<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tele2 Haber - Son Dakika Haberler, Güncel Gelişmeler ve Analiz</title>
    <link>https://www.tele2haber.com</link>
    <description>Tele2 Haber ile Türkiye ve dünyadan en güncel son dakika haberleri, tarafsız analizleri ve özel dosyaları takip edin. Gerçek ve hızlı haberin adresi Tele2 Haber.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tele2haber.com/rss/populer" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 29 Jun 2026 07:13:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/rss/populer"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadir İnanır'a veda töreninde Kılıçdaroğlu'nun çelengi salona alınmadı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/kadir-inanira-veda-toreninde-kilicdaroglunun-celengi-iceri-alinmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/kadir-inanira-veda-toreninde-kilicdaroglunun-celengi-iceri-alinmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadir İnanır için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen veda törenine çok sayıda siyasetçi, ve sanatçı katılırken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun gönderdiği çelenk içeri alınmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadir İnanır için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen veda töreninde, Kemal Kılıçdaroğlu’nun gönderdiği çelenk içeri alınmadı. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu tarafından gönderilen çelenkler ise sahneye konuldu. </p>

<p>Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır, kanser nedeniyle bir süredir tedavi gördüğü Acıbadem Fulya Hastanesi'nde önceki gün çoklu organ yetmezliği nedeniyle 77 yaşında hayata veda etti. İnanır için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen törene, İnanır'ın ailesi, arkadaşları, sevenleri ve çok sayıda siyasi parti temsilcisi katıldı.</p>

<p>İnanır'ın naaşı tören için salona getirildi. Salon çelenklerle dolarken, bir detay dikkat çekti. Gazeteci Birsen Altuntaş'ın haberine göre, Kadir İnanır'ın veda töreni için Kemal Kılıçdaroğlu'nun gönderdiği çelenk içeri alınmadı. Mutlak butlanla CHP'nin başına getirilen Kılıçdaroğlu'nun çelengi salonun kapısına konuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yeğeni Soner Arıca: Sadece benim değil ülkenin dayısıydı</strong></p>

<p>'Çok büyük bir ikondan, çok büyük bir sanatçıdan bahsediyoruz. Yani sadece sadece benim dayım değil. Ülkenin dayısıydı, abisiydi. Çok önemliydi. Birkaç jenerasyonun erkek nüfusunun büyük bir bölümü onun gibi yürüdü, onun gibi güldü, onun gibi giyindi. Çok üzgün ve şaşkınım. Tabii ki hiç kimseye yakışmıyor, ölüm demekte bile zorlanıyorum. Ama sanki ben hiçbir zaman böyle bir şey olmayacak diye düşünüyordum. O yüzden çok tuhaf. Gerçekliğine inanmıyorum. Çok üzgünüm. Bir de yani annemi de kaybettik 3 gün önce üst üste.'</p>

<p><strong>Tamer Karadağlı: Krallarımızı yavaş yavaş kaybediyoruz</strong></p>

<p>Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ise 'Çok üzgünüz, yani bir dev gitti. Bir dönem daha kapandı. Biraz önce de aynı şeyi söyledim: Krallarımızı yavaş yavaş kaybediyoruz. Kadir ağabey ünlü bir oyuncu değildi, bu ülkenin milli değerlerinden biriydi bence. Çok üzgünüm. Başımız sağ olsun' dedi.<br />
 </p>

<p>[related-posts id="1201519" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">ÇELENGİ İÇERİ ALINMADI<br />
♦️Kadir İnanır'ın cenazesinde Kemal Kılıçdaroğlu'nun çelengi Harbiye Muhsin Ertuğrul'un kapısına konulurken Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nun çelenkleri sahneye konuldu. <a href="https://t.co/tZa6gGvSpe" rel="nofollow">pic.twitter.com/tZa6gGvSpe</a></p>
— birsenaltuntas (@birsenaltuntas1) <a href="https://x.com/birsenaltuntas1/status/2071161819058618660?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 28, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/kadir-inanira-veda-toreninde-kilicdaroglunun-celengi-iceri-alinmadi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/kadir-inanir-muhsin-ertugrul-1.jpg" type="image/jpeg" length="85323"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kediye yağ çözücü sprey sıkanın cezası belli oldu!]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/kediye-yag-cozucu-sprey-sikanin-cezasi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/kediye-yag-cozucu-sprey-sikanin-cezasi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli'de sokak kedisinin yüzüne yağ çözücü sprey sıkan market çalışanı para cezasıyla kurtuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli'de sokak kedisinin yüzüne yağ çözücü sprey sıkan market çalışanı A.I. "Hayvana şiddet ve eziyet" suçlamasıyla yargılandığı davada beraat etti. Çalışanın bin 500 TL idari para cezasını 4 taksitle ödemesi kararlaştırıldı.</p>

<p>Karamürsel'in Kayacık Mahallesi'nde bulunan zincir markette, market çalışanı A.I., sevme bahanesi ile yanına çağırdığı sokak kedisinin yüzüne elindeki yağ çözücü maddeyi sıkmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araç altına sığınan kediye A.I.'nın yeniden sprey sıktığı görülmüştü. Market çalışanı Y.T. de o anları cep telefonuyla kayda alıp, sosyal medya da paylaşmıştı. (Kaynak: DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/kediye-yag-cozucu-sprey-sikanin-cezasi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/kediye-yag-sprey-sikti-1.jpg" type="image/jpeg" length="97088"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tamar Tanrıyar Erdoğan'ın ailesini hedef alınca gözaltı kararı geldi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/tamar-tanriyar-erdoganin-ailesini-hedef-alinca-gozalti-karari-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/tamar-tanriyar-erdoganin-ailesini-hedef-alinca-gozalti-karari-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yandaş Turkuvaz Medyaya ilişkin sosyal medya paylaşımıyla gündeme gelen Tamar Tanrıyar hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' ve 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlarından başlatılan resen soruşturma kapsamında gözaltı kararı verildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Youtube kanalı üzerinden CHP’yi ve bazı CHP’li isimleri ahlaksızca hedef alan paylaşımlarda bulunan Tamar Tanrıyar'ın hedefi bu kez AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ailesi oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tanrıyar, dün akşamki yayınında Turkuvaz Medya'nın sahibi Albayrak ailesine seslendi. Turkuvaz Medya'nın Sözcü gazetesinin dağıtımını yaptığını hatırlatan Tanrıyar, "Onları şimdilik uyarıyorum. Acele kopun bunlardan. Size 1 Temmuz'a kadar müsaade. Koptunuz koptunuz, yoksa beni susturamazsınız" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turkuvaz Dağıtım A.Ş.'nin AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın damadı Berat Albayrak'ın kardeşi Serhat Albayrak'a ait olduğu biliniyor.</p>

<p><strong>"SENİ DE YEŞİLLENDİRECEĞİM"</strong></p>

<p>Tanrıyar, iktidara yakın çok yakın bir medya grubunu da isim vermeden tehdit ederek "Hani Sözcü'nün patronu FETÖ'den aranmasına rağmen yeni bir gazete daha çıkardı ya? Bunun nasıl olduğunu sorgularken bir baktım, ülke içinden bir medya grubunun sahibiyle ortakmış. Halk TV değil, hükümete yakın görünen bir mecra. Bunlar tüm planları Londra ve İsviçre'de buluşarak hayata geçirmişler. Yeni bulduğum bir kripto, seni de yeşillendireceğim merak etme."</p>

<p>CHP lideri Özgür Özel ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, sosyal medya üzerinden kendilerine yönelik, "hakaret" ve "iftira" içerikli yayınlar yaptığı gerekçesiyle Tamar Tanrıyar hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.</p>

<p><strong>GÖZALTI KARARI</strong></p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Turkuvaz Medya'ya ilişkin sosyal medya paylaşımıyla gündeme gelen Tamar Tanrıyar hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' ve 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlarından başlatılan resen soruşturma kapsamında gözaltı kararı verildiğini açıkladı.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP'li bazı isimlere yönelik iddilarıyla ve son olarak da Turkuvaz Medya'ya ilişkin sosyal medya paylaşımıyla gündeme gelen Tamar Tanrıyar hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' ve 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlarından resen soruşturma başlatıldığını, gözaltı kararı verildiğini açıkladı.</p>

<p>Başsavcılığın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>'İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca, bir kısım sosyal medya platformları üzerinden kamuoyuna açık şekilde içeriği suç teşkil eden paylaşımlar yaptığı tespit edilen şüpheli Tamar Tanrıyar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesinde düzenlenen 'Cumhurbaşkanına Hakaret' ve 217/A maddesinde düzenlenen 'Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma' suçlarından re'sen soruşturma başlatılmış olup şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiştir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/tamar-tanriyar-erdoganin-ailesini-hedef-alinca-gozalti-karari-geldi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 01:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-27-153414.png" type="image/jpeg" length="18624"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Merdan Yanardağ sordu Ekrem İmamoğlu yanıtladı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/merdan-yanardag-sordu-ekrem-imamoglu-yanitladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/merdan-yanardag-sordu-ekrem-imamoglu-yanitladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İkisi de Silivri'de ayrı hücrelerde tutuklu! Gazeteci Merdan Yanardağ, ve İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile  Silivri cezaevinde röportaj yaptı, son gelişmeleri sordu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba. Öncelikle selam ve sevgilerimi iletiyorum. Tele2 TV youtube kanalı ve internet sitesinde yayınlanmak üzere sorularım şu şekildedir:</p>

<p><strong>1-Mutlak butlan sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p>Sayın Yanardağ, öncelikle aynı duvarların içinde birbirimizi göremeden ama sözümüzü birbirimize ulaştırabilmenin değerini bilerek sizi selamlıyorum.<br />
Yaşadıklarımızın sebebi belli…<br />
Bu yorgun, bitkin ve çatık kaşlı iktidarın miadı dolmuştur. Milletimiz değişim ateşini yakmıştır. Erdoğan koltuk hırsına, ticaret yapmaktan siyaset yapmayı unutmuş olan partisi ise bürokraside yer tutmuş üç beş insana yenilmiştir.<br />
Mutlak butlan sürecini, siyasetten ve milletten ümidini kesmiş bir avuç insanın umutsuzluğunun son aşaması olarak görüyorum.<br />
Siyaset, medya ve yargıda konuşlanmış bir grup insan tüm Türkiye’yi esir alıyor. Emirleri ise Erdoğan veriyor.<br />
O iktidarını korumak, emir verdikleri ise Türkiye’nin bütün kılcal damarlarını kapsayacak bir güce erişmek istiyor. Asla doymuyor, asla durmuyorlar.<br />
Erdoğan’ın izni ve emriyle; istediklerini içeri atıyorlar, şantaj yapıyorlar, en çirkin yalanlarla insanların özgürlüğüne, haysiyet ve şerefine kast ediyorlar.<br />
Yetmiyor, Atatürk’ün kurduğu partiye darbe yapacak bir çaresizliği sergiliyorlar.<br />
Bu çaresizliğin karşısında ise milletin umutları bulunuyor. Geleceğe dair hayallerimiz, hedeflerimiz, milletçe huzur içinde yaşama arzusu duruyor.<br />
Ben günün sonunda milletin vicdanı ve yüreğinin galip geleceğine gönülden inanıyorum.</p>

<p><strong>2- Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının bu süreçte takındığı tutum hakkında ne düşünüyorsunuz?</strong></p>

<p>Açık konuşayım Merdan Bey. Bu süreçte yaşananları yalnızca siyasi bir görüş ayrılığı olarak değerlendirmiyorum.<br />
Siyasette insanlar farklı düşünebilir, birbirlerini eleştirebilir, birbirleriyle yarışabilirler. Bunların hiçbiri beni rahatsız etmez. Demokrasi dediğimiz şey, zaten budur.<br />
Fakat burada karşı karşıya olduğumuz tablo farklı. Cumhuriyet Halk Partisi uzun süredir çok yönlü bir kuşatma altında. Belediye başkanları tutuklanıyor, yöneticileri hedef alınıyor, partinin iktidar alternatifi olma kapasitesi etkisizleştirilmeye çalışılıyor. Böyle bir dönemde bazı isimlerin dönüp bu kuşatmanın açtığı koridordan yürümeyi tercih etmesini siyasi bir tutumdan ibaret görmüyorum.<br />
Ben buna itiraz ediyorum.<br />
Ben kayyımlık yapanın niyetini merak etmiyorum. Ne düşündüğünü de doğrusu önemsemiyorum. Türkiye'nin buna ayıracak vakti olduğunu da düşünmüyorum. Bu ülkenin milyonlarca emeklisi geçim derdinde. Gençleri gelecek kaygısıyla yaşıyor. İnsanlar adalet arıyor, refah arıyor, nefes alacak bir iklim arıyor. Böyle bir dönemde bütün dikkatlerin bir kişinin ne hesap yaptığına, ne planladığına çevrilmesini doğru bulmuyorum.<br />
Ben başka bir şeye bakıyorum: Yüz yılı aşan bir siyasi mirasın, milyonlarca insanın umudunun ve değişim iradesinin hangi hesapların konusu haline getirildiğine bakıyorum.<br />
Bazı insanlar bulundukları yeri temsil eder. Bazıları ise bulundukları yere rağmen başka odakların temsilcisi gibi davranır. Takdiri milletin vicdanına bırakıyorum.<br />
Ama şundan eminim: Cumhuriyet Halk Partisi'ni dışarıdan yenemeyenlerin içeriden sonuç alma arayışına tarih iyi gözle bakmayacaktır.</p>

<p><strong>3- CHP köklü bir parti. CHP'den ayrılmak kolay bir karar değil. Ancak Kemal Kılıçdaroğlu ekibinin olağanüstü bir kurultay yapmayacağı da açık. Baskın ya da erken bir genel seçimde toplumun seçeneksiz kalma riski var. Dahası, sürecin uzaması halinde toplumsal muhalefetin dağılma toplumsal tepkinin sönümlenme olasılığı büyük. Bu bağlamda, yeni bir parti konusunda ne düşünüyorsunuz?</strong></p>

<p>Bugün partimize hep birlikte “değişim” diyerek çıktığımız yolun; milletimize ise adil seçimlerle iktidarı değiştirmeyi ümit etmenin bedeli ödetilmek isteniyor.</p>

<p>Önce CHP’de, sonra Türkiye’de değişim olacak dedik. Hep birlikte umudu büyüteceğiz ve kazanacağız, bize asla yenilgiyi öğretemeyecekler dedik. Delegelerimizden de milletimizden de bunun için destek aldık.</p>

<p>Ben milletimizin sevgisini ve bizlere bağladığı umudunu görüyorum. Evet, dört duvar arasındayım. Ama ben insanımızın duygularını en güçlü haliyle yüreğimde hissediyorum. Yüklenen sorumluluğu, geleceğe dair umutları, milletçe el ele vererek Türkiye’ye yaşatacağımız huzurlu günleri ben en derin duygularımla hissediyorum.</p>

<p>Kurultay hem hukukun gereği hem de bizim hakkımız. Ancak saraydan alınan direktiflerle CHP’de bir kayyımlık kuruluyorsa gerekeni yaparız. Biz bu milleti asla umutsuz ve seçeneksiz bırakmayız. Ya bir yol buluruz, ya bir yol yaparız. Milletin işaret ettiği yolda yürüyüşümüze devam ederiz.</p>

<p><strong>4- CHP'den ayrılıp yeni bir parti kurulması için parti içinde yürütülen olağanüstü kurultay sürecinin tüketilmesi gerekiyor. Sizin için bu konuda ki somut eşik nedir?</strong></p>

<p>Kurultay sürecinin tüketilmesi ne demektir? Delegesinden, partilisinden, milletinden korkan bir irade ortadayken hangi somut eşiği konuşacağız? Kurultay sürecinin bugün, hemen, derhal başlaması gerekiyor.</p>

<p>Geçen her gün, milletimizin umuduna, heyecanına, geleceğe dair beklentilerine ihanettir.</p>

<p>Genel Başkanım, yol arkadaşım Sayın Özgür Özel, Anadolu’nun her yerinde milletimizle birlikte ve yan yanadır. Anadolu’da yüreğini, cesaretini, aklını ve ruhunu Türkiye’nin geleceği için taşıyan insanımız bize hep birlikte hangi yolda yürüyeceğimizi işaret edecektir.</p>

<p>Biz onların işaret ettiği yolda yürüyeceğiz.</p>

<p><strong>5- Yeni bir partinin bazı riskleri olduğu da belirtiliyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?</strong></p>

<p>Merdan Bey, bu ülkede milletin gerçekleri öğrenme hakkı için bedel ödeyen bir gazeteci olarak ne dediğimi iyi anlayacağınızı düşünüyorum; karşınızdakiler iktidarını korumak için her sesi susturmayı, her hür ruhu dört duvar arasına hapsetmeyi ve bulduğu her fırsatta milletin hakkına girmeyi göze almış, hatta bundan keyif alacak hale gelmişse, risk dediğiniz durum ortadan kalkar.</p>

