verilerine yönelik eleştirileri içeren soru önergesine yanıt verdi.</p>

<p>Yeni Yol Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici'nin, enflasyon sepetinin şeffaflığı ve gerçek hayat pahalılığı ile açıklanan veriler arasındaki farklara dikkat çektiği yazılı soru önergesini cevaplayan Şimşek, tartışmalara uluslararası normları ve mevcut yasal mevzuatı hatırlatarak karşılık verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"ENFLASYON FARKINA DAYALI ZAM EMEKLİLER İÇİN YETERSİZ"</strong><br />
Mustafa Bilici Mehmet Şimşek'in yanıtlaması için şu soruları sordu:</p>

<p>"Memur ve emekli maaş artışlarının belirlenmesinde kullanılan enflasyon verilerinin, gerçek hayat pahalılığını yansıttığına dair bakanlığınızın yaptığı bir etki analizi var mıdır? Memur ve emekli maaş artışlarının alım gücünü koruyacak düzeyde olup olmadığına ilişkin bakanlığınızın bir değerlendirmesi bulunmakta mıdır? Enflasyon farkına dayalı zam sisteminin, özellikle dar gelirli emekliler açısından yetersiz kaldığı yönündeki eleştiriler hakkında bakanlığınızın görüşü nedir? TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verileri ile bağımsız araştırma kuruluşlarının verileri arasındaki farkların nedenleri hakkında bakanlığınızca bir inceleme yapılmış mıdır?"</p>

<p><strong>MEHMET ŞİMŞEK EMEKLİ VE MEMUR ZAMMI SORUSUNA YANIT VERDİ</strong><br />
Cumhuriyet'ten Mustafa Çakır'ın haberine göre, soru önergesinde yer alan zamların belirlenme süreci ile muhalefetin ve kamuoyunun en çok tartıştığı "enflasyon verilerinin doğruluğu ve bağımsız araştırma kuruluşları ile olan farklar" konusundaki sorulara Bakan Şimşek, TÜİK'in hesaplama yöntemlerini savunarak yanıt verdi.</p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, soru önergesine verdiği yanıtta, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ana grup ve temel başlık ağırlıklarına ilişkin tablonun cari yıl için TÜİK'in internet sitesinde, "Tüketici Fiyat Endeksi" başlığı altındaki "İstatistiksel Tablolar" bölümünde kamuoyuyla paylaşıldığını belirtti.</p>

<p>Şimşek, TÜİK'in resmi istatistik programı kapsamında yayımladığı tüm verileri uluslararası norm ve standartlar doğrultusunda, Avrupa İstatistikleri Uygulama Esasları'nı dikkate alarak hesaplayıp yayımladığını ifade ederek, "Bu kapsamda yayımlanan uygulama sonuçları, yerli ve yabancı kurum ve kuruluşlardaki uzmanların değerlendirmelerine açıktır" dedi.</p>

<p>Yanıtında mevcut mevzuata da değinen Şimşek, kamu görevlileri ile memur emeklilerinin maaşlarının toplu sözleşmede belirlenen oranlarda artırıldığını, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarının ise Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca her yıl ocak ve temmuz aylarında, bir önceki altı aylık enflasyon oranına göre güncellendiğini aktardı.</p>

<p>Şimşek ayrıca, asgari ücretin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlendiğini ifade etti.</p>

<p>Bakan Şimşek'in yanıtında, muhalefet ve sendikaların eleştirdiği "madde sepeti" ve "ortalama madde fiyatları" konularına ilişkin ise herhangi bir değerlendirme yer almadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/mehmet-simsekten-memur-ve-emekli-zammina-tuik-guvenceli-yanit</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/03/mehmet-simsek-6.jpg" type="image/jpeg" length="86331"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selahattin Demirtaş'tan Deniz Göktaş'a mektup]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/selahattin-demirtastan-deniz-goktasa-mektup</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/selahattin-demirtastan-deniz-goktasa-mektup" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş esprili bir dille "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisiyle gündem olan Deniz Göktaş'a mektup yazdı: O hapse girerse ben bu defa kesin çıkarım, nitekim hapishaneler aynı anda iki adet böyle mahpusu kaldıramaz. Az kaldı!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisiyle gündem olan ve iktidar yandaşlı bir kesim tarafından hedef gözterilen komedyen Deniz Göktaş hakkında "dini değerleri aşağılama" suçlamasıyla soruşturma başlatıldığı belirtiliyor. Göktaş'ın, gösterisinin ardından bazı sosyal medya paylaşımlarına erişim engeli getirilmişti. Tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş esprili bir dille Deniz Göktaş'a mektup yazdı.</p>

<p>"Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisiyle gündem olan komedyen Deniz Göktaş hakkında "dini değerleri aşağılama" suçlamasıyla soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Göktaş, gösterisinin ardından sosyal medyada hedef gösterilmiş, X'te paylaşılan bazı kesitlere erişim engeli getirilmişti. Tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş esprili bir dille Deniz Göktaş'a mektup yazdı.</p>

<p>Demirtaş'ın paylaşımında yer alan mektup şöyle:</p>

<p>“Avukatlarım dediler ki "Deniz Göktaş diye genç bir adam var, siyasi mizah yapmak suretiyle çaktırmadan senin koltuğuna göz dikmiş, haberin olsun!" Dedim "Şu andaki koltuğuma mı?", "Evet" dediler "Öyle görünüyor ki bugün yarın tutuklanır.". "Hadi inşaallah, hayırlısı" dedim. O hapse girerse ben bu defa kesin çıkarım, nitekim hapishaneler aynı anda iki adet böyle mahpusu kaldıramaz. Az kaldı!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böylesi genç yetenekleri teşvik ve tahrik etmek de boynumuzun borcudur. Bak güzel kardeşim; kesinlikle doğru yoldasın, aynen dewamke. Bu arada bana bazen "Selo" diyenler oluyor, ben de sana kısaca "Denyo" diyebilir miyim? Gerçi bu olmadı, senin ismini kısaltamıyoruz. Hatta assalar da, kesseler de olmuyor; Deniz her zaman Deniz olarak kalıyor. Neyse, ben sana mecburen kısaca Deniz diyeceğim.</p>

<p><strong>"BAK DENİZ KARDEŞ.."</strong></p>

<p>Bak, Deniz kardeş; koltuğuma göz dikmeni takdirle karşıladım hatta tatlı bir telaş, fazlaca umut da var. On yıldır bu günü bekliyorum; Yılmaz, Cem falan benim yerime gelirler diye düşünmüştüm de denyolar beni hayal kırıklığına uğrattılar. Fakat sen öyle değilsin canım kardeşim, sende o ışık var, başaracaksın illa ki. Çaban, mücadelen, gayretin mutlaka sonuç verecek, vazgeçme lütfen.</p>

<p>Baktın sabahın köründe kapına dayanmıyorlar, ki en kötüsü bu şekilde beklemektir, durma sen git. Taksim'e git mesela, avukatlarımın sana ileteceği iki tane sağlam sloganı sol yumruk havada, hançereni yırtarcasına meydanın ortasında haykır, akşamına koltuğum senindir inşaallah.</p>

<p>Sana bir de Abi tavsiyesi; "Yurt dışına kaçmadım ki, iki şort, iki tişörtle yurt dışına mı kaçılır", şeklindeki argümanın pek sağlam olmamış. Sanırsın kıyafet yeryüzünde bir tek Türkiye'de satılıyor, dünyanın geri kalanı halen incir yaprağıyla geziyor! Öyle olmaz, yemezler bunları. Misal şöyle inandırıcı bir şeyler uydur "Ya yeminle altın fiyatları dip yapınca daha dün bir çeyrek aldım, haftaya yine tavan yapınca satcam. Çeyreği Türkiye'de bırakıp kaçar mıyım ya!".</p>

<p>Takdir yine de senindir Deniz kardeş, bu halk her halükârda Deniz'leri sever. Üstelik tuhaftır ki dönmeyen Deniz'leri daha çok severler. Olan bana olacak ya neyse, yapacak bir şey yok.</p>

<p>Son olarak yetkililere de seslenmek isterim; bu genç arkadaşımız tam olarak neler söylemiş bilemiyorum ama bırakın da gençler korkmadan, özgürce düşünüp, konuşsun, gülsünler bari. Toplumsal gelişme, ilerleme için özgürlükler şarttır, olmazsa olmazdır, gençleri engellemeyin lütfen.</p>

