CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla Konak Belediyesi Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi'nin açılış töreni düzenlendi.
Açılış töreninde konuşan CHP lideri Özgür Özel, yaptığı konuşmada İBB Davası'ndaki 18 tahliyeye değindi ve "Dün gece nihayet başlayan duruşmanın nihayet ilk ara kararında 18 arkadaşımız özgürlüklerine kavuştular. Bundan sonraki ara kararlarda bunların artarak devam edeceğini göreceğiz çünkü mahkeme salonu bizim yargılandığımız değil yargıladığımız bir mecraya dönüşmüştür" dedi.
Ev sahipliğini Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun yaptığı açılışa CHP Genel Başkanı Özel’in yanı sıra; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP Genel Başkan Yardımcıları Ulaş Karasu, Gökan Zeybek ile Gökçe Gökçen, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, partinin İzmir milletvekilleri, eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aziz Kocaoğlu, CHP'nin Politika Kurulu başkanları Murat Bakan, Ümit Özlale ve Seda Kaya Ösen, merhum Ferdi Zeyrek’in eşi ve Ferdi Zeyrek Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Zeyrek, ilçe başkanları ve ilçe belediye başkanları katıldı.
İşte Özgür Özel'in açıklamaları;
"İzmir; cumhuriyetin de partinin de sancak gemisi. İzmir'deki her başarı gururumuza gurur katarken İzmir'de olabilecek en ufak kusur parti açısından taşınması güç bir hal alıyor. Onun için İzmir'de böyle pozitif gündemlerde, güne sosyal konut temelleri atarak, geçmişte üzdüğümüz kooperatifzedelere anahtar dağıtmaya başlayarak, kooperatiflerin biri hariç hepsiyle anlaşmaları yaparak artık rahatsızlıkların yerini memnuniyetin umudun aldığını görerek ilerlemek ve böyle iki gün geçirmek gerçekten bize çok iyi geldi. İzmir'deki bütün belediye başkanlarımıza iki yıl içinde bütün imkansızlıklara rağmen yüzlerce projeyi hayata geçirdikleri için, bu yoksulluğun pençesindeki insanlara sosyal belediyecilikle sahip çıktıkları için ve halkçı belediyecilik örneklerini gösterdikleri için teşekkür ediyorum.
"İzmir'de CHP'ye ulaşamayacak, sesini duyuramayacak hiçkimse yok"
Bugün bir haber aldık. Önceki dönem belediye başkanımız, il başkanımız, İzbeton genel müdürümüz tutuklular. Kendileri aslında birinci davada tutuksuz yargılanmaktan birkaç gün önce bir yedekleme tutuklulukla içeride tutulmaya devam ettiler. Bir bilirkişi var bu güne kadar İzmir'de bilirkişi olmayı 20'nin üzerinde kişi reddetti. Biz bilirkişi olsun istiyoruz nasıl bir ortam yaratılıyorsa bilirkişinin lehimize yazmasına izin vermeyenler yüzünden kimse bilirkişiliği kabul etmiyor. En son bir bilirkişi görevlendirdiler; AKP'den milletvekili adayı. Mahkemeye itiraz ettik, mahkeme reddetti. Oluşan toplumsal tepki üzerine bu sefer bilirkişi bugün kendisi çekilme ihtiyacı duymuş. Öyle ki bir kamu zararının olmadığı, belediyeye bir zararının olmadığı hele hele dolandırma gibi bir şeyin hiç olmadığı bir yerde bir suç icat etmeye çalışan zorlama bir iş var.
Öncelikle barınma sorununa karşı bir kooperatif modeliyle çözüm aramaya çalışmak ve bunun üzerinden bir kentsel dönüşüm projesi yürütmek asla suç değildir. Bizim modelimizde kamunun cebinden beş kuruş para çıkmadan ve müteahhite bir şey verilmeden en ucuz yoldan bir konut sorununu çözme yönünde iyi niyetli bir adım ardından gelen maalesef inşaat maliyetlerindeki on kata varan artışlar bunu sürdürmek için alınan bazı tedbirler vardır. Bu sürecin içinde üzdüklerimiz olmuştu ama meselenin partiyi, belediyeyi, İzmirlilerle arasındaki sıkı ve kopmaz bağı zedeleyecek hiçbir şey olmamak üzere çözülmesiyle ilgili talimatla o gün karşınızdaydım. Dün, o günlerde isyan edenlerin yüzlerinin güldüğü ve artık bu rahatsızlıktan umuda döndükleri bir süreçteyiz. Son konut teslim edilene kadar genel başkan bu işin üzerindedir. İzmir'de CHP'ye ulaşamayacak, sesini duyuramayacak hiçkimse yok. AK Parti'nin de bu konudaki fırsatçılıklarına ne biz ne İzmirliler prim vermiyoruz.