<p>Asıl risk içerisinde yaşayan ise millettir. Riski, siniri, stresi yüklenenler; haftası dolmadan maaşları eriyen, her gün daha zorlu bir hayatın içine sürüklenen ailelerdir, babalardır, annelerdir. Her geçen gün daha adaletsiz bir Türkiye’ye uyanan insanımızdır.</p>

<p>Büyük risk, aynı zamanda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti adınadır. Tarihimizde tecrübe etmediğimiz seviyede büyük siyasi, idarî, hukukî ve rejim tehditleriyle ve risklerle karşı karşıyayız. Dolayısıyla bu milletin değişim ateşi bir kere yanmışsa bunu söndürecek güç, durduracak risk yoktur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>6- Özgür Özel ile bu konuda bir yaklaşım farklılığınız var mı?</strong></p>

<p>Bizim Sayın Özgür Özel ile aramızda bir yaklaşım farkı yok, hatta çok önemli bir ortak noktamız olduğunu düşünüyorum. İkimizde de bize dayatılanları reddetmek ve her daim milletin açtığı yoldan gitmek gibi bir huy mevcuttur.</p>

<p>İkimizde de birbirimizi besleyen; milletine ve ülkesine adanmışlık, azim, cesaret, kararlılık mevcuttur. Kardeşliğimizin gücünü tarifleyecek cümle kuramazlar.</p>

<p>Benim yüreğim her daim genel başkanımızla ve bütün arkadaşlarımızla birlikte atıyor. Çok inanıyor ve güveniyorum onlara.</p>

<p>Hep birlikte milletin açtığı uzun bir yolu yürüyeceğiz inşallah.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/merdan-yanardag-sordu-ekrem-imamoglu-yanitladi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/yanardag-imamoglu.jpg" type="image/jpeg" length="84400"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Garip Dede Cemevi’nde Özgür Özel’e sevgi seli]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/garip-dede-cemevinde-ozgur-ozele-sevgi-seli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/garip-dede-cemevinde-ozgur-ozele-sevgi-seli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Küçükçekmece’deki Garip Dede Cemevi’nde On Muharrem Orucu programına katılan Özgür Özel'e büyük sevgi gösterisi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Özgür Özel Cemevi" class="detail-photo img-fluid" height="503" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/ozgur-ozel-cemevi.jpg" width="859" /></p>

<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Garip Dede Cemevi’ndeki On Muharrem Orucu programında, “Gerekirse baş vermeye ama baş eğmemeye söz veriyorum. Hacı Bektaş’ın ektiği tohuma su vereceğime, su verenlere yoldaş olacağıma bir kez daha söz veriyorum. İncinsem de incitmemeye söz veriyorum” dedi.</p>

<p>Büyük bir sevgi gösterisiyle karşılaşan Özgür Özel, Küçükçekmece’deki Garip Dede Cemevi’nde gerçekleştirilen On Muharrem Orucu programına katıldı. Özel’e İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan da eşlik etti. Özel, aynı zamanda eski CHP milletvekilleri olan sanatçılar Sabahat Akkiraz ve Arif Sağ ile yan yana oturdu.</p>

<p>Burada konuşan Özel, Silivri’de tutuklu bulunan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını iletti. Özel şunları söyledi:</p>

<p>“Bu topraklar çok acı gördü ama Alevi toplumu acıyı hep sessizce taşıdı. Sizler her çağın Kerbela’sında mazlumun yanında oldunuz. Mağdur oldunuz ama hiçbir zaman zalim olmadınız. Bugün de zalimin karşısında, mazlumun yanında dimdik duran canlara yürekten teşekkür ediyorum. Sizler kurtuluşta, kuruluşta vardınız. Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıkıp, daha sonra kongreleri başlatıp, Anadolu topraklarında kurtuluşu örgütleyip, daha başkent olmayan Ankara’ya doğru giderken Hacı Bektaş’a uğradı. Hacı Bektaş’tan maddi ve manevi destek aldı. Arkasında canların desteği, cesareti ve varlığının kendisine kattığı gücü hissederek Ankara’ya girdi. Biliyoruz ki bu ülkenin sizlere borcu çok. Aynı vergiyi verip aynı hakkı ve hizmeti alamamak… Cami ibadethaneyken cemevini ibadethane saymayanların yaptıkları haksızlıkları bir kenara bir kez daha not etmek isterim. Buradan bir kez daha söylüyorum. Alevilik bir kültür değildir, bir inançtır. Semah bir müzik, folklor değil, ibadettir. Cami ne kadar ibadethaneyse cemevi o kadar ibadethanedir.</p>

<p><strong>“AĞIR SALDIRI ALTINDAYIZ”</strong></p>

<p>Madımak utancıyla bu devlet mutlaka yüzleşmelidir. Madımak bir utanç müzesi olarak tarihe kazınmalıdır. Eğer bu ülkenin temel kurucu unsuru olan Aleviler, ‘Devlet bana eşit davranmıyor’ diyorsa son can bunu söylemeyene kadar eşitlik için çalışmak, hakkaniyet için çalışmak hepimizin boynunun borcudur. Çünkü her bir yurttaşımız eşitliği kalbinde hissetmeli, bizim sözümüz ‘Ayrımcılığa uğruyorum’ diyen tek bir yurttaşımız kalmayana kadar eşit vatandaşlık için mücadele etmeliyiz. Biz bugün ağır saldırılar altındayız. Operasyonlara, tehditlere, şantajlara, kayyumlara muhatap olduk. Zulüm gördü arkadaşlarımız, görmeye devam ediyorlar. Çile çekiyorlar, cezaevlerinde tutuluyorlar. Her türlü ağır saldırının altındayız. Bu saldırılar karşısında memleketin güzel insanlarının vicdanlarından, siz canların o temiz yüreklerinden başka sığınacak hiçbir yerimiz yoktur. Biz kalp gözüyle bakmaya, nefis karanlığını marifet ışığıyla aydınlatmaya, kendine ağır geleni başkasına yapma öğüdünü unutmayarak sizlerle yan yana, omuz omuza yürümeye devam edeceğiz. Yaşadığımız saldırılar bu ülkenin demokratik yaşamını, adalet sistemini, barışını ve 86 milyonun kim tarafından yönetilmek istiyorsa onun tarafından yönetilmeyi seçme hakkını hedef almakta, iktidarın demokratik yollardan değiştirilebilir olmasını gündemden çıkarmaya çalışmakta, rıza yerine zoru, zorbalığı dayatmaya çalışmaktadır.</p>

<p><strong>“MİLLETİMİZE İNANARAK YÜRÜYORUZ”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>O yüzden bugün verdiğimiz mücadeleyi asla bir parti mücadelesi, parti içi mücadele olarak görmüyoruz. Bu mücadele ülkenin birliğine, beraberliğine, huzuruna ve refahına kasteden bir kara düzene karşı 86 milyon için hep birlikte vermemiz gereken bir mücadeledir. Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli’nin şu sözünü asla unutmuyoruz; ‘Hararet nardadır, sacda değildir; keramet baştadır, taçta değildir.’ Biz bu yolculukta taçları, makamları geride bıraktık. Sadece ve sadece milletimize inanarak yürüyoruz. Biz bir yola çıktık. Bilirsiniz ki en iyi de sizler bilirsiniz ki yol cümleden uludur. Aslolan yolda olmaktır. Biz o zorla, şiddetle, genel merkezimizden atılıp da düştüğümüz yolda Gazi’nin kurduğu Meclis’e doğru yürürken her türlü kötülüğü arkamızda bırakıp iyiliğe doğru yürümeye, kararlılıkla yürümeye, barışla ve sevgiyle yürümeye karar verdik ve milletimize, size sığındık. Bu yolda sizlerle birlikte sonuna kadar yürümeye söz veriyorum. Boyun eğmemeye söz veriyorum. Gerekirse baş vermeye ama baş eğmemeye söz veriyorum. Hacı Bektaş’ın ektiği tohuma su vereceğime, su verenlere yoldaş olacağıma bir kez daha söz veriyorum. İncinsem de incitmemeye söz veriyorum. Hepinizi çok seviyorum. Tutulan Yas-ı Matem oruçlarının, edilen duaların Hak katında kabul olmasını niyaz ediyorum. Allah kabul etsin.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/garip-dede-cemevinde-ozgur-ozele-sevgi-seli</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/ozgur-ozel-cemevi.jpg" type="image/jpeg" length="70494"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB davasında Akgün'den belgeli savunma]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/ibb-davasinda-akgunden-belgeli-savunma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/ibb-davasinda-akgunden-belgeli-savunma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nın 57'nci gününde İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün suçlamalara karşı somut belgelerle savunma yapıp iddiaları çürüttü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İBB Genel Sekreter Yardımcısı, Şehir Plancısı Gürkan Akgün, Müştekinin, İBB’den silüet onayı alabilmek için "mecburen para ödemek zorunda kaldığını ve birkaç gün sonra onayın çıktığını" iddia etmesindeki zamanlama mantıksızlığını resmi evraklarla ortaya koydu. Akgün şunları söyledi:</p>

<p>İBB Mimari Estetik Komisyonu’nun projeye resmi onayı verdiği tarih: 30.12.2022. Müştekinin "baskıyla rüşvet verdim" diyerek savcılığa sunduğu banka dekontunun tarihi: 18.01.2023.<br />
"Onay alındıktan tam 19 gün sonra yapılan bir ödemenin "onay karşılığı" rüşvet olarak nitelendirilmesindeki absürtlüğü, "Yani para ödedikten sonra onayın yapıldığı iddiası da, belgelerle ortaya konulduğu üzere kesinlikle doğru değildir. Ortada ne icbar ne de irtikap vardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sayın başkan, bir ifade bu kadar yanlış olabilir mi? Bakın, size ‘Onun ifadesini değil benimkini dinleyin’ demiyorum. Ortaya somut bilgi, belge, resmi evrak koyuyorum. Tüm bu süreci fazla söz katmadan yalnızca evraklar üzerinden aktarıyorum. O yüzden de somut delillerin kendisi iddiaları zaten çökertiyor.”</p>

<p>Akgün, sürecin hiçbir aşamasında şahsi menfaat gözetilmediğini ve tüm işlemlerin hukuka uygun, "kamu yararı" amacıyla yürütüldüğünü vurguladı.</p>

<p>Hakkındaki suçlamaları kesin bir dille reddeden Akgün, 14 yıllık idarecilik geçmişine dikkat çekerek iddiaların 'mantık dışı' olduğunu savunarak, "Hakkımda bugüne kadar para pul ile ilgili dedikodu bile çıkmadı. Hayatımda ilk kez gördüğüm birinden, görür görmez para isteyeceğim... Öyle mi?" dedi.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU'NDAN YAZARLARA TEŞEKKÜR</strong></p>

<p>İBB Davası'nın 57'nci gününde duruşmayı izlemeye çok sayıda yazar geldi. Yazarlar, Kenan Kocatürk, Cem Erciyes, Can Öz, Erkan Akpınar, Batu Bozkurt, Mehmet Ali Uçar, Semih Sökmen, Adnan Özyalçıner, Yalvaç Ural, Yavuz Ekinci, Tahir Şilkan, Mustafa Köz, Kamil Tekin Sürek, Sunay Akın, Sinan Meydan, Gürsel Öğüt, Zeynep Oral, Vivet Uluç, Haluk Hepkon, Orhan Alkaya, Müren Beykan, Müjgan Özçay, Ozan Toker, Haydar Ergülen, Halil İbrahim Özcan duruşmayı izledi.</p>

<p>Yazar Sunay Akın, çağrı yaptı, "Bu ülkenin çok değerli hukuk fakültesi öğretim görevlileri, buraya gelin. Sizi burada görmek istiyoruz. Bu davanın nasıl siyasi bir dava olduğunu her gün gelip görüyorum." dedi.</p>

<p>Ekrem İmamoğlu, mahkemede verilen arada duruşma salonundan ayrılırken Silivri'ye gelen yazarlara ve yayıncılara teşekkür ederek şöyle konuştu:</p>

<p>"Mücadelemiz büyük görüyorsunuz kahramanlar muhafızlar mücadelesine devam ediyor. Bu mücadele, namusluların namussuzlara karşı cesur olma mücadelesidir"</p>

<p><strong>AKGÜN'ÜN SAVUNMASININ TAMAMI ŞÖYLE:</strong></p>

<p>Sayın Başkan, sayın mahkeme heyeti, kıymetli hazirun, değerli avukatlar, sayın basın emekçileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Arka sıralardaki ailelerimiz, sevdiklerimiz, bizlerle dayanışma duygularını eksik etmeyen herkesi sevgiyle selamlıyorum. 15 aylık tutukluluğun ardından burada karşınızdayım. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmakta iken, bir sabah vakti gözaltına alındığım 19 Mart 2025 tarihinden bu yana, bana benimle ilgisi olmayan soruların sorulduğu polis sorgusundan ve sonrasında yaklaşık 10 dakika süren, yalnızca İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde ne görev yaptığımın sorulduğu, yani sadece bunun sorulduğu savcılık sorgusunun ertesinde tutuklandığım tarihten bu yana 15 ay süre geçti. Bu süre içerisinde yüzümüze dahi bakılmadan, dosyamızın kapağı dahi açılmadan, cümlelerimiz bir an önce bitsin ki tutukluluğumuzun devamı tebliğ edilebilsin diye beklenen tutukluluk incelemeleri geçirdik. Ve 9 Mart'ta başlayan mahkeme süreciyle bugün ilk defa, hakkında öne sürülen iddialara karşı söz söyleyebilme, kendimi ifade edebilme imkanı bulabiliyorum.</p>

<p>Görevini tertemiz ve layığıyla yerine getirmiş Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir memuru olarak, ömrümün son 1 yılını aşkın zamanını insanlık onuruna aykırı bir şekilde 12 metrekarelik tecritle geçirdim. Ve bugün burada en temel, evrensel insani hakkım olan, özgürlüğümden yoksun bırakıldığım sürecin sonunda tek bir dileğim bulunmaktadır: Hakikatin en berrak ve apaçık haliyle ortaya çıkması. Ben bugün burada yalnızca kendimi savunmayacağım; aynı zamanda kamunun, kamu görevinin onurunu savunacağım. Şehir plancılığı mesleğinin haysiyetini savunacağım. Gecemizi gündüzümüze katarak başarmaya çalıştığımız demokratik ve halkçı belediyeciliği savunacağım ve her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı için ekmek gibi, su gibi ihtiyaç olan adil yargılanma hakkını savunacağım.</p>

<p>Sayın Başkan, ben 1984 yılında Trabzon'un Sürmene ilçesinde doğdum. Lise eğitimimi Trabzon'da tamamladıktan sonra 17 yaşımda, kazanmış olduğum Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nü okumak için İstanbul'u geldim. 25 yıldır da bu çok sevdiğim şehirde yaşıyor, burada ekmeğimi kazanıyorum. Ve ne mutlu bana ki bir şehir plancısı olarak, bir kamu görevlisi olarak bu şehirde, bu kadim şehre hizmet ediyorum. Bu şehirde taş üstüne taş koymak için emek sarf ediyorum. Bu benim için çok büyük bir mutluluk kaynağı. Mezun olduktan sonra yine aynı üniversitenin Kentsel Planlama Ana Bilim Dalı'nda yüksek lisansı da başarıyla tamamladım. Bu sene itibarıyla de mesleğimde 20'nci yılı geride bıraktım. Bu 20 yıllık serüvenin ilk bölümünde özel sektörde; İstanbul'un ve Türkiye'nin birçok bölgesinde, çok farklı planlama ölçeklerinde çalışmaların içerisinde yer aldım. Daha meslek hayatımın başında, Türkiye'nin %15'ini kapsayan Karadeniz'in çevre düzeni planlarında hazırlanmasında aktif rol üstlendim.</p>

<p>İçerisinde bulunduğum hiçbir planlama çalışmasında kendime mal, mülk, parsel, servet edinme derdine düşmedim. Yalnızca kamu yararını; yalnızca halkın, doğanın hakkını, hukukunu korumayı gözettim. Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi'nde iki dönem yönetim kurulu üyeliği, sonrasında Şehir Plancıları Odası Genel Merkezi'nde genel saymanlık görevlerimi üstlendim. Türkiye'de, İstanbul'da kentleşmenin kamu yararı ve toplumsal adaleti gözetecek biçimde gelişebilmesi adına birçok çalışmanın içerisinde yer aldım, bilimsel ve akademik yayınlarda bulundum. Meslek odamızda; halkın ortak kullanımına ayrılması gereken kamusal alanları, yeşil alanları, afet toplanma alanlarını imara açan, bu şehirde kaldıramayacağı yükler getirerek onu adeta yaşanmaz hale getiren, birilerine ayrıcalıklı imar hakları sağlayarak rant transferi yapan plan değişikliklerine karşı hukuki mücadeleler yürüttüm. Yurttaşlarımızın en temel anayasal hakları olan çevre hakkının, barınma ve konut hakkının, bu şehirde insanca yaşama hakkının savunuculuğunu yaptım.</p>