<p>Not: Eğer ki gösterisinde bana da giydirmişse tutuklayın tabi, o ayrı.”</p>

<p><img alt="Selahattin Demirtaş Metin Göktaş Mektup" class="detail-photo img-fluid" height="168" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/selahattin-demirtas-metin-goktas-mektup.jpg" width="300" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/selahattin-demirtastan-deniz-goktasa-mektup</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/demirtas-metin-mektup.jpg" type="image/jpeg" length="72906"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya Kupası'nda büyük sürpriz! Almanya ve Hollanda elendi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/dunya-kupasinda-buyuk-surpriz-almanya-ve-hollanda-elendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/dunya-kupasinda-buyuk-surpriz-almanya-ve-hollanda-elendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya futbolunun en büyük iki ülkesi Almanya ve Hollanda son 32 turunda Dünya Kupası'na veda etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya futbolunda önemli bir yeri olan Avrupa'nın 2 ülkesi Dünya Kupası'na penaltı atışlarıyla veda etti. "Avrupa Avrupa duy sesimizi" mazide kaldı, Avruha futbolu resmen çöküşe geçti. Almanya, A Milli Takımımızı da eleyen Paraguay karşısında istediğini elde edemedi. 1-1 biten maç sonunda penaltılarla elendi. Hollanda da Almanya ile aynı sonu yaşadı. 1-1 biten maçta uzatmalarda da eşitlik bozulmadı. Penaltı atışlarıyla Fas son 16 turuna kalan takım oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ALMANYA-PARAGUAY: 1-1</strong><br />
Stat: Boston Hakemler: Jalal Jayed, Zakaria Brinsi, Mostafa Akarkad (Fas) Almanya: Neuer, Tah, Rudiger (Dk. 110 Thiaw), Pavlovic (Dk. 79 Anton), Kimmich, Wirtz (Dk. 110 Amiri), Havertz, Brown, Sane (Dk. 88 Woltemade), Nmecha (Dk. 46 Goretzka), Ündav (Dk. 63 Musiala)</p>

<p><strong>HOLLANDA-FAS: 1-1</strong><br />
Stat: Monterrey Hakemler: Wilton Sampaio, Bruno Pires, Bruno Boschilia (Brezilya) Hollanda: Verbruggen, Van Hecke, Van Dijk, Ake (Dk. 71 Koopmeiners), Dumfries, Gravenberch (Dk. 86 Timber), De Jong (Dk. 110 De Roon), Van de Ven (Dk. 86 Hato), Summerville, Gakpo (Dk. 113 Kluivert), Brobbey (Dk. 71 Weghorst)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber, Spor</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/dunya-kupasinda-buyuk-surpriz-almanya-ve-hollanda-elendi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-30-091918.png" type="image/jpeg" length="29456"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köyceğiz ve Narman belediyelerine 'Sokak köpekleri' için soruşturma izni]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/koycegiz-ve-narman-belediyelerine-sokak-kopekleri-icin-sorusturma-izni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/koycegiz-ve-narman-belediyelerine-sokak-kopekleri-icin-sorusturma-izni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Köyceğiz Belediye Başkanı Ali Erdoğan ile Narman Belediye Başkanı Aydemir Adem Kınalı hakkında soruşturma izni verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Köyceğiz Belediye Başkanı Ali Erdoğan ile Narman Belediye Başkanı Aydemir Adem Kınalı hakkında "sahipsiz hayvanları uzun süre toplanmadığı" gerekçesiyle soruşturma izni verildi.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:</p>

<p>"Sahipsiz sokak hayvanlarına ilişkin olarak vatandaşlarımızın can güvenliğini tehdit eden olaylar ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasına yönelik iddialar hakkında İçişleri Bakanlığımızca gerekli inceleme ve soruşturma süreçleri titizlikle yürütülmektedir.</p>

<p>Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde sahipsiz sokak köpeklerinin saldırısı sonucu 11 yaşındaki bir evladımız ağır yaralanmış, ayrıca son 2 yıl içerisinde 37 vatandaşın sahipsiz köpek saldırısı nedeniyle tedavi gördüğü belirlenmiştir. Erzurum’un Narman ilçesinde ise sahipsiz sokak köpeklerinin saldırısı sonucu 10 yaşındaki Murat Tutar isimli evladımız vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanmıştır.</p>

<p>Yaşanan bu iki üzücü olay üzerine yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Köyceğiz Belediyesine ait hayvan bakımevinin kapasite ve çalışma izinleri bakımından yetersiz olduğu, sahipsiz hayvanların toplanmasına yönelik faaliyetlerin etkin şekilde yürütülmediği ve veterinerlik hizmetlerinin ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilmediği,</p>

<p>Narman Belediyesince sorumluluk alanındaki sahipsiz hayvanların uzun süre toplanmadığı ve bu ihmal sonucunda meydana gelen köpek saldırısında belediyenin mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği tespit edilmiştir.</p>

<p>Toplanan bilgi ve belgeler ile ilgili mevzuat çerçevesinde yapılan değerlendirmeler neticesinde; görev ve sorumluluklarını mevzuata uygun şekilde yerine getirmedikleri değerlendirilen Köyceğiz Belediye Başkanı Ali Erdoğan ile Narman Belediye Başkanı Aydemir Adem Kınalı hakkında soruşturma izni verilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SİLVAN'A DA BARINAK KURMADOĞI İÇİN</p>

<p>Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde ise belediyenin, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında hayvan bakımevi kurulmasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu kapsamda gerekli ödeneğin ayrılmadığı ve bakımevi yapımına yönelik herhangi bir işlem tesis edilmediği iddiaları üzerine yürütülen incelemeler sonucunda Hilvan Belediye Başkanı Serhan Paydaş hakkında konuya ilişkin araştırma/ön inceleme izni verilmiştir.</p>

<p>Bakanlığımız, vatandaşlarımızın can güvenliğini koruma ve kamu görevlilerinin sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesini sağlama konusundaki kararlılığını titizlikle sürdürecektir.</p>

<p>Kamuoyuna saygıyla duyurulur.<strong>"</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/koycegiz-ve-narman-belediyelerine-sokak-kopekleri-icin-sorusturma-izni</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2025/05/icisleri-1.jpg" type="image/jpeg" length="64169"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'li meclis üyesinden Trump'a İmamoğlu mektubu! "Siyasi saiklerle tutuklu"]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/abdli-meclis-uyesinden-trumpa-imamoglu-mektubu-siyasi-saiklerle-tutuklu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/abdli-meclis-uyesinden-trumpa-imamoglu-mektubu-siyasi-saiklerle-tutuklu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Temsilciler Meclisi üyesi James P. McGovern, NATO Zirvesi öncesinde Başkan Donald Trump’a gönderdiği mektupta, Türkiye’deki "demokrasi gerilemesine" dikkat çekerek, Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere siyasi tutuklular için talepte bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Temsilciler Meclisi üyesi James P. McGovern, NATO Zirvesi öncesinde Başkan Donald Trump’a gönderdiği mektupta, Türkiye’deki insan hakları ihlalleri ve demokrasi gerilemesine dikkat çekerek, Ekrem İmamoğlu ve Selahattin Demirtaş başta olmak üzere tüm vicdan tutuklularının serbest bırakılması çağrısında bulundu. McGovern, İmamoğlu'nun "siyasi saiklerle tutuklandığını" belirtirken Trump’tan zirve görüşmelerinde bu konuları gündeme getirmesini ve Türkiye’ye yönelik politikaların yeniden gözden geçirilmesini talep etti.</p>

<p><strong>ANKARA'DAKİ ZİRVE ÖNCESİ TRUMP'A MEKTUP</strong><br />
ABD Temsilciler Meclisi üyesi James P. McGovern, Başkan Donald Trump’ın 36’ncı NATO Zirvesi için Ankara’ya gitmeden önce kaleme aldığı mektupta, Türkiye’deki demokratik gerileme ve insan hakları ihlallerine ilişkin endişelerini dile getirdi. McGovern, Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde bu konuları ele almasını istedi.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU VE DEMİRTAŞ’IN SERBEST BIRAKILMASI ÇAĞRISI</strong><br />
McGovern mektubunda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “siyasi saiklerle” tutuklandığını ve ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ise yaklaşık on yıldır “asılsız” suçlamalarla cezaevinde tutulduğunu hatırlatan McGovern, her iki ismin de “vicdan tutuklusu” olduğunu vurguladı. Kongre üyesi, Trump’tan tüm vicdan tutuklularının serbest bırakılması yönünde girişimde bulunmasını talep etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>6 MADDELİK TALEP</strong><br />
McGovern, Trump’a mektubunda şu altı somut adımı sıraladı:</p>

