İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Eyüpsultan'daki çocuk etkinlik merkezinde çocukların darp ve istismar edildiği iddialarıyla ilgili Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, merkezde çalışan spor eğitmeni nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanmış, aynı çocuk etkinlik merkezinde öğretmen olarak çalışan üç şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilmişti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Eyüpsultan'da İBB'ye bağlı kreşte darp ve istismara uğradığı iddia edilen 3 yaşındaki çocuğun ailesini ziyaret etmişti.
Aile Bakanı "Duyduklarım gerçekten akıl dışıydı. Zira aile çocuğunu bir kreşe bıraktığını düşünüyor. Fakat buranın aslında ne Milli Eğitim Bakanlığının ne Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının denetiminde olduğunu, 'çocuk etkinlik merkezi' adı altında faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla bakanlıklarımızın denetim mekanizmasının dışında tutulduğunu gördük" ifadelerini kullanmıştı.
CHP lideri Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'ndeki Yürütme Kurulu Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada Aile Bakanı'nın bu sözlerini eleştirdi.
CHP lideri Özel, İBB’nin Eyüpsultan Güzeltepe Çocuk Eğitim Merkezi’nde 'çocuğa şiddet' iddiasına ilişkin eğitmenin veliye çocuğun vücudundaki morluklarla ilgili bildirimde bulunduğunu açıklayarak ''Kreşte 35 nokta var kör nokta yok. İncelesinler. Eğer milyonda 1 kadar kusur varsa kimsenin gözünün yaşına bakılmasın'' dedi.
İşte Özgür Özel'in açıklamaları;
"Oradaki eğitmenimizin tespit ettiği ve aileye bildirdiği bir konu var. Yanlış duymadınız, bir öğrencinin üstü değiştirilirken üstünde bir morluk bir yara izine rastlıyor öğretmeni. Derhal anneyi arıyor ve 'Burasında bir morluk var siz bunu gördünüz mü?'. Annenin cevabı 'Çocuktur bunlar düşer kalkar morarır' oluyor. Tutanak altına alıyorlar. Hem morluğu gördüklerini, hem anneye bildirdiklerini hem annenin yanıtını.
Oysa AKP medyası hemen bunu haber yapıyor; çocuğun üstün yararını falan da gözetmeden spor eğitmenini hedef gösteriyor. Savcılık alıyor, sorguluyor; savcı bırakıp gidiyor ama AKP medyası istiyor ya, nöbetçi savcı tutuklama işlemini gerçekleştiriyor. Eğer milyonun milyonda biri kadar kusur varsa hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmasın, bu konuda bu kadar netiz. Ama Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin, bakanların kreş dediği, gündüz bakımevi dediği çocuk etkinlik merkezlerimizi gözden düşürmek ya da onlara çökmek için bir feryat figan gidiyorsa biz buna teslim olmayız ve bu konudaki gerçekleri herkesle yüzleşmeye hazırız.
"HELE HELE BUNA TENEZZÜL EDİYORSAN..."
Bu meseleden siyasi çıkar uman bir iktidarın bu ülkeye hayır getirmesi asla mümkün değil. MESEM'de 2 yılda 17 çocuk ölürken susanlar, Yenidoğan Çetesi'ne çıt çıkarmayanlar bugün CHP'li belediyelerin kreşlerini kötülüyor. En özenli davrandığımız bakan en özensiz dili kullanıyor. 'Kreşte istismar, kreşte istismar...' 780 kreşimiz var, git bakalım memnuniyetlerine bak. Troller yazıyor, güya üç yaşında çocukla alay etmişler. O çocuğun doğru şartlarda ifadesi alınmayacak mı? O yara orada mı başka yerde mi oldu bu ortaya çıkmayacak mı?
Mahinur Hanım nasıl yüzümüze bakacaksın. En hassas olması gereken bakanın en yanlış dili kullandığını üzülerek görüyoruz. Siz ne yapıyorsunuz? Siyasi çıkar uğruna bu tetikçiliği bırakın. Aklınıza başınıza toplayın. Bakan hanım bakanlar kurulunda revize olursa yerini sağlam görmüyormuş da... Hele hele buna tenezzül ediyorsanız çok yazık. Kreşlerimizi karalamaya kimsenin gücü yetmez. İBB'de 127, Türkiye'deki 785 kreşimizi kimse karalayamaz. Şahidimiz öğrenciler ve aileleridir.