<p>Yerel yönetimlerdeki mesaime ise 2012 yılında Beylikdüzü Belediyesi'nde şehir plancısı olarak başladı. O gün bugündür, onlarca teftiş ve denetimden geçtim ve hepsinden de alnımın akıyla çıktım. Hakkımda tek bir olumsuz yargı kararı alınmadı, memuriyetimde tek bir disiplin suçu dahi yoktur. Daha o günlerde Türkiye'nin yeni yeni gündemine gelen kentsel dönüşüm konusuna eğildim ve Beylikdüzü gibi yeni gelişen bir ilçede kentsel dönüşüm bürosunu kurup şefliğini üstlendim. Ancak o dönemin Beylikdüzü yönetimi tarafından haksız, hukuksuz bir şekilde işten atıldım, ekmeğimden edildim. Buna karşı dava açtım, kazandım; işimi de memuriyetimi de geri aldım. 2014 yılında ise Sayın Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'na seçilmesi sonrasında sırasıyla planlama büro sorumlusu ve plan proje müdürlüğü görevlerini yerine getirdim. 2019 Temmuz ayı itibarıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi kadrosuna geçiş yaparak İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı pozisyonunda İBB'deki hizmetime başladım. Aralık 2023 tarihinden itibaren ise imar, planlama, ulaşım, emlak ve kentsel dönüşüme ilişkin daire başkanlıklarının bağlı bulundukları Genel Sekreter Yardımcılığı makamında görev yaptım. Ve gözaltına alındığım 19 Mart 2025 tarihine kadar İstanbul halkına hizmetimi namusum ve şerefimle gerçekleştirdim.</p>

<p>Şu kısacık özette de görüleceği üzere, bulunduğum her göreve gece gündüz çalışarak, emek vererek, liyakatle geldim. Belediyecilikte hak etmeden, birilerinin araya girmesiyle, kayırmasıyla üstten değil, en alttan, raportörlükten başlayarak tek tek, basamak basamak; şeflik, müdürlük, daire başkanlığı, genel sekreter yardımcılığı vazifelerini hakkıyla yerine getirdim. Hangi siyasi yönelimde olursa olsun hiç kimseye ayrıcalık yapmadan, hiç kimseyi dışarıda bırakmadan, yalnızca kamu yararını, hakkaniyeti ve mesleki etik değerlerini gözeterek idarecilik yaptım. Ve bugün, dönüp geriye baktığımda, her türlü zorluğa rağmen çalışma arkadaşlarımla beraber, kendi özel hayatlarımızdan feragat ederek, mesai mefhumu taşımadan İstanbul halkının yararına birçok projeyi hayata geçirdiğimizi görüyor ve mutluluk duyuyorum.</p>

<p>Sayın Başkan, sayın mahkeme heyeti; 2019 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde göreve başladığımızda maalesef şöyle bir tabloyla karşı karşıya kalmıştık: Dünyanın en önemli küresel metropollerinden biri, bin yılların medeniyetlerinin başkenti bu kadim İstanbul şehri adeta yönünü, hayallerini kaybetmiş; geleceğe yönelik hiçbir vizyonu, stratejik aklı olmayan bir yönetim anlayışına teslim olmuştu. Yıllar önce çözülmesi gereken ulaşım, mülkiyet, deprem riski karşısında güvenli konut ihtiyacı gibi temel sorunların düğümlendiği bu kentte, yoksulluk ve eşitsizlik bu koca metropolün adeta bir karakteri haline gelmişti. Tüm bunların ortasında, imar ve planlama alanı ise bütüncüllük ve bilimsellikten uzak; adeta "Kimin parseline hangi plan değişikliğiyle nasıl rant sağlarım, nasıl bunu paylaştırırım?" şeklinde para, güç, siyaset ilişkilerinin merkezi haline gelmişti. İşte biz tam buradan başladık. Bu anlayışı kökünden değiştirdik. Şehircilik, imar ve planlama alanlarını tekrar asli vazifesine geri döndürdük. "Bu şehri nasıl depreme dirençli hale getiririz? Kentsel dönüşümü yerinde, insanlara mutlu, huzurlu, güvenli evlerinde yaşama hakkı verecek şekilde nasıl gerçekleştirebiliriz? İstanbul'a yeni yeşil alanlar, parklar, okullar, meydanlar, kültür merkezleri nasıl kazandırabiliriz? Ulaşım sorununu nasıl çözebiliriz? Nasıl yeni istihdam alanları yaratabiliriz? Eşitsizliği nasıl önleyebiliriz? Bu şehrin ormanını, suyunu, tarım topraklarını, kültürel mirasını nasıl koruyabiliriz, geleceğe aktarabiliriz?" gibi temel sorulara cevap ve çözüm üreten bir eksene oturttuk.</p>

<p>İstanbul için çok kritik bir zamanda çok hayati bir dönüşümdür bu. 2019'dan bu yana, 79 bölgede 2.500.000 nüfusun hayatını doğrudan etkileyecek biçimde, 48.000 hektarlık bir alanın nazım imar planlarını hazırlayıp onaylanmak üzere İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'ne gönderdik. Ve bu planlar onaylanarak yürürlüğe girdi; belediye meclisinin aritmetiğine rağmen yürürlüğe girdi. Muazzam bir iş yükü, emek ve dolayısıyla muazzam bir başarıdır bu. Bütün emeği geçen arkadaşlarımı da tebrik ediyorum, onların başarısıdır. Peki bu kapsamlı planlama faaliyeti ne demektir biliyor musunuz? İnsanların 50 yıldır yaşadıkları ama nedense yüzüne bakılmayan Pendik Kavakpınar'da, Avcılar Yeşilkent'te, Eyüpsultan Karadolap'ta, Ataşehir Namık Kemal Mahallesi'nde, İstanbul'un daha birçok mahallesinde, tek bir ruhsatlı bina dahi olmayan mahallelerinde artık kentsel dönüşümün başlayabilmesi demektir. Sarıyer’de, Sultangazi’de, Zeytinburnu’nda insanların büyük bir tedirginlikle bekledikleri tapularına kavuşabilmeleri demektir. İnsanların büyük bir tedirginlikle bekledikleri tapularına kavuşabilmeleri demektir.</p>

<p>Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu sayede plan, mülkiyet ve proje sorunlarının çözülmesiyle birlikte, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin daha önce 0 olan, 0 olan kreş sayısının 127'ye çıkarak 12.692 çocuğa hizmet verebilmesi demektir. İstanbul'da okuyan öğrencileri için daha önce 0 olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi yurtlarının 16'ya çıkarmak demektir. Son 5 yılda 21.000 öğrenci bunlardan hizmet aldı. İstanbulluların artık betona boğulmasın diye bu şehre yeni yaşam alanları, yaşam vadileri, kent ormanları, parklar kazandırmak demektir; yeni 14.000.000 metrekare park alanı kazandırıldı, yeşil alan kazandırıldı İstanbul'a son 6 yılda. Öyle ki son 6 yılda yapılan imar uygulamaları ile rekor seviyede 969.000 metrekarelik bir alanı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yani kamu mülkiyetine kazandırdık. Ancak maalesef bugün hiçbir somut delile dayanmayacak biçimde kamu zararı iddialarıyla tutuklu bulunuyoruz. İşte bu yüzden de bunu en baştan söylemek isterim ki, söz konusu iddianame hayal ürünüdür. Çünkü bizim meşguliyetimiz başkadır, bizim meşguliyetimiz halkın gerçek sorunlarıdır. Başka sorunlarla harcayacak ne vaktimiz ne de zihnimiz vardır.</p>

<p>Sayın Başkan, sayın heyet; bizler en acil olarak İstanbul'u deprem gerçeği karşısında hazırlıklı hale getirmeyi görev bildik. Bugün Venezuela'da da çok büyük bir deprem olmuş, acılarını paylaşıyorum. Hiç kolay değil ve İstanbul'da çok büyük bir deprem bekliyor. Umarım, umarım oradaki insanlar için en, en iyi şekilde atlatır... Atlatılabilecek bir konu değil, biz de depremi yaşadık gördük çünkü Hatay'da, Maraş'taki ama umarım bu işin altından en iyi şekilde kalkabilirler. Bu amaçla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin şehircilik ve kentsel dönüşüm alanlarında sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığını üstlenen bir kişi olarak, çalışma arkadaşlarımla beraber bu hususta türlü projelerin altına imza attık. Burada tek tek sayamayacağım kentsel dönüşüm projeleri, sosyal konut, altyapı, ulaşım ve lojistik gibi pek çok farklı alanda 45.000.000.000 liralık bir bütçeyi İstanbul'u depreme dayanıklı hale getirmek için kullandık. O yüzden buradan bir yolsuzluk çıkmaz. Biz bütçeyi İstanbul halkının ihtiyaçları için harcadık. Yoksulu unutmadık, kimseyi de geride bırakmadık.</p>

<p>En riskli binalar bir an önce yenilenebilsin diye ilave kira yardımları yaptık. Böylelikle 50.000'e yakın kişinin yaşadığı en riskli binaların tahliyesini gerçekleştirdik, depremde olası can kayıplarının önüne geçtik. 38.000 binanın ücretsiz risk taramalarını gerçekleştirdik. Dar gelirlilere, emeklilere yönelik doğrudan hibe desteği sağladık ki sağlam bir yuvaya kavuşabilsinler, huzurlu bir şekilde evlerinde oturabilsinler diye. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin her kuruşunun gittiği yer bellidir, hesabı da verilir. Bizim meşguliyetimiz, önceliğimiz bunlardır. Peki bütün bunlar yeter mi? Elbette yetmez. Daha yapılacak çok iş var, daha fazlasını bir seferberlik ruhuyla; merkezi idare, yerel yönetimler, İstanbul halkı, sivil toplum hep birlikte gerçekleştirmemiz gerekir. Bir İstanbul, bir Marmara depreminin getireceği yıkım korkunçtur. Kaybedecek tek bir saniyemiz bile yoktur. Gerçek sorunumuz budur. Ama biz maalesef 15 aydır elimiz kolumuz bağlı tutukluyuz. İstanbul'u depreme hazırlaması gereken insanlar 15 aydır Silivri'de tutuklular.</p>

<p>Sayın Başkan, yaptığımız tüm bu kentsel dönüşüm, imar ve planlama çalışmalarının asıl başarısı ise onları alışılageldiği üzere kapalı kapılar ardında, gizli saklı değil; halkımızla iç içe, şeffaf, katılımcı bir anlayışla gerçekleştirmiş olmamızdır. Türkiye'de ilk defa gerçekten katılımcı planlama anlayışını somut örnekleriyle hayata geçirdik. Bu kentin sakinlerini kentin asıl sahibi kılacak; işçisi, memuru, işsizi, emeklisi, öğrencisi, kadını, erkeğiyle herkesi kendi hayatlarına dair alınacak kararlarda söz sahibi kılacak gerçek bir demokratik kent yönetimini, yönetişim anlayışını hayata geçirdik. Planlama, çalıştaylarda alındı. Bilgiye bir avuç insan değil, herkes erişebilince, imar ve planlama konularındaki adaletsizlikler de ortadan kalkmaya başladı. Dünyada halen daha tektir; herkes mahallesinde alınan kararlardan haberdar olabilsin diye, herhangi bir mağduriyet yaşamasın, bir fikri, bir itirazı var ise en ufak bir plan değişikliğine dair dahi olsa bile bunları bildirebilsin diye kısa mesajla, telefonla bütün planları halkımıza bildirdik. Peki soruyorum: Gizlilik esasına dayalı faaliyetlerde bulunduğu iddia edilen bir örgüt böyle bir anlayışla mı çalışır? Bu şeffaflıkla mı, bu amaçlarla mı hareket eder? Tabii ki hayır.</p>

<p>Bizler şehrin bugününü anlamak, geleceğini inşa etmek adına İstanbul Planlama Ajansı'nı kurduk. Veriyle, bilgiyle, bilimle halkın gerçek ihtiyaçlarını buluşturduk. İklim krizinden depreme, ulaşım sorunundan yoksulluğa kadar onlarca hayati konuda bu şehrin bilim insanları, ilgili tüm aktörleri ve doğrudan halkla beraber İstanbul'un yol haritasını çizdik. İstanbul'un geleceğine ilişkin sosyal ve ekonomik kalkınma planı niteliğindeki İstanbul Vizyon 2050 Strateji Belgesi'ni ortak akıl ve emekle oluşturduk. Çalışmalarımızı hep bu ortak gelecek tahayyülünün bütünselliği içerisinde adım adım gerçekleştirdik.</p>

<p>Aynı yaklaşımla Hatay'da, deprem bölgesinde, yıkılmış bir kent bilimle, ortak akılla, dayanışmayla, yerelin katılımıyla nasıl ayağa kalkar sorusunun cevabını bulmak için "bizim derdimiz değil" demeden, bir yandan oradaki acil ihtiyaçlara cevap verirken diğer taraftan da kentin geleceğini şekillendirmek adına Hatay Planlama Merkezi'ni kurduk. Onlarca farklı alanda çalışmaların altına imza attık.</p>

<p>Tüm bunları ve burada sayamadığım daha birçok uygulamayı ancak şehirciliğe rant odaklı değil; kamunun, kentin, doğanın, İstanbul halkının ortak çıkarının penceresinden bakan bir belediye başkanı ve belediye kadroları gerçekleştirebilirdi; gerçekleştirdi de. Ama maalesef bu zihniyet dönüşümü, kurumsallaşma yönünde ciddi bir mesafe kaydetmişken 19 Mart 2025 tarihinde ağır bir darbe almıştır. İnanıyorum ki adaletin bir an önce tecelli etmesiyle İstanbul; herkesin refah içerisinde, mutlu, özgür, demokratik ve adil bir dünya kenti olma hedefine doğru bu soluksuz koşusuna devam edecektir.</p>

<p>Savunmama böyle bir girişle başlamamın sebebi; birazdan eylem eylem, detaylarıyla cevap vereceğim iddianamenin aslen mahkum etmeye çalıştığı halkçı, demokratik ve adil belediyecilik anlayışını kendi görev ve sorumluluk alanım itibarıyla bir nebze olsun sizlere aktarabilmektir. Eylemlerin içeriğine girdiğimizde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi kadrolarının işlerini nasıl yasal mevzuat çerçevesinde, nasıl kamu yararını gözeterek ve nasıl bu temel belediyecilik anlayışı çerçevesinde gerçekleştirdiği görülecektir. Bundan sonra anlatacaklarım hep bu bütüncül bakış açısıyla, bu kapsamda değerlendirilmelidir."<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/ibb-davasinda-akgunden-belgeli-savunma</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/ibb-57-gun.jpg" type="image/jpeg" length="84009"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu'nun konvoy yolculuğu başlamadan bitti]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/kilicdaroglunun-konvoy-yolculugu-baslamadan-bitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/kilicdaroglunun-konvoy-yolculugu-baslamadan-bitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mahkemenin 'Mutlak Butlan' kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun İstanbul programı iptal edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>CHP'nin atanmış yönetiminin İstanbul'da gövde gösterisi hesabı tutmadı. CHP’de kurultay krizinin ardından parti içindeki gerilim sürerken, mahkemenin "mutlak butlan" kararının ardından genel başkanlık koltuğuna dönen Kemal Kılıçdaroğlu için planlanan İstanbul programı başlamadan bitti. Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’a konvoylarla giriş yapacağı yönündeki hazırlıklar iptal edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Dudullu gişelerinde kalabalık bir araç konvoyuyla karşılanması ve çeşitli noktalarda partililerle buluşması planlanıyordu. Ancak son değerlendirmelerin ardından programın bu bölümünün iptal edildiği belirtildi.</p>

<p><strong>İPTALE TEPKİLER NEDEN OLDU İDDİASI </strong></p>

<p>Kararın arkasında, CHP tabanından yükselen tepkiler ve olası protestoların etkili olduğu öne sürüldü. Kurultayın iptaline ilişkin mahkeme kararından sonra parti örgütlerinin önemli bir bölümü desteklerini CHP Genel Başkanı Özgür Özel'den yana açıklarken, Kılıçdaroğlu'nun partiye dönüşü tartışmaları daha da derinleştirmişti.</p>

<p>Özellikle İstanbul örgütünün önemli bir kısmının Özel yönetimine destek vermesi nedeniyle planlanan konvoylu karşılamanın beklenen görüntüyü vermeyebileceği değerlendirmesi yapıldığı ifade edildi.</p>

<p><strong>TRAFİĞİN EN YOĞUN OLDUĞU SAATTE DUDULLU GİŞELERİNE ÇAĞRI</strong></p>

<p>Gürsel Tekin, sosyal medya paylaşımında, '25 Haziran Perşembe günü saat 08.00’de Dudullu Çamlıca Gişeleri’nde gerçekleşecek büyük buluşmada sen de yerini al' çağrısı yaptı. Üç saat sonra, 'Karşılama iptal paylaşımları yapılıyor. Korkmayın. Ya arınacağız ya arınacağız.' diye yazdı. Sabaha karşı da da,programın iptal edildiğini böyle duyurdu:</p>

<p>"Sevgili yol arkadaşlarım, genel başkanımızın bugün gerçekleştirmesi planlanan programı iptal edilmiştir. Bilginize sunar, anlayışınız için teşekkür ederiz."</p>

