Tedavi gördüğü hastanede çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın cenaze töreni için sevenleri Fatih Cami'ine erken saatlerde geldi. Ortaylı'nın fotoğrafı cami avlusunda musalla taşının yakınına yerleştirildi. Cami içerisinde ve cami çevresinde polis ekipleri tarafından güvenlik önlemi alındı.
Cami yakınında park halinde bulunan araçlar ise sürücülerine bilgi verilerek çekildi. Törene Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül, Eski Başbakan ve TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İslam İşbirliği Teşkilatı Eski Genel Sekreteri Ekmelettin İhsanoğlu, IRCICA Genel Direktörü Büyükelçi Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, İYİ Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Aslan, Emekli orgeneral Cihat Yaycı, Milli savunma üniversitesi rektörü Erhan Afyoncu ve çok sayıda vatandaş katıldı. Sanat dünyasından ise sanatçılar Erdal Özyağcılar, Halil Ergün, ve Erol Evgin, yazar İlknur Bektaş, sosyolog ve yazar Prof. Dr. Ümit Meriç, oyuncular Alper Saldıran ve Wilma Elles de hazır bulunan isimler arasındaydı.
BAZI YOLLAR TRAFİĞE KAPATILDI
Fatih Camii ve çevresi havadan görüntülenirken, cenaze töreni nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatıldı. Saat 09.00'dan program bitimine kadar İtfaiye Caddesi, Büyük Karaman Caddesi, Mıhçılar Caddesi, Aslanhane Sokak, Manisalı Fırın Sokak, Taylasan Sokak, Hulusi Noyan Sokak, Nalbant Demir Sokak, Hattat Nazif Sokak ve Fatih Türbesi Sokak trafiğe kapatıldı. Kapatılan yollara alternatif güzergah olarak Kız Taşı Caddesi ile Haydar Bey Caddesi kullanılabilecek.
'SON GÖREVİMİZİ YERİNE GETİRMEK İÇİN GELDİK'
Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın cenaze namazına katılmak için Fatih Camii'ne gelen engelli Eyüpcan Demir, "Bazı insanlar kitap yazmaz, bir nesli yetiştirir. İlber Ortaylı işte böyle bir hocaydı. Tarihi sevdiren düşünmeyi öğreten, bir Çınar'ı kaybettik. Sözleri ve eserleri bu topraklarda devam edecek. Mekanı cennet olsun. Cesaretimi ondan alırdım. Zaten sözlerine bakarlarsa okurlarsa ve araştırırlarsa ilham verici bir hoca olduğunu herkes anlar. Türkiye'de seveni çok. Son görevimizi yerine getirmek için geldik. Allah'tan rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun" dedi.

CENAZE FATİH CAMİİ'NE GETİRİLDİ
Diğer yandan Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın cenazesi saat 15.00 sıralarında Fatih Camii'ne getirildi. Bu sırada Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı Kazıcı'yı yakınları teskin etti. Cenaze vatandaşların omuzlarında camii avlusuna alınarak musalla taşına konuldu.
‘TARİH BİLİNCİNİ HER KESİME YERLEŞTİRMEYİ BAŞARMIŞ DEĞERLİ BİR BİLİM ADAMIYDI’
Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Ülkemizin yetiştirdiği çok müstesna bir tarihçiyi, akademisyeni ve yazarı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. İlber Hocamız biliyorsunuz toplumumuzda her kesime, geniş bir kesime tarih bilincini yerleştirmeyi başarmış, tarih konusunda bilinçlendirmeyi başarmış çok değerli bir bilim adamıydı. Kendisi 50’den fazla eser yazmış, bu eserlerle birlikte toplumun tarih konusunda bilinçli hale gelmesini sağlamıştı. Aynı zamanda hem Ankara Üniversitesi’nde hem Galatasaray Üniversitesi’nde dersler vererek birçok öğrencimizi yetiştirmiş, sadece bizim ülkemizde de sınırlı kalmamış, yurt dışında da birçok üniversitede dersler vermiş, konferanslara katılarak Türk tarihçesini gururla temsil etmişti ve bütün uluslararası akademisyenler tarafından, akademik çevreler tarafından da kabul görmüş bir insandı. Bu açıdan çok değerli bir insanı kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz" şeklinde konuştu.
