<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tele2 Haber - Son Dakika Haberler, Güncel Gelişmeler ve Analiz</title>
    <link>https://www.tele2haber.com</link>
    <description>Tele2 Haber ile Türkiye ve dünyadan en güncel son dakika haberleri, tarafsız analizleri ve özel dosyaları takip edin. Gerçek ve hızlı haberin adresi Tele2 Haber.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tele2haber.com/rss/bulten" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 09 Jul 2026 15:57:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/rss/bulten"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan üniversite adaylarına tercih öncesi kritik 'kalite' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/uzmanlardan-universite-adaylarina-tercih-oncesi-kritik-kalite-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/uzmanlardan-universite-adaylarina-tercih-oncesi-kritik-kalite-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YKS'nin tamamlanmasının ardından adaylar için sonuç ve tercih dönemi öncesi hazırlık süreci başladı. Uzmanlar, üniversite adaylarının tercih listesi oluşturmadan önce yalnızca puan, başarı sırası, şehir ve üniversite ismine odaklanmaması gerektiğini belirterek, 'Adaylar artık bölüm seçerken programın kalitesini de sorgulamalı' uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının 22 Temmuz'da açıklanmasının beklendiği bu dönemde, yükseköğretim kalite güvencesi ve uluslararası program akreditasyonu alanında çalışmalar yürüten Saygı Ünlü, üniversite tercihinin yalnızca bir yerleştirme süreci olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Ünlü, adayların tercih etmeyi düşündükleri programı bir bütün olarak değerlendirmesi gerektiğini belirterek, 'Bir aday için asıl soru sadece 'Hangi üniversiteye girebilirim' olmamalı. Bununla birlikte 'Bu program bana ne öğretecek, beni nasıl yetiştirecek, hangi yetkinliklerle mezun edecek ve mezuniyet sonrasında bana nasıl bir yol açacak' sorularının da yanıtı aranmalı' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ünlü, tercih döneminde adayların bölümün müfredat, uygulama olanakları, staj imkanları, akademik kadrosu, öğrenci destek hizmetleri, mezun izleme sistemi ve varsa akreditasyon durumuna ilişkin bilgi edinmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>'ÜNİVERSİTE TERCİHİ ASLINDA BİR PROGRAM KALİTESİ DEĞERLENDİRMESİDİR'</strong></p>

<p>'Uluslararası akreditasyon süreçlerinde bir program yalnızca ders listesinden ibaret görülmez. Programın nasıl tasarlandığı, öğrencinin hangi bilgi ve becerilerle mezun olacağı, ölçme-değerlendirme yöntemleri, öğrenciye sunulan destekler, mezunların takibi, sektör ve paydaş geri bildirimleri ile sürekli iyileştirme mekanizmaları birlikte değerlendirilir. Adaylar da tercih döneminde benzer bir bakış açısı geliştirmeli' diyen Ünlü, tercih listesinin yalnızca geçmiş yılların taban puanlarına göre oluşturulmasının eksik bir yaklaşım olacağını ifade etti.</p>

<p><strong>'ADAY BÖLÜMÜN KENDİSİNİ NASIL ANLATTIĞINA BAKMALI'</strong></p>

<p>Tercih sürecinde üniversitelerin ve programların kamuya açık bilgilerinin adaylar için önemli bir kaynak olduğunu belirten Ünlü, web sitelerinin artık yalnızca tanıtım mecrası olmadığını, aynı zamanda aday öğrenciler, veliler, mezunlar, iş dünyası ve dış değerlendirme kuruluşları için bir şeffaflık alanı olduğunu söyledi.</p>

<p>Ünlü, 'Bir aday, tercih etmeyi düşündüğü bölümün web sayfasına girdiğinde o programın amacını, müfredatını, uygulama ve staj olanaklarını, akademik kadroyu, mezuniyet sonrası kariyer alanlarını, akreditasyon bilgisini ve öğrenci destek hizmetlerini açık şekilde görebilmeli. Eğer bu bilgiler eksik, güncel değil ya da anlaşılır biçimde sunulmuyorsa aday mutlaka üniversiteye soru sormalı' dedi.</p>

<p><strong>'AKREDİTASYON ADAY İÇİN ÖNEMLİ BİR KALİTE İŞARETİDİR'</strong></p>

<p>Akreditasyonun yükseköğretimde kalite kültürünün önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Ünlü, 'Akreditasyon, bir programın bağımsız bir dış değerlendirme sürecinden geçtiğini gösterir. Bu, aday için tek başına karar verdirici unsur olmayabilir ancak programın kalite güvencesi, sürekli iyileştirme, öğrenci geri bildirimi, mezun izleme ve eğitim-öğretim süreçlerini belirli standartlar çerçevesinde ele aldığını göstermesi bakımından önemli bir işarettir' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Ünlü'ye göre, adayların tercih döneminde yanıt araması gereken sorular şunlar: </p>

<p>'Bu programın amacı açık mı? Mezun olunca hangi bilgi ve becerilere sahip olacağım? Müfredat güncel mi? Uygulama, staj, laboratuvar, proje veya saha çalışması olanakları var mı? Akademik kadro programın ihtiyaçlarını karşılıyor mu? Mezunlar hangi alanlarda çalışıyor? Program mezunlarını izliyor mu? Öğrenci geri bildirimleri dikkate alınıyor mu? Programın ulusal ya da uluslararası akreditasyonu var mı? Üniversite bu programı hangi kalite mekanizmalarıyla geliştiriyor?'</p>

<p>Adayların tercih sürecinde yalnızca popüler bölümlere yönelmesinin riskli olabileceğini belirten Ünlü, öğrencinin ilgisi, yeteneği, hedefleri ve programın sunduğu imkânların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>'POPÜLER BÖLÜM HER ÖĞRENCİ İÇİN DOĞRU BÖLÜM OLMAYABİLİR'</strong></p>