<p><strong>KEMAL KILIÇDAROĞLU'NDAN AÇIKLAMA</strong></p>

<p>Etkinliğe saatler kala Gürsel Tekin, Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’da gerçekleştirmesi planlanan programının iptal edildiğini duyurmuştu. Etkinliğin neden iptal edildiğine dair açıklama Kılıçdaroğlu'ndan geldi.</p>

<p><strong>Kılıçdaroğlu, programı siyasi tartışmalara neden olmamak amacıyla iptal ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Hiçbir inancı, hayatımın hiçbir döneminde siyasetin ve propagandanın malzemesi yapmayı doğru görmedim. İslam inancının en müstesna zamanlarından olan Muharrem ayının ve Aşura gününün de siyasi polemiklere, gerilimlere, kavgalara, propaganda hesaplarına ve istismara konu edilmesine müsaade etmeyecek; en azından bu utancın ve bu vebalin bir parçası olmayacağız.</p>

<p>Bizim nazarımızda toplumsal ve manevi değerler; siyasi ikbal hesaplarından ve günlük siyasi kazanımlardan çok daha kıymetlidir. Bu değerlere karşı gösterilmesi gereken özen, her türlü siyasi hesap ve beklentinin üzerindedir.</p>

<p>Bu anlayışla, programımızda yer almasına rağmen, içinde oluşan atmosfer nedeniyle Aşura etkinliğine fiziken katılmamanın daha doğru, daha anlamlı ve daha isabetli olacağı kanaatine vardık. Çünkü bazı zamanlarda en doğru duruş, kalabalıkların içinde görünmek değil; inancın siyasete malzeme edilmesine ortak olmamaktır.</p>

<p>Aşura etkinliğine yönelik mesajımı, gönül birlikteliğimizin ve muhabbetimizin bir nişanesi olarak sizlerle paylaşıyor; bizi en doğru anlayacağına inandığım bütün canlarımızı en kalbi duygularımla selamlıyor, Muharrem ayının ve Aşura’nın birlik, kardeşlik ve hakikat ikliminin hepimize hayırlar getirmesini diliyorum."</p>
</blockquote>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/kilicdaroglunun-konvoy-yolculugu-baslamadan-bitti</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/kk-program.jpg" type="image/jpeg" length="10650"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Venezuela’da peş peşe iki büyük depremle yıkıldı! OHAL ilan edildi çok sayıda ölü var]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/venezuelada-pes-pese-iki-buyuk-deprem-ohal-ilan-edildi-oluler-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/venezuelada-pes-pese-iki-buyuk-deprem-ohal-ilan-edildi-oluler-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Venezuela’da 39 saniye arayla meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki iki depremde en az 32 kişi yaşamını yitirdi, 700 kişi yaralandı. Ülkede olağanüstü hal ilan edilirken, Simon Bolivar Uluslararası Havalimanı ağır hasar nedeniyle ikinci bir duyuruya kadar kapatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, ülkede peş peşe meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki iki depremin ardından olağanüstü hal ilan edildiğini açıkladı.</p>

<p>Başkent Caracas'ta düzenlenen basın toplantısında konuşan Rodriguez, krizle mücadele kapsamında Genelkurmay Başkanlığı bünyesindeki acil durum mekanizmalarının devreye alındığını ve Simon Bolivar Uluslararası Havalimanı'nın ikinci bir duyuruya kadar kapatıldığını duyurdu.</p>

<p><br />
<strong>Ülkede art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlere değinen Rodriguez, şunları söyledi:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Peş peşe iki deprem meydana geldi ve şu ana kadar 20 artçı sarsıntı kaydedildi. Bu, ciddi sonuçlar doğuran bir durum. Caracas'ın çeşitli ilçelerinde binalar çöktü; benzer yıkımlar Miranda, La Guaira, Aragua, Carabobo ve Falcon eyaletlerinde de yaşandı. Anayasamızda belirtildiği üzere olağanüstü hal ilan ediyoruz."</p>
</blockquote>

<p>Rodriguez, okulların tatil edildiğini, zorunlu olmayan tüm faaliyetlerin askıya alındığını ve hasar gören yapıların acilen denetlenmesi gerektiğini belirterek, "Önceliğimiz hayat kurtarmaktır, maddi yeniden yapılanma konusunu daha sonra ele alacağız. Şu anda ulusça birlik olma zamanı. Hayat kurtarmak için birlikte hareket etmeli ve bu dayanışmayı korumalıyız" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Rodríguez, depremlerin ardından en az 32 kişinin öldüğünü ve 700 kişinin yaralandığını söyledi.</p>

<p><strong>Rodriguez, yardım teklifinde bulunan devlet başkanlarına işaret ederek, şunları kaydetti:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Depremlerin ardından dayanışma mesajlarını iletmek için bizimle iletişime geçen dünyadaki tüm hükümetlere teşekkür etmek istiyorum: Amerika Birleşik Devletleri, Panama, Katar, Ekvador, Kolombiya, Birleşik Krallık, Brezilya ve Meksika. Ayrıca Birleşmiş Milletler'e ve çok taraflı finans kuruluşlarına da şükranlarımı sunuyorum."</p>
</blockquote>

<p>Venezuela basınında yer alan haberlere göre, başkent Caracas'a 39 kilometre mesafedeki Simon Bolivar Uluslararası Havalimanı, altyapısında meydana gelen ağır hasar nedeniyle kapatıldı.</p>

<p>ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), Venezuela'da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki deprem olduğunu bildirdi.</p>

<p>USGS, Venezuela'da, Yaracuy eyaletine bağlı Yumare kentinin 23 kilometre güneydoğusunda 7,5, aynı eyalete bağlı San Felipe kentinin 24 kilometre kuzeydoğusunda ise 7,2 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı.</p>

<p>Depremin derinliğinin Yumare'de 10, San Felipe'deki ise 21,9 kilometre olduğu bilgisi paylaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TRUMP'TAN YARDIM MESAJI</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’tan Venezuela’da ardı ardına meydana gelen 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki depremlerle ilgili açıklama geldi.</p>

<p>Truth sosyal medya platformundan yayınladığı mesajda yaşanan sarsıntıların "devasa boyutlarda" olduğunu söyleyen Trump, "Ciddi sayıda can kaybı var" dedi.</p>

<p>ABD’nin Venezela’ya yardım etmeye hazır, istekli ve muktedir olduğunu vurgulayan Trump, "Hükümetimizin tüm kurumlarına hızlıca harekete geçmeye hazır olmaları için talimatı verdim. Yeni ve harika dostlarımızın yanında olacağız. İlk gelen haberler iyi değil" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Dünya, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/venezuelada-pes-pese-iki-buyuk-deprem-ohal-ilan-edildi-oluler-var</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 08:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-25-083339.png" type="image/jpeg" length="84237"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Taksiciler kazandı! Martı TAG'a engelleme kararı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/caglayanda-taksici-davasi-nedeniyle-tomali-onlem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/caglayanda-taksici-davasi-nedeniyle-tomali-onlem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Taksiciler Esnaf Odası'nca 'haksız rekabet' suçlamasıyla Martı TAG hizmetine karşı açtığı davanın görüldüğü Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi çevresinde taraflar ayrı noktalarda buluştu. Çevik kuvvet ekipleri geniş güvenlik önlemi aldı, Çağlayan Meydanı'na TOMA'lar yerleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Taksiciler Esnaf Odası'nca 'haksız rekabet' suçlamasıyla Martı TAG hizmetine karşı açtığı davanın bugünkü duruşmada karar çıktı. Mahkeme Martı TAG hizmetinin haksız rekabet oluşturduğuna karar verdi.<br />
Çağlayan'daki İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi davanın 7’nci duruşmasında, Martı TAG ve TAG sürücü hizmetlerinin web sitesi ile mobil uygulamasının her türlü mecrada sunulmasına ve reklam faaliyetlerinin yürütülmesine engelleme kararı verdi.</p>

<p><strong>MOTOSİKLET VE SCOOTERLARA ENGEL YOK</strong></p>

<p>Taksiciler Martı Motosiklet hizmetinin de yasaklanmasını istemişti. Ancak motosiklet hizmetinin haksız rekabet oluşturduğu ispatlanamadı. Bu yüzden taksicilerin bu talebi reddedildi. Aynı şekilde Martı scooterların da haksız rekabet oluşturduğu ispatlanamadı. Bu talep de reddedildi.<br />
<strong>SOPALI ÇAĞRIYA TOMALI ÖNLEM</strong></p>

<p>Duruşma öncesinde tarafların çağrısı yankı buldu. Sadece İstanbul'da değil, yurdun dört bir yanından taksiciler duruşma için Çağlayan'a geldi. Bir taksici grubunun beyzbol sopalı fotoğrafının sosyal medyaya yansıması üzerine İTEO Başkanı İsmet Dalcı çağırı yaptı. 'Provokasyona gelmeyin' uyarısı yapan Dalcı 'Biz yasal, resmi, hak sahibi esnaf teşkilatıyız. Edebimizle Çağlayan'a geleceğiz, edebimizle alandan ayrılacağız. Devletimiz her zaman bizim yanımızda' ifadelerini kullandı.</p>

<p>İstanbul Taksiciler Esnaf Odası'nca 'haksız rekabet' suçlamasıyla Martı TAG hizmetine karşı açtığı davanın görüldüğü Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi çevresinde taraflar ayrı noktalarda buluştu. Çevik kuvvet ekipleri geniş güvenlik önlemi aldı, Çok sayıda çevik kuvvet ekibi yeşil şapkalı 'paylaşımlı yolculuk uygulamaları' temsilcileri ile sarı şapkalı taksiciler arasında değişik noktalarda önlem aldı. TOMA'lar konuşlandırıldı. Çağlayan Meydanı'na TOMA'lar yerleştirildi.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/caglayanda-taksici-davasi-nedeniyle-tomali-onlem</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/marti-tag-davasi.jpg" type="image/jpeg" length="99954"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rapçi Canbay ile Aleyna Kalaycıoğlu arasındaki mesajlar ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/rapci-canbay-ile-aleyna-kalaycioglu-arasindaki-mesajlar-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/rapci-canbay-ile-aleyna-kalaycioglu-arasindaki-mesajlar-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mahkeme tahliye kararı vermedi, Aleyna Kalaycıoğlu ile Rapçi Canbay arasındaki telefon görüşmesi ve mesajlar ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinin ilk duruşmasında mahkeme, tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu (Tutuş) ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.  Aleyna Kalaycıoğlu'nun tahliye talebini reddetti. Sanık Zuhal Kalaycıoğlu hakkındaki ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbiri kaldırıldı. Dava dosyası ise 13 Temmuz tarihine ertelendi. Gazeteci Emrullah Erdinç, YouTube kanalında, rapçi Canbay ile Aleyna Kalaycıoğlu arasındaki telefon görüşmesini yayımladı.</p>

<p><strong>Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun Testinde Uyuşturucu Tespit Edildi</strong></p>

<p>Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti davasında dosyaya giren adli tıp raporunda, sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun olay günü alınan örneklerinde uyuşturucu madde tespit edildiği ortaya çıktı.</p>

<p><strong>CANBAY İFADE VERDİ  ALEYNA SORDU </strong></p>

<p>Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti davasında tanık kürsüsüne çıkan Vahap Canbay, olay gecesine ilişkin soruları yanıtladı. Canbay ile Aleyna Kalaycıoğlu da olaydan sonra ilk kez mahkeme salonunda karşı karşıya geldi.</p>

<p>Mahkeme Başkanı: Aleyna ile ayrıldınız mı? Bir ayrılık konuşması oldu mu?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Kısmen ayrıldık ama net bir ayrılık konuşması olmadı.</p>

<p>Mahkeme Başkanı: O gün ne oldu?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Kubilay o gün bende kalıyordu. “Gidelim konuşalım” dedi. Kubilay ve Yalçınkaya zaten gideceklerdi, ben de onlarla gitmeye karar verdim. Stüdyoya gittik. Temizlik görevlisi kapıyı açtı, temizlik bitmeden kimseyi alamayacağını söyledi. Biz de bekledik.</p>

<p>Mahkeme Başkanı: Neden bu kadar beklediniz?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Temizlik nedeniyle stüdyoya girmedik. Yaklaşık iki saat bekledik. Daha sonra oradan ayrıldık.</p>

<p>Mahkeme Başkanı: Arabada kim, kiminle konuştu?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Yalçınkaya, Zuhal Kalaycıoğlu ile konuştu. Daha sonra bana, Zuhal Hanım’ın “Herkes haddini bilecek” şeklinde tehditte bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Mahkeme Başkanı: Köpek kimin?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Benimdi.</p>

<p>Mahkeme Başkanı: Sonra ne oldu?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Çakarlı bir araç geldi. Işıkları gözümüzü aldı.</p>

<p>Mahkeme Başkanı: Sonra?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Araçtan bir kişi indi ve cama vurdu. Ben de kapıyı açtım. O sırada şahıs silahını içeri uzattı. Ben cenin pozisyonu aldım ve silah patladı.</p>

<p>Mahkeme Başkanı: Silaha temas ettin mi? Karşı tarafla bir müdahale oldu mu?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Şahsa temasım olmuş olabilir. Ben sadece kendimi korumaya çalışıyordum.</p>

<p>Mahkeme Başkanı: Kapıyı açarken vurma ya da itme oldu mu?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Hayır, olmadı.</p>

<p>Mahkeme Başkanı: Silahı kime doğrulttuğunu gördün mü?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Hatırlamıyorum.</p>

<p>Mahkeme Başkanı: Kubilay herhangi bir diyaloğa girdi mi?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Girmedi. Ben sadece “Yapma” dediğimi hatırlıyorum.</p>

<p>Mahkeme Başkanı: “Kızdan uzak dur” denildiğinde ne cevap verildi?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Hatırlamıyorum.</p>

<p>Mahkeme Başkanı: Silahı elinde tutan kişi ne yaptı?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Geriye doğru hareket etti. Ben önce Kubilay’ın korktuğunu sandım. Bağırdığını duyunca yardım etmek için yanına koştum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti davasında tanık Vahap Canbay’a müşteki avukatları, sanık avukatları, Cemil Kundakçı ve Aleyna Kalaycıoğlu soru yöneltti.</p>

<p>Müşteki Avukatı: Sanık Alaattin araca yaklaşırken silah gördün mü?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Silahı gördüm. Silahla cama vurdu.</p>

<p>Sanık Avukatı: Aleyna sizin geleceğinizi biliyor muydu?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Kubilay daha önce söylemişti. Daha önce de ayrılıp barışmıştık.</p>

<p>Sanık Avukatı: Aleyna ile aranızda herhangi bir husumet var mı?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Hayır, yok.</p>

<p>Cemil Kundakçı: Aleyna ile ilişkiniz ne kadar sürdü?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: İki yıl.</p>

<p><strong>ALEYNA SORUYOR</strong></p>

<p><strong>Daha sonra Aleyna Kalaycıoğlu söz alarak tanığa soru yöneltti.</strong></p>

<p>Aleyna Kalaycıoğlu: Neden kendinizi gizleyip beni saatlerce beklediniz?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Temizlik görevlisi bana, “Aleyna seninle yüz yüze gelince barışacak” dedi. Olay günü de gelmesini istedim. Bana, “Gelemem, annem kızıyor” dedi.</p>

<p>Aleyna Kalaycıoğlu: Ayrıldıktan sonra beni saatlerce takip ettiniz mi?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Yaklaşık üç saat bekledim. Bunu daha önce de söyledim.</p>

<p>Aleyna Kalaycıoğlu: Neden beklediniz?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Köpeğim oradaydı.</p>

<p>Daha sonra sanık avukatları yeniden soru yöneltti.</p>

<p>Sanık Avukatı: Alaattin ile kısa süreli bir arbede yaşadınız. Ateşin hedef alınarak açıldığını söyleyebilir misiniz?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Bilemem.</p>

<p>Sanık Avukatı: Silahın kabzasıyla vurmak mı istedi, yoksa doğrudan ateş mi etti?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Bilemem.</p>

<p>Sanık Avukatı: Alaattin ateş ettikten sonra isteseydi tekrar ateş edebilir miydi?</p>

<p>Tanık Vahap Canbay: Edebilirdi. Etmek isteseydi ederdi.</p>

<p><strong>CANBEY VE ALEYNA'NIN TELEFON GÖRÜŞMELERİ VE YAZIŞMALARI</strong></p>

<p>Rapçi Canbay ile Aleyna Kalaycıoğlu (Tutuş) arasındak whatsapp yazışmaları ve mesajları dava dosyasına girdi. İşte, "Param bitmiş olabilir ama bana davranışlarından mutsuzdum.",  "50 tane merminin altına yattım, en son babam öldüğü gün ağladım. Senin için ağlıyorum Aleyna." gibi ilginç yazışmaların olduğu gazeteci Emrullah Erdinç'in yayımladığı o mesajlar.</p>

<p><img alt="1 Aleyna Canbay Whatsapp" class="detail-photo img-fluid" height="503" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/1-aleyna-canbay-whatsapp.jpg" width="859" /></p>

