YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in destek ziyareti yaptığı Bağımsız Maden İş'e bağlı madenciler Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki eylemine destek vererek şöyle konuştu:

“Değerli arkadaşlar, hepinize merhaba. Öncelikle burada maden işçilerinin ve ailelerinin göstermiş oldukları direnişe, mücadeleye ilgi gösteren ve onların sesini tüm Türkiye’ye duyuran basın mensubu arkadaşlara teşekkür ediyoruz. Bugün bu Yıldızlar SSS Holding’den alacaklı olan maden işçilerinin mücadelesine bir kez daha destek olmak için veya bir başka deyişle onlara verilen sözler tutulmadığı için bir kez daha haklarını aramak üzere buraya geldiklerinde onlarla dayanışma içinde olmak için buradayız” dedi. Özel, şunları söyledi:

“VERİLEN SÖZLER TUTULMUYOR”

MHP'den kritik 'Ahmetler makama' hatırlatması
MHP'den kritik 'Ahmetler makama' hatırlatması
İçeriği Görüntüle

“Tabii eylem iki haftayı geçen bir süredir devam ediyor. Milletvekillerimiz, Genel Başkan yardımcılarımız, Parti Meclisi üyelerimiz, yerel yönetimlerden arkadaşlarımız sürekli arkadaşlarımızla iletişim halindeler. Bugün bir kez daha aileler, eşler, çocuklar buraya geldiler. Aynı 23 Nisan gününde olduğu gibi, temmuz ayı içerisinde olduğu gibi bir kez daha davet ettiler ve biz de buraya geldik. Bakanlığın önünde onlara destek olmaya geldik. Geçen sefer olduğu gibi siyasetin ilgisinin yoğunlaştığı, basının ilgisinin yoğunlaştığı günlerde bir görüşme kapısı aralanıyor. Artık bu gelenekselleşti. Ama daha sonra tam sözler veriliyor… Bu insanlar ne yapsın? Günlerce burada yalınayak, başı kabak, tek başına parklarda, taşların üstünde yatmak, üç günde bir nezarethaneye atılmak, iki gece nezarethanede kalmak karşılığında devlet bir söz verince inanıp dönüyorlar. Sonra o söz de tutulmuyor. Bu defalarca böyle sürdü. Tabii geçen sefer şunu söyleyelim. Bağımsız Maden-İş’in mücadelesi, madenci arkadaşların, ailelerin mücadelesi sonucunda bu Yıldızlar SSS Holding’ten geçmişe dönük alacakların tahsil edilmesi bir gerçekliktir ve büyük bir başarıdır. Yani buradan şunu herkes görsün. Bu mücadelelerin sonucunda çoktan hak edilmiş olan alacakların bir şekilde önemli bir miktarı tahsil edildi. Ama ne zaman kameralar buradan uzaklaşıyor, bizler uzaklaşıyoruz; o gün mutabakata varılıyor ‘Bakanlık müfettişlerinin belirlediği alacaklar da ödenecek’ diye. Aylarca ücretsiz izne çıkarılmış, fazla mesailer ödenmemiş, birtakım tazminatlar ödenmemiş birçok hak var. Onlar çıkıyor, ‘Nasılsa gitti bunlar, bir daha toplanamazlar’ diye bu kötü akıl, kötü zihniyet, haramzade zihniyet yine madencinin alın terinin, evladının lokmasının peşine düşüyor, onu ödememeye gayret ediyor. Onlar da ısrarla ve inatla haklarını almak için bir kez daha geldiler. Bugünkü durum mayıs ayında ve temmuz ayında yapılan mücadelenin başarısız olmasından değil, başarıya ulaşmasından ama devamında verilen sözler gereği bütün alacakların tam olarak ödenmemesinden. Ayrıca bu mücadele Doruk Madencilik’teki başarı, bu şirketin diğer hakkını yediği işçilere de ilham oluyor. Onlar da diyorlar ki ‘Doğru bir sendikal örgütlenme ve mücadeleyle biz de hakkımızı alabiliriz.’ Onlar da burada bu mücadeleyi veriyorlar.”

“KAYYIMI ATAYIN, BAKIN ÖDEMİYORLAR MI?”

“Buradan şunu ifade etmek isterim. Görüyorsunuz bir anda bir sektörün tamamına kayyım atıyorlar, bir anda bir sektörün tamamına el koyuyorlar, bir anda bir şirkete gidiyorlar ve el koyuyorlar, kamulaştırıyorlar. ‘Efendim nedir?’ ‘Şöyle, şöyle, şöyle iddialar var.’ Kardeşim burada iddia, middia yok; burada somut bir gerçek var. Kul hakkı yemek var, alın teri sömürüsü var, apaçık emek hırsızlığı var. Öyle zırt pırt her şeye kayyım atanlar, şirkete el koyanlar, ‘Şirketi kamulaştırırız’ diye hamle yapıp bir haftaya anlaşıp geri adım atanlar; haydi bu Yıldızlar SSS Holding’e de atayın bir tane kayyım da işçilerin bütün borçlarını ödesin. Gerekiyorsa kamulaştırın. Nasıl ki bunlar anayasaya göre yapmamaları gereken bir işi yapıp madencilik yapıyorlar. Madenler aslında bu insanların. Deyin ki ‘Bu parayı bu akşamüstüne kadar ödemezsen yarın öğlen sana işletme kayyımı atıyorum, borçları biz ödeyeceğiz.’ Görün bakalım ödüyorlar mı, ödemiyorlar mı? Öyle mahkemeye düşenlerin malına çöküp, iftira atınca geri verip, ‘Doğru ifade verince bir daha el koyarız’ tehdidini böyle son derece esnek bir şekilde yapanlar; gücünüz herkese yetiyor da gücünüz bu Yıldızlar SSS Holding’e niye yetmiyor sizin?”