<p>Ünlü, 'Popüler görünen her bölüm her öğrenci için doğru tercih olmayabilir. Doğru tercih, öğrencinin kendini tanıması, programı doğru analiz etmesi ve mezuniyet sonrası fırsatları gerçekçi biçimde değerlendirmesiyle ortaya çıkar. Adaylar bölüm seçerken sadece bugünkü puanlarını değil, dört yıl sonra nasıl bir mezun olmak istediklerini de düşünmeli' dedi.</p>

<p><strong>ÜNLÜ'DEN AİLELERE ÇAĞRI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailelere de çağrıda bulunan Ünlü, tercih döneminde öğrencilerin yalnız bırakılmaması gerektiğini ancak karar sürecinde adayın ilgisi ve hedeflerinin dikkate alınmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>'TERCİH LİSTESİ SADECE SIRALAMA HESABI DEĞİLDİR'</strong></p>

<p>Tercih listesi hazırlanırken başarı sırasının elbette dikkate alınması gerektiğini belirten Ünlü, bunun tek kriter olmaması gerektiğini vurguladı. Ünlü, 'Tercih listesi sadece sıralama hesabı değildir. Aynı zamanda öğrencinin gelecekte içinde yer alacağı akademik ve mesleki ekosistemi seçmesidir. Bu nedenle adaylar üniversitenin genel bilinirliği kadar, tercih edecekleri programın niteliğine de odaklanmalı' diye konuştu.</p>

<p>Saygı Ünlü, adayların tercih dönemi başlamadan önce üniversitelerin resmi web siteleri, bölüm sayfaları, ders planları, akademik kadro bilgileri, akreditasyon duyuruları, mezun profilleri ve YÖK Atlas gibi kaynaklardan ön araştırma yapmasının bilinçli tercih açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bülten, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/uzmanlardan-universite-adaylarina-tercih-oncesi-kritik-kalite-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/agency/anka/uzmanlardan-universite-adaylarina-tercih-oncesi-kritik-kalite-uyarisi.jpeg" type="image/jpeg" length="97286"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nden 'Türk Dışişleri'nin Dili' raporu: Söylemsel pusula Avrupa'dan Orta Doğu'ya kaydı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/toplum-calismalari-enstitusunden-turk-disislerinin-dili-raporu-soylemsel-pusula-avrupadan-orta-doguya-kaydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/toplum-calismalari-enstitusunden-turk-disislerinin-dili-raporu-soylemsel-pusula-avrupadan-orta-doguya-kaydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nün yayımladığı 'Türk Dışişleri'nin Dili: T.C. Dışişleri Bakanlığı Basın Açıklamalarının Söylem Analizi' başlıklı rapor, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'nın son çeyrek asırdaki diplomatik dilini mercek altına aldı. Rapora göre, Türk dış politikasının basın açıklamalarına yansıyan söylemsel ağırlık merkezi, son 25 yılda Avrupa'dan Orta Doğu'ya doğru yapısal bir kayma yaşadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara merkezli düşünce kuruluşu Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nün Berçin Yiğitaslan tarafından hazırlanan 'Türk Dışişleri'nin Dili: T.C. Dışişleri Bakanlığı Basın Açıklamalarının Söylem Analizi' raporunda, Ocak 2002-Mayıs 2026 arasında Bakanlığın resmi internet sitesinde yayımlanan 6 bin 929 Türkçe basın açıklaması niceliksel ve niteliksel yöntemlerle incelendi.</p>

<p>Rapora göre, Türk dış politikasının basın açıklamalarına yansıyan söylemsel ağırlık merkezi, son 25 yılda Avrupa'dan Orta Doğu'ya doğru yapısal bir kayma yaşadı. Çalışmada bu değişim; ülke bahsi sepetleri, söylemsel ağırlık merkezi, kurumsal kelime dağarcığı, sembolik şehirler ve konuşma tonu olmak üzere beş ayrı ölçümle test edildi. Bulguların tamamı, Türkiye'nin diplomatik gündeminde Brüksel merkezli AB sürecinin ağırlığının azalırken, Orta Doğu ve özellikle İsrail-Filistin meselesinin öne çıktığını gösterdi.</p>

<p><strong>6 BİN 929 AÇIKLAMA İNCELENDİ</strong></p>

<p>Raporun kapsamını oluşturan 6 bin 929 basın açıklaması, 12 farklı söylem ailesi üzerinden sınıflandırıldı. Bu söylem aileleri; egemenlik ve toprak, dayanışma ve kardeşlik, kınama ve protesto, hak ve iddia, çözüm ve uzlaşı, ittifak ve dostluk, normatif/hukuk, terör söylemi, insani diplomasi, endişe ve uyarı, kararlılık ile olumlu/yumuşak diplomatik dil olarak belirlendi.</p>

<p>Çalışmaya göre, Bakanlık açıklamalarında en yaygın söylem ailesi 'dayanışma ve kardeşlik' oldu. Bu dil, toplam bültenlerin yüzde 28,1'inde görüldü. İkinci sırada yüzde 25,3 ile 'endişe ve uyarı' dili, üçüncü sırada ise yüzde 20,5 ile 'kınama ve protesto' dili yer aldı. Bunları yüzde 19,4 ile 'ittifak ve dostluk', yüzde 17,8 ile 'normatif/hukuk', yüzde 17,6 ile 'terör söylemi' izledi.</p>