"Bu çok yönlü saldırıların karşısında hep birlikte dimdik duruyoruz"
Cumhuriyet tarihi boyunca İzmir'de altı kadın belediye başkanı olmuştu. Bu dönem biz dokuz kadın arkadaşımızı İzmir'e önerdik sekizi yetki aldı biri de Konak Belediye Başkanı Nilüfer Hanım. Biz Nilüfer hanımla Ferdi Zeyrek'in ofisinde tanıştık. Kendisine 'senden milletvekili olmaz' dedim. Niye dedi, 'senin aklın fikrin belediyecilikte, mesleğinde' dedim. O da hak verdi bana, milletvekilliği olmadı. Sonra bir gün partinin genel başkanı olarak dosyaları karıştırken Nilüfer Hanımı gördüm. Ferdi Zeyrek de kendisine kefil oldu. Tek kriter bu değil, dünya kadar değerlendirme kriteri ve anket oluyor. Ama Nilüfer Mutlu burada iyi bir oy aldı ve seçildi. İki yılda yaptıklarını izledik. Belediyecilikten beklenen şeyleri yaptığı gibi fark yaratan biri oldu. Ama bugün bizi çağırdığı açılış bizim açımızdan çok anlamlı. Bugün en doğru tespiti eşi Nurcan Hanım yaptı; 'İlk kez Ferdi'nin adı gençlerle buluşuyor' dedi. Bu gerçekten çok kıymetli.
Partimiz bir yılı geçkin bir süredir ağır bir saldırı altında ve bir yıldır CHP'ye atılmadık iftira kalmadı. Atatürk'ün kurduğu ajanstan tutun kamu yayıncılığı için vergilerimizden pay alan TRT'ye kadar, yandaş medyasından havuz medyasına kadar bu iktidarın baskısıyla uğramadığımız haysiyet suikasti kalmadı. Bu çok yönlü saldırıların karşısında hep birlikte dimdik ayakta duruyoruz. Yanlışa yanlış diyoruz. Manavgat'taki görüntülere ilk tepkiyi verdik. Muğla'da bir belediye meclis üyesini saatler içinde partiden ihraç ettik. Yanlış yapan kim olursa olsun CHP olarak üstüne gideriz ama kimse kendi iktidar yürüyüşüne CHP engel olacak diye 'geleceğin iktidar partisine darbeyi göze aldık' diyenlerin yaz boyunca üstünde tepindikleri iftiraların birinin bile iddianamede yer alamadığını gördük.
"Kısa vadede bu işlere tenezzül edenler önce kazanır sonra milletin vicdanından döner"
Dün gece nihayet başlayan duruşmanın nihayet ilk ara kararında 18 arkadaşımız özgürlüklerine kavuştular. Bundan sonraki ara kararlarda bunların artarak devam edeceğini göreceğiz çünkü mahkeme salonu bizim yargılandığımız değil yargıladığımız bir mecraya dönüşmüştür. Peçete torbası gibi darmadağın olmuş iddianame yaprakları Silivri'de namuslu arkadaşlarımızın ayakları altında ezilmektedir. Bu pozitif gündem yaratan açılış törenlerini yapmaya devam edeceğiz ama akşam Bursa'da olacağız çünkü Bursa'da belediye meclis çoğunluğu bizde değil diye bir kişinin özgürlüğü elinden alınmaya çalışılıyor. Bursa'da başkanımız hakkında bütün dosyaları aldılar, aylarca çalıştılar ve hiçbir şey bulamadılar. Belediye başkanımızın iki dönem önceki görev süresindeki bir iş için gözaltına aldılar. 13-15 yıl gerilere giderek başkanı hakim karşısına çıkartıp tutuklatıp iki yıl önce sandıkta alamadıkları Bursa'yı hakim tokmağıyla almaya çalışıyorlar. Milletin oyuyla alamadıklarını savcının iftirası ile almaya çalışıyorlar.
Kısa vadede bu işlere tenezzül edenler önce kazanır, orta vadede bu iş milletin vicdanından döner. Örnek arayan kendi hayatına baksın. Haksız yere üç ay tutuklu kalan Tayyip Erdoğan bunun yarattığı mağduriyetle parti kurdu nerelere geldi. Yine kendi hayatına baksın; milli irade derken milletin iradesi onu bir kere sınadı. 31 Mart 2019 günü 'bu sefer de Ekrem İmamoğlu yönetsin' dedi. O yüzden bu tip işler kısa vadede yararken orta vadede millet 'sen irademe fesat karıştırdın' der. Uzun vadede ise bugün yapılan işi ileride çocukları, torunları sahiplenmiyor. Bugün gelinen noktada geçmişteki bu tip ayıplı işleri sahiplenen kimsenin kalmadığı gibi. Millet patronun kim olduğunu demokratik yollarla gösterecek ve herkes 19 Mart darbesini, darbenin başındaki kişinin Recep Tayyip Erdoğan olduğunu, uygulayıcısının Akın Gürlek olduğunu, rakibinin aday olmasını engellemek için devletin 31 yıl önce verdiği diplomasını bile inkar edecek kadar her şeye tenezzül ettiğini hatırlayacak. Bu dönem, darbeyi yapan Erdoğan'la, püskürten CHP'lileri hatırlayacak."