<p>"Tüm vicdan tutuklularının serbest bırakılması ve ifade özgürlüğüne saygı gösterilmesi,</p>

<p>Türkiye’deki siyasi tutukluluk, yargı bağımsızlığının erozyonu ve insan hakları ihlallerini belgeleyecek bağımsız kuruluşlara finansman sağlanması,</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye raporlarında siyasi tutuklular, barışçıl toplanma özgürlüğü ve sivil topluma yönelik kısıtlamalara ilişkin bölümlerin yeniden eklenmesi,</p>

<p>Türkiye’de özgür ve adil seçimler yapılması çağrısı,</p>

<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye hakkındaki tüm kararlarının uygulanması için çok taraflı baskı oluşturulması,</p>

<p>Amerika’nın Sesi’nin Türkçe yayınları ve Fulbright programı gibi bağımsız bilgi ve eğitim programlarının yeniden finanse edilmesi."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/abdli-meclis-uyesinden-trumpa-imamoglu-mektubu-siyasi-saiklerle-tutuklu</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 08:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-30-085046.png" type="image/jpeg" length="25189"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[9 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 32 şirkete el konuldu]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/9-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-32-sirkete-el-konuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/9-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-32-sirkete-el-konuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul merkezli 9 kentte düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda işlem hacmi 30 milyar liraya ulaştığı belirlenen 32 şirkete el konuldu. Operasyonlarda 37 kişi yakalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul merkezli yasa dışı bahis ve kumardan gelen parayı sisteme sokup yurt dışına kaçıran organize şebeke, düzenlenen eş zamanlı operasyonla çökertildi.</p>

<p>Ankara, Gaziantep, Hatay, İzmir, Kilis, Kırklareli, Kocaeli ve Tokat illerinde belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı operasyonda 37 kişi gözaltına alındı. Suçtan elde edildiği değerlendirilen malvarlığı değerlerine yönelik adli tedbir uygulanarak 19 konut, 9 arsa, 1 iş yeri, 31 motorlu araç ile 32 şirkete el konuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>PARALAR ÖNCE SİSTEME SONRA YURT DIŞINA</strong><br />
MASAK analiz raporları, banka hareketleri ve fiziki, teknik takipler sonucunda elde edilen bulgulara göre yasa dışı bahis ve kumardan elde edilen gelirler önce finansal sisteme sokulup aklandı ve sonra yurt dışına aktarıldı.</p>

<p>32 şirketin de birbirleri ile yoğun ve organize şekilde para transferleri yaptığı belirlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/9-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-32-sirkete-el-konuldu</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-30-084834.png" type="image/jpeg" length="30776"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Seferihisar belediye başkanı tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/chpli-seferihisar-belediye-baskani-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/chpli-seferihisar-belediye-baskani-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, gözaltına alınan ve bu sabah adliyeye sevk edilen Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in de aralarında bulunduğu 17 kişi, savcılık ifadelerinin ardından tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.</p>

<p>Soruşturma kapsamında adliyeye çıkarılan isimlerden bir kişi adli kontrol şartıyla hakimliğe sevk edilirken, iki kişi ise savcılıkça serbest bırakıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in de aralarında olduğu 12 kişi için ise, tutuklama kararı verildi.</p>

<p><strong>NE OLMUŞTU?</strong><br />
Seferihisar Belediyesi'ne yönelik 'rüşvet' iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, Seferihisar Belediye Başkan yardımcıları N.H. ve İ.K, İzmir Büyükşehir ve Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi D.B'nin de aralarında bulunduğu 26 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş, İzmir merkezli İstanbul, Adana ve Aydın'da 25 Haziran'da düzenlenen operasyonlarda 25 kişi gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Gözaltına alınanlar arasında bulunan Balçova Belediye Başkanı Yiğit'in annesi Meryem Yiğit ve Ö.F.S. emniyetteki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı.</p>

<p>Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ile İzmir Büyükşehir ve Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi D.B., ev hapsi şeklinde adli kontrol şartıyla, diğer ismin ise savcılıktaki ifadesinin ardından salıverilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/chpli-seferihisar-belediye-baskani-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 08:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-30-084606.png" type="image/jpeg" length="61427"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsmailağa Cemaati'nde büyük vurgun! 500 kilo altın kayboldu]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/ismailaga-cemaatinde-buyuk-vurgun-500-kilo-altin-kayboldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/ismailaga-cemaatinde-buyuk-vurgun-500-kilo-altin-kayboldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Fatih'te bulunan Altıneller Kuyumculuk'un sahibi Mehmet Y., beraberinde yaklaşık 500 kilo altında birlikte ortadan kayboldu. Çarşamba semtinde infial yaratan durumun ardından çok sayıda insanın dolandırıldığı öğrenilirken, kaybolan paranın önemli bölümünün İsmailağa Cemaatine bağlı vakıflara ait olduğu öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'un Fatih ilçesine bağlı Çarşamba semtinde 20 yıldır faaliyet yürüten Altıneller Kuyumculuk, bir gecede kepenk indirirken, dükkanın sahibi Mehmet Y.'nin yüzlerce mağdurdan topladığı 500 kiloya yakın altınla kayıplara karıştığı öğrenildi.</p>

<p>Kuyumcuya emanet bırakılan altınların önemli bir bölümünün ise Türkiye'nin en büyük dini yapıları arasında yer alan İsmailağa Cemaatine bağlı vakıflara ait olduğu ortaya çıktı.</p>

<p>Medyascope'ta yer alan habere göre, Darüşşafaka Caddesi sakinleri, tam 20 yıldır kazandıkları para ile aldıkları altınları, çeyizlerini ve milyonlarca liralık birikimlerini gözü kapalı emanet ettikleri Altıneller Kuyumculuk‘un kapalı kepenkleri önünde çaresizce bekliyor.</p>

<p><strong>CEMAATİN ALTINLARI BUHAR OLDU</strong></p>

<p>Altıneller Kuyumculuk mağdurları arasında sadece şahıslar yok. İsmailağa Cemaati derneklerinin çatı kuruluşu olan İDDEF (İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu) ve Erenler Vakfı gibi büyük kurumların da kasalarındaki emanetleri Mehmet Y.’ye teslim ettiği öne sürüldü.</p>

<p>Bu durum, halihazırda ekonomik bir daralma yaşayan İsmailağa Cemaati içindeki krizi daha da derinleştiriyor. Mahmut Ustaosmanoğlu'nun vefatının ardından cemaat içinde ciddi bir “kan kaybı” yaşandığı, bağışların bıçak gibi kesildiği ve hocalar arası rekabetin kızıştığı bir sır değil. Hatta ekonomik sıkıntılar nedeniyle medreselerde görev yapan bazı hocaların işten çıkarıldığı bir dönemde, vakıf paralarının bu şekilde buharlaşması, cemaat içindeki fay hatlarını geri dönülmez şekilde kırabilir.</p>

<p><strong>CÜBBELİ AHMET: BUNLARA YARDIM ETMEYİN DEMİŞTİM</strong></p>

<p>Kamuoyunda "Cübbeli Ahmet" olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'den konuya ilişkin açıklama geldi. Ünlü, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İDDEF ve Erenler Vakfı'nın kuyumcuda bulunduğu öne sürülen altın miktarlarına ilişkin sorular yöneltti.</p>

<p><strong>"BU ALTINLAR KİMİNDİ?"</strong><br />
Cübbeli Ahmet paylaşımında, "500 kilo altının buharlaştığı Altıneller Kuyumcusu’nda İsmailağa’ya bağlı İDDEF’in ve Mahmut Eren’e bağlı Erenler Vakfı’nın kaç kilo altını kayboldu ve bu altınlar kimin altınıydı? Kabirden kerâmete inanmayanlar kabirden çarpılmayı gördüler" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Cübbeli Ahmet bu vakıflara karşı daha önce uyarıda bulunduğunu söyleyerek şöyle konuştu:</strong></p>