‘BAKANLIK OLARAK HATIRASINA SAHİP ÇIKMAK GÖREVİMİZDİR’
Bakan Ersoy, hocanın mirasının korunacağını belirterek, "Hem gelecek nesillere bilgilerini aktarmış hem de biliyorsunuz televizyon programlarıyla ve eserleriyle tarihi sevdirmiş bir hocamızdı. Bu tarz bilim insanları, bu tarz değerli insanlar çok sık gelmiyorlar. Ama bu tarz bilim insanları vefat ettikleri zaman hem eserleri hem fikirleri hem topluma kazandırdıkları bizlerle yaşamaya devam ediyor. Biz de bütün bu kazandırdıkları, aslında biliyorsunuz 2006 yılında hem Lazio Ödülü’ne, 2007 yılında Puşkin Madalyası’na, 2017 yılında da Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülerek teyit edilmişti aynı zamanda. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak da bize düşen, bundan sonra toplumumuza kazandırmış olduğu bu kültüre, sanata sahip çıkmak, hatırasına sahip çıkmak, bunu gelecek nesillere aktarmak olacaktır. Ben kendisine bu vesileyle Allah’tan rahmet diliyorum, başta ailesi olmak üzere öğrencilerine, tüm sevenlerine, milletimize başsağlığı ve sabırlar diliyorum" diye konuştu.
'ESERLERİYLE KONUŞULMAYA DEVAM EDECEK'
Cenaze töreninde konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "Ailesinin, öğrencilerinin, yakınlarının başı sağolsun. İlber hoca Türkiye için İstnabul'umuz için çok kıymetli bir insandı. Eserleriyle, yetiştirdiği öğrencileriyle, bıraktığı sözleriyle, konuşmalarıyla inanıyorum ki yıllar boyunca tarih alanında konuşulmaya devam edecek. Hocamız yaklaşık 3-4 ay önce valilikte bizi ziyarete gelmişti. Ziyarete geldiğinde bliyorsunuz hocamız her zaman neşelidir. 'Hocam İstanbul'da yapılması gereken, eksik gördüğünüz bir şey var mı?' dediğimde, 'Bir çini müzesi olursa çok iyi olur' dedi. Biz de bunu hocamızın bir vasiyeti olarak kabul ediyoruz. Allah fırsat verirse görev yaptığımız süre içerisinde İstanbul'a yakışır bir çini müzesini de kazandırmış olacağız" dedi.

'TARİHİMİZLE BARIŞMAMIZDA ÖNCÜLERİN BAŞINDAYDI'
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise İlber Ortaylı'nın yerinin doldurulamaz olduğunu vurgulayarak, "Bugün çok büyük bir alimi, ülkemizin yetiştirdiği çok büyük bir değeri toprağa veriyoruz. Bugün ona son vazifemizi yapmaya geldik. Kendisinin ilminden, büyük değerlerinden öğrenciliğimizden beri istifade ediyoruz. Öğrencilik yıllarımızdan beri kendisinin kitaplarını okuduk, konferanslarını dinledik. Daha sonra hep beraber bütün Türkiye televizyon programlarını dinledi, izledi kendisini" ifadelerini kullandı.
'SAHTE TARTIŞMALARIN BERTARAF EDİLMESİNDE ÇOK BÜYÜK EMEĞİ VARDIR'
Çelik,"Tarihimizle barışmamızda, geçmişimizi tanımamızda, kimliğimizi tanımamızda öncülerin başındaydı. Türkiye'deki pek çok yanlışın düzeltilmesinde, milletimizin değerleriyle yeniden buluşmasında, önümüze çıkarılmış sahte tartışmaların, sahte birtakım tespitlerin bertaraf edilmesinde, yerine doğruların konulmasında çok büyük bir emeği vardır. Gerçekten kelimenin tam anlamıyla alimdi, kelimenin tam anlamıyla üstattı ve kelimenin tam anlamıyla bir vatan evladıydı" dedi.