<p>Egemenlik ve toprak söylemi yüzde 4,6; hak ve iddia söylemi ise yüzde 3,9 oranında kaldı. Raporda bu iki söylem ailesinin daha çok Suriye, Kıbrıs, Doğu Akdeniz, Mescid-i Aksa, Filistin, Ermeni iddiaları ve Batı Trakya Türkleri gibi belirli dosyalarda yoğunlaştığı belirtildi.</p>

<p><strong>BÜLTEN SAYISINDA 2008-2009 SIÇRAMASI</strong></p>

<p>Raporda, Dışişleri Bakanlığı'nın basın açıklaması hacminde 2008-2009 yıllarında yapısal bir sıçrama yaşandığı tespit edildi. 2010 sonrasında yıllık bülten sayısı 275-435 bandına oturdu.</p>

<p>En yüksek bülten sayısı 435 açıklamayla 2021 yılında kaydedildi. Bu yılı 405 açıklamayla 2014 ve 390 açıklamayla 2017 takip etti. Raporda 2021'deki zirvenin Karabağ sonrası gelişmeler, Doğu Akdeniz gerilimi, ABD'nin Afganistan'dan çekilmesi ve Yunanistan'la sertleşen ilişkilerle bağlantılı olduğu değerlendirildi.</p>

<p>2026 yılı verisi ise Mayıs sonu itibarıyla 98 bültenle sınırlı kaldı. Raporda mevcut tempo dikkate alındığında yıl sonu projeksiyonunun yaklaşık 250 bülten civarında olacağı belirtildi. Bu tablo, Hakan Fidan döneminde daha seçici bir bülten üretimine işaret eden bulgular arasında gösterildi.</p>

<p><strong>AÇIKLAMALAR KISALDI, JEST YOĞUNLUĞU AZALMADI</strong></p>

<p>Raporun dikkati çeken bulgularından biri, Bakanlık açıklamalarının yıllar içinde belirgin biçimde kısalması oldu. 2002 yılında medyan bülten uzunluğu 98 kelimeyken, 2025 yılında bu sayı 37 kelimeye geriledi.</p>

<p>Çalışmada bu değişim, 'gerekçeli ve izahatı bol metinlerden neredeyse sosyal medya postu uzunluğunda standart açıklamalara evrilme' olarak değerlendirildi. Buna karşın bültenlerin taşıdığı diplomatik jest yükünün azalmadığı, aksine daha kısa metinlerde daha yoğun biçimde yer aldığı vurgulandı.</p>

<p>Rapora göre açıklamalar kısalırken kınama, taziye, temenni ve ziyaret duyurusu gibi edimler korunuyor. Bu durum, Dışişleri dilinin daralırken 'damıtıldığı' ve bültenlerin giderek standartlaşmış birer diplomatik jest taşıyıcısına dönüştüğü şeklinde yorumlandı.</p>

<p><strong>AB GÜNDEMİNİN YERİNİ ORTA DOĞU ALDI</strong></p>

<p>Raporun en güçlü bulgusu, Türk diplomasisinin söylemsel pusulasındaki değişim oldu. 2004 yılında Bakanlık bültenlerinin yüzde 27,7'si AB süreciyle ilişkiliyken, 2024 yılında bültenlerin yüzde 28,7'si İsrail-Filistin meselesiyle ilgili hale geldi.</p>

<p>Ülke bahsi sepetleri üzerinden yapılan analizde, 2002-2004 arasında Avrupa/AB ekseninin Orta Doğu/Kuzey Afrika ekseninin önünde olduğu görüldü. 2004 yılında Avrupa/AB ekseni yüzde 36,4'lük paya ulaşırken, Orta Doğu/Kuzey Afrika ekseni yüzde 27,2 seviyesindeydi. Ancak 2005'ten sonra Avrupa ekseni yeniden öne geçemedi.</p>

<p>Rapora göre iki eksen arasındaki fark iki dönemde zirve yaptı: Arap Baharı ve Suriye savaşının etkili olduğu 2012-2014 aralığında yaklaşık 20 puanlık fark oluştu. 2024 yılında ise Gazze savaşı nedeniyle Orta Doğu/Kuzey Afrika ekseni yüzde 41,9'a yükselirken Avrupa/AB ekseni yüzde 18,1'de kaldı.</p>

<p><strong>SÖYLEMSEL MERKEZ BELGRAD'DAN KUDÜS HATTINA KAYDI</strong></p>

<p>Çalışmada yalnızca ülke bahisleri değil, bu bahislerin coğrafi ağırlık merkezi de hesaplandı. Her ülkeye coğrafi koordinat atanarak yapılan analizde, Bakanlık açıklamalarının 'baktığı yön' yıllar içinde sayısallaştırıldı.</p>

<p>Buna göre 2002-2004 döneminde söylemsel ağırlık merkezi 18-24 derece doğu boylamında, yani Orta Avrupa-Balkan hattında konumlanıyordu. 2008'den itibaren bu merkez kalıcı biçimde İstanbul boylamının doğusuna geçti. 2022-2026 arasında ise 31-35 derece doğu bandına, yani Doğu Akdeniz-Levant hattına yerleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raporda bu değişim, Türk diplomasisinin söylemsel ağırlık merkezinin yaklaşık çeyrek asırda Belgrad civarından Kıbrıs-Beyrut-Kudüs hattına, iki bin kilometreyi aşan bir mesafe boyunca güneydoğuya kayması olarak ifade edildi.</p>

<p><strong>AB KELİME DAĞARCIĞI SİLİNDİ</strong></p>

<p>Raporda AB sürecine özgü teknik kelimelerin kullanımında da belirgin bir gerileme tespit edildi. 'Katılım müzakereleri' ifadesi 2007 yılında altı bültende geçerken, 2023 sonrasında Bakanlık açıklamalarında hiç yer almadı. 'İlerleme raporu' ifadesinin son kez 2015 yılında bir bültende geçtiği, 'Kopenhag kriterleri' ifadesinin ise 2003 yılındaki yedi kullanımın ardından fiilen söylemden kaybolduğu belirtildi.</p>