<p><strong>"Bütün millet hayır yapıyor, kurban veriyor, para veriyor. Ben evvelce de bunlara birkaç kere temas ettim, 'Bunlara dikkat edin, bunlara yardım etmeyin' dedim.</strong> Burayı yönetenlerin hepsi köyden çarıksız geldiler. Şimdi bunlar çok büyük altınlar, kilolarca altınlardan bahsediliyor.</p>

<p>Bir kilo altına adam ne veriyormuş biliyor musun? Bir kilo altına 80-100 gram arası altın veriyormuş. Yani bir kilo altın veren, bir senede bir kiloyu geri alıyor. Ya bu zaten tefecilik. Bu zaten faiz, zaten haram. Hangi altıncı bu parayı sana verebilir? Sen de ne yapıyorsun? Ümmetin bütün topladığın paralarını buraya veriyorsun.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu milletin paralarını çarçur eden derneklere, özellikle altıncıda para batıran İDDEF ve Erenler Vakfı gibi yerlere kesinlikle yardım etmeyelim."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Medyascope</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/ismailaga-cemaatinde-buyuk-vurgun-500-kilo-altin-kayboldu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/cubbeli-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="19638"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den grup toplantısı kararı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/ozgur-ozelden-grup-toplantisi-karari-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/ozgur-ozelden-grup-toplantisi-karari-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Lideri Özgür Özel, 30 Haziran’daki grup toplantısında parti içindeki olağanüstü kurultay talebine ve yeni parti iddialarına yanıt verecek. Toplantı, butlan kararının ardından büyüyen gerilimin gölgesinde yapılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Lideri Özgür Özel, 30 Haziran Salı günü TBMM’de partisinin haftalık grup toplantısında konuşacak. Toplantı bir kez daha, CHP’de “mutlak butlan” kararının ardından büyüyen yetki ve kurultay tartışmalarının devam ederken yapılacak. Özel’in konuşmasının, olağanüstü kurultay ve yeni parti iddiaları hakkında açıklama yapması bekleniyor.</p>

<p>Kemal Kılıçdaroğlu'nun da aynı saatlerde CHP Genel Merkezi'nde ihraç gündemlerini de içeren bir toplantı yapacağı öğrenildi.</p>

<p>BUTLAN SONRASI GRUP TOPLANTILARINDA NELER YAŞANDI?<br />
CHP’de 21 Mayıs’taki butlan kararının ardından salı toplantıları sıradan bir Meclis rutini olmaktan çıktı. Kararla Özgür Özel ve parti organlarının görevi sona erdirildiği iddia edilip Kemal Kılıçdaroğlu atanmıştı. Özel ise milletvekillerinin desteğiyle CHP Grup Başkanı seçilerek Meclis’teki grup kürsüsünden konuşmayı sürdürdü.</p>

<p>İlk tartışma, Özel’in TBMM gündemine alınan grup toplantısında konuşmasıyla başladı. Kılıçdaroğlu kanadı, Meclis Başkanlığı’na yazı göndererek Özel’in Grup Başkanlığı’na itiraz etmişti. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ise TBMM’nin kendisini mahkeme yerine koyamayacağını belirterek çözüm adresi olarak CHP’nin kurumsal yapısını işaret etmişti. Kılıçdaroğlu yönetimi o hafta grup toplantısı yapmayacağını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>9 HAZİRAN..</strong><br />
9 Haziran’daki toplantı, krizin en görünür olduğu günlerden biri oldu. Kılıçdaroğlu’nun da grup toplantısında konuşmak istediğini açıklaması üzerine Özel başkanlığındaki CHP Grup Yönetimi bu talebi kabul etmedi. TBMM çevresinde iki tarafın destekçileri toplanırken, grup toplantısına ziyaretçi alınmadı. Özel, kürsüye çıkarak Meclis’in seçilmişlerin yeri olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bir sonraki hafta, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Kılıçdaroğlu tarafının toplantı için başvuruda bulunmadığını açıkladı. Özel’in de örgütlerin yorgunluğu gerekçesiyle o hafta toplantı yapmama kararı aldığı bildirildi.</p>

<p><strong>Kurultay baskısı arttı</strong></p>

<p>Özel’i destekleyen ekip, 17 Haziran’da 833 delegenin imzasını CHP Genel Merkezi’ne teslim ederek olağanüstü kurultay çağrısı yapılmasını istedi. Kılıçdaroğlu yönetimine verilen 10 günlük sürenin dolmasına karşın kurultay için adım atılmadığını savunan Özel cephesi, bugün mahkemeye başvurarak CHP’ye çağrı heyeti atanmasını talep edecek.</p>

<p>Geçen haftaki salı toplantısında ise Özel’in tonu daha da sertleşti. Özel, kurultay imzalarını ve parti içindeki yetki tartışmalarını gündeme taşıdı. CHP’nin “saray darbesiyle fiilen kapandığını” söyleyen Özel, “Bu partiyi öyle ya da böyle alıp açacağız” mesajı verdi. Konuşmada, olağanüstü kurultay talebinin geciktirilmemesi gerektiği vurgusu öne çıktı.</p>

<p>Türkiye'nin en devasa yırtıcı kuşuTam 4 yıl sonra ilk kez böyle görüntülendiler<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/ozgur-ozelden-grup-toplantisi-karari-1</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/03/ozgur-ozel-grup-toplantisi.jpg" type="image/jpeg" length="42817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz Göktaş hakkında soruşturma! Bakan Gürlek'e soru önergesi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/son-dakika-deniz-goktas-hakkinda-sorusturma-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/son-dakika-deniz-goktas-hakkinda-sorusturma-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tek kişilik 'Ölü Deniz' komedi gösterisi ile gündem olan stand-up komedyeni Deniz Göktaş hakkında soruşturma başlatıldığı belirtilirken EMEP,  Adalet Bakanı Akın Gürlek'e soru önergesi verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Stand-up komedyeni Deniz Göktaş hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturma gerekçesinin, dini değerler ile ilgili olduğu öne sürüldü.  EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ile İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, komedyen Deniz Göktaş'ın 'Ölü Deniz' isimli stand-up gösterisine yönelik sansür ve soruşturma iddialarına ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ile İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, 'Ölü Deniz' gösterisinden alınan kesitlerin 'millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması' gerekçesiyle X'te erişime engellenmesini ve sanatçı hakkında TCK 216/3 (dini değerleri alenen aşağılama) iddiasıyla soruşturma başlatıldığı iddialarını TBMM gündemine taşıyarak, Adalet Bakanlığı'na sorular yöneltti.</p>

<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle verilen önergede, şu sorulara yanıt istendi:</strong></p>

<p>- Bakanlığınızın suç, şüphe veya kamu düzeni değerlendirmelerinde kişilerin 'ses tonu frekansı' (tiz/bas), 'konuşma ritmi', 'sahne enerjisi' veya 'seyirciyle bağ kurma düzeyi' gibi kriterler kullanılmakta mıdır?<br />
<br />
- 'Ölü Deniz' isimli stand-up gösterisinde millî güvenliği tehdit eden unsur tam olarak nedir: Şakanın yapılması mı, şakanın anlaşılması mı, yoksa halkın şaka aracılığıyla memleketin halini fark etmesi midir?<br />
<br />
- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının dijital mecralarda neleri izleyip nelere gülebileceğine, hangi şakalara 'güvenli' şekilde reaksiyon verebileceğine dair bakanlığınızca hazırlanan bir 'Resmi Kahkaha ve İroni Rehberi' bulunmakta mıdır, yoksa yayınlamayı düşünüyor musunuz?<br />
<br />
- Söz konusu erişim engeli ve 'dini değerleri aşağılama' soruşturması iddialarına kaynaklık eden süreçte, sosyal medyadaki kimi linç odaklarının sanal platformlarda yürüttüğü hedef gösterme operasyonları resmi birer ihbar olarak mı kabul edilmiştir? Adalet Bakanlığı, adli süreçleri başlatmak için sosyal medyadaki kimi organize trol ağlarının 'rahatsızlık' beyanlarını mı esas almaktadır?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/son-dakika-deniz-goktas-hakkinda-sorusturma-baslatildi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/deniz-goktas.jpg" type="image/jpeg" length="98260"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gayrettepe metrosunda telefon çalan hırsız serbest bırakıldı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/gayrettepe-metrosunda-telefon-calan-hirsiz-serbest-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/gayrettepe-metrosunda-telefon-calan-hirsiz-serbest-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Gayrettepe metrosunda yolcunun cep telefonunu çaldığı görüntüler ortaya çıkan A.O. 'yu mahkeme adli kontrol hükmüyle serbest bıraktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Metro İstasyonu'nda cep telefonu hırsızlığı kamerada<br />
İstanbul Gayrettepe metrosunda yolcunun cep telefonunu çaldığı görüntüler ortaya çıkan A.O. 'yu mahkeme adli kontrol hükmüyle serbest bıraktı. <a href="https://t.co/fhdIv0Uqxw" rel="nofollow">pic.twitter.com/fhdIv0Uqxw</a></p>
— Tele2 Haber (@tele2haber) <a href="https://x.com/tele2haber/status/2071526245792104574?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 29, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>İstanbul Gayrettepe metrosunda trene binmek üzere olan yolcunun cep telefonunu çaldı. Telefonu çaldığı anlar kameraya yansıyan şüpheli polis tarafından yakalandı.</p>