'MEZARINA KIRIM, GELİBOLU VE ÇANAKKALE'DEN TOPRAK KONULDU'
Ömer Çelik, "Türkiye'ye karşı yapılan kara propagandalarda, özellikle Ermeni meselesi ile ilgili ilmiyle, irfanıyla son derece önemli bir duruş sergiledi. Memleketimizin değerlerinin korunmasında, ilim temelinde, bilimsel temelde, evrensel düzeyde kabul görmüş çalışmalarıyla büyük değerler ortaya koydu. Bugün gerçekten çok üzgünüz, hep beraber şehadet ettik ki iyi bilirdik. Mezarına Kırım'dan gelen toprak, Gelibolu'dan gelen toprak, Çanakkale'den gelen toprak hep beraber konuldu. Bu bile onun aslında ufkuna buradan edilen bir dua, ufkuna buradan durulan bir selamdı" ifadelerini kullandı.
'FATİH CAMİİ HAZİRESİNE DEFNİ, ORTAYA KOYDUĞU ÇABAYA BİR HÜRMETTİR'
Çelik, "Cumhurbaşkanımızın kararıyla Fatih Camii'nin haziresine defnedilmesi ve burada Fatih'in tanıtılması, Fatih Sultan Mehmet Han'ın evrensel düzeyde doğru algılanması için ortaya koyduğu çabaya da bir hürmet, bir selam olarak bugün hep beraber burada ilim aleminden ilim adamları, tarihçiler, vatandaşlarımız, genç kardeşlerimiz, her kesimden insanın buluştuğu bir cenaze namazıyla kendisini son yolculuğuna uğurluyoruz. Allah gani gani rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Memleket büyük bir değerini, ilim alemi büyük bir alimi ve geçmişlerin 'allame-i küll' dediği büyük bir ilim adamını kaybetti. Hepimizin bakışının, tarihi anlayışının şekillenmesinde büyük bir rolü oldu" diye konuştu.

'MİLLET KENDİ DEĞERİNE SAHİP ÇIKANIN KIYMETİNİ BİLİYOR'
Çelik, "Tabii tarih sadece geçmiş değil, tarih aynı zamanda tarifimiz, aynı zamanda geleceğimiz. O sebeple onların aktüel tartışmalara aktarılmasında, siyasete yol gösterilmesinde, ülkemize dönük bazı saldırıların bertaraf edilmesinde de büyük bir çaba ortaya koydu. Gerçekten çok üzgünüm, gerçekten büyük bir alimi kaybetmenin acısını yaşıyoruz. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum. Biraz evvel ailesine taziyelerimizi ilettik. Sayın Cumhurbaşkanımızın, partimizin de ayrıca taziyelerini arz ettik. Tabii burada gözüküyor ki millet kendi değerine sahip çıkıyor, millet kendi değerine sahip çıkanın kıymetini biliyor. Mekanı cennet olsun inşallah" dedi.
'FİKİRLERİ KADAR YAZMA ESERLERİYLE DE KONUŞULMAYA DEVAM EDECEKTİR'
Törende konuşan Türkiye yazma eserler kurumu başkanı Coşkun Yılmaz, "Kıymetli hocamızın entelektüel vizyonu, birikimi, tarihe ve dünyaya bakışı hepimiz tarafından bilinmektedir. En önemli misyonunu, özellikle gençlik yıllarında yapmış olduğu 19'uncu yüzyıla ve idari tarihimize dair çalışmalarıyla çok önemli bir boşluğu ortaya koydu. Fakat konuşulması çok sıkıntılı olan dönemlerde Osmanlı-Türkiye Cumhuriyeti arasındaki devamlılığı ve sürekliliği, Osmanlı'ya bakışı, Sultan 2. Abdülhamid'i ve yakın tarihimizin çok önemli meselelerini entelektüel bir birikimiyle ortaya koydu ve bir anlamda hem kitlelerin tarihle buluşmasını sağladı hem de resmi olarak ve toplum olarak maziyle daha sağlıklı bir irtibat kurulmasına, barışılmasına ve daha kuvvetli bir bağ kurulmasına çok önemli bir rolü oldu. Hoca bütün hayatı boyunca hep konuşmaya, yazmaya, anlatmaya büyük önem verdi. Fikirleri kadar yazdıklarıyla ve yaşantısıyla da bundan sonra konuşulmaya, değerlendirilmeye devam edecektir" dedi.
