Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel, partisinin 38'inci kurultayına yönelik 'mutlak butlan' kararı verilmesi ve sonrasında yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

BirGün'ün YouTube kanalında "Timur Soykan ile Cevap Hakkı" programına konuk olan CHP lideri Özel, partiyi hedef alan operasyonlarla ilgili olarak "Biz bu partide bir mücadeleyi sonuna kadar verme kararlılığındayız. Son çaba da boşa çıkarılırsa bu kötü niyetli çabalarla, ondan sonra millete soracağım. Ben ne taraftan yürüyeyim? Yani yol bitti. Ne taraftan gidilecek diyeceğim. Onlar bana bir yol gösterecekler" dedi.

Özel, kendisine dönük operasyon söylentilerine ilişkin de "Yani böyle yine de göze aldılarsa şöyle bir şey söyleyeyim. Bu tip görevleri göze alanlar her şeyi göze alarak yola çıkıyorlar. Her şeyi göze alarak yola çıkmadıysan zaten bir teklife evet diyorsun. Bir kenarda oturuyorsun. Ben o teklife hayır dedim diye yani gel mutlu mesut 20 yıl muhalefette otur keyfini çat teklifine olmaz dedim ve iktidar hedefledim diye hedefteyim. Bu hedefin sonunda ne varsa ben onu göze almışım ama bu milletin bu sahiplenmesi ve bu tepkisi oldukça partilerini baraj altı yapmak isteyenler böyle şeylere kalkışabilir" diye konuştu.

CHP lideri, adaylık tartışmalarına kendisinin de dahil edilmesiyle ilgili olarak ise "Ben bu oyunu bozmak için bir kere kendimi cumhurbaşkanlığı adaylığı denkleminin dışına çıkardım. Çok da eleştirdiler. Ya kardeşim en doğru aday kimse? Sandık koyduk 15,5 milyon kişi Ekrem İmamoğlu dedi. Bugün Ekrem İmamoğlu'nun adaylığı mümkün olmasa Mansur Yavaş'ın daha az bir toplumsal desteği olacağı yok. Birçok ankette müthiş sonuçlar var falan. O olmadı bir başka şey..." ifadelerini kullandı.

Silifke Belediyesi'ne operasyon: Belediye Başkanı Mustafa Turgut dahil çok sayıda gözaltı!
Silifke Belediyesi'ne operasyon: Belediye Başkanı Mustafa Turgut dahil çok sayıda gözaltı!
İçeriği Görüntüle

Özel’in açıklamalarından satır başları şöyle:

"ÖZKAN YALIM'A HAKKIMI HELAL ETMEM"
"Ben kendi hakkımı Akın Gürlek’e, masum insanları aileleriyle tehdit edenlere veya 60 yılda alın teriyle kazandığı bütün mal varlığına el koyup şuna imza atınca ben sizi şey yapıyorum diyenlere hakkımı helal etmem. Bu işte daha içeriye girip kendini kurtarmak için hemen iftiraya soyunanlara hakkımı helal etmem. Ama 105 gün yoğun bakımda yatmış, 21 ilaçla yaşayan birisi… Bu işler bittiğinde gelip Muhittin Böcek 'Ya ben şu durumdaydım ve gelinimle oğluma bunu yaptılar, bana bunu yaptılar. Hakkını helal et derse' orada ben helalleşmekten geri durmam. Ama bunun yanında, Uşak Belediye Başkanı’na (Özkan Yalım) ölürüm hakkımı helal etmem.


Akın Gürlek'in mal varlığı meselesi AK Parti'nin savunabildiği bir mesele değil. Kendine bile savundurtmuyorlar. “Bu konularda sen Özgür Özel'e cevap verme” demiş. Sen Özgür Özel'e ne yap? Sen Özgür Özel'i susturmanın başka yolunu bul. Aklınca bu iftiralarla, bu tehditlerle, bu şantajlarla, bu yaptıklarıyla beni susturacağını sanıyor. Susmayacağız. Akın Gürlek tarihi böyle geçecek. Ben de böyle geçeceğim.

"ŞU ADAMLARA PARTİYİ BIRAKTIK DİYE KENDİME KIZDIM"
Kendime de şu yüzden kızdım. “Şu adamlara şu partiyi bıraktık” dedim ya. “Yani nasıl oldu bu” dedim ya. TGRT'nin haysiyet cellatları partinin bir hafta 10 gün öncesine kadar partinin namuslu, çalışkan şoförlerine çek bu arabayı buraya buraya, bunu koy, al paylaş. Olacak iş değil. Nasıl bir seviyesizlikle karşı karşıya olduğumuzu ve nasıl bir şer ittifakıyla karşı karşıya olduğumuzu daha iyi anladım. Meselenin ne kadar kötü niyetlilerle, ne kadar kötü insanlar tarafından yönetildiğini o an anladım yani.

"OYUNU BOZMAK İÇİN KENDİMİ ADAYLIK DENKLEMİNİN DIŞINA ÇIKARDIM"
“Cumhurbaşkanı adayıyım” desem, “ne güzel Ekrem'i sattın. Mansur Başkanı dışladın, kendine bir hayal kurdun”, Cumhurbaşkanı… Rüyanda yıldızlar dönüyor Türk devletlerinin falan. O zaman iyi. O zaman CHP nasıl bölünür, belki Mansur Bey gider hani yapar diye demiyorum, 100 bin imzayla aday olur veya bazı siyasi partiler o tarafa destek açıklar, bazıları buraya açıklar. Ekrem Başkan oradan küser. Mansur Başkan buradan alınır. Biz paramparça oluruz. Saraydakiler rahat otur. Ben bu oyunu bozmak için bir kere kendimi cumhurbaşkanlığı adaylığı denkleminin dışına çıkardım.