<p>Olay, Şişli Gayrettepe metrosunda 12 Haziran saat 18.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir yolcunun yanına yanaşan şüpheli, trene biniş sırasında yankesicilik yöntemiyle yolcunun cep telefonunu alarak uzaklaştı. Yolcu telefonunun çalındığını anlayınca polise giderek şikayetçi oldu. İ</p>

<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güven Timleri Şube Müdürlüğü’nce yapılan araştırmada ve güvenlik kamera incelemelerinde olayı gerçekleştiren kişinin A.O. olduğu tespit edildi. A.O. yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheli polis merkezindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkeme, A.O. hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar vererek serbest bıraktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/gayrettepe-metrosunda-telefon-calan-hirsiz-serbest-birakildi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/gayrettepe-metro-hirsiz.jpg" type="image/jpeg" length="55262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jülide Kural Kadir İnanır’ın vasiyetini gözyaşları içinde okudu]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/julide-kural-kadir-inanirin-vasiyetini-gozyaslari-icinde-okudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/julide-kural-kadir-inanirin-vasiyetini-gozyaslari-icinde-okudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşilçam'ın usta oyuncusu Kadir İnanır 77 yaşında hayata veda ederken, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen anma töreninde duygusal anlar yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Jülide Kural Kadir Inanır" class="detail-photo img-fluid" height="503" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/julide-kural-kadir-inanir.jpg" width="859" /></p>

<p>Hayat arkadaşı Jülide Kural, Kadir İnanır'ın vasiyetini gözyaşları içinde okudu. Kural, konuşmasında Kadir İnanır'ın hayatı boyunca haksızlıklara karşı durduğunu, adalet ve eşitlik duygusuyla hareket ettiğini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>VASİYETİNİ AÇIKLADI</strong></p>

<p>Kadir İnanır'ın sadece sinemanın değil, toplumun da önemli bir değeri olduğunu belirten Kural, şöyle dedi:</p>

<p>"Kadir İnanır şöyle bir bakışıyla seyircisinin yıllarca sürecek olan unutulmazıdır. Ve herkesin aslında abisidir, oğludur, sevgilisidir. Dayısıdır, babasıdır ve aslında o halktır. Anadolu'dur ve bütün halkların dostudur. O yüzden de Rum'dur, Türk'tür, Ermeni'dir, Çerkez'dir, Boşnak'tır, Türk'tür Arap'tır ve tabii Kürt'tür. Bu dünyadayken ya da ayrılırken en büyük vasiyetidir memleketine. 'O büyük barışı mutlaka biz halklar kuracağız' der dünyanın en güzel gülümsemesiyle. Vasiyetin sorumluluğumuzdur. Bir gün mutlaka sevgilim."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/julide-kural-kadir-inanirin-vasiyetini-gozyaslari-icinde-okudu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/julide-kural-kadir-inanir.jpg" type="image/jpeg" length="43727"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu'ndan 'Silivri’deki avlumda yeni komşularım var' videosu]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/imamoglundan-silivrideki-avlumda-yeni-komsularim-var-videosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/imamoglundan-silivrideki-avlumda-yeni-komsularim-var-videosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri cezaevinde hücresinin avlusundaki yeni komşularını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Imamoğlu Silivri Avlu" class="detail-photo img-fluid" height="503" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/imamoglu-silivri-avlu.jpg" width="859" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi sosyal medya hesaplarından yapılan video paylaşımda, Ekrem İmamoğlu, Silivri izlenimlerini ve avludaki yeni komşularını anlattı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/imamoglundan-silivrideki-avlumda-yeni-komsularim-var-videosu</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/imamoglu-silivri-avlu.jpg" type="image/jpeg" length="75214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'ın "Ankaralı kızı": Gelince bana da uğra babacığım!]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/trumpin-ankarali-kizi-gelince-bana-da-ugra-babacigim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/trumpin-ankarali-kizi-gelince-bana-da-ugra-babacigim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın biyolojik kızı olduğunu iddia ederek açtığı babalık davası mahkemeden dönen 56 yaşındaki Necla Özmen, pes etmedi. Trump’ın NATO Zirvesi için Ankara’ya geleceğini duyan Özmen, ABD Büyükelçiliği’ne postayla mektup göndererek "babacığı" ile 10 dakikalık bir görüşme talep etti, menüye Türk yemeklerini eklemeyi de ihmal etmedi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'da yaşayan Necla Özmen, geçen yıl ABD Başkanı Donald Trump'ın biyolojik babası olduğunu ileri sürerek babalık davası açmış ancak Ankara 27'nci Aile Mahkemesi, söz konusu iddianın somut delillere dayanmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti. Trump'a olan benzerliğiyle dikkat çeken Özmen, NATO Zirvesi kapsamında başkente gelmesi beklenen ünlü siyasetçiyle görüşebilmek için kolları sıvadı ve ABD Büyükelçiliği'ne postayla bir mektup gönderdi.</p>

<p>Özmen, elçilik kanalıyla ulaştırmak istediği mektubunda şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>"Sayın Baba Donald Trump; NATO Zirvesi için Türkiye'ye geleceğinizi öğrendim. Ziyaretiniz sırasında Ankara'da beni kabul ederseniz çok onur duyarım. Sizinle şahsen tanışmak ve konuşmak en içten dileğimdir. Bu isteğimi kabul edip görüşmeyi kabul ederseniz, beni dünyanın en mutlu kızı yaparsınız"</p>
</blockquote>

<p><strong>"GÖRÜŞEMEZSEK ELBETTE ÜZÜLÜRÜM"</strong></p>

<p>Trump ile bir araya gelmeyi çok istediğini belirten Necla Özmen,</p>

<blockquote>
<p>"Türkiye'yi de Amerika'yı da seviyorum. Trump'ın Ankara'ya geleceğini öğrenince elçilik aracılığıyla görüşme talebimi ilettim. Kabul edilirse çok mutlu olacağım. Onunla tanışmak ve konuşmak istiyorum. Görüşemezsek elbette üzülürüm. Haberini aldığımda çok duygulandım, gözyaşlarımı tutamadım. Gördüğümde ne tepki veririm, bilmiyorum. Onu baba olarak görüyorum ve ona 'babacığım' diyorum. Kendisiyle tanışmayı çok istiyorum. Bu süreçten haberi olup olmadığını da kendisine sormak istiyorum"</p>
</blockquote>

<p>ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görüşmenin gerçekleşmesi halinde Trump'a yaprak sarma gibi Türk mutfağını tanıtmak istediğini söyleyen Özmen,</p>

<blockquote>
<p>"Türkiye'de büyüdüğüm için ona Türk mutfağından lezzetler hazırlamayı düşünüyorum. Ancak güvenlik nedeniyle kendi yemeklerini getirip getirmeyeceğini bilmiyorum. İnşallah gelir, evimi ve yaşantımı görür. Heyecanlıyım. Dört gözle bekliyorum. Daha önce de Beyaz Saray'a mektup göndermiştim. Türkiye'nin parasını ödediği uçakların teslim edilmesini ya da ödenen paranın iade edilmesini de istiyorum. Bu konuda da destek vermesini bekliyorum"</p>
</blockquote>