<p>'Gümrük Birliği', 'müktesebat' ve 'tam üyelik' gibi kavramların da 2020'li yıllarda seyrek anmalara gerilediği kaydedildi. Rapora göre AB ekseni tamamen ortadan kalkmadı; ancak üyelik hedefiyle doğrudan ilişkili teknik kelime dağarcığı Bakanlık açıklamalarında eski belirleyici konumunu kaybetti.</p>

<p><strong>BRÜKSEL GERİLEDİ, KUDÜS VE GAZZE ÖNE ÇIKTI</strong></p>

<p>Sembolik şehirler üzerinden yapılan analizde de benzer bir tablo ortaya çıktı. 2003-2005 yıllarında 'Brüksel' kelimesinin geçtiği bülten sayısı ile 'Kudüs' veya 'Gazze' ifadelerinin geçtiği bülten sayısı başa baş seyretti.</p>

<p>Ancak 2023 yılında Kudüs veya Gazze bahsi 28 bültene yükseldi. 2024 yılında ise bu sayı 49'a ulaştı. Aynı dönemde 'Brüksel' 5-8 bülten bandında kaldı; 2025'te ise yalnızca iki bültende yer aldı.</p>

<p>Rapora göre 2024 ve 2025 yıllarında Bakanlığın bülten dilinde Kudüs ya da Gazze bahsi, Brüksel'den yaklaşık altı kat daha fazla yer tuttu.</p>

<p><strong>AVRUPA ARTIK 'MEMNUNİYET' DEĞİL 'İTİRAZ' COĞRAFYASI</strong></p>

<p>Çalışmada yalnızca hangi coğrafyanın daha fazla konuşulduğu değil, o coğrafyalara hangi tonla yaklaşıldığı da incelendi. Avrupa'ya dönük bültenlerde 2009-2015 dönemi görece olumlu bir evre olarak öne çıktı. Bu dönemde memnuniyet ve tebrik içeren ifadeler yüzde 12,4'e ulaşırken, negatif jestler yüzde 9,5'te kaldı.</p>

<p>2016 sonrasında tablo tersine döndü. Avrupa'ya dönük bültenlerde negatif jestler yüzde 18'e çıkarken, pozitif jestler yüzde 5-7 bandına geriledi. Raporda bu sertleşmenin Avrupa Parlamentosu kararları, Kur'an yakma ve Hz. Muhammed karikatürü vakaları, kaçak FETÖ üyeleri ve dönemsel siyasi tartışmalarla ilişkili olduğu belirtildi.</p>

<p>Orta Doğu bültenlerinde ise negatif jest oranının her dönem yüksek seyrettiği, ancak bu negatifliğin büyük kısmının doğrudan muhatap ülkelere değil, üçüncü taraf olaylarına ve saldırılara yönelik kınamalardan kaynaklandığı ifade edildi.</p>

<p><strong>KINAMA, TÜRK DİPLOMASİSİNİN EN SIK BAŞVURDUĞU JESTLERDEN BİRİ</strong></p>

<p>Rapor, Bakanlık açıklamalarının yalnızca bilgi aktaran metinler değil, aynı zamanda diplomatik edimler olduğunu vurguladı. Açıklamalar kınıyor, başsağlığı diliyor, tebrik ediyor, ziyaret duyuruyor, kaygı bildiriyor ya da bir iddiayı reddediyor. Bu kapsamda 12 temel diplomatik jest incelendi. Buna göre 'ziyaret ve temas duyurusu' yüzde 26,6 ile en yaygın jest oldu. 'Temenni ve dilek' yüzde 24,5, 'kınama' yüzde 23,8, 'taziye ve başsağlığı' ise yüzde 23,5 oranında görüldü.</p>

<p>Başka bir ifadeyle Bakanlık bültenlerinin yaklaşık dörtte biri bir ziyaret veya teması duyuruyor, dörtte biri bir olayı kınıyor, dörtte biri ise taziye veya başsağlığı mesajı içeriyor.</p>

<p><strong>BİN 650 KINAMA, BİN 628 TAZİYE</strong></p>

<p>Rapora göre 2002-Mayıs 2026 döneminde yayımlanan açıklamaların bin 650'sinde kınama, bin 628'inde ise taziye yer aldı. Kınama ve taziyenin birbirine bu kadar yakın oranlarda görülmesi, özellikle terör saldırıları sonrasında kullanılan standart 'saldırıyı kına + kurbanlara taziye ilet' kalıbıyla açıklandı.</p>

<p>Kınama ve taziyenin 2014-2018 arasında paralel biçimde yükseldiği, bunun da dönemin terör dalgasının söyleme yansıması olduğu belirtildi. 2023 sonrasında ise iki eğri arasındaki makas açıldı; taziye yüksek seyrini korurken kınama oranı geriledi. Bu ayrışmanın temel nedeni olarak kınamaların dağınık terör olaylarından tek bir konuya, Gazze meselesine yoğunlaşması gösterildi.</p>

<p><strong>EN ÇOK KINANAN DEVLET AÇIK ARA İSRAİL</strong></p>

<p>Raporun kınama diplomasisine ilişkin en dikkati çekici verisi, fail olarak en çok kınanan devletin İsrail olması oldu. İsrail, 127 kınama ile açık ara ilk sırada yer aldı. İkinci sıradaki ABD'ye yönelik kınama sayısı ise 12'de kaldı. Böylece İsrail'e yönelik kınama sayısı, ABD'nin 10 katından fazla oldu.</p>