"KEMAL BEY'İN O SÖZLERİNDEN SONRA UYUYAMADIM"
Stresin en yüksek olduğu zamanda vurur kafamı yatarım. Ben butlan geliyor dediler, yattım uyudum. Butlan kararı çıktı, yattım uyudum. Partiye sabah saldıracaklarmış, saat 7’de geliyorlarmış dediler. Yattım uyudum. Bizi polis zoruyla attılar. Dolu altında yürüdüm. Burada geldim. Miting yaptım yağmur altında, yattım uyudum. Sırrı Süreyya'nın cenazesinde biri geldi saldırıda bulundu. O gece yattım uyudum. Kemal Bey'in metninde Osmanlı coğrafyasına büyümek, CHP'de burada yerini alacak... Yani Barrack’ın “merhametli monarşi lazım, demokrasi bu ülkeye çok” dediği, Cumhur İttifakı'nın sahiplendiği söylemlerde, “bu köşeyi de biz doldurabiliriz” tonu ve vurgusundan sonra ben uyku uyuyamadım. Uykum kaçtı benim.

"SOKAKTA ŞİMDİ İKİ SES ÇOK"
Biz bu partide bir mücadeleyi sonuna kadar verme kararlılığındayız. Son çaba da boşa çıkarılırsa bu kötü niyetli çabalarla, ondan sonra millete soracağım. Ben ne taraftan yürüyeyim? Yani yol bitti. 'Ne taraftan gidilecek?' diyeceğim. Onlar bana bir yol gösterecekler. Ondan çok eminim. Ama onu öyle hani gecikmeden veya uzatarak yapacak değilim. Ama sokakta şimdi iki ses çok. İlk gün yüzde 90 partiyi asla bırakma sesi çoktu. Yüzde 10 da sen yürü biz arkandayız diyorlardı. Bu önce 70’e 30’a düştü. Şimdi 51’e 49. Partiyi bırakma diyenlerle sen yürü diyenler... Sokak ne diyecek onu duymak lazım ama sonuna kadar bu mücadeleyi vermek lazım.


"BENİ NE DİYE TUTUKLAYACAKLAR?"
('Tutuklanmayı bekliyor musunuz?' sorusu üzerine) Şimdi beklemiyorum. Zira şöyle beni ne diye tutuklayacaklar? Yani neyle suçlanıyorum ben? AK Parti’yi yenme suçu. Onun dışında 56 tane fezleke var. Onu demişim, bunu demişim, bilmem ne falan. Son birkaç tane de orada biri bir şey demiş. Benim de adım geçmiş ama diyor ki genel başkan benim hakkımda aman genel konuşmasında partimize sahip çıkın dediği için genel başkanla parti bir şey isterse verin dedim oğlum da istiyorlar diye vermiş buradan bana fezleke yazıyor adam yani şimdi böyle bir şey olamaz. Yani böyle yine de göze aldılarsa şöyle bir şey söyleyeyim. Bu tip görevleri göze alanlar her şeyi göze alarak yola çıkıyorlar. Her şeyi göze alarak yola çıkmadıysan zaten bir teklife evet diyorsun. Bir kenarda oturuyorsun. Ben o teklife hayır dedim diye yani 'gel mutlu mesut 20 yıl muhalefette otur keyfini çat' teklifine olmaz dedim ve iktidar hedefledim diye hedefteyim. Bu hedefin sonunda ne varsa ben onu göze almışım. Ama bu milletin bu sahiplenmesi ve bu tepkisi oldukça partilerini baraj altı yapmak isteyenler böyle şeylere kalkışabilir.

"ERDOĞAN'A PARTİ İÇİNDE PUSU KURULUYOR OLABİLİR"
Grubumuzun oy vereceğini hesap ederek kimse seçim tarihi beklemesin. Bir kere bu net. Ha ne olur bu sene Eylül ayına seçim koymak için bir teklif getirirler. Şartlar değerlendirirsiniz veya seneye Nisan ayına bilmiyorum ama benim yetkimde değil artık o iş ve kimse bizim oyumuzu cebinde görmesin. Hiçbir konuda kimse oyumuzu cebinde görmesin. Hele hele seçimlere 3 hafta kala gelin oy verin Erdoğan'ı yeniden aday edelim. Erdoğan'ı yeniden aday edeceksen Erdoğan'ı getirin şimdi aday edin. Ta o zamana kadar bekleyip... Ha orada görünen o ki Erdoğan'a da parti içinde bir pusu kuruluyor olabilir. Yani 3 hafta kala biz bunu halledeceğiz derler. Sonra 3 hafta kala oylamadan ret çıkar. Ondan sonra bir yandan damat çıkar, bir yandan oğlan çıkar. Onu ben bilmem bugünlerde. Yani ben bu saldırılara bu kadar uğruyoruz. Sırf bize dair mi yoksa öbür taraf da ne bileyim işte sarayda mahdumlar, damatlar birbirine girmiş gazetelerde vekalet savaşları, Twitter’da bilmem neler olurken sen merak etme seni 16 Nisan'da aday edeceğiz deyip paketleyebilirler."

Kaynak: Haber Merkezi