<p>diye konuştu.</p>

<p><strong>"BANA 5 YA DA 10 DAKİKASINI AYIRSIN"</strong></p>

<p>Mektubun ardından Trump'a doğrudan seslenmeyi de ihmal etmeyen Özmen,</p>

<blockquote>
<p>"Sevgili babacığım inşallah sesimi duyarsın. Elçiliğe görüşme talebimi ilettim. Bana 5 ya da 10 dakikasını ayırmasını istiyorum. Kendisiyle konuşmadan hakkımdaki iddialara inanmak istemiyorum. Eğer görüşebilirsem yaşadığım sıkıntıları aşacağıma inanıyorum. İnşallah sesimi duyar ve görüşme fırsatı buluruz" </p>
</blockquote>

<p>diyerek çağrısını yineledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/trumpin-ankarali-kizi-gelince-bana-da-ugra-babacigim</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/b-a-b-a-l-i-k-d-a-v-a-s-i-r-e-d-d-e-d-i-l-e-n-a-n-k-a-r-a-l-i-n-e-c-l-a-1382115-410455.jpg" type="image/jpeg" length="83684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maden suyu şişeleri yeşil olmasının herkesi şaşırtan nedeni!]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/maden-suyu-siseleri-yesil-olmasinin-herkesi-sasirtan-nedeni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/maden-suyu-siseleri-yesil-olmasinin-herkesi-sasirtan-nedeni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de maden suları yeşil şişelerde satılıyor. Peki bu bir zorunluluk mu? Yoksa alışkanlık mı? İşte yanıtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/maden-suyu-siseleri-yesil-olmasinin-herkesi-sasirtan-nedeni</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/maden-suyu-yeil-1.webp" type="image/jpeg" length="19420"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu Ali Mahir Başarır'ın elini sıkmadı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/kilicdaroglu-ali-mahir-basaririn-elini-sikmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/kilicdaroglu-ali-mahir-basaririn-elini-sikmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[21 Mayıs tarihli 'mutlak butlan' kararının ardından ilk kez yan yana gelen Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel, CHP eski milletvekili Orhan Sür için TBMM'de düzenlenen cenaze töreninde tokalaştı. Fakat Kılıçdaroğlu Özgür Özel'in hemen yanında olan Ali Mahir Başarır'ın elini sıkmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel de cenaze törenine katıldı.</p>

<p>Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel'in cenaze töreninde tokalaştıği görüldü. Cenaze törenine CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP'de ihracı istenen eski Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve Muharrem İnce de katıldı.</p>

<p><strong>BAŞARIR'IN ELİNİ SIKMADI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mutlak Butlan kararıyla CHP'nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun partiden ihraç ettiği Ali Mahir Başarır'ın elini sıkmadığı görüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/kilicdaroglu-ali-mahir-basaririn-elini-sikmadi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/aiiskcjasc.jpg" type="image/jpeg" length="74881"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu'nun İstanbul programı erteleme gerekçesine tepki yağdı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/kilicdaroglunun-istanbul-programi-erteleme-gerekcesine-tepki-yagdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/kilicdaroglunun-istanbul-programi-erteleme-gerekcesine-tepki-yagdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mahkemenin 'Mutlak Butlan' kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun İstanbul programı iptal edildi. Kemal Kılıçdaroğlu, programın iptaliyle ilgili sosyal medya hesabı X'den bir paylaşım yaptı. Kılıçdaroğlu'nun gerekçesine ve kendisine yüzlerce tepki yağdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/kilicdaroglunun-istanbul-programi-erteleme-gerekcesine-tepki-yagdi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/kk-tepki-kapak.jpg" type="image/jpeg" length="62031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu'ndan 23 Haziran mesajı: Sandık kurulacak, millet kazanacak]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/imamoglundan-23-haziran-mesaji-sandik-kurulacak-millet-kazanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/imamoglundan-23-haziran-mesaji-sandik-kurulacak-millet-kazanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekrem İmamoğlu 23 Haziran 2019 İstanbul seçimlerinin üçüncü yılı dolayısıyla bir video paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Imamoğlu 23 Haziran" class="detail-photo img-fluid" height="503" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/imamoglu-23-haziran.jpg" width="859" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin sosyal medya hesabı aracılığıyla 23 Haziran 2019 İstanbul seçimlerinin üçüncü yılı dolayısıyla bir video paylaştı. İmamoğlu, “Ne yaparlarsa yapsınlar, millet cevabını yine verecek. Sandık kurulacak, millet kazanacak” dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabından Ekrem İmamoğlu'nun tekrarlanarak 23 Haziran 2019 tarihinde yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yıl dönümü nedeniyle mesajı paylaşıldı. İmamoğlu, seçim sürecine ilişkin görüntülerin yer aldığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“23 Haziran 2019…</p>

<p>Hukuksuzluğa karşı milletin cevabının olduğu gün…</p>

<p>Ne yaparlarsa yapsınlar, millet cevabını yine verecek.</p>

<p>Sandık kurulacak, millet kazanacak!”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/imamoglundan-23-haziran-mesaji-sandik-kurulacak-millet-kazanacak</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/imamoglu-23-haziran.jpg" type="image/jpeg" length="92761"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli Takımın 'Milliliği' nerede?]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/milli-takimin-milliligi-nerede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/milli-takimin-milliligi-nerede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sırf Cumhurbaşkanı oğlu olması sıfatıyla, Spor Bakanını, Futbol Federasyonu Başkanını, Milli Takım Teknik Direktörünü yanına dizip açıklama yapan Bilal Erdoğan'a, sporu siyasete alet eden AKP yönetimine tepkiler dinmiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir yanda Dünya Kupası maçları öncesi Türkiye Futbol Federasyonu resmi sayfasından "marşlar, İHA'lar, SİHA'lar, savaş klipleri, Erdoğan ve milli futbol takım görüntüleri" ile AKP propagandası yayımlayan İbrahim Hacosmanoğlu, Diğer yanda hiçbir resmi vasfı olmayan Bilal Erdoğan'dan talimat alan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak. Ve ne olduğuna şaşkın şakın bakan İtalyan Teknik Direktör Montella.</p>

<p>AKP’nin kendi gençliğini yaratma hedefiyle kurduğu, başında Bilal Erdoğan’ın bulunduğu vakfa tüm kapılar ardına kadar açılıyor. Liyakatın yok edildiği bir düzende Ömer Faruk Eminağaoğlu, "Milli takımın 'milliliği' nerede? diye soruyor ve şöyle diyor:</p>

<p>"TÜGVA başkanı Bilal Erdoğan bile, Spor Bakanı'na, Federasyon Başkanı'na, Teknik Direktör'e ayar verebiliyorsa,<br />
Milli takım, AKP için reklam malzemesi yapılıyorsa,<br />
Sahada ulusal kimlik yerine, din ve siyaset sergileniyorsa,<br />
Futbolcular, sahada değil, sadece mağaza reklamlarında boy gösteriyorsa,<br />
Milli takımın, "milliliği" nerede...<br />
Yozlaşma her yerde...<br />
Sonuçta da,<br />
İşte iki maçta, iki yenilgi, sıfır gol, sıfır puan ve eve dönüş bileti! "</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte bu görüntülere tepkilerden bazıları:</p>

<p></p>

<p><img height="431" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/image-1391.png" width="859" /><img height="391" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/image-1393.png" width="667" /><img height="729" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/image-1394.png" width="631" /><img height="418" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/image-1388.png" width="710" /></p>

<p><img height="484" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/image-1389.png" width="678" /></p>

<p><img height="183" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/image-1390.png" width="650" /></p>

<p><img height="258" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/image-1392.png" width="659" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/milli-takimin-milliligi-nerede</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/bilal-erdogan-bakan-tff.jpg" type="image/jpeg" length="48167"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'in yolunu kesti: Hakkımı helal etmiyorum Kılıçdaroğlu'na]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/ozgur-ozelin-yolunu-kesti-hakkimi-helal-etmiyorum-kilicdarogluna</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/ozgur-ozelin-yolunu-kesti-hakkimi-helal-etmiyorum-kilicdarogluna" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Burdur-1" class="detail-photo img-fluid" height="503" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/burdur-1.jpg" width="859" /></p>

<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Denizli’deki programının ardından Burdur'a geçerken Serinhisar ilçesinde yolu vatandaşlar tarafından kesilerek karşılandı. Özgür Özel'in önünü kesen yurttaş Kemal Kılıçdaroğlu'na 'Hakkımı helal etmiyorum Kılıçdaroğlu'na' diye isyan etti!</p>