<p>İsrail'e yönelik kınamaların üç dalga halinde yoğunlaştığı belirtildi. İlk dalga 2011-2014 döneminde Mavi Marmara sonrası süreçle, ikinci dalga 2017-2018 döneminde Kudüs kararıyla, üçüncü dalga ise 2023-2026 döneminde Gazze savaşıyla ilişkilendirildi.</p>

<p>Yıllık bazda İsrail'e yönelik kınama mesajlarının zirve yaptığı yıllar 2011'de 10, 2012'de 13, 2014'te 13, 2023'te 11, 2024'te 10 ve 2025'te 10 kınama olarak kaydedildi.</p>

<p>ABD'ye yönelik kınamaların ise Kongre'deki Ermeni karar tasarıları, Kudüs'ün İsrail'in başkenti olarak tanınması, Golan'ın ilhakının tanınması ve Türkiye'ye yönelik yaptırım kararları gibi başlıklarda yoğunlaştığı belirtildi.</p>

<p><strong>IRAK, AFGANİSTAN, PAKİSTAN VE SOMALİ 'DAYANIŞMA' KUTBUNDA</strong></p>

<p>Kınama mesajlarının yalnızca faili değil, mağduru da görünür kıldığı belirtilen raporda, olay kınamaları ayrıca incelendi. Buna göre Irak, Afganistan, Pakistan ve Somali, Türkiye'nin en sık dayanışma gösterdiği ülkeler arasında yer aldı.</p>

<p>Bu ülkeler, 2007-2022 arasında hemen her yıl terör veya benzeri olaylar nedeniyle yayımlanan kınama mesajlarında öne çıktı. Raporda bu tablo, Türkiye'nin 'acına ortağım' dediği ülkeler dizilimi olarak yorumlandı.</p>

<p>Dikkati çekici bir başka bulgu ise İsrail'in yalnızca hedef alınan bir ülke olmamasıydı. İsrail, 127 kınama mesajında fail olarak yer alırken, aynı zamanda 42 olay kınamasında dayanışma gösterilen ülke konumunda bulundu. Rapora göre bu çift profil, Türkiye-İsrail ilişkilerinin son çeyrek asırdaki dalgalı seyrinin söyleme yansıyan izlerinden biri.</p>

<p><strong>BAKAN DÖNEMLERİNE GÖRE SÖYLEM FARKLILAŞTI</strong></p>

<p>Çalışmada Dışişleri bakanlarının dönemlerine göre söylem profilleri de karşılaştırıldı. Ali Babacan döneminde 'çözüm ve uzlaşı' dili yüzde 23,4 ile tüm dönemlerin en yüksek seviyesine ulaştı. Raporda bu durum, PKK çözüm süreci, Kıbrıs müzakereleri ve Ermenistan protokolleri gibi arabuluculuk ve müzakere eksenli diplomatik yönelimlerle ilişkilendirildi.</p>

<p>Ahmet Davutoğlu döneminde dayanışma yüzde 29,8, kararlılık yüzde 17,6, normatif/hukuk yüzde 20,7 ve endişe yüzde 26,7 oranlarına yükseldi. Rapora göre bu tablo, hem bölgesel aktör olma iddiasını hem de gelişmeler karşısında sürekli diplomatik pozisyon alma eğilimini gösterdi.</p>

<p>Mevlüt Çavuşoğlu döneminde söylemin belirgin biçimde sertleştiği tespit edildi. Bu dönemde kınama yüzde 24,5, terör söylemi yüzde 22,8, endişe yüzde 30,1 ve dayanışma yüzde 33,5 ile yüksek seviyelere ulaştı. Raporda bu yoğunlaşma; Suriye iç savaşı, 15 Temmuz darbe girişimi, Karabağ Savaşı, Ukrayna'nın işgali ve Türkiye-ABD gerilimleri gibi çok katmanlı kriz ortamıyla ilişkilendirildi.</p>

<p>Hakan Fidan döneminin erken verilerinde ise profilin farklılaştığı görüldü. Egemenlik ve toprak dili yüzde 6,1, hak ve iddia dili yüzde 5,5 ile tüm dönemler içindeki en yüksek değerlerine ulaştı. Buna karşılık dayanışma yüzde 21,2'ye, kınama ise yüzde 17,3'e geriledi. Rapora göre bu tablo, daha klasik devlet, uluslararası hukuk ve egemenlik söylemine doğru bir yönelimin işareti.</p>

<p><strong>'DIŞİŞLERİ'NİN SÖYLEMSEL PUSULASI YALNIZCA YÖNÜNÜ DEĞİL, İŞLEVİNİ DE DEĞİŞTİRDİ'</strong></p>

<p>Raporun sonuç bölümünde, Dışişleri Bakanlığı açıklamalarının çeyrek asır içinde üç temel dönüşüm geçirdiği vurgulandı. İlk olarak, bültenlerin biçimsel olarak kısaldığı; ikinci olarak, söylemsel ağırlık merkezinin Avrupa'dan Orta Doğu'ya kaydığı; üçüncü olarak ise Bakanlık dilinin sınırlı ve tekrarlayan diplomatik jest repertuvarı etrafında örgütlendiği belirtildi.</p>

<p>Çalışmaya göre Bakanlık açıklamaları, süreçleri izah eden ve gerekçelendiren metinler olmaktan çıkarak giderek pozisyon bildiren ve tepki kaydeden araçlara dönüştü. Metinlerin kısalması, gündemin belirli coğrafyalarda yoğunlaşması ve dilin kalıplaşmış jestlere indirgenmesi, bu kurumsal eğilimin temel göstergeleri olarak değerlendirildi.</p>