<p><img alt="2 Aleyna Canbay Whatsapp" class="detail-photo img-fluid" height="503" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/2-aleyna-canbay-whatsapp.jpg" width="859" /></p>

<p><img alt="3 Aleyna Canbay Whatsapp" class="detail-photo img-fluid" height="503" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/3-aleyna-canbay-whatsapp.jpg" width="859" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/rapci-canbay-ile-aleyna-kalaycioglu-arasindaki-mesajlar-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/kapak-aleyna-canbay-whatsapp.jpg" type="image/jpeg" length="49261"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'den AKP'ye geçti 35 TOGG'u kapıya dizdi!]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/chpden-akpye-gecti-35-toggu-kapiya-dizdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/chpden-akpye-gecti-35-toggu-kapiya-dizdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklanan Beykoz belediye başkanının yerine vekaleten seçildikten sonra AKP'ye geçen Özlem Vural Gürzel'in ilk dikkat çeken icraatı, belediye araç filosuna 35 TOGG katmak oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tahliye olduktan sonra bir kez daha tutuklanan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in ardından belediye meclisinde yapılan oylamayla CHP’li Özlem Vural Gürzel başkan vekili olarak seçildi. Ancak bu seçimin üzerinden çok geçmeden Gürzel CHP'den istifa edip AKP’ye geçti. CHP’den aldığı yetkiyi AKP’ye devretmekle kalmayan Gürzel, belediye yönetimini de bu yeni siyasi çizgiye göre şekillendiriyor.</p>

<p>Gürzel’in AKP’ye geçişinin hemen ardından yaptığı ilk büyük hamle belediye bütçesinden satışları çok düşen 35 adet yerli elektrikli TOGG satın almak oldu.  Beykoz Belediyesi, Çavuşbaşı Belediye Garajı’nda düzenlenen törenle hizmet araç filosuna yerli ve milli diye lanse edilen 35 adet elektrikli TOGG’u dahil etti. Teslimat töreninde konuşan Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, araçların kiralık olmadığı; belediyenin mülkiyetinde olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>DEĞİRMENİN SUYU NEREDEN GELİYOR?</strong></p>

<p>Yerli ve milli araçlar olarak lanse edilse de, bu devasa alımın zamanlaması ve büyüklüğü kamuoyunda büyük tepki topladı. Ekonomik krizle boğuşan belediyenin böyle bir harcamayı nasıl karşılayacağı, bu alımın hangi finansal kaynaklarla yapıldığı ise hala muamma.</p>

<p>Ancak ekonomik sıkıntıların sürdüğü ve belediye kaynaklarının dikkatli kullanılması gerektiği bir dönemde, bu büyük alımın gerekliliği ve öncelik verilmesi kamuoyunda tartışma konusu oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beykozlular, belediyenin içinde bulunduğu siyasi karmaşa ve ekonomik koşullar göz önüne alındığında, bu tür büyük harcamaların doğru olup olmadığını sorguluyor. Ayrıca, belediye yönetiminin bu alımın finansman kaynakları ve maliyet detayları hakkında kamuoyunu yeterince bilgilendirmemesi, şeffaflık konusunda soru işaretleri oluşturuyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/chpden-akpye-gecti-35-toggu-kapiya-dizdi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/beykoz-belediyesi-1.jpg" type="image/jpeg" length="13720"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti davası! Aleyna Kalaycıoğlu: Durma devam et dedim]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/futbolcu-cinayeti-davasinda-rapci-canbay-ve-kundakci-ailesi-arasinda-gerginlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/futbolcu-cinayeti-davasinda-rapci-canbay-ve-kundakci-ailesi-arasinda-gerginlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ümraniye'de silahlı saldırıda öldürülen futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti davasının ilk duruşması başladı. Müebbet hapis cezası talep edilen Alaattin Kadayıfçıoğlu ve Aleyna Kalaycıoğlu ile 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan İzzet Yıldızhan ilk kez hakim karşısına çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Aleyna Kalaycıoğlu Ve Alaattin Kadayıfçıoğlu" class="detail-photo img-fluid" height="503" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/aleyna-kalaycioglu-ve-alaattin-kadayifcioglu.jpg" width="859" /></p>

<p>İstanbul Ümraniye'de silahlı saldırıda öldürülen futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti davasının ilk duruşmasının öncesinde rapçi Vahap Canbay ile Kundakçı'nın ailesi arasında gerginlik çıktı. Vahap Canbay'ın Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun ailesiyle anlaştığını bu yüzden karşı dava açmadığı iddia edildi.</p>

<p>Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Aleyna Kalaycıoğlu, 'Olay anında ben ilk defa Alaattin'in silah taşıdığını gördüm. Araçtan indi 'Sadece konuşacağım' dedi, öyle indi arabadan daha sonrasında silah patlayınca elim ayağım boşandı. Daha sonra Alaattin beni VIP araca bindirdi. Araca binince silahı gördüm arka koltukta. 'Alaattin sen ne yaptın' dedim, o da bana 'Ne olduğunu bilmiyorum' dedi.' diye konuştu.</p>

<p>Kalaycoğlu cinayet olay anını da şöyle anlattı:</p>

<p>"Tam sokağa döndük. Bir anda farları açık halde aracı gördüm. Sürücü koltuğunda Kubilay vardı. Yolcu koltuğunda da Canbay vardı. Alaattin’e söylediğim tek şey “Nolur durma devam et” oldu. Yalvardım ve ağladım. Alaattin yavaşladı ve durdu. Canbay o sırada torpidoya uzandı. Alaattin de silahı alıp indi. Ben titremeye başkadım. Alaattin aracın yanına gitti. Bir anda silah sesi duydum. Silah patlayınca ben de çığlık atarak aşağı imdim. Elim ayağım boşaldı. Alaattin geri beni araca bindirdi. Beni zan altında bıraktığı durum bu. Ben binmek istemezdim. Ben açıkçası o an onların (Canbayların) yanında olmak isterdim."</p>

<p>Ümraniye'de silahlı saldırıda öldürülen futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti davasının ilk duruşması görülüyor. Kartal'daki Anadolu Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma salon yetersizliği nedeniyle Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu'nda yapılıyor. Saat 11.35 sıralarında başlayan duruşmada tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, Hüseyin Can Avci, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu, Ahmet Özkoç ve tutuksuz sanıklar Zuhal Kalaycıoğlu, Bilal Kadayıfçıoğlu ve taraf avukatları hazır bulundu. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.</p>

<p><strong>'SİLAH BİR ANDA PATLADI'</strong></p>

<p>Tutuklu sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu savunmasında, 'Biz Aleyna ile olay tarihinden 2-3 hafta öncesinde tanışıp sevgili olduk. Ben arabayı verdim akşamında biz Aleyna ile bulaşacaktık. Benim şahsi binek aracıma sığmayacağını düşündüm. Babamın arabası Vito ile gidebileceğimi söyledi. Müzik stüdyosunun olduğu sokağa girdik. Beyaz bir otomobil vardı. Aracı görünce Aleyna panikledi. Ben de araçtan indim, yüzük parmağımdan aracın ön kapısına vurdum ve içeride yolcu koltuğunda oturan şahıs bana küfür etti ve beni içeri çektiler, ben tek elimle mücadele ediyordum. Bir anda silah patladı ve benim mi değil mi kimin olduğunu anlamadım. Şahıs beni içeri çektiği zaman bacağının arasında parlak birşey gördüm. Sonrasında Vito'ya bindik Mustafa bey ve Aleyna ile, sonra Aleyna'ya Mert'i aramasını söyledim. Birşey olduysa ambulansı arasınlar diye. Ben olayın şokuyla ne olduğunu anlamadım. Babam yurtdışında olduğu için onun yakını olan Metin amcama gittim, metin amcama Aleyna ile gittik. AVM'ye gittik daha sonrasında Aksaray'a gittik, Engin Abi ile daha sonra başka bir AVM'ye gittik. Bir sonraki gün zaten polisler bizi aldı. Aleyna bizden Metin amcama gittikten sonra bizden ayrıldı. Ben aslında Aleyna'yı annesinden almaya gittim. Ben oraya giderken o şahısların orada olduğunu bilmiyordum. Silah taşıdığımı sadece Mustafa Bey bilir, silahım hep torpido da duruyor. Zaten buradan gidelim tehlikeli olabilir dedi. Olay sırasında elim tetikte değildi ben kimseye silah doğrultmadım' dedi.</p>

<p><strong>'ALAATTİN'İN İLK DEFA SİLAH TAŞIDIĞINI GÖRDÜM'</strong></p>

<p>Tutuklu sanık Aleyna Kalaycıoğlu ise savunmasında, 'Sayın hakim ben biraz detaylı konuşmak istiyorum' dedi. Ve anlatmaya başladı:</p>

<p>“Olayın bir kısmında Alaattin’le birlikteydik ama söylemeyi unuttuğu birçok şey olduğunu fark ettim. Onları kendi açımdan dile getirmek istiyorum.</p>

<p>Bizim Canbay’la bir buçuk senelik bir ilişkimiz vardı. Bu ilişki karşılıklı anlaşarak bitti."</p>

<p><strong>Mahkeme Başkanı: </strong>Ne zaman bitirdiniz tam olarak?</p>

<p><strong>Aleyna Kalaycıoğlu:  </strong>Tam olarak Alaattin’le görüşmeden 2-3 hafta önce falan bitmişti ilişkimiz. Yani bu olaydan… Alaattin’le görüşmeye bir hafta sonra falan başladık galiba. Böyle oldu. Tam olarak güne hâkim değilim ama yaklaşık, aşağı yukarı söyleyebilirim.</p>

<p>Karşılıklı bir şekilde… Ya, ben ayrılmak istedim, o kabul etti daha doğrusu. Ama bu, mesajlaşarak gerçekleşti. Ben evden bir şekilde çıktım. Sonrasında kendisine ayrılmak istediğimi söyledim, o da kabul etti. Ardından Alaattin’le görüşmeye başladık, 1-2 hafta sonra falan.</p>

<p>Olayın gerçekleştiği perşembe günü, ben kayıt almak için… O gece Alaattin’de kalmıştım. Sabah, kendi aracım arkadaşımda olduğu için Alaattin’in aracıyla stüdyoya doğru gittim. Ümraniye’deki Bertin adlı arkadaşımın stüdyosuna gittim. Kendisiyle eskiden, yani liseden bir tanışıklığımız var. Müzik işlerini birlikte yapıyoruz ve stüdyosu var.</p>

<p><strong>Mahkeme Başkanı: </strong>Canbay’ın öncesinde stüdyoyla bir ilgisi var mı?</p>

<p><strong>Aleyna Kalaycıoğlu: </strong>Hayır efendim. Canbay’ın stüdyoyla hiçbir ilgisi yoktur. Bu, benim çocukluk arkadaşımın stüdyosu. Sabah Alaattin bana aracını verdi. Alaattin sabah işe gitmişti. Ben köpeğimi de aldım. Çünkü köpeğim biraz pitbull cinsi bir köpek, bensiz yapamıyor. Her yere onu götürüyorum açıkçası. Evcil hayvanı olanlar anlar, biraz çocuğum gibiydi. Yanıma aldım.</p>

<p>O gün stüdyoya gittik birlikte. Stüdyoya gittiğimizde Bertin kapıyı açtı, girdik. Saat 15.00 civarında stüdyodaydım. Saat 16.00’da da Canbay’la ortak prodüktörümüz Yalçın Yıldız, o gün birlikte kayıt almak için stüdyoya gelecekti. Canbay’la ayrılsak da Yalçın’la, ayrılmadan önce konuşmuştum. Hani biz iş birliğimize devam edeceğimiz şeklinde anlaşma yapmıştık.</p>

<p>Stüdyoya gittiğimde saat 16.00 sularıydı. Yalçın’ı aradım. Dedim ki, ‘Neredesin?’ Bana, ‘Yoldaydım, dönüyorum. Bir şeyler olmuş.’ dedi. Ben de, ‘Ne oldu?’ dedim. ‘Canbay çok kötü, dönüyorum, gelemiyorum.’ dedi.</p>

<p>Ben de dedim ki, ‘İşle arkadaşlığı karıştırma. Sen bana böyle söz vermemiştin. Bizim seninle ticari bir ilişkimiz var, unutma.’ dedim. O günkü konuşmamızı Yalçın’la o an kapattık.</p>

<p>Ardından Kubilay'ın kendisini aradığını belirten Kalaycıoğlu, ağlayarak, "Dedi ki, ‘Ablacığım, ben sizi barıştırmak için abimle gelmek istiyorum.’ ‘Bizim ilişkimiz bitti.’ dedim. Bana, ‘Abime üzülüyorum, konuşmak istiyorum seninle.’ dedi. ‘Hayır ablacığım, gelmeni istemiyorum hiçbir şekilde. Lütfen gelme, karışma.’ dedim ve telefonu kapattım. "</p>

<p><strong>Kubilay Kaan Kundakçı’nın annesi: </strong>Boşuna ağlama!</p>

<p><strong>Aleyna Kalaycıoğlu: </strong>Ardından Yalçın tekrar beni aradı. Canbay telefonu almıştı. Yalçın, bir önceki konuşmada bana, ‘Canbay çok kötü. Hayatında birisi olduğunu bir şekilde öğrenmiş, araştırmış. Bu yüzden evdeki her şeyi yıkıp döküyor. Çok kötü durumda, ne yapacağımı bilmiyorum. Stüdyoya gelemeyeceğim.’ şeklinde konuşmuştu.</p>

<p>İkinci konuşmada bir anda Yalçın’dan telefonu Canbay aldı. ‘Hayatında biri varsa kendimi öldüreceğim. Lütfen hayatında biri olmadığını söyle bana. Yoksa kendimi öldürürüm, her şeyi yakacağım.’ dedi. Ben de bunun üzerine korktuğum için, ‘Hayatımda kimse yok. Lütfen sakinleş.’ dedim. Onu sakinleştirmeye çalıştım.</p>

<p>Ardından Bertin’le birlikte köpeği ve eşyalarımı stüdyoda bıraktım, çıktım efendim. Yemek yemeye çıktık. Yemek esnasında da… Tam sokağa döndük, 3-4 dakika, fazla değil. Hiç unutmuyorum, sokağa döndüğümüz gibi Yalçın aradı beni. Telefonu açmadım. Bertin’i aradı, telefonu ona verdim, açtı. ‘Ben stüdyoya geldim, neredesiniz?’ dedi.</p>

<p>Ben de dedim ki… Yalçın, hani Canbay’ın kendini öldürmekten bahsettiği bir gün… O çocuğu sakinleştirmek için elimden gelen her şeyi yaptım ve ona yalan söylemek zorunda kaldım. Böyle bir şeyin vebaliyle yaşayamayacağım için ve onun böyle saldırgan bir moda girmesini istemediğim için… Ben sadece sessiz, sakin ilişkimi yaşamak istemiştim. Çünkü ilişkimizi bitirdikten haftalar sonra, biri var diye bir anda beni rahatsız etmeye başlamıştı.</p>

<p>Aracın içerisinde Kubilay… Özür dilerim, Yalçın aradı, dedim en son. Yalçın aradı ve stüdyonun önüne geldiğini söyledi. Ben de dedim ki, ‘Ben çalışmayacağım Yalçın, geri dön. Bir daha dönmeyeceğim stüdyoya.’</p>

<p>Yalçın’ın yanında Kubilay’ı da gördüm o sırada. Kubilay’la geldiğini söyledi ısrarla efendim. Sonrasında biz yemeğe gittik. Üstüne dedik ki, ‘Bir bakalım, gitmişler mi, gitmemişler mi?’ Bir şekilde kontrol ettik.</p>

<p>Bertin, Kenan’ı aradı. Dedi ki, ‘Sokakta böyle böyle… Yalçın diye bir çocuk bekliyordu, hâlâ bekliyor mu? Beyaz bir araba var mı?’ şeklinde sordu. Hâlâ bekliyormuş.</p>

<p>Ben yemekteyken Alaattin’e olayı üstü kapalı bir şekilde, çok detay vermeden, Canbay’ın arkadaşlarının geldiğini söyledim. ‘Beni barıştırmak için geldiler ama dönmeyeceğim stüdyoya. Onlar ortalıkta olduğu sürece dönmeyeceğim.’ dedim."</p>

<p><strong>"DURMA DEVAM ET DEDİM"</strong></p>

<p>Tam sokağa döndük. Bir anda farları açık halde aracı gördüm. Sürücü koltuğunda Kubilay vardı. Yolcu koltuğunda da Canbay vardı. Alaattin’e söylediğim tek şey “Nolur durma devam et” oldu. Yalvardım ve ağladım. Alaattin yavaşladı ve durdu. Canbay o sırada torpidoya uzandı. Alaattin de silahı alıp indi. Ben titremeye başkadım. Alaattin aracın yanına gitti. Bir anda silah sesi duydum. Silah patlayınca ben de çığlık atarak aşağı imdim. Elim ayağım boşaldı. Alaattin geri beni araca bindirdi. Beni zan altında bıraktığı durum bu. Ben binmek istemezdim. Ben açıkçası o an onların (Canbayların) yanında olmak isterdim.</p>