'TÜRKİYE'NİN SON 30 YILINA DAMGASINI VURMUŞ BİR İSİMDİR'
Milli savunma üniversitesi rektörü Erhan Afyoncu, "Türkiye'de gerçek manada bir toplumsal aydın, Türkiye'nin son otuz yılına damgasını vurmuş bir insandır. Türkiye'de fazla olmayan 'public intellectual' denilen toplumsal bir aydın. Her yerde koşa koşa tarihi sevdirdi. 1999'dan sonra özellikle Türk milletiyle, özellikle olumsuz bakanlara karşı Osmanlı'yı tekrar pozitife çevirdi. Aynı zamanda da bilgi sahibi olmayan kesimlerde de Osmanlı'ya karşı bilincini artırdı. Mekanı cennet olsun diyoruz. Ailesine sabır diliyoruz. Her zaman Türk milletinin yanında durmuştur. Her zaman Türk milletine saldıranlara karşı göğsünü siper etmiştir. Ben buna bizzat şahidim. 2005 yılında Ermeni meselesinde İlber Hoca dik durmasıyla Türkiye Ermeni meselesinde çok zor duruma düşerdi. Son ana kadar Murat Bardakçı'yla birlikte Ermeni meselesinde Türk milletinin haklarını savundu arkadaşlar" diye konuştu.
'YAŞAYAN BİR EFSANE OTORİTEYDİ'
Emekli orgeneral Cihat Yaycı, "İlber Ortaylı hocayı kaybettik. Çok üzgünüz. Bütün Türk milletinin en büyüklerinden bir tanesiydi. Yaşayan bir efsane, otoriteydi. Sadece tarihçi değil; aynı zamanda uluslararası ilişkilere, siyaset bilimine ve Türk kültürüne çok büyük hizmetler vermiş; en karmaşık durumlarda dahi çok basit ama vurucu açıklamalarıyla bizlere rota çizmiş çok büyük bir Türk insanını, Türk bilim adamını, Türk düşünürünü kaybettik. Ama yerini dolduracak öğrencileri gelsin; onun gibi birisinin daha Türk milletinin başına gelmesini, Türk milletine yol göstermesini çok arzu ediyorum" dedi.

'ACIMIZ VAR'
Oyuncu Halil Ergün, "Erken kaybettik. Ama derin izler mesleğinde hayata bakışında derin izler bırakt. Işıklar içinde yatsın diyorum. Bir de benim arkadaşım, fakülte yıllarından başlayan beraberliğimiz var. Acımız var. Bir de bir kuşak 'Allahaısmarladık' deyip izler bırakmaya başladı. Sarsılıyoruz" dedi.
KENDİ TARİHİMİZLE BARIŞMAYI VE BİZİM KİM OLDUĞUMUZU HATIRLATTI
Tarihçi yazar İlknur Bektaş, "Ülkemize 50 tane kitap yazmış, 6-7 dil bilen, dünyanın birçok ülkesinde Türklüğü ve Türk coğrafyasını anlatan, haklarımızı her dilde savunan belgeleriyle, bilgileriyle ortaya koyan, bizi bizden çok seven çok değerli bir hocamızı kaybettik. Benim de hocamdı. Çok değerli hocalarımız var ama onun yeri gerçekten çok başka. Kendi tarihimizle barışmayı ve bizim kim olduğumuzu hatırlattı. Gittiğim ve gördüğüm her yerde kendisiyle ilgili, kendisinin önerdikleri o kadar çok şeyi gözlemledik ve tekrar tekrar düşüneceğiz ki biz çok önemli bir değerimizi kaybettik. Hem saygı duyuyoruz, hem üzülüyoruz ama yerini koyamayacağımız için daha çok büyük kaybımızın olduğunun biz akademisyenler farkındayız" dedi.
ORTAYLI'NIN CENAZESİ TOPRAĞA VERİLDİ
Hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın cenazesi kılınan namazın ardından Fatih Camii Haziresi'nde toprağa verildi.