<p>Raporda bu dönüşüm şu çerçevede özetlendi: 'Dışişleri'nin söylemsel pusulası yalnızca yönünü değil, işlevini de değiştirdi.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Bülten</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/toplum-calismalari-enstitusunden-turk-disislerinin-dili-raporu-soylemsel-pusula-avrupadan-orta-doguya-kaydi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/07/agency/anka/toplum-calismalari-enstitusunden-turk-disislerinin-dili-raporu-soylemsel-pusula-avrupadan-orta-doguya-kaydi.jpeg" type="image/jpeg" length="37477"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'de su tarifelerinde indirim kararı]]></title>
      <link>https://www.tele2haber.com/izmirde-su-tarifelerinde-indirim-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele2haber.com/izmirde-su-tarifelerinde-indirim-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İZSU Genel Müdürlüğü'nün 2026 Mayıs Ayı Genel Kurulu'nda kurumun 2025 faaliyet raporu, kesin hesabı ve yeni dönem yatırımları görüşüldü. Kurulda, İzmir genelinde maliyeti 12 milyar lirayı aşan altyapı yatırımlarının sürdüğü açıklandı. Kabul edilen su ve atık su tarifeleri kapsamında ise 1 Haziran 2026'dan itibaren konut abonelerinin ücretlerinde indirime gidildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 'İzmir adım adım en ucuz su kullanan şehir olmaya gidiyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü'nün, 2026 yılı Mayıs Ayı Olağan Genel Kurul Toplantısı, Başkan Cemil Tugay'ın yönetiminde yapıldı.</p>

<p>Genel Kurul'da, İZSU'nun 2025 yılı faaliyet raporu, kesin hesabı, bilançosu ve teşkilat yapısına ilişkin düzenlemeler ele alındı, kurumun özellikle iklim krizi, kuraklık, Körfez temizliği ve altyapı dönüşümü konusunda yürüttüğü yatırımlar gündeme geldi.</p>

<p>Kurulda ayrıca 1 Haziran itibarıyla yürürlüğe girecek yeni su tarifesi de oy çokluğuyla kabul edildi. 2025 yılı İZSU bütçesinin kesin hesapları ile bütçesi de tek tek okunarak onaylandı. 2025 yılında İZSU Genel Müdürlüğü'nün gelirleri, uzun yıllar sonra ilk kez giderlerinin üzerine çıktı.</p>

<p><strong>TUGAY: 'GÖREVE GELDİĞİMİZDE İNDİRİM YAPMIŞTIK HALA ZAM YAPMADIK'</strong></p>

<p>İZSU Genel Kurulu'nda kabul edilen su ve atık su tarifeleri kapsamında, 1 Haziran 2026'dan itibaren konut abonelerinde 0-4 metreküp olan indirimli ilk kademe 6 metreküpe çıkarıldı. Fiyatında da indirim yapılan bu tarifenin metreküpü 25 TL olarak belirlendi.</p>

<p>Yeni tarifeleri değerlendiren Başkan Cemil Tugay, 'Göreve geldiğimiz ilk mecliste suya yüzde 25 indirim yapmış, o günden beri zam yapmamıştık. Şimdi ise ilk 4 metreküp yerine ilk 6 metreküp suyun indirimli kullanılmasını sağlıyoruz. Temel tüketim miktarını ise 33 liradan 25 liraya düşürüyoruz. İzmir, artık su tarifelerinde Türkiye'nin en uygun fiyatlarından birini kullanacak. Yurttaşlarımızın temel hakkı olan suya erişimi kolaylaştırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz' dedi.</p>

<p><strong>'TÜM YÜK İZSU'DA, HÜKÜMET HİÇBİR ŞEY YAPMASIN'</strong></p>

<p>Muhalefet grubunun eleştirilerini de yanıtlayan Başkan Tugay, şöyle konuştu:</p>

<p>'Sanki biz Türkiye Cumhuriyeti'nin değil de başka ülkenin şehriyiz gibi davranıyorsunuz. İZSU'ya vatandaşımıza daha fazla indirim yapmak üzere elektrikte indirim verirler mi? Tüm giderler yükseliyor. Sizi vicdanlı olmaya davet ediyorum. Dikili'nin, Aliağa'nın arıtma tesislerinin kredilerini onaylamadınız. 2 seneden fazladır bekliyor. Bunları İZSU kendi kaynaklarıyla yapıyor. Biz bu şartlar altında alacağımız karar ile indirim yapıyoruz. Tek ricamız fazla su tüketilmesin istiyoruz. İzmir adım adım en ucuz su kullanan şehir olmaya gidiyor. Amacımız iyi ama Türkiye'nin gerçeği var. İZSU araçları mazot yakıyor. Pompaları elektrik kullanıyor. Sendikacılar az önce bu kürsüde iyi bir toplu iş sözleşmesi istedi. Personel giderleri var. Neden İZSU'dan tek taraflı iyilik bekleniyor. Tüm yükü İZSU, İzmir Büyükşehir Belediyesi çeksin. Hükumet hiçbir şey yapmasın.</p>

<p>Türkiye'de her şey bu kadar kötüye giderken onlara bakmıyorsunuz. Kaynak nereden gelecek? Koca şehirde dünya kadar iş yapılıyor. İnsaflı olun. Türkiye'de turizm tesislerine yüzde 50 indirim yapan başka bir şehir yok. Ben bu suyu bedavaya da vermek isterim ama İZSU'nun malzeme ve personel gideri ne olacak, nasıl yatırım yapacak bu insanlar, Dikili'nin, Şakran'ın kanalizasyonu nasıl yapılacak? İzmir tarihinde 2 sene içinde yapılmamış altyapı çalışması yaptık. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nin kapasitesini artırdık. Torbalı'ya 2 tane arıtma kazandırdık. Fazla su tüketene kademe uygulaması yapacağız diyoruz. Temel tüketimlere ise indirim uyguladık.'</p>