<p><strong>'NEDEN OĞLUMA 'AYAKÇI' DEDİN'</strong></p>

<p>Savunma sonrası Kubilay'ın annesi Aleyna'ya 'Sen benim oğlumu ne zamandır tanıyorsun' diye sordu. Kalaycıoğlu ise, '1,5 yıldır' dedi. Anne Ülker Kundakçı 'Neden oğluma ayakçı dedin' sorusunu yöneltti. Aleyna Kalaycıoğlu ise soruya 'Hiçbir maddi gerekçe görmeden yardım ediyordu.' yanıtını verdi. Baba Cemil Kundakçı se Kalaycıoğlu'na 'Neden Kubilay'ı sormadın' derken Kalaycıoğlu yanıt olarak, 'Ben Kubilay'ın öldüğünü eve gidince öğrendim' şeklinde cevap verdi.</p>

<p><strong>'KİMİN SİLAHININ PATLADIĞINI GÖREMEDİM'</strong></p>

<p>Tutuklu sanık Mustafa Recep savunmasında, ' Ben o gece evimdeydim ailemle birlikte oturuyordum. Alaattin bey mesaj attı, 'Abi rica etsem aracımı alır mısınız' dedi. Ben de 'Tamam' dedim, bana anahtarı verdiler. Hüseyin Bey ile Vito ile gittik, dar bir sokağa girdi biz de girdik, durduk patronum olduğu için arkasındaydım zaten hep böyle. Alaattin Bey indi kapıya tıkladı, sonra kapı açıldı, Alaattin Beyi içeri çekti biz de arkasındaydık, daha sonra arbede oldu, silah patladı, kimin silahının patladığını görmedim, panik halinde oradan nasıl çıktığımı bilmiyorum ' dedi.</p>

<p><strong>'ARBEDE YAŞANDI'</strong></p>

<p>Tutuklu sanık Hüseyin Avcı ise savunmasında, 'Alaattin Bey aradı 'Benim araç Ataşehir'den araç alınacak onu alır mısın' dedi. Ben de 'Tamam' dedim. 'Taksiyle mi gideceğim' dedim 'Yok Mustafa ile Vito ile gideceksiniz' dedi, 'Tamam' dedim. Daha sonra sokağa geldiğimizde Mustafa abi aracın çakarlarını açtı bizi fark etsinler diye, daha sonra beyaz otomobili gördüm, daha sonra Alaattin Bey araca yaklaştı, sonra arbede yaşandı, panik olduk ve aracı geri geri sokaktan çıktık' diye konuştu.</p>

<p><strong>ANNE OĞLUNUN RESMİYLE ADLİYEYE GELDİ</strong></p>

<p>Kubilay’ın acılı ailesi, üzerinde oğullarının resminin olduğu tişörtlerle adliyeye geldi. Duruşma salonu önünde Kundakçı’nın ailesi ile Vahap Canbay arasında tartışma çıktı. Aile yakınları, Vahap Canbay’a yönelik “Bizi sattın” sözleriyle tepki gösterdi. Gerginlik sırasında Vahap Canbay’ın menajeri de görüntü almaya çalışan gazetecilere saldırmaya kalktı. Davada tutuklu yargılanan Aleyna Kalaycıoğlu da duruşma salonuna ağlayarak getirildi. Siyah tişörtle katıldığı duruşmada yorgun halleri dikkat çeken Aleyna Kalaycıoğlu, aylık gelirinin 300 bin lira olduğunu söyledi.</p>

<p>Duruşma öncesi konuşan Anne Ülker Kundakçı " Çocuğum aşk üçgeni yüzünden öldü. Ne alacak var ne verecek var. Bir kadın yüzünden çocuğu infaz etti gitti. Bu bir infaz. Kapalı alanda aracın içinde. Kaçma hakkı vermeden o silahı nasıl sıkabildin." dedi. Baba Cemil Kundakçı ise, "Yüzüme nasıl bakabilecekler. Ben onlara baktığım zaman 'Sizin vicdanınız hiç sızlamadı mı' demek istiyorum. 'Nasıl bunu yaptınız, nasıl infaz yaptınız' resmen infaz bu" dedi.</p>

<p>Ümraniye, Sıddık Sokak'ta 19 Mart gecesi meydana gelen olayda rapçi Canbay &amp; Wolker grubundan Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istedi. Canbay, aralarının iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kundakçı'dan (21) yardım istedi. Kubilay Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte Aleyna Kalaycıoğlu'nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Grup araç içerisinde beklediği sırada, olay yerine çakarlı araçlarla gelen Alaattin Kadayıfçıoğlu ile tartışma çıktı. Kadayıfçıoğlu'nun silahla ateş açması sonucu ağır yaralanan Kundakçı, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Alaattin Kadayıfçıoğlu hakkında 'Kasten öldürme' ve 'Ruhsatsız silah bulundurma', Aleyna Kalaycıoğlu hakkında ise 'Kasten öldürmeye azmettirme' suçlarından müebbet hapis cezası talep edildiği davanın ilk duruşmasına Vahap Canbay ve Aleyna Kalaycıoğlu'nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu'da geldi.</p>

<p><strong>KUNDAKÇI'NIN YAKINLARINDAN RAPÇİ CANBAY'A 'ANLAŞMA' İDDİASI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Duruşmaya arkadaşlarıyla birlikte gelen rapçi Vahap Canbay ile Kubilay Kaan Kundakçı'nın yakınları arasında gerginlik yaşandı. Duruşma öncesinde Kundakçı ailesiyle konuşmak isteyen Vahap Canbay'a anne Ülker Kundakçı, "Biz hakkımızı savunmaya geldik, Vahap Canbay'ı savunmaya gelmedik" diyerek tepki gösterdi. Öte yandan Kundakçı'nın yakınları, Canbay'ın Alaattin Kadayıfçıoğlu hakkında şikayetçi olmadığını belirterek, Kadayıfçıoğlu ailesiyle anlaşma yaptığı iddiasında bulundu. Bu iddianın ardından taraflar arasındaki gerginlik arttı.</p>

<p><strong>CANBAY'IN ARKADAŞLARI İLE GAZETECİLER ARASINDA GERGİNLİK</strong></p>

<p>Duruşma öncesinde adliye koridorlarında yaşanan gerginlik görüntülenirken, gazeteciler ile Vahap Canbay'ın arkadaşları arasında tartışma çıktı. Basın mensuplarının görüntü almasına tepki gösteren bazı kişiler, gazetecilere hakaret ederek üzerlerine yürüdü. Adliyedeki güvenlik görevlileri ve polis ekiplerinin araya girmesiyle tartışma sona erdi.</p>

<p><strong>ZUHAL KALAYCIOĞLU'NA TEPKİ</strong></p>

<p>Cinayetin ardından kızı Aleyna Kalaycıoğlu ile birlikte gözaltına alınan, daha sonra ise serbest bırakılan Zuhal Kalaycıoğlu da duruşmayı takip etmek için adliyeye geldi. Basın mensuplarının sorularını yanıtsız bırakan Kalaycıoğlu'na, Kundakçı ailesine destek vermek için adliyede bulunan bazı kişiler tepki gösterdi.</p>

<p>OĞULLARININ FOTOĞRAFININ OLDUĞU TİŞÖRT GİYDİLER</p>

<p>Kundakçı ailesi ve yakınları duruşmanın görüleceği Anadolu Adalet Sarayı'na sabahın erken saatlerinde geldi. Baba Cemil Kundakçı ve anne Ülker Kundakçı ile ailenin yakınları ölen Kubilay Kaan Kundakçı'nın fotoğrafının basılı olduğu tişörtle kameralar karşısına çıktı.</p>

<p><strong>'YÜZÜME NASIL BAKABİLECEKLER'</strong></p>

<p>Duruşma öncesi adliye bahçesinede açıklamalarda bulunan baba Cemil Kundakçı, "Bizim için çok zor bir gün. Psikolojik olarak içeriye girdiğim zaman nasıl bir duygu içinde olacağımı açıkçası ben de bilmiyorum. Çünkü Allah kimsenin başına vermesin, yani yaşamadığımız bir olay; ama elimden geldiği kadar oğlum için bana da bir söz hakkı verilirse faydalı olmak adına sakin, iradeli olmaya çalışacağım. Eğer davanın seyrine bir katkıda bulunabilirsem mutlu olacağım tabii ki çünkü ben geceleri uyuyamıyorum. Bugün ben sabah 04.00'te yattım, 06.00'ya çeyrek kala kalktım. Bu oğlum öldüğünden beri böyle. Ben de eşim de aynı şekildeyiz. Çok kötü bir olay. Ne işim gücümle uğraşabiliyorum. Her dakika Kubilay aklımda, her dakika. Uyurken rüyama girmezse belki aklımdan çıkıyor, onun dışında şu an sizinle konuşurken de bir tarafta Kubilay var. Aileyle veya yardım eden insanlarla karşı karşıya geldiğim zaman hangi duyguda olacağım bilmiyorum ama şunu merak ediyorum. Yüzüme nasıl bakabilecekler. Ben onlara baktığım zaman 'Sizin vicdanınız hiç sızlamadı mı' demek istiyorum. 'Nasıl bunu yaptınız, nasıl infaz yaptınız' resmen infaz bu. Bunu söylemek istiyorum. Yüzüme nasıl bakabilecekler. Hiç kim mi davranacaklar, yoksa kafalarını öne mi eğecekler. Bunu merak ediyorum; ama en ağır cezayı almalarını diliyorum ve bunun için uğraşacağız. Ne gerekiyorsa yapacağız. Tek isteğim ağır ceza alsınlar, hakları ağırlaştırılmış müebbet. Diğerleri, diğer hak edenler de en üst seviyeden alsın. Toplumda, Kubilay gibi, ondan sonra, burada bir kardeşimiz daha var, yeğeni öldürüldü; onun yeğeni gibi, Ahmet Minguzzi'ler, işte Berat, Atlas.Bu çocuklar hepsi bizim çocuğumuz. Maraş'ta öldürülen çocuklar oldu, bakın örtbas edildi resmen. Hiç ses soluk çıkmıyor. Yani bizim Türkiye'de bir olay olduğu zaman 15 günde, 1 ayda kapanıyor ve hiç üzerine gidilmediği için yıllardır insanlar ölüyor. En azından Kubilay'ın davasında örnek bir sonuç çıkar, gerek katilin ailesi tarzındaki ailelere gerek toplumdaki diğer suç işleyen kesimlere karşı örnek teşkil eder, başka çocukların veya insanlarımızın ölmesinin de önüne geçilir. Cezalar ağır olmazsa ve bu silahı veya bıçakları kullanan insanlar da bu cezalar yüzünden korkup silahı bıçağı bırakmazsa ölen insanlar artacak. Hem oğlumun katilleri cezasını alsın hem de topluma fayda sğalayacak örnek bir cezanın çıkmasını diliyorum " dedi.</p>

<p><strong>'BU BİR İNFAZ'</strong></p>

<p>Anne Ülker Kundakçı ise, " Çocuğum aşk üçgeni yüzünden öldü. Ne alacak var ne verecek var. Bir kadın yüzünden çocuğu infaz etti gitti. Bu bir infaz. Kapalı alanda aracın içinde. Kaçma hakkı vermeden o silahı nasıl sıkabildin. Senin bununla bir meselen yok. Bu adam zengin olabilir. Trilyonları olsa bana çocuğumu geri verebilecek mi. Ben 3 aydır ne yaşıyorum biliyor mu bilmiyor. O gidiyor çocuğunu görüyor yine. Ben çocuğumun toprağına gidiyorum bir suç işlemiş gibi. Ben Allah'tan hepsinin Kubilay gibi can vermesini istiyorum. O kadar da samimiyim bu konuda. Allahlarından bulsunlar ailece. Çocuğumun bir günahı yoktu . Hiçbir suçu günahı yoktu. Bu olayın olmasına neden olacak birşey de yaşamıyor ki onlarla. Sadece Aleyna Hanımın egoları, zenginlik düşkünlüğü. Kızda yok yok. Sen 3 gündür tanıştığın insanın evine gider misin. Bu nasıl bir dünya. Burada en suçlu anneler. Ben de bir anneyim. O çocuğu sen nasıl eğittin" dedi.</p>

<p><strong>'BU CANIN HESABINI HEPSİ BANA VERECEK'</strong></p>

<p>Aleyna'nın annesiyle ilgili bir soruya ise Kundakçı "Şu anda elektronik kelepçeli. Büyük bir ihtimalle onu bırakırlar diye düşünüyorum. Burada yargılanacak olanlar Alaatin Kadayıfçıoğlu, korumalar, şoför. Bir de Alaaattin Kadayıfçıoğlu diyormuş ki 'Aleyna'yı içeriden çıkarın. Çocuğumun ölümüne o sebep oldu. Konumu o gönderdi. Orada bir can gitmiş. Abla kardeş gibi aylarca günlerce beraber oldu. Sen o çocuğun öldüğünü sormuyorsun da köpeği soruyorsun. Bu canın hesabını hepsi bana verecek" dedi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/futbolcu-cinayeti-davasinda-rapci-canbay-ve-kundakci-ailesi-arasinda-gerginlik</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/aleyna-kalaycioglu-ve-alaattin-kadayifcioglu.jpg" type="image/jpeg" length="31806"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Butlan ekibi İzmir il binasına polislerle girdi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/butlan-ekibi-izmir-il-binasina-polislerle-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/butlan-ekibi-izmir-il-binasina-polislerle-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İzmir İl Başkanı olarak atanan Utku Gümrükçü, il binasına gelmesinin ardından partililerle arasında arbede yaşandı. Görevden alınan eski İl Başkanı Çağatay Güç öncülüğündeki partililer, kararı protesto etmek için bölgede nöbet tutuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Atanmış CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararıyla İzmir İl Başkanı Çağatay Güç görevden alınarak yerine geçmiş dönem Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü atandı. Kararın ardından Güç öncülüğündeki partililer il binasında nöbet tutmaya başladı. Gümrükçü'nün binaya girmek istemesiyle birlikte binada arbede yaşandı.</p>

<p><strong>GÜMRÜKÇÜ İL BİNASINA GELDİ, ARBEDE YAŞANDI</strong><br />
Bugün akşam saatlerinde CHP İzmir İl Başkanlığı’na gelen Utku Gümrükçü ile partililer arasında arbede yaşandı. Olay sırasında partililer başkanlık makamına çıktı. Yaşanan gerginlik, MYK’nın atama kararına tepki gösteren partililer ile Gümrükçü arasında kısa süreli tartışmaya neden oldu.</p>

<p><strong>PARTİLİLERDEN PROTESTO</strong><br />
Görevden alınan Çağatay Güç’e destek veren partililer, atama kararını protesto ederek il binasında nöbetlerini sürdürüyor. Yaşanan arbede sonrası CHP İzmir İl Başkanlığı önünde güvenlik önlemleri artırıldı. Konuyla ilgili CHP Genel Merkezi’nden henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p><strong>İLK İŞ ÖZGÜR ÖZEL'İN FOTOĞRAFI KALDIRILDI</strong><br />
Binada yaşanan arbede sonucu binaya giren atanmış il başkanlığı İzmir ofisinin başkanlık odasına girdi. Odaya giren ekibin ilk iş seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in fotoğrafını kaldırdığı görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 22 084014" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://tele2habercom.teimg.com/tele2haber-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-22-084014.png" width="638" /></p>

<p><strong>SEÇİLMİŞ İL BAŞKANI GÜÇ'TEN AÇIKLAMA</strong><br />
Parti binasında yaşanan arbedenin ardından seçilmiş CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç sosyal medya üzerinden bir açıklama yaptı. Güç açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"CHP’yi bölüp parçalamaya, örgüt iradesini yok saymaya ve partimizi seçimlerden uzaklaştırmaya çalışan mutlak butlancılar, Genel Merkezimizde olduğu gibi, bugün de İzmir İl Başkanlığımızın kapısını kırarak, ardından polislerle birlikte binaya girdiler. Cumhuriyet Halk Partisi’nin gücü binalardan, makamlardan ya da koltuklardan değil; örgütünden, üyelerinden ve halktan gelir. Binalarla değil, halkla kucaklaşanlar bu yolda başarılı olacaklar. Biz de milletimizle birlikte iktidardan ve butlancılardan kurtulmak için sokakta, meydanlarda, mahallelerde kurtuluş yürüyüşümüzü sürdüreceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/butlan-ekibi-izmir-il-binasina-polislerle-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 08:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/izmri-chp.jpg" type="image/jpeg" length="25326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'li başkan Murat kurum ile görüştü Mansur Yavaş pankartları kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/chpli-baskan-murat-kurum-ile-gorustu-mansur-yavas-pankartlari-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/chpli-baskan-murat-kurum-ile-gorustu-mansur-yavas-pankartlari-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, Bakan Murat Kurum ile görüştükten sonra ilçedeki Mansur Yavaş pankartları kaldırıldı, bu hamle, “parti değiştirme” söylentilerini alevlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara kulislerinde, dört CHP’li ilçe belediye başkanının AKP’ye geçeceği iddiaları konuşulurken, Haymana'da Mansur Yavaş pankartları sessiz sedasız kaldırıldı, CHP’den AKP’ye geçiş söylentileri ayyuka çıktı.</p>