“MİLLETİMİZ DE HAKLI MÜCADELEYE DESTEK VERİYOR”
“Nedir bu insanların sizden çektiği? Yazın ortasında burada bir sürü çocuk var. Bunların yazın dinlenmeleri, tatil yapmaları gerekirken babalarının peşinde, babalarının hakkını almayı buraya gelmişler. Eşler perişan. O yüzden bir kez daha uyarıyoruz. Bundan sonraki süreçte umarım içeride sorun çözülür. Beş arkadaşımız; Sayın Bağımsız Maden-İş’in Başkanı Gökay Başkan ve ekibi sonuç alırlar ya da Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen sözler veya o konuda diyalog kanalının açık tutulmasını yönelik gayretler sonuç verir. Arkadaşlar hakkını alsalar, kimsenin yani ne bu gazetecilerin, ne bu siyasetçilerin, ne bu emekçilerin; Bakanlık önünde kaldırımda güneşin altında hiçbirimizin bir işi yok. Hepimiz işimize, gücümüze bakacağız. Milletimiz bu haklı mücadeleye destek veriyor. Ama gözler başka tarafa çevrildiğinde yine sözler tutulmuyor. Bunun için arkadaşlarımızla dayanışma göstermek üzere buradayız. Ayrıca Türkiye’deki bütün işçilere, ‘Hakkımı alamıyorum, emeğim sömürülüyor, hakkım kadar maaş alamıyorum, eziliyorum’ diyen herkese söylüyoruz. En kötü sendika, sendikasızlıktan iyidir. Tabii ben böyle dedim diye en kötü sendikaya da değil, iyi ve mücadele eden sendikalara üye olun. İşçinin işçiden başka dostu yoktur. İşçiler gerçek anlamda sendikacılık yapan bir sendikal mücadele verenlerin etrafında toplanırlarsa, önlerinde durabilecek hiçbir güç yoktur. Bunu bir kez daha ifade ediyorum. Burada Yıldızlar SSS Holding bünyesinde çalışıp, Bağımsız Maden-İş bünyesinde sendikal mücadele veren tüm emekçi kardeşlerimin huzurunda, onların şahsında Türkiye işçi sınıfını saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun.”

“BAŞKANLARA ‘PARDON’ DEDİLER”

YENİ Parti lideri Özel, basın mensuplarınca Aziz İhsan Aktaş davası’nda verilen kararların sorulması üzerine şunları söyledi:

“Arkadaşlar devletin, devlet gibi değil de son derece böyle sanki kötülük yapmak, pazarlık yapmak, birilerinin işine geleni yapmak, işine gelmediğini yapmamak üzere olgulaştırılmış bir canavara dönüştüğü bir noktadayız. Arkadaşlar eğri oturup doğru konuşalım. Bütün vatandaşlarımıza ifade ediyorum. Örneğin en çok ceza alan Beşiktaş Belediye Başkanımız Rıza Akpolat. 60’a yakın eylemden suçlanıyor değil mi arkadaşlar? Bu eylemlerin 56 tanesinden beraat ediyor. 1 yıl 8 aydır o 60 eylemin hepsi gerçekmiş gibi haber yapıp konuşuluyor. Sonra bu eylemlerin 56’sından ‘Pardon. Bu konuda hiçbir suç yok. Beraat ettin’ deniyor. Geri kalan dört eylemden de üst sınıra çok yakın yerlerden ceza verilip, yüksek cezalarla içeride tutuluyor. Sebep ne? Sebep şu arkadaşlar. Aziz İhsan Aktaş diye birisine ‘Sen suç örgütü liderisin’ dediler. ‘Bunlar da senin suç örgütün’ dediler. Bu yüzden suç örgütü soruşturması olduğu için, örneğin Adana’da ya da Adıyaman’da ya da başka şehirlerde olan insanlar örgüt soruşturması denilip İstanbul’a getirildiler. Bir yıl sekiz ay yatan var, 10 ay yatan var, yedi ay yatan var. Silivri zindanında yattılar. Bir yıl sekiz aydır yatan üç kişi yatmaya da devam ediyor. Sonra dediler ki ‘Aziz İhsan Aktaş diye bir suç örgütü yokmuş.’ Bakın ‘örgüt’ deyince başka şehirdeki insanları yetkisiz mahkemelerin olduğu başka şehirlere getirmek mümkün oluyor. Örgüt olduğu için örneğin ayda 60 dakika yakınlarıyla görüntülü görüşemediler. Örgüt olduğu için kütüphane hakkından, havalandırma hakkına, yakınlarıyla görüşme hakkına kadar hakları kısıtlandı. Dün ‘Örgüt yokmuş, çünkü biz Aziz İhsan Aktaş’ı tutuklayamayız.’ ‘Örgüt’ derse alınan bütün cezaların toplamını o da alacak. ‘Örgüt yok. Aziz Bey’e güle güle.’ Aziz İhsan Aktaş’la Rıza Akpolat’ın ilişkilendirildiği hiçbir eyleme ceza yok. Onun olmadığı, buldukları üç - dört eyleme en üst sınırdan ceza vererek; birine 20 yıl, birine sekiz yıl ceza verilip içeride tutulmaya devam edilen bir iş var.”