<p><strong>İZSU'DA YENİ TARİFE DÖNEMİ</strong></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü'nün 1 Haziran 2026'dan itibaren geçerli olacak yeni tarifesine göre, konut abonelerinde 0-4 metreküp olan indirimli ilk kademe 6 metreküpe çıkarıldı.</p>

<p>Fiyatında da indirim yapılan bu tarifenin metreküpü 25 TL olarak belirlendi. 0-10 metreküp arası kullanımda su ve atık su dahil toplam bedel 60 TL olarak uygulanacak. Kademeli sistemin devam ettiği tarifede tüketim arttıkça birim fiyat da yükselirken, kırsal aboneler, engelliler, şehit yakını ve gaziler için indirim uygulamaları sürdürüldü.</p>

<p>11-20 metreküp arası kullanımda toplam bedel 99,83 TL'ye, 21-40 metreküpte 145 TL'ye, indi. 41 metreküp üzerindeki tüketimlerde ise 201,90 TL'de sabit kaldı. İş yeri abonelerinde ise ilk kademe toplam bedeli 120 TL olarak açıklandı, 41 metreküp üzeri kullanımda bu rakam 403,79 TL'ye kadar yükseldi.</p>

<p><strong>TARIMSAL SULAMADA İNDİRİMLİ TARİFE</strong></p>

<p>Yeni tarifede, tarımsal sulama ve hayvancılık aboneleri için indirimli uygulama devam etti. Buna göre 0-25 metreküp kullanımda toplam bedel 17,96 TL olarak uygulanacak. Ayrıca geri kazanım suyunun tarımsal amaçlı kullanımında metreküp başına 0,33 TL, kamusal park ve mezarlık kullanımında 8,96 TL, endüstriyel kullanımda ise 11,95 TL bedel belirlendi.</p>

<p><strong>SOSYAL DESTEKLER SÜRÜYOR</strong></p>

<p>Tarifede, sosyal destek uygulamaları da korundu. Engelli abonelere ilk 20 metreküpte merkez ilçelerdeki konut tarifesinin yüzde 50 indirimli uygulanacağı belirtilirken, şehit yakını ve gazi aboneler için de aynı oranda indirim devam edecek. Kırsal konut abonelerine konut tarifesinde yüzde 75, kırsal iş yeri tarifesinde ise yüzde 50 indirim uygulanacak.</p>

<p>Öte yandan sosyal nakdi yardım alan konut abonelerinin aylık tüketimlerinin beşte birlik kısmından su ve atık su bedeli alınmayacak. Bu miktar ise aylık 2 metreküpü geçemeyecek.</p>

<p><strong>5 YILDA İLK KEZ GELİR FAZLASI</strong></p>

<p>Genel kurulda açıklanan faaliyet raporuna göre, İZSU'nun 2025 yılı gider bütçesi 25 milyar 92 milyon TL olarak gerçekleşti, gelir bütçesi 25 milyar 743 milyon TL'ye ulaştı. Böylece kurum, 2020 yılından bu yana ilk kez 651 milyon TL gelir fazlası verdi. İZSU'nun bütçesinin yüzde 81'i yatırım, mal ve hizmet alımları ile sermaye giderlerine ayrıldı. Kurumun özellikle altyapı yatırımlarına öncelik verdiği, personel giderlerinin de yasal sınır olan yüzde 30'un altına düşürüldüğü ifade edildi.</p>

<p><strong>KURAKLIKLA MÜCADELE</strong></p>

<p>Gördes ve Tahtalı barajlarında su seviyelerinin kritik seviyelere düşmesi üzerine İZSU'nun 110 yeni su kuyusu açtığı ve PETKİM'e ait barajdan su temin ederek arz güvenliğini sağladığı açıklandı.</p>

<p>Tasarruf kampanyaları ve planlı gece kesintileriyle tüketimin dengelenmesinin hedeflendiği, alınan önlemler sayesinde kuraklığın günlük yaşamı ciddi ölçüde etkilemesinin önüne geçildiği belirtildi. Kent genelinde 260 kilometrelik yeni içme suyu hattı yapılırken, 122 kilometrelik hatta bakım ve onarım çalışması gerçekleştirildi.</p>

<p>İzmir'de 2000 yılında yüzde 58 seviyesinde olan kayıp-kaçak oranının, bugün yüzde 24,74'e kadar düşürüldüğü açıklandı. Böylece İzmir'in, büyükşehirler arasında Türkiye'nin en iyi 5 şehrinden biri olduğu ifade edildi. Konak, Gaziemir-Sarnıç, Çeşme, Urla, Seferihisar, Kiraz, Menemen ve Ödemiş'te altyapı yenileme çalışmalarının sürdüğü de raporda yer aldı.</p>

<p><strong>ARITMA KAPASİTESİNDE YÜZDE 27 ARTIŞ</strong></p>

<p>İZSU'nun 2025 yılı içerisinde İzmir'in en büyük üç atık su arıtma tesisinde kapasite artırımı yaptığı açıklandı. Çiğli 4. Faz 2. İkmal, Torbalı Atıksu Arıtma Tesisi 2. Etap ve Torbalı Yazıbaşı-Ayrancılar Atıksu Arıtma Tesisi 2. Etap projelerinin tamamlanmasıyla günlük toplam 268 bin 660 metreküplük ilave kapasite sağlandı. Bu yatırımlar sayesinde İzmir'in toplam arıtma kapasitesi yüzde 27 arttı.</p>