<p>Ankara siyasetinde kulislere düşen “transfer” iddialarının ardından, Haymana Belediyesi’nde dikkat çeken bir hamleye imza atıldı. CHP’li Haymana Belediye Başkanı Levent Koç’un Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’la görüştükten sonra ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a ait pankartların kaldırılmasını sağlaması, “parti değiştirme” söylentilerini güçlendirdi.</p>

<p>'KABAHATLAR KANUNU' BAHANESİ!</p>

<p>Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç 'AKP'ye geçiş' iddialarını açıkça yalanlarken, Haymana ve Gölbaşı belediye başkanlarının Bakan Kurum’u ziyaret etmesi, kuşkuları artırdı. Söylentilerin ardından Haymana’da Yavaş’a yakın isimlerin astığı pankartların belediye ekiplerince “gerekli izinler alınmadan asıldığı” gerekçesiyle kaldırıldığı açıklandı. Kaldırma işleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 42. maddesi kapsamında gerçekleştirildiği iddia edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak siyasi kulislerde bu gerekçe, iktidara yakınlaşmanın örtülmesi için sunulan resmi bir kılıfa dönüşmüş durumda. Koç’un önümüzdeki günlerde CHP’den istifasını açıklayarak AKP’ye katılacağı öne sürülüyor. Bu gelişme, bölgedeki CHP tabanında tepki yaratmış durumda. Ankara Büyükşehir cephesinden ise iddialarla ilgili net bir yalanlama gelmedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/chpli-baskan-murat-kurum-ile-gorustu-mansur-yavas-pankartlari-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/ankara-haymana-mansur.jpg" type="image/jpeg" length="11777"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşte Erhan Karaal'ın kaçırıldığı ve bulunduğu o anlar!]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/iste-erhan-karaalin-kacirildigi-ve-bulundugu-o-anlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/iste-erhan-karaalin-kacirildigi-ve-bulundugu-o-anlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kaçırılma anları ve polis tarafından bulunduğu odanın görüntüleri ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kaçırılma anları güvenlik kamerasına yansıdı. Diğer yandan Karaal'ın polis tarafından bulunduğu odanın görüntüleri de ortaya çıktı. Polis ekiplerinin olay yerindeki incelemeleri ise sürüyor.</p>

<p>İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kaçırıldığı anlardaki görüntülerde telefonla konuşarak kaldırımda yürüyen Karaal'ın önünün kimliği belirsiz kişilerce kesildiği anlar görülüyor.</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">İşte Karaal'ın kaçırıldığı ve bulunduğu o anlar!<br />
İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kaçırılma anları ve polis tarafından bulunduğu odanın görüntüleri ortaya çıktı. <a href="https://t.co/ZmNNxuaKcx" rel="nofollow">pic.twitter.com/ZmNNxuaKcx</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
— Tele2 Haber (@tele2haber) <a href="https://x.com/tele2haber/status/2067883185816436911?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 19, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p><strong>ÖNCE ÖNÜNÜ KESİYORLAR SONRA ARACA BİNDİRİYORLAR</strong></p>

<p>[related-posts id="1201144" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>Güvenlik kamerası görüntülerinde 3 kişi Karaal'ın kolundan tutup o sırada caddeye gelen araca binmesi için çekiyor. Önce telefon konuşmasını bitiren ardından da ne olduğunu anlamaya çalışan Karaal 3 kişi tarafından araca bindiriliyor. Otomobil daha sonra caddeden uzaklaşıyor.</p>

<p><strong>POLİS KARAAL'I BU ODADA BULDU</strong></p>

<p>Diğer yandan Karaal'ın bulunduğu merdivenlerle çıkılan odanın görüntüleri de ortaya çıktı. Odada kırık tahta parçaları, koltuk ve sandalyenin olduğu görülüyor. Olay yeri inceleme ekiplerinin Karaal'ın polis tarafından bulunduğu yerde çalışmaları sürüyor. (Kaynak: DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/iste-erhan-karaalin-kacirildigi-ve-bulundugu-o-anlar</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/ibb-kultur-karaal-1.jpg" type="image/jpeg" length="68749"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Silivri'de tahliye sevinci: Kalbimin yarısı orada kaldı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/silivride-tahliye-sevinci-kalbimin-yarisi-orada-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/silivride-tahliye-sevinci-kalbimin-yarisi-orada-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Silivri'de dün gece buruk bir tahliye sevinci yaşandı.  Tahliye kararı verilen 9 kişinin cezaevi çıkışında duygusal anlar yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İBB Davası’nın 53’üncü gününde haklarında tahliye kararı verilen 9 kişi, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nden çıktı. Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık, “Kalbimin bir kısmını orada bırakarak geldim” derken eski Medya AŞ Genel Müdürü İpek Elif Atayman da “Başta kadın arkadaşlarım olmak üzere Ekrem Başkan ve diğer tutuklu bütün arkadaşlarımızın bir an evvel özgürlüklerine kavuşmasını istiyorum” diye konuştu.</p>

<p>CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında olduğu 68’i tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın 53’üncü gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Silivri’de görülen davada 9 kişinin tahliyesine karar verdi.</p>

<p>İş insanları Yunus Göçer, Hasan Yalaz ile Alper Aydın, Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık, eski Medya AŞ Genel Müdürü İpek Elif Atayman, Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Çolak, Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu, eski Kültür AŞ İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan ve firari Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinde çalışan Ahmet Güldü, akşam saatlerinde Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nden tahliye edildi.</p>

<p><strong>“KALBİMİN BİR KISMINI ORADA BIRAKTIM”</strong></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="1035" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/I6Xt-PR6En0" title="Silivri'den tahliye olan Elif Atayman: Kızlar çok ağladı arkamdan..." width="1840"></iframe></p>

<p>İlçedeki CHP Dayanışma Merkezi’ne getirilen Yavuz Saltık, kendisini karşılayan kalabalık karşısında gözyaşlarına hâkim olamadı, sevenlerine sarıldı. Gazetecilere konuşan Saltık’ın ilk sözleri “Tabii dışarıda olmak güzel bir şey. Hayatım boyunca insanlara hizmet etmek; bu şehrin arka sokaklarına, ötekilerine, kimsesizlerine hizmet etmek dışında başka bir şey yapmadım. Bu görev bilinciyle çalıştım. Beni yetiştiren aileme, üzerimde emeği olan insanların boynunu yere eğecek hiçbir şey yapmadım. O yüzden tertemiz ve pırıl pırıl içerideki tüm arkadaşlarım gibi dışarıdayım. Bu hizmetlere kaldığımız yerden devam edeceğiz. Bu şehrin arka sokaklarının, ötekilerinin, yoksullarının, Kürtlerinin bize ihtiyacı var. Görevimize devam edeceğiz. Çalışacağız. Bütün arkadaşlarım, başkanlarım ve tüm arkadaşlarım için bekliyorum. Sadece kendim için değil. O yüzden kalbimin bir kısmını orada bırakarak geldim” oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>EŞİYLE HASRET GİDERDİ</strong></p>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="1035" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Xc03NHyWNv8" title="İBB Davası'nda Mustafa Karaoğlu tahliye edildi! &quot;Az kaldı bekle&quot; dediği eşi böyle karşıladı" width="1840"></iframe></p>

<p>Eşine sarılan Mustafa Karaoğlu, “Çok şükür bugün tahliye olduk. Uzun bir zamandı yani bizler için de. Bugün çok sevinçliyim ama aynı zamanda hüzünlüyüz de çalışma arkadaşlarımız orada kaldı. İnşallah arkadaşlarımız da çıkacak. Biraz bekliyorduk, biraz beklemiyorduk ama eşim sağ olsun beni ne görüşte bıraktı ne mahkemede yalnız bıraktı” dedi. Eşi Songül Karaoğlu da “Bugün Mustafa’ama bir mektup gönderdim. Yazarken ismimi yazamadım. Elim titredi. Kalemi tutamadım. ‘Sen yorgunsun. Ben yorgunum ama hayallerimiz var dedim. Pes etmek yok’ dedim. Hiçbir zaman pes etmeyeceğiz. Hep özgür günlerde yaşayacağız. Hep birlikte yaşayacağız inşallah” diye duygularını dile getirdi.</p>

<p><strong>“OĞLUM HER HAFTA AFYON’A GELDİ”</strong></p>

<p>Gözyaşları içinde olan İpek Elif Atayman da şunları söyledi:</p>

<p>“Çok zordu. 15 ay gerçekten fiziki ve psikolojik olarak çok yıprandım. Bütün arkadaşlarım, özellikle kadın arkadaşlarımın hepsi aynı şekilde yıprandılar. Başta kadın arkadaşlarım olmak üzere Ekrem Başkan ve diğer tutuklu bütün arkadaşlarımızın bir an evvel özgürlüklerine kavuşmasını istiyorum. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Burada olmak çok güzel. Beklemiyorduk. Birdenbire oldu. Arkada kız arkadaşlarım, kadın arkadaşlarım hepsi gözü yaşlı kaldılar. Hepsi bekliyordu. Hepsi umut içindeydi ama inşallah onlar da yavaş yavaş çıkacaklar ve özgürlüklerine kavuşacaklar. (Ailesi) Vallahi büyük fedakarlık yaptılar. Her hafta oğlum Afyon’a geldi. Kapalı görüş, açık görüş hiç ayırt etmeksizin geldiler. Bu arada dostlarıma çok teşekkür ediyorum. Ailemi ve beni hiç yalnız bırakmadılar. Maddi manevi hep yanımdaydılar. Hepsine çok teşekkür ediyorum.”</p>

<p><strong>“KIZLARIM” DİYE SESLENDİ</strong></p>

<p>Annesiyle sarılarak hasret gideren Atayman, babası ile de telefonda görüştü. Atayman, “Kızlarım” diye seslendiği Medya AŞ çalışanları ile toplu hatıra fotoğrafı çektirdi. Tahliye edilenleri İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da karşıladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/silivride-tahliye-sevinci-kalbimin-yarisi-orada-kaldi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 08:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/ibb-davasi-tahliye.jpg" type="image/jpeg" length="97819"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal kurtarıldı! Öldüresiye dövülmüş]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/ibb-kultur-as-genel-mudur-yardimcisi-erhan-karaal-kurtarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/ibb-kultur-as-genel-mudur-yardimcisi-erhan-karaal-kurtarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Maltepe'de kaçırılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, el ve ayakları bağlı bulundu. Karaal'ın öldüresiye dövüldüğü ve hastanede tedavi gördüğü bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe'deki evinin önünden önceki akşam kaçırılan ve bu sabah polis tarafından Tuzla'da atıl bir fabrika binasında bulunduğu bildirilen İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal öldüresiye dövülmüş. Kaçırılma olayıyla ilgili 8 kişi gözaltına alınırken, avukatı Tayfun Taşlıoğlu, Karaal'ın el ve ayakları bağlı bulunduğunu ve öldüresiye dövüldüğünü söyledi. Hayati tehlikesi bulunmayan Karaal'ın hastanede tedavisinin devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Silivri'de görülmeye devam eden 414 sanıklı İBB Davası'nın tutuksuz sanıklarından İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, dün gece Maltepe'deki evinin yakınında kimliği belirsiz kişilerce kaçırılmıştı. Avukatı Tayfun Taşlıoğlu, Karaal'ın çocuklarıyla birlikte yürüyüşe çıktığı sırada yanına yaklaşan araçtan inen kişilerce darp edilerek kaçırıldığını duyurmuş, Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı yetkilileri de şüphelilerin yakalanması için kolluk güçlerine talimat verildiğini belirtmişlerdi.</p>

<p>[related-posts id="1201160" color="bg-danger"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ÖLDÜRESİYE DÖVÜLMÜŞ</strong></p>

<p>Erhan Karaal'ın son durumuyla ilgili avukatı Tayfun Taşlıoğlu, ANKA'ya yeni bir açıklama yaptı. Açıklamaya göre, öldüresiye dövüldüğü anlaşılan Karaal, Tuzla'da atıl bir fabrika binasında el ve ayakları bağlı olarak bulundu. Doktorların aileye verdiği bilgiye göre hayati tehlikesi bulunmayan Karaal'ın tedavisi devam ediyor.</p>

<p><strong>BAŞSAVCILIK: 8 KİŞİ GÖZALTINDA</strong></p>

<p>Erhan Karaal, bu sabah polislerce bulundu ve hastaneye kaldırıldı. Olaya ilişkin bir bilgilendirme yapan Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı, gözaltı sayısını 8 kişi olarak duyurdu. başsavcılık bilgilendirmesi şöyle:<br />
"2026 günü İlimiz Maltepe ilçesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kimliği belirsiz kişilerce kaçırılması olayına ilişkin yürütülen soruşturmada Erhan Karaal bulunmuş olup 8 şüpheli gözaltına alınmıştır. Soruşturma titizlikle devam edilmektedir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/ibb-kultur-as-genel-mudur-yardimcisi-erhan-karaal-kurtarildi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 08:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/1-ibb-kultur-erhan-karaal.jpg" type="image/jpeg" length="55430"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dilan Polat'a şok üstüne şok]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/dilan-polata-sok-ustune-sok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/dilan-polata-sok-ustune-sok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medya fenomeni Dilan Polat'ın Instagram, TikTok, Facebook ve YouTube dahil tüm aktif dijital hesaplarına erişim engeli getirildi. Kararı duyuran avukat Melih Demirer, yedek hesaplar dahil tüm platformların kısa süre içinde tamamen kapatılacağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya fenomeni Dilan Polat'ın milyonlarca takipçiye sahip dijital hesaplarına erişim engeli getirildi. Karar kapsamında Polat'ın Instagram, TikTok, Facebook ve YouTube hesaplarının yanı sıra yedek hesaplarının da kapatılacağı belirtildi.</p>

<p>Kararı kamuoyuna duyuran avukat Melih Demirer, yaklaşık 1,5 milyon takipçili yedek Instagram hesabı başta olmak üzere tüm sosyal medya mecralarına yönelik erişim engeli kararı alındığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Demirer, "Dilan Polat'ın yaklaşık 1,5 milyon takipçisi bulunan yedek Instagram hesabı başta olmak üzere TikTok, Facebook ve YouTube hesaplarına erişim engeli kararı verilmiştir. Karar kısa süre içerisinde ilgili sosyal medya platformlarına bildirilecek." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/dilan-polata-sok-ustune-sok</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/dilan-polat-22.png" type="image/jpeg" length="80188"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek'e yaptırım çağrısını içeren AP Türkiye Raporu kabul edildi]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/bakan-gurleke-yaptirim-cagrisini-iceren-ap-turkiye-raporu-kabul-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/bakan-gurleke-yaptirim-cagrisini-iceren-ap-turkiye-raporu-kabul-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raporu 381 oyla kabul edildi. Raporda Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yaptırım listesine eklenmesi istendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raporu 381 oyla kabul edildi. 107 karşı, 171 çekimser oy kullanıldı. Raporda Adalet Bakanı Akın Gürlek’in AB yaptırım listesine alınması çağrısı da yer aldı.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen 2025 yılı raporunda, AB genişleme politikasının son zamanlarda yeni bir ivme kazanmasına rağmen 'Türkiye'nin demokratik reform eksikliği nedeniyle bu fırsat penceresini kaçırdığı' ifade edildi. Raporda, Parlamento'nun Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yaptırım listesine alınması yönünde AB'ye yapılan çağrısı da yer aldı. Kamu görevlilerine hakaret veya yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili davalarda çifte standart sergilenmesinin yaygınlığından endişe duyulduğu kaydedildi.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda  Türkiye raporu oylanarak kabul edildi. Raporda, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) katılım sürecinin liyakate dayalı, normatif ve pazarlık odaklı olmayan niteliğine vurgu yapıldı. Sürecin Kopenhag kriterlerinin yerine getirilmesine bağlı olduğu ve herhangi bir tarihle sınırlı olmadığı hatırlatılarak, 'Avrupa Parlamentosu, bu kriterlerin karşılanmasının, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, azınlıklara saygıyı ve azınlıkların korunmasını, iyi komşuluk ilişkilerini, tüm üye devletlerin tanınmasını, uluslararası hukuka saygıyı ve AB'nin ortak dış ve güvenlik politikasıyla uyumu güvence altına alan istikrarlı kurumları gerektirdiğini vurgular' ifadelerine yer verildi.</p>

<p><strong>'TÜRKİYE'NİN AB KAPISINDA BEKLETİLDİĞİNDEN YAKINMAK YERİNE EYLEME GEÇİN'</strong></p>

<p>Raporda Türk Hükümeti, 'Türkiye'nin AB kapısında ne kadar uzun süre bekletildiği' yakınmak yerine, eyleme geçmesi, hukukun üstünlüğü, insan hakları, demokratik, standartlar, basın özgürlüğü ve diğer temel özgürlükler ile iyi komşuluk ilişkileri ve uluslararası hukuka saygı gibi alanlardaki eksiklikleri gidermeye yönelik tedbirler almaya davet edildi.</p>