<p>Burdur'daki temasları kapsamında ilk olarak domates üretimi yapılan seraları ziyaret eden Özel, üretici kadınlarla bir araya geldi ve işçilerle sohbet ederek, sorunlarını dinledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ardından Çavdır'da kahvehanede vatandaşlarla buluşan Özel, burada açıklamalarda bulundu. Genel başkan adaylığı sürecindeki taahhütlerini hatırlatan ve yerel seçim sonuçlarına değinen Özel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Biliyorsunuz bundan 3 yıl önce kaybetmemenin sözünü vererek, kazanacağımızın sözünü vererek girdiğimiz bir seçimi kaybedersek bir daha asla genel başkanlığa devam etmeyeceğimizin iddialı sözünü vererek önce partide genel başkan olduk. Genç arkadaşlarımızla, kadın arkadaşlarımızla, her yaştan tecrübeli partililerimizle birleştik ve 5 ay sonra Türkiye'nin yüzde 65'ini kazanarak, Türkiye ekonomisinin yüzde 85'ini kazanarak, 47 yıl sonra söz verdiğimiz gibi partimizi birinci parti yaptık. Adalet ve Kalkınma Partisi'ni kurulduğu günden beri ilk kez bir seçimde biz yendik, onlar ikinci oldular. O gün bugün iktidara yürüyoruz. Ama herkes şunu bilsin ki biz halkçı bir partiyiz, milleti düşünen bir partiyiz.</p>

<p><strong>"BİZ KAZANINCA SADECE CHP'NİN DEĞİL, HERKESİN KAZANACAĞINI HERKES GÖRDÜ" </strong></p>

<p>Biraz önce serada çalışan kadın işçilerimizle konuştuk. Tarımda ne yapacağımızı, süt üretiminde ne yapacağımızı, her türlü çiftçinin nasıl destekleneceğini tüm Türkiye'ye anlatıyoruz, burada da konuştuk. Örneğin, ziraat kredilerinin faizlerinin bir kerelik tamamen silinmesini, ziraat kredi borçlarının faizsiz 3 yıla, 5 yıla bölünmesini, KDV'siz, ÖTV'siz 30 liraya çiftçiye mazot verilmesini, gübre desteğini, gübrenin yüzde 55-60 zamlandığı yerde ürünün yüzde 20 zamlandığı, ürünün tarlada 20 lira, rafta 80 lira olduğu bu düzeni değiştireceğimizi hep söyledik, hep müjdeledik. Emeklinin, en düşük emekli maaşının 20 bin lira sefalet maaşı olduğunu, o paranın kiraya gitse aç kalındığını, karnının doymadığını, o yüzden sokakta kalındığını söyledik. Asgari ücretin yetersizliğini söyledik. Gençlere umut veren Türkiye'nin yasaksız, Avrupa'nın vizesiz olacağını, gençlerin artık dünyanın başka ucunda değil, memleketlerinde hayal kuracaklarına ilişkin onlara neler yapacağımızı müjdeledik.</p>

<p>Bunların hepsinin sonunda aynı kurulduğumuz gün gibi, aynı 31 Mart seçimlerinde olduğu gibi... Nasıl 31 Mart'ta genç eczacı meslektaşım Ali Başkan'a siz burada yetki verirken bütün Türkiye'de partimiz nasıl birinci parti olduysa yapılacak seçimlerde de birinci parti olacağımızı, biz kazanınca sadece CHP'nin değil Türkiye'nin kazanacağını, AK Partili, MHP'li emeklinin de, emekçinin de, çiftçinin de ya da paritesi 1,4'te olup süt için kesim kuyruğunda olan hayvanların kurtulduğunda sadece bizimkilerin değil, AK Partili süt üreticisinin de kurtulacağını, MHP'linin de rahat edeceğini herkes gördü ve partiye bir yönelme başladı.</p>

<p><strong>"ÖNCE HER BİRLİKTE KURTULALIM, ONDAN SONRA TEKRAR REKABETE DÖNERİZ"</strong></p>

<p>Biz öyle insan ayıran, AK Partiliyi, MHP'liyi CHP'liden ayıran, İYİ Partiliye, başka partiden olanlara mesafe koyan değil, Türkiye İttifakı diye herkesi kucaklayan bir anlayış içinde hep şöyle düşündük: Önce bir kurturalım memleketi 100 yıl önce olduğu gibi. Önce bir hep birlikte kurtulalım, ondan sonra tekrar rekabete döneriz. Ama artık bütün yoksulların, bütün emeklilerin, bütün işçilerin, bütün çiftçilerin, hayvancılıkla uğraşan herkesin menfaatinin nerede olduğunu, kurtuluşun nerede olduğunu görmesini istedik. İşte bunun sonunda maalesef parti birinci parti oldu ama partiyi birileri de hedefe koydu. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'ni elimizden almak yani yürüyüşümüzü durdurmak, iktidar yürüyüşünü durdurmak, emekliyi, işçiyi, çiftçiyi, gençleri iktidara taşıyacağımız büyük yürüyüşü durdurup bizden kurtulmak, iktidarlarını korumak istiyorlar.</p>

<p><strong>"BİZİ DEVLETİMİZİN POLİSİNİ KULLANARAK ZORLA BİNADAN ATTILAR"</strong></p>

<p>Bunun için biz yola çıktık, yola düştük. Bir baktık Ankara'da yağmur altında on binler Anıtkabir'e doğru, on binler, milyonlar... Dün, önce, geçen hafta Trabzon'da, Gümüşhane'de, Tokat'ta, Çorum'da, Amasya'da, Nevşehir'de on binler, yüz binler ve dün Denizli'de cuma namazı çıkışında caminin önünde bütün bir meydan, on binler, yüz binler peşinize takıldı. 'Yürüyün, iktidara yürüyün. Millet arkanızdadır, karşınızdakilerden korkmayın' dediler. Bugün Çavdır'a gelirken değerli il başkanım, milletvekilim, Burdur Belediye Başkanı, Çavdır Belediye Başkanı, ilçe başkanı, 'Çavdır'a uğramazsanız çok önemli bir kitlenin size vereceği desteği, sevgiyi görmezseniz bu yolculuk eksik kalır' dediler. Hepinize teşekkür ediyorum.</p>

<p>Şunu bilin, bizi devletimizin polisini kullanarak zorla binadan attılar. Üstünde 265 tane miting yaptığım otobüsleri aldılar ve dediler ki: 'Daha bu Özgür'ü sustururuz. Bu değişimcilerin iktidar yürüyüşünü durdururuz'. Aha da buradan söylüyorum: Burdur'dayım, Çavdır'dayım. Çavdır'da bir kahvede bir sandalyenin üstündeyim ama milletin önündeyim. Bize büyük binalar, lüks otobüsler lazım değil. Gerekirse portakal kasasını çevirir, üstüne çıkar, milletle buluşuruz. Bundan sonra siyaset eski, köhnemiş, yaşlanmış, kaybetmeye alışmış ve bundan sonra da 'CHP kazanmasın, millet kazanmasın' siyasetini geride bıraktık, geride. Önümüze bakıyoruz. Bundan sonra meydandayız, sokaktayız, sandalyenin üstündeyiz, milletimizle omuz omuzayız."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/ozgur-ozelin-yolunu-kesti-hakkimi-helal-etmiyorum-kilicdarogluna</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/burdur-1.jpg" type="image/jpeg" length="44952"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Hakemin saatini çaldı' diye Paraguaylı futbolcunun günahını aldılar]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/hakemin-saatini-caldi-diye-paraguayli-futbolcunun-gunahini-aldilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/hakemin-saatini-caldi-diye-paraguayli-futbolcunun-gunahini-aldilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'ye golü atan Paraguaylı futbolcu Matias Galarza, maçın 45. dakikasında hakemin kolundan düşen saati yerden alıp koluna taktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/hakemin-saatini-caldi-diye-paraguayli-futbolcunun-gunahini-aldilar</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/paraguay-kapak-hakem-saat.jpg" type="image/jpeg" length="26833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD aslında savaşı kaybetti mi? İran gücünü pekiştirdi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/video/abd-aslinda-savasi-kaybetti-mi-iran-gucunu-pekistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/video/abd-aslinda-savasi-kaybetti-mi-iran-gucunu-pekistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tele2 Haber YouTube kanalındaki Türkiye'nin Yönü programında ABD-İran uzlaşması değerlendirildi: Bölge ve Dünya İçin Kritik Dönemeç]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mehmet Ali Güller'in yönettiği Tele2Haber YouTube kanalındaki "Türkiye'nin Yönü" programında, Mehmet Ali Güller, Haldun Solmaztürk, Ersin Kalaycıoğlu ve Engin Solakoğlu, ABD ile İran arasında gerçekleşen uzlaşmanın bölge ve dünya üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde değerlendirdi. Programda, tarafların kazançları ve kayıpları, bölgesel dengeler ve uluslararası politikadaki yansımalar uzman yorumlarıyla ele alındı.</p>