<p>Türkiye'nin en büyük atık su arıtma tesisi Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nde ön arıtma revizyonunun da tamamlandığı belirtildi, tüm bu yatırımların toplam bedelinin 1 milyar 700 milyon TL olduğu açıklandı.</p>

<p>Dış kredi onayı bekleyen Dikili ve Aliağa-Yenişakran Atıksu Arıtma Tesisi projelerinin öz kaynaklarla yapılması kararı alındı. Her biri yaklaşık 900 milyon TL'lik iki büyük yatırımın temelinin nisan ayında atıldığı ve çalışmaların başladığı belirtildi. Bu yatırımlarla, iki ilçede toplam 4 milyar TL'yi bulan altyapı dönüşümünün gerçekleştirileceği ifade edildi.</p>

<p><strong>KÖRFEZ İÇİN HAMLE</strong></p>

<p>Genel kurulun başlıklarından biri de yağmur suyu ayrıştırma projeleri oldu. 2025 yılı içerisinde 36 kilometre yeni yağmur suyu hattı imalatı tamamlandı, 26 kilometrelik hatta bakım ve onarım yapıldı. Atık su yönetimi kapsamında ise 63 kilometre yeni atıksu hattı imalatı ile 62 kilometre kanalizasyon hattının bakım-onarımı gerçekleştirildi. Bu çalışmalar için toplam 1 milyar 261 milyon TL yatırım yapıldı.</p>

<p>Bornova Kazımdirik, Mansuroğlu, Ergene, Erzene ve Mevlana mahallelerinde toplam 50 kilometrelik yağmur suyu ve atıksu hattı tamamlandı. Buca'da sel ve taşkınların önüne geçmek amacıyla ayrık sistem altyapı çalışmaları yapıldı. Bayraklı Tepekule ve Sevgi Yolu bölgesinde yeni yağmur suyu ve atık su hatları devreye alındı. Konak Alsancak, Kültür ve Mimar Sinan mahallelerinde ise taşkın ve koku sorununu çözmek için yeni hatlar ve ızgara sistemleri kuruldu.</p>

<p>İZSU'nun Dünya Bankası destekli TEFWER Projesi kapsamındaki çalışmaları da genel kurul gündeminde yer aldı. Türkiye Deprem, Sel ve Yangın Acil İmar Projesi kapsamında İller Bankası ile yapılan anlaşmayla 110 milyon avro kredi sağlandığı açıklandı. Bu kapsamda Konak, Bayraklı ve Karabağlar'da yağmur suyu ve kanalizasyon ayrıştırma projeleri başlatıldı. Ayrıca kalan kredi limitinin değerlendirilmesi amacıyla Bornova, Buca ve Karşıyaka'da yeni projelerin de kredi kapsamına alınması yönünde anlaşmaya varıldığı belirtildi. Raporda, kent merkezindeki ayrıştırma çalışmalarının Körfez temizliği açısından kritik önem taşıdığı vurgulandı.</p>

<p><strong>KÖRFEZDE 1 MİLYON 250 BİN TON DİP ÇAMURU TARANDI</strong></p>

<p>İzmir Körfezi'nde sürdürülen dip tarama çalışmaları kapsamında 2025 yılı içinde toplam 1 milyon 250 bin ton dip çamurunun temizlendiği açıklandı. Tamamı öz kaynaklarla yürütülen çalışmaların Körfez'in su kalitesini artırmak ve ekolojik iyileşmeyi hızlandırmak amacıyla sürdürüldüğü belirtildi.</p>

<p>İZSU'nun yenilenebilir enerji yatırımları da genel kurulda dikkati çeken başlıklardan oldu. Yıl içerisinde toplam 15 yenilenebilir enerji santralinin projesi tamamlandı, 6,9 MW kapasiteli 10 tesisin kurulumu gerçekleştirildi. Devreye alınan projelerle yılda yaklaşık 12,5 milyon kWh elektrik üretileceği ve toplam elektrik tüketiminin yüzde 3'ünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanacağı açıklandı. Bu yatırımlar sayesinde yaklaşık 50 milyon TL tasarruf sağlanması hedefleniyor. Menemen Emiralem'de 3,75 MW kapasiteli güneş enerji santralinin devreye alındığı, Bayraklı, Karşıyaka, Kemalpaşa, Bornova, Buca ve Karabağlar'daki tesislerde de yeni güneş enerji santrallerinin kurulum süreçlerinin sürdüğü belirtildi.</p>

<p><strong>ALTYAPI GÜÇLENİYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genel kurulda paylaşılan verilere göre İZSU, yalnızca 2025 yılı içerisinde; 1 milyar 600 milyon TL içme suyu hattı yatırımı, 158 milyon TL yeni su kuyusu yatırımı, 1 milyar 700 milyon TL atıksu arıtma tesisi yatırımı, 663 milyon TL atık su hattı yatırımı, 598 milyon TL yağmur suyu ayrıştırma yatırımı, 318 milyon TL Körfez tarama yatırımı, 108 milyon TL yenilenebilir enerji yatırımı gerçekleştirdi. Faaliyet raporunda, 85 performans göstergesinin yüzde 79'unun 'iyi ve üstü' seviyede gerçekleştiği, İZSU'nun İzmir genelinde maliyeti 12 milyar lirayı aşan yatırımlarla altyapıyı güçlendirmeye devam ettiği vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bülten, İzmir</category>
      <guid>https://www.tele2haber.com/izmirde-su-tarifelerinde-indirim-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele2habercom.teimg.com/crop/1280x720/tele2haber-com/uploads/2026/05/agency/anka/izmirde-su-tarifelerinde-indirim-karari.jpg" type="image/jpeg" length="33647"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