<p>Metinde, 'Avrupa Parlamentosu, katılım sürecinin 2018'den bu yana durmuş olmasını yinelemekle birlikte, Türkiye'nin stratejik öneme sahip bir ülke, bir NATO müttefiki ve ticaret, ekonomi, göç yönetimi, dış politika ve güvenlik politikası gibi alanlarda AB ile çok katmanlı ilişkilere sahip bir ortak olmaya devam ettiğini belirtir. Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve istikrar açısından, ayrıca Rusya'nın saldırganlığı karşısında Ukrayna'nın güvenliği bakımından önemini vurgular; ancak dış politikadaki artan görüş ayrılıklarının Avrupa güvenlik ve savunma mimarisiyle bağdaşmasının güç olduğunu ifade eder' değerlendirmesine yer verildi.</p>

<p>Parlamento'nun, Türkiye'deki hukukun üstünlüğünün ve yargı bağımsızlığının ciddi şekilde aşınmasının, Cumhurbaşkanlığı sisteminin derinden yerleşmiş otoriter yorumu çerçevesinde devam etmesinden büyük endişe duyduğuna yer verilerek, Türk yargısının siyasetçilere, gazetecilere, avukatlara, aktivistlere, sanatçılara ve eleştirel bir ses yükseltmeye cesaret eden herkese uyguladığı baskı ve keyfi yasal süreçlerin kınandığı ifade edildi.</p>

<p><strong>'HÜKÜMET DESTEKÇİLERİYLE MUHALEFET MENSUPLARI AYNI MUAMELEYİ GÖRMÜYOR'</strong></p>

<p>Kamu görevlilerine hakaret veya yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili davalarda çifte standart sergilenmesinin yaygınlığından endişe duyulduğu kaydedilirken, '(Parlamento) hükümet destekçilerinin muhalefet mensuplarıyla aynı şekilde muamele görmediğini kaydeder; ayrıca siyasi davalarda görev yapan hakimlerin görevden alınması ve keyfi biçimde yerlerinin değiştirilmesi şeklindeki hukuka aykırı uygulamayı kınar; bunun sürecin tarafsızlığını ciddi şekilde etkilediğini belirtir; Türk yargısını, özellikle kamuoyunda dikkat çeken davalarda sıkça başvurulan ve delillerin doğrulanmaksızın kabul edildiği gizli tanık ifadelerinin kullanılmasına son vermeye çağırır; bunun adil yargılanma hakkının açık bir ihlalini oluşturduğunu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadına aykırı olduğunu vurgular' denildi.</p>

<p>Raporda, 'Avrupa Parlamentosu, AB genişleme politikasının şu anda yeni bir ivme kazanmasına rağmen, Türkiye'nin demokratik reform eksikliği nedeniyle bu fırsat penceresini kaçırdığını üzüntüyle not eder' denilerek, bu fırsatı değerlendirmenin ilk adımının AİHM ve Türkiye'deki Anayasa Mahkemesi kararlarına uymak olduğu belirtildi. Söz konusu kararların göz ardı edilmesinden endişe duyulduğu belirtilen Raporda, '(Parlamento) Türk makamlarının, eski HDP eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi önde gelen isimler ve insan hakları savunucusu Osman Kavala'yı siyasi gerekçelerle tutukluluklarının devamı kararlarını en güçlü şekilde kınamaktadır; derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalarını talep etmektedir. Selahattin Demirtaş'ın serbest bırakılmak yerine, 6 Ocak 2026 tarihinde, 2015 yılında yaptığı konuşmalara dayalı farklı bir davada bir yıldan fazla ek hapis cezasına çarptırılmasını dehşetle karşılamaktadır' ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Son bir yılda özellikle CHP'ye yönelik davalara değinilen raporda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun görevden uzaklaştırılması ve tutukluluğunun devam etmesinin kınandığı kaydedildi. Raporda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP'nin 38. Olağan ve 21. Olağanüstü Kongrelerini iptal ederek, Özgür Özel'in yerine Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden göreve getirilmesi yönündeki kararın reddedildiği belirtildi. Metinde, '(Parlamento) Akın Gürlek'in sorumluluğunda hazırlanan ve İmamoğlu'nun geniş bir suç şebekesine liderlik etmek ve iki bin 430 yıla kadar hapis cezasıyla sonuçlanabilecek 142 suç işlemekle suçlandığı yaklaşık dört bin sayfalık iddianamenin kabul edilmesinden derin endişe duyar' denildi.</p>

<p><strong>'HAKSIZ ŞEKİLDE TUTUKLU BULUNAN TÜM GAZETECİLER SERBEST BIRAKILMALI'</strong></p>

<p>Türkiye'de medya ve basın özgürlüğü alanındaki gelişmelere de yer verilen raporda, devam eden 'soruşturma, sansür ve tacizden üzüntü duyulduğu; bu durumun, 'gazetecilerin mesleki görevlerini yerine getirmelerini ve demokratik bir toplum için temel olan kamuoyunu bilgilendirmelerini engellediği' belirtildi. TELE1 televizyonuna kayyım atanmasının 'medya özgürlüğüne yönelik kasıtlı bir saldırı' olarak değerlendirildiği ifade edilen raporda, tutuklanan gazeteciler Alican Uludağ, Merdan Yanardağ, Furkan Karabay, Sedef Kabaş, Fatih Altaylı ve İsmail Arı'nın durumlarının takip edildiği not edildi. Raporda, 'haksız şekilde tutuklu bulunan tüm gazetecilerin derhal serbest bırakılması' çağrısında bulunuldu.</p>

<p>Taslak raporda, Türk makamlarının kadına yönelik şiddet ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ilişkin etkili tedbirler alması çağrısı yapıldı. Ayrıca, '(Parlamento) 2025'in 'Aile Yılı' ilan edilmesine rağmen, Türk Hükümeti'nin cinsiyet eşitliğini bir tehdit olarak hedef alan, kadınların kamusal alandaki görünürlüğünü daha da azaltan ve kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddeti çoğu zaman özel bir aile meselesi olarak ele alan, cezasızlığa katkıda bulunan son derece ideolojik ve gerici bir yaklaşımı tercih etmesinden üzüntü duymaktadır' ifadelerine yer verildi.</p>

<p><strong>BAKAN GÜRLEK'İN YAPTIRIM LİSTESİNE ALINMASI ÇAĞRISI</strong></p>

<p>Parlamento, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi'ne, 'İnsan hakları ve temel özgürlüklerin ciddi ve kasıtlı ihlallerinden sorumlu Türk yetkililere karşı, AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında, AB'deki varlıkların dondurulması da dahil olmak üzere, kısıtlayıcı tedbirlerin değerlendirilmesi' çağrısında bulundu. Devamında, 'Bu yetkililer arasında, kayyum rolünü üstlenenler ve onları atayan kişiler veya devletin baskıcı mekanizmasında kilit rol oynayanlar, örneğin eski İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek de bulunmaktadır. (Parlamento) Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasından dehşete kapılmıştır. Bu durum, kariyeri boyunca her zaman siyasi bir gündemi takip eden bir aktör olduğunu göstermektedir' denildi.</p>

<p>Terörsüz Türkiye sürecinde, terör örgütü PKK'nın feshedilmesi gibi önemli atılımlara zemin hazırlayan çabalarından dolayı Türk yetkililerinin tebrik edildiği kaydedilen raporda, 'Avrupa Parlamentosu, Türk Hükümeti'nin zamanında ve kararlı adımlar atmamasını üzüntüyle karşılamaktadır. Zira bu hükümetin oyalama taktikleri ve sürecin sonraki adımlarına yönelik tutumu, süreci daha kırılgan ve dış gelişmelere karşı daha savunmasız hale getirirken, daha fazla kutuplaşmaya zemin hazırlamıştır' değerlendirmesi yapıldı.</p>

<p>Raporda, ekonomi yönetiminde makroekonomik istikrar ve reform programının enflasyonu düşürürken büyümeyi koruma konusundaki kararlılığı memnuniyetle karşılanarak, bu durumun Türk lirasına olan güveni artırdığı belirtildi. Devamında, '(Parlamento) bu çabalara rağmen ekonomik durumun hala kırılgan ve ortodoks olmayan para politikasının sonuçlarının yaşam maliyetini etkilemeye devam ettiğini belirtmektedir; bu yolda ilerleyebilmek için sıkı bir para politikası ve ihtiyatlı bir maliye politikası gerekeceğinden, savunmasız kesimleri, özellikle de emeklileri korumak için önlemler alınması gerektiğini vurgulamaktadır' denildi.</p>

<p><strong>AB'YE 'KIBRIS ÖZEL TEMSİLCİSİ' ATAMA ÇAĞRISI</strong></p>

<p>Türkiye ile Yunanistan arasındaki yakınlaşmaya değinilen raporda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in yaptığı görüşmeler gibi üst düzey görüşmelerin memnuniyetle karşılandığı kaydedildi. Raporda Türkiye'nin casus belli (savaş nedeni) tutumunu sürdürmesinden 'endişe duyulduğu' belirtildi. Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz'de tepki gösterdiği kimi olayların 'kınandığı' ifade edildi. Parlamento'nun Kıbrıs konusundaki son temaslar ve gelişmelerden duyduğu memnuniyete yer verilen raporda, Avrupa Komisyonu'na yeni bir AB Kıbrıs Özel Temsilcisi ataması çağrısı yinelendi.</p>

<p>Raporda, 'Türkiye'nin İran ile yakın diplomatik, ekonomik ve enerji ilişkileri konusunda, düzenli üst düzey temaslar, sürdürülen ticari ilişkiler ve İran doğal gazının devam eden ithalatından' endişe duyulduğu kaydedildi. Ayrıca, ABD'de görülen Halkbank davasıyla ilgili son gelişmelerin takip edildiği de ifade edildi.</p>

<p><strong>TÜRKİYE-ERMENİSTAN NORMALLEŞMESİ KAPSAMINDAKİ ADIMLAR OLUMLU KARŞILANDI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine, uzlaşma, iyi komşuluk ilişkileri, bölgesel istikrar ve güvenlik ile sosyo-ekonomik kalkınma yararına' destek verildiği belirtilerek, '(Parlamento) belirli vize prosedürlerinin kolaylaştırılması, üçüncü ülke vatandaşları ve diplomatik pasaport sahipleri için sınırın açılmasına yönelik hazırlıklar ve Türk Hava Yolları'nın doğrudan uçuşlarının yeniden başlatılması gibi gelişmeleri olumlu karşılar' denildi.</p>

<p>Raporda, 'Gümrük Birliği'nin tam olarak uygulanması ve modernize edilmesi gerektiği' belirtilerek, 'Avrupa Parlamentosu, AB ve Türk ekonomilerinin geniş kesimlerinin bu aracın güncellenmesine atfettiği önemin farkındadır; 30 yılı aşkın süredir yürürlükte olan bu aracın güncellenmesini desteklemeye hazır olduğunu belirtmektedir; her iki taraf için de önemli ekonomik ve stratejik faydalar içerebilecek, ticareti, yatırımı ve tedarik zinciri dayanıklılığını güçlendiren, dijital ve yeşil dönüşümü, kamu alımlarını ve sürdürülebilir kalkınma taahhütlerini teşvik eden ve AB ile Türkiye'nin ekonomik güvenliğine katkıda bulunan daha geniş kapsamlı, karşılıklı yarar sağlayan bir Gümrük Birliği'nin geliştirilmesini desteklemeye hazırdır' görüşüne yer verildi.</p>

<p><strong>ÜYE ÜLKELERE VİZE SÜREÇLERİNİN KOLAYLAŞTIRILMASI ÇAĞRISI</strong></p>

<p>Vize serbestisi için gerekli kriterlerin karşılanmaması konusunda Türkiye'nin 'hiçbir ilerleme kaydetmemiş olmasından' üzüntü duyduğu ifade edilerek, '(Parlamento) Türk vatandaşlarının, artan talep ve sistemin kötüye kullanılacağına dair endişeler nedeniyle Üye Devletlere yaptıkları vize başvurularında sorunlar yaşamasından üzüntü duymaktadır; vizeye erişimi iyileştirme konusundaki siyasi kararlılığı kabul eder ve kalan teknik ve idari engelleri gidermek için her iki taraftan da yoğun çabalar gösterilmesini ister' denildi. Parlamento, Üye Devletlere bu alana ayrılan kaynakları artırması çağrısında bulunurken, ticari faaliyetlerde bulunan insanlar ve Erasmus öğrencileri için vize sürecinin kolaylaştırılmasına yönelik önlemlerin desteklendiğini bildirdi. Devamında, 'Parlamento, Türk Hükümeti'nin sayısı bilinmeyen hizmet (gri) pasaportlarının kötüye kullanması ve herkesin yararına olabilecek bir çerçeveye doğru ilerlemek için gerekli adımların atılmamasını üzüntüyle kaşılamaktadır' ifadeleri kullanıldı.</p>

<p><strong>'MEVCUT KOŞULLARDA KATILIM SÜRECİ YENİDEN BAŞLATILAMAZ'</strong></p>

<p>Raporda, şu değerlendirme yapıldı:</p>

<p>'Avrupa Parlamentosu, Türk toplumunun büyük bir kesiminin demokratik ve Avrupa yanlısı özlemlerini kabul etmekle birlikte, Türk Hükümeti'nin demokrasi alanındaki temel eksiklikleri gidermek için gerekli adımları atmadığını, Türkiye'nin AB katılım sürecinin mevcut koşullarda yeniden başlatılamayacağı yönündeki görüşünü yineler. Parlamento, Türkiye'deki muhalefet figürlerinin yeniden diyalog kurulması ve katılım müzakerelerinin yeniden başlatılması yönündeki son çağrılarını dikkate almakta ve bu yenilikçi ve cesur yaklaşıma takdirini ifade etmektedir; ancak Türk Hükümeti'nden somut ve inandırıcı adımlar yoluyla AB yoluna yeniden taahhüt göstermeye istekli olduğuna dair açık bir sinyal gelmedikçe bu yaklaşımı destekleme konusunda şüpheci kalmaktadır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/bakan-gurleke-yaptirim-cagrisini-iceren-ap-turkiye-raporu-kabul-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 17:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/06/akin-gurlek-9.png" type="image/jpeg" length="28263"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uçağı gecikene 100 Euro tazminat dönemi başladı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/ucagi-gecikene-100-euro-tazminat-donemi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/ucagi-gecikene-100-euro-tazminat-donemi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de havayolu yolcuları için önemli bir hak daha yürürlüğe girdi. 3 saatten fazla gecikmelerde yolcular 100 Euro  (5,370 TL) tazminat alabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de uçak yolcuları için önemli bir hak daha resmen yürürlüğe girdi. Artık iç hat uçuşlarında 3 saatten fazla gecikme yaşanması durumunda yolculara 100 Euro tutarında tazminat ödenecek. Bu miktar Türk Lirası karşılığı yaklaşık 5 bin 370 liraya denk geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa Birliği'nin yolcu hakları mevzuatına paralel olarak Türkiye'de de uygulamaya konulan bu düzenleme, yolcuların mağduriyetlerini azaltmayı hedefliyor. Uçuş mesafesi ve gecikme süresine göre değişen tazminat miktarları, yolcuların haklarını koruma altına alıyor.</p>

<p>Uzmanlar, bu yeni dönemin havayolu şirketlerinin hizmet kalitesini artırması ve yolcuların haklarının daha etkin korunması açısından önemli bir adım olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Yolcular, gecikme durumunda tazminat talebinde bulunmak için ilgili havayolu şirketlerine başvurabilirler. Başvuruların gecikme tarihinden itibaren bir yıl içinde yapılması gerekiyor.<br />
Artık iç hat uçuşlarında 3 saatten fazla yaşanan gecikmelerde yolcular, 100 euro karşılığı (yaklaşık 5 bin 370 lira )tutarında tazminat alma hakkına sahip.</p>

<p><strong>Hangi Durumlarda Geçerli?</strong></p>

<p>Uçuşun kalkış saatinden varış saatine kadar olan gecikme 3 saati aştığında tazminat hakkı doğar. Ancak uçuş iptali veya bilet iptali gibi durumlar farklı düzenlemelere tabidir.</p>

<p><strong>Tazminat Talebi Nasıl Yapılır?</strong></p>

<p>Yolcular, gecikmeli uçuşun gerçekleştiği havayolu şirketine tazminat talebinde bulunabilir.<br />
Başvurular, uçuş tarihinden itibaren 1 yıl içinde yapılmalıdır.<br />
Havayolu şirketi, tazminatı genellikle Türk Lirası olarak öder.<br />
Gecikme durumunda mutlaka uçuş kartınızı ve biniş kartınızı saklayın.<br />
Tazminat talebinizi yazılı olarak yapın ve havayolu şirketinin yanıt süresini takip edin.<br />
Gerekirse tüketici hakem heyetleri veya yasal yollarla hakkınızı arayabilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Popüler</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/ucagi-gecikene-100-euro-tazminat-donemi-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2025/07/ucak-34.jpg" type="image/jpeg" length="74876"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