<p><strong>Mehmet Ali Güller:</strong></p>

<p>"ABD'nin İran ile yaşadığı bu süreç, aslında bölgedeki güç dengelerinin yeniden şekillenmesinin bir göstergesi. ABD, iç politik baskılar ve seçim süreci nedeniyle daha temkinli hareket etmek zorunda kaldı. Bu uzlaşma, Washington'un bölgedeki stratejik üstünlüğünü sorgulatıyor."</p>

<p><strong>Haldun Solmaztürk: </strong></p>

<p>"İran, bu uzlaşmayla sadece bölgesel bir aktör olarak değil, aynı zamanda küresel siyasette de söz sahibi olduğunu kanıtladı. ABD'nin geri adım atması, İran'ın diplomatik ve askeri alandaki gücünü pekiştirdi."</p>

<p><strong>Ersin Kalaycıoğlu:</strong></p>

<p>"Bu anlaşma, İsrail ve Körfez ülkeleri gibi bölgedeki diğer aktörlerin stratejilerini de derinden etkiliyor. Bölgesel ittifaklar ve tehdit algıları yeniden şekilleniyor. Türkiye'nin bu yeni denge içinde pozisyonunu dikkatle belirlemesi gerekiyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Engin Solakoğlu:</strong></p>

<p>"ABD'nin iç kamuoyundaki zayıflık ve bölgedeki askeri müdahalelere karşı artan tepki, bu uzlaşmanın temel nedenlerinden biri. Bu durum, ABD'nin küresel hegemonya iddiasında önemli bir kırılma noktası olabilir."</p>

<p>Program, ABD-İran uzlaşmasının sadece iki ülke arasındaki bir mesele olmadığını, bölgesel ve küresel güç dengelerini etkileyen çok katmanlı bir gelişme olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, bu yeni dönemin Türkiye ve bölge ülkeleri için hem fırsatlar hem de riskler barındırdığını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/video/abd-aslinda-savasi-kaybetti-mi-iran-gucunu-pekistirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/turkiyenin-yonu.jpg" type="image/jpeg" length="16993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arınma ekibi! Varan 2: 'Seyyar iftiracı' CHP Genel Merkezi'nde]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/arinma-ekibi-varan-2-seyyar-iftiraci-chp-genel-merkezinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/arinma-ekibi-varan-2-seyyar-iftiraci-chp-genel-merkezinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mahkemenin atamasıyla partinin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu sürekli bir 'Arınma' sözü ederken, şaibeli bir isim daha genel merkezde boy gösterdi. CHP ve CHP’liler aleyhine ifade veren isimlerden biri olarak öne çıkan Tolgahan Erdoğan da CHP Genel Merkezi'nde.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/arinma-ekibi-varan-2-seyyar-iftiraci-chp-genel-merkezinde</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/tolgahan-erdogan.jpg" type="image/jpeg" length="14432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arınma ekibi! Varan1: Haluk Kırcı ile aynı masada]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/arinma-ekibi-varan1-haluk-kirci-ile-ayni-masada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/arinma-ekibi-varan1-haluk-kirci-ile-ayni-masada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kemal Kılıçdaroğlu'nun danışmanı Ramazan Kubat'ın genel merkezdeki bozkurtlu fotoğrafında yer alan Ayhan Akgül'ün, 7 TİP'li öğrencinin katillerinden Haluk Kırcı ile aynı masada fotoğrafı ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/arinma-ekibi-varan1-haluk-kirci-ile-ayni-masada</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/3-butlanci-arinma.jpg" type="image/jpeg" length="87309"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bankalar yeni faizsiz kredi paketi açıkladı! İşte banka banka kredi listesi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/bankalar-yeni-faizsiz-kredi-paketi-acikladi-iste-banka-banka-kredi-listesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/bankalar-yeni-faizsiz-kredi-paketi-acikladi-iste-banka-banka-kredi-listesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayram sonrası bankalar, sıfır faizli nakit avans ürünlerinden, yüzde 0,99 ve yüzde 1,99'dan başlayan ihtiyaç kredilerine ve 3 ay ertelemeli paketlere kadar pek çok seçeneği devreye soktu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2>İşte bankaların faizsiz ve düşük faizli kredi listesi:</h2></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/bankalar-yeni-faizsiz-kredi-paketi-acikladi-iste-banka-banka-kredi-listesi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/banka-kredi.jpg" type="image/jpeg" length="94942"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zeynep Dönmez reklam panosuna takılıp sakatlandı maçtan çekildi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/zeynep-donmez-reklam-panosuna-takilip-sakatlandi-mactan-cekildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/zeynep-donmez-reklam-panosuna-takilip-sakatlandi-mactan-cekildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli tenisçi Zeynep Sönmez, Tatjana Maria ile partnerlik yaptığı Roland Garros çiftler maçında dizinden yaşadığı sakatlık sebebiyle maçtan çekildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber, Spor</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/zeynep-donmez-reklam-panosuna-takilip-sakatlandi-mactan-cekildi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/05/zeynep-sonmez-3.jpg" type="image/jpeg" length="37653"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin kurucu partisi CHP'nin polis zoruyla boşaltılmasından tarihe geçecek kareler]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/turkiyenin-kurucu-partisi-chpnin-polis-zoruyla-bosaltilmasindan-tarihe-gececek-kareler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/turkiyenin-kurucu-partisi-chpnin-polis-zoruyla-bosaltilmasindan-tarihe-gececek-kareler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[13 yıl yıl yönettiği partisine mahkeme kanalıyla kayyım genel başkan olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'ne icra yoluyla polis yolladı.  Polis, Atatürk'ün, Türkiye'nin kurucu partisi  CHP Genel Merkez binasına otopark girişindeki zincirleri, ardından da demir kapıyı kırıp, biber gazı ve plastik mermi kullanarak girdi, binayı zorla boşalttı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin demokrasi tarihine utanç fotoğrafları olarak kazınacak bu kareler kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/turkiyenin-kurucu-partisi-chpnin-polis-zoruyla-bosaltilmasindan-tarihe-gececek-kareler</guid>
      <pubDate>Sun, 24 May 2026 19:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/05/kapak-chp-isgali-polis.jpg" type="image/jpeg" length="32205"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşte Aziz Yıldırım'ın Yönetim Kurulu listesi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/iste-aziz-yildirimin-yonetim-kurulu-listesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/iste-aziz-yildirimin-yonetim-kurulu-listesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aziz Yıldırım'ın Yönetim Kurulu ve yedek üye listesi Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu'na verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber, Spor</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/iste-aziz-yildirimin-yonetim-kurulu-listesi</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/05/aziz-yildirim-11.jpg" type="image/jpeg" length="66910"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Arınma' çağrısı yapan Kılıçdaroğlu'na tepki yağdı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/arinma-cagrisi-yapan-kilicdarogluna-tepki-yagdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/foto-galeri/arinma-cagrisi-yapan-kilicdarogluna-tepki-yagdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'ye yönelik operasyonlar için partiye 'arınma' çağrısında bulunan Kemal Kılıçdaroğlu'nun video paylaşımına kısa sürede binlerce tepki geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mutlak Butlan davası yaklaşırken sessizliğini bozan ve CHP'ye yönelik operasyonlar için partiye 'arınma' çağrısında bulunan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun sosyal medya X'teki hesabından yaptığı paylaşım videosuna yorum yağdı.  Büyük çoğunluk tepki gösterirken, bir kısmı da Kılıçdaroğlu'na destek verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/foto-galeri/arinma-cagrisi-yapan-kilicdarogluna-tepki-yagdi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/05/kk-kapak-1.jpg" type="image/jpeg" length="26906"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
